İçeriğe geç

10. sınıf · Tarih · 4. hafta (5-9 Ekim 2026)

Türkistan’dan Türkiye’ye Uzanan Süreçte Türk Devlet ve Ordu Teşkilatında Meydana Gelen Değişim

1. ÜNİTE: TÜRKİSTAN’DAN TÜRKİYE’YE (1040-1299) teması · Konu özeti

Etkinlikler
Bu hafta

Türklerin İslamiyet'i kabul etmesi ve Türkistan'dan İran ile Anadolu coğrafyalarına doğru yayılması, köklü bozkır devlet geleneğinin İslam medeniyetinin kurumlarıyla sentezlenmesini sağlamıştır. Bu haftaki dersimizde Karahanlı, Gazneli, Büyük Selçuklu ve Türkiye Selçuklu devletlerinde hâkimiyet anlayışını, merkez ve taşra teşkilatındaki dönüşümü, divan sistemini ve gulam ile ikta esaslarına dayanan ordu teşkilatını inceleyeceğiz.

Hâkimiyet Anlayışında Süreklilik ve Değişim: Kut'tan Zıllullah'a

İslamiyet öncesi Türk devletlerinde hükümdara yönetme yetkisinin Gök Tanrı tarafından verildiğine inanılan kut anlayışı, Türk-İslam devletlerinde 'Allah'ın takdiri, lütfu ve nasibi' şeklinde devam etmiştir. Hükümdar, İslami dönemde Zıllullah fi'l-arz (Allah'ın yeryüzündeki gölgesi) olarak kabul edilmiş; eski Türklerdeki Türk cihan hâkimiyeti mefkûresi ise İslamiyet'i yayma ve koruma ülküsü olan i'lâ-yı kelimetullah ve cihat anlayışıyla bütünleşmiştir.

Eski Türk geleneğindeki 'Ülke hanedanın ortak malıdır' anlayışı Karahanlı, Büyük Selçuklu ve Türkiye Selçuklu devletlerinde de sürdüğü için sık sık taht kavgaları yaşanmıştır. Hükümdarlık sembollerine otağ, taht, nevbet (davul), tuğ, sancak ve yay (ok ise bağlılık sembolü olduğundan kaldırılmıştır) gibi eski Türk sembollerinin yanı sıra hutbe okutmak, Abbasi halifesinden menşur (onay belgesi) almak, tıraz/hil'at (halifenin gönderdiği süslü elbise), çetr (saltanat şemsiyesi) ve tevki/tuğra gibi İslami semboller eklenmiştir.

TÜRK-İSLAM DEVLETLERİNDE HÂKİMİYET ANLAYIŞI VE SEMBOLLERİKut İnancının İslami Dönemde 'Allah'ın Takdiri ve Nasibi' Olarak SürmesiSüreklilik Gösteren Unsurlar (Bozkır Mirası)Kut Anlayışı → Zıllullah fi'l-Arz (Allah'ın Yeryüzündeki Gölgesi)Cihan Hâkimiyeti Ülküsü → İ'lâ-yı Kelimetullah ve CihatÜlke Hanedanın Ortak Malıdır → Taht Mücadeleleri ve AtabeylikTöre (Örfî Hukuk) + Şer'î Hukuk (İslam Hukuku) BirlikteliğiEski Türk devlet geleneği İslami kavramlarla bütünleşmiştir.Yeni Eklenen İslami Hükümdarlık Sembolleri ve UnvanlarHutbe Okutmak ve Halifeden Menşur (Onay Belgesi) AlmakTıraz / Hil'at (Halifenin Gönderdiği Süslü Elbise ve Sancak)Çetr (Saltanat Şemsiyesi), Tevki/Tuğra, Nevbet, Otağ, TahtUnvanlar: Karahanlı (Han/Kara/İlig), Gazneli ve Selçuklu (Sultan)Türkiye Selçukluları: Keyhüsrev, Keykavus, Keykubat, RükneddinTürk tarihinde 'Sultan' unvanını ilk kez Gazneli Mahmut kullanmış; Tuğrul Bey ise 'Doğu'nun ve Batı'nın Sultanı' ilan edilmiştir.

