Geçen haftalarda Peygamberimizin (s.a.v.) Kur'an'ı açıkladığını, hüküm koyduğunu ve vahyi bizzat yaşayarak öğrettiğini gördük. Bu hafta onun bir başka önemli görevine, insanları inançtaki, kalpteki ve toplumdaki kötülüklerden arındırmasına (tezkiye) odaklanıyoruz. Putlara tapan, kız çocuklarını diri diri gömen, soyuyla övünen bir toplumun nasıl kısa sürede merhametli, dürüst ve kardeşçe yaşayan bir topluluğa dönüştüğünü nebevi uygulamalarla birlikte inceleyeceğiz. Göreceğiz ki Peygamberimiz insanları azarlayarak değil; sabırla, aşama aşama ve tövbe kapısını hep açık tutarak arındırmıştır.
Tezkiye: Peygamberimizin Arındırma Görevi ve Kur'anî Dayanakları
Arapçada tezkiye kelimesi “temizlemek, arındırmak, geliştirmek ve bereketlendirmek” anlamlarına gelir. Zekâtın da aynı kökten gelmesi tesadüf değildir: Zekât malı temizler, tezkiye ise insanın inancını, kalbini ve davranışlarını kötülüklerden temizleyip güzelliklerle geliştirir. Bakara suresi 151. ayette “Nitekim kendi içinizden size ayetlerimizi okuyan, sizi arındıran, size Kitap ve hikmeti öğreten ve bilmediklerinizi öğreten bir peygamber gönderdik.” buyrulur. Bu ayet, Peygamberimizin görevleri arasında arındırmayı açıkça sayar.
Bu görev, Hz. İbrahim'in duasının da cevabıdır. Hz. İbrahim ile oğlu Hz. İsmail, Kâbe'nin temellerini yükseltirken “Rabbimiz! Onlara içlerinden; ayetlerini okuyacak, onlara Kitap ve hikmeti öğretecek ve onları arındıracak bir peygamber gönder.” diye dua etmişlerdir (Bakara, 129). Cuma suresi 2. ayette ise bu peygamberin gönderildiği toplumun daha önce “apaçık bir sapıklık içinde” olduğu hatırlatılır. Âl-i İmrân suresi 164. ayette de aynı görevler, Allah'ın müminlere bir lütfu olarak anılır.
Kur'an-ı Kerim, kurtuluşun arınmaya bağlı olduğunu da bildirir: “Nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir. Onu kötülüklere gömen ise ziyana uğramıştır.” (Şems, 9-10) ve “Arınan kurtuluşa ermiştir.” (A'lâ, 14). Peygamberimiz bu arınma yolunu insanlara göstermiş, onlara rehberlik etmiştir. Kendisi de “Allah'ım! Nefsime takvasını ver, onu arındır; sen onu arındıranların en hayırlısısın.” diye dua etmiştir (Müslim). Bu dua, arınmanın asıl olarak Allah'ın yardımıyla gerçekleştiğini, insanın ise bunun için gayret etmesi gerektiğini gösterir.
| Dayanak | Mealin Özü | Tezkiye Görevine Katkısı |
|---|---|---|
| Bakara, 129 | Hz. İbrahim'in arındıracak bir peygamber gönderilmesi duası | Görevin köklü bir dua ile istendiğini gösterir. |
| Bakara, 151 | Ayetleri okuyan, sizi arındıran bir peygamber gönderdik. | Arındırmayı peygamberlik görevleri arasında sayar. |
| Cuma, 2 | Onları arındıran bir peygamber... Hâlbuki daha önce apaçık bir sapıklık içindeydiler. | Arınmadan önceki durumu hatırlatır. |
| Şems, 9-10 | Nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir. | Kurtuluşun arınmaya bağlı olduğunu bildirir. |
| Peygamberimizin duası (Müslim) | Nefsime takvasını ver, onu arındır. | Arınmada Allah'tan yardım istemeyi öğretir. |
İnancı Şirkten ve Batıl İnançlardan Arındırması
Peygamberimizin arındırma görevi önce inançtan başlamıştır. Çünkü insanın düşüncesi ve davranışı, inandığı şeylere göre şekillenir. Mekke'de on üç yıl boyunca Allah'ın birliğini (tevhid) anlatmış, insanları elleriyle yaptıkları putlara tapmaktan vazgeçirmeye çalışmıştır. Mekke'nin fethinde (630) Kâbe'ye girdiğinde çevresinde üç yüz altmış put bulunuyordu. Peygamberimiz elindeki değnekle onlara dokunarak “Hak geldi, batıl yok oldu. Şüphesiz batıl yok olmaya mahkûmdur.” (İsrâ, 81) ayetini okumuş ve putlar yıkılmıştır (Buhârî, Müslim). Böylece Allah'ın evi şirkin bütün izlerinden temizlenmiştir.
