İçeriğe geç

6. sınıf · İngilizce · 16. hafta (4-8 Ocak 2027)

Whose and Possessive Pronouns, Irregular Comparisons, Body Parts in Sports and Health, Opposite Personality Words and Adverbs, Reading for Details and Theme Review

Theme 3: Personal Life teması · Konu özeti

🃏 Kavram kartlarıEtkinlikler
Bu hafta

Theme 3: Personal Life temasının son haftasına geldik! Bu hafta okuldaki kayıp eşya kutusundan yola çıkarak Whose ...? sorusunu ve mine, yours, hers, ours gibi sahiplik zamirlerini öğreniyor, good → better → the best gibi düzensiz karşılaştırmaları 19 Mayıs spor şenliği sonuçlarıyla pekiştiriyoruz. Ayrıca sporda ve sağlıkta vücut bölümlerini (ankle, knee, back, stomach, heart, skin), kişilik sıfatlarının zıt anlamlılarını (untidy, impatient, disorganised) ve sıfatlardan zarf türetmeyi çalışıyoruz. Haftayı bir karakter tanıtım metnini okuma stratejileriyle inceleyerek ve «Guess Who?» oyunuyla temayı baştan sona tekrar ederek tamamlıyoruz.

Whose Is It? Possessive Pronouns (Kimin? Sahiplik Zamirleri)

Okulumuzun girişinde bir lost and found box (kayıp eşya kutusu) olduğunu düşünelim. İçinde bir cüzdan (wallet), bir bileklik (bracelet), bir para çantası (purse) ve bir çift spor ayakkabı (trainers) var. Bu eşyaların sahibini bulmak için Whose (kimin) soru kelimesini kullanırız. Tekil eşyalar için Whose + isim + is this / that?, çoğul eşyalar için Whose + isim + are these / those? kalıbı kullanılır: «Whose wallet is this?» (Bu kimin cüzdanı?), «Whose trainers are these?» (Bunlar kimin spor ayakkabıları?). İsim sona da alınabilir: «Whose is this bracelet?» Cevapta sahibin adına 's ekleriz: «It's Ali's.» (Ali'nin.), «They're my sister's.» (Kız kardeşimin.)

Sahipliği anlatmanın iki yolu vardır. Possessive adjectives (iyelik sıfatları) her zaman bir isimden önce gelir: my, your, his, her, its, our, their. «This is my necklace.» (Bu benim kolyem.) Possessive pronouns (sahiplik zamirleri) ise ismin yerini tutar ve kendinden sonra isim almaz: mine, yours, his, hers, ours, theirs. «This necklace is mine.» (Bu kolye benim.) Böylece aynı ismi tekrar etmekten kurtuluruz: «Is this your swimsuit or hers?» (Bu senin mayon mu yoksa onunki mi?) cümlesinde hers, «her swimsuit» yerine kullanılmıştır.

Kayıp eşya diyaloğunda bu iki yapı bir arada kullanılır: «A: Whose purse is this? ↘ B: It isn't mine. Maybe it's Zeynep's. A: Zeynep, is this purse yours? ↗ C: Yes, it's mine! Thank you!» Burada Whose sorusunun alçalan tonla, Yes/No sorusunun yükselen tonla söylendiğine de dikkat edelim. Kayıp bir eşyayı sahibine ulaştırmak, kültürümüzde çok değer verilen emanete sahip çıkma ve dürüstlük davranışının bir parçasıdır: «He found a wallet in the school garden and simply took it to the teacher.»