Merkez Teşkilatı ve Divan Sistemi

İslamiyet öncesi Türk devletlerindeki danışma meclisi olan Kurultay (Toy), Türk-İslam devletlerinde yerini İran-İslam devlet geleneğinin de etkisiyle kurumsallaşan Divan teşkilatına bırakmıştır. Karahanlılarda Meclis-i Âlî (başkanı Yuğruş), Gaznelilerde Divan-ı Vezaret, Büyük Selçuklu ve Türkiye Selçuklu devletlerinde ise Divan-ı Saltanat (Büyük Divan) en yüksek yönetim organı olmuş ve hükümdardan sonra en yetkili kişi olan Vezir tarafından yönetilmiştir.

Büyük Selçuklu ve Türkiye Selçuklu devletlerinde Divan-ı Saltanat'a bağlı dört ana divan görev yapmıştır: Devletin iç ve dış yazışmalarını yürüten Divan-ı Tuğra (İnşa) (başkanı Tuğraî/Münşî); mali işleri ve bütçeyi yöneten Divan-ı İstifa (başkanı Müstevfî); idari ve mali kurumları teftiş eden Divan-ı İşraf (başkanı Müşrif); ordunun maaş, kayıt ve teçhizat işlerine bakan Divan-ı Arz/Ceyş (başkanı Emir-i Arz). Türkiye Selçuklularında bunlara ek olarak hükümdar başkentte yokken ona vekâlet eden Niyabet-i Saltanat (Naib) ve ikta arazilerinin kayıtlarını tutan Divan-ı Pervane (Pervaneci) kurulmuştur.

MERKEZ TEŞKİLATINDA DEĞİŞİM: KURULTAYDAN DİVAN SİSTEMİNEBüyük Selçuklu ve Türkiye Selçuklu Devletlerinde Divan TeşkilatıDivan-ı Saltanat (Büyük Divan) — Başkan: Vezir (Sahib-i Divan-ı Devlet)İslamiyet öncesi Kurultay'ın (Toy) yerini İran-İslam devlet geleneğinin etkisiyle kurumsallaşan 'Divan-ı Saltanat' ve ona bağlı dört alt divan almıştır:1. Divan-ı Tuğra (İnşa)Başkan: Tuğraî / MünşîDevletin iç ve dışyazışmalarını yürütür;hükümdar fermanlarınatuğra çeker.2. Divan-ı İstifaBaşkan: MüstevfîDevletin bütün maliişlerinden, gelir-giderhesaplarından ve bütçedensorumludur.3. Divan-ı İşrafBaşkan: MüşrifAskerî ve hukuki işlerdışındaki tüm idari vemali kurumları denetler(Teftiş kurulu).4. Divan-ı Arz (Ceyş)Başkan: Emir-i ArzOrdunun ihtiyaçlarını,teçhizatını, asker kayıtlarınıve maaşlarını (bisteganî)düzenler.Türkiye Selçuklularında ayrıca hükümdar yokken vekâlet eden Naib-i Saltanat (Niyabet-i Saltanat) ve arazi kayıtlarını tutan Pervaneci bulunurdu.

Ordu Teşkilatında Dönüşüm: Gulam ve İkta Sistemi

İslamiyet öncesi Türk devletlerinde eli silah tutan herkesin gönüllü ve ücretsiz asker sayıldığı ordu-millet anlayışı, yerleşik hayata geçiş ve sınırların genişlemesiyle birlikte yerini profesyonel ve daimî bir ordu teşkilatına bırakmıştır. Bu dönüşümün ilk ayağı olan Gulam sistemi, farklı milletlerden esir edilen veya satın alınan yetenekli gençlerin gulamhane adı verilen okullarda İslami ve askerî eğitimden geçirilerek yetiştirilmesidir. Doğrudan sultana bağlı olan bu merkez ordusuna (Gulamân-ı Saray / Hassa Ordusu) hazineden üç ayda bir bisteganî (Gaznelilerde bişganî) adı verilen maaş ödenmiştir.

