İslam öncesi dönemde Mekke, Kâbe’nin varlığı sayesinde hem dini bir ziyaret merkezi hem de Arap Yarımadası’nın en canlı ticaret kavşağı hâline gelmişti. İlk haftada şehrin coğrafi konumu, Hz. İbrahim ile Hz. İsmail tarafından Kâbe’nin yeniden inşası ve Huzaa kabilesi döneminde putperestliğin yayılması ele alınmıştı. Bu ikinci bölümde ise Kureyş kabilesinin Kusay bin Kilab liderliğinde Mekke yönetimini devralması, Darünnedve meclisinin kuruluşu, Haşim bin Abdümenaf’ın imzaladığı ilaf anlaşmaları, Ukaz, Mecenne ve Zülmecaz panayırları, Fil Vakası ve Peygamberimizin dedesi Abdülmuttalib’in zemzem kuyusunu yeniden açması ayrıntılı biçimde incelenmektedir.
Mekke’nin Coğrafi Özellikleri, İsimleri ve Harem Vasfı
Arap Yarımadası’nın batısında uzanan Hicaz bölgesi; Mekke, Medine (Yesrib) ve Taif olmak üzere üç ana şehir merkezinden oluşur. Çevresi çıplak ve sarp dağlarla kuşatılmış dar bir vadide kurulan Mekke, sıcak ve kurak çöl iklimine sahiptir. Bitki örtüsü dikenli bodur ağaçlar ve çalılıklardan ibaret olduğu için Kur’an-ı Kerim’de “ekin bitmeyen bir vadi” (İbrahim 14/37) olarak nitelendirilmiştir. Yağışların düzensiz ancak zaman zaman çok şiddetli düşmesi, vadinin en çukur yerinde bulunan Kâbe ve çevresinde sık sık sel baskınlarına yol açmıştır.
Kur’an-ı Kerim’de Mekke için üç önemli isim ve sıfat kullanılır: Bekke (kalabalık ve ziyaretçisi bol yer), Ümmülkura (şehirlerin anası/merkezi) ve Beledülemin (güvenli belde). Hz. İbrahim’in Mekke’nin güvenli bir şehir olması ve halkının çeşitli ürünlerle rızıklandırılması yönündeki duası (İbrahim 14/35-37) kabul edilmiş; Mekke ve çevresi her türlü saldırıdan, kan dökmekten ve zulümden korunmuş harem (dokunulmaz güvenli bölge) sayılmıştır. Ayrıca 9. yüzyıldan itibaren İslam coğrafyacıları tarafından hazırlanan dairevi dünya haritalarında Kâbe ve Mekke dünyanın merkezi olarak konumlandırılmıştır.
Zemzemin Bulunuşu ve Kâbe’nin İlk İnşa Özellikleri
Tevhit mücadelesi sırasında Nemrut’un ateşinden mucizevi biçimde kurtulan Hz. İbrahim, önce Kudüs civarına göç etmiş, ardından ilahi vahyin işaretiyle eşi Hz. Hacer ve henüz bebek olan oğlu Hz. İsmail’i ıssız Mekke vadisine bırakmıştır. Yanlarındaki su ve erzak tükendiğinde Hz. Hacer çaresizce Safa ile Merve tepeleri arasında su aramış; bu sırada Allah’ın yardımıyla zemzem suyu fışkırmıştır. Çöl ortasında ortaya çıkan bu su kaynağı, ticaret kervanlarının ve Cürhüm kabilesi gibi toplulukların bölgeye yerleşmesini sağlayarak Mekke’yi sürekli yaşanabilir bir şehir hâline getirmiştir.
Hz. İsmail büyüdüğünde babası Hz. İbrahim ile birlikte, Hz. Âdem zamanından kalan temelleri ortaya çıkararak Kâbe’yi yeniden inşa etmiştir. Bu ilk inşa sürecinde Kâbe; çevredeki dağlardan getirilen taşların harçsız olarak üst üste dizilmesiyle yapılmış, yüksekliği yaklaşık 7 metreye ulaşmıştır. O dönemde Kâbe’nin yer seviyesinde iki kapısı bulunuyor, üstü açık tutuluyor ve iç kısmında Kâbe’ye sunulan değerli hediyelerin korunduğu bir mahzen çukuru yer alıyordu. İnşanın tamamlanmasıyla birlikte Mekke, tevhit inancının (Allah’ın birliği esasına dayalı inancın) merkezi olmuştur.
