İslam düşüncesinde insanlar, Yüce Allah'ın gönderdiği ilahi vahiy ve iman esasları karşısında takındıkları tutuma göre çeşitli kavramlarla tanımlanmıştır. Kalbiyle tasdik edip dil ile ikrar eden ihlas sahibi mümin ile ikiyüzlülük sergileyen münafık, inkârcı kâfir, Allah'a ortak koşan müşrik ve günahkâr fasık kavramlarını doğru ayırt etmek, sağlam bir itikadi bilinç oluşturmanın temel şartıdır.
Mümin Kavramı, Nitelikleri ve İhlas Bilinci
Sözlükte güven veren, emin kılan, tasdik eden ve inanan anlamlarına gelen mümin; dini bir terim olarak Allah'a, Hz. Muhammed'e (sav) ve onun Allah'tan getirdiği kesin olarak bilinen inanç esaslarına (zarûrât-ı dîniyye) kalbiyle şüphe duymaksızın inanan ve bunu diliyle ikrar eden kimsedir. Aynı zamanda el-Mü'min, Yüce Allah'ın esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden) biri olup (Haşr, 23) kullarına güven veren ve vaadine sadık olan demektir.
Kur'an-ı Kerim'de Enfâl suresi 2-4. ayetlerde gerçek müminlerin beş temel özelliği şöyle sıralanmıştır: 1) Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir, 2) Allah'ın ayetleri okunduğunda imanları artar, 3) Yalnız Rablerine tevekkül ederler (güvenirler), 4) Namazlarını dosdoğru kılarlar ve 5) Kendilerine verilen rızıktan Allah yolunda infak ederler (harcama yaparlar).
Müminin imanını ve ibadetini değerli kılan en temel ruh ise ihlas ilkesidir. Sözlükte saflaştırmak, arındırmak ve samimi olmak anlamına gelen ihlas; terim olarak insanın bütün söz, davranış ve ibadetlerinde gösterişten (riya) ve çıkar beklentisinden uzak durarak yalnızca Allah'ın rızasını gözetmesidir. Zümer suresi 11. ayette "De ki: Bana, dini Allah'a halis kılarak (ihlasla) O'na kulluk etmem emredildi" buyrulmuş; Ankebût suresi 65. ayette ise yalnız darda kalınca değil her zaman ihlasla Allah'a yönelmenin gerekliliği vurgulanmıştır.
Münafık Kavramı ve Nifak Alametleri
Sözlükte ikiyüzlü olmak, içten pazarlıklı davranmak ve nifak çıkarmak anlamlarına gelen münafık; dini bir terim olarak kalbiyle inanmadığı hâlde, dünyevi çıkar elde etmek veya Müslümanları aldatmak amacıyla diliyle inandığını söyleyen kimsedir. Bu ikiyüzlü tutuma nifak (münafıklık) adı verilir.
Kur'an-ı Kerim'de Tevbe suresi 67. ayette münafık erkek ve kadınların birbirlerinden oldukları, kötülüğü emredip iyilikten alıkoydukları, ellerini sıkı tutup infaktan kaçındıkları ve Allah'ı unuttukları bildirilmiştir. Bakara suresi 8-14. ayetlerde ise münafıkların müminlerle karşılaştıklarında "İman ettik" dedikleri, kendi şeytanlarıyla (elebaşlarıyla) baş başa kaldıklarında ise "Biz sizinleyiz, onlarla alay ediyoruz" dedikleri ve yeryüzünde bozgunculuk (ifsat) çıkardıkları açıklanmıştır.
İslam âlimleri nifakı itikadi nifak (kalben inkâr edip görünüşte Müslüman görünmek; kâfirlerden daha ağır bir cezaya, cehennemin en alt tabakasına mahkûmdur - Nisâ, 145) ve amelî nifak (iman ettiği hâlde davranışlarında münafıklara ait kötü huyları taşımak) olarak ikiye ayırmıştır. Hz. Peygamber amelî nifak tehlikesine karşı müminleri şu hadisiyle uyarmıştır: "Münafığın alameti üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler, söz verdiği zaman sözünde durmaz ve kendisine bir şey emanet edildiği zaman hıyanet eder" (Buhârî, Îmân, 24).
