Cumhuriyet Dönemi hikâyeciliğinde yazarlar, bireyin ruhsal çatışmalarını ve toplumsal değişimleri anlatırken kelimelerin yalnızca sözlük anlamlarıyla yetinmemiş; çok anlamlılık, mecaz, yan anlam ve anlam aktarmalarıyla zengin bir çağrışım dünyası kurmuşlardır. Aynı zamanda hikâyedeki diyalogların, iç konuşmaların ve bilinç akışı bölümlerinin okura doğru aktarılmasında imla ve noktalama işaretleri üslubun ayrılmaz bir parçasıdır. Bu haftaki dersimizde hikâye metinleri üzerinden kelimede anlam katmanlarını, imla ve noktalama uygulamalarını inceleyeceğiz.
1. Hikâye Metinlerinde Kelimede Anlam ve Anlam Olayları
Edebî metinlerde, özellikle hikâye ve romanlarda kelimeler bağlam (içinde bulunduğu cümle ve metin bütünlüğü) içerisinde yeni anlam değerleri kazanır: 1. Gerçek (Temel) Anlam: Kelimenin söylendiğinde zihinde uyandırdığı ilk, sözlük anlamıdır. Örnek: “Sabah uyanınca yüzünü soğuk suyla yıkadı.” 2. Yan Anlam (Yakıştırma): Kelimenin temel anlamıyla şekil veya işlev benzerliği kurularak kazandığı yeni anlamdır. Örnek: “Çekmecenin gözündeki eski mektupları çıkardı.”, “Uçağın kanadı bulutları yarıyordu.” 3. Mecaz (Değişmece) Anlam: Kelimenin gerçek anlamından tamamen sıyrılarak benzetme ve ilgi yoluyla kazandığı yeni anlamdır. Örnek: “Yıllardır içinde büyüttüğü kırgınlık, kuru bir özürle geçmezdi.” 4. Terim Anlam: Bir bilim, sanat, meslek dalına veya edebiyata özgü kavramları karşılayan kelimelerdir. Örnek: “Hikâyede bilinç akışı tekniği ve leitmotiv unsuru başarıyla kullanılmıştır.”
Hikâye dilini zenginleştiren başlıca anlam aktarmaları şunlardır: • Ad Aktarması (Mecazımürsel): Benzetme amacı güdülmeden parça-bütün, iç-dış, yazar-eser, yer-insan ilişkisiyle bir sözün başka bir söz yerine kullanılmasıdır. Örnek: “Gençliğinde Sait Faik’i (eserlerini) defalarca okumuştu.”, “Haber duyulunca bütün mahalle (mahalle halkı) sokağa döküldü.” • İnsandan Doğaya Aktarma (Kişileştirme): “Yorgun sokak lambaları yalnızlığımıza ağlıyordu.” • Doğadan İnsana Aktarma: “İhtiyar adam, yılların sert rüzgârında sararıp solmuştu.” • Duyular Arası Aktarma: Bir duyuya ait kavramın başka bir duyuya aktarılmasıdır. Örnek: “Sokaktan acı (tatma -> işitme) bir fren sesi yükseldi.”, “Üzerinde sıcak (dokunma -> görme) renkli bir kazak vardı.”
2. Hikâye Metinlerinde İmla (Yazım) ve Noktalama Uygulamaları
Hikâye metinlerinde anlatım teknikleriyle (diyalog, iç konuşma, tasvir, bilinç akışı) doğrudan ilişkili olan noktalama ve imla kuralları şunlardır: 1. Konuşma Çizgisi (—) ve Tırnak İşareti (“ ”): • Hikâyede karşılıklı konuşmalar (diyaloglar) satır başında uzun çizgi (—) ile gösterilir. Konuşma çizgisinden önceki açıklama cümlesinin sonuna iki nokta (:) konur. • Doğrudan aktarılan sözler veya kahramanın iç konuşmaları satır başında değilse tırnak içine (“ ”) alınır. Tırnak içindeki cümlenin sonuna uygun noktalama işareti (., !, ?, ...) tırnak kapatılmadan önce konur. 2. Üç Nokta (...) ve Noktalı Virgül (;): • Tasvirlerde benzer örneklerin devam ettiğini göstermek ve bilinç akışı ya da izlenimci (empresyonist) hikâyelerde yüklemi söylenmemiş eksiltili cümlelerin sonunda üç nokta (...) kullanılır. • İçinde virgül bulunan sıralı cümleleri birbirinden ayırmak veya özneyi virgülle ayrılmış eş görevli sözcüklerden ayırmak için noktalı virgül (;) kullanılır.