Ordu teşkilatının en büyük dayanağını ise vezir Nizamülmülk tarafından sistemleştirilen İkta sistemi oluşturmuştur. Devlete ait (mîrî) toprakların vergi gelirlerinin komutanlara ve devlet görevlilerine hizmet karşılığı bırakıldığı bu sistemde, ikta sahipleri elde ettikleri gelirle ikta askerleri (sipahiler / cebelüler) yetiştirip savaşa götürmüştür. Böylece hazineden tek kuruş çıkmadan çok büyük bir atlı ordu hazır tutulmuş, toprağın kesintisiz işlenmesiyle üretim sürekliliği ve taşra güvenliği sağlanmıştır.

ORDU TEŞKİLATINDA DÖNÜŞÜM: BÜYÜK SELÇUKLU VE TÜRKİYE SELÇUKLU ORDUSUBozkırın Gönüllü Atlılarından Gulam ve İkta Sistemine Dayalı Profesyonel Orduya1. Gulam (Kapıkulu) SistemiGulamhane'de Özel Eğitim:Farklı milletlerden gençler İslam ve askerlik eğitimi alır.Gulamân-ı Saray (Hassa Ordusu):Doğrudan Sultan'a bağlı, merkezde bulunan daimî birlikler.Bisteganî (Maaş):Yılda dört kez (üç ayda bir) hazineden nakit maaş alırlar.İlk kez Karahanlı ve Gaznelilerde uygulanmış,Büyük Selçuklularda Nizamülmülk ile zirveye ulaşmıştır.2. İkta Sistemi ve Sipahiler (Eyalet Askerleri)Toprak Geliri Karşılığı Asker:Devlet, mîrî arazinin vergi gelirini komutan/memurlara bırakır.İkta Askerleri (Cebelü / Sipahi):İkta sahibi, gelirle orantılı sayıda tam teçhizatlı atlı asker besler.Hazineye Yük Olmadan Büyük Ordu + Tarımsal Üretim + GüvenlikTürkiye Selçukluları ayrıca denizciliğe yönelerekEmirü's-Sevahil (Reisü'l-Bahr) komutasında DONANMA kurmuştur!İkta sistemi sayesinde hem hazineden para çıkmadan devasa bir atlı ordu beslenmiş hem de taşrada üretim ve asayiş sağlanmıştır.

Büyük Selçuklu ve Türkiye Selçuklu Ordusunun Birimleri

Selçuklu ordusu çok katmanlı bir yapıya sahipti: 1) Gulamân-ı Saray (Hassa Ordusu): Sultanı ve başkenti koruyan maaşlı merkez kuvvetleri; 2) İkta (Tımarlı) Sipahiler: Tamamı Türklerden oluşan, masrafları ikta gelirleriyle karşılanan en kalabalık atlı eyalet ordusu; 3) Türkmenler: Sınır boylarında (uçlarda) gaza ve akın faaliyetleri yürüten yarı göçebe atlı birlikler; 4) Bağlı Devlet ve Beylik Kuvvetleri ile Meliklerin kuvvetleri; 5) Türkiye Selçuklularında ihtiyaç duyulduğunda tutulan Ücretli Askerler.

Orduda hafif süvari birliklerinin yanında zırhlı süvariler, okçular, mızrakçılar, mancınık ve arrâde gibi kuşatma silahlarını kullanan istihkâm birlikleri ile yanıcı madde (neft) atan neffâtîn sınıfı yer almıştır. Posta ve istihbarat teşkilatı olan Berîd teşkilatı ise eyaletlerdeki gelişmeleri hızla merkeze ulaştırarak ordunun sevk ve idaresini kolaylaştırmıştır.

Taşra Teşkilatı, Melikler ve Atabeylik Kurumu

Türk-İslam devletlerinde ülke eyaletlere, vilayetlere ve kazalara ayrılmıştır. Hanedan üyeleri olan şehzadelere Selçuklularda Melik denilmiş ve yönetim tecrübesi kazanmaları için eyaletlere vali olarak gönderilmişlerdir. Meliklerin yanında onları devlet yönetimi ve askerlik konusunda eğiten bilgili ve tecrübeli devlet adamlarına Atabey unvanı verilmiştir.

