İnsanlar, Yüce Allah'ın (cc) peygamberleri aracılığıyla gönderdiği ilahi mesaj karşısında takındıkları tutuma göre farklı isimlerle nitelendirilir. İman esaslarını kalbiyle tasdik edip diliyle ikrar eden kimseye 'mümin' denirken; hakikati gizleyip inkâr eden kimseye 'kâfir', Allah'a ortak koşana 'müşrik', inanmadığı hâlde inanmış görünene 'münafık', ilahi emirlere itaatten ayrılıp büyük günahlara dalana ise 'fasık' adı verilir.
Mümin ve Münafık
İlahi vahye muhatap olan insanların inanç bakımından ilk iki kategorisini samimi iman sahipleri olan müminler ile iç dünyasıyla dış görünüşü birbirine uymayan münafıklar oluşturur:
Mümin: Sözlükte "güven veren, emin kılan, doğrulayan, tasdik eden" anlamına gelir. Dinî bir terim olarak Allah'a (cc), Hz. Peygamber'e (sav) ve onun Allah'tan getirdiği iman esaslarının tamamına kalbiyle gönülden inanıp (tasdik) diliyle ikrar eden kimsedir. Kur'an-ı Kerim'de gerçek müminlerin özellikleri şöyle açıklanır: "Müminler ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir, O'nun ayetleri kendilerine okunduğu zaman (bu) onların imanlarını artırır ve onlar yalnız Rablerine tevekkül ederler. Onlar namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcarlar (infak ederler). İşte onlar gerçek müminlerdir." (Enfal, 2-4).
Münafık: Sözlükte "ikiyüzlü, insanların arasını bozan, nifak çıkaran" demektir. Terim olarak kalbiyle inanmadığı hâlde dünyevi çıkar elde etmek, korku duymak veya Müslümanlara zarar vermek amacıyla diliyle Müslüman olduğunu söyleyen kimsedir. Tevbe suresi 67. ayette münafıkların kötülüğü emredip iyilikten alıkoydukları ve ellerini cimrilikle sıkı tuttukları bildirilir. İtikadî münafıklığın (inançta ikiyüzlülüğün) yanı sıra davranışlarda görülen amelî münafıklık alametlerini Hz. Peygamber (sav) şöyle haber vermiştir: "Münafığın alameti üçtür: Konuştuğunda yalan söyler, kendisine bir şey emanet edildiğinde ihanet eder, söz verdiğinde sözünde durmaz." (Buhari, İman, 24).
Kâfir ve Müşrik
Tevhid inancını reddeden veya bozan inanç biçimleri İslam akaidinde küfür ve şirk kavramlarıyla ifade edilir:
Kâfir: Sözlükte "örten, gizleyen, nankörlük eden, inkâr eden" (toprağa tohumu örten çiftçi anlamındaki küfür kökünden) demektir. Terim olarak Allah'ın (cc) varlığını ve birliğini veya Hz. Peygamber'in (sav) Allah'tan getirdiği kesin dinî hükümlerden (zarûrât-ı dîniyye) birini ya da tamamını inkâr eden, dinî emir ve yasaklarla alay eden kimsedir. Muhammed suresi 34. ayette inkâr edip Allah yolundan alıkoyan ve kâfir olarak ölenleri Allah'ın asla bağışlamayacağı bildirilmiştir.
Şirk ve Müşrik: Şirk; Allah'ın (cc) zatında, sıfatlarında, fiillerinde veya ulûhiyetinde (mabud oluşunda) O'na ortak koşmaktır. Müşrik ise Allah'ın varlığına ve yaratıcılığına inanmakla birlikte putları, yıldızları veya başka varlıkları da ilah, yardımcı ya da Allah katında zorunlu şefaatçi kabul ederek Allah'a ortak koşan kimsedir. Nitekim Adîy bin Hâtim (ra) boynunda haç ile Hz. Peygamber'in huzuruna geldiğinde Resulullah (sav) Tevbe suresi 31. ayeti ("Onlar Allah'ı bırakıp hahamlarını ve rahiplerini rabler edindiler...") okumuş ve Allah'ın helal kıldığını haram, haram kıldığını helal sayan din adamlarına kayıtsız şartsız itaat etmenin de onlara ibadet etmek (şirk) olduğunu açıklamıştır. Kur'an-ı Kerim'de şirk en büyük günah olarak nitelendirilmiştir: "Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz; bunun dışındaki günahları dilediği kimse için bağışlar" (Nisa, 48) ve "Yavrucuğum! Allah'a ortak koşma! Şüphesiz şirk, çok büyük bir zulümdür." (Lokman, 13).
