Mekke'nin fethinden sonra Arap Yarımadası'nda İslam hızla yayılmış ve tebliğ görevi hedefine ulaşmıştı. Hicretin 10. yılında (632) Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), yüz bini aşkın Müslümanla birlikte ömrünün ilk ve son haccını gerçekleştirdi. Bu haftaki dersimizde Veda Haccı'nı, insanlık tarihinin en önemli insan hakları beyannamelerinden biri olan Veda Hutbesi'nin evrensel ilkelerini ve Sevgili Peygamberimizin vefatını öğreneceğiz.
Peygamberimizin Veda Haccı (Hicretin 10. Yılı / 632)
Hicretin 9. yılında hac ibadeti farz kılındıktan sonra, Hicretin 10. yılı (Miladi 632) Zilkade ayında Peygamberimiz (sav) hacca gideceğini tüm Müslümanlara duyurdu. Medine'den ve yarımadanın dört bir yanından gelen yüz bini aşkın sahabiyle birlikte yola çıkan Resulullah (sav), Zülhuleyfe mikat sınırında ihrama girdi ve telbiye dualarıyla Mekke'ye ulaştı.
Hz. Peygamber (sav) bu yolculuk boyunca Müslümanlara hac ibadetinin nasıl yapılacağını bizzat uygulayarak öğretti ve 'Hac ibadetinizin kurallarını (menâsikini) benden öğreniniz; bilmiyorum, belki bu yıldan sonra bir daha haccedemem.' buyurdu. Peygamberimiz bu hacdan kısa bir süre sonra vefat ettiği ve konuşmasında ümmetiyle vedalaştığı için bu hacca Veda Haccı adı verilmiştir.
9 Zilhicce 10 (6 Mart 632) Cuma günü Arafat vakfesi sırasında Mâide suresi 3. ayet nazil oldu: 'Bugün sizin için dininizi kemâle erdirdim (olgunlaştırdım), üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam'dan razı oldum.' Bu ayet, İslam'ın hükümlerinin tamamlandığını ve Peygamberimizin (sav) dünyadaki elçilik görevinin sonuna yaklaşıldığını müjdeliyordu.
Veda Hutbesi'ndeki Evrensel İnsan Hakları İlkeleri
Peygamberimizin (sav) Arafat Vadisi'nde devesi Kasvâ'nın üzerinde yüz bini aşkın sahabiye hitaben yaptığı konuşmaya Veda Hutbesi denir. Veda Hutbesi sadece o gün orada bulunan Müslümanlara değil, kıyamete kadar gelecek tüm insanlığa seslenen evrensel bir insan hakları bildirgesidir.
Veda Hutbesi'nde yer alan başlıca evrensel ilkeler şunlardır: 1) Can, Mal ve Namus Dokunulmazlığı: İnsanların canları, malları ve onurları her türlü saldırıdan korunmuştur. 2) Emanetlerin Korunması: Üzerinde emanet bulunan kimse bu emaneti sahibine eksiksiz iade etmelidir. 3) Faizin (Riba) Yasaklanması: Ekonomik sömürü aracı olan her türlü faiz kaldırılmıştır (ilk olarak amcası Abbas b. Abdülmuttalib'in faiz alacağını kaldırmıştır). 4) Kan Davalarının Kaldırılması: Cahiliye döneminden kalan tüm kan davaları sonlandırılmıştır (ilk olarak Rebîa b. Hâris'in kan davasını kaldırmıştır).
5) Kadın ve Aile Hakları: Kadınların Allah'ın birer emaneti olduğu vurgulanmış, eşlerin birbirleri üzerindeki karşılıklı hak ve sorumlulukları güvence altına alınmıştır. 6) İnsanların Eşitliği ve Irkçılığın Reddi: Hepimiz Hz. Âdem'in çocuklarıyız; Arap'ın Arap olmayana, beyazın siyaha üstünlüğü yoktur; üstünlük ancak takva (Allah'a karşı sorumluluk bilinci) iledir. 7) Suçun Şahsiliği: Kimse başkasının işlediği suçtan dolayı cezalandırılamaz; babanın suçu çocuğa, çocuğun suçu babaya yüklenemez. 8) İki Emanet: Müslümanların hak yoldan sapmaması için Kur'an-ı Kerim ve Peygamberimizin Sünneti emanet bırakılmıştır.
Peygamberimizin Rahatsızlanması ve Vefatı (8 Haziran 632)
Veda Haccı'ndan sonra Medine'ye dönen Peygamberimiz (sav), Hicretin 11. yılı Safer ayının sonlarında rahatsızlandı. Rahatsızlığı süresince Mescid-i Nebi'ye çıkabildiği günlerde namazları kendisi kıldırdı; çıkamayacak kadar hâlsiz düştüğünde ise 'Ebû Bekir'e söyleyin, insanlara namazı kıldırsın!' buyurdu. Hastalığının son günlerinde bile mescide gelerek sahabileriyle helalleşti, üzerinde kimin hakkı varsa ödemeyi teklif etti.