Eyaletlerde güvenliği sağlayan askerî valilere Şıhne, vergi toplayan mali görevlilere Âmil, şehirlerin sivil yöneticilerine Amîd (veya Türkiye Selçuklularında Subaşı), belediye işlerini ve çarşı-pazar esnafını denetleyen görevlilere ise Muhtesip denilmiştir. Ancak Büyük Selçuklu Devleti'nin merkezi otoritesi zayıfladığında bazı atabeyler (Zengiler, İldenizliler, Salgurlular, Böriler) bulundukları eyaletlerde bağımsızlıklarını ilan ederek devletin parçalanmasını hızlandırmışlardır.

TAŞRA TEŞKİLATI VE HUKUK SİSTEMİMelikler, Atabeyler ve Şer'î - Örfî Yargı AyrımıTaşra (Eyalet) Yönetimi ve AtabeylikMelik: Eyaletlere yönetici olarak gönderilen hanedan üyeleriAtabey: Meliklerin siyasi ve askerî eğitmeni olan tecrübeli komutanŞıhne: Eyaletlerdeki askerî vali | Amîd: Sivil yöneticiMuhtesip: Çarşı ve pazarları, ölçü-tartıyı denetleyen görevliTürk-İslam Devletlerinde Hukuk Sistemi1. Şer'î Hukuk (İslam Hukuku):Evlenme, boşanma, miras, vakıf ve ticaret davalarına bakar.Başkan: Kadiü'l-Kudat (Başkadı)2. Örfî Hukuk (Töre ve Kanunlar):Devlet düzenini bozanlara, asayiş ve vergi suçlarına bakar.Başkan: Emir-i Dad3. Askerî Yargı ve Divan-ı Mezalim:Ordu davalarına Kadıasker (Kazasker) bakar.Yüksek mahkeme olan Divan-ı Mezalim'e bizzat Sultan başkanlık eder.Merkezî otorite zayıfladığında Atabeylerin bağımsızlık ilan etmesi (Zengiler, İldenizliler, Salgurlular) devletin parçalanmasına yol açmıştır.

Hukuk Teşkilatında İkili Yapı: Şer'î ve Örfî Hukuk

Türklerin İslamiyet'i kabulüyle birlikte hukuk sistemi Şer'î Hukuk ve Örfî Hukuk olmak üzere iki ana kola ayrılmıştır. İslam hukukuna dayanan Şer'î mahkemelerde evlenme, boşanma, miras, ticaret ve vakıf davalarına kadılar bakmış; kadıların başında ise başkentte oturan Kadiü'l-Kudat (Başkadı) bulunmuştur.

Eski Türk töresinin İslam ilkelerine aykırı olmayan kuralları ile sultanların çıkardığı fermanlardan oluşan Örfî mahkemelerde ise devlet düzenini bozma, asayişsizlik ve vergi suçlarına Emir-i Dad başkanlığında bakılmıştır. Ordu mensuplarının davalarına Kadıasker (Kazasker) bakarken, halkın üst düzey yöneticiler hakkındaki şikâyetlerini ve siyasi suçları doğrudan Sultan'ın başkanlığında toplanan yüksek mahkeme niteliğindeki Divan-ı Mezalim karara bağlamıştır.

Örnekler

  1. Örnek 1İslamiyet öncesi Türk devletlerindeki 'Kut' ve 'Cihan hâkimiyeti mefkûresi' anlayışları Türk-İslam devletlerinde hangi kavramlara dönüşerek varlığını sürdürmüştür?

    Cevabı göster

    Gök Tanrı'nın verdiği yönetme yetkisi olan 'Kut' anlayışı, İslami dönemde 'Allah'ın takdiri, lütfu ve nasibi' (Zıllullah fi'l-arz / Allah'ın yeryüzündeki gölgesi) anlayışına dönüşmüştür. 'Türk cihan hâkimiyeti mefkûresi' ise İslamiyet'i dünyaya yayma ideali olan 'İ'lâ-yı kelimetullah' ve 'cihat / gaza' anlayışıyla bütünleşerek devam etmiştir.