SubjectPossessive Adjective + NounPossessive PronounExample
Imy walletmineThis wallet is mine.
Youyour purseyoursIs this purse yours?
Hehis kithisThe red kit is his.
Sheher necklacehersThat lovely necklace is hers.
Weour bagsoursThese bags are ours.
Theytheir trainerstheirsThe white trainers are theirs.
WHOSE IS IT? — POSSESSIVE ADJECTIVES AND PRONOUNSSubjectAdjective + nounPronoun (alone)IThis is my wallet.→It's mine.YouThis is your purse.→It's yours.HeThis is his kit.→It's his.SheThis is her necklace.→It's hers.WeThese are our bags.→They're ours.TheyThese are their trainers.→They're theirs.Whose wallet is this? ↘ — It's mine. / It's Ali's.Whose = kimin | Who's = Who is (kim) | mines, her's yanlış!
🔍 Büyütmek için dokunun

Irregular Comparatives and Superlatives in Use (Düzensiz Karşılaştırmalar)

Önceki haftalarda düzenli sıfatları öğrendik: kısa sıfatlarda -er than / the -est (tall → taller → the tallest), uzun sıfatlarda more ... than / the most (patient → more patient → the most patient). Bazı sıfatlar ise bu kurallara uymaz ve tamamen değişir; bunlara irregular adjectives (düzensiz sıfatlar) denir. En sık kullanılanları şunlardır: good → better → the best (iyi → daha iyi → en iyi), bad → worse → the worst (kötü → daha kötü → en kötü), far → farther / further → the farthest / the furthest (uzak → daha uzak → en uzak).

Miktar bildiren kelimeler de düzensizdir: many / much → more → the most (çok → daha çok → en çok) ve little → less → the least (az → daha az → en az). 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı şenliğimizin sonuçlarına bakalım: «Selin has got three medals, Kaan has got two medals and Ece has got one medal. Selin has got more medals than Kaan. She has got the most medals in the class. Ece has got the fewest medals, but she has got the best sense of humour!» Not: Sayılabilen isimlerde «az» için fewer / the fewest de duyabilirsiniz; bu hafta asıl odağımız less / the least yapısının sayılamayan isimlerle kullanımıdır: «I have got less free time than my brother.»

Çok kullanışlı bir kalıp daha öğreniyoruz: one of the + superlative + çoğul isim (... en ...lerinden biri). «Arda is one of the best footballers in our school.» (Arda okulumuzun en iyi futbolcularından biridir.) Bu kalıpta isim mutlaka çoğuldur: footballers, runners, students. Ayrıca well (iyi bir şekilde) zarfının karşılaştırma biçimleri de better ve the best'tir: «Defne swims well. She swims better than me. She swims the best in our team.»

Adjective / AdverbComparativeSuperlativeExample Sentence
good / wellbetter thanthe bestSelin is the best runner in our school.
badworse thanthe worstMy handwriting is worse than my brother's.
farfarther / further thanthe farthest / the furthestMert's house is the farthest from the school.
many / muchmore thanthe mostElif has got the most bracelets in her family.
littleless thanthe leastI have got less homework than my sister today.
one of the + superlative—one of the best playersKaan is one of the fastest boys in our class.
19 MAY SPORTS DAY — GOOD, BETTER, THE BEST60 pointsgoodEce80 pointsbetterKaan95 pointsthe bestSelinSelin's score is the best. Ece's score is the worst of the three.IRREGULAR FORMSgood / well → better → the bestbad → worse → the worstfar → farther → the farthestmany / much → more → the mostlittle → less → the leastone of the best runners(isim çoğul olur: runners)
🔍 Büyütmek için dokunun

Body Parts in Sports and Health (Sporda ve Sağlıkta Vücut Bölümleri)

Spor yaparken ya da kendimizi iyi hissetmediğimizde vücut bölümlerinin adlarını bilmek çok işe yarar. Bu hafta hedef kelimelerimizi sağlık bağlamında kullanıyoruz: back (sırt, bel), a leg (bacak), a knee (diz), an ankle (ayak bileği), a heart (kalp), stomach (mide, karın) ve skin (cilt, deri). Bunlar vücudun physical (fiziksel) bölümleridir. «The knee is in the middle of the leg.» (Diz bacağın ortasındadır.) «The ankle joins the foot and the leg.» (Ayak bileği ayağı ve bacağı birleştirir.)

Birinin rahatsız olduğunu fark ettiğimizde «What's the matter?» veya «What's wrong?» (Neyin var? / Ne oldu?) diye sorarız. Cevap verirken iki kalıp kullanılır: My + vücut bölümü + hurts (... ağrıyor / acıyor): «My ankle hurts.», «My back hurts.»; ve have got / has got + rahatsızlık: «I've got a stomachache.» (Midem ağrıyor.), «He has got a backache.», «She has got a sore knee.» (Dizi ağrıyor.) Öneride bulunmak için emir cümleleri kullanırız: «Put some ice on your knee.», «Don't run today.», «Drink some water and sit down.»

