Toplumun en küçük fakat en hayati yapı taşı aile kurumudur. İslam dini, insan fıtratının huzur bulduğu, neslin helal ve sağlıklı bir ortamda yetiştiği ve ahlaki değerlerin kuşaktan kuşağa aktarıldığı aileyi kutsal bir emanet olarak kabul eder. Kur'an-ı Kerim'de eşlerin birbirleri için 'huzur kaynağı (sekînet)' ve koruyucu birer 'elbise (libâs)' olarak tanımlanması, İslam'ın aile hayatını tahakküm üzerine değil; sevgi, merhamet, sadakat ve istişare temelleri üzerine inşa ettiğini gösterir.
1. İslam'da Aile Kurumunun Yeri ve Üç Manevi Temeli
İslam'ın korumayı hedeflediği beş temel dokunulmaz değerden (zarûrât-ı dîniyye: can, akıl, din, mal ve nesil) biri olan neslin ve iffetin korunması, meşru aile kurumu aracılığıyla gerçekleşir. Yüce Allah Rum Suresi 21. ayette ailenin fıtri ve ilahi gayesini şöyle açıklar: 'Kendileriyle huzur bulasınız (sekînet) diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi (meveddet) ve merhamet (rahmet) var etmesi de O'nun varlığının ve kudretinin delillerindendir.' Bakara Suresi 187. ayette ise eşler birbirleri için 'elbise (libâs)' olarak nitelendirilir; elbise insanı soğuktan, sıcaktan ve dış tehlikelerden nasıl koruyup ayıplarını örterse, eşler de birbirlerinin iffetini, onurunu ve sırlarını öylece korur.
2. Evlilik Öncesi Süreç (Hitbe) ve Nikâh Akdinin Şartları
Aile kurumunun sağlam temeller üzerine kurulması için evlenecek adayların birbirlerini tanıması ve ailelerin rızasıyla evlilik vaadinde bulunmasına İslam hukukunda hitbe (nişanlılık) adı verilir. Nişanlılık taraflara birbirini tanıma fırsatı sunar ancak nikâh akdi değildir; bu sebeple nişanlıların dini mahremiyet ölçülerine riayet etmeleri gerekir. Nikâh ise Kur'an-ı Kerim'de 'mîsâkan galîzâ' (sağlam ve ağır bir sözleşme) (Nisâ, 21) olarak adlandırılır. Geçerli bir nikâh için: 1) Tarafların zorlama olmaksızın özgür iradeleriyle rıza beyanı (icap ve kabul), 2) Aralarında evlenme engeli (kan, kayın/sıhriyet veya süt hısımlığı) bulunmaması, 3) Akdin gizli değil şahitler huzurunda ve aleni (açık) olarak yapılması şarttır.
3. Mehir ve Velime (Düğün Yemeği)
Nikâh akdinin önemli hukuki sonuçlarından biri mehirdir. Mehir, erkeğin evlenirken eşine verdiği veya vermeyi taahhüt ettiği para, altın ya da mal varlığıdır. Nikâh esnasında peşin olarak verilen mehre mehr-i muaccel, ileri bir tarihte ödenmek üzere belirlenen mehre ise mehr-i müeccel denir. Mehir, cahiliye adetlerinden olan ve kızın babasına/ailesine verilen 'başlık parası' kesinlikle değildir; doğrudan doğruya kadının kendi öz mülkü ve ekonomik güvencesidir. Nikâhı topluma ilan etmek ve sevinci paylaşmak amacıyla verilen düğün yemeğine ise velime adı verilir ve sünnettir.
4. Eşlerin Karşılıklı Hak ve Sorumlulukları
İslam'da aile hayatı tek taraflı üstünlüğe değil, hak ve sorumluluk dengesine (ma'rûf / güzel geçim) dayanır (Bakara, 228). Eşlerin birbirine karşı en temel sorumlulukları; sadakat ve iffeti korumak, birbirine nezaket ve saygıyla davranmak (muâşeret-i bil-maruf), aile sırlarını dışarıya yaymamak, kararları istişare (danışma) ile almak ve çocukların terbiyesinde iş birliği yapmaktır. Hz. Peygamber Veda Hutbesi'nde, 'Ey insanlar! Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları Allah'ın emaneti olarak aldınız' buyurarak aile içi şiddeti ve haksızlığı kesin biçimde yasaklamıştır.
