Birinci hafta dersimizde edebiyatın felsefe, psikoloji ve psikiyatri ile olan ilişkisine, dilin değişimine ve sözlükçülük geleneğine genel bir bakış yapmıştık. Bu haftaki dersimizde ise Giriş ünitesindeki okuma metinlerini (Âşık Veysel, Peyami Safa, Tuncer Gülensoy ve Zeynep Korkmaz), dilin değişimini yönlendiren iç ve dış etkenleri, Kâşgarlı Mahmud'dan TDK e-sözlüklerine uzanan Türk sözlükçülüğü tarihini, kelimede anlam genişlemesini ve teknoloji/sosyal medyanın dile etkisi üzerine yazma ve sunum çalışmalarını ayrıntılı olarak inceleyeceğiz.
Ünite Metinlerinde Edebiyat-Felsefe ve Edebiyat-Psikoloji İlişkisi
Cumhuriyet Dönemi halk şairi Âşık Veysel Şatıroğlu (1894-1973), 'Dostlar Beni Hatırlasın' kitabında yer alan 'Yıllarca Aradım Kendi Kendimi' şiirinde 'İnsan mıyım mahlûk muyum ot muyum / Ekilir biçilir bir nebat mıyım' dizeleriyle insanın varoluşunu ve benliğini felsefi bir bakışla sorgulamıştır. Dörtlük nazım birimi, hece ölçüsü ve 'ürüya' gibi halk söyleyişleriyle geleneğe bağlı kalan şair, aynı zamanda Oruç Aruoba'nın 'Baharda' şiirinde olduğu gibi edebiyat ile felsefenin kesişim alanını göstermiştir. İsmail Çetişli'nin vurguladığı üzere felsefi dilde amaç doğrudan düşünceyi açıkça aktarmakken, edebî metinde dil araç değil amaçtır ve mecaz, sembol ve imgelerle örülü bir 'üst dil' niteliği taşır.
Edebiyatın psikoloji ve psikiyatri bilimleriyle ilişkisi ise Peyami Safa'nın (1899-1961; 'Server Bedi' takma adını da kullanmıştır) 'Dokuzuncu Hariciye Koğuşu' romanından alınan parçada görülür. Dizindeki kemik hastalığı nedeniyle acı çeken genç anlatıcının Erenköy'de Paşa'nın köşkündeyken 'zihnini iki dikkatle çalıştırması', dışarıda Paşa'yı dinlerken iç dünyasında Nüzhet'i ve hatıralarını düşünmesi, iç konuşmalar ve dalgınlıklar psikolojik roman tekniğinin en güçlü örnekleridir. Benzer biçimde Sabahattin Ali'nin 'Kürk Mantolu Madonna' ve Ahmet Hamdi Tanpınar'ın 'Saatleri Ayarlama Enstitüsü' eserlerinde de insanın iç çatışmaları ve ruh hâli merkeze alınmıştır.
Dilin Tarihî Değişimini Etkileyen İç ve Dış Sebepler (Dil-Millet Bağlantısı)
Dilbilimci Tuncer Gülensoy'un 'Türkçe El Kitabı'ndan alınan 'Dil-Millet Bağlantısı' metnine göre dil, bir toplumu millet yapan unsurların başında gelir ve canlı bir organizma gibi tarihî süreç içinde değişip gelişir. Kemal Ateş'in 'Dil Nedir?' metninde belirtildiği gibi 'dil toplumsal bir kurum, söz ise bireysel bir etkinliktir'. Dilin zaman içinde uğradığı değişim iki ana yolla gerçekleşir:
1. Dilin Yapı ve İşleyişine Bağlı Sebepler (İç Etkenler): Her dilin kuruluşundan gelen yapısal kuralları ve ses eğilimleri vardır. Türkçe sondan eklemeli (bitişken / iltisaklı) bir dildir; kelime türetilirken kökler değişmez, köklere yapım ve çekim ekleri getirilir. Zamanla dil içi ses değişmeleriyle 'imdi → şimdi, kül- → gül-, til → dil, tag → dağ, çaruk → çarık' gibi biçimsel dönüşümler yaşanır. 2. Dış Etkenler: Siyasi ve sosyal çalkantılar, göçler, coğrafya değişikliği, ticari-kültürel alışverişler, teknoloji, çeviri faaliyetleri ve özellikle din değiştirmeler söz varlığını doğrudan etkiler. Örneğin VIII. ve IX. yüzyıllarda Budizm ve Manihaizm'i kabul eden Uygur Türklerinin diline bu dinlerin terimleri girmiş; X. yüzyılda İslamiyet'in kabulüyle birlikte Türkçenin söz hazinesine pek çok Arapça ve Farsça kelime dâhil olmuştur.