Cahiliye toplumunda kuşların uçuş yönüne, bazı aylara ve hayvanlara uğursuzluk yüklenir, insanlar kararlarını bu inançlara göre verirdi. Peygamberimiz “Hastalığın kendiliğinden bulaşması, uğursuzluk, baykuş ve safer ayı (uğursuzluğu) yoktur.” buyurmuş, ardından “Tefe'ül (iyiye yorma, güzel söz) hoşuma gider.” diyerek insanları kötümserlikten iyimserliğe yöneltmiştir (Buhârî, Müslim). Kâhinlere ve falcılara başvurmayı da yasaklamış, “Kim bir kâhine gider de onun söylediğini doğrularsa Muhammed'e indirileni inkâr etmiş olur.” buyurmuştur (Ebû Dâvûd, Tirmizî). Çünkü Kur'an'a göre gaybı yalnız Allah bilir (Neml, 65).
Peygamberimiz batıl bir inancı kendi lehine olsa bile düzeltmiştir. Oğlu İbrahim'in vefat ettiği gün güneş tutulmuş, bazı insanlar güneşin İbrahim'in ölümü yüzünden tutulduğunu söylemeye başlamıştı. Bu söz, Peygamberimizin ailesine bir yücelik yüklüyordu; ancak o, hemen insanları toplamış ve “Güneş ve ay Allah'ın ayetlerinden iki ayettir. Hiç kimsenin ölümü veya doğumu sebebiyle tutulmazlar. Bunu gördüğünüzde Allah'a dua edin ve namaz kılın.” buyurmuştur (Buhârî, Müslim). Bu olay, Peygamberimizin hakikati her şeyin üstünde tuttuğunu ve insanları hurafelerden arındırırken kişisel çıkarı hiç gözetmediğini gösterir.
| Cahiliye İnancı | Peygamberimizin Düzeltmesi | Kaynak |
|---|---|---|
| Putlara tapmak | Kâbe'deki putları İsrâ 81. ayeti okuyarak yıktırması | Buhârî, Müslim |
| Uğursuzluk inancı | Uğursuzluk yoktur; iyiye yorma hoşuma gider. | Buhârî, Müslim |
| Kâhin ve falcılara inanmak | Kâhini doğrulayan, indirileni inkâr etmiş olur. | Ebû Dâvûd, Tirmizî |
| Tutulmaları ölüm ve doğumlara bağlamak | Güneş ve ay kimsenin ölümü veya doğumu için tutulmaz. | Buhârî, Müslim |
Kalbi ve Dili Kötü Huylardan Arındırması
Peygamberimiz “Ben ancak güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.” buyurmuştur (Ahmed b. Hanbel, Müsned). Güzel ahlakı tamamlamak, önce kalpteki ve dildeki kötü huyları temizlemekle mümkündür. Bir adam Peygamberimize gelip kendisine öğüt vermesini istemiş, Peygamberimiz “Kızma.” buyurmuştur. Adam isteğini birkaç kez tekrar etmiş, Peygamberimiz her seferinde yine “Kızma.” demiştir (Buhârî). Başka bir hadiste de “Güçlü kimse güreşte rakibini yenen değildir. Asıl güçlü olan, öfke anında kendine hâkim olandır.” buyurarak (Buhârî, Müslim) gücün ölçüsünü değiştirmiştir.
Peygamberimiz kalbi zehirleyen duygulara karşı da müminleri uyarmıştır: “Birbirinize buğzetmeyin, haset etmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin. Ey Allah'ın kulları! Kardeş olun.” (Buhârî, Müslim). Kibir konusunda ise “Kalbinde zerre kadar kibir bulunan kimse cennete giremez.” buyurmuş; bunu duyan biri güzel elbise ve ayakkabı giymeyi sevdiğini söyleyince “Allah güzeldir, güzeli sever. Kibir, hakkı kabul etmemek ve insanları küçük görmektir.” diye açıklamıştır (Müslim). Böylece temiz ve bakımlı olmanın kibir değil, insanları hor görmenin kibir olduğunu öğretmiştir.