  2. Örnek 2Büyük Selçuklu Devleti'nde Divan-ı Saltanat'a bağlı olan dört alt divanın (Divan-ı Tuğra, Divan-ı İstifa, Divan-ı İşraf ve Divan-ı Arz) görevlerini ve başkanlarını kısaca açıklayınız.

    Cevabı göster

    1) Divan-ı Tuğra (İnşa): Devletin iç ve dış yazışmalarını yürütür, başkanı Tuğraî'dir. 2) Divan-ı İstifa: Mali işlere ve bütçeye bakar, başkanı Müstevfî'dir. 3) Divan-ı İşraf: Askerî ve adli işler dışındaki kurumları denetler, başkanı Müşrif'tir. 4) Divan-ı Arz (Ceyş): Ordunun maaş, kayıt ve teçhizat işlerine bakar, başkanı Emir-i Arz'dır.

  3. Örnek 3Büyük Selçuklu ve Türkiye Selçuklu devletlerinde uygulanan 'İkta Sistemi'nin devlet hazinesine, orduya ve taşra yönetimine sağladığı başlıca faydalar nelerdir?

    Cevabı göster

    1) Devlet hazinesinden nakit para çıkmadan her an savaşa hazır, büyük bir atlı ordu (ikta sipahileri) beslenmiştir. 2) Toprakların boş kalması önlenerek tarımsal üretimde süreklilik sağlanmıştır. 3) Vergiler düzenli toplanmış ve ikta askerleri sayesinde taşrada devlet otoritesi ile iç güvenlik korunmuştur.

  4. Örnek 4Selçuklu taşra yönetiminde 'Atabeylik' kurumunun ortaya çıkış amacını ve merkezi otorite zayıfladığında bu kurumun devlete olan olumsuz etkisini açıklayınız.

    Cevabı göster

    Atabeylik, eyaletlere yönetici olarak gönderilen küçük yaştaki hanedan üyelerini (melikleri) siyaset, yönetim ve askerlik alanında yetiştirmek amacıyla kurulmuştur. Ancak merkezi otorite zayıfladığında atabeyler, yanlarındaki melikleri kullanarak bulundukları bölgelerde bağımsız devletler (Atabeylikler) kurmuş ve Büyük Selçuklu Devleti'nin parçalanmasına neden olmuşlardır.

  5. Örnek 5Türkiye Selçuklu Devleti'nin devlet ve ordu teşkilatında Büyük Selçuklu Devleti'nden farklı olarak ortaya çıkan iki önemli özelliği belirtiniz.

    Cevabı göster

    1) Merkez teşkilatında ikta arazilerinin dağıtım ve kayıt işlerinden sorumlu 'Divan-ı Pervane' (Pervaneci) ve hükümdar vekili olan 'Niyabet-i Saltanat' (Naib) kurumları öne çıkmıştır. 2) Ordu teşkilatında Anadolu'nun coğrafi konumuna uygun olarak tersaneler kurulmuş ve Emirü's-Sevahil (Reisü'l-Bahr) komutasında güçlü bir 'Donanma' oluşturulmuştur.

Etkinlikler

Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.

  1. 1Büyük Selçuklu Devleti'nde askerî ve hukuki işler dışındaki tüm idari ve mali kurumları teftiş etmekle görevli olan divan ve bu divanın başkanı aşağıdakilerden hangisidir?

  2. 2Aşağıdakilerden hangisi Türklerin İslamiyet'i kabul etmesinden sonra hükümdarlık sembolleri arasına yeni giren İslami unsurlardan biri değildir?

  3. 3Türk-İslam devletlerinde yönetim ve hukuk teşkilatıyla ilgili aşağıdaki ifadelerin doğru (D) ya da yanlış (Y) olduğunu belirleyiniz.

