Bu hafta iman ve İslam kavramlarının anlamlarını karşılaştıracak; tasdik, teslimiyet ve davranış arasındaki bağı inceleyeceksiniz. Mümin, Müslüman, akait, teklif ve mükellef kavramlarını yerli yerinde kullanacaksınız.
İman: gönülden tasdik
İman; inanma, doğrulama ve güvenle kabul etme anlamlarıyla ilişkilidir. Dinî anlamda Allah’a, Hz. Muhammed’e ve onun bildirdiği ilahi esaslara gönülden inanmayı ifade eder.
İman yalnız bir bilgiyi duymak veya bir cümleyi ezberlemek değildir. Kalben tasdik, yani inanılan esasları içtenlikle kabul etme boyutu vardır.
İslam: teslimiyet ve itaat
İslam kavramı teslim olma, itaat etme, barış ve esenliğe yönelme anlamlarını taşır. Dinî anlamında Allah’ın birliğini ve Hz. Muhammed’in peygamberliğini kabul ederek ilahi emir ve yasaklara yönelme vardır.
Ders kitabı, bütün peygamberlerin tebliğ ettiği dinin İslam olduğunu belirtir. İnanç, ibadet, ahlak ve toplumsal hayat birbirini tamamlayan bir bütün içinde ele alınır.
Mümin ve Müslüman
Allah’a ve peygamberinin getirdiği vahye gönülden inanıp tasdik eden kişi mümin olarak adlandırılır. Müslüman ise bu inançla dinin emir ve yasaklarına gönüllü olarak teslim olan kişiyi belirtir.
Kelimeişehadet, Allah’tan başka ilah olmadığına ve Hz. Muhammed’in onun kulu ve elçisi olduğuna tanıklığı ifade eder. Söyleyişin anlamı ve gönülden kabulü birlikte önemlidir.
İman ile İslam neden birlikte ele alınır?
İman, kalbin tasdikini; İslam ise kabul edilen esaslara uygun bir yaşantıyı vurgular. Bu iki kavram birbirinden kopuk düşünülemez.
Allah’a ve sorumluluğa inanmak, emir ve yasaklara uygun davranma çabasıyla ilişkilidir. Kitap, iman–amel bağını yoldaki rahatsızlık veren şeyi kaldırmak gibi topluma yarar sağlayan davranışlarla da örnekler.
Akait: iman esaslarını konu edinen alan
Akait, İslam’ın iman esaslarını Kur’an ve sahih hadisler çerçevesinde ele alan ilim dalıdır. Allah’a, meleklere, kitaplara, peygamberlere, ahirete, kaza ve kadere iman bu alanın konularıdır.
Bu haftada esasların ayrıntılarından önce temel kavramların ilişkisini öğreniyoruz. Akait, bir ibadetin hareketlerinden çok inanç esaslarının ne olduğunu ve nasıl temellendirildiğini inceler.
Teklif ve mükellef
Teklif, Allah’ın insanı iman esasları, emirler ve yasaklar konusunda yükümlü tutmasıdır. Mükellef, dinî sorumluluk taşıyan, akıl sahibi ve ergenliğe ulaşmış kişidir.
Sorumlulukta, kişiye yöneltilen hitabı anlayabilme ve gereğini yerine getirebilecek güçte olma dikkate alınır. Teklif yükümlü tutmayı, mükellef ise yükümlü kişiyi belirtir.
Örnekler
Örnek 1Bir öğrenci iman tanımını doğru ezberlemiş olmanın, kalben tasdikle aynı şey olduğunu söylüyor. Hangi ayrımı yapmalıdır?
Cevabı göster
Tanımı bilmek zihinsel bilgidir; tasdik, bildirilen esasları gönülden kabul etmektir. İman kavramında bu içten kabul boyutu önemlidir.
Örnek 2Bir şemada “iman → kalbin tasdiki”, “İslam → yaşantıda teslimiyet” yazılmış. İki kutu arasında nasıl bir bağ kurulmalıdır?
Cevabı göster
Kabul edilen inanç esaslarının ibadet ve davranışlara yansıması bağı kurulmalıdır. Kutular birbirinden tamamen bağımsız gösterilmemelidir.
Örnek 3“Mükellef, dinî bakımdan yükümlü tutma işlemidir.” cümlesindeki kavram yanlışı nasıl düzeltilir?
