Aile, insanın dünyaya gözünü açtığı ilk şefkat yuvası, kişiliğin ve ahlakın şekillendiği ilk okul ve toplumun en temel yapı taşıdır. Ancak bir ailenin kurulduğu ilk günkü heyecanını ömür boyu huzurla sürdürebilmesi, aile bireyleri arasında sağlıklı bir iletişimin kurulmasına ve karşılıklı hak-sorumluluk dengesinin gözetilmesine bağlıdır. Bu hafta İslam'da aile içi iletişimin temel ilkelerini, eşlerin birbirine karşı görevlerini, anne baba ile çocuklar arasındaki hakları ve Hz. Peygamber'in örnek aile hayatını inceliyoruz.
İslam'da Ailenin Temel Dayanakları: Sekînet, Meveddet ve Rahmet
Kur'an-ı Kerim'de Rûm Suresi 21. ayette evlilik ve aile kurumu Allah'ın kudretinin delillerinden (ayetlerinden) biri olarak tanıtılır ve sağlıklı bir ailenin üç manevi sütun üzerinde yükseldiği bildirilir: 'Kendileriyle huzur bulasınız diye (sekînet) sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi (meveddet) ve merhamet (rahmet) var etmesi de O'nun ayetlerindendir.' Buna göre aile her şeyden önce bireyin dış dünyanın yorgunluğundan sığındığı bir sekînet (iç huzur ve güven) limanıdır.
İkinci sütun olan meveddet, eşler arasındaki karşılıklı sevgi, muhabbet ve gönül bağını ifade eder. Üçüncü sütun olan rahmet ise sevginin de ötesine geçerek hastalıkta, yaşlılıkta, darlıkta ve zor zamanlarda eşlerin birbirine şefkatle kol kanat germesidir. Bakara Suresi 187. ayette geçen 'Onlar (eşleriniz) sizin için birer elbisedir, siz de onlar için birer elbisesiniz' benzetmesi; elbisenin insanı soğuktan ve sıcaktan koruması, ayıplarını örtmesi ve insana en yakın olması gibi eşlerin de birbirinin onurunu, mahremiyetini ve iffetini koruduğunu anlatır.
| Kur'anî Kavram | Sözlük ve Terim Anlamı | Aile İçi İletişimdeki Karşılığı |
|---|---|---|
| Sekînet (Sükûn) | Huzur, dinginlik ve güven bulma | Ev ortamının korku ve gerilimden uzak bir güven yuvası olması |
| Meveddet | Derin sevgi, dostluk ve muhabbet | Eşlerin birbirine değer vermesi, sevgisini söz ve davranışla göstermesi |
| Rahmet | Şefkat, merhamet ve koruyuculuk | Hastalık, yorgunluk ve hata anlarında anlayışlı ve affedici olma |
| Mîsâk-ı Galîz | Sağlam ve ağır ahit (Nikâh akdi) | Evlilik yeminine sadakat gösterme ve sorumluluktan kaçmama |
Evlilik Öncesi Süreç ve Nikâhın Hukuki-Ahlaki Çerçevesi
Sağlam bir aile iletişimi, evlilik öncesinde atılan doğru adımlarla başlar. Evlenme niyetiyle tarafların birbirini tanıması ve evlilik vaadinde bulunması sürecine hıtbe (nişanlılık) denir. Bu süreçte adayların mahremiyet sınırlarını koruyarak birbirini görmesi, karakter ve inanç uyumu (kefâet / denklik) araması sünnettir; ancak nişanlılık henüz nikâh akdi olmadığı için evlilik hak ve hükümlerini doğurmaz.
Aileyi meşru olarak kuran işlem nikâh akdidir. Geçerli bir nikâh için taraflar arasında evlenme engelinin bulunmaması, her iki tarafın özgür iradesi ve rızasıyla (icap ve kabul) onay vermesi, şahitlerin hazır bulunması ve nikâhın topluma ilan edilmesi (duyurulması) şarttır; gizli kıyılan nikâh İslam'da geçersizdir ve eşlerin-çocukların haklarını korumak için resmî nikâh tescili zorunludur. Evlilik sırasında erkeğin eşine verdiği maddi güvenceye mehir (kadının kendi öz malıdır, başlık parası değildir), düğünü duyurmak için israftan uzak biçimde verilen ikrama ise velîme (düğün yemeği) adı verilir.
