İslam düşüncesinde inanç esaslarını aklî ve naklî delillerle temellendiren kelam ilmi, araştırmalarına varlık (ontoloji) meselesiyle başlar. Evrenin (âlemin) kendi kendine var olamayacağı, her sonradan var olanın ezeli ve zorunlu bir Yaratıcıya (Vâcibü'l-Vücûd) muhtaç olduğu gerçeği, kelam âlimlerinin madde, cevher, araz ve Allah-âlem ilişkisi üzerine geliştirdiği derinlikli teorilerin merkezinde yer alır.
Aklî Hükümler ve Varlık Türleri: Vâcibü'l-Vücûd ve Mümkünü'l-Vücûd
Kelam ilminde akıl, düşünce konusu olan şeyleri var olup olmamaları bakımından üç temel kategoriye (aklî hükümler) ayırır: 1) Vâcip (Zorunlu): Varlığı kendi zatından olan, yokluğu aklen düşünülemeyen varlık; 2) Mümkün (Câiz): Var olması ile yok olması aklen eşit olan, varlığa gelmek için bir yaratıcıya muhtaç olan varlık; 3) Mümteni (İmkânsız): Var olması aklen imkânsız olan şey (örneğin evrende iki yaratıcının bulunması veya iki zıddın aynı anda birleşmesi).
Varlığı kendi zatının gereği olan, var olmak için hiçbir sebebe muhtaç olmayan, başlangıcı (ezelî) ve sonu (ebedî) bulunmayan tek varlık Allah Teâlâ'dır; bu nedenle Allah'a Vâcibü'l-Vücûd (Zorunlu Varlık) veya Kadîm denir.
Allah'ın dışındaki bütün varlıklar ise var olmak ve varlığını sürdürmek için Allah'ın yaratmasına muhtaç olduğundan Mümkünü'l-Vücûd (Mümkün Varlık) veya sonradan yaratılmış anlamında Hâdis / Muhdes olarak adlandırılır.
Allah-Âlem İlişkisi ve Yaratılış
Kelam ıstılahında Allah'ın dışındaki her şeye (mâsivâ) ve bütün yaratılmışlar bütününe âlem adı verilir. 'Âlem' kelimesi Arapçada 'bilmek, işaret ve alâmet' kökünden gelir; çünkü evrendeki her bir varlık, kendisini yoktan var eden Yüce Yaratıcı'nın varlığına, birliğine, ilmine ve kudretine işaret eden birer kevni ayettir (alâmettir).
İslam inancına göre Allah-âlem ilişkisi Yaratan (Hâlık) - yaratılan (mahlûk) ilişkisidir. Allah âlemi hiçbir ön örnek olmaksızın yoktan yaratmış (ibdâ ve halk), ona ölçü ve düzen vermiş (takdir) ve her an varlığını sürdürmesini (kayyûmiyet) sağlamıştır. Fatır suresi 15. ayette 'Ey insanlar! Siz Allah'a muhtaçsınız; Allah ise her bakımdan sınırsız zengin olandır, övgüye layık olandır' buyrularak âlemin her an Allah'a muhtaç olduğu bildirilmiştir.
Kelam bilginleri; evreni yarattıktan sonra ona müdahale etmeyen emekli tanrı anlayışını savunan deizmi, Tanrı ile evreni aynı şey sayan panteizmi ve maddenin ezeli olduğunu iddia eden materyalizmi (dehriyyûn) kesin delillerle reddetmiştir.
Madde, Cevher, Araz ve Cisim Kavramları
Kelam bilginleri duyular âlemindeki maddi varlıkların sonradan yaratıldığını (hudûs) kanıtlamak amacıyla maddenin iç yapısını incelemiş ve özgün bir atomculuk (cevher-araz) teorisi geliştirmiştir. Bu teoriye göre âlem (evren), cevher (ayan) ve araz olmak üzere iki temel unsurdan meydana gelir.
Başka bir şeye ihtiyaç duymadan kendi başına boşlukta yer kaplayan, maddenin bölünemeyen en küçük yapı taşına cevher (cevher-i ferd / cüz'ün lâ yetecezzâ) adı verilir. En az iki veya daha fazla cevherin bir araya gelerek en, boy ve derinlik (üç boyut) kazanmış hâline ise cisim denir.
Kendi başına var olamayan, var olmak için mutlaka bir cevhere veya cisme ihtiyaç duyan renk, koku, tat, sıcaklık, hareket, durağanlık (sükûn) ve şekil gibi geçici niteliklere ise araz denir. Kelamcılara göre 'Arazlar iki zaman diliminde baki (kalıcı) kalmaz, sürekli değişir; arazlardan bağımsız kalamayan cevher ve cisimler de değişkendir. Değişen her şey ise sonradan yaratılmıştır (hâdistir).'
