İçeriğe geç

12. sınıf · Kelam · 4. hafta (5-9 Ekim 2026)

Kelam İlminin Doğuşu ve Gelişmesi: İç ve Dış Sebepler, İlk İtikadî Fırkalar, Ehl-i Sünnet (Mâtürîdîlik ve Eş’arîlik) ve Yeni İlm-i Kelam Dönemi

1. Ünite: İslam Düşüncesinde Kelam İlmi teması · Konu özeti

Etkinlikler
Bu hafta

Hz. Peygamber (s.a.v.) hayattayken Müslümanlar inançla ilgili her soruyu doğrudan O'na sorup öğrendikleri için İslam toplumunda itikadî bir ayrılık yaşanmamıştı. Peki vefatından sonra hangi siyasi olaylar, hangi toplumsal değişimler ve hangi felsefi tercüme hareketleri 'Kelam İlminin' bağımsız bir disiplin olarak doğmasına yol açmıştır? İlk kelam tartışmaları olan 'büyük günah', 'kader ve irade' meseleleri etrafında hangi ekoller ortaya çıkmıştır? İmam Ebû Hanîfe, İmam Mâtürîdî ve İmam Eş'arî Ehl-i Sünnet akaidini nasıl sistemleştirmiş ve 19. yüzyılda 'Yeni İlm-i Kelam' neden doğmuştur? Bu hafta Kelam ilminin doğuşundan günümüze uzanan tarihsel yolculuğunu inceleyeceğiz.

1. Kelam İlminin Doğuşuna Etki Eden İç ve Dış Sebepler

Hz. Peygamber (s.a.v.) döneminde müminler inanç esaslarını doğrudan vahyin kaynağından öğreniyor, aralarında itikadî bir ihtilaf çıkmıyordu. Ancak Resûlullah'ın vefatından sonra özellikle Hicrî 1. yüzyılın ikinci yarısından itibaren hem İslam toplumunun kendi iç dinamiklerinden (iç sebepler) hem de yeni fethedilen coğrafyalardaki kültürlerle karşılaşmadan (dış sebepler) kaynaklanan gelişmeler, İslam inanç esaslarını akli ve nakli delillerle savunan 'Kelam İlminin' doğmasını sağlamıştır.

A) İç Sebepler (Müslüman Toplum İçi Etkenler): 1) Kur'an-ı Kerim'in Teşviki: Kur'an'ın inkârcılara karşı akli deliller getirmesi, nazar ve istidlâli (düşünme ve akıl yürütmeyi) emretmesi. 2) Müteşâbih Ayetlerin Yorumu: Kur'an'da Allah'ın sıfatları, kader ve insan iradesiyle ilgili müteşâbih ayetlerin nasıl anlaşılacağı üzerine ortaya çıkan farklı yorumlar. 3) Siyasi Olaylar ve İç Savaşlar: Hz. Osman'ın (r.a.) şehit edilmesi (656), ardından yaşanan Cemel Vak'ası ve Sıffîn Savaşı (Hakem Olayı). Bu savaşlarda Müslümanların birbirleriyle savaşması; 'Büyük günah işleyen (adam öldüren) müminin iman durumu nedir?', 'İnsan yaptığı fiillerde özgür müdür yoksa mecbur mudur (kader)?' ve 'Devlet başkanı (imam/halife) kim olmalıdır?' sorularını gündeme getirmiştir.

B) Dış Sebepler (Yabancı Kültür ve Dinlerle Karşılaşma): 1) Fetihler ve Yeni Kültürler: İslam devletinin Suriye, Irak, Mısır, İran ve Horasan'ı fethetmesiyle birlikte Müslümanların Yahudilik, Hristiyanlık, Mecûsîlik (Zerdüştlük), Sâbiîlik, Maniheizm ve Brahmanizm gibi dinlerin mensuplarıyla bir arada yaşamaya başlaması. 2) Tercüme Faaliyetleri: Abbasîler döneminde (Beytülhikme'de) Antik Yunan felsefesi ve mantık eserlerinin Arapçaya çevrilmesi. Yabancı din mensupları ve filozoflar kendi inançlarını felsefi ve mantıksal kanıtlarla savununca, İslam âlimleri de İslam akaidini onların anladığı akli ve mantıksal yöntemlerle savunmak için Kelam ilmini geliştirmişlerdir.