| Değişim Boyutu | Temel Etkenler | Türk Dili Tarihinden Somut Örnekler |
|---|---|---|
| İç Etkenler (Yapı ve İşleyiş) | Bitişken (iltisaklı) yapı, ses uyumları ve söyleyiş kolaylığı | Kelime başı ve içi ses değişmeleri: til → dil, tag → dağ, kül- → gül-, imdi → şimdi |
| Dış Etken: Din Değiştirme | Yeni inancın kavram ve dünya görüşünün dile yansıması | VIII-IX. yy. Uygur Türklerinde Budizm/Manihaizm; X. yy. sonrasında İslamiyet (Arapça-Farsça) |
| Dış Etken: Göç ve Kültür | Farklı coğrafyalara yerleşme, komşu kavimlerle ticaret | Orta Asya'dan Anadolu ve Balkanlar'a göç sürecinde yaşanan kelime alışverişleri |
| Dış Etken: Teknoloji ve Medya | Bilimsel buluşlar, iletişim araçları ve çeviri etkinlikleri | Bilgisayar, genel ağ, özçekim gibi yeni türetmeler veya Batı kökenli ödünç kelimeler |
İlk Örneklerden Osmanlı Dönemine Türkçenin Önemli Sözlükleri
Prof. Dr. Zeynep Korkmaz'ın 'Türk Dili Üzerinde Araştırmalar' eserinde incelendiği üzere Türk sözlükçülüğü 11. yüzyılda Kâşgarlı Mahmud'un kaleme aldığı 'Divanü Lugati't-Türk' ile başlar. Kâşgarlı Mahmud bu eseri yalnızca Araplara Türkçe öğretmek için değil, Türkçenin Arapça ile boy ölçüşebilecek zenginlikte bir dil olduğunu kanıtlamak amacıyla yazmıştır. Karahanlı yazı dilini merkeze alıp Türk boylarını bizzat dolaşarak derlediği atasözleri (sav), şiirler (koşuk, sagu) ve esere eklediği İlk Türk Dünya Haritası sayesinde eser ansiklopedik bir sözlük ve karşılaştırmalı gramer niteliği kazanmıştır (Kâşgarlı'nın ayrıca Türkçenin söz dizimini inceleyen fakat günümüze ulaşmayan 'Kitâbu Cevâhirü'n-Nahv fî Lugati't-Türk' adlı bir eseri daha vardır).
12. yüzyılda Zemahşerî'nin yazdığı 'Mukaddimetü'l-Edeb', Harezm Türkçesi söz varlığını içeren dört dilli (Arapça, Farsça, Türkçe, Moğolca) önemli bir sözlüktür. 14. yüzyıl sonlarında Karadeniz'in kuzeyindeki Kuman (Kıpçak) Türkleri için İtalyanlar ve Alman rahipler tarafından Latin harfleriyle hazırlanan 'Codex Cumanicus' ile 15. yüzyılda Çağatay şairi Ali Şir Nevaî'nin Türkçe ile Farsçayı karşılaştırıp Türkçenin üstünlüğünü ortaya koyduğu 'Muhâkemetü'l-Lugateyn' tarihî halkayı tamamlar. 18. yüzyıldan itibaren gelişen Türkçeden Türkçeye Osmanlı sözlükçülüğünde ise Mehmed Esad Efendi'nin 'Lehcetü'l-Lügat'i, James W. Redhouse'un 'Müntahabât-ı Türkiyye' ve 'Müntehabât-ı Lügât-ı Osmaniyye'si, Ahmed Vefik Paşa'nın iki ciltlik 'Lehce-i Osmânî'si (1876) ve Şemseddin Sami'nin adında 'Türk' kelimesi geçen ilk modern genel sözlüğümüz olan 'Kâmûs-ı Türkî''si (1900) öne çıkar.
