Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte Türk edebiyatında hikâye türü hem konu yelpazesi hem de anlatım teknikleri bakımından büyük bir zenginliğe kavuşmuştur. 1923-1960 yılları arasında Anadolu insanının yaşam mücadelesinden toplumsal sorunlara, köyden kente göçten bireyin iç dünyasındaki yalnızlık ve psikolojik çatışmalara kadar pek çok tema hikâyelerde işlenmiştir. Bu haftaki dersimizde 1923-1960 dönemi hikâye anlayışlarını, olay ve durum hikâyesi farklarını, hikâyede kullanılan anlatım tekniklerini ve cümlenin ögelerini ayrıntılı olarak inceleyeceğiz.
1. 1923-1960 Dönemi Cumhuriyet Hikâyeciliğinde Temel Eğilimler
Cumhuriyet'in ilk yıllarında hikâye yazarları, Millî Edebiyat akımının başlattığı 'halka ve Anadolu'ya yöneliş' ilkesini sürdürmüşlerdir. Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Reşat Nuri Güntekin, Refik Halit Karay, Halide Edip Adıvar ve Aka Gündüz gibi sanatçılar; Kurtuluş Savaşı'nı, Cumhuriyet devrimlerini, Anadolu insanının yaşayışını, yanlış Batılılaşmayı ve batıl inançları gözlemci gerçekçi bir bakış açısıyla işlemişlerdir.
1930'lu yıllardan itibaren toplumcu gerçekçi anlayış güç kazanmıştır. Sadri Ertem ve Sabahattin Ali ile başlayan bu yönelimde; Orhan Kemal, Kemal Tahir, Yaşar Kemal, Samim Kocagöz, Fakir Baykurt ve Talip Apaydın gibi yazarlar köylü-ağa, işçi-işveren, güçlü-güçsüz çatışmalarını, köyden kente göçü ve geçim sıkıntısını 'sanat toplum içindir' anlayışıyla ele almışlardır. Buna karşılık Peyami Safa, Ahmet Hamdi Tanpınar, Tarık Buğra, Abdülhak Şinasi Hisar ve Samiha Ayverdi ise bireyin iç dünyasını esas alan hikâyeler yazarak insanın ruhsal bunalımlarını, yalnızlığını, Doğu-Batı sıkışmışlığını ve bilinçaltını psikolojik derinlikle yansıtmışlardır.
2. Olay Hikâyesi ve Durum (Kesit) Hikâyesi
Cumhuriyet Dönemi'nde hem klasik olay hikâyesi hem de modern durum hikâyesi başarılı örnekler vermiştir. Fransız yazar Guy de Maupassant'ın geliştirdiği olay hikâyesi (klasik vaka hikâyesi), belirli bir olayı serim, düğüm ve çözüm planı çerçevesinde anlatır. Merak ögesi canlı tutulur ve hikâye çoğu zaman çarpıcı bir sonla tamamlanır. Ömer Seyfettin'in açtığı bu yolda Cumhuriyet Dönemi'nde Reşat Nuri Güntekin, Refik Halit Karay ve Sabahattin Ali önemli eserler vermiştir.
Rus yazar Anton Çehov'un geliştirdiği durum (kesit) hikâyesi ise bir olayı başından sonuna anlatmak yerine hayatın sıradan bir anını, bir kesitini veya insanlık durumunu ele alır. Serim-düğüm-çözüm planına bağlı kalınmaz; merak unsuru geri planda bırakılarak duygu, çağrışım ve atmosfer öne çıkarılır. Türk edebiyatında durum hikâyesinin ilk güçlü temsilcisi Memduh Şevket Esendal (Mendil Altında, Otlakçı), en önemli ustası ise İstanbul'un balıkçılarını, adalarını ve küçük insanlarını içten bir dille anlatan Sait Faik Abasıyanık'tır (Semaver, Sarnıç, Şahmerdan, Lüzumsuz Adam, Son Kuşlar).