KELAM İLMİNİN DOĞUŞUNA ETKİ EDEN İÇ VE DIŞ SEBEPLERİç Sebepler (Müslüman Toplum İçi Etkenler)• Kur'an-ı Kerim'in akletmeyi ve tefekkürü emretmesi• Müteşâbih ayetlerin ve kader konusunun yorumlanması• Hz. Osman'ın şehadeti, Cemel ve Sıffîn savaşları• 'Büyük günah işleyenin durumu' ve 'Hilafet/İmamet' tartışmalarıyla siyasi-itikadî fırkaların çıkması• Haricîlik, Şîa, Mürcie, Cebriyye ve KaderiyyeDış Sebepler (Kültürel ve Felsefi Etkenler)• Fetihlerle birlikte Yahudi, Hristiyan, Mecûsî, Sâbiî, Maniheist ve Budist kültürlerle karşılaşılması• Yeni Müslüman olanların eski inanç alışkanlıkları• Tercüme faaliyetleriyle Yunan felsefesi ve mantığının İslam dünyasına girmesi• İslam inancını akli delillerle savunma ihtiyacı

2. İlk İtikadî Fırkalar, Öncü Âlimler ve Mu'tezile Ekolü

Sıffîn Savaşı'ndaki Hakem Olayı sonrasında İslam toplumunda ilk siyasi ve itikadî fırkalar ortaya çıkmıştır: • Haricîler: 'Hüküm yalnız Allah'ındır' diyerek Hz. Ali'nin ordusundan ayrılan, ameli imanın parçası sayarak büyük günah işleyen herkesi kâfir ilan eden (tekfirci) aşırı gruptur. • Şîa: Halifeliğin (imametin) Hz. Ali ve onun soyuna (Ehl-i Beyt'e) ait dini bir inanç esası olduğunu savunan gruptur. • Mürcie: Haricîlerin katı tutumuna tepki olarak doğan, 'ameli imandan ayırıp büyük günah işleyen müminin hükmünü ahirette Allah'a bırakan (tehir eden)' ılımlı gruptur. • Cebriyye (Cehmiyye): Cehm b. Safvân öncülüğünde gelişen, insanın hiçbir iradesi ve seçme gücü olmadığını, insanı rüzgârın önündeki yaprağa benzeten aşırı kaderci fırkadır. • Kaderiyye: Ma'bed el-Cühenî ve Gaylân ed-Dımaşkî öncülüğünde Cebriyye'ye tepki olarak çıkan, kaderi reddedip insanın kendi fiillerini bizzat kendisinin yarattığını savunan gruptur.

Mu'tezile Ekolünün Doğuşu (8. Yüzyıl): Basra'da büyük tâbiîn âlimi Hasan-ı Basrî'nin (ö. 728) ders halkasında bulunan Vâsıl b. Atâ (ö. 748), 'Büyük günah işleyen kimse ne mümindir ne de kâfirdir; ikisi arasında bir yerdedir (el-menzile beyne'l-menzileteyn)' görüşünü ortaya atarak hocasının meclisinden ayrılmış (i'tizâl etmiş) ve Amr b. Ubeyd ile birlikte 'Mu'tezile' mezhebini kurmuştur. Mu'tezile; İslam'ı yabancı dinlere ve Maniheistlere karşı akli delillerle ilk savunan rasyonalist kelam ekolüdür; ancak nakli aklın gerisine bıraktığı ve kader ile şefaat konularındaki aşırı yorumları sebebiyle Ehl-i Sünnet tarafından eleştirilmiştir.