| Yapısal Unsur | Hz. İbrahim ve Hz. İsmail Dönemi Kâbe’nin Özellikleri |
|---|---|
| Temel ve Duvarlar | Hz. Âdem döneminden kalan temeller üzerinde, harç kullanılmadan üst üste dizilen taşlardan inşa edildi. |
| Yükseklik ve Çatı | Yaklaşık 7 metre yüksekliğindeydi ve üstü tamamen açıktı (tavanı yoktu). |
| Kapı Düzeni | Doğu ve batı yönlerinde, doğrudan yer hizasında bulunan iki kapısı vardı. |
| İç Bölüm (Mahzen) | İçerisinde Kâbe’ye bağışlanan değerli hediyelerin saklandığı bir çukur (hazine mahzeni) bulunuyordu. |
Putperestliğin Yayılması ve Kusay bin Kilab’ın Siyasi Birliği Sağlaması
Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’den sonraki asırlarda Mekke’nin idaresini ele geçiren Huzaa kabilesi, şehre ilk kez putları getirerek tevhit geleneğinin bozulmasına yol açmıştır. Kâbe’ye ve çevresine yerleştirilen putlardan sorumlu olmak, Arap kabilelerine hem siyasi saygınlık hem de hac mevsiminde büyük ekonomik kazanç sağladığı için zamanla Kâbe yüzlerce putla doldurulmuştur. Kâbe’deki putların en büyüğü, kırmızı akik taşından insan biçiminde yontulmuş olan Hübel idi. Bunun yanında Hicaz genelinde büyük saygı gösterilen Lat, Uzza ve Menat (Necm 53/19-20) ile Safa Tepesi’ndeki İsaf ve Merve Tepesi’ndeki Naila putları öne çıkmaktaydı.
Hz. İsmail’in soyundan gelen Kureyş kabilesi, uzun süre Mekke çevresinde dağınık hâlde yaşamış ve siyasi güçten yoksun kalmıştır. Hz. Peygamber’in atalarından Kusay bin Kilab, Huzaa kabilesine karşı yürüttüğü mücadeleyi kazanarak Mekke’nin yönetimini ve Kâbe’yi koruma görevini devralmıştır. Dağınık Kureyş kollarını Kâbe etrafında birleştiren Kusay bin Kilab, Mekke’nin önde gelen aile reislerinin bir araya gelerek savaş, barış, ticaret, nikâh ve hac hizmetleri gibi önemli siyasi ve sosyal kararları istişare ettiği Darünnedve (Nedve Evi) meclisini kurmuştur.
İlaf Anlaşmaları, Panayırlar ve Kureyş Kervan Ticareti
Tarım ve hayvancılığa elverişli olmayan Mekke’de temel geçim kaynağı kervan ticareti ve hac ziyaretiydi. Hac mevsiminden önceki aylarda Mekke ve çevresinde kurulan Ukaz, Mecenne ve Zülmecaz panayırları; hem yarımadanın dört bir yanından gelen tüccarların mal alıp sattığı ekonomik pazarlar hem de şairlerin ve hatiplerin yarıştığı kültürel buluşma merkezleriydi. Kâbe’nin yöneticisi konumundaki Kureyş kabilesi, bu panayırlardaki ticari hareketlilikten en büyük payı alıyordu.
Mekke’de yaşanan şiddetli bir kıtlık döneminin ardından, Hz. Peygamber’in dedelerinden Haşim bin Abdümenaf ve kardeşleri uluslararası ticareti güvence altına almak amacıyla komşu devletler ve yol üzerindeki kabilelerle ilaf adı verilen ticaret ve güvenlik anlaşmaları imzalamıştır. Suriye (Bizans), Habeşistan, Yemen ve İran (Irak) güzergâhlarını kapsayan bu anlaşmalar sayesinde Kureyş kervanları saldırıya uğramadan serbestçe seyahat edebilmiştir. Kureyş suresi (1-4. ayetler) bu durumu hatırlatarak Kureyşlilerin kışın Yemen ve Habeşistan’a, yazın ise Suriye (Şam/Busra) ve Anadolu’ya ticaret yolculukları yaptıklarını bildirir.