Eşler Arası İletişim İlkeleri ve Hz. Peygamber'in Örnekliği
İslam'da eşler birbiriyle rekabet eden iki rakip değil, birbirini tamamlayan iki hayat arkadaşıdır. Aile içi iletişimin sağlıklı yürümesi için Kur'an ve sünnetin belirlediği temel ilkeler şunlardır: 1) Ma'rûf ile muamele (Nisâ, 19: Eşlerle iyi, nazik ve örfe uygun geçinmek), 2) İstişare (Bakara, 233: Çocuğun sütten kesilmesinden evin yönetimine kadar kararları karşılıklı rıza ve danışmayla almak), 3) Rıfk ve Hilm (kırıcı söz, alay ve öfkeden kaçınıp yumuşak huylu olmak), 4) Sadakat ve Mahremiyet (eşlerin birbirine bağlılığı ve aile sırlarını dışarıya yaymaması).
Bu ilkelerin en mükemmel uygulayıcısı Hz. Peygamber'dir (s.a.v.). O, 'Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en hayırlı (en iyi davranan) olanınızdır; ben de aileme karşı en hayırlı olanınızım' buyurarak dindarlığın ve ahlakın ölçütünü kişinin kendi evindeki davranışına bağlamıştır. Hz. Aişe'nin bildirdiğine göre Resulullah evde kendi elbisesini diker, ayakkabısını tamir eder, ev işlerinde eşlerine yardım eder, eşlerinin görüşlerine başvurur ve hayatı boyunca hiçbir kadına veya çocuğa el kaldırmazdı.
| İletişim İlkesi | Aile İçindeki Uygulaması | Önlediği Olumsuz Davranış |
|---|---|---|
| İstişare (Teşâvür) | Aile bütçesi, çocuk eğitimi ve gelecek kararlarını birlikte almak | Baskıcılık, tek taraflı dayatma ve dışlanma hissi |
| Rıfk (Yumuşaklık) | Güler yüz, tatlı dil, teşekkür ve takdir ifadeleri kullanmak | Sözlü/fiziksel şiddet, kalp kırma ve kaba hitap |
| Mahremiyet (Emanet) | Eşler arasındaki özel konuları ve kusurları gizli tutmak | Aile sırlarının sosyal medyada veya başkalarına ifşası |
| Sabır ve Tegâfül | Küçük hataları büyütmemek, hoşgörü ve affedicilik | Sürekli kusur arama (tecessüs) ve kavga ortamı |
Anne Baba ile Çocuklar Arasındaki Karşılıklı Hak ve Sorumluluklar
Aile içi iletişimin ikinci ana ekseni ebeveynler ile çocuklar arasındaki ilişkidir. İslam'da anne ve babanın çocuğuna karşı temel görevleri; çocuğa güzel ve anlamlı bir isim koymak, onu helal ve temiz rızıkla beslemek (nafaka), sevgi ve şefkat göstermek, kız-erkek ayrımı yapmadan çocuklar arasında tam adaletle davranmak, ona dinî-ahlaki değerleri ve çağın gerektirdiği ilim/meslek eğitimini kazandırmak ve evlilik çağına geldiğinde yuvasını kurmasına yardımcı olmaktır. Hz. Peygamber, 'Hiçbir baba, çocuğuna güzel terbiye ve ahlaktan daha üstün bir miras bırakmamıştır' buyurmuştur.
Çocuğun anne ve babasına karşı görevleri ise İslam ahlakında birrü'l-vâlideyn (anne babaya ihsan ve iyilik) kavramıyla ifade edilir. İsrâ Suresi 23 ve 24. ayetlerde Allah'a ibadetten hemen sonra anne babaya iyi davranmak emredilmiş; 'Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa kendilerine öf bile deme; onları azarlama; ikisine de güzel ve gönül alıcı söz (kavl-i kerîm) söyle. Onlara merhamet ederek tevazu kanatlarını indir ve: Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni nasıl şefkatle büyüttülerse, şimdi Sen de onlara öyle merhamet et, de' buyrulmuştur.
