İslam dini, ekonomik faaliyeti yalnız maddi kar elde etme aracı olarak değil, aynı zamanda kul hakkının ve toplumsal adaletin gözetildiği ahlaki bir sınav alanı olarak görür. Geçen hafta İslam'da mülkiyet anlayışını, emek ve rızık kavramlarını incelemiştik; bu hafta ise İslam ticaret ahlakının ilkelerini, ekonomik hayatta kesin biçimde yasaklanan haksız kazanç yollarını (faiz, karaborsacılık, rüşvet, hile) ve işçi-işveren haklarını ele alacağız.
İslam'da Ticaret Ahlakının Temel İlkeleri
İslam iktisadında alışveriş ve ticaretin meşru (helal) olmasının ilk şartı karşılıklı rıza (an terâdın) ilkesidir. Nisâ suresi 29. ayette 'Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin; ancak karşılıklı rıza ile yapılan ticaretle olması başka...' buyrularak zorlama, baskı veya aldatma içeren sözleşmelerin geçersiz olduğu bildirilmiştir.
Ticaret ahlakının omurgasını doğruluk (sıdk), güvenilirlik (emanet), ölçü ve tartıda adalet ile kusuru gizlememe oluşturur. Mutaffifîn suresi 1-3. ayetlerde insanlardan alırken tam ölçüp, onlara verirken eksik ölçen hilekârlar (mutaffifîn) şiddetle kınanmıştır. Hz. Peygamber (s.a.v.) 'Doğru ve güvenilir tâcir; ahirette peygamberler, sıddîklar ve şehitlerle beraberdir' (Tirmizî, Büyû', 4) buyurarak dürüst ticaretin faziletini vurgulamıştır.
Pazar yerinde buğday çuvalının üstünü kuru, altını ıslak bırakan bir satıcıyı uyaran Resûlullah (s.a.v.), 'Bizi aldatan bizden değildir' (Müslim, Îmân, 164) ilkesini koymuştur. Ayrıca müşteri kızıştırmak için malı alma niyeti olmadığı halde sahte fiyat teklifi vermek (neceş), başkasının pazarlığı bitmeden araya girmek ve malı satmak için yalan yere yemin etmek İslam ticaret ahlakında yasaklanmıştır.
İslam'da Yasaklanan Haksız Kazanç Yolları
İslam iktisadı, emek veya meşru ticaret riski taşımaksızın başkasının malını haksız yere ele geçirmeye dayanan kazanç yollarını (bâtıl kazanç) kesin olarak haram kılmıştır. Bunların başında faiz (ribâ) gelir. Bakara suresi 275. ayette 'Allah alışverişi helal, faizi (ribâyı) ise haram kılmıştır' buyrulmuştur; çünkü ticaret üretimi ve risk paylaşımını teşvik ederken, faiz emeği sömürerek servetin belli ellerde toplanmasına yol açar.
Toplumun temel ihtiyaç maddelerini (gıda, ilaç vb.) piyasadan toplayıp saklayarak kıtlık oluşturmak ve fiyatlar yükseldiğinde fahiş fiyata satmak anlamına gelen karaborsacılık (ihtikâr) da büyük günahlardandır. Hz. Peygamber (s.a.v.) 'Malı piyasaya arz eden (celib) rızıklandırılır, karaborsacılık yapan (muhtekir) ise lanetlenir' (İbn Mâce, Ticârât, 6) buyurmuştur.
Bunların yanı sıra; kamu görevlisine haksız bir menfaat sağlamak için verilen rüşvet, şansa dayalı olarak bir tarafın haksız zenginleşip diğerinin yıkıma uğradığı kumar (meysir), sözleşme konusu malda aşırı belirsizlik ve aldatma bulunması (garar ve tağrîr), hırsızlık, gasp ve zimmet gibi yollar kul hakkı ihlali olduğu için kesin biçimde yasaklanmıştır.
İşçi ve İşveren Hakları, Emeğin Korunması ve Sözleşme Ahlakı
İslam çalışma hayatında işçi (ecîr) ile işveren arasındaki ilişkiyi üstünlük-aşağılık ilişkisi olarak değil, karşılıklı hak ve sorumluluklara dayanan bir emanet ve akitleşme (sözleşme) süreci olarak düzenler. Mâide suresi 1. ayette 'Ey iman edenler! Akitlerinizi (sözleşmelerinizi) yerine getirin' buyrularak iş sözleşmesinin şartlarına her iki tarafın da sadık kalması emredilmiştir.