| Ticaret Unsuru | Kapsamı ve Mekke Ekonomisine Katkısı |
|---|---|
| İlaf Anlaşmaları | Haşim bin Abdümenaf ve kardeşlerinin Suriye, Yemen ve Habeşistan ile yaptığı yol güvenliği ve ticari imtiyaz sözleşmeleridir. |
| Kış Kervanları | Kureyş tüccarlarının kış mevsiminde sıcak iklime sahip Yemen ve Habeşistan’a düzenlediği ticari seferlerdir. |
| Yaz Kervanları | Yaz mevsiminde serin bölgeler olan Suriye (Şam, Busra, Gazze) ve Anadolu yönüne yapılan kervan yolculuklarıdır. |
| Ukaz, Mecenne ve Zülmecaz | Hac mevsiminde Mekke çevresinde kurulan, ticaretin yanı sıra edebî ve sosyal etkileşimi canlandıran büyük panayırlardır. |
Fil Vakası: Ebrehe’nin Kulleys Kilisesi ve Kâbe Seferi
Miladi 6. yüzyılda Hristiyan Habeş Krallığı’na bağlı Yemen Valisi Ebrehe, bölgede Hristiyanlığı yaymak ve Arapların Kâbe’ye yönelik hac ziyaretlerini Yemen’e kaydırmak istiyordu. Bu amaçla Yemen’in başkenti Sana’da Kulleys adını verdiği görkemli bir kilise inşa ettirdi. Ancak Arapların Kâbe’ye olan bağlılığı azalmadığı gibi Kulleys’e gereken ilgi gösterilmedi. Buna öfkelenen Ebrehe, Kâbe’yi tamamen yıkmak üzere önünde Mamud adlı büyük bir filin ve başka fillerin yer aldığı güçlü bir orduyla Mekke üzerine yürüdü.
Mekke yakınlarındaki Muhassır Vadisi’ne ulaşan Ebrehe’nin ordusu, Kâbe’nin sahibi olan Yüce Allah’ın gönderdiği sürü sürü kuşların (ebâbîl) attığı pişkin taşlarla (siccîl) helak edildi. Kur’an-ı Kerim’in Fil suresinde anlatılan ve Peygamber Efendimizin (s.a.v.) doğumundan yaklaşık 50-55 gün önce (M. 571 yılında) gerçekleşen bu mucizevi olaya Fil Vakası, o yıla da Araplar arasında Fil Yılı adı verilmiştir. Fil Vakası, hem Kâbe’nin dokunulmazlığını hem de Kureyş kabilesinin Arap Yarımadası’ndaki saygınlığını daha da artırmıştır.
Zemzemin Yeniden Açılması ve Abdülmuttalib’in Kurban Adağı
Cürhüm kabilesinin Mekke’den çıkarıldığı dönemde üzeri kapatılarak yeri unutulan zemzem kuyusu, yüzyıllar boyunca kayıp kalmıştı. Hacılara su dağıtma (sikâye) görevini yürüten Peygamberimizin dedesi Abdülmuttalib (Şeybe), gördüğü rüyalar üzerine o sırada tek oğlu olan Haris ile birlikte Kâbe avlusunda kazı yaparak zemzem kuyusunu yeniden bulup açtı. Zemzemin tekrar kavuşulması, Abdülmuttalib’in Mekke’deki itibarını zirveye taşıdı.
Zemzem kuyusunu kazarken yalnızca tek bir oğlu (Haris) bulunduğu için Kureyşlilerin itiraz ve baskılarına maruz kalan Abdülmuttalib, “Eğer Allah bana on erkek evlat verir ve bunlar kendisini koruyacak yaşa gelirse içlerinden birini Kâbe’nin yanında kurban edeceğim.” diye adakta bulunmuştu. Yıllar sonra oğullarının sayısı ona ulaşınca adağını yerine getirmek için oğulları arasında kura çekti ve kurada en küçük ve en sevdiği oğlu, Peygamberimizin babası Abdullah çıktı. Kureyş ileri gelenlerinin ve bilgelerinin istişaresi sonucunda kötü bir gelenek başlatmamak adına kan diyeti olan develerle Abdullah arasında kura çekildi; kura develere çıkıncaya kadar sayı artırıldı ve nihayet yüz deve kurban edilerek Abdullah kurtarıldı.