Aile Huzurunu Tehdit Eden Unsurlar ve Çözüm Yöntemleri
Günümüzde aile kurumunu ve aile içi iletişimi zayıflatan başlıca tehditler; aile içi şiddet, öfke kontrolsüzlüğü, bencillik, sabırsızlık, ekran bağımlılığı nedeniyle eş ve çocukların birbirine vakit ayırmaması, aile mahremiyetinin sosyal medyada teşhir edilmesi, israf ve aldatmadır. İslam'da şiddetin ve zulmün hiçbir türüne yer yoktur; Veda Hutbesi'nde kadınların Allah'ın birer emaneti olduğu ilan edilmiştir.
Aile içinde görüş ayrılıkları ve kırgınlıklar yaşandığında ilk adım, sorunu üçüncü kişilere taşımadan eşlerin kendi aralarında empati, sabır ve açık diyalogla çözmesidir. Eğer anlaşmazlık büyür ve ayrılık tehlikesi (şikâk) doğarsa, Kur'an-ı Kerim Nisâ Suresi 35. ayette hakem kurumunu (günümüzdeki aile danışmanlığı ve arabuluculuk mekanizmasını) devreye sokar: 'Eğer karı-kocanın aralarının açılmasından korkarsanız, erkeğin ailesinden bir hakem ve kadının ailesinden bir hakem gönderin. Bunlar barıştırmak isterlerse Allah aralarını bulur.' Tüm yapıcı çabalara rağmen evliliğin yürümesi imkânsız hale gelirse, İslam'da 'helallerin Allah'a en sevimsiz olanı' olarak nitelendirilen talâk (boşanma) son çare olarak meşru kılınmış; ancak bu süreçte bile birbirine zarar vermemek ve ihsanla (güzellikle) ayrılmak emredilmiştir.
| Sorun Düzeyi | İslam'ın Önerdiği Çözüm Adımı | Temel Ahlaki İlke |
|---|---|---|
| Günlük Kırgınlıklar | Empati, özür dileme, sabır ve yüz yüze tatlı dille konuşma | Kusurları büyütmeme ve af yolunu tutma (A'râf, 199) |
| Ciddi Geçimsizlik (Şikâk) | İki aileden birer adil hakem (veya uzman danışman) görevlendirme | Islah (barıştırma) niyeti ve aile mahremiyetini koruma (Nisâ, 35) |
| Evliliğin İmkânsızlaşması | Zulmetmeden, hakları (mehir, nafaka) ödeyerek güzellikle ayrılma | İyilikle tutmak veya güzellikle (ihsanla) ayrılmak (Bakara, 229) |
Geniş Aile, Sıla-i Rahim ve Toplumsal Dayanışma Halkaları
İslam'da aile yalnızca anne, baba ve çocuklardan oluşan çekirdek yapıyla sınırlı kalmaz; dede, nine, amca, hala, dayı ve teyze gibi yakın akrabaları kuşatan geniş aile ve sıla-i rahim bilinciyle bütünleşir. Yaşlı anne babaların ve aile büyüklerinin yalnızlığa terk edilmeyip hürmetle gözetilmesi, onların hayat tecrübelerinden ve hayır dualarından yararlanılması ailenin bereket kaynağıdır.
Hz. Peygamber, 'Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir' buyurarak kuşaklar arası iletişim ilkesini özetlemiştir. Akrabalık bağlarını canlı tutmak (sıla-i rahim), komşularla iyi ilişkiler kurmak, yetim ve ihtiyaç sahibi ailelere kol kanat germek; aile içindeki sevgi ve merhamet iklimini bütün topluma yayarak sarsılmaz bir sosyal doku meydana getirir.
Örnekler
Örnek 1Rûm Suresi 21. ayette aile kurumunun dayandırıldığı üç temel kavramı (sekînet, meveddet ve rahmet) aile içi iletişim açısından açıklayınız.
