İslam dini insanın yalnız inanç ve ibadet hayatını değil, ekonomik faaliyetlerini ve kazanç ahlakını da adalet ve merhamet ilkeleriyle düzenler. İslam ve Ekonomi bölümümüzün bu ilk dersinde; mülkiyetin gerçek sahibi olan Yüce Allah ile emanetçi konumundaki insanın sorumluluklarını, malın korunması (hıfzu'l-mâl) ilkesini, alın terine dayalı helal kazanç ve rızık bilincini ve toplumsal barışı bozan haksız kazanç yasaklarını inceliyoruz.
İslam'da Mülkiyet Anlayışı ve Malın Korunması (Hıfzu'l-Mâl) İlkesi
İslam inancına göre göklerde ve yerde bulunan her şeyin yaratıcısı ve gerçek (mutlak) maliki Yüce Allah'tır (لِلّٰهِ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ). İnsan ise yeryüzünün halifesi olarak Allah'ın kendisine bahşettiği mal ve servet üzerinde emanetçi (vekil) konumundadır. Bununla birlikte İslam, insan fıtratına uygun olarak bireyin meşru yollarla (emek, ticaret, miras, hibe vb.) elde ettiği özel mülkiyet hakkını tanır ve hukuki güvence altına alır.
İslam hukukunun korumayı hedeflediği beş temel esastan (zarûrât-ı diniyye / makâsıdü'ş-şerîa: canın, aklın, dinin, neslin ve malın korunması) biri malın korunması (hıfzu'l-mâl) ilkesidir. Hz. Peygamber (s.a.v.) Veda Hutbesi'nde 'Ey insanlar! Bu gününüz, bu ayınız ve bu şehriniz nasıl mukaddes ise canlarınız, mallarınız ve ırzlarınız da birbirinize öylece mukaddestir, dokunulmazdır' buyurarak mülkiyet dokunulmazlığını ilan etmiştir.
Ancak İslam'da bireyin mülkiyet hakkı sınırsız ve sorumsuz değildir. Mülk sahibi; malını helal yoldan kazanmak, onu helal ve meşru alanlarda harcamak, israf ve cimrilikten kaçınmak ve servetinde bulunan yoksulların hakkını (zekât, sadaka, infak) ödemekle yükümlüdür. Ayrıca servetin yalnız zenginler arasında dolaşan bir güç hâline gelmemesi (Haşr, 7) ve kamu yararının gözetilmesi temel iktisadi ilkedir.
Emek, Rızık, Tevekkül ve Helal Kazanç İlkeleri
Yüce Allah'ın tüm canlıların yaşamalarını sürdürebilmeleri için yarattığı maddi ve manevi nimetlerin tamamına rızık adı verilir; Allah'ın rızık veren sıfatı ise er-Rezzâk (الرَّزَّاقُ) ismiyle ifade edilir. Rızkın yaratıcısı Allah olmakla birlikte, kulun kendisine takdir edilen rızka meşru ve helal yoldan ulaşmak için bedensel ve zihinsel çaba harcamasına emek (sa'y ve kesb) denir.
Kur'an-ı Kerim'de Necm suresi 39. ayette 'İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır' (وَأَنْ لَيْسَ لِلْإِنْسَانِ إِلَّا مَا سَعَى) buyrularak emeğin ve alın terinin değeri vurgulanmıştır. Hz. Peygamber (s.a.v.) de 'Hiç kimse kendi elinin emeğinden (alın terinden) daha hayırlı bir lokma yememiştir; Allah'ın Peygamberi Davud da kendi elinin emeğinden yerdi' (Buhârî, Büyû', 15) buyurarak peygamberlerin dahi bizzat çalışarak geçindiklerini hatırlatmıştır.
İslam'da gerçek tevekkül, tembellik edip başkalarına el açmak (dilencilik) değil; bütün meşru sebeplere sarılarak çalıştıktan sonra sonucu ve bereketi Allah'tan beklemektir. İşverenin de çalışan işçinin emeğine saygı göstermesi ve Hz. Peygamber'in 'İşçiye ücretini alın teri kurumadan önce veriniz' (İbn Mâce, Ruhûn, 4) emrine titizlikle uyması şarttır.