İşverenin en temel sorumlulukları; yapılacak işi ve ücreti baştan açıkça belirlemek, işçiye gücünün yetmeyeceği ağır yükler yüklememek, güvenli ve sağlıklı bir çalışma ortamı hazırlamak ve ücretini zamanında tam olarak ödemektir. Hz. Peygamber (s.a.v.) 'İşçiye ücretini, alnının teri kurumadan önce veriniz' (İbn Mâce, Ruhûn, 4) hadisiyle emeğin karşılığının geciktirilmesini kul hakkı ihlali saymıştır.
İşçinin temel sorumlulukları ise; üstlendiği işi emanet bilinciyle ve titizlikle (itkan ile) yapmak, çalışma saatlerine riayet etmek, iş yerinin araç-gereçlerini ve hammaddesini israf etmeden korumak ve iş sırlarını ifşa etmemektir. Hz. Peygamber (s.a.v.) 'Allah, birinizin yaptığı işi sağlam ve kusursuz (itkan ile) yapmasından hoşnut olur' buyurarak iş ahlakının standardını belirlemiştir.
Örnekler
Örnek 1Nisâ suresi 29. ayette ticaretin meşru olması için şart koşulan temel ilkeyi açıklayınız.
Cevabı göster
Nisâ suresi 29. ayette malların aramızda batıl (haksız) yollarla yenmesi yasaklanmış ve meşru ticaretin ancak 'karşılıklı rıza' (an terâdın) esasına dayanması şart koşulmuştur. Dolayısıyla aldatma, tehdit veya zorlama içeren alışverişler İslam hukukunda geçerli sayılmaz.
Örnek 2Hz. Peygamber'in (s.a.v.) pazar yerinde ıslak buğdayı çuvalın altına gizleyen satıcıya söylediği sözü ve bunun ticaret ahlakındaki anlamını yazınız.
Cevabı göster
Hz. Peygamber satıcıya malın kusurunu insanların görmesi için üstte tutması gerektiğini söylemiş ve 'Bizi aldatan bizden değildir' buyurmuştur. Bu ilke, ticaret hayatında şeffaflığın farz olduğunu ve malın ayıbını gizleyerek yapılan satışın haram olduğunu gösterir.
Örnek 3İslam iktisadında 'ihtikâr' (karaborsacılık) nedir ve toplumsal hayata hangi zararları verir?
Cevabı göster
İhtikâr, halkın temel ihtiyaç duyduğu gıda ve zaruri maddeleri piyasadan toplayıp gizleyerek yapay kıtlık oluşturmak ve fiyatlar yükseldiğinde fahiş bedelle satmaktır. Bu davranış dar gelirli insanları mağdur eder, toplumsal güveni yıkar ve ekonomik adaleti bozar.
Örnek 4Bakara suresi 275. ayette alışveriş (ticaret) ile faiz (ribâ) arasında nasıl bir ayrım yapılmıştır?
Cevabı göster
Müşriklerin 'Alışveriş de faiz gibidir' iddiasına karşılık Yüce Allah 'Allah alışverişi helal, faizi ise haram kılmıştır' buyurmuştur. Çünkü alışveriş karşılıklı fayda, emek ve reel üretime dayanırken; faiz emeksiz kazanca ve borçlunun sömürülmesine dayanır.
Örnek 5İslam çalışma ahlakında işverenin işçiye karşı başlıca görevlerini hadisler ışığında açıklayınız.
Cevabı göster
İşveren yapılacak işi ve ücreti baştan netleştirmeli, işçiye gücünün üstünde yük yüklememeli, iş güvenliğini sağlamalı ve Hz. Peygamber'in 'İşçiye ücretini alnının teri kurumadan veriniz' emri gereğince emeğin karşılığını geciktirmeden tam ödemelidir.
Örnek 6Çalışma hayatında 'emanet' ve 'itkan' kavramlarının işçiye yüklediği sorumlulukları değerlendiriniz.
Cevabı göster
Emanet bilinci, işçinin mesai saatlerini ve iş yerinin araç-gereçlerini kendi malı gibi koruyup israf etmemesini gerektirir. İtkan ise yapılan işi hile karıştırmadan, sağlam, kaliteli ve en güzel biçimde tamamlama sorumluluğudur.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Halkın temel ihtiyacı olan gıda ve zaruri malları piyasadan toplayıp saklayarak fiyatların yükselmesini beklemeye İslam iktisat ahlakında ne ad verilir?
Malları stoklayarak yapay kıtlık ve fahiş fiyat oluşturmaya 'ihtikâr' (karaborsacılık) adı verilir.
2Bir malı satın alma niyeti bulunmadığı halde, diğer alıcıları yanıltıp malın fiyatını yükseltmek amacıyla sahte fiyat teklifi vermeye ne denir?