Cevabı göster
Rûm Suresi 21. ayette bildirilen üç temel kavram şunlardır: 1) Sekînet: Eşlerin ve çocukların birbirinin yanında iç huzuru, dinginlik ve güven bulmasıdır; evin stres ve korkudan uzak bir sığınak olmasını sağlar. 2) Meveddet: Eşler arasındaki karşılıklı sevgi, dostluk ve gönül bağıdır; iletişimi samimi ve yapıcı kılar. 3) Rahmet: Şefkat, merhamet ve koruyuculuktur; hastalıkta, yaşlılıkta ve hata anlarında eşlerin birbirini hoşgörüyle kucaklamasını sağlar.
Örnek 2İsrâ Suresi 23 ve 24. ayetlere göre çocukların yaşlanan anne ve babalarına karşı iletişim ve davranış sorumlulukları nelerdir?
Cevabı göster
İsrâ Suresi 23-24. ayetlerde Allah'a kulluktan hemen sonra anne babaya iyi davranmak (birrü'l-vâlideyn) emredilmiştir. Çocuklar, yanlarında yaşlanan anne ve babalarına: 1) En küçük bir bıkkınlık ifadesi olan 'öf' bile dememeli, 2) Onları asla azarlamamalı ve kalplerini kırmamalı, 3) Onlara daima tatlı, saygılı ve gönül alıcı söz (kavl-i kerîm) söylemeli, 4) Merhametle tevazu kanatlarını indirerek hizmet etmeli ve 5) 'Rabbim, küçüklüğümde onlar beni nasıl şefkatle büyüttülerse Sen de onlara öyle merhamet et' diye dua etmelidir.
Örnek 3Anne ve babanın çocuklarına karşı başlıca görevleri nelerdir ve çocuklar arasında adalet ilkesi neden önemlidir?
Cevabı göster
Anne babanın çocuğuna karşı görevleri; ona güzel bir isim koymak, helal rızıkla besleyip sağlığını korumak, sevgi ve şefkat göstermek, dinî-ahlaki terbiye ve iyi bir eğitim vermek ve çocuklar arasında adaletli davranmaktır. Kız veya erkek ayrımı yapmadan sevgi, ilgi ve maddi bağışlarda çocuklar arasında tam adalet gözetmek, kardeşler arasında kıskançlık ve düşmanlık doğmasını önler ve aile içindeki güven bağını korur.
Örnek 4Nisâ Suresi 35. ayette emredilen 'hakem' uygulamasının amacı ve işleyişi nedir?
Cevabı göster
Eşler arasında kendi başlarına çözemedikleri şiddetli geçimsizlik (şikâk) ve ayrılık tehlikesi ortaya çıktığında, aileyi dağılmaktan kurtarmak amacıyla Nisâ Suresi 35. ayette 'hakem' kurumu emredilmiştir. Buna göre erkeğin ailesinden güvenilir bir hakem ve kadının ailesinden güvenilir bir hakem (veya günümüzde uzman aile danışmanları) seçilir. Bu hakemler aile sırlarını ifşa etmeden, samimi bir barıştırma (ıslah) niyetiyle tarafları dinleyerek ortak bir çözüm bulmaya çalışırlar.
Örnek 5Hz. Peygamber'in (s.a.v.) 'Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en hayırlı olanınızdır' hadisini onun kendi aile hayatındaki uygulamalarıyla açıklayınız.
Cevabı göster
Bu hadis, bir müminin gerçek ahlakının ve dindarlığının dışarıdaki görüntüsüyle değil, kendi evinde eşine ve çocuklarına karşı gösterdiği nezaket ve merhametle ölçüldüğünü bildirir. Hz. Peygamber evde eşlerine karşı daima güler yüzlü ve nazik davranmış, ev işlerinde onlara bizzat yardım etmiş, önemli konularda eşleriyle istişare etmiş, çocuklarını ve torunlarını öpüp sevmiş ve hayatı boyunca aile fertlerine karşı asla kırıcı söz veya şiddet kullanmamıştır.
Örnek 6Bakara Suresi 187. ayette eşlerin birbirine 'elbise' (libâs) olarak benzetilmesinin aile mahremiyeti açısından taşıdığı anlamı değerlendiriniz.
