İçeriğe geç

12. sınıf · Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi · 4. hafta (5-9 Ekim 2026)

İslam Medeniyetinde Öne Çıkan Eğitim ve Bilim Kurumları: Mescit, Mektep, Medrese, Dârülkurrâ, Dârülhadis, Beytülhikme, Kütüphane, Rasathane ve Şifahane

1. ÜNİTE: İSLAM VE BİLİM teması · Konu özeti

Etkinlikler
Bu hafta

İslam dininin 'Oku!' emriyle başlayan ilim yolculuğu, kısa sürede Mekke'deki Dârülerkam'dan Medine'deki Suffe'ye, Bağdat'taki Beytülhikme'den Semerkant Rasathanesi'ne, Kayseri Gevher Nesibe Şifahanesi'nden İstanbul'daki Sahn-ı Seman ve Süleymaniye medreselerine uzanan muazzam bir eğitim ve bilim kurumları ağına dönüşmüştür. İslam medeniyetinde camiler ibadetin yanında nasıl birer üniversite işlevi görmüştür? Kur'an ve hadis ihtisas eğitimi veren Dârülkurrâ ve Dârülhadisler, tercüme akademisi olan Beytülhikme ve ruh hastalarını musikiyle tedavi eden şifahaneler nasıl çalışmıştır? Bu hafta İslam medeniyetini asırlarca bilimin zirvesinde tutan eğitim ve bilim kurumlarımızı inceleyeceğiz.

1. İlk Eğitim Merkezleri: Dârülerkam, Mescit/Cami, Suffe ve Mektep

İslam medeniyetinde ilim ve eğitim faaliyetleri vahyin ilk yıllarıyla birlikte başlamıştır. Mekke döneminde müşriklerin baskısı sebebiyle Müslümanlar ilk eğitim ve tebliğ çalışmalarını genç sahabi Hz. Erkam b. Ebu'l-Erkam'ın Safâ tepesi yakınındaki evi olan 'Dârülerkam'da yürütmüşlerdir. Hicret'ten hemen sonra Medine'de bizzat Hz. Peygamber'in (s.a.v.) önderliğinde inşa edilen 'Mescid-i Nebevî' ise yalnız bir ibadethane değil; aynı zamanda devlet işlerinin görüşüldüğü ve ilim halkalarının kurulduğu ilk büyük eğitim merkezi olmuştur.

Mescid-i Nebevî'nin bitişiğinde, evi ve ailesi olmayan fakir veya bekâr sahabilerin barınması ve ilim öğrenmesi için üstü hurma dallarıyla örtülü 'Suffe' adı verilen bir bölüm yapılmıştır. Burada kalan ve vakitlerini Hz. Peygamber'den Kur'an, yazı ve dini ilimler öğrenmeye adayan öğrencilere 'Ashâb-ı Suffe' (Suffe Ashabı) denilmiştir. En çok hadis rivayet eden sahabi Hz. Ebû Hüreyre (r.a.) başta olmak üzere yüzlerce âlim sahabi bu ilk yatılı İslam üniversitesinde yetişmiş ve öğretmen olarak diğer kabilelere gönderilmiştir. Daha sonraki asırlarda Kurtuba, Ezher, Emeviyye, Süleymaniye ve Fatih camileri gibi tüm büyük camilerde sütunların dibinde kurulan 'ders halkaları' (halaka) geleneği asırlarca devam etmiştir.

Çocukların temel eğitimi için ise camilerin dışında müstakil olarak 'Mektep' veya 'Küttâb' adı verilen ilköğretim okulları açılmıştır. Hz. Peygamber'in Bedir Savaşı'nda esir alınan müşrikleri 'on Müslüman çocuğa okuma-yazma öğretmeleri' karşılığında serbest bırakması, İslam'ın temel eğitime verdiği önemin en açık kanıtıdır. Bu kurumlar Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde 'Sıbyan Mektebi' (Mahalle Mektebi / Taş Mektep) adını almış; 5-6 yaşına gelen kız ve erkek çocuklara Kur'an-ı Kerim, temel dini bilgiler, güzel ahlak, yazı ve aritmetik (hesap) öğretilmiştir.