Alıcıyı aldatmak için müşteri kızıştırma ve sahte fiyat artırma hilesine İslam fıkhında 'neceş' denir.
3Kur'an-ı Kerim'de 'İnsanlardan alırken tam ölçüp, onlara verirken eksik ölçen ve tartıda hile yapanları' şiddetle kınayan sure aşağıdakilerden hangisidir?
Mutaffifîn suresi (83. sure), adını ölçü ve tartıda hile yapanlardan (mutaffifîn) alır.
4Aşağıdakilerden hangisi İslam çalışma ve ticaret ahlakına uygun bir davranış değildir?
Ticarette malı satmak için yemin etmek (özellikle yalan yere yemin etmek) kazancın bereketini gideren haram bir davranıştır.
5
- Nisâ suresi 29. ayette meşru ticaretin temel şartı olarak tarafların karşılıklı rızası gösterilmiştir.
- Bakara suresi 275. ayette ticaret ile faiz (ribâ) arasında fark olmadığı belirtilerek her ikisi de serbest bırakılmıştır.
- Hz. Peygamber (s.a.v.), işçinin ücretinin alnının teri kurumadan önce ödenmesini emretmiştir.
- Sözleşme konusu malda aldatmaya yol açacak derecede aşırı belirsizlik bulunmasına 'garar' adı verilir.
- Temel gıda maddelerini stoklayıp pahalanmasını beklemek olan ihtikâr, İslam'da teşvik edilen bir ticaret yöntemidir.
- Nisâ suresi 29. ayette meşru ticaretin temel şartı olarak tarafların karşılıklı rızası gösterilmiştir.
6
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7
- İslam ticaret hukukunda alışverişin geçerli olması için tarafların karşılıklı şarttır.
- Bakara suresi 275. ayette Yüce Allah alışverişi helal, ise haram kılmıştır.
- Piyasadan mal toplayıp saklayarak yapay kıtlık oluşturmaya İslam iktisadında (karaborsacılık) denir.
- Hz. Peygamber (s.a.v.), malın kusurunu gizleyen satıcıyı uyararak 'Bizi bizden değildir' buyurmuştur.
- Bir işi baştan savma değil, kurallarına uygun ve sağlam biçimde yapmaya adı verilir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8İslam iktisat ahlakında 'helal kazanç ilkelerini', 'yasaklanan haksız kazanç yollarını' ve 'işçi-işveren haklarını' toplumsal huzur ve adalet bağlamında değerlendiriniz.
1. ipucu: Helal ticaretin ilkelerini (karşılıklı rıza, sıdk, ölçü-tartıda adalet) belirtiniz.
2. ipucu: Yasaklanan bâtıl kazanç yollarını (faiz, ihtikâr, rüşvet, kumar, hile) açıklayınız.
3. ipucu: İşveren (ücreti zamanında ödeme) ve işçi (emanet ve itkan) sorumluluklarını vurgulayınız.
Cevap: İslam'da helal kazanç; el emeğine, karşılıklı rızaya, doğruluk (sıdk), emanet ve ölçü-tartıda tam adalete dayanır. Buna karşılık faiz (ribâ), karaborsacılık (ihtikâr), rüşvet, kumar (meysir), neceş ve aldatma (garar) gibi haksız kazanç yolları kul hakkını ihlal ettiği ve gelir dağılımını bozduğu için haram kılınmıştır. Çalışma hayatında ise işverenin işçinin ücretini alın teri kurumadan tam ödemesi ve iş güvenliğini sağlaması, işçinin de işini emanet bilinci ve itkan (özen) ile yapması toplumsal barışı ve bereketi temin eder.
Kısaca
- İslam ticaret ahlakı karşılıklı rıza (Nisâ 29), doğruluk (sıdk), güvenilirlik (emanet) ve ölçü-tartıda adalet (Mutaffifîn 1-3) ilkelerine dayanır.
- Alışverişte malın kusurunu gizlemek ('Bizi aldatan bizden değildir'), yalan yere yemin etmek ve sahte fiyat artırmak (neceş) haramdır.
- Emeksiz ve haksız kazanç yolları olan faiz (ribâ), karaborsacılık (ihtikâr), rüşvet, kumar (meysir) ve aşırı belirsizlik (garar) kesin olarak yasaklanmıştır.
- İşveren, işçinin ücretini 'alnının teri kurumadan' tam ödemekle, güvenli çalışma ortamı sunmakla ve ona gücü üstünde yük yüklememekle yükümlüdür.
- İşçi ise üstlendiği görevi emanet bilinciyle, mesai saatlerine sadık kalarak ve 'itkan' (sağlamlık ve özen) ilkesine uyarak yerine getirmelidir.