| Sözlük / Eser Adı | Yüzyılı ve Yazarı | Temel Özelliği ve Türk Dili Açısından Önemi |
|---|---|---|
| Divanü Lugati't-Türk | 11. yy. - Kâşgarlı Mahmud | Türkçenin ilk sözlüğü; Araplara Türkçe öğretir, savlar, şiirler ve ilk Türk dünya haritasını içerir. |
| Mukaddimetü'l-Edeb | 12. yy. - Zemahşerî | Harezm Türkçesi dil malzemesini barındıran Arapça, Farsça, Türkçe ve Moğolca sözlük. |
| Codex Cumanicus | 14. yy. sonu - Kolektif | Karadeniz'in kuzeyindeki Kuman (Kıpçak) Türklerinin söz varlığını Latin alfabesiyle derleyen eser. |
| Muhâkemetü'l-Lugateyn | 15. yy. - Ali Şir Nevaî | Çağatay sahasında Türkçe ile Farsçayı karşılaştırarak Türkçenin ifade kudretini kanıtlayan eser. |
| Lehcetü'l-Lügat | 18. yy. - Mehmed Esad Efendi | Türkçeden Türkçeye sözlük geleneğinin öncülerinden; Türkçe kelimelerin Arapça-Farsça karşılıklarını verir. |
| Lehce-i Osmânî | 19. yy. (1876) - Ahmed Vefik Paşa | İki ciltlik sözlük; Anadolu Türkçesindeki Türkçe kelimeleri ayrı bir ciltte toplayan öncü çalışma. |
| Kâmûs-ı Türkî | 1900 - Şemseddin Sami | Adında 'Türk' kelimesi geçen ilk modern genel sözlük; sonraki Türkçe sözlüklere ana kaynak olmuştur. |
Cumhuriyet Dönemi Sözlükçülüğü ve TDK Dijital Sözlük Ağı
Cumhuriyet Dönemi'nde Atatürk'ün öncülüğünde 1932 yılında Türk Dili Tetkik Cemiyetinin (bugünkü Türk Dil Kurumu - TDK) kurulmasıyla birlikte ulusal söz varlığını derleme ve sözlük hazırlama çalışmaları kurumsal bir kimlik kazanmıştır. Bu çalışmaların meyvesi olan 'Türkçe Sözlük'ün ilk baskısı 1945 yılında yayımlanmış ve dildeki gelişmelere paralel olarak günümüze kadar on bir baskısı yapılmıştır.
TDK, 2002 yılından itibaren sözlük çalışmalarını bilişim ortamına taşıyarak zengin bir dijital başvuru ağı kurmuştur: 'Güncel Türkçe Sözlük', 'Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü', Anadolu ağızlarındaki kelimeleri derleyen 'Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü' (Derleme Sözlüğü), 13. yüzyıldan itibaren yazılı metinlerdeki eski Türkçe kelimeleri toplayan 'Tarama Sözlüğü', doğru telaffuzu dinleten 'Sesli Türkçe Sözlük', 'Bilim ve Sanat Terimleri Ana Sözlüğü', 'Türk Lehçeleri Sözlüğü', 'Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü', 'Kişi Adları Sözlüğü' ve işitme engelliler için parmak alfabesi uygulaması erişime açılmıştır. 2008 yılında ise bütün bu veri tabanlarını tek çatı altında birleştiren Büyük Türkçe Sözlük kullanıma sunulmuştur.
Dil Bilgisi: Kelimede Çok Anlamlılık, Yazım ve Noktalama Uygulamaları
Dilbilimci Emin Özdemir'in 'Dilin Öte Yakası' adlı eserinde açıkladığı üzere kelimeler zaman içinde ilk ve temel (gerçek) anlamlarının yanı sıra benzetme, yakıştırma ve aktarmalar yoluyla yeni yan ve mecaz anlamlar kazanarak çok anlamlı hâle gelir. Örneğin 'ağır' sözcüğünün temel anlamı 'tartıda çok çeken' iken zamanla 'değeri çok olan, çetin/güç, tehlikeli/korkulu, sıkıntı veren, kırıcı/dokunaklı, yavaş' gibi pek çok yeni anlam üstlenmiştir. Benzer şekilde 'Divanü Lugati't-Türk'te yalnızca 'deri ayakkabı' anlamında geçen 'çaruk' kelimesi, bugünkü 'Türkçe Sözlük'te 'araba tekerleğini frenleyen demir levha' (yan anlam) ve 'para cüzdanı' (argo) anlamlarını da kazanmıştır.