Dil, en kolay günah işlenen organlardan biridir. Peygamberimiz “Doğruluk iyiliğe, iyilik de cennete götürür. Yalan kötülüğe, kötülük de cehenneme götürür.” buyurmuştur (Buhârî, Müslim). Sahabeye gıybetin ne olduğunu sormuş ve “Kardeşini hoşlanmayacağı bir şeyle anmandır.” cevabını vermiştir. “Söylediğim şey kardeşimde varsa?” diye soran kişiye de “Söylediğin şey onda varsa gıybet etmiş olursun; yoksa iftira etmiş olursun.” buyurmuştur (Müslim). Hucurât suresi 12. ayette gıybet, ölmüş kardeşinin etini yemeye benzetilir. Peygamberimiz “Müslüman, elinden ve dilinden Müslümanların emin olduğu kimsedir.” (Buhârî, Müslim) sözüyle de dilin arındırılmasını imanın bir göstergesi saymıştır.
| Kötü Huy | Nebevi Uyarı | Kaynak |
|---|---|---|
| Öfke | Kızma. / Güçlü, öfke anında kendine hâkim olandır. | Buhârî, Müslim |
| Haset ve kin | Haset etmeyin, buğzetmeyin; kardeş olun. | Buhârî, Müslim |
| Kibir | Kibir, hakkı kabul etmemek ve insanları küçük görmektir. | Müslim |
| Yalan | Yalan kötülüğe, kötülük cehenneme götürür. | Buhârî, Müslim |
| Gıybet | Kardeşini hoşlanmayacağı bir şeyle anmandır. | Müslim |
Cahiliye Âdetlerinden ve Toplumsal Kötülüklerden Arındırması
Peygamberimizin getirdiği değişimi en iyi anlatanlardan biri, Habeşistan'a hicret eden Müslümanların sözcüsü Hz. Câfer b. Ebû Tâlib'dir. Necâşî'nin huzurunda şöyle demiştir: “Ey hükümdar! Biz putlara tapan, leş yiyen, hayasızlık yapan, akrabalık bağını koparan, komşuya kötülük eden ve güçlümüzün zayıfımızı ezdiği bir topluluktuk. Allah bize içimizden; soyunu, doğruluğunu, güvenilirliğini ve iffetini bildiğimiz bir peygamber gönderdi. Bizi tek olan Allah'a ibadete çağırdı; doğru sözlü olmayı, emanete riayeti, akrabayı gözetmeyi, komşuya iyiliği emretti.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned). Bu konuşma, tezkiyenin bir toplumda nasıl somut bir değişime dönüştüğünü gösterir.
Cahiliye toplumunun en acı âdetlerinden biri, bazı ailelerin kız çocuklarını diri diri toprağa gömmesiydi. Kur'an-ı Kerim bu zulmü şiddetle kınar: “Diri diri toprağa gömülen kız çocuğuna hangi günah sebebiyle öldürüldüğü sorulduğunda...” (Tekvîr, 8-9). Peygamberimiz ise kız çocuklarını sevmeyi ve yetiştirmeyi büyük bir fazilet saymış, “Kim iki kız çocuğunu ergenlik çağına erinceye kadar yetiştirirse kıyamet gününde ben ve o şöyle geliriz.” buyurarak parmaklarını birleştirmiştir (Müslim). Kızı Hz. Fâtıma yanına geldiğinde ayağa kalkıp onu karşılaması, kız çocuğuna verdiği değerin canlı bir örneğidir.
Soyla, renkle ve zenginlikle övünmek de cahiliyenin kökleşmiş huylarındandı. Bir gün Ebû Zer (r.a.) tartıştığı bir adamı annesi yüzünden ayıplamıştı. Peygamberimiz ona “Ey Ebû Zer! Onu annesiyle mi ayıpladın? Sen kendisinde cahiliye huyu bulunan bir adamsın. Onlar sizin kardeşlerinizdir.” buyurmuştur (Buhârî). Ebû Zer bu uyarıdan sonra hizmetindeki kişiye kendi giydiğinin aynısını giydirir olmuştur. Veda Hutbesi'nde de Peygamberimiz “Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın Araba; beyazın siyaha, siyahın beyaza üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takva iledir.” buyurmuştur (Ahmed b. Hanbel, Müsned). Bu söz, Hucurât suresi 13. ayetteki “Allah katında en değerliniz, O'na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır.” ilkesinin toplumsal hayata yansımasıdır.