Ehl-i Sünnet'in Öncüsü İmam-ı Âzam Ebû Hanîfe (ö. 767): Kûfe'de yetişen büyük imam Ebû Hanîfe; bir yandan Haricîlerin tekfirciliğine, diğer yandan Cebriyye, Kaderiyye ve Mu'tezile'nin aşırılıklarına karşı Kur'an ve Sünnet'in orta yolunu savunmuştur. Kaleme aldığı 'el-Fıkhu'l-Ekber', 'el-Fıkhu'l-Ebsat' ve 'el-Âlim ve'l-Müteallim' adlı risaleleriyle Ehl-i Sünnet kelamının (özellikle Mâtürîdîliğin) temel taşlarını döşemiştir.

İLK İTİKADÎ FIRKALAR VE MU'TEZİLE EKOLÜErken Dönem Fırkaları ve Öncü Âlimler• Cebriyye: İnsanın iradesini yok sayan aşırı kaderci görüş• Kaderiyye: İnsanın kendi fiilini yarattığını savunan görüş• Mürcie: Ameli imandan ayırıp hükmü Allah'a bırakanlar• Selefiye: Müteşâbihleri te'vil etmeden kabul edenler• Hasan-ı Basrî ve İmam-ı Âzam Ebû Hanîfe (el-Fıkhu'l-Ekber) Ehl-i Sünnet kelamının temellerini atmıştırMu'tezile Ekolü (Vâsıl b. Atâ)• Kurucusu Vâsıl b. Atâ ve Amr b. Ubeyd'dir (8. yy)• Kelamda akli istidlâl yöntemini ilk kullanan ekoldür• Beş Temel İlkesi (Usûl-i Hamse): 1) Tevhid, 2) Adalet, 3) Va'd ve Vaîd, 4) el-Menzile beyne'l-Menzileteyn (Büyük günah işleyen iman-küfür arasındadır), 5) Emr-i bi'l-Ma'rûf ve Nehy-i ani'l-Münker

3. Ehl-i Sünnet Kelamının Sistemleşmesi: Mâtürîdîlik ve Eş'arîlik

Hicrî 4. (Miladî 10.) yüzyıla gelindiğinde, bir uçta aklı tamamen dışlayan katı Selefi/zahirî anlayış, diğer uçta ise aklı vahyin önüne geçiren Mu'tezile anlayışı bulunuyordu. İşte bu dönemde İslam dünyasının iki farklı coğrafyasında yetişen iki büyük âlim, vahiy (nakil) ile aklı mükemmel bir dengede buluşturarak 'Ehl-i Sünnet Kelam Mekteplerini' kurmuşlardır:

1) Mâtürîdîlik ve İmam Mâtürîdî (ö. 944): Türklerin yoğun olarak yaşadığı Maveraünnehir bölgesinin ilim merkezi Semerkant'ta (Mâtürîd köyünde) doğan Ebû Mansûr el-Mâtürîdî, İmam Ebû Hanîfe'nin itikadî görüşlerini akli ve nakli delillerle geliştirerek Mâtürîdîlik ekolünü kurmuştur. En meşhur kelam eseri 'Kitâbü't-Tevhîd', tefsir eseri ise 'Te'vîlâtü'l-Kur'ân'dır. İmam Mâtürîdî'ye göre; insan kendisine peygamber ulaşmasa bile salim aklıyla Allah'ın varlığını ve birliğini bulmakla yükümlüdür; akıl birçok şeyin iyi (hüsün) veya kötü (kubuh) olduğunu kavrayabilir; insan gerçek bir 'cüz'î iradeye' sahiptir; kul fiili kendi cüz'î iradesiyle seçer, Allah ise küllî iradesi ve kudretiyle o fiili yaratır. Ebü'l-Yüsr el-Pezdevî, Ebü'l-Muîn en-Nesefî ('Tabsıratü'l-Edille'), Ömer en-Nesefî ve Nûreddin es-Sâbûnî en önemli Mâtürîdî kelamcılarıdır.