Edebî ve öğretici metinler incelenirken yazıldığı dönemin imla alışkanlıkları ile bugünkü TDK yazım kuralları birbirinden ayırt edilmelidir. Örneğin ünite metinlerinde aslına sadık kalınarak korunan 'birşeyler, yaştanberi, lâmba, öğe, M. S., Divanu Lûgati't-Türk' yazımları günümüz standart Türkçesinde 'bir şeyler, yaştan beri, lamba, öge, MS, Divanü Lugati't-Türk' şeklinde yazılır. Noktalamada ise 'hem ... hem', 'ne ... ne', 'ya ... ya' gibi tekrarlı bağlaçlardan önce ve sonra virgül konmaz kuralına dikkat edilmelidir.
Yazma ve Sözlü İletişim: Teknoloji, Sosyal Medya ve Sunum İlkeleri
Bilgi, duygu ve düşüncelerin planlı bir düzen içinde yazıya aktarılması olan yazma süreci birbirini izleyen beş aşamadan oluşur: 1. Hazırlık (konuyla ilgili okuma, gözlem ve araştırma yapma), 2. Planlama (seçilen türe göre giriş-gelişme-sonuç planını, ana ve yardımcı düşünceleri belirleme), 3. Taslak Oluşturma (plan doğrultusunda metni kaleme alma), 4. Düzeltme ve Geliştirme (taslağı anlatım, dil bilgisi, yazım ve noktalama açısından denetleme) ve 5. Paylaşım (metni panoda, dergide veya dijital ortamda yayımlama).
Giriş ünitesinin yazma ve sözlü iletişim çalışmalarında toplumsal değişim, teknoloji ve sosyal medyanın Türkçeye etkisi ele alınır. Kemal Atalay'ın 'Alo Türkçe Nerdesin?' metninde eleştirildiği gibi günlük konuşma ve sosyal medya dilinde 'relax olmak, trend, brif, deklare etmek, okeylemek, nick name, start almak, online, revize etmek' gibi yabancı kelime ve kalıpların özentiyle kullanılması dilin bağımsızlığını zedelemektedir. Teknolojik terimler üzerine yapılacak bir sunumda; sunum öncesinde konu araştırması ve prova yapılmalı, sunum sırasında kısa ve açık cümlelerle başlanıp vurgu, tonlama, jest-mimik ve kelimelerin doğru telaffuzuna özen gösterilmeli, sunum sonrasında ise dinleyici sorularına tartışmaya girmeden net cevaplar verilmelidir.
Örnekler
Örnek 1İsmail Çetişli'nin 'Edebiyat Sanatı ve Bilimi' metnine göre felsefi dil ile edebî dil arasındaki temel fark nedir?
Cevabı göster
Felsefi dilde dil yalnızca düşünceyi aktaran bir araçtır; okuyucunun dikkati doğrudan içeriğe yönelir, anlatım açık, nesnel ve kavramsaldır. Edebî eserde ise dil araç değil amaçtır; yan anlam, mecaz, imge ve sembollerle örülü olan edebî dil, sanatçının üslubunu yansıtan 'dil içinde bir üst dil' niteliği taşır.
Örnek 2Peyami Safa'nın 'Dokuzuncu Hariciye Koğuşu' romanından alınan parçada anlatıcının ruh hâlini ve psikoloji bilimiyle ilişkisini gösteren unsurlar nelerdir?
Cevabı göster
Dizindeki rahatsızlık nedeniyle acı çeken genç anlatıcının Paşa ile konuşurken zihnini iki dikkatle çalıştırması, bir yandan Paşa'yı dinlerken içinden Nüzhet'i ve köşk hatıralarını geçirmesi, gözlerinin sürekli kapıya ve piyanoya kayması, Nüzhet gidince dalgınlığa düşüp Paşa'nın sorusunu duymaması ve yakalanınca utançtan kızarması bireyin iç çatışmalarını yansıtan psikolojik unsurlardır.