Cevabı göster
Elbise insanı soğuktan, sıcaktan ve dış tehlikelerden koruduğu, bedenin kusurlarını örttüğü ve insana en yakın olduğu gibi; eşler de birbirini günahlardan ve kötülüklerden korur, birbirinin eksiklerini tamamlar ve kusurlarını örter. Bu ayet, eşlerin aile mahremiyetini ve özel sırlarını bir emanet olarak saklamaları gerektiğini, özellikle günümüzde sosyal medya gibi mecralarda aile mahremiyetini ifşa etmekten kaçınmaları gerektiğini öğretir.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Rûm Suresi 21. ayette 'Kendileriyle huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de O'nun ayetlerindendir' buyrularak aile yuvasının temeli olarak gösterilen üç kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Rûm Suresi 21. ayette aile kurumunun dayandığı üç temel manevi sütun; huzur bulma (sekînet/litaskünû), sevgi (meveddet) ve şefkat/merhamet (rahmet) olarak bildirilmiştir.
2Nisâ Suresi 21. ayette evlilik birliğini kuran nikâh akdinin ciddiyetini ve kutsallığını vurgulamak için kullanılan ve 'çok sağlam, ağır sözleşme/ahit' anlamına gelen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Kur'an-ı Kerim'de Nisâ Suresi 21. ayette nikâh sözleşmesi 'mîsâk-ı galîz' (sağlam ve ağır bir ahit) olarak adlandırılmıştır.
3İsrâ Suresi 23. ayette anne ve babaya 'öf' bile denmemesi ve azarlanmaması emredildikten sonra onlara nasıl hitap edilmesi gerektiği hangi kavramla ifade edilmiştir?
İsrâ Suresi 23. ayette 'İkisine de güzel ve gönül alıcı söz (kavlen kerîmâ) söyle' buyrulmuştur.
4Eşler arasında ciddi bir geçimsizlik ve ayrılık tehlikesi (şikâk) baş gösterdiğinde, aileyi kurtarmak ve tarafları barıştırmak amacıyla Nisâ Suresi 35. ayette önerilen yöntem aşağıdakilerden hangisidir?
Nisâ Suresi 35. ayette eşlerin aralarının açılmasından korkulduğunda her iki aileden barıştırma niyeti taşıyan birer hakem gönderilmesi emredilmiştir.
5Aşağıdaki ifadelerin İslam'da aile hayatı ve aile içi iletişim ilkelerine göre doğru (D) ya da yanlış (Y) olduğunu belirleyiniz.
- Bakara Suresi 187. ayette eşlerin birbirini koruması, tamamlaması ve kusurlarını örtmesi 'elbise (libâs)' benzetmesiyle anlatılmıştır.
'Onlar sizin için birer elbise, siz de onlar için birer elbisesiniz' ayeti eşler arasındaki yakınlığı ve mahremiyeti ifade eder.
- Mehir, evlenen kadının babasına veya erkek kardeşlerine ödenen başlık parası demektir.
Mehir başlık parası değildir; doğrudan evlenen kadının kendisine verilen ve yalnız kadına ait olan mali bir haktır.
- Hz. Peygamber (s.a.v.), 'Hiçbir baba çocuğuna güzel ahlak ve terbiyeden daha üstün bir bağışta bulunmamıştır' buyurarak aile içi eğitimin önemini vurgulamıştır.
Çocuğa bırakılacak en değerli miras onu güzel ahlakla yetiştirmektir.
- Anne ve babanın çocuklarına hediye verirken veya sevgi gösterirken kız-erkek ayrımı yapmadan adaletli davranması dini bir sorumluluktur.
Hz. Peygamber 'Allah'tan korkun ve çocuklarınız arasında adaletli olun' buyurarak ayrımcılığı yasaklamıştır.
- İslam'da şahitler olmadan ve topluma duyurulmadan gizlice kıyılan nikâhlar geçerli kabul edilir.
İslam hukukunda nikâhın geçerli olması için şahitlerin huzuru ve aleniyet (duyurulma) şarttır; gizli nikâh geçersizdir.
- Bakara Suresi 187. ayette eşlerin birbirini koruması, tamamlaması ve kusurlarını örtmesi 'elbise (libâs)' benzetmesiyle anlatılmıştır.
6Aşağıdaki aile hayatı kavramlarını doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri verilen kelimelerden uygun olanlarıyla tamamlayınız.