3. Hikâyede Yapı Unsurları ve Modern Anlatım Teknikleri
Hikâyenin dört temel yapı unsuru olay örgüsü, kişiler (şahıs kadrosu), mekân ve zamandır. Anlatıcı ise olayları aktaran kurmaca kişidir; 1. kişi (kahraman anlatıcı) veya 3. kişi (hâkim/ilahi ya da gözlemci bakış açısı) olabilir. Özellikle bireyin iç dünyasını ve modernizmi esas alan hikâyelerde klasik tahkiye (anlatma) ve gösterme (diyalog) tekniklerinin yanı sıra modern anlatım teknikleri sıklıkla kullanılmıştır.
İç konuşma (iç monolog) tekniğinde anlatıcı aradan çekilir, kahraman kendi kendisiyle konuşuyormuş gibi düşüncelerini mantıksal bir sıra içinde aktarır. Bilinç akışı tekniğinde ise kahramanın zihninden geçen düşünceler mantıksal bir bağ olmaksızın, serbest çağrışımlarla ve kesik cümlelerle verilir. İç çözümlemede anlatıcı, kahramanın duygularını ve psikolojisini üçüncü kişi ağzından açıklar. Geriye dönüş (flashback) tekniğinde ise şimdiki zamandan geçmişe dönülerek karakterin bugünkü durumunu aydınlatan anılar anlatılır.
4. Dil Bilgisi: Cümlenin Ögeleri ve Y-Ö-N Kuralı
Cümlenin ögeleri temel ögeler (yüklem ve özne) ile yardımcı ögeler (nesne, yer tamlayıcısı/dolaylı tümleç, zarf tümleci) olmak üzere ikiye ayrılır. Öge çözümlemesinde hata yapmamak için Y-Ö-N (Yüklem - Özne - Nesne) sırası izlenmeli ve bütün sorular doğrudan yükleme sorulmalıdır. Ayrıca isim ve sıfat tamlamaları, deyimler, ikilemeler, birleşik fiiller ve fiilimsi grupları gibi söz öbekleri kesinlikle bölünmemelidir.
Yüklem, iş, oluş, hareket veya durum bildiren çekimli fiil ya da ek fiil almış isim soylu sözcüktür. Özne, yüklemin bildirdiği işi yapan veya durumu üzerine alan ögedir (Kim? / Ne?). Nesne, öznenin yaptığı işten etkilenen ögedir: 'Neyi, Kimi, Nereyi?' sorularına belirtili nesne, özne bulunduktan sonra sorulan 'Ne?' sorusuna belirtisiz nesne cevap verir. Yönelme (-e), bulunma (-de) ve ayrılma (-den) hâl eklerini alarak 'Kime, Kimde, Kimden, Nereye, Nerede, Nereden?' sorularını yanıtlayan öge yer tamlayıcısı (dolaylı tümleç); 'Nasıl, Ne zaman, Niçin, Ne kadar, Kim ile, Ne ile?' sorularını yanıtlayan öge ise zarf tümlecidir.
5. 1923-1960 Dönemi Önemli Hikâye Yazarları ve Eserleri
Cumhuriyet Dönemi'nin ilk on yıllarında hikâye türünde kalıcı eserler bırakan başlıca yazarlar ve eserleri şunlardır: Reşat Nuri Güntekin (Tanrı Misafiri, Sönmüş Yıldızlar, Leyla ile Mecnun), Yakup Kadri Karaosmanoğlu (Millî Savaş Hikâyeleri), Sabahattin Ali (Değirmen, Kağnı, Ses, Yeni Dünya, Sırça Köşk), Sadri Ertem (Silindir Şapka Giyen Köylü, Bacayı İndir Bacayı Kaldır), Orhan Kemal (Ekmek Kavgası, Sarhoşlar, Çamaşırcının Kızı, 72. Koğuş).
