622 yılında gerçekleşen Hicret, İslam tarihi için yalnızca Mekke'den Medine'ye yapılan bir göç değil; aynı zamanda Yesrib'in 'Medinetü'n-Nebi' (Peygamber Şehri) haline gelerek yeni bir medeniyetin ve İslam toplumunun kurulduğu tarihi bir dönüm noktasıdır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Medine'ye ulaştığında birbirine küskün kabileleri barıştırmış; Mescid-i Nebi, Suffe, Muâhât (Kardeşlik Antlaşması), Medine Sözleşmesi ve Medine Pazarı gibi adımlarla huzur, adalet ve kardeşlik temelli örnek bir İslam toplumu inşa etmiştir.
1. Mescid-i Nebi'nin İnşası ve Toplumsal İşlevleri
Hicret yolculuğu sırasında Kuba'da ilk mescit olan Kuba Mescidi'ni inşa eden ve Ranuna Vadisi'nde ilk Cuma namazını kıldıran Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Medine'ye vardığında devesi Kusva'nın çöktüğü arsayı Sehl ve Süheyl adlı iki yetim kardeşten bedelini ödeyerek satın aldı. Bu arsa üzerine bizzat taş ve kerpiç taşıyarak Mescid-i Nebi'yi (Peygamber Mescidi) inşa etti.
Mescid-i Nebi, İslam toplumunun kalbi oldu. Burada günde beş vakit cemaatle namaz kılınmasının yanı sıra; devlet işleri görüşülüp istişare ediliyor, yabancı elçiler kabul ediliyor, adli davalar karara bağlanıyor, ihtiyaç sahiplerine yardımlar dağıtılıyor ve İslam eğitim-öğretim faaliyetleri yürütülüyordu. Ayrıca namaz vakitlerini bildirmek üzere sahabilerden Abdullah b. Zeyd ve Hz. Ömer'in gördüğü rüya üzerine ezan okunmaya başlandı ve ilk müezzin Hz. Bilal-i Habeşi (r.a.) oldu.
2. Suffe ve Ashâb-ı Suffe: İlim Тоplumunun Temeli
Mescid-i Nebi'nin avlusunun bir kısmına hurma dallarıyla gölgelik yapılarak Suffe adı verilen bölüm oluşturuldu. Burada hem Mekke'den hicret edip Medine'de evi ve ailesi bulunmayan fakir sahabiler barınıyor hem de gün boyu Kur'an-ı Kerim, okuma-yazma ve İslam dininin esasları öğreniliyordu. Bu yönüyle Suffe, İslam tarihinin ilk yatılı okulu ve üniversitesi niteliğindedir.
Suffe'de kalarak kendilerini ilme adayan öğrencilere Ashâb-ı Suffe (veya Ehl-i Suffe) denilmiştir. Başta bizzat Peygamber Efendimiz (s.a.v.) olmak üzere Abdullah b. Mes'ud, Muaz b. Cebel ve Ubade b. Samit gibi alim sahabiler burada ders vermiştir. İslam'ı yeni kabul eden kabilelere gönderilen muallimler (öğretmenler) Ashâb-ı Suffe arasından seçilmiştir.
3. Ensar - Muhacir Kardeşliği (Muâhât) ve Îsâr Ruhu
İnançları uğruna Mekke'deki evlerini, mallarını ve akrabalarını geride bırakarak Medine'ye göç eden Müslümanlara Muhacir; onlara kucak açıp her türlü yardımı yapan Medineli Müslümanlara ise Ensar (Yardımcılar) adı verilmiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Medine'de 먼저 yıllarca birbiriyle savaşmış olan Evs ve Hazrec kabilelerini İslam kardeşliği potasında barıştırdı.
Ardından Enes b. Malik'in evinde her bir Muhaciri bir Ensar ile eşleştirerek Muâhât (Kardeşlik Antlaşması) ilan etti. Ensar, Muhacir kardeşleriyle evlerini, bahçelerini ve işlerini yarı yarıya paylaşmak istedi; Muhacirler ise kardeşlerine yük olmamak için alın teriyle çalışıp ticarete ve üretime katıldılar. Kendisi ihtiyaç içinde olsa bile mümin kardeşini kendi nefsine tercih etme erdemine îsâr denilmiş ve Ensar bu ahlakıyla Haşr suresi 9. ayette Yüce Allah tarafından övülmüştür.