İLK DÖNEM EĞİTİM KURUMLARI: MESCİT, SUFFE VE MEKTEPDârülerkam, Mescit ve Ashâb-ı Suffe• Mekke döneminde ilk eğitim merkezi: Dârülerkam• Medine'de Mescid-i Nebevî ibadet ve ilim merkezi oldu• Suffe: Mescid-i Nebevî bitişiğindeki ilk yatılı İslam üniversitesi; öğrencilerine Ashâb-ı Suffe denir• En meşhur Suffe talebesi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)• Camilerde 'ders halkaları' (halaka) geleneği doğduMektep (Küttâb) ve Sıbyan Mektepleri• İlköğretim düzeyindeki temel eğitim kurumlarıdır• Okuma-yazma, Kur'an-ı Kerim, temel dini bilgiler, güzel ahlak ve matematik (hesap) öğretilmiştir• Osmanlı'da 'Sıbyan Mektebi' veya 'Mahalle Mektebi' adıyla her caminin yanında açılmıştır• Çocukların okula başlaması 'Âmin Alayı' ile kutlanmıştır

2. Yükseköğretim ve İhtisas Kurumları: Medrese, Dârülkurrâ ve Dârülhadis

İslam dünyasında ilimlerin gelişmesi ve öğrenci sayısının artmasıyla birlikte camilerin yanında yatılı, vakıf destekli ve müstakil yükseköğretim kurumları olan 'Medreseler' (ders verilen yer) kurulmuştur. İlk medreseler 10. yüzyılda Horasan ve Maveraünnehir bölgesinde (Nişabur ve Buhara'da) ortaya çıkmış; Karahanlılar ve Gazneliler döneminde yaygınlaşmıştır. Ancak medrese tarihindeki en büyük dönüm noktası, Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan ve ünlü veziri Nizâmülmülk tarafından 1067 yılında Bağdat'ta kurulan 'Nizâmiye Medreseleri'dir.

İmam Gazzâlî'nin de başmüderrislik yaptığı Nizâmiye Medreselerinde öğrencilerin barınma, yemek, sağlık ve kırtasiye giderleri vakıflar tarafından ücretsiz karşılanmış; öğrencilere burs verilmiş ve belirli bir müfredat uygulanmıştır. Osmanlı Devleti'nde ilk medrese 1331'de Orhan Gazi tarafından İznik'te açılmış (ilk müderrisi Dâvûd-i Kayserî'dir); Fatih Sultan Mehmet'in kurduğu 'Sahn-ı Semân Medreseleri' ve Kanuni Sultan Süleyman'ın kurduğu 'Süleymaniye Medreseleri'nde naklî (dini) ilimlerin yanında matematik, astronomi, fizik, kimya ve tıp gibi aklî (felsefi ve fen) bilimler en üst düzeyde okutulmuştur.

Genel eğitim veren medreselerin yanı sıra belirli bir ilim dalında uzman yetiştiren ihtisas medreseleri de kurulmuştur: 1) Dârülkurrâ: Kur'an-ı Kerim'i tecvit ve mahreç kurallarına uygun olarak güzel okuma, hafızlık yapma ve 'Kıraat İlmi' (yedi ve on kıraat vecihleri) alanında uzman (kurrâ) yetiştiren ihtisas kurumlarıdır. 2) Dârülhadis: Hz. Peygamber'in (s.a.v.) hadislerini senet ve metin yönünden inceleyen, hadis usulü öğreten ve uzman hadis âlimi (muhaddis) yetiştiren yüksek ihtisas medreseleridir. Tarihte ilk müstakil Dârülhadis, 12. yüzyılda Nûreddin Mahmud Zengî tarafından Şam'da kurulan 'Nûriye Dârülhadisi'dir; Anadolu'da ise Çankırı Taş Mescit ve Konya İnce Minareli Medrese önemli örnekleridir.

YÜKSEKÖĞRETİM VE İHTİSAS KURUMLARI: MEDRESE, DÂRÜLKURRÂ, DÂRÜLHADİSMedrese (Yükseköğretim)• Nizamiye Medreseleri (1067, Alparslan ve Nizamülmülk) ilk büyük üniversite ağıdır• Osmanlı'da ilk medrese: İznik Medresesi (1331)• Sahn-ı Seman ve Süleymaniye Medreseleri zirve kurumlarıdırDârülkurrâ (Kur'an İhtisas)• Kur'an-ı Kerim'i güzel okuma, hafızlık ve 'Kıraat İlmi' alanında uzman yetiştiren ihtisas medreseleridir• Tecvit, mahreç ve aşere-takrib eğitimi verilmiştirDârülhadis (Hadis İhtisas)• Hadis ilimlerinde uzman (muhaddis) yetiştiren yüksek ihtisas kurumlarıdır• İlk Dârülhadis: Şam'da Nûreddin Zengî tarafından kurulan Nûriye Dârülhadisi'dir

