Son peygamber Hz. Muhammed (sav), Kâbe'nin bulunduğu Mekke şehrinde asil bir soy olan Hâşimoğulları ailesinde dünyaya gelmiştir. Doğumundan önce babasını, altı yaşında annesini ve sekiz yaşında dedesini kaybederek hem yetim hem öksüz büyümesi; onun kalbinde yetimlere, yoksullara ve kimsesizlere karşı eşsiz bir merhamet, şefkat ve sorumluluk bilincinin kök salmasını sağlamıştır.
Peygamberimizin Soyu, Ailesi ve Kutlu Doğumu (571)
Hz. Muhammed'in (sav) soyu, Kâbe'yi inşa eden Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail'in nesline (Adnânîler) dayanır. Peygamberimiz, Mekke'nin en saygın kabilesi olan Kureyş kabilesinin Hâşimoğulları koluna mensuptur. Dedesi Abdülmuttalip (Şeybe), uzun yıllar kapalı kalan Zemzem kuyusunu yeniden açmış ve hacılara su dağıtma (sikâye) ile yemek ikram etme (rifâde) görevlerini yürüterek Mekke'de büyük bir saygınlık kazanmıştır.
Peygamberimizin babası, Abdülmuttalip'in en sevdiği oğlu Abdullah; annesi ise Kureyş'in Zühreoğulları kolundan Vehb'in kızı Hz. Âmine'dir. Babası Abdullah, ticaret amacıyla gittiği Şam'dan dönerken Yesrib'de (Medine) hastalanarak henüz yirmi beş yaşlarında vefat etmiş; böylece Peygamberimiz dünyaya gelmeden önce yetim kalmıştır.
Hz. Muhammed (sav), Fil Vakası'ndan (Yemen Valisi Ebrehe'nin Kâbe'yi yıkmak için ordusuyla gelip Ebâbîl kuşlarıyla helak edilmesinden) yaklaşık 50-55 gün sonra, 12 Rebîülevvel (20 Nisan 571) Pazartesi günü şafak vaktinde Mekke'de doğmuştur. Dedesi Abdülmuttalip, torununu kucağına alarak Kâbe'ye götürmüş, Allah'a dua ve şükretmiş ve ona 'göklerde ve yerde çok övülen' anlamındaki Muhammed adını vermiştir (Kur'an'da geçen diğer bir ismi de Ahmed'dir).
Sütanne Geleneği: Hz. Halime'nin Yanındaki Yıllar ve Hz. Âmine'nin Vefatı
Peygamberimizi doğduğunda ilk olarak annesi Hz. Âmine, ardından amcası Ebû Leheb'in cariyesi Süveybe Hatun emzirmiştir. O dönemde Mekke'nin basık ve çok sıcak havası bebeklerde salgın hastalıklara yol açtığı için Mekkeli aileler yeni doğan bebeklerini havası temiz olan çöl/yayla (bâdiye) kabilelerindeki sütannelere verirlerdi. Bunun iki temel sebebi; çocukların sağlıklı, gürbüz ve özgür ruhlu büyümesi ile yabancı şivelerden uzak fasih (duru ve düzgün) Arapçayı kaynağında öğrenmeleriydi.
Peygamberimiz, Hevâzin kabilesinin Sa'doğulları (Benî Sa'd) kolundan Hz. Halime ve eşi Hâris'e sütترك (sütçocuk) olarak verilmiştir. Kuraklık çeken Hz. Halime'nin ailesi, yetim olduğu için başta tereddüt etseler de Hz. Muhammed'i (sav) evlerine aldıkları andan itibaren sürülerinde ve yuvalarında büyük bir bolluk, huzur ve bereket yaşamışlardır. Peygamberimiz dört yaşına kadar sütannesi Hz. Halime ve sütkardeşleri Abdullah, Üneyse ve Şeymâ ile birlikte Sa'doğulları yurdunda kalmış, ardından Mekke'ye annesinin yanına dönmüştür.
Peygamberimiz 6 yaşına geldiğinde annesi Hz. Âmine ve sadık hizmetçileri (dadısı) Ümmü Eymen (Bereke) ile birlikte hem babası Abdullah'ın kabrini hem de dayılarını (Neccâroğulları) ziyaret etmek üzere Yesrib'e (Medine) gitmiştir. Orada bir ay kaldıktan sonra Mekke'ye dönerken Ebvâ köyü yakınlarında annesi Hz. Âmine hastalanarak vefat etmiş ve oraya defnedilmiştir. Altı yaşında hem yetim hem öksüz kalan Peygamberimizi Ümmü Eymen Mekke'ye getirerek dedesi Abdülmuttalip'e teslim etmiştir.