| Cahiliye Âdeti | Nebevi Uygulama | Dayanak |
|---|---|---|
| Kız çocuklarını diri diri gömmek | Kız çocuğu yetiştirmeyi cennette kendisine yakınlık sebebi sayması | Tekvîr, 8-9; Müslim |
| Soy ve renkle övünmek | Ebû Zer'i uyarması; Veda Hutbesi'nde üstünlüğün takvada olduğunu bildirmesi | Hucurât, 13; Buhârî; Ahmed b. Hanbel |
| Güçlünün zayıfı ezmesi | Adaleti herkese eşit uygulaması | Nisâ, 135 |
| Akrabalık bağını koparmak | Akrabayı gözetmeyi emretmesi | Hz. Câfer'in konuşması (Ahmed b. Hanbel) |
| Komşuya kötülük etmek | Komşuya iyiliği imanın gereği sayması | Buhârî, Müslim |
İbadetlerin Arındırıcı Gücü
Peygamberimiz ibadetleri yalnız yapılması gereken görevler olarak değil, insanı manevi kirlerden temizleyen birer arınma yolu olarak da öğretmiştir. Bir gün sahabeye şöyle sormuştur: “Ne dersiniz, birinizin kapısının önünden bir nehir aksa da o kişi her gün orada beş defa yıkansa, üzerinde kirden bir şey kalır mı?” Sahabe “Hiçbir kir kalmaz.” deyince “İşte beş vakit namaz da böyledir; Allah onlarla günahları siler.” buyurmuştur (Buhârî, Müslim). Ankebût suresi 45. ayette de “Şüphesiz namaz, hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar.” buyrulur.
Arınma, namazdan önce abdestle başlar. Peygamberimiz “Temizlik imanın yarısıdır.” buyurmuştur (Müslim). Başka bir hadiste de bir müminin abdest alırken yüzünü yıkadığında gözleriyle işlediği günahların, ellerini yıkadığında elleriyle işlediği günahların suyla birlikte döküldüğünü bildirmiştir (Müslim). Böylece abdest hem bedeni hem de kalbi temizleyen bir hazırlık olmuştur. Oruç ise yalnız aç kalmak değildir. Peygamberimiz “Kim yalan söylemeyi ve yalanla iş görmeyi bırakmazsa, Allah'ın onun yemesini içmesini bırakmasına ihtiyacı yoktur.” buyurarak (Buhârî) orucun dili ve davranışı da arındırması gerektiğini öğretmiştir.
Zekât adını taşıyan ibadet, kelime anlamıyla da arınmadır. Tevbe suresi 103. ayette Peygamberimize “Onların mallarından sadaka al ki onunla onları temizleyesin ve arındırasın.” buyrulur. Zekât, malı başkalarının hakkından; kalbi de cimrilik ve dünya hırsından temizler. Hac için de Peygamberimiz “Kim Allah için hac eder de hac sırasında kötü söz ve davranışta bulunmaz, günaha dalmazsa annesinden doğduğu gün gibi günahlarından arınmış olarak döner.” buyurmuştur (Buhârî, Müslim). Dikkat edilirse bütün bu hadislerde ibadetin arındırıcı olması, insanın ibadet sırasında ve sonrasında kötü söz ve davranıştan uzak durmasına bağlanmıştır.
| İbadet | Arındırıcı Yönü | Kaynak |
|---|---|---|
| Abdest | Temizlik imanın yarısıdır; günahlar suyla birlikte dökülür. | Müslim |
| Namaz | Günde beş kez yıkanılan nehir gibidir; kötülükten alıkoyar. | Buhârî, Müslim; Ankebût, 45 |
| Oruç | Yalanı bırakmayanın açlığının bir anlamı yoktur. | Buhârî |
| Zekât | Malı ve kalbi temizler, arındırır. | Tevbe, 103 |
| Hac | Kötü söz ve davranıştan sakınan, doğduğu gün gibi arınır. | Buhârî, Müslim |
Arındırmada Nebevi Yöntem: Yumuşaklık, Aşamalılık ve Tövbe
Peygamberimiz insanları kötülüklerden arındırırken onları utandırmayı, kırmayı veya korkutmayı değil, kalplerini kazanmayı amaçlamıştır. Bir gün çölden gelen bir bedevi Mescid-i Nebevi'nin bir köşesine idrarını yapmış, sahabe ona müdahale etmek için ayağa kalkmıştı. Peygamberimiz “Onu bırakın, idrarının üzerine bir kova su dökün. Siz kolaylaştırıcılar olarak gönderildiniz, zorlaştırıcılar olarak gönderilmediniz.” buyurmuştur (Buhârî). Ardından bedeviye mescitlerin namaz, zikir ve Kur'an okumak için olduğunu sakin bir dille anlatmıştır. Bir gün de bir genç gelip Peygamberimizden zina etmek için izin istemiş; Peygamberimiz onu azarlamadan yanına çağırmış, “Bunu annen için ister misin? Kız kardeşin için ister misin?” diye sorarak düşündürmüş, sonra elini gencin göğsüne koyup “Allah'ım! Günahını bağışla, kalbini temizle, iffetini koru.” diye dua etmiştir (Ahmed b. Hanbel, Müsned). O gençten sonra böyle bir şeye yönelmediği bildirilir.