Vücudumuzu korumak da kişisel yaşamın önemli bir parçasıdır. Yazın denize giderken swimsuit (mayo) giyer, skin için güneş kremi kullanırız: «Use sun cream to protect your skin.» Jimnastik ve dans gösterilerinde tights (tayt), koşu ve maçlarda ise ayak bileklerini koruyan trainers (spor ayakkabı) ve takımın kit (forma) giyilir. Düzenli spor kalbimizi güçlendirir: «Physical activity is good for your heart. It makes your heart stronger.» Arkadaşı sakatlandığında ona yardım eden öğrenci de caring ve helpful bir karakter gösterir.

Body PartTurkishProblem (Sorun)Advice (Öneri)
ankleayak bileğiMy ankle hurts after the match.Put ice on it and rest.
kneedizShe has got a sore knee.Don't run or jump today.
backsırt, belI've got a backache.Sit up straight and carry a lighter bag.
stomachmide, karınHe has got a stomachache.Don't eat too much fast food.
skincilt, deriMy skin is red after the beach.Use sun cream and wear a hat.
heartkalpMy heart is beating fast after the race.Walk slowly and breathe deeply.
BODY PARTS IN SPORTS AND HEALTHheart (kalp)back (sırt)knee (diz)stomach (mide)skin (cilt)leg (bacak)ankle (ayak bileği)WHAT'S THE MATTER? ↘B: My ankle hurts.B: I've got a stomachache.B: She has got a sore knee.ADVICE (Öneri)Put some ice on your knee.Don't run today. Rest your ankle.Use sun cream to protect your skin.Exercise is good for your heart.Spor: trainers, kit, tights, swimsuit
🔍 Büyütmek için dokunun

Opposite Personality Words and Adverbs (Zıt Anlamlı Sıfatlar ve Zarf Türetme)

İngilizcede bazı sıfatların başına bir prefix (ön ek) getirilerek zıt anlamlı kelimeler yapılır. En yaygın ön ek un- dir: tidy → untidy (derli toplu → dağınık), helpful → unhelpful (yardımsever → yardım etmeyen), caring → uncaring (şefkatli → umursamaz), kind → unkind (nazik → kaba, kalpsiz). p harfiyle başlayan bazı sıfatlar im- alır: polite → impolite (kibar → kaba), patient → impatient (sabırlı → sabırsız). dis- ön eki de bazı sıfatlarda kullanılır: organised → disorganised (düzenli → dağınık, plansız). Böylece bir kelimeyi öğrenince zıt anlamlısını da kolayca tahmin edebiliriz.

Her sıfat ön ekle zıt anlam almaz; bazılarının zıt anlamlısı tamamen farklı bir kelimedir. Bunları çift olarak öğrenmek gerekir: lazy ↔ hardworking (tembel ↔ çalışkan), strong ↔ weak (güçlü ↔ zayıf), social ↔ shy (sosyal ↔ utangaç), serious ↔ funny (ciddi ↔ komik), polite ↔ rude (kibar ↔ kaba), clever ↔ silly (zeki ↔ aptalca davranan). Independent kelimesinin zıttı ise ön eki atılmış hâli olan dependent (başkasına bağımlı) kelimesidir. «My little brother is very dependent; he can't tie his trainers alone. But my sister is independent.»

Geçen hafta happy → happily ve sad → sadly örneklerini görmüştük. Bu hafta zarf türetme kurallarını tamamlıyoruz. Çoğu sıfata doğrudan -ly eklenir: polite → politely, patient → patiently, careful → carefully, quiet → quietly. Sonu ünsüz + y ile bitenlerde y düşer, -ily gelir: lazy → lazily, tidy → tidily. Sonu -le ile biten sıfatlarda e düşer ve sadece y eklenir: simple → simply, gentle → gently. «She speaks politely to her grandparents.» (Büyükanne ve büyükbabasıyla kibarca konuşur.) «He simply wears a T-shirt and jeans.» (Sadece tişört ve kot giyer.)

