İslam düşüncesinin kurucu disiplini olan kelam ilmi, inanç esaslarını yalnızca nakletmekle yetinmeyip onları akli temeller ve sağlam bir bilgi teorisi (epistemoloji) üzerinde açıklamayı hedefler. Birinci ünitemizi tamamladığımız bu haftada, kelam ilminin temel problemlerini (mesâil ve vesâil), kelamcılara göre doğru bilginin kaynaklarını, Ehl-i sünnet kelam ekollerini (Mâtürîdîlik ve Eş'arîlik) ve Kur'an'ın istidlâl yöntemini ortaya koyan Bakara suresi 163-164. ayetleri inceleyeceğiz.
1. Kelam İlminin Konuları: Mesâil (Usûl-i Selâse) ve Vesâil
Kelam âlimleri bu ilmin incelediği konuları mesâil (asıl konular / amaçlar) ve vesâil (araç konular / öncüller) olmak üzere iki ana başlıkta ele almışlardır. Mesâil, İslam akaidini oluşturan ve Usûl-i Selâse (Üç Temel Esas) adı verilen inanç konularıdır: 1) İlâhiyyât: Allah'ın varlığı, birliği, sıfatları ve yaratma fiilleri; 2) Nübüvvât: Peygamberlik, vahiy, mucize ve ilahi kitaplar; 3) Sem'iyyât (Meâd): Yalnızca vahiy ve nakil yoluyla bilinebilen ahiret, kabir, kıyamet, hesap, cennet ve cehennem konuları.
Vesâil ise inanç esaslarını akli olarak ispatlamak için kelamcıların başvurduğu epistemoloji (bilgi kuramı) ve ontoloji (varlık kuramı) konularıdır. Bilginin tanımı, bilgi kaynakları, cevher, araz, cisim, atom (cüz'ün lâ yetecezzâ), nedensellik ve âlemin sonradan yaratılmışlığı (hudûs) gibi konular kelam ilminde 'vesâil' kapsamında incelenir.
2. Kelam İlminde Bilgi Kaynakları (Esbâb-ı İlim)
İslam kelamcıları, şüphecilik (sofizm/septisizm) akımlarına karşı nesnel ve kesin bilginin mümkün olduğunu savunmuş ve eserlerinin ilk bölümünü Esbâb-ı İlim (Bilginin Kaynakları) konusuna ayırmışlardır. Kelam ilmine göre herkes için bağlayıcı olan üç bilgi kaynağı vardır: 1) Havâss-ı Selîme (Sağlam Duyular): İşlevini sağlıklı biçimde yerine getiren beş duyu organıdır; dış dünyadaki tikel varlıkların bilgisine ulaşmayı sağlar.
2) Akl-ı Selîm (Sağlam Akıl): Önyargılardan arınmış, doğru düşünen akıldır. Akıl, hem apaçık ilkeleri (zarurî/bedîhî bilgi: bütünün parçadan büyük olması gibi) doğrudan kavrar hem de duyular ve haberlerden hareketle akıl yürütme (nazar ve istidlâl) yaparak yeni bilgilere ulaşır. 3) Haber-i Sâdık (Doğru Haber): Gerçeğe uygunluğu kesin olan haberdir ve ikiye ayrılır: a) Yalan üzere birleşmeleri aklen imkânsız olan bir topluluğun aktardığı mütevâtir haber, b) Mucize ile desteklenmiş peygamber haberi (vahiy).
3. Ehl-i Sünnet Kelam Ekolleri: Mâtürîdîlik ve Eş'arîlik
10. yüzyılda bir yandan nakli ihmal edip aşırı akılcılığa kayan Mu'tezile'ye, diğer yandan aklı tamamen dışlayıp naklin zahirine takılan Selefî/Haşevî eğilimlere karşı akıl ile vahyi (nakli) uzlaştıran Ehl-i sünnet kelam ekolleri doğmuştur. Türkistan coğrafyasında Semerkantlı büyük âlim Ebû Mansûr el-Mâtürîdî (ö. 944), Ebû Hanîfe'nin itikadi görüşlerini sistemleştirerek Mâtürîdîlik ekolünü kurmuş ve Kitâbü't-Tevhîd adlı şaheserini kaleme almıştır.