- Rûm Suresi 21. ayette eşler arasında sevgi (meveddet) ile birlikte şefkat ve merhameti ifade eden duygusunun var edildiği bildirilir.
- Nisâ Suresi 21. ayette nikâh akdi, sağlam ve ağır bir sözleşme anlamında olarak nitelendirilmiştir.
- Evlilik sırasında erkeğin kadına verdiği ve kadının ekonomik güvencesi olan mali hakka denir.
- İsrâ Suresi 23. ayette yaşlanan anne ve babaya öf bile denmemesi ve onlara gönül alıcı güzel söz olan söylenmesi emredilmiştir.
- Karı-kocanın aralarının açılmasından korkulduğunda barıştırmak amacıyla her iki aileden birer gönderilmesi Kur'an tavsiyesidir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Modern çağda aile kurumunun karşılaştığı iletişim kopukluğu, tahammülsüzlük ve mahremiyet aşınması sorunlarına karşı; Kur'an-ı Kerim ve Hz. Peygamber'in sünnetindeki 'sekînet, meveddet, rahmet, istişare, elbise (libâs) metaforu ve birrü'l-vâlideyn' ilkelerinin nasıl bir çözüm sunduğunu açıklayınız.
1. ipucu: İletişim ve karar alma boyutunda sekînet ve istişare kavramlarını kullanınız.
2. ipucu: Tahammülsüzlük ve öfkeye karşı meveddet, rahmet ve nebevî nezaketi belirtiniz.
3. ipucu: Mahremiyet için elbise (libâs) ayetini, kuşaklar arası bağ için birrü'l-vâlideyn ilkesini vurgulayınız.
Cevap: Modern çağdaki iletişim kopukluğu ve yalnızlaşmaya karşı Kur'an, evi bir 'sekînet' (huzur ve güven) yuvası olarak tanımlar ve eşlerin kararları 'istişare' (danışma) ile alarak birbirine vakit ayırmasını emreder. Tahammülsüzlük ve öfke sorununa karşı 'meveddet' (sevgi), 'rahmet' (şefkat) ve Hz. Peygamber'in 'Sizin en hayırlınız ailesine en iyi davrananınızdır' sünneti; eşlerin birbirine rıfk (yumuşaklık) ve sabırla yaklaşmasını sağlar. Sosyal medyada yaşanan mahremiyet aşınmasına karşı 'elbise (libâs)' metaforu eşlerin birbirinin sırlarını ve onurunu korumasını öğretirken; 'birrü'l-vâlideyn' ilkesi de çocuklarla anne baba ve yaşlılar arasında vefa ve merhamet köprüsü kurar.
Kısaca
- Rûm Suresi 21. ayete göre İslam'da aile yuvası; sekînet (huzur ve güven), meveddet (karşılıklı sevgi) ve rahmet (şefkat ve merhamet) temelleri üzerine kurulur.
- Nikâh akdi Kur'an'da 'mîsâk-ı galîz' (sağlam ve ağır sözleşme) olarak tanımlanır; geçerli olması için tarafların özgür rızası, şahitlerin huzuru, topluma ilanı ve resmî tescili gerekir.
- Evlilikte kadına verilen mehir kadının kendi ekonomik hakkıdır; Bakara 187. ayetteki 'elbise (libâs)' benzetmesi ise eşlerin birbirini korumasını ve aile mahremiyetini saklamasını ifade eder.
- Hz. Peygamber 'Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en hayırlı olanınızdır' buyurmuş; aile içinde istişare (danışma), rıfk (yumuşaklık), yardımlaşma ve merhametle örnek olmuştur.
- Anne babanın çocuğuna karşı görevleri güzel isim koymak, helal rızık, güzel terbiye ve çocuklar arasında adalettir; çocuğun görevi ise anne babaya ihsan (birrü'l-vâlideyn) ve gönül alıcı söz (kavl-i kerîm) söylemektir.
- Aile içi ciddi anlaşmazlıklarda (şikâk) aileyi kurtarmak için her iki aileden birer adil hakem (arabulucu/danışman) görevlendirilmesi (Nisâ, 35) Kur'an'ın çözüm yöntemidir.