AdjectiveOppositeAdverbExample
tidyuntidytidilyHer room is untidy, but she writes tidily.
helpfulunhelpfulhelpfullyHe helpfully carried my bag.
politeimpolite / rudepolitelyPlease ask politely.
patientimpatientpatientlyThe teacher waited patiently.
organiseddisorganised—My desk is disorganised today.
simplecomplicatedsimplyShe simply wears a necklace and no other jewellery.
BUILDING OPPOSITES AND ADVERBSun-tidy → untidyhelpful → unhelpfulcaring → uncaringkind → unkindim-polite → impolitepatient → impatient(p ile başlayanbazı sıfatlar)dis-organised →disorganisedindependent ↔dependentWord pairslazy ↔ hardworkingstrong ↔ weaksocial ↔ shyserious ↔ funnypolite ↔ rudeADJECTIVE → ADVERB+ ly: polite → politelysad → sadlyy → ily: happy → happilylazy → lazilyle → ly: simple → simplygood → well (irregular)
🔍 Büyütmek için dokunun

Reading for Details: A Character Description (Okuma ve Dinleme Stratejileri)

Bir kişiyi anlatan metni okurken ya da dinlerken belirli bir sıra izlemek anlamayı kolaylaştırır. Before reading (okumadan önce) başlığa ve resimlere bakar, metnin kimi anlattığını tahmin ederiz. Skimming (göz gezdirme) aşamasında metni hızlıca okuyup ana fikri buluruz: «Bu metin kimi, hangi özellikleriyle anlatıyor?» Scanning (tarama) aşamasında ise sorulan ayrıntıyı ararız: isimler, yaşlar, renkler, kıyafetler ve kişilik sıfatları. Son olarak After reading (okuduktan sonra) metindeki kişiyle kendimizi karşılaştırır, düşüncelerimizi paylaşırız. Dinleme etkinliklerinde de aynı yol izlenir.

Şimdi kısa bir metin okuyalım: «My Cousin Zehra. My cousin Zehra is thirteen years old. She is shorter than me, but she is one of the fastest runners in her school. She has got short black hair, brown eyes and a small scar on her left knee. Every year on 30 August Victory Day, she wears a red T-shirt with a Turkish flag on it, white trainers and a simple silver chain. Zehra seems quiet, but she is very social and helpful. She always shares her things happily. On 15 July Democracy and National Unity Day, she reads a poem at the town ceremony, and her voice is the loudest of all the children. She is the most independent person in our family, and I am proud of her.»

Metni skimming ile okuduğumuzda ana fikir şudur: Yazar kuzeni Zehra'nın dış görünüşünü, giyimini ve kişiliğini anlatıyor. Scanning ile ayrıntılara baktığımızda şunları buluruz: Zehra on üç yaşındadır; yazardan kısadır (shorter than me); dizinde küçük bir yara izi vardır (has got a scar on her knee); 30 Ağustos'ta kırmızı tişört, beyaz spor ayakkabı ve sade gümüş bir zincir takar; seems quiet yani sessiz görünür ama aslında sosyal ve yardımseverdir. Metin bize önemli bir dil ipucu da verir: but bağlacından sonra çoğunlukla beklenmedik, zıt bir bilgi gelir. Okuduktan sonra şu soruyla düşüncelerimizi paylaşabiliriz: «Are you like Zehra? Who is the most independent person in your family?»