2) Eş'arîlik ve İmam Eş'arî (ö. 936): Basra'da doğup Bağdat'ta vefat eden Ebü'l-Hasan el-Eş'arî, kırk yaşına kadar Mu'tezile âlimi Ebû Ali el-Cübbâî'nin öğrencisi olmuş; ardından Mu'tezile'nin akli katılığını görerek ayrılmış ve Ehl-i Sünnet inancını kelami metotlarla savunmaya başlamıştır. En önemli eserleri 'el-İbâne an Usûli'd-Diyâne', 'el-Lüma'' ve 'Makâlâtü'l-İslâmiyyîn'dir. Eş'arîliğe göre dini sorumluluk için peygamber gönderilmesi şarttır ve iyilik-kötülük (hüsün-kubuh) akılla değil vahiyle bilinir. Bâkıllânî, Cüveynî, İmam Gazzâlî ve Fahreddin er-Râzî en büyük Eş'arî kelamcılarıdır.

EHL-İ SÜNNET KELAM MEKTEPLERİ: MÂTÜRÎDÎLİK VE EŞ'ARÎLİKMâtürîdîlik (İmam Ebû Mansûr el-Mâtürîdî)• Semerkant'ta İmam Mâtürîdî (ö. 944) tarafından kuruldu• Temel eseri: Kitâbü't-Tevhîd ve Te'vîlâtü'l-Kur'ân• Vahiy ile akıl arasında tam bir denge kurmuştur• İnsan aklıyla Allah'ın varlığını ve iyilik-kötülüğü (hüsün-kubuh) kavrayabilir; cüz'î iradeye sahiptir• Önemli âlimleri: Pezdevî, Ebü'l-Muîn en-Nesefî, SabûnîEş'arîlik (İmam Ebü'l-Hasan el-Eş'arî)• Basra ve Bağdat'ta İmam Eş'arî (ö. 936) kurmuştur• Temel eseri: el-İbâne, el-Lüma' ve Makâlâtü'l-İslâmiyyîn• 40 yaşına kadar Mu'tezile'de kalmış, sonra Ehl-i Sünnet inancını akli delillerle savunmaya başlamıştır• İrade konusunda 'Kesb' teorisini geliştirmiştir• Önemli âlimleri: Bâkıllânî, Cüveynî, Gazzâlî, Fahreddin Râzî

4. Kelam Tarihinin Klasik Dönemleri: Mütekaddimîn ve Müteahhirîn

Ehl-i Sünnet kelamının kuruluşundan 19. yüzyıla kadar geçen süreç, kullanılan yöntem ve mantık kurallarına göre iki ana döneme ayrılır: 1) Mütekaddimîn (İlk Dönem Kelamcıları - 10. ve 11. Yüzyıl): İmam Eş'arî ve İmam Mâtürîdî'den başlayıp İmam Gazzâlî'ye (ö. 1111) kadar süren dönemdir. Bu dönemde kelamcılar ağırlıklı olarak Mu'tezile, Şîa ve batıl fırkaların iddialarına cevap vermişler; Aristo mantığını kullanmak yerine 'in'ikâs-ı edille' (delilin geçersizliğinden medlulün de geçersiz olacağı) ve 'kıyasü'l-gâib ale'ş-şâhid' (görünmeyen âlemi görünen âleme kıyaslama) yöntemlerini kullanmışlardır. Bâkıllânî, İbn Fûrek, Abdülkâhir el-Bağdâdî, Cüveynî ve Ebü'l-Muîn en-Nesefî bu dönemin zirve isimleridir.

2) Müteahhirîn (Sonraki Dönem Kelamcıları - 12. Yüzyıldan 19. Yüzyıla): Büyük âlim İmam Gazzâlî (ö. 1111) ile başlayan dönemdir. Gazzâlî, İslam filozoflarının (Meşşâîlerin) bazı görüşlerini 'Tehâfütü'l-Felâsife' adlı eseriyle eleştirirken, öte yandan Aristo mantığını kelam ilmine dahil etmiş ve 'Mantık bilmeyenin ilmine güvenilmez' demiştir. Böylece 'in'ikâs-ı edille' terk edilmiş, mantık ve felsefe konuları kelam kitaplarının giriş bölümü (umûr-ı âmme) haline gelmiştir.