Kökleşmiş alışkanlıklar bir anda değil, aşama aşama (tedrîc) terk ettirilmiştir. Hz. Aişe şöyle der: “Kur'an'dan ilk inenler, cennet ve cehennemin anlatıldığı surelerdir. İnsanlar İslam'a yönelince helal ve haram ayetleri indi. Eğer ilk inen ‘İçki içmeyin.’ olsaydı, ‘İçkiyi asla bırakmayız.’ derlerdi.” (Buhârî). Gerçekten de içki önce zararının faydasından büyük olduğu bildirilerek (Bakara, 219), sonra sarhoşken namaza yaklaşılmaması emredilerek (Nisâ, 43), en sonunda da kesin olarak yasaklanarak (Mâide, 90-91) terk ettirilmiştir. Rivayetlere göre kesin yasak ilan edildiğinde Medine sokaklarında içki kapları dökülmüştür (Buhârî, Müslim). Peygamberimiz önce imanı güçlendirmiş, sonra davranışları değiştirmiştir.
Peygamberimiz hata eden insanlara umut kapısını hiç kapatmamıştır: “Âdemoğlunun hepsi hata eder. Hata edenlerin en hayırlısı tövbe edenlerdir.” (Tirmizî, İbn Mâce). Ayrıca “Nerede olursan ol Allah'tan kork; kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki onu silsin; insanlara güzel ahlakla davran.” buyurmuştur (Tirmizî). Günümüzde de arınma bu yolla sürer: Sosyal medyada alay ve gıybetten uzak durmak, öfkelenince yazmadan önce beklemek, bir arkadaşı kırdığında özür dilemek, yaptığı hatayı bir iyilikle telafi etmek ve her gün kendini gözden geçirmek, nebevi tezkiyenin bir öğrencinin hayatındaki karşılıklarıdır.
| Nebevi Uygulama | Kullandığı Yöntem | Günümüzdeki Karşılığı |
|---|---|---|
| Mescitteki bedeviye yumuşak davranması | Kolaylaştırma, öfkesiz öğretme | Hata yapan arkadaşı herkesin önünde azarlamamak |
| Kötülüğe izin isteyen gence sorular sorması | Düşündürme, empati kurdurma ve dua | Kişinin kendini karşısındakinin yerine koymasını sağlamak |
| İçkinin üç aşamada yasaklanması | Aşamalılık (tedrîc) | Kötü bir alışkanlığı adım adım bırakmak |
| Hata edenlerin en hayırlısı tövbe edenlerdir. | Umut kapısını açık tutma | Hatayı kabul edip özür dilemek |
| Kötülüğün arkasından iyilik yap. | Telafi etme | Kırdığı birine iyilikle gönlünü almak |
Örnekler
Örnek 1Bakara suresi 151. ayette Peygamberimizin hangi görevleri sayılmaktadır? Bu görevlerden “arındırma” (tezkiye) neyi ifade eder?
Cevabı göster
1. adım: Ayette dört görev sayılır: ayetleri okumak, insanları arındırmak, Kitap ve hikmeti öğretmek, bilinmeyenleri öğretmek. 2. adım: Tezkiye kelimesi temizlemek, arındırmak ve geliştirmek anlamına gelir. 3. adım: Peygamberimiz insanların inancını şirk ve hurafelerden, kalbini öfke, haset ve kibirden, davranışlarını da cahiliye âdetlerinden temizlemiştir. Sonuç: Tezkiye, insanın kötülüklerden arındırılıp güzel ahlakla donatılmasıdır; Peygamberimiz bu görevi Allah'ın emriyle yerine getirmiştir.
Örnek 2Peygamberimizin oğlu İbrahim'in vefat ettiği gün güneş tutulmuş ve bazı insanlar bunu İbrahim'in ölümüne bağlamıştır. Peygamberimizin bu duruma tepkisi, onun arındırma görevi hakkında bize ne söyler?