Sevgili Peygamberimiz (sav), Hicretin 11. yılı 12 Rebîülevvel Pazartesi günü (8 Haziran 632), 63 yaşındayken eşi Hz. Âişe'nin (ra) odasında 'Allah'ım! Refîk-i A'lâ'ya (En Yüce Dosta)...' diyerek ruhunu Rabbine teslim etti. Vefat haberi Medine'de büyük bir üzüntü ve şaşkınlığa yol açtı; Hz. Ömer (ra) gibi bazı sahabiler üzüntülerinden dolayı onun vefat ettiğine inanmakta güçlük çektiler.
Bu sırada metanetini koruyan Hz. Ebû Bekir (ra), Mescid-i Nebi'de toplanan halka Âl-i İmrân suresi 144. ayeti okuyarak şu tarihî konuşmayı yaptı: 'Ey insanlar! Kim Muhammed'e tapıyorsa bilsin ki Muhammed vefat etmiştir. Kim Allah'a ibadet ediyorsa bilsin ki Allah daima diridir (el-Hayy), ölümsüzdür.' Peygamberimizin cenazesi Hz. Ali (ra) ve yakın akrabaları tarafından yıkandı, Müslümanlar gruplar hâlinde cenaze namazını kıldı ve vefat ettiği odaya (bugünkü Ravza-i Mutahhara / Hücre-i Saadet) defnedildi.
Örnekler
Örnek 1Peygamberimizin Hicretin 10. yılında yaptığı hacca neden 'Veda Haccı' adı verilmiştir?
Cevabı göster
Peygamberimizin (sav) ömründe yaptığı ilk ve son hac olduğu, Arafat'ta yüz bini aşkın sahabiyle helalleşip vedalaştığı ve bu hacdan kısa süre sonra vefat ettiği için 'Veda Haccı' adı verilmiştir.
Örnek 2Veda Haccı sırasında Arafat'ta inen Mâide suresi 3. ayetin İslam tarihi açısından önemi nedir?
Cevabı göster
'Bugün sizin için dininizi kemâle erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım...' mealindeki bu ayet, İslam dininin hükümlerinin ve Peygamberimizin tebliğ vazifesinin tamamlandığını bildirmiştir.
Örnek 3Veda Hutbesi'nde 'Arap'ın Arap olmayana, beyazın siyaha üstünlüğü yoktur; üstünlük ancak takva iledir' sözüyle hangi ilke vurgulanmıştır?
Cevabı göster
Tüm insanların eşit olduğu, soy, ırk, renk ve kabile üstünlüğünün (ırkçılığın) reddedildiği, Allah katında değer ölçüsünün takva (sorumluluk bilinci ve güzel ahlak) olduğu vurgulanmıştır.
Örnek 4Peygamberimiz Veda Hutbesi'nde faizi ve kan davalarını kaldırırken neden önce kendi akrabalarından (Hz. Abbas ve Rebîa b. Hâris) başlamıştır?
Cevabı göster
Koyduğu hukuk ve adalet kurallarının herkes için bağlayıcı olduğunu göstermek, yöneticinin ve liderin önce kendi ailesinden başlayarak topluma örnek olması gerektiğini öğretmek için yakınlarından başlamıştır.
Örnek 5'Babanın işlediği suçtan çocuk, çocuğun işlediği suçtan da baba sorumlu tutulamaz.' ilkesi günümüz hukukunda hangi kavramla ifade edilir?
Cevabı göster
Günümüz evrensel hukukunda 'suçun ve cezanın şahsiliği (bireyselliği)' ilkesi olarak ifade edilir; her birey kendi eyleminden sorumludur.
Örnek 6Peygamberimiz Veda Hutbesi'nde ümmetine kendisinden sonra doğru yoldan ayrılmamaları için hangi iki emaneti bırakmıştır?
Cevabı göster
Birincisi Yüce Allah'ın kitabı olan Kur'an-ı Kerim, ikincisi ise onun açıklayıcısı ve uygulaması olan Peygamberimizin Sünneti'dir.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Aşağıdakilerden hangisi Peygamberimizin (sav) Veda Hutbesi'nde vurguladığı evrensel ilkelerden biri değildir?
Veda Hutbesi'nde ırkçılık ve soy üstünlüğü açıkça reddedilmiş; 'Arap'ın Arap olmayana üstünlüğü yoktur, üstünlük takvadadır' buyrulmuştur.
2Peygamberimiz (sav) Veda Hutbesi'nde 'Size iki emanet bırakıyorum; onlara sıkı sarıldığınız sürece yolunuzu şaşırmazsınız.' buyurarak aşağıdakilerden hangilerini işaret etmiştir?
Hz. Peygamber'in (sav) ümmetine bıraktığı iki büyük emanet Allah'ın Kitabı (Kur'an-ı Kerim) ve kendi Sünneti'dir.
3Peygamberimizin (sav) rahatsızlığı ağırlaşıp Mescid-i Nebi'ye çıkamadığı günlerde Müslümanlara namaz kıldırma (imamlık) görevini kime vermiştir?