5. Anne-Baba ve Çocukların Karşılıklı Görevleri
Çocuklar anne ve babaya Yüce Allah'ın verdiği birer emanettir. Anne-babanın çocuklarına karşı başlıca görevleri; doğduğunda güzel ve anlamlı bir isim koymak, helal ve temiz rızıkla beslemek, onlara güzel ahlak ve eğitim kazandırmak ('Hiçbir baba çocuğuna güzel ahlaktan daha üstün bir miras bırakamaz') ve sevgi ile hediyede çocuklar arasında tam bir adalet gözetmektir. Çocukların anne-babasına karşı görevi ise Kur'an'da Allah'a ibadetten hemen sonra zikredilen ihsan (iyilik, saygı ve itaat) görevidir (İsrâ, 23-24). Özellikle yaşlandıklarında onlara 'öf' bile dememek, azarlamamak, güzel söz söylemek ve merhamet kanatlarını üzerlerine germek her evladın asli borcudur.
6. Geniş Aile Bağları (Sıla-i Rahim) ve Ailenin Korunması
İslam'da aile bilinci yalnız çekirdek aileyle sınırlı kalmaz; büyükanne, büyükbaba, amca, dayı, hala ve teyze gibi yakın akrabaları ziyaret etmeyi, gözetmeyi ve iyilik yapmayı kapsayan sıla-i rahim ibadetiyle genişler. Hz. Peygamber, rızkının bereketlenmesini ve ömrünün hayırlı olmasını isteyen kimsenin sıla-i rahim yapmasını öğütlemiştir. Aile içinde anlaşmazlık çıktığında ise sabır, hoşgörü ve her iki aileden seçilecek güvenilir hakemlerin (Nisâ, 35) arabuluculuğu ile yuvanın korunması esas alınmıştır.
Örnekler
Örnek 1Rum Suresi 21. ayette aile kurumunun dayandığı üç temel manevi unsur olarak zikredilen 'sekînet', 'meveddet' ve 'rahmet' kavramlarını açıklayınız.
Cevabı göster
1) Sekînet: Eşlerin birbirlerinin yanında iç huzuru, güven ve sükûnet bulmasıdır. 2) Meveddet: Eşler arasındaki samimi sevgi, muhabbet ve gönül bağıdır. 3) Rahmet: Zorluklarda, hastalıkta ve yaşlılıkta bile eşlerin birbirini şefkatle koruyup kollaması ve bağışlayıcı olmasıdır.
Örnek 2İslam hukukunda 'mehir' nedir ve toplumda zaman zaman görülen 'başlık parası' uygulamasından farkı hangisidir?
Cevabı göster
Mehir, evlilik akdiyle birlikte erkeğin evleneceği kadına verdiği veya vermeyi taahhüt ettiği mal ya da paradır. Başlık parasından farkı: Başlık parası kadının babasına veya ailesine verilir ve İslam'da yeri yoktur; oysa mehir doğrudan kadının kendisine verilir, onun kişisel mülküdür ve ekonomik güvencesidir.
Örnek 3Geçerli bir nikâh akdinin temel şartları nelerdir? Ailelerden gizli kıyılan veya zorla yapılan nikâhların hükmünü belirtiniz.
Cevabı göster
Geçerli nikâhın şartları: Evlenecek kişilerin akıllı ve ergen olması, aralarında evlenme engeli bulunmaması, her iki tarafın özgür iradesiyle icap ve kabul beyanında bulunması ve akdin şahitler huzurunda aleni (açık) olarak yapılmasıdır. Baskı ve zorlamayla yapılan nikâhlar ile şahitsiz/gizli kıyılan nikâhlar İslam hukukuna göre geçersizdir.
Örnek 4İsrâ Suresi 23 ve 24. ayetlere göre evlatların anne ve babalarına karşı uyması gereken ahlaki ilkeler nelerdir?
Cevabı göster
Yüce Allah kendisine ibadetten hemen sonra anne ve babaya ihsanı (en güzel şekilde iyilik yapmayı) emretmiştir. Özellikle yaşlandıklarında onlara 'öf' bile dememek, onları azarlamamak, gönüllerini alacak tatlı ve saygılı söz (kavlen kerîmâ) söylemek, merhametle tevazu kanatlarını germek ve 'Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni nasıl şefkatle yetiştirdilerse şimdi sen de onlara öyle merhamet et' diye dua etmek gerekir.
Örnek 5Hz. Peygamber'in (s.a.v.) ev içindeki yaşantısından eşlerine ve çocuklarına karşı davranışlarına ikişer örnek veriniz.