İslam İktisat Ahlakında Yasaklanan Haksız Kazanç Yolları
İslam dini, karşılığında emek, üretim veya meşru bir ticari risk bulunmayan her türlü haksız kazancı (bâtıl yolla mal yemeyi — Nisâ, 29) kesin olarak yasaklamıştır. Haksız kazanç yollarının başında faiz (ribâ) gelir. Borç verilen paranın veya malın vade sonunda fazlalık şartıyla geri alınması olan faiz, emeği sömürdüğü ve serveti atıl bıraktığı için Bakara suresi 275. ayette 'Allah alışverişi (ticareti) helal, faizi (ribâyı) ise haram kılmıştır' hükmüyle yasaklanmıştır.
Toplumun temel ihtiyaç maddelerini (gıda vb.) piyasadan çekip stoklayarak fiyatların yapay olarak yükselmesini beklemeye ve ardından fahiş fiyatla satmaya karaborsacılık (ihtikâr) denir; Hz. Peygamber 'Karaborsacılık yapan (muhtekir) günahkârdır' buyurmuştur. Ayrıca kamu görevlisine hakkı olmayan bir işi yaptırmak için verilen rüşvet, şansa dayalı haksız kazanç olan kumar (meysir), hırsızlık ve gasp kesin olarak haramdır.
Ticarette müşteriyi aldatmak, malın kusurunu gizlemek, sahte ürün satmak ve ölçü ve tartıda hile yapmak da büyük günahlardandır (Mutaffifîn suresi 1-3). Hz. Peygamber (s.a.v.) Medine pazarını denetlerken çuvalın altındaki ıslak buğdayı gizleyen satıcıya 'Bizi aldatan bizden değildir' (Müslim, Îmân, 164) uyarısında bulunarak şeffaf ve dürüst ticaret ilkesini yerleştirmiştir.
Örnekler
Örnek 1İslam'ın mülkiyet anlayışında 'mutlak mülkiyet' ile 'emanet mülkiyet' arasındaki ilişkiyi açıklayınız.
Cevabı göster
İslam inancına göre kâinattaki her şeyin yaratıcısı ve gerçek (mutlak) sahibi Yüce Allah'tır (Mâlikü'l-Mülk). İnsan ise yeryüzünde Allah'ın halifesi olarak kendisine verilen mal ve servet üzerinde bir emanetçi (vekil) konumundadır. İslam, bireyin meşru yollarla kazandığı özel mülkiyet hakkını korur; ancak insandan bu emaneti helal yoldan kazanmasını, meşru yerlere harcamasını ve içindeki yoksul hakkını (zekât ve infakı) vermesini ister.
Örnek 2İslam hukukunda 'zarûrât-ı diniyye' (korunması zorunlu beş temel esas) nelerdir ve 'hıfzu'l-mâl' ilkesi ne anlama gelir?
Cevabı göster
İslam dininin birey ve toplum huzuru için dokunulmaz kabul ettiği beş temel esas (zarûrât-ı diniyye / makâsıdü'ş-şerîa): 1. Canın korunması (hıfzu'n-nefs), 2. Aklın korunması (hıfzu'l-akl), 3. Dinin korunması (hıfzu'd-dîn), 4. Neslin korunması (hıfzu'n-nesl) ve 5. Malın korunmasıdır (hıfzu'l-mâl). Hıfzu'l-mâl; insanların alın teriyle kazandıkları mülkiyetin hırsızlık, gasp, faiz, rüşvet, hile ve israfa karşı korunmasını ifade eder.
Örnek 3Necm suresi 39. ayetteki 'İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır' ilkesi çerçevesinde rızık, emek ve tevekkül kavramlarını değerlendiriniz.
Cevabı göster
Rızkı yaratan ve takdir eden Yüce Allah'tır (er-Rezzâk); ancak Allah sünnetullah gereği rızka ulaşmayı kulun meşru çabasına (emeğine / sa'yine) bağlamıştır. Çalışmadan ve gayret göstermeden 'Allah rızkımı verir' diyerek tembellik yapmak İslam'ın tevekkül anlayışına aykırıdır. Gerçek tevekkül, rızkı helal yoldan kazanmak için tüm gücüyle çalıştıktan sonra bereketi ve sonucu Allah'a bırakmaktır.
Örnek 4İslam iktisat ahlakında işçi ve işveren ilişkilerini düzenleyen temel ilkeler nelerdir?