Örnekler
Örnek 1Kur’an-ı Kerim’de Mekke şehri için kullanılan üç temel ismi ve bunların anlamlarını açıklayınız.
Cevabı göster
Kur’an-ı Kerim’de Mekke; ziyaretçisi çok ve kalabalık yer anlamında Bekke, şehirlerin anası ve merkezi anlamında Ümmülkura, her türlü saldırıdan korunmuş güvenli belde anlamında ise Beledülemin isimleriyle anılmaktadır.
Örnek 2Hz. İbrahim ve Hz. İsmail tarafından yeniden inşa edilen Kâbe’nin mimari özelliklerini maddeler hâlinde belirtiniz.
Cevabı göster
Hz. Âdem’den kalan temeller üzerine harçsız taşlarla inşa edilmiş, yüksekliği yaklaşık 7 metre olmuş, üstü açık bırakılmış, yer seviyesinde iki kapı konulmuş ve içerisine Kâbe’ye sunulan hediyeleri korumak amacıyla bir mahzen çukuru açılmıştır.
Örnek 3Kusay bin Kilab’ın Mekke siyasi tarihindeki önemini ve kurduğu kurumun işlevini açıklayınız.
Cevabı göster
Hz. Peygamber’in atası Kusay bin Kilab, Huzaa kabilesinden Mekke yönetimini ve Kâbe hizmetlerini devralarak dağınık yaşayan Kureyş kollarını birleştirmiştir. Ayrıca Kureyş ileri gelenlerinin siyasi, sosyal, ticari ve askeri kararları istişareyle aldığı Darünnedve meclisini kurmuştur.
Örnek 4İlaf anlaşmaları kim tarafından başlatılmıştır ve Kureyş’in kervan ticaretine nasıl bir katkı sağlamıştır?
Cevabı göster
Hz. Peygamber’in dedelerinden Haşim bin Abdümenaf ve kardeşleri tarafından başlatılmıştır. Suriye, Yemen ve Habeşistan yöneticileri ile güzergâh üzerindeki kabilelerle yapılan bu güvenlik anlaşmaları sayesinde Kureyş kervanları kışın Yemen ve Habeşistan’a, yazın Suriye ve Anadolu’ya güven içinde ticaret yapabilmiştir.
Örnek 5Yemen Valisi Ebrehe’nin Kâbe’yi yıkmak istemesinin nedenlerini ve Fil Vakası’nın sonucunu değerlendiriniz.
Cevabı göster
Ebrehe, Hristiyanlığı yaymak ve Arapların hac ziyaretleriyle oluşan ticari-dini merkezi Sana’da yaptırdığı Kulleys kilisesine taşımak istemiştir. Ancak Araplar Kâbe’den vazgeçmeyince fillerle destekli ordusuyla Mekke’ye saldırmış; ebâbîl kuşlarının attığı taşlarla ordusu bozguna uğramış ve Kâbe’nin dokunulmazlığı pekişmiştir.
Örnek 6Abdülmuttalib’in zemzem kuyusunu yeniden açarken yaptığı adağı ve bu adağın nasıl çözüme kavuşturulduğunu açıklayınız.
Cevabı göster
Abdülmuttalib, zemzem kuyusunu kazarken yanında sadece oğlu Haris olduğu için Kureyşlilerin baskısıyla karşılaşmış ve on oğlu olursa birini kurban etmeyi adamıştır. Yıllar sonra kurada Peygamberimizin babası Abdullah çıkınca, Mekkelilerin istişaresiyle Abdullah’ın yerine yüz deve kurban edilerek adak yerine getirilmiştir.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1İslam öncesi Mekke tarihinde dağınık hâlde yaşayan Kureyş kabilesini birleştirerek Huzaa kabilesinden şehir yönetimini devralan ve Kâbe yakınında Darünnedve meclisini kuran lider aşağıdakilerden hangisidir?
Kureyş kabilesinin siyasi birliğini sağlayan, Huzaa kabilesinden Mekke idaresini devralan ve Darünnedve’yi kuran kişi Kusay bin Kilab’dır.
2Kureyş suresinde anılan ve Hz. Peygamber’in dedelerinden Haşim bin Abdümenaf öncülüğünde komşu devletler ile kabilelerle imzalanan ticaret ve yol güvenliği sözleşmelerine ne ad verilir?