StrategyWhen?What do you do?Example from the Text
PredictingBefore readingLook at the title and pictures; guess the topic.Title: My Cousin Zehra → a person description
SkimmingFirst readingRead quickly for the main idea.Appearance, clothes and personality of Zehra
ScanningSecond readingLook for names, numbers, colours, adjectives.thirteen, red T-shirt, silver chain, social
Finding contrastsCareful readingNotice but: it shows a surprise.She seems quiet, but she is very social.
RespondingAfter readingCompare the person with yourself; share ideas.I am taller than Zehra, but she is faster.
READING A CHARACTER DESCRIPTION — 4 STEPS1. PREDICT(tahmin et)Look at the titleand the pictures.Who is it about?2. SKIM(göz gezdir)Read quickly.Find the main idea.Zehra: looks, clothes,personality3. SCAN(ayrıntı ara)names, numbers,colours, adjectives13, red T-shirt,silver chain4. RESPOND(yorumla)Compare herwith yourself.Are you like her?But = surprise: She seems quiet, but she is very social.What does she look like? → görünüş | What is she like? → kişilik
🔍 Büyütmek için dokunun

Speaking Game and Theme Review: Guess Who? (Konuşma Oyunu ve Tema Tekrarı)

Temayı eğlenceli bir şekilde tekrar etmek için Guess Who? (Bil bakalım kim?) oyununu oynuyoruz. Bir öğrenci sınıftan ya da bir resimden gizli bir kişi seçer; diğerleri yalnızca Yes/No soruları sorarak kişiyi bulmaya çalışır. Sorularda temanın bütün yapıları kullanılır: «Has she got long hair? ↗», «Is he wearing trainers? ↗», «Is she taller than Ayşe? ↗», «Is he the tallest boy in the class? ↗», «Has she got a bracelet? ↗». Cevaplar kısa olmalıdır: «Yes, she has. / No, he isn't.» Yes/No sorularının sonunda sesin yükseldiğini unutmayalım.

Oyun sırasında temanın günlük konuşma kalıpları da doğal olarak ortaya çıkar. Kişiyi ilk soruda bulan ve övünen bir arkadaşa şakayla «OK smarty pants, stop showing off!» deriz; heyecandan soruları karıştıran birine «Don't panic, just keep your cool!» diyerek destek oluruz; sabahın ilk dersinde oyuna hevesle katılan arkadaşa «You're full of beans this morning!» deriz. Oyunun sonunda tahmin bir question tag ile doğrulanabilir: «It's Mert, isn't it? ↘» (Emin olduğumuz için ses alçalır.)

Theme 3 boyunca öğrendiklerimizi birlikte hatırlayalım: Dış görünüşü is / has got ile, kıyafetleri usually wears / is wearing ile, izlenimi look / look like / seem ile anlattık. Eşyaların sahibini Whose ...?, 's ve mine, yours, hers ile sorup söyledik. İki kişiyi -er than / more ... than, üç ve daha fazlasını the -est / the most ve düzensiz biçimlerle karşılaştırdık. Kişiliği olumlu ve olumsuz sıfatlar, zıt anlamlılar ve zarflarla anlattık. Bayramlarımızdaki bayramlık geleneğini, millî günlerimizdeki kıyafetleri ve kayıp eşyayı sahibine ulaştırmak gibi değerlerimizi de İngilizce ifade ettik. Gelecek hafta yeni bir temaya, aile yaşamına geçeceğiz.

TopicKey StructureGuess Who? Question / Example
Appearanceis + adjective / has gotHas he got curly hair? — No, he hasn't.
Clothesis wearing / usually wearsIs she wearing tights today? — Yes, she is.
BelongingsWhose ...? / mine, hersWhose is the blue bag? — It's hers.
Comparisontaller than / the tallest / the bestIs he the best footballer in the class?
Personalityseems + adjective / oppositesDoes she seem shy? — Yes, but she isn't.
Social languagekeep your cool / full of beansDon't panic, just keep your cool!
THEME 3 REVIEW — GUESS WHO?Have got / Has gotHas she got a bracelet?Whose? mine / yoursWhose kit is this? It's his.Comparative & Superlativetaller than / the bestTHEME 3PERSONAL LIFEBody parts & clothesknee, ankle, trainers, tightsPersonality + oppositestidy ↔ untidy, happilySocial languageYes/No ↗ Wh- ↘
🔍 Büyütmek için dokunun

Örnekler

  1. Örnek 1Aşağıdaki cümleleri sahiplik zamirleri (possessive pronouns) kullanarak yeniden yazınız: a) This is my bracelet. b) These are her tights. c) That is our sports kit. Ardından a) cümlesi için bir Whose sorusu kurunuz.