4. Medine Sözleşmesi (Medine Vesikası)
Hicret sonrasında Medine'de Müslümanlar (Ensar ve Muhacir), Yahudi kabileleri (Kaynuka, Nadir, Kurayza) ve henüz Müslüman olmamış Araplar bir arada yaşıyordu. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), şehirde toplumsal barışı, can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla tüm grupların temsilcileriyle görüşerek 47 maddelik Medine Sözleşmesi'ni (Medine Vesikası) hazırladı.
Tarihin bilinen ilk yazılı anayasalarından biri kabul edilen bu sözleşmeye göre: 1. Medine'de yaşayan herkes din ve vicdan hürriyetine sahiptir ('Yahudilerin dini kendilerine, Müslümanların dini kendilerinedir'), 2. Medine'ye dışarıdan bir saldırı olursa şehir ortaklaşa savunulacaktır, 3. Zulüm ve haksızlık yapan kimse kabile ayrımı gözetilmeksizin cezalandırılacaktır, 4. Aralarında çıkacak anlaşmazlıklarda son karar mercii (devlet başkanı ve başhakem) Hz. Muhammed (s.a.v.) olacaktır.
5. Ekonomik Bağımsızlık: Medine İslam Pazarı
Hicretten önce Medine'deki ticaret hayatı tamamen Yahudilerin kontrolündeki Kaynuka çarşısında dönüyor; bu çarşıda faiz, karaborsacılık, hileli ölçü ve ağır yer vergileri uygulanıyordu. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Müslümanların ekonomik bağımsızlığını kazanması ve İslam ticaret ahlakının yerleşmesi için yeni bir yer belirleyerek Medine İslam Pazarı'nı kurdu.
Hz. Peygamber (s.a.v.), 'Burası sizin pazarınızdır; burada yer daraltılmaz ve kimseden pazar vergisi alınmaz' buyurdu. Sık sık pazarı denetleyerek ölçü ve tartıda dürüstlüğü kontrol etti. Bir gün çuvalın altındaki ıslak buğdayı gizleyen bir satıcıyı görünce 'Bizi aldatan bizden değildir!' buyurarak ticaret ahlakının temel ilkesini ilan etti.
6. Nüfus Sayımı ve Sosyal Dayanışma Kurumları
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Medine'deki Müslümanların sayısını ve savunma gücünü belirlemek amacıyla İslam tarihinin ilk nüfus sayımını yaptırdı ve yaklaşık 1500 Müslümanın ismi kayıt altına alındı. Şehrin sınırları taşlarla işaretlenerek Medine 'Harem (güvenli ve dokunulmaz) bölge' ilan edildi ve şehir içindeki ağaçların kesilmesi, hayvanların avlanması yasaklanarak çevre koruma bilinci yerleştirildi.
Böylece ibadette Mescid-i Nebi, eğitimde Suffe, sosyal hayatta Muâhât, hukukta Medine Sözleşmesi ve ekonomide Medine Pazarı ile tam donanımlı, huzurlu ve adil bir İslam toplumu inşa edilmiş oldu.
Örnekler
Örnek 1Mescid-i Nebi'nin günümüzdeki camilerden farklı olarak üstlendiği toplumsal ve idari görevlerden dört tanesini yazınız.
Cevabı göster
1. İbadet ve cemaatle namaz merkezi olması, 2. Suffe bölümüyle eğitim ve öğretim okulu olması, 3. Devlet işlerinin istişare edildiği ve yabancı elçilerin kabul edildiği yönetim merkezi olması, 4. Toplumsal yardımlaşma ve adli davaların çözüldüğü merkez olması.
Örnek 2Suffe nedir ve Ashâb-ı Suffe İslam'ın yayılmasına nasıl katkıda bulunmuştur?
Cevabı göster
Suffe, Mescid-i Nebi'nin bitişiğinde kurulan ve İslam'ın ilk yatılı eğitim kurumu olan bölümdür. Burada kalan Ashâb-ı Suffe, bizzat Peygamberimizden Kur'an ve sünnet ilmini öğrenmiş, hadislerin sonraki nesillere aktarılmasını sağlamış ve diğer şehirlere öğretmen (muallim) olarak giderek İslam'ı anlatmıştır.