Durum hikâyesi ve bireyin iç dünyası çizgisinde ise Memduh Şevket Esendal (Otlakçı, Mendil Altında, Temiz Sevgiler), Sait Faik Abasıyanık (Semaver, Sarnıç, Şahmerdan, Lüzumsuz Adam, Mahalle Kahvesi, Alemdağ'da Var Bir Yılan, Son Kuşlar), Ahmet Hamdi Tanpınar (Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Yaz Yağmuru), Tarık Buğra (Oğlumuz, Yarın Diye Bir Şey Yoktur) ve Haldun Taner (Şişhane'ye Yağmur Yağıyordu, On İkiye Bir Var) Türk hikâyeciliğinin başyapıtlarını kaleme almışlardır.
6. Cümle Dışı Unsur ve Ara Sözler
Cümlede herhangi bir ögenin açıklayıcısı olarak iki virgül veya iki kısa çizgi arasında kullanılan söz ya da söz öbeklerine ara söz denir. Bir ögenin açıklayıcısı olan ara sözler, açıkladığı öge ile birlikte aynı öge kabul edilir. Örneğin 'Doğduğum şehri, Eskişehir'i, çok özledim.' cümlesinde 'Eskişehir'i' ara sözü belirtili nesnenin açıklayıcısıdır.
Herhangi bir ögenin açıklayıcısı olmayan ara cümleler, bağlaçlar, ünlemler ve hitap sözleri ise yükleme sorulan hiçbir soruya yanıt vermedikleri için cümle dışı unsur (CDU) sayılır. Örneğin 'Arkadaşlar, bu konuyu dikkatle dinleyiniz.' cümlesinde 'Arkadaşlar' hitabı cümle dışı unsurdur.
Örnekler
Örnek 1Toplumcu gerçekçi hikâye anlayışı ile bireyin iç dünyasını esas alan hikâye anlayışını konu, amaç ve anlatım teknikleri bakımından karşılaştırınız.
Cevabı göster
Toplumcu gerçekçi hikâyelerde köylü-ağa, işçi-patron çatışması, göç ve yoksulluk gibi toplumsal sorunlar ele alınır; amaç okuru bilinçlendirmek ve toplumu yönlendirmektir, gözlem ve diyalog ön plandadır. Bireyin iç dünyasını esas alan hikâyelerde ise yalnızlık, bunalım, yabancılaşma ve ruhsal çatışmalar işlenir; amaç insan psikolojisini derinlemesine çözümlemektir, iç konuşma, bilinç akışı ve iç çözümleme teknikleri kullanılır.
Örnek 2Memduh Şevket Esendal ve Sait Faik Abasıyanık'ın Türk hikâyeciliğindeki ortak önemi nedir?
Cevabı göster
Her iki yazar da Türk edebiyatında Çehov tarzı durum (kesit) hikâyesinin en önemli temsilcileridir. Klasik serim-düğüm-çözüm planı ve merak unsuru yerine, sıradan insanların günlük yaşamından kesitleri sade, içten ve doğal bir anlatımla hikâyeleştirmişlerdir.
Örnek 3'Cumhuriyet Dönemi'nin usta yazarları, Anadolu insanının sıcak yüreğini eserlerinde başarıyla anlatmışlardır.' cümlesini ögelerine ayırınız.
Cevabı göster
1. Yüklem: anlatmışlardır. 2. Özne (Anlatan kim?): Cumhuriyet Dönemi'nin usta yazarları. 3. Belirtili Nesne (Neyi anlatmışlardır?): Anadolu insanının sıcak yüreğini. 4. Yer Tamlayıcısı / Dolaylı Tümleç (Nerede anlatmışlardır?): eserlerinde. 5. Zarf Tümleci (Nasıl anlatmışlardır?): başarıyla. Öge dizilişi: Özne - Belirtili Nesne - Dolaylı Tümleç - Zarf Tümleci - Yüklem.
Örnek 4'Yorgun adımlarla odasına çekildi. Neden hep ben? Annem, çocukluğumun ceviz ağacı, tren düdüğü, yarım kalan mektup... Saat kaç oldu acaba?' parçasında hangi anlatım tekniği kullanılmıştır? Gerekçesiyle açıklayınız.