Cevabı göster
İslam'da işveren, çalışan işçinin insan onuruna saygı göstermeli, ona gücünün yeteceği işi vermeli, güvenli çalışma ortamı sağlamalı ve Hz. Peygamber'in 'İşçiye ücretini alın teri kurumadan önce veriniz' emri gereği emeğinin karşılığını tam ve vaktinde ödemelidir. İşçi (çalışan) ise üstlendiği işi emanet bilinciyle, hile yapmadan, mesai saatlerine ve iş kalitesine özen göstererek (ihsan/itkân ile) yerine getirmelidir.
Örnek 5İslam'da ticaret helal kılınmışken faiz (ribâ) ve karaborsacılık (ihtikâr) neden haram kılınmıştır?
Cevabı göster
Ticarette emek, mal ve hizmet üretimi, karşılıklı rıza ve kâr-zarar riski vardır; bu sayede ekonomi canlanır ve toplum fayda görür. Faizde (ribâ) ise sermaye sahibi üretime katılmadan ve hiçbir risk almadan borçlunun ihtiyacını sömürerek garanti kazanç elde eder; bu durum gelir dağılımını bozar. Karaborsacılıkta (ihtikâr) ise temel ihtiyaç malları gizlenerek yapay kıtlık oluşturulur ve halk zor durumda bırakılarak haksız kazanç sağlanır.
Örnek 6Hz. Peygamber'in (s.a.v.) Medine pazarında söylediği 'Bizi aldatan bizden değildir' hadisinin gerçekleştiği olayı ve günümüz ticaret hayatına mesajını açıklayınız.
Cevabı göster
Hz. Peygamber Medine pazarında bir buğday yığınına rastladığında elini yığının içine daldırmış ve parmaklarına ıslaklık gelmiştir. Satıcıya bunun sebebini sorduğunda satıcı 'Yağmur ıslattı ey Allah'ın Resulü' demiştir. Bunun üzerine Hz. Peygamber 'İnsanların görüp bilmesi için o ıslak kısmı üste koyman gerekmez miydi? Bizi aldatan bizden değildir!' buyurmuştur. Bu hadis günümüzde de son kullanma tarihi geçmiş, ayıplı veya hileli ürün satmanın haram olduğunu ve ticarette tam şeffaflığın şart olduğunu öğretir.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1İslam'ın mülkiyet anlayışı ile ilgili aşağıda verilen ifadelerden hangisi yanlıştır?
İslam'da mülkiyet hakkı sınırsız değildir; kişi malını israf edemez, harama harcayamaz ve servetindeki zekât/yoksul hakkını ödemekle yükümlüdür.
2Toplumun temel ihtiyaç maddelerini ucuzken piyasadan toplayıp stoklayarak yapay bir darlık oluşturmak ve fiyatlar yükseldiğinde fahiş fiyattan satarak haksız kazanç elde etmek İslam iktisat ahlakında hangi kavramla ifade edilir?
Temel tüketim mallarını stoklayarak fiyatların yükselmesini beklemeye ve halkı mağdur ederek pahalıya satmaya İslam fıkhında 'ihtikâr' (karaborsacılık) denir.
3Kur'an-ı Kerim'de Necm suresi 39. ayette 'İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır' buyrulmakta, Hz. Peygamber (s.a.v.) de 'Hiç kimse kendi elinin emeğinden daha hayırlı bir lokma yememiştir' hadisiyle müminleri uyarmaktadır. Bu iki nassın ortak mesajı aşağıdakilerden hangisidir?
Hem ayet-i kerime hem de hadis-i şerif insanın başkalarına yük olmadan kendi alın teri ve elinin emeğiyle helal kazanç elde etmesinin en faziletli yol olduğunu vurgulamaktadır.
4Kur'an-ı Kerim'de Mutaffifîn suresinin ilk ayetlerinde ve Hz. Şuayb'ın (a.s.) Medyen halkına yaptığı tebliğde özellikle sakındırılan haksız kazanç davranışı aşağıdakilerden hangisidir?
Mutaffifîn suresi adını 'ölçü ve tartıda hile yapanlar'dan alır; Hz. Şuayb (a.s.) da Medyen kavmini ölçü ve tartıyı tam ve adaletli yapmaya çağırmıştır.