Irak coğrafyasında (Basra ve Bağdat) ise 40 yaşına kadar Mu'tezile içinde bulunduktan sonra Ehl-i sünnet çizgisine geçen Ebû'l-Hasan el-Eş'arî (ö. 936), Eş'arîlik ekolünü kurmuş ve el-İbâne ile el-Lüma' adlı eserlerini yazmıştır. Bâkıllânî, Cüveynî, Gazzâlî ve Fahreddin er-Râzî Eş'arîliğin; Ebü'l-Muîn en-Nesefî, Pezdevî ve Sâbûnî ise Mâtürîdîliğin en önemli temsilcileri olmuşlardır.
4. Kur'an'dan Mesajlar: Bakara Suresi 163-164. Ayetler
Bakara suresi 163. ayette وَإِلٰهُكُمْ إِلٰهٌ وَاحِدٌ لَا إِلٰهَ إِلَّا هُوَ الرَّحْمٰنُ الرَّحِيمُ ('Sizin ilahınız bir tek ilahtır; O'ndan başka ilah yoktur; O Rahmân'dır, Rahîm'dir.') buyrularak İslam akaidinin temel tezi olan tevhit ilan edilir. Hemen ardından gelen 164. ayette ise bu tevhit gerçeğini kanıtlayan evrendeki altı büyük kozmolojik ve teleolojik (gaye-nizam) delil sıralanır.
Bu deliller şunlardır: 1) Göklerin ve yerin eşsiz yaratılışı, 2) Gece ile gündüzün şaşmaz bir düzenle birbirini izlemesi, 3) İnsanlara fayda sağlayan yüklerle denizde akıp giden gemiler (suyun kaldırma kuvveti yasası), 4) Allah'ın gökten indirdiği suyla ölümünden sonra toprağı diriltmesi, 5) Yeryüzünde her çeşit canlıyı (dâbbe) yayması, 6) Rüzgârları ve gökle yer arasında emre amade duran bulutları evirip çevirmesi. Ayet, لَآيَاتٍ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ ('Şüphesiz bütün bunlarda aklını kullanan bir topluluk için kesin deliller/işaretler vardır.') ifadesiyle tamamlanarak eserden müessire (sanattan Sanatkâr'a) akıl yürütme yöntemini öğretir.
5. Kelam İlminin İslami İlimler İçindeki Konumu
İslam düşünce geleneğinde kelam ilmi, dinin temel ilkelerini (usûlü'd-dîn) belirlediği ve kanıtladığı için bütün İslami ilimlerin en üst ve kurucu disiplini (külli ilim) kabul edilmiştir. Ünlü âlim Cürcânî ve Gazzâlî'nin belirttiği üzere; tefsir, hadis ve fıkıh gibi diğer ilimler (cüz'î ilimler), kendi çalışma alanlarının meşruiyetini kelam ilminin kanıtladığı öncüllerden alırlar.
Örneğin müfessirin Kur'an'ı Allah kelamı olarak yorumlayabilmesi, muhaddisin Hz. Peygamber'in sözünü hüccet kabul edebilmesi ve fakihin ilahi emirlerden hüküm çıkarabilmesi için önce kelam ilminin 'Allah'ın varlığını, kelam sıfatını ve Hz. Muhammed'in hak peygamber olduğunu' akli delillerle ispatlamış olması gerekir.
6. Çağdaş İnanç Problemleri Karşısında Kelamın Önemi
Tarih boyunca materyalizm, pozitivizm, deizm, ateizm, agnostisizm ve nihilizm gibi felsefi akımlar farklı kılıklarda ortaya çıkmıştır. Kelam ilmi, durağan bir ezber ilmi değil; her çağın zihin dünyasına ve bilimsel verilerine göre tevhit inancını yeniden savunan dinamik bir düşünce sistemidir.