Dedesi Abdülmuttalip ve Amcası Ebû Talip'in Himayesi
Annesinin vefatından sonra 6 yaşındaki Hz. Muhammed'in (sav) bakımını dedesi Abdülmuttalip üstlenmiştir. Seksen yaşını aşmış olan Abdülmuttalip, erken yaşta kaybettiği oğlu Abdullah'ın emaneti olan torununa herkesten fazla sevgi ve özen göstermiş; Kâbe'nin gölgesinde yalnız kendisi için serilen ve kendi oğullarının bile oturamadığı özel mindere torununu oturtarak 'Bırakın oğlumu, vallahi onun çok yüce bir şanı olacaktır' demiştir.
Peygamberimiz 8 yaşına geldiğinde dedesi Abdülmuttalip vefat etmiştir. Vefatından önce torununun bakımını, babası Abdullah ile anne-baba bir öz kardeş olan, şefkati ve cömertliğiyle tanınan amcası Ebû Talip'e vasiyet etmiştir. Kalabalık bir ailesi ve kısıtlı bir maddi imkânı olmasına rağmen Ebû Talip ve eşi Fâtıma binti Esed, Peygamberimizi öz evlatlarından bile üstün tutmuş; Fâtıma binti Esed ona bir anne şefkatiyle kol kanat germiştir.
Gençliğe adım atan Peygamberimiz, amcası Ebû Talip'in geçim yükünü hafifletmek amacıyla Mekke'de çobanlık yapmış, çalışkanlığı ve kanaatkârlığıyla örnek olmuştur. Ayrıca 9-12 yaşları civarında amcası Ebû Talip ile birlikte Şam ticaret kervanına katılmış; Suriye'nin Busrâ kasabasında kervanı ağırlayan Hristiyan bilgin Rahip Bahîrâ, kutsal kitaplardaki peygamberlik alametlerini onda görerek Ebû Talip'e yeğenini kötülüklerden koruması tavsiyesinde bulunmuştur.
Örnekler
Örnek 1İslam öncesi Mekke'de ailelerin yeni doğan bebeklerini çölde (bâdiyede) yaşayan sütannelere vermelerinin iki temel sebebini açıklayınız.
Cevabı göster
Birincisi, bebekleri Mekke'nin sıcak ve salgın hastalıklara elverişli havasından uzaklaştırarak temiz çöl havasında sağlıklı ve güçlü büyümelerini sağlamaktır. İkincisi ise yabancıların karıştığı şehir dilinden uzakta, çöl kabilelerinin konuştuğu fasih (duru ve kusursuz) Arapçayı öğrenmelerini temin etmektir.
Örnek 2Peygamberimizin (sav) doğumundan sekiz yaşına kadar sırasıyla kimlerin yanında ve himayesinde kaldığını yaş aralıklarıyla yazınız.
Cevabı göster
Doğduktan kısa süre sonra 4 yaşına kadar Sa'doğulları yurdunda sütannesi Hz. Halime'nin yanında; 4 yaşından 6 yaşına kadar Mekke'de annesi Hz. Âmine'nin yanında; 6 yaşından 8 yaşına kadar dedesi Abdülmuttalip'in himayesinde; 8 yaşından itibaren ise amcası Ebû Talip ve yengesi Fâtıma binti Esed'in himayesinde kalmıştır.
Örnek 3Peygamberimizin annesi Hz. Âmine ile yaptığı Yesrib (Medine) yolculuğunun amacını ve dönüş yolunda yaşanan üzücü olayı anlatınız.
Cevabı göster
Peygamberimiz 6 yaşındayken annesi Hz. Âmine ve dadısı Ümmü Eymen ile birlikte Medine'de bulunan babası Abdullah'ın kabrini ve dayıları Neccâroğulları'nı ziyaret etmek için gitmiştir. Dönüş yolunda Ebvâ köyünde annesi Hz. Âmine hastalanarak vefat etmiş ve Ümmü Eymen Peygamberimizi Mekke'ye dedesine ulaştırmıştır.
Örnek 4Peygamberimizin sütannesi Hz. Halime, sütkardeşleri ve dadısı Ümmü Eymen'in isimlerini belirterek Peygamberimizin onlara karşı tutumunu değerlendiriniz.
Cevabı göster
Sütannesi Hz. Halime (eşi Hâris), sütkardeşleri Abdullah, Üneyse ve Şeymâ, dadısı ise Ümmü Eymen'dir (Bereke). Peygamberimiz hayatı boyunca onları hiç unutmamış, gördüğünde ayağa kalkıp cübbesini sermiş, ikramlarda bulunmuş ve Ümmü Eymen için 'Annemden sonra annemdir' buyurarak eşsiz bir vefa örneği sergilemiştir.