Örnek 3Ensar ve Muhacir kavramlarını tanımlayarak aralarında yapılan 'Muâhât' (Kardeşlik Antlaşması) uygulamasının amacını açıklayınız.
Cevabı göster
Muhacir, Mekke'den Medine'ye göç eden Müslümanlara; Ensar ise onlara yardım eden Medineli Müslümanlara denir. Muâhât uygulaması ile Muhacirlerin barınma ve geçim sorunları çözülmüş, kabilecilik anlayışı yıkılarak 'iman kardeşliği' temelli kenetlenmiş bir toplum oluşturulmuştur.
Örnek 4Medine Sözleşmesi'nin farklı inanç gruplarının bir arada yaşaması açısından taşıdığı iki temel ilkeyi belirtiniz.
Cevabı göster
1. Din ve vicdan özgürlüğü ilkesi: Her topluluk kendi inancını yaşamakta serbest bırakılmıştır. 2. Ortak vatan savunması ve hukukun üstünlüğü ilkesi: Medine'ye dışarıdan yapılacak saldırılara karşı şehir birlikte savunulacak ve haksızlık yapan kimseye destek verilmeyecektir.
Örnek 5Peygamber Efendimiz (s.a.v.) neden Medine'de Müslümanlara ait yeni bir pazar yeri kurmuştur?
Cevabı göster
Müslümanları faiz, hile ve ağır vergilerin uygulandığı Yahudi pazarlarına bağımlı olmaktan kurtarıp ekonomik bağımsızlık kazandırmak ve dürüst, helal ticaret ahlakını yerleştirmek amacıyla Medine İslam Pazarı'nı kurmuştur.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Mescid-i Nebi'nin bitişiğinde kurulan, kimsesiz sahabilerin barındığı ve İslam'ın ilk eğitim kurumu kabul edilen bölüme ne ad verilir?
Mescid-i Nebi'deki eğitim bölümüne 'Suffe', burada ilim öğrenen sahabilere ise 'Ashâb-ı Suffe' denir.
2Peygamber Efendimizin (s.a.v.) hicretten sonra Mekkeli Muhacirler ile Medineli Ensar'ı birbirleriyle kardeş ilan etmesine İslam tarihinde ne ad verilir?
Ensar ile Muhacir arasında yapılan kardeşlik antlaşmasına 'Muâhât' (kardeşleştirme) denir.
3Aşağıdakilerden hangisi Medine Sözleşmesi'nin (Medine Vesikası) maddelerinden veya sonuçlarından biri DEĞİLDİR?
Medine Sözleşmesi gayrimüslimleri sürgün etmemiş, aksine farklı inanç gruplarının barış içinde bir arada yaşama kurallarını belirlemiştir.
4Medine'de yıllarca birbirleriyle savaşmış olan ve İslam sayesinde barışarak 'Ensar' unvanını alan iki büyük kabile hangileridir?
Medineli Müslümanları (Ensar'ı) oluşturan iki büyük Arap kabilesi Evs ve Hazrec kabileleridir.
5Bir müminin kendisi ihtiyaç içinde olsa bile din kardeşini kendi nefsine tercih ederek elindekini onunla paylaşması erdemine ne ad verilir?
Ensar'ın Muhacir kardeşlerine gösterdiği 'kardeşini kendi nefsine tercih etme' cömertliğine 'îsâr' denir.
6Aşağıdaki ifadelerin doğru (D) ya da yanlış (Y) olduğunu belirleyiniz.
- Mescid-i Nebi'nin arsası iki yetim kardeşten bedeli ödenerek satın alınmış ve inşasında Peygamberimiz bizzat çalışmıştır.
Sehl ve Süheyl adlı iki yetimin hakkı korunarak bedeli ödenmiştir.
- İslam tarihinde ezan uygulaması Mekke döneminde başlamıştır.
Ezan uygulaması hicretten sonra Medine'de Mescid-i Nebi'nin inşasıyla başlamıştır.
- İlk müezzin, gür ve güzel sesiyle ezan okuyan Hz. Bilal-i Habeşi (r.a.) olmuştur.
Hz. Bilal (r.a.) İslam'ın ilk müezzinidir.
- Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Medine İslam Pazarı'nda tüccarlardan yüksek miktarda yer vergisi alınmasını emretmiştir.
Tam tersine, yer daraltılmamasını ve kimseden pazar vergisi alınmamasını emrederek ticareti teşvik etmiştir.
- Ashâb-ı Suffe içinden yetişen sahabiler İslam'ı öğretmek üzere farklı bölgelere muallim (öğretmen) olarak gönderilmiştir.
Suffe, İslam'ın öğretmen yetiştiren ilk eğitim merkezi olmuştur.
- Mescid-i Nebi'nin arsası iki yetim kardeşten bedeli ödenerek satın alınmış ve inşasında Peygamberimiz bizzat çalışmıştır.
7Medine döneminde İslam toplumunu oluşturan kavramları açıklamalarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
8Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Hicretten önce 'Yesrib' olarak bilinen şehrin adı hicretten sonra Peygamber Şehri anlamında olmuştur.
- Peygamber Efendimizin (s.a.v.) Medine'de inşa ettirdiği mescide adı verilir.
- Ashâb-ı Suffe'nin en meşhur öğrencilerinden olan ve en çok hadis rivayet eden sahabi (r.a.)'dir.
- Peygamberimiz Medine Pazarı'nda ıslak buğdayı gizleyen satıcıya 'Bizi bizden değildir!' buyurmuştur.
- Müslümanları namaza davet etmek için okunan uygulaması Medine'de başlamıştır.
Önce bütün boşlukları doldurun.
9Peygamber Efendimizin (s.a.v.) Medine'ye hicret ettikten sonra sağlıklı ve güçlü bir İslam toplumu kurmak için gerçekleştirdiği 4 temel faaliyeti ve bunların hangi toplumsal ihtiyacı karşıladığını açıklayınız.
1. ipucu: 1. İpucu: Mescid-i Nebi ve Suffe'nin ibadet ve eğitim ihtiyacını nasıl karşıladığını belirtin.
2. ipucu: 2. İpucu: Muâhât (sosyal dayanışma), Medine Sözleşmesi (hukuk/barış) ve Medine Pazarı'nı (ekonomi) açıklayın.
Cevap: 1. Mescid-i Nebi ve Suffe'nin İnşası: Müslümanların cemaatle ibadet etme, devlet işlerini istişare etme ve ilim öğrenme (eğitim) ihtiyacını karşılamıştır. 2. Muâhât (Ensar-Muhacir Kardeşliği): Göç eden Muhacirlerin barınma ve geçim sorununu çözerek toplumsal dayanışmayı sağlamıştır. 3. Medine Sözleşmesi: Farklı din ve kabileler arasında hukuki güvence ve toplumsal barışı tesis etmiştir. 4. Medine Pazarı: Müslümanların ekonomik bağımsızlığını ve dürüst ticaret ortamını sağlamıştır.
Kısaca
- Peygamber Efendimizin (s.a.v.) Medine'de İslam toplumunu oluşturmak için attığı ilk adım Mescid-i Nebi'nin inşasıdır.
- Mescid-i Nebi yalnızca namaz kılınan bir ibadethane değil; aynı zamanda eğitim merkezi (Suffe), devlet yönetim yeri ve toplumsal dayanışma merkezi olmuştur.
- Mescid-i Nebi'nin bitişiğinde kurulan 'Suffe' İslam'ın ilk eğitim kurumu olup, burada ilim öğrenen sahabilere 'Ashâb-ı Suffe' (Ehl-i Suffe) denilmiştir.
- Mekke'den göç eden Muhacirler ile Medineli Ensar arasında 'Muâhât' (Kardeşlik Antlaşması) yapılarak tarihin en eşsiz yardımlaşma ve 'îsâr' (kardeşini kendine tercih etme) örneği sergilenmiştir.
- Medine'de yaşayan Müslümanlar, Yahudiler ve diğer kabileler arasında toplumsal barışı ve ortak savunmayı sağlayan 'Medine Sözleşmesi' (tarihin ilk yazılı anayasası) imzalanmıştır.
- Müslümanların ekonomik bağımsızlığını kazanması ve dürüst ticaret ilkelerinin yerleşmesi için Medine İslam Pazarı kurulmuş ve ilk nüfus sayımı yapılmıştır.