Fasık
İnanç ve amel bütünlüğü açısından Kur'an-ı Kerim'de sıkça kullanılan bir diğer temel kavram fasıktır:
Sözlük ve Terim Anlamı: Sözlükte "hak yoldan çıkmak, (taze hurmanın) kabuğunu delip dışarı çıkması, Allah'ın emirlerine itaatsizlik etmek ve sınırı aşmak" anlamlarındaki fısk (füsûk) kökünden türeyen fasık; terim olarak Allah'ın (cc) emirlerine itaatten ayrılan, dinin sınırlarını çiğneyen, büyük günah işlemeyi ve kötülük yapmayı alışkanlık hâline getiren kimseye denir.
Kur'an-ı Kerim'de Fısk Sayılan Başlıca Davranışlar: Kur'an'da fısk kavramı bazen doğrudan küfür ve şirki kapsayacak şekilde, çoğunlukla ise iman ettiği hâlde büyük günah işleyenlerin davranışlarını nitelemek için kullanılmıştır. Hucurât suresi 11. ayette müminlerin birbirleriyle alay etmeleri ve birbirlerini kötü lakaplarla çağırmaları yasaklanarak "İmandan sonra fasıklık ne kötü bir isimdir! Kim tövbe etmezse işte onlar zalimlerin ta kendileridir" buyrulmuştur. Ayrıca Kur'an'da; ticaret ve borç ilişkilerinde yazana (kâtibe) ve şahide zarar vermek (Bakara, 282), sihir ve büyü yapmak (Bakara, 102), dikili taşlar (putlar) ve fal oklarıyla kısmet aramak ve Allah'tan başkası adına kesilen hayvanların etini yemek (Mâide, 3; En'âm, 121, 145) açıkça fısk olarak nitelendirilmiştir.
Örnekler
Örnek 1Mümin kavramının sözlük ve terim anlamını belirterek Enfal suresi 2-4. ayetlerde geçen mümin özelliklerini sıralayınız.
Cevabı göster
Mümin sözlükte 'güven veren, emin kılan, tasdik eden'; terim olarak Allah'a, Hz. Peygamber'e ve iman esaslarının tamamına kalbiyle inanıp diliyle ikrar eden kimsedir. Enfal suresi 2-4. ayetlere göre gerçek müminler: 1) Allah anıldığında kalpleri titrer, 2) Ayetler okunduğunda imanları artar, 3) Yalnız Rablerine tevekkül ederler, 4) Namazı dosdoğru kılarlar, 5) Kendilerine verilen rızıktan infak ederler.
Örnek 2Münafık kime denir ve Hz. Peygamber'in (sav) bildirdiği üç münafıklık alameti nelerdir?
Cevabı göster
Münafık; kalbiyle inanmadığı hâlde dünyevi çıkar elde etmek veya Müslümanlara zarar vermek amacıyla diliyle Müslüman olduğunu söyleyen ikiyüzlü kimsedir. Hz. Peygamber'in bildirdiği üç münafıklık alameti: 1) Konuştuğunda yalan söylemek, 2) Kendisine verilen emanete ihanet etmek, 3) Söz verdiğinde sözünde durmamaktır (Buhari, İman, 24).
Örnek 3Kâfir kavramının sözlük ve terim anlamını açıklayınız.
Cevabı göster
Kâfir sözlükte 'örten, gizleyen, nankörlük eden, inkâr eden' demektir. Terim olarak Allah'ın varlığını ve birliğini veya Hz. Peygamber'in getirdiği kesin dinî hükümlerden birini ya da tamamını inkâr eden, dinî emir ve yasaklarla alay eden kimsedir.
Örnek 4Şirk ve müşrik ne demektir? Kur'an-ı Kerim'de şirk nasıl nitelendirilmiştir?
Cevabı göster
Şirk; Allah'ın zatında, sıfatlarında, fiillerinde veya ulûhiyetinde O'na ortak koşmaktır. Müşrik ise Allah'a inanmakla birlikte başka varlıkları da ilah, yardımcı veya şefaatçi kabul ederek Allah'a ortak koşan kimsedir. Kur'an'da şirk 'çok büyük bir zulüm' (Lokman, 13) ve tövbe edilmeden ölünürse Allah'ın asla bağışlamayacağı en büyük günah (Nisa, 48) olarak nitelendirilmiştir.