3. Bilim Akademisi ve Tercüme Merkezi: Beytülhikme ve Kütüphaneler

İslam bilim tarihinin altın çağını başlatan en önemli araştırma kurumu, Abbasîler döneminde Bağdat'ta kurulan 'Beytülhikme'dir (Bilgelik Evi). Temelleri Halife Harun Reşid döneminde saray kütüphanesi (Hizânetü'l-Hikme) olarak atılan bu kurum, Halife Me'mûn döneminde (830 yılında) içinde dev bir kütüphane, tercüme bürosu, rasathane ve araştırma salonları bulunan tam teşekküllü bir 'Bilimler Akademisi'ne dönüştürülmüştür.

Beytülhikme'de Huneyn b. İshak, Sâbit b. Kurre, Kindî ve Hârizmî gibi farklı din ve milletlerden seçkin bilim insanları görev yapmıştır. Bizans, İran ve Hindistan'dan getirilen Yunanca, Süryanice, Farsça ve Sanskritçe felsefe, tıp, matematik, astronomi ve fizik eserleri Arapçaya tercüme edilmiş; sadece çeviriyle kalınmayıp bu eserler üzerinde yeni deneyler ve şerhler yapılarak dünya bilim mirası geliştirilmiştir. Ayrıca Fâtımîler döneminde Kahire'de kurulan 'Dârülhikme' (Dârülilim) de benzer bir bilim merkezi olarak hizmet vermiştir.

Kütüphaneler (Beytülkütüb / Dârülkütüb): Semerkant'ta Müslümanların 751 Talas Savaşı sonrasında kâğıt üretim tekniğini öğrenip Bağdat, Şam, Kahire ve Endülüs'te kâğıt fabrikaları kurmasıyla İslam dünyasında kitap sayısı patlama göstermiştir. Bağdat Beytülhikme, Endülüs'teki Kurtuba (400 bin cilt eser barındırıyordu), Kahire, Merâga ve İstanbul'daki Fatih, Süleymaniye, Beyazıt, Ragıp Paşa ve Köprülü kütüphaneleri, orta çağ Avrupa'sında manastırlarda sadece birkaç yüz kitabın zincirle bağlı tutulduğu dönemde halka açık kültür hazineleri olmuştur.

BİLİM VE ARAŞTIRMA MERKEZLERİ: BEYTÜLHİKME, RASATHANE VE KÜTÜPHANEBeytülhikme (Bilgelik Evi)• Abbasîler döneminde Bağdat'ta (Harun Reşid ve Me'mûn) kurulan bilim akademisidir• Yunanca, Süryanice, Farsça ve Sanskritçe eserler Arapçaya tercüme edilmiştirRasathane (Gözlemevi)• Astronomi gözlemlerinin yapıldığı bilim merkezleridir• Bağdat Şemmâsiye, Merâga (Nasîrüddin Tûsî), Semerkant (Uluğ Bey) ve İstanbul (Takıyyüddin) rasathaneleriKütüphane (Beytülkütüb)• Kurtuba, Bağdat, Kahire, Semerkant ve İstanbul'da yüz binlerce ciltlik vakıf kütüphaneleri kuruldu• Beytülhikme, Dârülilim ve Süleymaniye Kütüphanesi

4. Astronomi ve Gözlem Merkezleri: Rasathaneler (Gözlemevleri)

İslam dininde namaz vakitlerinin güneşin hareketlerine göre belirlenmesi, Ramazan ve bayram hilalinin tespiti ve dünyanın her yerinden Kâbe yönünün (kıblenin) hatasız bulunması ihtiyacı, Müslümanları astronomi ve matematik (trigonometri) biliminde zirveye taşımıştır. Gök cisimlerinin hareketlerini gözlemlemek, yıldız katalogları (zîc) hazırlamak ve takvim hesaplamaları yapmak üzere kurulan gözlemevlerine 'Rasathane' (veya Mirsad / Dârü'r-Rasad) adı verilmiştir.