Haşim bin Abdümenaf ve kardeşlerinin Suriye, Yemen ve Habeşistan gibi bölgelerle yaptığı serbest geçiş ve ticaret güvenliği anlaşmalarına ilaf adı verilir.
3Hz. İbrahim ve Hz. İsmail tarafından yeniden inşa edilen Kâbe’nin ilk mimari durumuyla ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’in inşa ettiği Kâbe’nin üstü açık bırakılmıştı; tavanı veya kubbesi yoktu.
4Aşağıdakilerden hangisi İslam öncesi dönemde hac mevsiminde Mekke ve çevresinde kurulan, hem ticari alışverişin hem de şiir ve hitabet yarışmalarının yapıldığı panayırlardan biridir?
Ukaz, Mecenne ve Zülmecaz, hac mevsiminde Mekke çevresinde kurulan en meşhur ticaret ve kültür panayırlarıdır.
5İslam öncesi Mekke tarihiyle ilgili aşağıdaki ifadelerin doğru (D) ya da yanlış (Y) olduğunu belirleyiniz.
- Mekke’ye putperestliği ilk getiren topluluk Huzaa kabilesi olmuş, Kâbe’deki en büyük put ise Hübel olarak adlandırılmıştır.
Doğru. Huzaa kabilesi döneminde Mekke’de putperestlik yayılmış ve Hübel Kâbe’nin en büyük putu olmuştur.
- Kureyş kervanları ilaf anlaşmaları kapsamında kış mevsiminde Suriye ve Anadolu’ya, yaz mevsiminde ise Yemen ve Habeşistan’a sefer düzenlemiştir.
Yanlış. Kureyşliler iklim şartlarına göre kışın sıcak olan Yemen ve Habeşistan’a, yazın ise serin olan Suriye (Şam/Busra) ve Anadolu’ya ticaret yolculuğu yapmıştır.
- Yemen Valisi Ebrehe, Arapların hac ziyaretlerini Kâbe’den vazgeçirip Sana’da yaptırdığı Kulleys kilisesine yönlendirmek istemiştir.
Doğru. Ebrehe, Sana’da Kulleys kilisesini inşa ettirerek dini ve ekonomik cazibeyi Yemen’e çekmeyi amaçlamıştır.
- Zemzem kuyusunu yeniden kazıp ortaya çıkaran Abdülmuttalib’e bu çalışmasında eşlik eden tek oğlu Abdullah’tır.
Yanlış. Zemzem kuyusu kazılırken Abdülmuttalib’in yalnızca en büyük oğlu Haris hayattaydı; Abdullah daha sonra doğmuştur.
- 9. yüzyıldan itibaren İslam coğrafyacıları çizdikleri dairevi dünya haritalarında Kâbe’yi dünyanın merkezi olarak göstermişlerdir.
Doğru. İslam coğrafyacılarının dairevi dünya tasarımlarında Kâbe ve Mekke dünyanın merkezi kabul edilmiştir.
- Mekke’ye putperestliği ilk getiren topluluk Huzaa kabilesi olmuş, Kâbe’deki en büyük put ise Hübel olarak adlandırılmıştır.
6Aşağıdaki kavram ve şahsiyetleri ilgili oldukları açıklamalarla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Hz. İbrahim’in duasıyla her türlü saldırıdan ve kan dökmekten korunmuş güvenli bölge kabul edilen Mekke ve çevresine denir.
- Safa ve Merve tepelerinde bulunan ve Naila putları, cahiliye döneminde Mekkelilerin ziyaret ettiği putlar arasındaydı.
- Hac mevsiminde Mekke yakınlarında kurulan Ukaz, ve Zülmecaz panayırları şehrin ticari ve kültürel hayatını canlandırmıştır.
- Peygamberimizin dedesi uzun yıllar yeri unutulmuş olan zemzem kuyusunu oğlu Haris ile birlikte yeniden açmıştır.
- Kurban adağı kurasında çıkan Hz. Peygamber’in babası Abdullah’ın yerine Kureyşlilerin istişaresiyle deve kurban edilmiştir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Tarım arazisi ve su kaynakları son derece kısıtlı olan Mekke’nin, İslam öncesi dönemde Arap Yarımadası’nın en güçlü dini, siyasi ve ticari merkezi hâline gelmesini sağlayan tarihsel gelişmeleri aşama aşama analiz ediniz.