    Cevabı göster

    1. adım: İyelik sıfatından sonra gelen ismi cümlenin başına (this / these / that ile) alırız. 2. adım: İyelik sıfatını zamire çeviririz: my → mine, her → hers, our → ours. a) «This bracelet is mine.» b) «These tights are hers.» (tights çoğul olduğu için are kullanılır) c) «That sports kit is ours.» 3. adım: Whose sorusu: Eşya tekil olduğu için «Whose bracelet is this?» ya da «Whose is this bracelet?» Cevap: «It's mine.»

  2. Örnek 219 Mayıs spor şenliğinde puanlar şöyledir: Ece 60, Kaan 80, Selin 95. Madalya sayıları: Selin 3, Kaan 2, Ece 1. good, bad ve many sıfatlarıyla üç karşılaştırma cümlesi kurunuz.

    Cevabı göster

    1. adım: İki kişi karşılaştırılırken comparative, üç kişi arasında «en» söylenirken superlative kullanılır. 2. adım (good): Kaan'ın puanı Ece'ninkinden yüksektir: «Kaan's score is better than Ece's.» Selin'in puanı en yüksektir: «Selin's score is the best of the three.» 3. adım (bad): En düşük puan Ece'nindir: «Ece's score is the worst of the three.» 4. adım (many): En çok madalya Selin'dedir: «Selin has got the most medals.» ve «Kaan has got more medals than Ece.»

  3. Örnek 3Maçtan sonra arkadaşın Arda topallıyor. Onunla aranızda geçen 4 satırlık bir diyalog yazınız: sorunu sorun, Arda ayak bileğinin ağrıdığını söylesin, siz iki öneride bulunun.

    Cevabı göster

    1. adım: Sorunu sormak için «What's the matter?» kullanılır ve alçalan tonla söylenir. 2. adım: Ağrıyan yeri söylemek için «My + organ + hurts» kalıbı kullanılır. 3. adım: Öneri için emir cümleleri kurulur. Diyalog: «You: What's the matter, Arda? ↘ Arda: My ankle hurts. I fell during the match. You: Don't panic, just keep your cool! Sit down and put some ice on your ankle. Arda: Thank you. You are really caring.» Diyalogda hem sağlık kelimeleri hem de temanın günlük konuşma kalıbı kullanılmıştır.

  4. Örnek 4Kişileri anlatan cümlelere uygun zıt anlamlı sıfatı (untidy, impatient, impolite, disorganised) yazınız: a) Ozan never waits in the queue. He is ... . b) Her clothes and books are all over the floor. Her room is ... . c) He never says please or thank you. He is ... . d) She forgets her homework and never plans her day. She is ... .

    Cevabı göster

    1. adım: Her cümledeki davranış ipucunu bulalım. a) Sırada beklememek sabırsızlıktır; patient kelimesi im- alır: «impatient». b) Eşyaların yerde dağınık olması: tidy + un- = «untidy». c) Lütfen ve teşekkür ederim dememek kabalıktır; polite kelimesi im- alır: «impolite» (rude da olabilir). d) Plan yapmamak ve ödevi unutmak düzensizliktir; organised kelimesi dis- alır: «disorganised».

  5. Örnek 5Parantez içindeki sıfatları zarfa çevirerek cümleleri tamamlayınız: a) The teacher explains the lesson (patient) ... . b) My grandfather (simple) ... wears a white shirt on Eid. c) The children play (happy) ... in the garden. d) Please talk to the guests (polite) ... .

    Cevabı göster

    1. adım: Boşluklar eylemin nasıl yapıldığını anlattığı için zarf gerekir. a) patient + ly = «patiently». b) simple, -le ile bittiği için e düşer ve y eklenir: «simply». c) happy, ünsüz + y ile bittiği için y düşer, -ily gelir: «happily». d) polite + ly = «politely».

  6. Örnek 6Metni okuyup soruları cevaplayınız: «Burak is eleven. He is taller than his brother, but he is not the tallest in his family; his father is. He has got a blue wallet and a black kit. He seems serious, but he is really funny.» a) Who is the tallest in Burak's family? b) Whose is the blue wallet? c) What is Burak like?