Örnek 5Tevbe suresi 31. ayet bağlamında Adîy bin Hâtim (ra) kıssası şirk kavramının hangi boyutunu açıklamaktadır?
Cevabı göster
Adîy bin Hâtim (ra) Hristiyanların din adamlarına secde etmediklerini söylediğinde Hz. Peygamber (sav), din adamlarının Allah'ın helal kıldığını haram, haram kıldığını helal saymalarına insanların kayıtsız şartsız itaat etmesinin onları 'rab edinmek' ve Allah'a ortak koşmak (şirk) olduğunu açıklamıştır.
Örnek 6Fasık kime denir ve Kur'an-ı Kerim'de fısk olarak nitelendirilen başlıca büyük günahlar nelerdir?
Cevabı göster
Fasık; 'hak yoldan çıkmak ve itaatsizlik etmek' anlamındaki fısk kökünden gelir ve Allah'ın emirlerine itaatten ayrılan, büyük günah işlemeyi alışkanlık hâline getiren kimseye denir. Kur'an'da borç ilişkilerinde kâtibe/şahide zarar vermek, müminlerle alay edip kötü lakap takmak, sihir/büyü yapmak, fal oklarıyla kısmet aramak ve Allah'tan başkası adına kesilen hayvanların etini yemek fısk olarak nitelendirilmiştir.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Kalbiyle inanmadığı hâlde dünyevi menfaat elde etmek, korku duymak veya Müslümanların arasına fitne sokmak amacıyla diliyle Müslüman olduğunu söyleyen kimseye ne ad verilir?
Kalbiyle inanmadığı hâlde diliyle inandığını söyleyerek ikiyüzlü davranan kimseye 'münafık' denir.
2Aşağıdakilerden hangisi Enfal suresi 2-4. ayetlerde gerçek müminlerin özellikleri arasında sayılan niteliklerden biri değildir?
İbadetleri gösteriş (riya) için yapmak müminlerin değil, münafıkların özelliğidir (Nisa, 142).
3Allah'ın (cc) varlığını ve yaratıcılığını kabul etmekle birlikte; putları, yıldızları veya başka varlıkları da ilah, yardımcı ya da şefaatçi edinerek Allah'a ortak koşan kimseye ne ad verilir?
Allah'ın zatında, sıfatlarında, fiillerinde veya ulûhiyetinde O'na ortak koşan kimseye 'müşrik' denir.
4Sözlükte 'hak yoldan çıkmak, kabuğunu delip dışarı çıkmak' anlamına gelen; terim olarak ise Allah'ın emirlerine itaatten ayrılıp büyük günah işlemeyi alışkanlık hâline getiren kimseyi ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Fısk kökünden türeyen 'fasık', ilahi itaat sınırından çıkıp büyük günah işlemeyi alışkanlık edinen kimsedir.
5Aşağıdaki ifadelerin doğru (D) ya da yanlış (Y) olduğunu belirleyiniz.
- Mümin kelimesi sözlükte 'güven veren, emin kılan, doğrulayan ve tasdik eden' anlamlarına gelir.
İman ve emân kökünden gelen mümin, hem kalbiyle tasdik eden hem de çevresine güven veren kimsedir.
- Hz. Peygamber (sav); konuştuğunda yalan söylemeyi, emanete ihanet etmeyi ve sözünde durmamayı münafıklık alameti olarak bildirmiştir.
Buhari'de yer alan hadis-i şerifte amelî münafıklığın bu üç alameti açıkça sayılmıştır.
- Hz. Peygamber'in getirdiği dinî hükümlerin bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr eden kimse yine de mümin sayılır.
İman esasları ve kesin dinî hükümler bir bütündür; birini bile inkâr eden veya alay eden kimse kâfir olur.
- Lokman suresi 13. ayette Allah'a ortak koşmanın (şirkin) çok büyük bir zulüm olduğu bildirilmiştir.
Hz. Lokman oğluna öğüt verirken 'Yavrucuğum! Allah'a ortak koşma! Şüphesiz şirk büyük bir zulümdür' demiştir.