Cevabı göster
Parçada 'bilinç akışı' tekniği kullanılmıştır. Çünkü kahramanın zihninden geçen düşünceler mantıksal bir sıra izlemeden, serbest çağrışımlarla (annem, ceviz ağacı, tren düdüğü, mektup) ve kesik ifadelerle doğrudan aktarılmıştır.
Örnek 5Sabahattin Ali'nin Türk hikâyeciliğindeki yerini belirterek hikâye kitaplarının adlarını yazınız.
Cevabı göster
Sabahattin Ali, 1930-1940'lı yıllarda toplumcu gerçekçi hikâyeciliğin en güçlü temsilcilerinden biridir. Maupassant tarzı olay hikâyesi geleneğini sürdürerek Anadolu insanının acılarını, aydın-halk kopukluğunu ve toplumsal eşitsizlikleri güçlü betimleme ve psikolojik tahlillerle anlatmıştır. Hikâye kitapları: Değirmen, Kağnı, Ses, Yeni Dünya ve Sırça Köşk.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Aşağıdaki yazar-eser eşleştirmelerinden hangisi 1923-1960 Cumhuriyet Dönemi hikâyeciliği için yanlıştır?
'Millî Savaş Hikâyeleri' Memduh Şevket Esendal'a değil, Yakup Kadri Karaosmanoğlu'na aittir. Memduh Şevket Esendal'ın ünlü hikâye kitapları 'Otlakçı' ve 'Mendil Altında'dır.
2'Genç yazar, çocukluğunun geçtiği sahil kasabasını son hikâyesinde içtenlikle betimlemiş.' cümlesinin ögeleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?
Yüklem: betimlemiş. Özne (Kim?): Genç yazar. Belirtili Nesne (Neyi?): çocukluğunun geçtiği sahil kasabasını. Yer Tamlayıcısı (Nerede?): son hikâyesinde. Zarf Tümleci (Nasıl?): içtenlikle.
3Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.
- Durum (kesit) hikâyesinde serim, düğüm ve çözüm bölümleri ile merak unsuru ön plandadır.
Bu özellikler Maupassant tarzı olay hikâyesine aittir; Çehov tarzı durum hikâyesinde merak ve olay zinciri geri plandadır.
- Peyami Safa, Ahmet Hamdi Tanpınar ve Tarık Buğra bireyin iç dünyasını esas alan hikâyeler yazmışlardır.
Bu yazarlar insan psikolojisini, yalnızlığı, rüyaları ve iç çatışmaları merkeze alan eserler vermişlerdir.
- Cümlenin ögeleri bulunurken isim ve sıfat tamlamaları ile fiilimsi grupları bölünmez.
Söz öbekleri anlam ve yapı bütünlüğü taşıdığı için öge çözümlemesinde parçalanamaz.
- Durum (kesit) hikâyesinde serim, düğüm ve çözüm bölümleri ile merak unsuru ön plandadır.
4Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.
- Özne bulunduktan sonra yükleme sorulan 'Ne?' sorusu belirtisiz nesneyi buldurur.
İlk 'Kim / Ne' sorusu özneyi, özneden sonra sorulan 'Ne' sorusu ise belirtisiz nesneyi verir.
- Orhan Kemal ve Kemal Tahir, bireyin iç dünyasını esas alan hikâye anlayışının temsilcileridir.
Orhan Kemal ve Kemal Tahir, toplumcu gerçekçi hikâye ve roman anlayışının en önemli temsilcilerindendir.
- 'Akşama bütün aile bahçede toplanacak.' cümlesindeki 'Akşama' sözcüğü yer tamlayıcısıdır (dolaylı tümleçtir).
'Akşama' sözcüğü '-a' yönelme eki almış olsa da 'Ne zaman?' sorusuna yanıt verdiği için zarf tümlecidir.
- Özne bulunduktan sonra yükleme sorulan 'Ne?' sorusu belirtisiz nesneyi buldurur.
5Aşağıdaki hikâye kavramlarını ve yazarları ilgili açıklamalarla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
6Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Hayatın sıradan bir anını ve insanlık durumunu merak unsurunu geri planda bırakarak anlatan hikâye türüne hikâyesi denir.