İslam tarihindeki ilk resmi rasathaneler, Abbasî Halifesi Me'mûn döneminde (9. yüzyılda) Bağdat'ta kurulan 'Şemmâsiye Rasathanesi' ile Şam yakınlarındaki 'Kâsiyûn Dağı Rasathanesi'dir. Burada çalışan astronomlar Dünya'nın çevresini ve eksen eğikliğini bugünkü değerlere çok yakın bir hassasiyetle ölçmüşlerdir. Daha sonra Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah döneminde Ömer Hayyam'ın çalıştığı 'İsfahan Rasathanesi' (Celâlî Takvimi burada hazırlanmıştır) kurulmuştur.

Rasathane tarihinin en parlak üç zirvesi şunlardır: 1) Merâga Rasathanesi (1259): İlhanlılar döneminde büyük âlim Nasîrüddin et-Tûsî tarafından Azerbaycan'ın Merâga şehrinde kurulmuştur; 400 bin ciltlik kütüphanesiyle uluslararası bir astronomi okulu olmuştur. 2) Semerkant Rasathanesi (1420): Timur'un torunu hem hükümdar hem de büyük bir matematikçi-astronom olan Uluğ Bey tarafından Semerkant'ta kurulmuştur. Burada Ali Kuşçu ve Kadızâde-i Rûmî gibi âlimlerle birlikte hazırlanan 'Zîc-i Uluğ Bey' (Uluğ Bey Yıldız Kataloğu), teleskopun icadına kadar dünyanın en doğru astronomi cetveli kabul edilmiştir. 3) İstanbul Rasathanesi (1577): Osmanlı döneminde ünlü astronom Takıyyüddin er-Râsıd tarafından Tophane sırtlarında kurulmuş, mekanik astronomik saatlerle çok hassas gözlemler yapılmıştır.

5. Tıp Eğitimi ve Sağlık Kurumları: Şifahaneler (Bîmâristan / Dârüşşifa)

Hz. Peygamber'in (s.a.v.) 'Ey Allah'ın kulları, tedavi olunuz! Çünkü Allah ihtiyarlık (ve ölüm) dışında yarattığı her hastalığın şifasını da yaratmıştır' (Ebû Dâvûd, Tıb, 1) hadisini rehber edinen Müslümanlar, tıp bilimine ve hastane mimarisine büyük önem vermişlerdir. İslam dünyasında hastanelere 'Şifahane', 'Bîmâristan', 'Mâristan', 'Dârüşşifa', 'Dârüssıhha' ve 'Dârülâfiye' gibi isimler verilmiştir.

Bu kurumlar yalnızca hastaların din, dil ve ırk ayrımı gözetilmeksizin ücretsiz muayene ve tedavi edildiği, ilaçlarının (külliyedeki eczaneden) ücretsiz verildiği sağlık merkezleri değil; aynı zamanda usta hekimlerin öğrencilerine hasta başında uygulamalı tıp eğitimi verdiği birer 'Tıp Fakültesi' olmuştur. Hendek Savaşı sırasında yaralıları tedavi etmek üzere Mescid-i Nebevî bahçesinde ilk seyyar savaş çadırını (hastanesini) kadın sahabi 'Rüfeyde el-Ensâriyye' (r.a.) kurmuştur. Kurumsal anlamda ilk bîmâristan ise Emevî Halifesi Velîd b. Abdülmelik tarafından 706 yılında Şam'da açılmıştır. Bağdat'taki Adudî Bîmâristanı (Ebû Bekir er-Râzî'nin başhekimlik yaptığı hastane) ve Kahire'deki Kalavun Bîmâristanı dünya tıp tarihinin şaheserleridir.

Türk-İslam dünyasında ve Anadolu'da kurulan şifahaneler ise mimarisi ve insani yaklaşımıyla çağının çok ilerisindedir: 1206 yılında Kayseri'de açılan 'Gevher Nesibe Dârüşşifası ve Tıp Medresesi' (dünyanın ilk müstakil tıp fakültesi), Sivas İzzeddin Keykâvus Dârüşşifası, Divriği Ulu Camii ve Turan Melek Dârüşşifası, Amasya Dârüşşifası (Sabuncuoğlu Şerefeddin'in görev yaptığı merkez), Edirne II. Bayezid Dârüşşifası ile İstanbul Fatih ve Süleymaniye Dârüşşifaları en meşhur örneklerdir. Orta çağ Avrupa'sında akıl ve ruh hastaları 'içine şeytan girmiş' denilerek yakılırken veya zincire vurulurken; İslam şifahanelerinde bu hastalar su şırıltısı, kuş sesleri, güzel kokular ve Türk musikisi makamlarıyla (müzikoterapi ile) şefkatle tedavi edilmiştir.