Bugün modern astrofizik, kuantum fiziği ve moleküler biyolojinin ortaya koyduğu hassas ayar (fine-tuning) ve kozmik düzen verileri, Bakara suresi 164. ayette işaret edilen kelamî nizam delilini çağdaş bilimin diliyle çok daha güçlü biçimde desteklemektedir.
Örnekler
Örnek 1Kelam ilminde 'mesâil' ve 'vesâil' kavramları ne anlama gelir? Her birine ikişer örnek veriniz.
Cevabı göster
- Mesâil: Kelam ilminin asıl amacını oluşturan inanç esaslarıdır (Usûl-i Selâse). Örnek: Allah'ın varlığı ve birliği (ilâhiyyât), peygamberlik (nübüvvât) ve ahiret hayatı (sem'iyyât). - Vesâil: İnanç esaslarını akli olarak açıklamak ve kanıtlamak için araç olarak incelenen bilgi ve varlık konularıdır. Örnek: Bilginin kaynakları (epistemoloji) ve cevher-araz-atom teorisi (ontoloji).
Örnek 2Kelam ilmine göre doğru bilginin kaynakları (esbâb-ı ilim) nelerdir? Sezgi ve ilham neden bu kaynaklar arasında sayılmaz?
Cevabı göster
Kelamda doğru bilginin kaynakları üçtür: 1) Havâss-ı selîme (sağlam duyular), 2) Akl-ı selîm (sağlam akıl), 3) Haber-i sâdık (mütevâtir haber ve peygamber haberi). Sezgi, ilham ve rüya ise kişiye özel (sübjektif) olduğu, herkesi bağlayıcı nesnel bir denetime tabi tutulamadığı için akaidde genel bilgi kaynağı kabul edilmez.
Örnek 3Mâtürîdîlik ve Eş'arîlik ekollerinin 'Allah'ı akılla bilme sorumluluğu' ve 'iyi-kötü (hüsün-kubuh)' konularındaki görüş farklarını açıklayınız.
Cevabı göster
Mâtürîdîliğe göre insan, kendisine peygamber tebliği ulaşmasa bile aklıyla evrendeki düzenden hareketle Allah'ın varlığını bilmekle yükümlüdür ve akıl pek çok davranışın iyi (hüsün) veya kötü (kubuh) olduğunu kavrayabilir. Eş'arîliğe göre ise akıl Allah'ı kavrayabilse bile dini sorumluluk ancak peygamber gönderildikten sonra başlar ve bir şeyin iyi veya kötü oluşu yalnızca ilahi vahiyle (şer'an) belirlenir.
Örnek 4Bakara suresi 163 ve 164. ayetlerde tevhit inancını kanıtlamak için evrenden hangi örnekler verilmektedir?
Cevabı göster
Bakara 163. ayette Allah'ın tek ilah olduğu bildirildikten sonra 164. ayette şu 6 kanıt sunulur: 1) Göklerin ve yerin yaratılışı, 2) Gece ve gündüzün ardı ardına gelişi, 3) İnsanlara fayda veren yüklerle denizde yüzen gemiler, 4) Gökten indirilen suyla ölü toprağın diriltilmesi, 5) Yeryüzünde her türlü canlının yayılması, 6) Rüzgârların ve bulutların belli bir düzenle yönlendirilmesi.
Örnek 5Kelam ilmi neden diğer İslami ilimlerin (tefsir, hadis, fıkıh) temeli ve 'küllî ilim' olarak kabul edilir?