Müteahhirîn döneminde Fahreddin er-Râzî (ö. 1210), Seyfeddin el-Âmidî, Kadı Beyzâvî, Adudüddin el-Îcî, Sa'deddin et-Teftâzânî ve Seyyid Şerîf el-Cürcânî ('Şerhu'l-Mevâkıf') felsefe ile kelamı birleştiren şaheserler yazmışlardır. Osmanlı döneminde de Hızır Bey, Hocazâde, Kemalpaşazâde ve Ebüssuûd Efendi bu geleneği sürdürmüştür; ancak 17. yüzyıldan itibaren özgün eserler yerine şerh ve haşiyecilik yaygınlaşarak bir duraklama yaşanmıştır.

5. Yeni İlm-i Kelam Dönemi (19. ve 20. Yüzyıl)

19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Aydınlanma ve Sanayi Devrimi sonrasında Batı dünyasında doğa bilimleri hızla gelişirken; dine ve metafiziğe karşı çıkan 'materyalizm (maddecilik)', 'pozitivizm (olguculuk)', 'darvinizm (evrimci materyalizm)', 'marksizm', 'froydizm' ve 'ateizm' gibi felsefi akımlar ortaya çıkmış ve bu akımlar basın-yayın yoluyla İslam dünyasındaki gençlerin zihinlerinde şüpheler uyandırmaya başlamıştır.

Klasik kelam kitaplarında yer alan orta çağ Yunan felsefesine (Aristo fiziğine) dayalı cevaplar, bu yeni modern felsefi ve bilimsel itirazları karşılamakta yetersiz kalmıştır. İşte İslam inanç esaslarını değişen çağın ihtiyaçlarına göre, modern fen bilimlerinin verilerini ve çağdaş felsefe dilini kullanarak yeniden savunmak amacıyla 19. yüzyıl sonlarında başlatılan yenilenme hareketine 'Yeni İlm-i Kelam Dönemi' adı verilmiştir.

Yeni İlm-i Kelam döneminin İslam dünyasındaki öncüleri; Hindistan'da Seyyid Ahmed Han, Şiblî Nu'mânî ve Muhammed İkbal; Mısır'da Cemâleddin Efgânî, Muhammed Abduh ('Risâletü't-Tevhîd') ve Ferîd Vecdî'dir. Osmanlı ve Cumhuriyet Türkiyesi'nde ise bu hareketin en büyük temsilcileri; 'Yeni İlm-i Kelam' adlı eserin müellifi İzmirli İsmail Hakkı, 'Tenkîhu'l-Kelâm' yazarı Abdüllatif Harpûtî, materyalizme karşı 'Allah'ı İnkâr Mümkün müdür?' eserini yazan Filibeli Ahmed Hilmi, Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır, Mehmet Akif Ersoy ve Ömer Nasuhi Bilmen'dir.

KELAM TARİHİNİN DÖNEMLERİ VE YENİ İLM-İ KELAMMütekaddimîn ve Müteahhirîn Dönemleri• Mütekaddimîn (İlk Dönem - Gazzâlî'ye kadar): Ehl-i Sünnet kelamının sistemleştiği, Mu'tezile ve batıl fırkalara cevap verildiği dönemdir (Bâkıllânî, Cüveynî, Nesefî)• Müteahhirîn (Sonraki Dönem - Gazzâlî sonrası): İmam Gazzâlî ile Aristo mantığı kelama dahil edilmiş, felsefe ile kelam mezcedilmiştir (Râzî, Îcî, Teftâzânî, Cürcânî)Yeni İlm-i Kelam Dönemi (19-20. Yüzyıl)• Batı'da ortaya çıkan materyalizm, pozitivizm, darvinizm ve ateizm gibi akımlara karşı İslam inancını modern bilim ve felsefe diliyle savunmak için doğmuştur• Osmanlı ve Türkiye'deki öncüleri: İzmirli İsmail Hakkı (Yeni İlm-i Kelam), Abdüllatif Harpûtî, Filibeli Ahmed Hilmi, Elmalılı Hamdi Yazır ve Ömer Nasuhi Bilmen

6. Günümüzde Kelam İlminin Önemi ve Görevleri

21. yüzyılda iletişim teknolojilerinin küreselleşmesiyle birlikte genç nesiller deizm, agnostisizm (bilinemezcilik), ateizm, nihilizm (hiççilik), reenkarnasyon ve yeni çağ (New Age) inançları gibi pek çok felsefi meydan okumayla karşı karşıya kalmaktadır.