3. Hikâye Metinlerinde Sık Karşılaşılan İmla Kuralları: • Yardımcı Fiillerle Kurulan Birleşik Fiiller: “etmek, edilmek, eylemek, olmak, olunmak” yardımcı fiilleriyle kurulan birleşik fiillerde ilk kelimede ses düşmesi veya ses türemesi varsa bitişik (ör. kaybolmak, sabretmek, hissetmek, reddetmek), ses olayı yoksa ayrı (ör. fark etmek, terk etmek, arz etmek, sağ olmak) yazılır. • Kurallı Birleşik Fiiller: Tezlik (-iver), yeterlik (-ebil), sürerlik (-edur, -ekal, -egel) ve yaklaşma (-eyaz) fiilleri her zaman bitişik yazılır (ör. bakakalmak, söyleyivermek, düşeyazmak). • Virgülün Kullanılamayacağı Yerler: Şart ekinden (-sa/-se), bağlaçlardan (ve, veya, de, ki) ve tek başına kullanılan zarf-fiil eklerinden (-ıp, -arak, -ınca, -madan, -dıkça) sonra virgül konmaz (ancak art arda sıralanan eş görevli zarf-fiiller arasına virgül konur).
Örnekler
Örnek 1“Pencerenin önündeki koltuğa çöktü. Dışarıda hırçın bir rüzgâr, sokak lambalarının cılız ışığını dövüyor; sobanın üstündeki çaydanlık ise sessizce kaynıyordu.” parçasındaki anlam olaylarını bulunuz.
Cevabı göster
1. “Hırçın bir rüzgâr” ve “ışığını dövüyor” ifadelerinde insana ait özellikler doğaya aktarılmıştır (insandan doğaya aktarma / kişileştirme). 2. “Çaydanlık kaynıyordu” ifadesinde iç-dış ilişkisiyle çaydanlığın içindeki su kastedilmiştir (ad aktarması / mecazımürsel).
Örnek 2“Kapıyı yavaşça açıp, içeriye doğru bir adım attı; içeride kimsecikler yoktu.” cümlesindeki noktalama yanlışını ve nedenini açıklayınız.
Cevabı göster
Cümledeki “açıp,” kelimesinden sonra kullanılan virgül yanlıştır. Çünkü cümlede tek bir zarf-fiil eki (-ıp) kullanılmıştır ve ardışık eş görevli başka bir zarf-fiil olmadığı için zarf-fiilden sonra virgül konmaz.
Örnek 3Aşağıdaki birleşik kelimelerden hangilerinin yazımı yanlıştır? Doğrularını yazınız: I. terketmek II. vazgeçmek III. bakakalmak IV. his etmek V. arz etmek
Cevabı göster
I. terketmek yanlıştır; ses olayı olmadığı için terk etmek şeklinde ayrı yazılmalıdır. IV. his etmek yanlıştır; ünsüz türemesi olduğu için hissetmek şeklinde bitişik yazılmalıdır. (vazgeçmek, bakakalmak ve arz etmek doğrudur.)
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1“Yazarın son hikâyesinde kullandığı keskin bir dil ve tatlı bir ironi, okuyucuyu ilk sayfadan itibaren sarıyor.” cümlesindeki 'keskin dil' ve 'tatlı ironi' ifadelerinde görülen anlam olayı aşağıdakilerden hangisidir?
Dokunma duyusuna ait 'keskin' ve tatma duyusuna ait 'tatlı' kavramları işitme/anlatım alanına aktarıldığı için duyular arası aktarma vardır.
2Aşağıdaki cümlelerin hangisinde virgülün (,) kullanımıyla ilgili bir yanlışlık yapılmıştır?
Cümlede tek bir zarf-fiil ('bakarak') kullanıldığında zarf-fiil ekinden sonra virgül konmaz.
3Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birleşik fiillerin yazımıyla ilgili bir imla yanlışı vardır?
Tezlik fiili (-iver) kurallı birleşik fiildir ve her zaman bitişik yazılır ('uyuyuverdi').
4“Gençliğimde Ömer Seyfettin’i ve Memduh Şevket Esendal’ı elimden düşürmezdim.” cümlesinde yazar adlarının eserleri yerine kullanılmasıyla oluşan anlam olayı aşağıdakilerden hangisidir?
Benzetme amacı güdülmeden yazar-eser ilişkisiyle yazar adının eserleri yerine kullanılması ad aktarmasıdır (mecazımürsel).
5Bilinç akışı tekniğiyle yazılmış modernist bir hikâyede; “Tren düdüğü... İstasyonun soğuk taşları... Annemin uzaktan sallanan beyaz mendili...” şeklinde yüklemi bulunmayan cümlelerin sonuna üç nokta (...) konulmasının temel gerekçesi nedir?
Yüklemi olmayan ve tamamlanışı okuyucunun hayal gücüne bırakılan eksiltili cümlelerin sonuna üç nokta (...) konur.
6Aşağıdaki ifadelerin doğru (D) ya da yanlış (Y) olduğunu belirleyiniz.
- Bir sözcüğün temel anlamıyla şekil veya işlev benzerliği kurularak kazandığı yeni anlama yan anlam denir.
Örneğin 'masanın ayağı', 'dağın eteği' yan anlamdır.
- “Emekli olunca sahil kasabasına yerleşip kafasını dinlemek istiyordu.” cümlesindeki 'yerleşip' zarf-fiilinden sonra virgül konulmalıdır.
Yanlıştır; tek başına kullanılan zarf-fiil eklerinden (-ıp) sonra virgül konmaz.
- Yardımcı fiillerle kurulan 'kayıt olmak' birleşik fiili ünlü düşmesi uğradığı için 'kaydolmak' şeklinde bitişik yazılır.