- Ağa-köylü, işçi-işveren çatışması ile göç ve yoksulluk temalarını işleyen yazarlar gerçekçi anlayışı benimsemişlerdir.
- Kahramanın kendi kendisiyle konuşuyormuş gibi düşüncelerini mantıklı bir sıra içinde aktardığı anlatım tekniğine denir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Cümlenin ögeleri bulunurken önce ardından özne ve yardımcı ögeler bulunur.
- Yükleme sorulan 'Neyi, Kimi?' sorularının yanıtı olan ögeye nesne adı verilir.
- İki virgül veya iki kısa çizgi arasında kullanılarak bir ögeyi açıklayan söz grubuna denir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
81923-1960 döneminde yazılmış bir hikâyenin 'Millî Edebiyat anlayışını yansıtan', 'Toplumcu gerçekçi' veya 'Bireyin iç dünyasını esas alan' eğilimlerden hangisine ait olduğunu bir metin incelemesinde hangi ölçütlere bakarak belirlersiniz?
1. ipucu: 1. İpucu: Metnin temasına ve çatışma unsuruna (kurtuluş mücadelesi / sınıf çatışması / psikolojik bunalım) bakınız.
2. ipucu: 2. İpucu: Kişi kadrosunun özelliklerini (Anadolu aydını / işçi ve köylü / yalnız ve içe dönük birey) değerlendiriniz.
3. ipucu: 3. İpucu: Kullanılan anlatım tekniklerini (gözlem / tezli diyalog / iç konuşma ve bilinç akışı) inceleyiniz.
Cevap: Öncelikle metnin teması ve merkezî çatışması incelenir: Kurtuluş Savaşı, Cumhuriyet kazanımları ve Anadolu'yu kalkındırma ideali varsa Millî Edebiyat anlayışı; ağa-köylü, patron-işçi çatışması, geçim sıkıntısı ve göç varsa Toplumcu gerçekçi anlayış; yalnızlık, yabancılaşma, rüya, zaman ve ruhsal bunalım varsa Bireyin iç dünyasını esas alan anlayış söz konusudur. Ayrıca iç konuşma ve bilinç akışı gibi psikolojik derinlik tekniklerinin yoğunluğu bireyin iç dünyasını esas alan hikâyelerin en belirgin göstergesidir.
Kısaca
- 1923-1960 Cumhuriyet Dönemi hikâyeciliğinde gözlemci gerçekçilik gelişmiş, sade ve konuşma diline yakın bir Türkçe benimsenmiştir.
- Dönemin hikâyeleri dört ana eğilim etrafında gelişmiştir: Millî-dinî duyarlılığı yansıtanlar, toplumcu gerçekçiler, bireyin iç dünyasını esas alanlar ve modernizmi esas alanlar.
- Toplumcu gerçekçi hikâyelerde (Sabahattin Ali, Sadri Ertem, Orhan Kemal, Kemal Tahir) ağa-köylü, patron-işçi çatışması, göç ve yoksulluk gibi toplumsal sorunlar işlenmiştir.
- Bireyin iç dünyasını esas alan hikâyelerde (Peyami Safa, Ahmet Hamdi Tanpınar, Tarık Buğra) psikoloji, yalnızlık, yabancılaşma ve iç çatışmalar ön plandadır.
- Durum (kesit) hikâyesinin Türk edebiyatındaki öncüleri Memduh Şevket Esendal ve Sait Faik Abasıyanık'tır.
- Cümlenin ögeleri bulunurken söz öbekleri (tamlamalar, deyimler, birleşik fiiller, fiilimsi grupları) bölünmez ve Y-Ö-N (Yüklem - Özne - Nesne/Tümleç) sırası izlenir.
Bu dersin öteki kaynakları
- 12. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Yıllık Planı (2026-2027) Yıllık plan
- Türk Dili ve Edebiyatı Dersi Öğretim Programı (ortaöğretim) Öğretim programı
- 12. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ortak Yazılı Senaryoları (1. dönem, 2026-2027) Yazılı senaryosu
- 12. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Günlük Planları (2026-2027) Ders planı