    • Türk tarihinde 'Sultan' unvanını ilk kez kullanan hükümdar Gazneli Mahmut'tur.
    • Selçuklularda örfî hukuk davalarına Kadiü'l-Kudat, şer'î hukuk davalarına ise Emir-i Dad bakardı.
    • Büyük Selçuklu Veziri Nizamülmülk tarafından yazılan Siyasetnâme, devlet yönetimi ve teşkilatına ışık tutan temel bir eserdir.
  4. 4Ordu ve toprak teşkilatıyla ilgili aşağıdaki ifadelerin doğru (D) ya da yanlış (Y) olduğunu belirleyiniz.

    • Gulamân-ı Saray (Hassa ordusu) askerleri, geçimlerini kendilerine tahsis edilen ikta topraklarından sağlar, hazineden maaş almazlardı.
    • Türkiye Selçuklu Devleti, Antalya, Alanya ve Sinop'ta tersaneler kurarak denizcilik faaliyetlerine önem vermiştir.
    • Selçuklularda geliri medrese, darüşşifa ve kervansaray gibi sosyal ve hayır kurumlarının giderlerine ayrılan topraklara vakıf arazi denirdi.
  5. 5Aşağıdaki Türk-İslam devlet görevlilerini üstlendikleri görevlerle eşleştiriniz.

    Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.

  6. 6Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.

    1. Selçuklularda farklı milletlerden gençlerin gulamhanede eğitilmesiyle oluşturulan ve doğrudan sultana bağlı olan merkez ordusuna denir.
    2. Devlete ait mîrî arazilerin vergi gelirlerinin hizmet karşılığında asker ve devlet adamlarına tahsis edilmesine sistemi denir.
    3. Bizzat hükümdarın başkanlık ettiği ve üst düzey devlet görevlileri hakkındaki şikâyetlerin görüşüldüğü yüksek mahkemeye denir.
  7. 7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun unvan veya terimlerle tamamlayınız.

    1. Selçuklularda eyaletlere vali olarak gönderilen hanedan üyesi şehzadelere unvanı verilirdi.
    2. Gulam askerlerine yılda dört kez (üç ayda bir) hazineden ödenen maaşa Selçuklularda adı verilirdi.
    3. Türkiye Selçuklu Devleti'nde donanma komutanına veya Reisü'l-Bahr unvanı verilmiştir.
  8. 8Türkistan'dan Türkiye'ye uzanan süreçte (Karahanlı, Gazneli, Büyük Selçuklu ve Türkiye Selçuklu dönemlerinde) Türk ordu teşkilatında meydana gelen değişimi; 1) İslamiyet öncesi bozkır ordusunun yapısı, 2) Gulam sistemi ve 3) İkta sistemi başlıkları altında adım adım karşılaştırarak açıklayınız.

Kısaca

  • Eski Türklerdeki kut inancı İslami dönemde Allah’ın takdiri ve nasibi (Zıllullah fi’l-arz) anlayışına dönüşmüş; ülke hanedanın ortak malıdır geleneği devam etmiştir.
  • Hükümdarlık sembollerine otağ, taht, nevbet ve tuğun yanı sıra hutbe okutmak, halifeden menşur almak, tıraz (hil’at) ve çetr gibi İslami semboller eklenmiştir.
  • Kurultay’ın yerini Divan-ı Saltanat almış; ona bağlı Divan-ı Tuğra (yazışma), Divan-ı İstifa (maliye), Divan-ı İşraf (denetim) ve Divan-ı Arz (askerlik) kurulmuştur.
  • Ordu teşkilatı maaşlı merkez ordusu olan Gulamân-ı Saray (Hassa ordusu) ve toprak gelirleriyle beslenen atlı eyalet askerleri olan İkta sipahileri üzerine kurulmuştur.
  • Eyaletlere yönetici olarak gönderilen hanedan üyesi meliklerin eğitimi için Atabeylik kurumu oluşturulmuş; hukuk ise Şer’î ve Örfî olarak ikiye ayrılmıştır.
  • Türkiye Selçukluları merkezde Divan-ı Pervane ve Niyabet-i Saltanat kurumlarını geliştirmiş, denizlerde ise Emirü’s-Sevahil komutasında donanma kurmuştur.

Bu dersin öteki kaynakları