Kâfir, Müşrik ve Fasık Kavramları ile Temel İman Terimleri
Sözlükte gerçeği örtmek, gizlemek ve nankörlük etmek anlamına gelen küfür kökünden türeyen kâfir; Allah'ın varlığını, birliğini, Hz. Muhammed'in peygamberliğini veya İslam'ın kesin inanç esaslarından (zarûrât-ı dîniyye) birini yahut birkaçını açıkça inkâr eden kimsedir (Muhammed, 34). Sözlükte ortak koşmak anlamına gelen şirk ise Allah'ın zatında, sıfatlarında, fiillerinde veya O'na yapılacak ibadetlerde Allah'a eş ve ortak koşmaktır; bu suçu işleyene müşrik denir. Kur'an-ı Kerim'de Lokmân suresi 13. ayette "Şüphesiz şirk çok büyük bir zulümdür", Nisâ suresi 48. ayette ise Allah'ın kendisine ortak koşulmasını bağışlamayacağı (tevbe edilmezse), bunun dışındaki günahları dilediği kimseler için bağışlayacağı bildirilmiştir. Tevbe suresi 31. ayet bağlamında Adîy bin Hâtim'e Hz. Peygamber'in açıkladığı üzere, din adamlarının Allah'ın helal kıldığını haram, haram kıldığını helal saymalarına itaat etmek de şirk kapsamında değerlendirilmiştir.
Sözlükte hak yoldan çıkmak ve sınırları aşmak (fısk) anlamına gelen fasık ise Allah'ın emirlerine itaatsizlik eden, dinin sınırlarını çiğneyip büyük günah (kebâir) işlemeyi alışkanlık hâline getiren kimsedir. Ehl-i sünnet âlimlerine göre büyük günah işleyen (fasık olan) bir mümin, işlediği günahı helal saymadıkça (istihlal yapmadıkça) dinden çıkmaz ve kâfir olmaz; günahkâr (asi) bir mümin olarak kalır.
İman konusu kapsamındaki diğer temel kavramlar da bu çerçeveyi tamamlar: İnanılacak şeylere kısaca ve toptan inanmaya icmali iman, her bir iman esasını ayrıntılarıyla bilip inanmaya tafsili iman; insanın doğuştan getirdiği tevhidi kabul etme yatkınlığına fıtrat; hadislerin ise ravi sayısına göre mütevatir, meşhur ve âhâd, sıhhat (güvenilirlik) derecesine göre sahih, hasen ve zayıf olarak ayrılması İslam itikadının temel yapı taşlarıdır.
Örnekler
Örnek 1Enfâl suresi 2-4. ayetlerde gerçek müminlerin özellikleri olarak hangi beş nitelik sayılmıştır?
Cevabı göster
Gerçek müminler; 1) Allah anıldığında kalpleri ürperen, 2) Allah'ın ayetleri okunduğunda imanları artan, 3) Yalnız Rablerine tevekkül eden, 4) Namazlarını dosdoğru kılan ve 5) Kendilerine verilen rızıktan Allah yolunda infak eden kimselerdir.
Örnek 2İslam ahlak ve itikadında 'ihlas' nedir ve hangi davranış ihlası zedeler?
Cevabı göster
İhlas; insanın bütün ibadet, söz ve davranışlarında yalnızca Yüce Allah'ın rızasını gözetmesi, dinini Allah'a halis kılmasıdır (Zümer, 11). İbadetleri insanlara gösteriş yapmak veya dünyevi menfaat elde etmek için yapmak (riya) ihlası ortadan kaldırır.
Örnek 3Münafık kime denir ve Hz. Peygamber hadisinde münafıklığın üç alametini nasıl sıralamıştır?
Cevabı göster
Kalbiyle inanmadığı hâlde diliyle inandığını söyleyerek Müslümanları aldatmaya çalışan ikiyüzlü kimseye münafık denir. Hadis-i şerife göre münafığın üç alameti; konuştuğunda yalan söylemesi, söz verdiğinde sözünde durmaması ve kendisine bir şey emanet edildiğinde hıyanet etmesidir.