Cevabı göster
Çünkü tefsir Kur'an'ı, hadis sünneti, fıkıh ise ibadet hükümlerini inceler; ancak bütün bu ilimlerin geçerli olabilmesi için önce Allah'ın varlığının, vahyin gerçekliğinin ve Hz. Muhammed'in peygamberliğinin kanıtlanması gerekir. Bu temel ilkeleri (usûlü'd-dîn) ispatlayan ilim kelam olduğu için kelam 'küllî (kurucu) ilim' sayılır.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Kelam ilminde ahiret, kıyamet, haşir, mizan, cennet ve cehennem gibi yalnızca vahiy ve doğru haber yoluyla bilinebilen konuları ifade eden terim aşağıdakilerden hangisidir?
İşitilerek yani vahiy ve nakil yoluyla öğrenilen gaybî ve uhrevi inanç konularına kelam ilminde 'Sem'iyyât' (veya Meâd) denir.
2Kelam âlimlerine göre aşağıdakilerden hangisi dinî inanç esaslarının tespitinde herkesi bağlayıcı kesin bilgi kaynakları (esbâb-ı ilim) arasında yer almaz?
Keşif, ilham ve rüya öznel (sübjektif) ve kişiye özel olduğu için kelam ilminde bağlayıcı genel bilgi kaynağı kabul edilmez.
3Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.
- Semerkant'ta yetişen İmam Mâtürîdî'nin kelam alanındaki en önemli eseri 'Kitâbü't-Tevhîd'dir.
Kitâbü't-Tevhîd, Mâtürîdî kelam sisteminin bilgi teorisini ve inanç esaslarını ortaya koyan kurucu eserdir.
- Mâtürîdîlik ekolüne göre kendisine peygamber daveti ulaşmayan bir kimse aklıyla Allah'ın varlığını bilmekle sorumlu değildir.
Bu görüş Eş'arîliğe aittir; Mâtürîdîliğe göre ise insan kendisine peygamber ulaşmasa bile aklıyla Yaratıcı'nın varlığını ve birliğini bulmakla yükümlüdür.
- Kelam ilminde bilgi teorisi, cevher ve araz gibi konular 'vesâil' (araç konular) başlığı altında incelenir.
İnanç esaslarını (mesâil) kanıtlamak için kullanılan felsefi ve mantıki öncüllere 'vesâil' denir.
- Semerkant'ta yetişen İmam Mâtürîdî'nin kelam alanındaki en önemli eseri 'Kitâbü't-Tevhîd'dir.
4Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.
- Bakara suresi 163 ve 164. ayetlerde evrendeki kozmolojik düzenden hareketle aklını kullananların Allah'ın varlığına ve birliğine ulaşacağı vurgulanır.
Ayetin sonunda 'aklını kullanan bir topluluk için kesin deliller vardır' buyrularak nizam deliline dikkat çekilir.
- Yalan üzere birleşmeleri aklen imkânsız olan kalabalık bir topluluğun nesilden nesile aktardığı habere 'haber-i âhâd' denir.
Böyle kesinlik taşıyan haberlere 'mütevâtir haber' denir; tek veya az sayıda kişinin aktardığı habere ise 'haber-i vâhid / âhâd' denir.
- İmam Eş'arî, 40 yaşına kadar Mu'tezile mezhebinde kaldıktan sonra Ehl-i sünnet kelam yöntemini kurmuştur.
İmam Eş'arî, Basra'da Mu'tezile'den ayrılarak akli yöntemi Ehl-i sünnet akaidini savunmak için kullanmıştır.
- Bakara suresi 163 ve 164. ayetlerde evrendeki kozmolojik düzenden hareketle aklını kullananların Allah'ın varlığına ve birliğine ulaşacağı vurgulanır.
5Aşağıdaki kelam terimlerini doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
6Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Kelam ilminin ana konularını oluşturan ilâhiyyât, nübüvvât ve sem'iyyât bölümlerinin bütününe (Üç Temel Esas) denir.
- Mütevâtir haber ve peygamber haberini kapsayan doğru haber kaynağına kelam ilminde adı verilir.