Örnek 3Tuncer Gülensoy'un 'Dil-Millet Bağlantısı' metnine göre dilin tarihî süreçte değişmesini etkileyen iki ana etken grubunu örneklerle açıklayınız.
Cevabı göster
1. Dilin yapı ve işleyişine bağlı iç etkenler: Türkçenin sondan eklemeli (iltisaklı) yapısı ve zamanla yaşanan ses değişmeleri (til → dil, tag → dağ, imdi → şimdi). 2. Dış etkenler: Göçler, coğrafya değişimi, kültürel-ticari ilişkiler, teknoloji ve din değiştirmeler (VIII-IX. yüzyılda Uygurların Budizm ve Manihaizm'i kabulü; X. yüzyılda Türklerin İslamiyet'i kabulüyle Arapça ve Farsça kelimelerin dile girmesi).
Örnek 4Kâşgarlı Mahmud 'Divanü Lugati't-Türk' adlı eserini hangi amaçlarla yazmıştır ve eseri sıradan bir kelime listesinden ayıran özellikleri nelerdir?
Cevabı göster
Kâşgarlı Mahmud eserini 11. yüzyılda Araplara Türkçe öğretmek ve Türkçenin Arapça ile yarışabilecek kadar zengin ve köklü bir dil olduğunu kanıtlamak amacıyla yazmıştır. Eseri sıradan bir sözlükten ayıran özellikler; Türk boylarını bizzat gezerek derlediği atasözleri (sav), şiir örnekleri (koşuk, sagu), boyların töre ve coğrafyasına dair ansiklopedik bilgiler, karşılaştırmalı dil bilgisi kuralları ve esere eklediği İlk Türk Dünya Haritası'dır.
Örnek 512, 14 ve 15. yüzyıllarda Türk diline hizmet eden 'Mukaddimetü'l-Edeb', 'Codex Cumanicus' ve 'Muhâkemetü'l-Lugateyn' adlı eserlerin yazarlarını ve özelliklerini belirtiniz.
Cevabı göster
Mukaddimetü'l-Edeb (12. yy.): Zemahşerî tarafından yazılan, Harezm Türkçesi malzemesi içeren dört dilli (Arapça, Farsça, Türkçe, Moğolca) sözlüktür. Codex Cumanicus (14. yy. sonu): Karadeniz'in kuzeyindeki Kuman (Kıpçak) Türklerinin söz varlığını ve sözlü edebiyatını Latin harfleriyle derleyen eserdir. Muhâkemetü'l-Lugateyn (15. yy.): Ali Şir Nevaî'nin Çağatay sahasında Türkçe ile Farsçayı karşılaştırarak Türkçenin üstünlüğünü ortaya koyduğu eserdir.
Örnek 6Bir yazma çalışmasında takip edilmesi gereken beş temel aşama hangileridir?
Cevabı göster
Yazılı anlatım süreci sırasıyla şu beş aşamadan oluşur: 1. Hazırlık (okuma, gözlem ve araştırma), 2. Planlama (konu, ana düşünce ve bölüm planını belirleme), 3. Taslak Oluşturma (metni plana göre yazma), 4. Düzeltme ve Geliştirme (dil bilgisi, yazım ve noktalama denetimi) ve 5. Paylaşım (metni okurla buluşturma).
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
111. yüzyılda Kâşgarlı Mahmud tarafından kaleme alınan, Divanü Lugati't-Türk dışında Türk dilinin söz dizimini (sentaksını / cümle yapısını) inceleyen ancak günümüze ulaşmayan eser aşağıdakilerden hangisidir?
Kâşgarlı Mahmud'un Divanü Lugati't-Türk ile birlikte yazdığı, 'Türk dilinin söz dizimi cevherleri' anlamına gelen ikinci büyük eseri Kitâbu Cevâhirü'n-Nahv fî Lugati't-Türk'tür.
2Osmanlı Dönemi sözlükçülüğünde 1876'da yayımlanan, ilk cildinde Arapça ve Farsça kökenli kelimelere, ikinci cildinde ise Anadolu Türkçesindeki Türkçe kelimelere yer veren 'Lehce-i Osmânî' adlı eserin yazarı kimdir?