- Hucurât suresi 11. ayette müminlerle alay etmek ve kötü lakap takmak 'imandan sonra fasıklık' olarak nitelendirilmiştir.
Ayette 'İmandan sonra fasıklık ne kötü bir isimdir!' buyrularak bu davranışlardan sakındırılmıştır.
- Mümin kelimesi sözlükte 'güven veren, emin kılan, doğrulayan ve tasdik eden' anlamlarına gelir.
6İnanç bakımından insanları niteleyen aşağıdaki kavramları doğru tanımlarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Enfal suresi 2. ayete göre gerçek müminler, Allah anıldığı zaman titreyen ve ayetler okunduğunda imanları artan kimselerdir.
- Nisa suresi 48. ayette Yüce Allah'ın, kendisine koşulmasını (tövbe edilmedikçe) asla bağışlamayacağı bildirilmiştir.
- Tevbe suresi 31. ayeti açıklayan Hz. Peygamber, adlı sahabiye Allah'ın haram kıldığını helal sayan din adamlarına itaatin şirk olduğunu bildirmiştir.
- Sözlükte 'hakikati örten, gizleyen ve nankörlük eden' anlamına gelen kelimesi, iman esaslarını reddeden kişiyi ifade eder.
- Kur'an-ı Kerim'de fal oklarıyla kısmet aramak ve Allah'tan başkası adına kesilen hayvanların etini yemek olarak nitelendirilmiştir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8İnanç bakımından insanları kalpteki tasdik, dildeki ikrar ve ameldeki itaat ölçütlerine göre sınıflandırınız.
1. ipucu: Kalp ile tasdik ve dil ile ikrarın birlikte bulunduğu grubu ve Enfal 2-4. ayetteki özelliklerini belirtiniz.
2. ipucu: Kalpte inkâr olduğu hâlde dilde ikrar bulunan grubu (münafık) ve hem kalpte hem dilde inkâr/ortak koşma bulunan grupları (kâfir ve müşrik) ayırt ediniz.
3. ipucu: İman sınırları içinde kalmakla birlikte büyük günah işleyerek ilahi itaatten ayrılan kişinin durumunu (fasık) açıklayınız.
Cevap: 1) Mümin: Hem kalbiyle gönülden tasdik eden hem de diliyle ikrar edip namaz, infak ve tevekkül gibi salih amellerle imanını destekleyen kimsedir (Enfal, 2-4). 2) Münafık, Kâfir ve Müşrik: Kalbiyle inanmadığı hâlde çıkar için diliyle inandığını söyleyene 'münafık'; dinî hakikatleri açıktan reddedene 'kâfir'; Allah'a başka varlıkları ortak koşana ise 'müşrik' denir. 3) Fasık: Allah'ın emirlerine itaatten ayrılıp alay etme, kötü lakap takma, büyü, fal okları veya borçta zarar verme gibi büyük günahları alışkanlık hâline getiren kimsedir.
Kısaca
- Mümin; sözlükte 'güven veren, tasdik eden' demek olup terim olarak Allah'a, Hz. Peygamber'e ve iman esaslarının tamamına kalbiyle inanıp diliyle ikrar eden kimsedir (Enfal, 2-4).
- Münafık; kalbiyle inanmadığı hâlde dünyevi çıkar elde etmek veya Müslümanlara zarar vermek için diliyle Müslüman olduğunu söyleyen ikiyüzlü kimsedir; amelî alametleri yalan söylemek, emanete ihanet etmek ve sözünde durmamaktır (Buhari, İman, 24).
- Kâfir; sözlükte 'örten, gizleyen, nankörlük eden' demek olup Allah'ın varlığını, birliğini veya Hz. Peygamber'in getirdiği kesin dinî hükümlerden birini ya da tamamını inkâr eden kimsedir (Muhammed, 34).
- Müşrik; Allah'ın zatında, sıfatlarında, fiillerinde veya ulûhiyetinde O'na ortak koşan kimsedir ve şirk Kur'an'da 'büyük bir zulüm' (Lokman, 13) ve bağışlanmayan en büyük günah (Nisa, 48) olarak bildirilmiştir.
- Fasık; 'hak yoldan çıkmak ve itaatsizlik etmek' anlamındaki fısk kökünden gelir ve Allah'ın emirlerine itaatten ayrılıp büyük günah işlemeyi alışkanlık hâline getiren kimseyi ifade eder (Hucurât, 11).