TIP EĞİTİMİ VE SAĞLIK KURUMLARI: ŞİFAHANE (BÎMÂRİSTAN / DÂRÜŞŞİFA)Şifahane (Bîmâristan / Dârüşşifa / Mâristan)• Hem hastaların ücretsiz tedavi edildiği hastane hem de uygulamalı tıp eğitimi verilen tıp fakültesidir• İlk kapsamlı bîmâristan Emevî Halifesi Velîd b. Abdülmelik tarafından 706'da Şam'da kurulmuştur• Ruh ve akıl hastaları su sesi, kuş sesi ve musiki makamlarıyla şefkatle tedavi edilmiştirAnadolu'da Öne Çıkan Tarihi Şifahaneler• Kayseri Gevher Nesibe Dârüşşifası (1206 - Dünyanın ilk müstakil tıp fakültesi ve hastanesi)• Sivas İzzeddin Keykâvus ve Divriği Turan Melek• Amasya Dârüşşifası ve Edirne II. Bayezid Dârüşşifası• İstanbul Fatih ve Süleymaniye Dârüşşifaları• Vakıf kültürüyle tüm insanlara hizmet vermiştir

6. İslam Eğitim ve Bilim Kurumlarının Ortak Özellikleri

İslam medeniyetinde kurulan mektep, medrese, dârülkurrâ, dârülhadis, beytülhikme, kütüphane, rasathane ve şifahaneler bütüncül olarak değerlendirildiğinde üç temel ortak özellik dikkat çeker: 1) Vakıf Sistemi ve Ücretsiz Hizmet: Bu kurumların tamamı hayırsever sultanlar, devlet adamları ve zengin müminlerin kurduğu 'vakıflar' tarafından finanse edilmiş; eğitim ve sağlık hizmetleri zengin-fakir herkese tamamen ücretsiz sunulmuştur.

2) Külliye (Kampüs) Bütünlüğü: Özellikle Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde merkezde büyük bir cami, etrafında ise medrese, dârüşşifa, kütüphane, aşevi (imaret) ve hamamdan oluşan 'Külliye' mimarisiyle din, bilim, sağlık ve sosyal yardımlaşma tek bir yaşam alanında birleştirilmiştir.

3) Din ve Bilim Uyumu: Camide ibadet edilirken hemen yanındaki medresede matematik, rasathanede astronomi ve şifahanede tıp eğitimi verilmiş; böylece İslam'da vahiy ile aklın, din ile bilimin ayrılmaz bütünlüğü kurumsal olarak somutlaştırılmıştır.

Örnekler

  1. Örnek 1İslam tarihinde Mekke ve Medine dönemlerinde kurulan ilk eğitim merkezleri hangileridir? 'Ashâb-ı Suffe' kavramını açıklayınız.

    Cevabı göster

    Mekke döneminde ilk eğitim ve tebliğ merkezi sahabi Hz. Erkam'ın evi olan 'Dârülerkam'dır. Medine döneminde ise 'Mescid-i Nebevî' ve onun bitişiğinde yapılan 'Suffe' ilk eğitim kurumları olmuştur. Suffe'de barınarak Hz. Peygamber'den (s.a.v.) Kur'an-ı Kerim, yazı ve dini ilimler öğrenen ve İslam'ın ilk yatılı üniversite öğrencileri sayılan sahabilere 'Ashâb-ı Suffe' denir.

  2. Örnek 2İslam eğitim tarihinde 'Medrese', 'Dârülkurrâ' ve 'Dârülhadis' kurumlarının işlevleri arasındaki farkı açıklayınız.

    Cevabı göster

    Medrese; hem dini (naklî) ilimlerin hem de matematik, astronomi ve tıp gibi aklî bilimlerin birlikte okutulduğu genel yükseköğretim (üniversite) kurumudur (Örn: Nizâmiye ve Sahn-ı Semân Medreseleri). Dârülkurrâ; sadece Kur'an-ı Kerim'i güzel okuma, hafızlık ve kıraat ilminde uzman yetiştiren ihtisas medresesidir. Dârülhadis ise hadis ilimlerinde uzman (muhaddis) yetiştiren yüksek ihtisas kurumudur.

  3. Örnek 3Abbasîler döneminde Bağdat'ta kurulan 'Beytülhikme'nin (Bilgelik Evi) İslam ve dünya bilim tarihindeki önemini belirtiniz.