Günümüz kelam ilmi; bir yandan modern astrofizik, kuantum fiziği, moleküler biyoloji ve psikolojinin ortaya koyduğu muazzam düzen ve tasarım delilleriyle Allah'ın varlığını ve nübüvvetin gerekliliğini kanıtlarken; diğer yandan İslam dünyası içindeki tekfirci, şiddet yanlısı veya hurafeci akımlara karşı sahih Kur'an ve Sünnet bilincini savunmaktadır.

Sonuç olarak Kelam ilmi, dün olduğu gibi bugün de müminin imanını bilgi, hikmet ve ikna edici delillerle koruyan en dinamik İslami ilimdir.

Örnekler

  1. Örnek 1Kelam ilminin doğuşuna zemin hazırlayan 'iç sebepleri' ve 'dış sebepleri' üçer madde halinde karşılaştırınız.

    Cevabı göster

    İç Sebepler: 1) Kur'an-ı Kerim'in akletmeyi ve delil getirmeyi emretmesi, 2) Müteşâbih ayetlerin ve kader konusunun anlaşılmasındaki görüş ayrılıkları, 3) Hz. Osman'ın şehadeti, Cemel ve Sıffîn savaşları sonrası çıkan hilafet ve büyük günah tartışmaları. Dış Sebepler: 1) Fetihlerle Yahudilik, Hristiyanlık, Mecûsîlik ve Maniheizm gibi dinlerle karşılaşılması, 2) Yeni Müslüman olanların eski inanç alışkanlıklarını tartışmaya açması, 3) Tercüme faaliyetleriyle Yunan felsefesi ve mantığının İslam dünyasına girmesi.

  2. Örnek 2Mu'tezile mezhebi kim tarafından, hangi tartışma üzerine kurulmuştur ve beş temel ilkesi (Usûl-i Hamse) nelerdir?

    Cevabı göster

    Mu'tezile, 8. yüzyılda Basra'da Hasan-ı Basrî'nin öğrencisi Vâsıl b. Atâ tarafından 'Büyük günah işleyen mümin ne mümindir ne kâfirdir; ikisi arasında bir yerdedir' görüşü üzerine kurulmuştur. Beş temel ilkesi (Usûl-i Hamse): 1) Tevhid, 2) Adalet, 3) Va'd ve Vaîd, 4) el-Menzile beyne'l-Menzileteyn, 5) Emr-i bi'l-Ma'rûf ve Nehy-i ani'l-Münker.

  3. Örnek 3Ehl-i Sünnet kelamının iki büyük imamı olan İmam Mâtürîdî ve İmam Eş'arî'nin kurdukları ekolleri, temel eserlerini ve akla bakışlarını karşılaştırınız.

    Cevabı göster

    İmam Ebû Mansûr el-Mâtürîdî Semerkant'ta Mâtürîdîlik ekolünü kurmuş ve 'Kitâbü't-Tevhîd' adlı eseri yazmıştır. İmam Ebü'l-Hasan el-Eş'arî ise Basra/Bağdat'ta Eş'arîlik ekolünü kurmuş ve 'el-İbâne' ile 'el-Lüma'' adlı eserleri yazmıştır. Her ikisi de vahiy ile aklı uzlaştırmış; ancak Mâtürîdî akla daha geniş bir alan tanıyarak peygamber gelmese bile insanın aklıyla Allah'ın varlığını ve iyilik-kötülüğü (hüsün-kubuh) bilebileceğini savunurken, Eş'arî bunun ancak vahiyle bilinebileceğini belirtmiştir.