Cevabı göster
Eşlerine karşı: 1) Ev işlerinde eşlerine bizzat yardım eder, kendi söküğünü dikerdi; 2) Önemli konularda eşleriyle istişare eder ve asla kalp kırmazdı. Çocuklarına ve torunlarına karşı: 1) Kızı Hz. Fatıma geldiğinde ayağa kalkıp alnından öper ve yanına oturturdu; 2) Torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'i sırtında taşır, onlara sevgi ve şefkatle yaklaşırdı.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Rum Suresi 21. ayette 'Kendileriyle huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi O'nun ayetlerindendir' buyrulmaktadır. Ayette geçen 'huzur bulma, sevgi ve merhamet' kavramlarının Kur'ani karşılıkları sırasıyla aşağıdakilerden hangisidir?
Ayette geçen 'li-teskünû ileyhâ' (sekînet/huzur), 'meveddeten' (sevgi) ve 'rahmeten' (merhamet) İslam'da ailenin üç temel direğidir.
2İslam'da evlilik ve nikâh hükümleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Mehir başlık parası değildir ve kadının ailesine değil, bizzat evlenen kadının kendisine öz mülkü olarak verilir.
3Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.
- Bakara Suresi 187. ayette eşler birbirlerini kötülüklerden koruyan, sırlarını örten ve tamamlayan birer 'elbise (libâs)' olarak nitelendirilmiştir.
'Onlar sizin için bir elbise, siz de onlar için bir elbisesiniz' (Bakara, 187) ayeti eşlerin karşılıklı koruyuculuğunu ifade eder.
- Nişanlılık (hitbe) döneminde aileler söz kestiği için taraflar arasında dini nikâh kıyılmış sayılır ve tüm mahremiyet sınırları kalkar.
Nişanlılık sadece bir evlilik vaadidir, nikâh akdi değildir; bu nedenle nikâh kıyılıncaya kadar mahremiyet kuralları devam eder.
- Bakara Suresi 187. ayette eşler birbirlerini kötülüklerden koruyan, sırlarını örten ve tamamlayan birer 'elbise (libâs)' olarak nitelendirilmiştir.
4İslam aile hukuku ve ahlakıyla ilgili kavramları doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
5Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Kur'an-ı Kerim'de Nisâ Suresi 21. ayette nikâh akdi, sağlam ve ağır bir sözleşme anlamında olarak nitelendirilmiştir.
- Hz. Peygamber (s.a.v.), 'Hiçbir baba çocuğuna daha üstün bir miras (hediye) bırakamaz' buyurarak aile içi eğitimin önemini vurgulamıştır.
Önce bütün boşlukları doldurun.
6Anne ve babanın çocukları arasında sevgi, ilgi ve maddi bağış konusunda adaletli davranmasının aile huzuru açısından önemini hadis-i şerif ışığında açıklayınız.
1. ipucu: Konunun temel kavramlarını ve tanımlarını hatırlayınız.
2. ipucu: Sebep-sonuç ilişkisini kurarak değerlendiriniz.
Cevap: Sahabeden Nu'man bin Beşir'in babası diğer çocuklarına vermediği bir bahçeyi yalnız ona bağışlayıp Hz. Peygamber'i şahit tutmak istediğinde, Resulullah (s.a.v.) 'Allah'tan korkun ve çocuklarınız arasında adaletli olun! Ben haksızlığa ve zulme şahitlik etmem' buyurmuştur. Çocuklar arasında kız-erkek veya büyük-küçük ayrımı yapmamak, kardeşler arasındaki kıskançlık ve kırgınlığı önleyerek aile bağlarını korur.
Kısaca
- Rum Suresi 21. ayette bildirildiği üzere İslam'da aile yuvasının üç temel manevi direği vardır: sekînet (huzur ve güven), meveddet (karşılıklı sevgi) ve rahmet (şefkat ve merhamet).
- Evlilik öncesi tanışma ve söz verme sürecine hitbe (nişanlılık) denir; nişanlılık evlilik akdi olmadığından mahremiyet sınırlarını ortadan kaldırmaz.
- Nikâh akdi; evlenme engeli bulunmayan kadın ve erkeğin özgür iradeleriyle (icap ve kabul), şahitler huzurunda ve topluma açık (aleniyet) biçimde hayatlarını birleştirmesidir.
- Erkeğin evlenirken kadına verdiği veya taahhüt ettiği mal ya da paraya mehir denir; mehir başlık parası değil, kadının ekonomik güvencesi ve öz malıdır.
- Ailede anne-babanın çocuğuna güzel isim koyma, helal rızık yedirme, güzel ahlak öğretme ve çocuklar arasında adaletli davranma görevi; çocuğun ise ebeveynine ihsan (iyilik ve saygı) görevi vardır.
- Yakın akrabalarla iletişimi sürdürmek ve onları ziyaret etmek anlamına gelen sıla-i rahim, aile bağlarını genişleten önemli bir dini sorumluluktur.