Örnek 4Tevbe suresi 31. ayette geçen 'Yahudiler din bilginlerini, Hristiyanlar da rahiplerini Allah'tan başka rabler edindiler' ifadesini Hz. Peygamber sahabi Adîy bin Hâtim'e nasıl açıklamıştır?
Cevabı göster
Adîy bin Hâtim 'Biz onlara secde edip tapmıyorduk' dediğinde Hz. Peygamber; din adamlarının Allah'ın helal kıldığı şeyleri haram, haram kıldığı şeyleri de helal saydıklarını, halkın da bu konuda onlara körü körüne itaat ettiğini ve işte bunun onlara ibadet (şirk) olduğunu açıklamıştır.
Örnek 5Ehl-i sünnet inancına göre 'fasık' kavramı ne demektir ve büyük günah işleyen kimsenin iman durumu nedir?
Cevabı göster
Fasık, Allah'ın emirlerine itaatsizlik ederek hak yoldan çıkan ve büyük günah işleyen kimsedir. Ehl-i sünnete göre büyük günah işleyen bir mümin, işlediği günahı helal saymadıkça imandan çıkmaz ve kâfir olmaz; günahkâr (fasık) bir mümin olarak tövbeye muhtaçtır.
Örnek 6İcmali iman ile tafsili iman arasındaki farkı açıklayınız.
Cevabı göster
İcmali iman, inanılacak şeylere 'Allah'a ve Hz. Muhammed'in getirdiği her şeye inandım' diyerek kısaca ve toptan inanmaktır (kelime-i tevhid ve kelime-i şehadet gibi). Tafsili iman ise iman esaslarının her birini (Allah'a, meleklere, kitaplara, peygamberlere, ahirete, kaza ve kadere) ayrıntılarıyla öğrenip inanmaktır.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Kur'an-ı Kerim'de Enfâl suresi 2-4. ayetlerde gerçek müminlerin nitelikleri arasında aşağıdakilerden hangisi sayılmamıştır?
Yaptığı ibadetlerle insanlardan övgü ve şöhret beklemek 'riya'dır; mümin ise ibadetlerini ihlasla yalnız Allah rızası için yapar.
2Kalbiyle inanmadığı hâlde dünyevi çıkarlarını korumak veya müminleri aldatmak amacıyla diliyle inandığını söyleyen kimseye İslam literatüründe ne ad verilir?
Kalben inkâr ettiği hâlde zahiren (diliyle) Müslüman görünen ikiyüzlü kimseye münafık denir.
3Kur'an-ı Kerim'de Lokmân suresi 13. ayette 'çok büyük bir zulüm' olarak nitelendirilen ve Nisâ suresi 48. ayette tövbe edilmeden ölünmesi hâlinde Allah tarafından bağışlanmayacağı bildirilen inanç sapması aşağıdakilerden hangisidir?
Allah'ın zatında, sıfatlarında veya ibadette O'na ortak koşmak olan şirk, Kur'an'da en büyük zulüm ve bağışlanmayan günah olarak bildirilmiştir.
4İman ve hadis kavramlarıyla ilgili aşağıdaki tanımlardan hangisi yanlıştır?
Fasık, günahlardan korunan kimse değil; Allah'ın emirlerine itaatsizlik edip büyük günah işleyen ve hak yoldan sapan kimsedir.
5
- el-Mü'min kavramı aynı zamanda Haşr suresi 23. ayette geçen ve kullarına güven veren anlamına gelen Allah'ın güzel isimlerinden biridir.
el-Mü'min hem inanan kulun sıfatı hem de Yüce Allah'ın esmâ-i hüsnâsından biridir.
- İnsanın bütün ibadet ve davranışlarında gösterişten uzak durarak yalnız Allah'ın rızasını gözetmesine ihlas denir.
Zümer suresi 11. ayette emredilen ihlas, dini yalnız Allah'a halis kılmaktır.
- Hz. Peygamber'in hadisine göre konuşunca yalan söylemek, sözünde durmamak ve emanete hıyanet etmek münafıklık alametleridir.
Buhârî Îmân 24 hadisinde bu üç kötü huy münafığın alametleri olarak sayılmıştır.