Peygamberimiz (sav) hastalığı sırasında 'Ebû Bekir'e söyleyin, insanlara namazı kıldırsın' buyurarak imamlık görevini Hz. Ebû Bekir'e (ra) vermiştir.
4Veda Hutbesi'nde yer alan 'Suçlu kendi suçundan başkasıyla suçlanamaz. Baba oğlunun suçu üzerine, oğlu da babasının suçu üzerine suçlanamaz.' ifadesi aşağıdaki hukuk ilkelerinden hangisiyle doğrudan ilgilidir?
Bir kimsenin işlediği suçtan dolayı akrabalarının cezalandırılamaması 'suçun ve cezanın şahsiliği' ilkesidir.
5Aşağıdaki ifadelerin doğru (D) ya da yanlış (Y) olduğunu belirleyiniz.
- Peygamberimiz (sav) Hicretin 10. yılında (632) yüz bini aşkın sahabiyle birlikte Veda Haccı'nı gerçekleştirmiştir.
- Veda Hutbesi, Medine'deki Kuba Mescidi'nin açılışı sırasında okunmuştur.
- Veda Hutbesi'nde cahiliye döneminden kalan faiz (riba) ve kan davaları tamamen kaldırılmıştır.
- Peygamberimiz (sav) Mekke'de doğduğu evde vefat etmiş ve Cennetü'l-Muallâ kabristanına defnedilmiştir.
- Peygamberimizin vefatı karşısında büyük üzüntü yaşayan sahabileri Hz. Ebû Bekir (ra) Âl-i İmrân suresi 144. ayeti okuyarak teskin etmiştir.
- Peygamberimiz (sav) Hicretin 10. yılında (632) yüz bini aşkın sahabiyle birlikte Veda Haccı'nı gerçekleştirmiştir.
6Aşağıdaki kavram ve olayları açıklamalarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Peygamberimiz (sav) Veda Hutbesi'ni Hicretin 10. yılında Mekke yakınlarındaki Vadisi'nde irat etmiştir.
- Veda Hutbesi'nde ekonomik adaletsizliğe yol açan her türlü yasaklanmış ve ilk olarak Hz. Abbas'ın alacağı kaldırılmıştır.
- İslam'da insanların ırk, renk veya dil bakımından birbirine üstünlüğü yoktur; üstünlük ancak iledir.
- Peygamberimiz (sav) 8 Haziran 632 (12 Rebîülevvel 11) tarihinde şehrinde 63 yaşındayken vefat etmiştir.
- Peygamberimizin sünneti ile birlikte ümmetine bıraktığı en büyük emanet olarak bildirilmiştir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Veda Hutbesi'nin neden evrensel bir insan hakları beyannamesi olarak kabul edildiğini, içerdiği temel ilkelerden beş tanesini yazarak açıklayınız.
1. ipucu: Hutbede belirli bir kabileye değil 'Ey İnsanlar!' diyerek tüm insanlığa hitap edilmiştir.
2. ipucu: Can, mal ve namus dokunulmazlığı, kadın hakları, ırkçılığın reddi ve eşitlik gibi temel haklar güvenceye alınmıştır.
3. ipucu: Faiz yasağı, kan davalarının kaldırılması, emanetlerin korunması ve suçun şahsiliği ilkeleriyle toplumsal barış tesis edilmiştir.
Cevap: Veda Hutbesi, çağları aşan hitabıyla tüm insanlığın huzur ve adalet içinde yaşamasını sağlayan temel hakları ilan ettiği için evrensel bir insan hakları beyannamesidir. İçerdiği beş temel ilke şunlardır: 1) Yaşama, mülkiyet (mal) ve onur dokunulmazlığı, 2) Irk, renk ve soy üstünlüğünün (ırkçılığın) reddedilerek tüm insanların eşit sayılması, 3) Kadınların haklarının korunması ve aile içi karşılıklı sorumluluk, 4) Kan davalarının ve ekonomik sömürü olan faizin kaldırılması, 5) Suçun ve cezanın şahsiliği ilkesi.
Kısaca
- Veda Haccı (632): Hicretin 10. yılında Peygamberimizin yüz bini aşkın sahabiyle yaptığı ilk ve son hacdır; Mâide suresi 3. ayetle dinin kemâle erdiği bildirilmiştir.
- Can ve Mal Güvenliği: Veda Hutbesi'nde insanların canları, malları ve namusları her türlü saldırıya karşı dokunulmaz kabul edilmiş, emanetlerin iadesi emredilmiştir.
- Toplumsal Barış İlkeleri: Cahiliye döneminden kalan tüm kan davaları ve her türlü faiz (riba) kaldırılmış, suçun şahsiliği ilkesi getirilmiştir.
- Eşitlik ve Kadın Hakları: Kadın hakları güvenceye alınmış, ırkçılık reddedilerek üstünlüğün takvada olduğu ilan edilmiş, Kur'an ve Sünnet emanet bırakılmıştır.
- Peygamberimizin Vefatı: Hz. Muhammed (sav) 8 Haziran 632 (12 Rebîülevvel 11) Pazartesi günü Medine'de vefat etmiş ve Hücre-i Saadet'e defnedilmiştir.