1. ipucu: 1. Adım: Zemzem suyunun çıkışı, Hz. İbrahim ile Hz. İsmail’in Kâbe’yi inşası ve Mekke’nin 'harem' (güvenli belde) vasfını kazanmasını açıklayınız.
2. ipucu: 2. Adım: Kusay bin Kilab’ın Kureyş birliğini kurması ve Darünnedve meclisiyle siyasi istikrarı sağlamasını değerlendiriniz.
3. ipucu: 3. Adım: Haşim bin Abdümenaf’ın ilaf anlaşmaları, yaz-kış kervanları, Ukaz-Mecenne-Zülmecaz panayırları ve Fil Vakası’nın Mekke’nin itibarını nasıl zirveye taşıdığını birleştiriniz.
Cevap: Mekke’nin yükselişi ilk olarak zemzem suyunun çıkması ve Hz. İbrahim ile Hz. İsmail’in Kâbe’yi inşa etmesiyle başlamış; şehrin harem (dokunulmaz güvenli bölge) kabul edilmesi Arap Yarımadası’ndaki insanları her yıl hac için buraya çekmiştir. İkinci aşamada Kusay bin Kilab, Huzaa kabilesinden yönetimi devralıp Kureyş birliğini kurmuş ve Darünnedve meclisiyle şehirde kurumsal bir siyasi düzen oluşturmuştur. Üçüncü aşamada ise Haşim bin Abdümenaf’ın imzaladığı ilaf anlaşmalarıyla Kureyş kervanları kışın Yemen ve Habeşistan’a, yazın Suriye ve Anadolu’ya güvenle açılmış; Ukaz, Mecenne ve Zülmecaz panayırlarıyla iç ticaret büyümüştür. Son olarak Fil Vakası’nda Ebrehe ordusunun bozguna uğraması ve Abdülmuttalib’in zemzem kuyusunu yeniden açması, Kâbe’nin ve Kureyş’in yarımadadaki dini-ticari saygınlığını tartışılmaz hâle getirmiştir.
Kısaca
- Mekke; Medine (Yesrib) ve Taif ile birlikte Hicaz bölgesinin üç önemli şehrinden biri olup Kur’an-ı Kerim’de Bekke, Ümmülkura (şehirlerin anası) ve Beledülemin (güvenli belde) isimleriyle anılır.
- Hz. İbrahim’in duasıyla her türlü saldırıdan korunmuş güvenli bölge (harem) kabul edilen Mekke, 9. yüzyıldan itibaren İslam coğrafyacılarının çizdiği dairevi dünya haritalarında dünyanın merkezi olarak tasvir edilmiştir.
- Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail, zemzem suyunun çıkmasının ardından Hz. Âdem zamanından kalan temeller üzerinde Kâbe’yi yaklaşık 7 metre yüksekliğinde, harçsız taşlarla, yer hizasında iki kapılı ve üstü açık bir yapı olarak yeniden inşa etmiştir.
- Mekke’ye putperestliği Huzaa kabilesi getirmiş; Kâbe’deki en büyük put olan Hübel’in yanı sıra Hicaz’da Lat, Uzza ve Menat ile Safa ve Merve tepelerindeki İsaf ve Naila putları öne çıkmıştır.
- Hz. Peygamber’in atası Kusay bin Kilab, Huzaa kabilesinden Mekke yönetimini devralarak Kureyş birliğini sağlamış ve önemli siyasi, sosyal ve ticari kararların alındığı Darünnedve meclisini kurmuştur.
- Hz. Peygamber’in dedelerinden Haşim bin Abdümenaf ve kardeşleri; Suriye, Habeşistan ve Yemen gibi bölgelerle ilaf (yol güvenliği ve ticaret) anlaşmaları imzalayarak Kureyş’in kışın Yemen ve Habeşistan’a, yazın Suriye (Şam/Busra) ve Anadolu’ya ticaret yapmasını sağlamıştır.
- Yemen Valisi Ebrehe’nin Sana’da yaptırdığı Kulleys kilisesine hacıları çekemeyince Kâbe’yi yıkmak üzere düzenlediği sefer Fil Vakası ile bozguna uğramış; aynı dönemde Abdülmuttalib (Şeybe) kayıp zemzem kuyusunu yeniden açmış ve kurban adağında kurada çıkan oğlu Abdullah’ın yerine yüz deve kurban etmiştir.