Örnekler
Örnek 1Kelam ilminde varlıkların sınıflandırılmasında kullanılan 'Vâcibü'l-Vücûd' ve 'Mümkünü'l-Vücûd' kavramlarını karşılaştırarak açıklayınız.
Cevabı göster
Vâcibü'l-Vücûd (Zorunlu Varlık), varlığı kendi zatının gereği olan, var olmak için hiçbir sebebe muhtaç olmayan, başlangıcı ve sonu bulunmayan Allah Teâlâ'dır. Mümkünü'l-Vücûd (Mümkün Varlık) ise varlığı ile yokluğu eşit olan, varlığa gelmek için Vâcibü'l-Vücûd'un tercih ve yaratmasına muhtaç olan âlemdeki tüm yaratılmışlardır.
Örnek 2Kelam kozmolojisinde geçen 'cevher', 'cisim' ve 'araz' kavramlarını birer örnekle tanımlayınız.
Cevabı göster
Cevher (cevher-i ferd), maddenin boşlukta yer kaplayan ve bölünemeyen en küçük yapı taşıdır. Cisim, en az iki cevherin birleşmesiyle oluşan üç boyutlu maddi varlıktır (örneğin bir taş veya ağaç). Araz ise kendi başına var olamayıp ancak bir cevher veya cisim üzerinde bulunan renk, hareket, sıcaklık ve tat gibi geçici niteliklerdir.
Örnek 3Kelam âlimleri cevher ve araz teorisini kullanarak âlemin (evrenin) sonradan yaratıldığını (hudûs delilini) hangi mantıksal öncüllerle kanıtlamışlardır?
Cevabı göster
1. Öncül: Âlem cevher ve arazlardan oluşur. 2. Öncül: Hareket, sükûn ve renk gibi arazlar sürekli değişmektedir ve sonradan meydana gelmektedir (hâdistir). 3. Öncül: Sonradan meydana gelen arazlardan ayrı kalamayan cevher ve cisimler (yani tüm âlem) de sonradan yaratılmıştır (hâdistir). Sonuç: Sonradan var olan her şeyin ezeli bir Yaratıcısı (Muhdis / Allah) vardır.
Örnek 4İslam inancındaki Allah-âlem ilişkisi ile deizm ve panteizm akımlarının evren tasavvurları arasındaki temel fark nedir?
Cevabı göster
İslam kelamına göre Allah âlemi yoktan yaratmıştır, âlemden aşkındır (farklıdır) ve Rahman suresi 29. ayet gereği her an âlemi yönetmeye devam etmektedir. Deizm ise Tanrı'nın evreni yarattıktan sonra müdahale etmediğini, panteizm ise Tanrı ile evrenin aynı şey olduğunu iddia eder; her iki görüş de İslam tevhid inancına aykırıdır.
Örnek 5Aklî hükümlerden olan 'Mümteni (İmkânsız)' kavramını tanımlayarak kelam ilminden bir örnek veriniz.
Cevabı göster
Mümteni, aklen var olması imkânsız olan, düşünüldüğünde çelişki doğuran durumdur. Kelam ilminde Allah'ın eşi, benzeri veya ortağının (şerîkinin) bulunması aklen mümtenidir; Enbiya suresi 22. ayette bildirildiği üzere yerde ve gökte Allah'tan başka ilahlar olsaydı evrenin düzeni bozulurdu (Burhan-ı Temânu).
Örnek 6Evrene neden 'âlem' adı verilmiştir? Kelam açısından anlamını belirtiniz.
Cevabı göster
'Âlem' kelimesi 'alâmet, iz ve işaret' kökünden türemiştir. Evrendeki her bir varlık ve eşsiz düzen, kendisini yoktan var eden Allah'ın varlığına, birliğine, ilmine ve kudretine delalet eden birer işaret (alâmet) olduğu için evrene 'âlem' adı verilmiştir.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Kelam ilminde varlığı kendi zatının gereği olan, var olmak için hiçbir sebebe muhtaç bulunmayan, başlangıcı ve sonu olmayan Yüce Allah'ı ifade etmek için kullanılan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Varlığı zorunlu olan ve yokluğu aklen düşünülemeyen Allah Teâlâ için Vâcibü'l-Vücûd (Zorunlu Varlık) kavramı kullanılır.
2Kelam kozmolojisinde maddenin yapısını açıklamak için kullanılan kavramlardan 'kendi başına boşlukta yer kaplayamayan, var olmak için bir cevhere veya cisme ihtiyaç duyan renk, koku, hareket ve sıcaklık gibi geçici nitelikler' aşağıdakilerden hangisiyle adlandırılır?
Bir cevher veya cisim üzerinde bulunan renk, tat, koku, hareket ve durağanlık gibi geçici özelliklere araz adı verilir.
3Allah-âlem ilişkisiyle ilgili aşağıdaki kelami değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?
Allah'ın evreni yarattıktan sonra müdahale etmediği iddiası deizme aittir; İslam inancına göre Allah Kayyûm'dur ve her an yaratma/yönetme hâlindedir.