Cevabı göster
1. adım: İnsanların sözü Peygamberimizin ailesine bir yücelik yüklüyordu; yani yanlış inanç onun lehineydi. 2. adım: Peygamberimiz buna rağmen “Güneş ve ay Allah'ın ayetlerinden iki ayettir. Hiç kimsenin ölümü veya doğumu sebebiyle tutulmazlar.” buyurmuştur (Buhârî, Müslim). 3. adım: Ardından insanları dua etmeye ve namaz kılmaya yönlendirmiştir. Sonuç: Peygamberimiz, kişisel çıkarı olsa bile batıl inancı düzeltmiş, insanların zihnini hurafelerden arındırmış ve onları Allah'a yöneltmiştir.
Örnek 3Kendisinden öğüt isteyen adama Peygamberimiz defalarca “Kızma.” demiştir. Ayrıca “Güçlü kimse, öfke anında kendine hâkim olandır.” buyurmuştur. Bu iki sözü birlikte değerlendiriniz.
Cevabı göster
1. adım: Peygamberimiz öğüdü tekrar ederek öfkenin birçok kötülüğün kaynağı olduğunu vurgulamıştır (Buhârî). 2. adım: İnsanlar gücü bedensel kuvvetle ölçerken Peygamberimiz asıl gücün öfkeyi yenmek olduğunu söylemiştir (Buhârî, Müslim). 3. adım: Öfkeye hâkim olan kişi kırıcı söz, kavga ve haksızlıktan korunur. Sonuç: Peygamberimiz, gücün ölçüsünü değiştirerek insanları öfke gibi kötü bir huydan arındırmayı ve iradeyi güçlendirmeyi öğretmiştir.
Örnek 4Ebû Zer, tartıştığı bir adamı annesi yüzünden ayıplamış; Peygamberimiz ona “Sen kendisinde cahiliye huyu bulunan bir adamsın.” buyurmuştur. Bu olayı Hucurât suresi 13. ayet ve Veda Hutbesi ile ilişkilendiriniz.
Cevabı göster
1. adım: Bir insanı soyu, annesi veya rengi yüzünden aşağılamak cahiliye dönemine ait bir huydur. 2. adım: Peygamberimiz, sevdiği bir sahabeyi bile bu konuda açıkça uyarmıştır (Buhârî). 3. adım: Hucurât 13. ayet en değerli kişinin Allah'a karşı en çok sakınan olduğunu; Veda Hutbesi de hiçbir ırkın ve rengin diğerine üstün olmadığını bildirir. 4. adım: Ebû Zer uyarıdan sonra hizmetindeki kişiye kendi giydiğinin aynısını giydirmiştir. Sonuç: Peygamberimiz toplumu ırkçılık ve soy övünmesinden arındırmış, üstünlüğün yalnız takvada olduğunu öğretmiştir.
Örnek 5Peygamberimiz namazı, kapının önünden akan ve içinde günde beş kez yıkanılan bir nehre benzetmiştir. Bu benzetmeyi açıklayınız ve oruçla ilgili hadisle karşılaştırınız.
Cevabı göster
1. adım: Günde beş kez yıkanan bir insanda kir kalmayacağı gibi, beş vakit namaz kılan kişinin günahları da silinir (Buhârî, Müslim). 2. adım: Ankebût 45. ayet, namazın hayasızlık ve kötülükten alıkoyduğunu bildirir. 3. adım: Oruç hadisinde ise yalanı bırakmayan kişinin aç kalmasının bir anlamı olmadığı belirtilir (Buhârî). Sonuç: İki hadis birlikte, ibadetlerin arındırıcı olduğunu; ancak bu arınmanın insanın kötü söz ve davranışlardan da uzak durmasıyla tamamlandığını gösterir.
Örnek 6Mescide idrarını yapan bedeviye müdahale etmek isteyen sahabeye Peygamberimiz “Onu bırakın.” demiştir. Bu tutumu Hz. Aişe'nin içkinin aşamalı yasaklanmasıyla ilgili sözüyle birlikte değerlendiriniz.