5Aşağıdaki ifadelerin doğru (D) ya da yanlış (Y) olduğunu belirleyiniz.
- İslam inancına göre mülkün gerçek sahibi Allah'tır; insan ise elindeki servet üzerinde emanetçi konumundadır.
- Malın korunması (hıfzu'l-mâl), İslam hukukunun korumayı amaçladığı beş temel esastan (zarûrât-ı diniyye) biridir.
- Çalışma gücü yerinde olan bir kimsenin iş aramayıp dilencilik yaparak geçinmesi İslam'ın tevekkül anlayışına uygundur.
- Bakara suresi 275. ayette Yüce Allah alışverişi (ticareti) helal, faizi (ribâyı) ise haram kılmıştır.
- Satıcının malındaki kusuru gizleyerek müşteriye satması ticari zekâ sayılır ve kazancın helalliğine zarar vermez.
- İslam inancına göre mülkün gerçek sahibi Allah'tır; insan ise elindeki servet üzerinde emanetçi konumundadır.
6Aşağıdaki İslam ve ekonomi kavramlarını uygun açıklamalarla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Yüce Allah'ın canlıların faydalanması için yarattığı her türlü nimete , kulun buna ulaşmak için harcadığı çabaya emek denir.
- Hz. Peygamber (s.a.v.) 'İşçiye ücretini kurumadan önce veriniz' buyurarak emekçinin hakkını korumuştur.
- Haşr suresi 7. ayete göre servet, toplumda zenginler arasında dolaşan bir hâline gelmemelidir.
- Kamu görevlisine haksız bir menfaat temin etmek amacıyla verilen veya alınan gayrimeşru mala denir.
- Medine pazarında ıslak buğdayı çuvalın altına gizleyen satıcıyı Hz. Peygamber 'Bizi bizden değildir' diyerek uyarmıştır.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8İslam'ın mülkiyet anlayışı ve helal kazanç ilkelerinin bireysel huzura ve toplumsal adalete sağladığı katkıları değerlendiriniz.
1. ipucu: İnsanın kendisini malın mutlak sahibi değil emanetçisi görmesinin kibir, cimrilik ve israfı önlemesi.
2. ipucu: Zekât ve infak ibadetlerinin zengin ile fakir arasındaki uçurumu kapatarak sosyal barışı sağlaması.
3. ipucu: Faiz, karaborsa, rüşvet ve ölçü-tartı hilesinin yasaklanmasının piyasalarda güven ve adaleti tesis etmesi.
Cevap: İslam'ın mülkiyet anlayışında mülkün gerçek sahibi Allah, insan ise emanetçi kabul edildiği için mümin kazandığı servetle kibre kapılmaz; israf ve cimrilikten uzak durarak zekât ve sadakayla yoksulları gözetir. Helal kazanç ilkeleri gereği herkes kendi elinin emeği ve alın teriyle üretime katılır. Faiz, karaborsacılık (ihtikâr), rüşvet, kumar ve ölçü-tartıda hile gibi bâtıl kazanç yollarının haram kılınması ise emeksiz sömürüyü engeller, ticari hayatta karşılıklı güveni (emân) yerleştirir ve toplumda gelir adaletini sağlar.
Kısaca
- Mülkiyet Anlayışı: Mülkün mutlak sahibi Yüce Allah'tır; insan elindeki malda emanetçidir ve özel mülkiyet hakkı 'hıfzu'l-mâl' ilkesiyle korunur.
- Emek ve Rızık: Rızkı yaratan Allah'tır (er-Rezzâk); kulun görevi tembellikten kaçınarak kendi elinin emeği ve alın teriyle helal rızkını aramaktır (Necm, 39).
- İş ve Ticaret Ahlakı: Ticaret karşılıklı rıza ve dürüstlükle yapılır; işçinin ücreti alın teri kurumadan ödenir ve yapılan iş sağlam (itkân ile) yapılır.
- Mülkiyetin Sorumluluğu: Servet yalnız zenginler arasında dolaşan bir güç olamaz; zekât ve infak ile yoksulun hakkı verilir, israf ve cimrilikten kaçınılır.
- Haksız Kazanç Yasakları: Faiz (ribâ), karaborsacılık (ihtikâr), rüşvet, kumar (meysir), hırsızlık ve ölçü-tartıda hile bâtıl kazanç yolları olup kesinlikle haramdır.