Örnek 5Peygamberimizin çocukluk yıllarında amcası Ebû Talip'in yanında çobanlık yapması ve ticaret kervanına katılması onun kişiliğine ve gelecekteki peygamberlik görevine nasıl katkı sağlamıştır?
Cevabı göster
Çobanlık yapması ona sabrı, şefkati, doğayı tefekkür etmeyi, sorumluluk bilincini ve alın teriyle geçinmeyi öğretmiştir. Ticaret yolculukları ise insanları ve farklı kültürleri tanımasına, dürüstlük ve güvenilirlik (el-Emîn) vasıflarının küçük yaştan itibaren toplumda tanınmasına katkı sağlamıştır.
Örnek 6Busrâ kasabasında gerçekleşen Rahip Bahîrâ olayını kısaca açıklayınız.
Cevabı göster
Peygamberimiz 9-12 yaşlarındayken amcası Ebû Talip ile Şam ticaret kervanına katılmıştır. Suriye'nin Busrâ kasabasında mola verdiklerinde Hristiyan bilgin Rahip Bahîrâ, önceki ilahi kitaplardaki son peygamber sıfatlarını küçük Muhammed'de fark etmiş ve Ebû Talip'e onu koruyup Mekke'ye geri götürmesini tavsiye etmiştir.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Hz. Muhammed (sav) altı yaşındayken annesi Hz. Âmine ve dadısı Ümmü Eymen ile birlikte babasının kabrini ziyaret etmek üzere Yesrib'e (Medine'ye) gitmiş, dönüş yolunda ise annesi vefat etmiştir. Hz. Âmine'nin vefat ettiği ve kabrinin bulunduğu yer aşağıdakilerden hangisidir?
Hz. Âmine, Medine ziyaretinden Mekke'ye dönerken Medine ile Mekke arasındaki Ebvâ köyünde hastalanarak vefat etmiştir.
2Peygamberimizin çocukluk yıllarında dört yaşına kadar yanında kaldığı sütannesi Hz. Halime hangi kabile ve boya mensuptur?
Sütannesi Hz. Halime, fasih Arapçaları ve temiz yayla havasıyla bilinen Hevâzin kabilesinin Sa'doğulları (Benî Sa'd) koluna mensuptur.
3Dedesi Abdülmuttalip vefat etmeden önce sekiz yaşındaki Hz. Muhammed'in (sav) bakımını ve himayesini diğer oğulları arasından özellikle Ebû Talip'e vasiyet etmesinin en önemli sebebi aşağıdakilerden hangisidir?
Ebû Talip maddi olarak zengin değildi ve kalabalık bir ailesi vardı; ancak babası Abdullah ile anne-baba bir kardeş olması, şefkati ve asil ahlakı sebebiyle Abdülmuttalip torununu ona emanet etmiştir.
4Aşağıdakilerden hangisi Hz. Peygamber'in sütannesi Hz. Halime'nin çocukları olan sütkardeşlerinden biri değildir?
Hz. Halime'nin çocukları ve Peygamberimizin sütkardeşleri Abdullah, Üneyse ve Şeymâ'dır (asıl adı Huzâfe). Zeyd bin Hârise ise sütkardeşi değil, sonradan azat ettiği evlatlığı ve sahabisidir.
5
- Peygamberimizin babası Abdullah, o henüz dünyaya gelmeden önce ticaret dönüşü uğradığı Yesrib'de (Medine) vefat etmiştir.
Babası Abdullah Şam ticaret dönüşü Yesrib'de hastalanıp vefat ettiği için Peygamberimiz yetim olarak dünyaya gelmiştir.
- Peygamberimizi annesi Hz. Âmine'den sonra ilk emziren kadın, Ebû Leheb'in azatlı cariyesi Süveybe Hatun'dur.
Hz. Halime'ye verilmeden önce Peygamberimizi annesinden sonra Süveybe Hatun emzirmiştir.
- Peygamberimiz annesi Hz. Âmine'nin vefatından sonra doğrudan amcası Ebû Talip'in evine yerleşmiştir.
Annesinin vefatından (6 yaş) sonra 8 yaşına kadar dedesi Abdülmuttalip'in yanında kalmış, dedesinin vefatı üzerine amcası Ebû Talip'in yanına geçmiştir.
- Amcası Ebû Talip'in eşi Fâtıma binti Esed, Peygamberimize öz evlatlarından farksız bir anne şefkatiyle bakmıştır.
Fâtıma binti Esed, Peygamberimizi kendi çocuklarından önce doyurup giydirerek ona annelik yapmıştır.