Cevabı göster
1. adım: Peygamberimiz bedevinin yarıda kesilmesine izin vermemiş, yerin su dökülerek temizlenmesini istemiş ve “Siz kolaylaştırıcılar olarak gönderildiniz.” buyurmuştur (Buhârî). 2. adım: Sonra bedeviye mescidin ne için olduğunu sakin bir dille anlatmıştır. 3. adım: Hz. Aişe, ilk önce iman konularının indiğini, içki yasağı ilk inseydi insanların “Asla bırakmayız.” diyeceklerini söylemiştir (Buhârî). Sonuç: İki örnek de Peygamberimizin arındırmada yumuşaklık ve aşamalılık yöntemini kullandığını gösterir: Önce kalp kazanılır, sonra davranış düzeltilir.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1“Nitekim kendi içinizden size ayetlerimizi okuyan, sizi arındıran, size Kitap ve hikmeti öğreten ve bilmediklerinizi öğreten bir peygamber gönderdik.” (Bakara, 151) ayetinde altı çizilmesi gereken “arındırma” görevini ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Tezkiye, insanı inanç, ahlak ve davranış yönünden kötülüklerden arındırmak anlamına gelir. Tebyin açıklama, teşri hüküm koyma, tebliğ ise vahyi ulaştırmadır.
2Peygamberimizin Mekke'nin fethinde Kâbe'deki putlara değnekle dokunarak “Hak geldi, batıl yok oldu.” (İsrâ, 81) ayetini okuması, öncelikle hangi alanda arındırmaya örnektir?
Putların yıkılması, Allah'a ortak koşmanın (şirk) sembollerinin ortadan kaldırılmasıdır. Bu, inancın tevhid doğrultusunda arındırılmasına örnektir (Buhârî, Müslim).
3Peygamberimiz kibrin ne olduğunu soran sahabeye aşağıdakilerden hangisini söylemiştir?
Peygamberimiz “Allah güzeldir, güzeli sever. Kibir, hakkı kabul etmemek ve insanları küçük görmektir.” buyurmuştur (Müslim). Temiz ve güzel giyinmek kibir sayılmamıştır.
4Hz. Aişe, içkiyi yasaklayan ayetin ilk inen ayet olsaydı insanların “İçkiyi asla bırakmayız.” diyeceklerini söylemiştir. Bu söz, Peygamberimizin arındırma yöntemlerinden hangisini en iyi açıklar?
İçki önce Bakara 219, sonra Nisâ 43 ve en sonunda Mâide 90-91. ayetlerle aşama aşama yasaklanmıştır. Önce iman güçlendirilmiş, sonra davranış değiştirilmiştir (Buhârî).
5Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.
- Şems suresi 9-10. ayetlere göre nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir.
Ayette “Nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir. Onu kötülüklere gömen ise ziyana uğramıştır.” buyrulur.
- Peygamberimiz uğursuzluk inancını desteklemiş, insanların bazı günlerden kaçınmasını istemiştir.
Peygamberimiz “Uğursuzluk yoktur.” buyurmuş, iyiye yormanın (tefe'ül) hoşuna gittiğini söylemiştir (Buhârî, Müslim).
- Peygamberimize göre gıybet, kardeşini hoşlanmayacağı bir şeyle anmaktır.
Bu tanım Peygamberimizin sahabeye verdiği cevaptır (Müslim). Söylenen şey kişide yoksa iftira olur.
- Peygamberimiz mescide idrarını yapan bedevinin sertçe cezalandırılmasını emretmiştir.
Peygamberimiz “Onu bırakın.” demiş, yere su dökülmesini istemiş ve bedeviye yumuşaklıkla öğretmiştir (Buhârî).
- Tevbe suresi 103. ayete göre zekât, onu verenleri temizler ve arındırır.
Ayette “Onların mallarından sadaka al ki onunla onları temizleyesin ve arındırasın.” buyrulur.
- Şems suresi 9-10. ayetlere göre nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir.
6Aşağıdaki nebevi sözleri veya uygulamaları arındırdıkları kötülükle eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Peygamberimizin insanları inanç, ahlak ve davranış yönünden kötülüklerden arındırma görevine denir.
- “Nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir.” anlamındaki ayet suresinde yer alır.
- Peygamberimiz, hakkı kabul etmemeyi ve insanları küçük görmeyi olarak tanımlamıştır.
- Peygamberimiz beş vakit namazı, günde beş kez yıkanılan bir benzetmiştir.
- “Hata edenlerin en hayırlısı edenlerdir.” hadisi umut kapısının açık olduğunu gösterir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Aşağıdaki üç durumu inceleyiniz: (a) Hz. Câfer'in Necâşî'ye “Biz putlara tapan, akrabalık bağını koparan, güçlümüzün zayıfımızı ezdiği bir topluluktuk...” diyerek Peygamberimizden önceki ve sonraki hâllerini anlatması, (b) Peygamberimizin kötülüğe izin isteyen gence “Bunu annen için ister misin?” diye sorup ardından onun için dua etmesi, (c) Peygamberimizin oruç tutup yalanı bırakmayan kişinin aç kalmasının bir anlamı olmadığını söylemesi. Her biri için arındırmanın hangi alanda gerçekleştiğini, Peygamberimizin kullandığı yöntemi ve bugün bir öğrencinin bundan nasıl yararlanabileceğini belirleyiniz.