İki ciltlik Lehce-i Osmânî (1876) ünlü yazar, devlet adamı ve tiyatrocu Ahmed Vefik Paşa tarafından hazırlanmıştır; Kâmûs-ı Türkî (1900) ise Şemseddin Sami'ye aittir.
3Tuncer Gülensoy'un 'Dil-Millet Bağlantısı' metnine göre aşağıdakilerden hangisi dilin değişimini etkileyen 'dış etkenler' arasında yer almaz?
Türkçenin sondan eklemeli (bitişken / iltisaklı) yapısı ve kök-ek işleyişi dış etken değil, 'dilin kendi yapı ve işleyişine bağlı iç etken'dir.
4Aşağıdaki cümlelerin hangisinde güncel TDK yazım veya noktalama kurallarına aykırı bir kullanım vardır?
Güncel TDK noktalama kurallarına göre 'hem ... hem', 'ne ... ne' gibi tekrarlı bağlaçlardan önce ve sonra virgül konmaz.
5Aşağıdaki ifadelerin doğru (D) ya da yanlış (Y) olduğunu belirleyiniz.
- Âşık Veysel'in 'Yıllarca Aradım Kendi Kendimi' şiirinde varlık ve benlik sorgulaması yapılması, edebiyat ile felsefe arasındaki yakın ilişkiyi gösterir.
Doğru. Şairin insanın mahiyetini ve varoluşunu sorgulaması şiiri felsefi düşünceye yaklaştırmıştır.
- 14. yüzyıl sonlarında hazırlanan Codex Cumanicus, Çağatay Türkçesi ile Farsçayı karşılaştırmak amacıyla Arap harfleriyle yazılmıştır.
Yanlış. Codex Cumanicus, Kuman (Kıpçak) Türklerinin söz varlığını Latin harfleriyle derleyen eserdir; Türkçe ile Farsçayı karşılaştıran eser Ali Şir Nevaî'nin Muhâkemetü'l-Lugateyn'idir.
- Cumhuriyet Dönemi'nde Türk Dili Tetkik Cemiyeti 1932'de kurulmuş, Türkçe Sözlük'ün ilk baskısı ise 1945 yılında yayımlanmıştır.
Doğru. 1932'de kurulan kurumun çalışmalarıyla Türkçe Sözlük ilk kez 1945'te basılmıştır.
- Kemal Ateş'in 'Dil Nedir?' metnine göre dil bireysel bir etkinlik, söz ise toplumsal bir kurumdur.
Yanlış. Tam tersine 'dil toplumsal bir kurum, söz ise bireysel bir etkinliktir'.
- Bir kelimenin zamanla benzetme ve aktarmalar yoluyla temel anlamı dışında yeni anlamlar kazanmasına 'çok anlamlılık' (anlam genişlemesi) denir.
Doğru. Emin Özdemir'in 'ağır' ve TDK'nin 'çarık' örneklerinde olduğu gibi kelimeler zamanla çok anlamlı hâle gelir.
- Âşık Veysel'in 'Yıllarca Aradım Kendi Kendimi' şiirinde varlık ve benlik sorgulaması yapılması, edebiyat ile felsefe arasındaki yakın ilişkiyi gösterir.
6Aşağıdaki eserleri yazarlarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Türkçe, kelime türetilirken köklerin değişmediği ve köklere eklerin getirildiği sondan eklemeli yani bir dildir.
- 12. yüzyılda Zemahşerî tarafından yazılan ve Harezm Türkçesi dil malzemesi içeren dört dilli sözlük adlı eserdir.
- 18. yüzyılda Mehmed Esad Efendi tarafından hazırlanan adlı eser, Türkçeden Türkçeye sözlükçülüğün önemli bir örneğidir.
- TDK'nin kelimelerin doğru ve örnek söylenişini sesli olarak kullanıma sunduğu dijital başvuru kaynağı uygulamasıdır.
- Bir konuyu görsel ve işitsel materyallerle destekleyerek dinleyiciler önünde sözlü olarak açıklamaya denir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Günümüzde teknoloji ve sosyal medyanın hızla gelişmesi Türkçenin söz varlığını ve günlük iletişim dilini nasıl etkilemektedir? Kemal Atalay'ın 'Alo Türkçe Nerdesin?' metnindeki eleştirileri ve TDK'nin çalışmalarını dikkate alarak değerlendiriniz.