Ses düşmesi ve ünsüz yumuşaması olduğu için 'kaydolmak' bitişik yazılır.
- Hikâyelerde iç konuşma cümleleri tırnak içine alındığında, cümlenin sonundaki noktalama işareti tırnak işaretinin dışına konur.
Yanlıştır; tırnak içindeki cümlenin noktalama işareti tırnak kapatılmadan önce (tırnağın içine) konur.
- Soyut bir kavram olan 'hüzün' veya 'yalnızlık' duygusunun somut nesnelere benzetilerek anlatılmasına somutlaştırma denir.
Soyut kavramların görünür/hissedilir somut unsurlarla anlatılması somutlaştırmadır.
- Bir sözcüğün temel anlamıyla şekil veya işlev benzerliği kurularak kazandığı yeni anlama yan anlam denir.
7Aşağıdaki örnekleri ve kuralları doğru kavramlarla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
8Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Bir kelimenin bilim, sanat, spor veya edebiyat dalına özgü bir kavramı karşıladığı anlamına anlam denir.
- İnsana ait özelliklerin doğadaki cansız varlıklara aktarılmasına (teşhis) adı verilir.
- İçinde virgül bulunan sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için kullanılır.
- Etmek ve olmak yardımcı fiilleriyle kurulan birleşik fiillerde ses düşmesi veya ses türemesi yoksa kelimeler yazılır.
- Sözcüğün kullanıldığı cümle ve metin bütünlüğü içinde kazandığı anlam çerçevesine denir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
9Aşağıdaki hikâye parçasında yay ayraçlarla ( ) belirtilen yerlere sırasıyla hangi noktalama işaretlerinin getirilmesi gerektiğini gerekçeleriyle açıklayınız: “İhtiyar adam kahveciye dönerek seslendi ( ) ( ) Bana bir sade kahve getir evlat ( ) dedi ( ) Kahveci başını salladı ( ) ocağın başına geçti.”
1. ipucu: 1. İpucu: Konuşma çizgisinden önceki açıklama cümlesinin sonuna hangi işaretin geleceğini belirleyiniz.
2. ipucu: 2. İpucu: Son cümlede iki yüklemli sıralı cümleyi ayıran işarete dikkat ediniz.
Cevap: Yay ayraçların içine sırasıyla ( : ) ( — ) ( , ) ( . ) ( , ) işaretleri getirilmelidir: 1. 'seslendi (:)' -> Kendisinden sonra konuşma cümlesi başlayacağı için iki nokta konur. 2. '(—) Bana' -> Satır başında konuşma cümlesi başladığı için uzun çizgi (konuşma çizgisi) konur. 3. 'evlat (,) dedi' -> Tırnak içine alınmayan aktarma cümlesinin bitiminde, 'dedi' yükleminden önce virgül konur. 4. 'dedi (.)' -> Tamamlanmış cümlenin sonuna nokta konur. 5. 'salladı (,) ocağın' -> Sıralı iki cümleyi birbirinden ayırmak için virgül konur.
Kısaca
- Kelimede Anlam Katmanları: Sözcüğün akla gelen ilk anlamı gerçek (temel) anlam, şekil veya işlev benzerliğiyle kazandığı anlam yan anlam, gerçek anlamdan tamamen koparak kazandığı soyut/imgesel anlam ise mecaz anlamdır.
- Anlam Aktarmaları: Benzetme amacı güdülmeden bir sözün başka bir söz yerine kullanılmasına ad aktarması (mecazımürsel); insana ait özelliklerin doğaya, doğaya ait özelliklerin insana veya bir duyunun başka bir duyuya aktarılmasına deyim aktarması denir.
- Somutlaştırma ve Soyutlaştırma: Soyut bir kavramın somut sözcüklerle anlatılmasına somutlaştırma (ör. “kaderin ağır yükü”), somut bir sözcüğün mecaz yoluyla soyut kavramı karşılamasına soyutlaştırma (ör. “bu işte onun da parmağı var”) denir.
- Hikâyede Noktalama: Karşılıklı konuşmalarda uzun çizgi (—), iç konuşma ve doğrudan alıntılarda tırnak işareti (“ ”), tamamlanmamış (eksiltili) cümlelerde ve bilinç akışı kesintilerinde üç nokta (...) kullanılır.
- Yazım (İmla) Kuralları: Ses düşmesi, ses türemesi veya kelimelerden her ikisinin/ikincisinin anlam kaybına uğradığı birleşik kelimeler bitişik (ör. kaynana, reddetmek, gecekondu, imambayıldı); anlam korunduğunda ise ayrı (ör. dil balığı, çalı kuşu, terk etmek) yazılır.
Bu dersin öteki kaynakları
- 12. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Yıllık Planı (2026-2027) Yıllık plan
- Türk Dili ve Edebiyatı Dersi Öğretim Programı (ortaöğretim) Öğretim programı
- 12. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ortak Yazılı Senaryoları (1. dönem, 2026-2027) Yazılı senaryosu
- 12. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Günlük Planları (2026-2027) Ders planı