    Cevabı göster

    Beytülhikme; Harun Reşid ve Me'mûn dönemlerinde Bağdat'ta kurulan, bünyesinde zengin bir kütüphane, tercüme merkezi ve rasathane barındıran ilk büyük İslam bilimler akademisidir. Yunanca, Süryanice, Farsça ve Sanskritçe bilim ve felsefe eserleri burada Arapçaya tercüme edilerek yok olmaktan kurtarılmış, geliştirilmiş ve asırlar sonra Avrupa'da Rönesans'ın doğmasına kaynaklık etmiştir.

  4. Örnek 4İslam medeniyetinde kurulan 'Rasathanelerin' (gözlemevlerinin) doğuş nedenlerini ve tarihteki en meşhur dört rasathaneyi yazınız.

    Cevabı göster

    Namaz vakitlerinin, Ramazan ve bayram hilalinin ve kıble yönünün hatasız tespit edilmesi ihtiyacı ile Kur'an'ın gökleri inceleme emri rasathanelerin kurulmasını sağlamıştır. En meşhur rasathaneler: 1) Bağdat Şemmâsiye Rasathanesi (Halife Me'mûn), 2) Merâga Rasathanesi (Nasîrüddin Tûsî), 3) Semerkant Rasathanesi (Uluğ Bey ve Ali Kuşçu), 4) İstanbul Rasathanesi (Takıyyüddin).

  5. Örnek 5'Şifahane' (Bîmâristan / Dârüşşifa) nedir? Orta çağ İslam şifahanelerini aynı dönemdeki Avrupa'dan ayıran en önemli özellikler nelerdir?

    Cevabı göster

    Şifahane; hastaların ücretsiz tedavi edildiği ve aynı zamanda tıp öğrencilerine uygulamalı tıp eğitimi verilen hastane-tıp fakültesi kurumudur (Örn: Kayseri Gevher Nesibe ve Edirne II. Bayezid Dârüşşifası). Orta çağ Avrupa'sında akıl hastaları yakılırken veya zincire vurulurken, İslam şifahanelerinde ruh ve akıl hastaları su sesi, kuş sesi ve musiki makamlarıyla (müzikoterapi ile) insani ve bilimsel yöntemlerle tedavi edilmiştir.

Etkinlikler

Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.

    Kısaca

    • İslam tarihinde ilk eğitim faaliyeti Mekke'de Hz. Erkam'ın evi olan 'Dârülerkam'da başlamış; Hicret'ten sonra Medine'de inşa edilen Mescid-i Nebevî ve onun bitişiğindeki 'Suffe', İslam'ın ilk yatılı üniversitesi olmuştur.
    • Çocuklara okuma-yazma, Kur'an-ı Kerim, temel dini bilgiler ve hesap öğretmek amacıyla açılan ilköğretim kurumlarına 'Mektep' (Küttâb), Osmanlı döneminde ise 'Sıbyan Mektebi' veya 'Mahalle Mektebi' adı verilmiştir.
    • Orta ve yükseköğretim düzeyinde hem dini hem de fen-tıp bilimlerinin okutulduğu kurumlara 'Medrese' denir; Büyük Selçuklu veziri Nizâmülmülk'ün 1067'de Bağdat'ta açtığı 'Nizâmiye Medresesi' dünyadaki modern üniversite sisteminin öncüsü kabul edilir.
    • Kur'an-ı Kerim'i güzel okuma, hafızlık ve kıraat ilminde uzman yetiştiren ihtisas medreselerine 'Dârülkurrâ'; hadis ilimlerinde uzman (muhaddis) yetiştiren yüksek kurumlara ise 'Dârülhadis' denir.
    • Abbasîler döneminde Bağdat'ta kurulan 'Beytülhikme' (Bilgelik Evi); Yunanca, Farsça, Süryanice ve Sanskritçe eserlerin Arapçaya çevrildiği, bünyesinde dev bir kütüphane ve rasathane barındıran en büyük bilim akademisidir.
    • Gök cisimlerini inceleyen 'Rasathaneler' (Bağdat, Merâga, Semerkant, İstanbul) ile hem hastaların ücretsiz tedavi edildiği hem de uygulamalı tıp eğitimi verilen 'Şifahaneler' (Bîmâristan / Dârüşşifa) İslam bilim tarihinin yüz akı kurumlarıdır.

    Bu dersin öteki kaynakları