- İslam'ın inanç esaslarından beşine inanıp yalnız ahiret gününü inkâr eden kimse yine de mümin kabul edilir.
İman esasları bölünmez bir bütündür; birini dahi inkâr etmek insanı iman dairesinden çıkarır.
- Hadisler sıhhat (güvenilirlik) derecesine göre sahih, hasen ve zayıf hadis olmak üzere üçe ayrılır.
Hadis ilminde rivayetler sağlamlık derecesine göre sahih, hasen ve zayıf olarak sınıflandırılır.
- el-Mü'min kavramı aynı zamanda Haşr suresi 23. ayette geçen ve kullarına güven veren anlamına gelen Allah'ın güzel isimlerinden biridir.
6
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7
- Sözlükte gerçeği örtmek ve nankörlük etmek anlamına gelen, dinin kesin esaslarını inkâr eden kimseye denir.
- Kur'an-ı Kerim'de Lokmân suresi 13. ayette Allah'a ortak koşmak olan büyük bir zulüm olarak nitelendirilmiştir.
- İnanılacak esaslara kelime-i tevhid ile kısaca ve toptan inanmaya iman adı verilir.
- İnsanın doğuştan Yüce Yaratıcısını tanımaya ve hak dini kabul etmeye elverişli yaratılışına denir.
- İbadetleri Allah rızası için değil insanlara gösteriş yapmak amacıyla yerine getirmeye adı verilir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8İnanç bakımından insanların ayrıldığı temel grupları (mümin, münafık, kâfir, müşrik ve fasık) kalp tasdiki, dil ikrarı ve amel boyutlarıyla üç adımda karşılaştırınız.
1. ipucu: Müminin iman yapısını (kalp ve dil uyumunu) ve ihlas ilkesini açıklayınız.
2. ipucu: Münafık ile kâfir arasındaki farkı kalp tasdiki ve dil ikrarı açısından belirtiniz.
3. ipucu: Müşrik ve fasık kavramlarını tanımlayarak Ehl-i sünnetin büyük günah işleyen mümin hakkındaki görüşünü yazınız.
Cevap: Birinci adım: Mümin, İslam'ın inanç esaslarını kalbiyle tereddütsüz tasdik eden, diliyle ikrar eden ve ibadetlerini ihlasla (yalnız Allah rızası için) yerine getiren kimsedir. İkinci adım: Kâfir, iman esaslarını hem kalbiyle hem de diliyle açıkça inkâr ederken; münafık kalbiyle inkâr ettiği hâlde dünyevi çıkar için diliyle inandığını söyleyen ikiyüzlü kimsedir ve yalan, vaadden dönme, emanete hıyanet alametleriyle tanınır. Üçüncü adım: Müşrik Allah'ın zatında, sıfatlarında veya ibadette O'na ortak koşan kimse iken; fasık ilahi emirlere itaatsizlik edip büyük günah işleyen kimsedir; Ehl-i sünnete göre günahı helal saymayan fasık dinden çıkmaz, günahkâr mümin sayılır.
Kısaca
- Mümin, İslam inanç esaslarını kalbiyle tasdik edip diliyle ikrar eden kimsedir; Enfâl 2-4. ayetlere göre müminler Allah anılınca ürperir, tevekkül eder, namaz kılar ve infak ederler.
- İhlas, ibadet ve davranışlarda gösterişten (riyadan) uzak durarak yalnız Allah'ın rızasını gözetmektir (Zümer, 11).
- Münafık, kalbiyle inanmadığı hâlde diliyle inandığını söyleyen ikiyüzlü kimsedir; hadise göre alametleri yalan söylemek, sözünde durmamak ve emanete hıyanet etmektir.
- İman esaslarını inkâr edene kâfir, Allah'a ortak koşana müşrik (Lokmân, 13; Nisâ, 48), dinin sınırlarını çiğneyip büyük günah işleyene ise fasık denir.
- İman kısaca yapılırsa icmali, ayrıntılı yapılırsa tafsili iman adını alır; hadisler ravi sayısına göre mütevatir-meşhur-âhâd, sıhhatine göre sahih-hasen-zayıf olarak sınıflandırılır.