1. ipucu: 1. adım: Her durumun toplumsal hayat, bireysel ahlak (kalp ve irade) veya ibadet alanlarından hangisine ait olduğunu belirleyiniz.
2. ipucu: 2. adım: Peygamberimizin bu durumda değer kazandırma, düşündürme ve dua etme ya da ibadetin amacını açıklama yollarından hangisini kullandığını yazınız.
3. ipucu: 3. adım: Her durum için günlük hayatınızda uygulayabileceğiniz somut bir davranış bulunuz.
Cevap: (a) Alan: Toplumsal hayat. Peygamberimiz tevhid inancıyla birlikte doğruluk, emanete riayet, akrabayı gözetme ve komşuya iyilik gibi değerleri kazandırarak toplumu cahiliye âdetlerinden arındırmıştır (Ahmed b. Hanbel, Müsned). Yöntem: Önce inancı düzeltmek, sonra bu inancın doğurduğu güzel değerleri yaşatmak. Öğrenci için: Akrabalarını ziyaret etmek, komşularına ve sınıftaki yalnız kalan arkadaşlarına iyilik yapmak, güçsüzün yanında durmak. (b) Alan: Bireysel ahlak ve irade. Peygamberimiz genci azarlamamış, ona sorular sorarak kendini başkalarının yerine koymasını sağlamış, ardından “Allah'ım! Günahını bağışla, kalbini temizle, iffetini koru.” diye dua etmiştir (Ahmed b. Hanbel, Müsned). Yöntem: Yumuşaklık, düşündürme (empati) ve dua. Öğrenci için: Yanlış bir şey yapmak isteyen arkadaşını kırmadan, “Bu sana yapılsa hoşuna gider miydi?” diye düşündürmek ve onun iyiliğini istemek. (c) Alan: İbadet. Peygamberimiz orucun yalnız aç kalmak olmadığını, dili ve davranışı da yalandan arındırması gerektiğini öğretmiştir (Buhârî). Yöntem: İbadetin asıl amacını açıklamak. Öğrenci için: İbadetlerini yaparken aynı zamanda yalan, kırıcı söz ve gıybetten uzak durmak; ibadetin güzel ahlaka yansımasına dikkat etmek. Sonuç: Üç durum da Peygamberimizin Bakara 151. ayette bildirilen arındırma (tezkiye) görevini toplumda, kalpte ve ibadette nasıl yerine getirdiğini; bunu sertlikle değil şefkat, sabır ve hikmetle yaptığını gösterir.
Kısaca
- Tezkiye görevi: Bakara 151 ve Cuma 2. ayetler, Peygamberimizin ayetleri okuma, Kitap ve hikmeti öğretme görevlerinin yanında insanları arındırmakla da görevlendirildiğini bildirir.
- İnancın arındırılması: Peygamberimiz Mekke'nin fethinde Kâbe'deki putları kaldırmış; uğursuzluk, kâhinlik ve tutulmaları ölümlere bağlama gibi batıl inançları düzeltmiştir.
- Kalbin ve dilin arındırılması: “Kızma.”, “Birbirinize haset etmeyin; ey Allah'ın kulları kardeş olun.” gibi sözleriyle öfke, yalan, haset, kibir ve gıybet gibi kötü huylardan sakındırmıştır.
- Toplumun arındırılması: Kız çocuklarını gömme, soyla övünme ve insanları renginden dolayı aşağılama gibi cahiliye âdetlerini ortadan kaldırmış; üstünlüğün yalnız takvada olduğunu öğretmiştir (Hucurât, 13).
- İbadetlerin arındırıcılığı: Namazı günde beş kez yıkanılan bir nehre benzetmiş; abdest, oruç, zekât ve haccın insanı günah ve kötülüklerden temizlediğini bildirmiştir.
- Nebevi yöntem: Mescide idrarını yapan bedeviye yumuşak davranması, kötülüğe izin isteyen gence sevgiyle yaklaşması ve içkinin aşama aşama yasaklanması, arındırmanın sabır ve şefkatle yapıldığını gösterir.