1. ipucu: Teknolojik gelişmeler dilde neden yeni kavram ve kelimelere ihtiyaç doğurur?
2. ipucu: Sosyal medya ve günlük konuşmada 'trend, online, start almak, revize etmek' gibi yabancı sözcüklerin kullanılması dil-millet bağlantısını nasıl etkiler?
3. ipucu: Birey ve toplum olarak dilimizi yozlaşmadan korumak ve zenginleştirmek için neler yapılmalıdır?
Cevap: Dil canlı ve sosyal bir varlık olduğu için bilim ve teknolojideki her yenilik doğal olarak dile yeni kavramlar taşır. Ancak Kemal Atalay'ın 'Alo Türkçe Nerdesin?' metninde dikkat çektiği üzere, Türkçede karşılığı bulunduğu hâlde 'online, trend, nick name, deklare etmek, okeylemek, start almak' gibi yabancı sözcüklerin özentiyle kullanılması dilin yapısını ve dil-millet bağlantısını zedeler. Oysa Türkçenin sondan eklemeli (iltisaklı) türetme gücü çok yüksektir; nasıl ki 'computer' için 'bilgisayar', 'selfie' için 'özçekim', 'online' için 'çevrim içi' karşılıkları başarıyla üretilmişse, yeni teknolojik terimler için de TDK sözlüklerinden yararlanılmalı ve yazılı/sözlü iletişimde Türkçe karşılıklar özenle tercih edilmelidir.
Kısaca
- Âşık Veysel'in 'Yıllarca Aradım Kendi Kendimi' ve Oruç Aruoba'nın 'Baharda' şiirleri edebiyat-felsefe ilişkisini; Peyami Safa'nın 'Dokuzuncu Hariciye Koğuşu' ve Sabahattin Ali'nin 'Kürk Mantolu Madonna' romanları ise edebiyat-psikoloji/psikiyatri ilişkisini somutlaştırır.
- Felsefi dilde dikkat doğrudan içeriğe yönelirken, edebî eserde dil 'dil içinde bir üst dil' olarak estetik bir amaç taşır ve yan anlam, mecaz, imge ve sembollerle zenginleşir.
- Tuncer Gülensoy'un 'Dil-Millet Bağlantısı' metnine göre dildeki değişim 1. Dilin kendi yapı ve işleyişine (iç etkenler) ve 2. Dış etkenlere (göçler, coğrafya, din değiştirmeler, kültürel-ticari temaslar, teknoloji) bağlı olarak gerçekleşir.
- Türk sözlükçülüğü 11. yüzyılda Kâşgarlı Mahmud'un 'Divanü Lugati't-Türk' eseriyle başlamış; 'Mukaddimetü'l-Edeb', 'Codex Cumanicus' ve 'Muhâkemetü'l-Lugateyn' ile devam etmiş; Osmanlı'da 'Lehcetü'l-Lügat', 'Lehce-i Osmânî' ve 'Kâmûs-ı Türkî', Cumhuriyet'te ise TDK 'Türkçe Sözlük' (1945) ve dijital sözlüklerle gelişmiştir.
- Kelimeler zamanla temel anlamlarının yanı sıra aktarma ve benzetmelerle çok anlamlılık kazanır (Emin Özdemir'in 'ağır' kelimesi örneği); dönem metinlerindeki özgün imla ('birşeyler, yaştanberi, öğe') ile güncel yazım kuralları ('bir şeyler, yaştan beri, öge') birbirinden ayrılır.
- Yazma süreci Hazırlık, Planlama, Taslak Oluşturma, Düzeltme-Geliştirme ve Paylaşım aşamalarından oluşur; sözlü iletişimde ise yabancı ve teknolojik terimlerin Türkçe karşılıkları ve doğru telaffuzları üzerinde durulur.
Bu dersin öteki kaynakları
- 12. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Yıllık Planı (2026-2027) Yıllık plan
- Türk Dili ve Edebiyatı Dersi Öğretim Programı (ortaöğretim) Öğretim programı
- 12. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ortak Yazılı Senaryoları (1. dönem, 2026-2027) Yazılı senaryosu
- 12. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Günlük Planları (2026-2027) Ders planı