4Aklî hükümler çerçevesinde 'var olması ile yok olması aklen eşit olan, varlığa çıkabilmek için bir yaratıcının tercihine muhtaç bulunan varlık' kategorisi ve bunun karşıtı olan 'var olması aklen imkânsız olan' kategori aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?
Varlığı ve yokluğu eşit olan varlığa 'mümkün', var olması aklen imkânsız olana ise 'mümteni' adı verilir.
5
- Kelam ilminde Allah'ın dışındaki bütün varlıklara 'mâsivâ' ve 'âlem' adı verilir.
Allah dışındaki yaratılmışların tamamı âlemi (mâsivâyı) oluşturur.
- Arazlar kendi başlarına boşlukta yer kaplayabilen ve zaman içinde değişmeyen kalıcı varlıklardır.
Arazlar kendi başlarına yer kaplayamaz, cevhere muhtaçtır ve sürekli değişen geçici niteliklerdir.
- Maddenin bölünemeyen en küçük yapı taşına kelam ilminde 'cevher-i ferd' (atom) adı verilmiştir.
Cevher-i ferd (cüz'ün lâ yetecezzâ) maddenin bölünemeyen en küçük parçasıdır.
- Hudûs delili, âlemin sonradan yaratılmış (hâdis) olmasından hareketle ezeli bir Yaratıcının varlığını kanıtlar.
Değişen ve sonradan var olan âlemin bir Muhdisi (Yaratıcısı) olması gerektiği hudûs delilinin esasıdır.
- Kelam âlimlerine göre evrendeki maddi varlıklar da tıpkı Allah gibi başlangıçsız (kadîm) ve zorunludur.
Başlangıçsız (kadîm) ve zorunlu olan tek varlık Allah'tır; evren ise hâdis ve mümkündür.
- Kelam ilminde Allah'ın dışındaki bütün varlıklara 'mâsivâ' ve 'âlem' adı verilir.
6
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7
- Varlığının başlangıcı olmayan, ezeli anlamında Allah Teâlâ için kullanılan sıfat kavramıdır.
- Aklen var olması imkânsız olan ve çelişki barındıran durumlara aklî hükümlerde adı verilir.
- En az iki veya daha fazla cevherin birleşerek üç boyut kazanmasıyla oluşan maddi yapıya denir.
- Allah'ın evreni hiçbir ön örnek olmaksızın yoktan yaratmasını ifade eden kavramlardan biri kavramıdır.
- Âlemin sonradan yaratılmış olmasından hareketle Allah'ın varlığını ispatlayan kelami kanıta delili denir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Kelam ilminde Allah-âlem ilişkisini; varlık kategorileri (Vâcip-Mümkün), maddenin yapısı (Cevher-Araz) ve sürekli yaratılış (Kayyûmiyet) boyutlarıyla üç adımda analiz ediniz.
1. ipucu: Allah ile âlemin varlık kategorisi (Vâcibü'l-Vücûd ve Mümkünü'l-Vücûd) farkını belirtiniz.
2. ipucu: Âlemi oluşturan cevher ve arazların değişkenliğinin neyi kanıtladığını yazınız.
3. ipucu: Allah'ın âlemle ilişkisinin başlangıçla sınırlı olmayıp her an devam ettiğini açıklayınız.
Cevap: Birinci adımda Allah, varlığı kendi zatından olan Vâcibü'l-Vücûd (Kadîm) iken; âlem, var olmak için Allah'a muhtaç olan Mümkünü'l-Vücûd'dur. İkinci adımda âlemi oluşturan cevher ve cisimler, sürekli değişen arazlardan (hareket, sükûn, renk) ayrı kalamadığı için âlemin tamamı sonradan yaratılmıştır (hâdistir). Üçüncü adımda ise Allah âlemi yoktan yarattığı gibi Kayyûm sıfatıyla her an âlemin varlığını ve düzenini ayakta tutmaktadır.
Kısaca
- Kelamda aklî hükümler vâcip (zorunlu), mümkün (olabilir) ve mümteni (imkânsız) olmak üzere üçe ayrılır.
- Allah Teâlâ varlığı kendi zatından olan, başlangıçsız (Kadîm) Vâcibü'l-Vücûd'dur; O'nun dışındaki âlem ise sonradan yaratılmış (Hâdis) Mümkünü'l-Vücûd'dur.
- Evrendeki her varlık Yaratıcının varlığına ve kudretine bir alâmet (işaret) olduğu için evrene 'âlem' adı verilmiştir.
- Maddi âlem; bölünemeyen en küçük yapı taşı olan cevher (cevher-i ferd), cevherlerin birleşimi olan cisim ve geçici nitelikler olan arazlardan oluşur.
- Arazların ve cevherlerin değişkenliğinden hareketle âlemin sonradan yaratıldığını kanıtlayan delile Hudûs Delili adı verilir.