  4. Örnek 4Kelam tarihinde 'Mütekaddimîn' (Öncekiler) ve 'Müteahhirîn' (Sonrakiler) dönemlerini birbirinden ayıran âlim kimdir ve bu iki dönem arasındaki temel yöntem farkı nedir?

    Cevabı göster

    İki dönemi birbirinden ayıran âlim İmam Gazzâlî'dir (ö. 1111). Mütekaddimîn döneminde Aristo mantığı kullanılmamış, 'in'ikâs-ı edille' yöntemiyle Mu'tezile ve batıl fırkalara cevap verilmiştir. İmam Gazzâlî ile başlayan Müteahhirîn döneminde ise Aristo mantığı kelama dahil edilmiş ve felsefe konuları kelam kitaplarıyla birleştirilmiştir.

  5. Örnek 519. yüzyılın sonlarında 'Yeni İlm-i Kelam' hareketi neden ortaya çıkmıştır ve Osmanlı/Türkiye'deki başlıca temsilcileri kimlerdir?

    Cevabı göster

    Batı'da ortaya çıkan materyalizm, pozitivizm, darvinizm ve ateizm gibi inanç karşıtı felsefi akımlara karşı klasik kelam kitaplarındaki eski doğa felsefesi delillerinin yetersiz kalması üzerine, İslam inancını modern bilim verileri ve çağdaş felsefe diliyle savunmak amacıyla doğmuştur. Temsilcileri: İzmirli İsmail Hakkı, Abdüllatif Harpûtî, Filibeli Ahmed Hilmi, Elmalılı Hamdi Yazır ve Ömer Nasuhi Bilmen'dir.

Etkinlikler

Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.

    Kısaca

    • Kelam ilminin doğuşuna etki eden faktörler 'iç sebepler' (Kur'an'ın tefekkürü emretmesi, müteşâbih ayetlerin yorumu, Cemel-Sıffîn savaşları sonrası yaşanan hilafet ve büyük günah tartışmaları) ile 'dış sebepler' (fetihlerle farklı din ve kültürlerle karşılaşılması ve tercüme hareketleri) olarak ikiye ayrılır.
    • İlk siyasi ve itikadî tartışmalar sonucunda Haricîlik, Şîa, Mürcie, Cebriyye ve Kaderiyye fırkaları ortaya çıkmış; 8. yüzyılda Vâsıl b. Atâ liderliğinde kurulan 'Mu'tezile' ekolü kelamda akli istidlâl yöntemini ilk kez sistemli olarak kullanmıştır.
    • Ehl-i Sünnet kelamının temellerini 'el-Fıkhu'l-Ekber' adlı eseriyle İmam-ı Âzam Ebû Hanîfe (ö. 767) atmış; 10. yüzyılda Semerkant'ta İmam Mâtürîdî ('Mâtürîdîlik') ve Bağdat/Basra'da İmam Eş'arî ('Eş'arîlik') Sünni kelamı iki büyük mektep halinde sistemleştirmiştir.
    • İmam Gazzâlî'ye (ö. 1111) kadar olan döneme 'Mütekaddimîn (İlk Kelamcılar) Dönemi'; Gazzâlî'nin Aristo mantığını kelama dahil etmesiyle başlayan ve felsefe ile kelamın iç içe geçtiği döneme ise 'Müteahhirîn (Sonraki Kelamcılar) Dönemi' denir.
    • 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Batı'da ortaya çıkan materyalizm, pozitivizm, darvinizm ve ateizm gibi inanç karşıtı akımlara modern bilim ve felsefe diliyle cevap vermek amacıyla 'Yeni İlm-i Kelam Dönemi' başlamıştır.
    • İzmirli İsmail Hakkı ('Yeni İlm-i Kelam'), Abdüllatif Harpûtî, Filibeli Ahmed Hilmi, Elmalılı Hamdi Yazır ve Muhammed İkbal Yeni İlm-i Kelam döneminin en önemli öncüleridir.

    Bu dersin öteki kaynakları