    Cevabı göster

    1. adım (skimming): Metin Burak'ın görünüşünü, eşyalarını ve kişiliğini anlatıyor. 2. adım (scanning): a) «the tallest» ifadesini ararız: «His father is the tallest in the family.» b) «blue wallet» ifadesini ararız; Burak'ındır: «It's Burak's. / It's his.» c) «What is he like?» kişiliği sorar; but bağlacından sonraki bilgi önemlidir: «He seems serious, but he is really funny.»

Kavram Kartları

1 / 8

Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.

Etkinlikler

Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.

  1. 1A: «Whose purse is this?» — B: «It's ............ . My mother gave it to me for Eid.» Diyalogda boşluğa hangisi gelmelidir?

  2. 2«Arda is a good footballer, but Mert is ............ player in our team. He scores in every match.» cümlesini doğru tamamlayan seçenek hangisidir?

  3. 3A: «What's the matter?» — B: «I've got a pain in my ............ . I ate too much pizza at the party.» Boşluğa hangisi gelmelidir?

  4. 4«Patient» sıfatının zıt anlamlısı hangisidir?

  5. 5Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.

    • «Whose» ve «Who's» aynı okunur ama farklı anlamlara gelir.
    • «These trainers are her's.» cümlesi doğru yazılmıştır.
    • «Bad» sıfatının superlative biçimi «the worst» şeklindedir.
    • «Simple» sıfatının zarf biçimi «simplely» şeklinde yazılır.
    • «Kaan is one of the fastest boy in our class.» cümlesi dil bilgisi açısından doğrudur.
  6. 6Vücut bölümlerini doğru açıklamalarla eşleştiriniz.

    Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.

  7. 7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.

    1. A: bracelet is this? — B: It's Elif's. She lost it in the garden.
    2. This isn't my swimsuit. Ask Zeynep; maybe it's .
    3. My cold is today than yesterday. I can't go to school.
    4. He never says thank you and he shouts at people. He is very .
    5. My grandmother doesn't wear much jewellery; she wears a small gold chain.
  8. 8Okulun kayıp eşya kutusunda bir cüzdan (wallet), bir gümüş bileklik (silver bracelet) ve bir spor forması (sports kit) bulundu. Bir arkadaşınızla aranızda geçen 6-8 satırlık bir İngilizce diyalog yazınız. Diyalogda Whose sorusu, en az iki sahiplik zamiri, has got, bir karşılaştırma (comparative veya superlative) ve bir günlük konuşma kalıbı bulunsun.

Kısaca

  • Whose ...?: Bir eşyanın kime ait olduğunu sorar; «Whose wallet is this?» veya «Whose trainers are these?» şeklinde kurulur ve «It's Ali's. / It's mine. / They're hers.» gibi cevaplanır.
  • Possessive pronouns: mine, yours, his, hers, ours, theirs kendinden sonra isim almaz ve ismin yerini tutar: «This is my bag. → This bag is mine.»; kesme işareti almazlar ve «mines» diye bir kelime yoktur.
  • Irregular comparisons: good → better → the best, bad → worse → the worst, far → farther → the farthest, many/much → more → the most, little → less → the least; «one of the best runners» kalıbında superlative sonrası isim çoğuldur.
  • Body parts in health: «What's the matter?» sorusuna «My ankle hurts.», «I've got a stomachache.» gibi cevaplar verilir; «Put ice on your knee.» gibi emir cümleleriyle öneride bulunulur.
  • Opposites & adverbs: un- (untidy, unhelpful), im- (impolite, impatient) ve dis- (disorganised) ön ekleri zıt anlam yapar; -ly ile zarf türetilirken happy → happily, simple → simply, polite → politely olur.
  • Reading & speaking: Metne önce başlık ve resimlerle hazırlanır, hızlıca okuyup ana fikri bulur (skimming), sonra ayrıntıları ararız (scanning); «Guess Who?» oyununda Yes/No sorularını yükselen tonla sorarız.

Bu dersin öteki kaynakları