Cevabı göster
Yükümlü tutma teklif; yükümlü kişi mükelleftir. Cümlede kişi ile yükümlü tutma birbirine karıştırılmıştır.
Örnek 4Bir çalışma iman esaslarını Kur’an ve sahih hadisler çerçevesinde inceliyor. Bu çalışmanın ilgili olduğu ilim dalı hangisidir?
Cevabı göster
Akaittir. Konusu İslam’ın iman esaslarıdır; yalnız bir ibadetin uygulama biçimini anlatmakla sınırlı değildir.
Örnek 5Yoldaki insanlara zarar verebilecek engeli kaldırma örneği iman–amel ilişkisine nasıl bağlanır?
Cevabı göster
İnancın, başkalarının iyiliğini gözeten davranışlara yansımasıyla ilişkilendirilir. Kitap, iman–amel bağının toplumsal hayatta da görüldüğünü bu tür örneklerle açıklar.
Örnek 6Bir öğrenci “Dinî yükümlülük yalnız yaşa bağlıdır.” diye not almış. Notta hangi unsur eksiktir?
Cevabı göster
Akıl sahibi olma ve hitabı anlayabilme boyutu eksiktir. Mükellef kavramı akıl ve ergenlikle birlikte açıklanır; gücün yetmesi de yükümlülüğün yerine getirilmesinde dikkate alınır.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Bir kavram kartında “İlahi esasları gönülden kabul ve tasdik” yazıyor. Hangi kavramın temel yönü vurgulanmıştır?
İmanın temel yönü kalben inanma ve tasdiktir.
2Bir tabloda yükümlü tutma ile yükümlü kişi ayrı sütunlarda gösterilecektir. Hangi sıralama doğrudur?
Teklif yükümlü tutma, mükellef yükümlü kişidir.
3Bir öğrenci iman ve İslam ilişkisini anlatmak için hangi cümleyi seçmelidir?
İman kalbin tasdikiyle, İslam bu esaslara uygun yaşantıyla birlikte ele alınır.
4Yargıları değerlendiriniz; açıklamalarla cevabınızı karşılaştırınız.
- Akait, iman esaslarını konu edinen bir ilim dalıdır.
Kur’an ve sahih hadisler çerçevesinde inanç esaslarını inceler.
- Teklif ve mükellef aynı kişiyi adlandırır.
Teklif yükümlü tutmayı; mükellef yükümlü kişiyi belirtir.
- Kelimeişehadetin anlamını gönülden kabul etmek önemlidir.
İman yalnız söyleyişten ibaret değildir; kalben tasdik boyutu vardır.
- İman–amel ilişkisi yalnız kişisel hayatla sınırlıdır.
Başkalarının yararına davranışlarda ve toplumsal hayatta da bu ilişki görülür.
- Akait, iman esaslarını konu edinen bir ilim dalıdır.
5İlişkili kavram ve açıklamaları eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
6Kelimeleri uygun boşluklara yerleştiriniz. Bir kelime artacak.
- İnanılan esasları gönülden doğrulamak kavramıyla ifade edilir.
- Dinî emir ve yasaklarla yükümlü kişiye denir.
- İmanın esaslarını inceleyen alan olarak adlandırılır.
Önce bütün boşlukları doldurun.
7İman–amel ilişkisini anlatan bir sunumda yalnız namaz ve oruç örnekleri verilmiş. Toplumsal hayat boyutu hangi kitap örneğiyle eklenebilir?
1. ipucu: İnsanların ortak kullandığı bir yolu düşün.
2. ipucu: Kitap, yolda rahatsızlık veren bir şeyi kaldırmayı örnekler.
Cevap: Yoldaki rahatsızlık veren şeyi kaldırma örneği eklenebilir. Böylece inancın başkalarının iyiliğini gözeten davranışlara yansıması açıklanır.
8İman ve İslam’ı anlatan bir özette “bilgi – tasdik – yaşantı” ayrımı nasıl kurulabilir?
1. ipucu: Bir esasın ne söylediğini bilmek başlangıçtır.
2. ipucu: Gönülden kabul ile buna uygun davranma arasındaki bağı kur.
Cevap: Bilgi esasın anlamını öğrenmeyi, tasdik onu gönülden kabul etmeyi, yaşantı ise kabul edilen ilkelere uygun davranma çabasını anlatır. Böylece kavramlar arasındaki bağ görünür olur.