- Mekkeli ailelerin çocuklarını çöldeki sütannelere göndermelerinin amacı çocukların ticaret ve tarım öğrenmesiydi.
Sütanneye vermenin amacı ticaret/tarım değil, çocukların sağlıklı havada büyümesi ve fasih Arapçayı öğrenmesiydi.
- Peygamberimizin babası Abdullah, o henüz dünyaya gelmeden önce ticaret dönüşü uğradığı Yesrib'de (Medine) vefat etmiştir.
6
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7
- Hz. Muhammed (sav), Ebrehe'nin Kâbe'yi yıkmak için geldiği Yılı'nda (20 Nisan 571) Mekke'de dünyaya gelmiştir.
- Peygamberimizin dedesi Abdülmuttalip, uzun yıllar kapalı kalan kuyusunu yeniden açarak hacılara su dağıtmıştır.
- Peygamberimizin annesi Hz. Âmine, Kureyş kabilesinin koluna mensup olan Vehb'in kızıdır.
- Dedesi Abdülmuttalip, torununa 'göklerde ve yerde çok övülen' anlamına gelen ismini vermiştir.
- Peygamberimiz çocukluk ve ilk gençlik yıllarında amcası Ebû Talip'in aile bütçesine katkıda bulunmak için Mekke'de yapmıştır.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Hz. Peygamber'in (sav) yetim ve öksüz olarak büyüme sürecini, bu süreçte ona kol kanat geren aile büyüklerini ve bu yaşantının onun ahlaki şahsiyetine kazandırdığı değerleri üç adımda açıklayınız.
1. ipucu: Birinci adımda doğumundan 6 yaşına kadar babası Abdullah, sütannesi Hz. Halime ve annesi Hz. Âmine ile ilgili süreci özetleyiniz.
2. ipucu: İkinci adımda 6 yaşından itibaren dedesi Abdülmuttalip ve 8 yaşından sonra amcası Ebû Talip ile yengesi Fâtıma binti Esed'in himayesini belirtiniz.
3. ipucu: Üçüncü adımda küçük yaşta yaşadığı bu ayrılıkların ve çobanlık/ticaret tecrübelerinin onun merhamet, vefa ve sorumluluk bilincine etkisini değerlendiriniz.
Cevap: Birinci adımda Peygamberimiz doğmadan önce babası Abdullah'ı kaybettiği için yetim doğmuş, 0-4 yaş arasında Sa'doğulları yurdunda sütannesi Hz. Halime'nin yanında fasih Arapça öğrenerek büyümüş, 6 yaşında ise Medine dönüşü Ebvâ köyünde annesi Hz. Âmine'nin vefatıyla öksüz kalmıştır. İkinci adımda 6-8 yaşları arasında dedesi Abdülmuttalip onu büyük bir şefkatle korumuş; dedesinin vefatı üzerine 8 yaşından itibaren öz amcası Ebû Talip ve yengesi Fâtıma binti Esed onu kendi evlatlarından üstün tutarak himaye etmiştir. Üçüncü adımda bu zorlu çocukluk süreci Peygamberimize yetimlerin, öksüzlerin ve çaresizlerin hâlini bizzat yaşayarak anlama empatisi, kendisine iyilik yapanlara karşı ömür boyu süren bir vefa duygusu, çobanlık ve ticaretle de çalışkanlık, sabır ve sorumluluk ahlakı kazandırmıştır.
Kısaca
- Hz. Muhammed (sav), Kureyş kabilesinin Hâşimoğulları kolundan Abdullah ile Hz. Âmine'nin oğlu olarak 20 Nisan 571 (12 Rebîülevvel, Fil Yılı) Pazartesi günü Mekke'de doğmuştur.
- Doğmadan önce babası Abdullah vefat ettiği için yetim doğan Peygamberimize, dedesi Abdülmuttalip tarafından 'övülmüş' anlamındaki Muhammed adı verilmiştir.
- Sağlıklı büyümesi ve fasih Arapça öğrenmesi için Sa'doğulları yurdundaki sütannesi Hz. Halime'ye verilmiş ve 4 yaşına kadar onun bereketli yuvasında kalmıştır.
- Altı yaşında annesi Hz. Âmine ile yaptığı Medine ziyareti dönüşünde Ebvâ köyünde annesini kaybederek öksüz kalmış; dadısı Ümmü Eymen onu Mekke'ye dedesine ulaştırmıştır.
- Altı-sekiz yaşları arasında dedesi Abdülmuttalip'in, 8 yaşından sonra ise amcası Ebû Talip ve yengesi Fâtıma binti Esed'in himayesinde büyümüş; amcasına destek olmak için çobanlık yapmış ve Şam ticaret yolculuğuna katılmıştır.