- 19. ve 20. yüzyılda pozitivizm ve materyalizm gibi akımlara cevap vermek üzere gelişen harekete denilmiştir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Ehl-i sünnet kelamının Türkistan ve Anadolu'da en yaygın olan kolu Ebû Mansûr el-Mâtürîdî'nin kurduğu ekolüdür.
- 'el-İbâne' ve 'el-Lüma'' adlı eserler Ehl-i sünnet kelamının kurucularından tarafından kaleme alınmıştır.
- Bakara suresi 163. ayette vurgulanan 'Sizin ilahınız bir tek ilahtır' ilkesi İslam inancındaki akidesini ifade eder.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Bakara suresi 163. ayette 'İlahınız bir tek ilahtır' buyrulduktan hemen sonra 164. ayette göklerin-yerin yaratılışı, gece-gündüzün değişimi, gemilerin yüzmesi ve yağmurun toprağı diriltmesi gibi doğa olaylarının sıralanması, kelam ilminin yöntemi açısından ne ifade etmektedir?
1. ipucu: 1. İpucu: 163. ayetin 'iddia/tez' (tevhit), 164. ayetin ise bu tezi kanıtlayan 'akli ve gözlemsel deliller' (istidlâl) olduğunu düşününüz.
2. ipucu: 2. İpucu: Gözle görülen düzenden (şâhid/eser) hareketle görünmeyen Yaratıcı'ya (gâib/müessir) ulaşma yöntemine dikkat ediniz.
3. ipucu: 3. İpucu: Ayetin 'aklını kullanan bir topluluk için' ifadesiyle bitmesinin taklidi değil tahkiki imanı emrettiğini vurgulayınız.
Cevap: Bu iki ayet, kelam ilminin 'nazar ve istidlâl' (gözlem ve akıl yürütme) yönteminin doğrudan Kur'an-ı Kerim'e dayandığını gösterir. 163. ayette tevhit tezi ortaya konulmuş, 164. ayette ise insanın duyularıyla (havâss-ı selîme) gözlemleyebildiği kozmik düzen ve tabiat yasaları bu tezin somut kanıtları olarak sunulmuştur. Kelam ilminde 'nizam (gaye ve düzen) delili' olarak adlandırılan bu yöntemle insan, evrendeki kusursuz uyum ve rahmet eserlerinden hareketle aklını (akl-ı selîm) kullanarak tek, her şeye gücü yeten ve merhamet sahibi bir Yaratıcı'nın varlığına tahkiki olarak ulaşır.
Kısaca
- Kelam ilminin konuları 'mesâil' (asıl amaç olan inanç esasları: ilâhiyyât, nübüvvât, sem'iyyât) ve 'vesâil' (inanç esaslarını kanıtlamaya yarayan bilgi ve varlık konuları) olarak ikiye ayrılır.
- Kelamcılara göre kesin bilginin kaynakları (esbâb-ı ilim) üçtür: Sağlam duyular (havâss-ı selîme), sağduyulu akıl (akl-ı selîm) ve doğru haber (haber-i sâdık: mütevâtir haber ve peygamber haberi).
- Sezgi, rüya ve keşif/ilham ise öznel (sübjektif) olduğu için kelam ilminde herkesi bağlayıcı genel bir bilgi kaynağı sayılmaz.
- Ehl-i sünnetin iki büyük kelam ekolü İmam Mâtürîdî'nin kurduğu Mâtürîdîlik (Kitâbü't-Tevhîd) ve İmam Eş'arî'nin kurduğu Eş'arîliktir (el-İbâne, el-Lüma').
- Mâtürîdîliğe göre insan kendisine peygamber ulaşmasa bile aklıyla Allah'ın varlığını ve iyilik-kötülüğü (hüsün-kubuh) bilmekle yükümlüdür.
- Bakara suresi 163-164. ayetlerde evrendeki 6 büyük kozmolojik olgu sıralanarak aklını kullananların buradan tek Yaratıcı'nın varlığına ve birliğine ulaşacağı bildirilmiştir.