Yeni yılın ilk haftasında «Sınıfım» ünitesindeki bilgilerimizi gerçek iletişim durumlarına taşıyoruz. Önce kaybolan bir silgiyi arayan iki arkadaşın diyaloğunu dinleyip bilgileri bir araya getiriyor, ardından sınıf eşyalarını eril ve dişil kartlarla gruplandırıyoruz. أَعْطِ yönergesiyle eşyayı başka bir arkadaşa vermeyi öğreniyor, kelimeleri hece hece okuyor, tenvin ve şeddeyi doğru yazmayı çalışıyor ve haftayı sınıfta eşya ödünç istediğimiz bir rol oyunuyla bitiriyoruz.
Dinleme Uygulaması: Silgim Nerede? Diyaloğu
Bu hafta dinleyeceğimiz metin bir anlatı değil, iki arkadaş arasında geçen bir diyalogdur. Dinlemeye hazırlanırken önce başlığa bakarız: «Silgim nerede?» Bu başlık bize konuşmada bir eşyanın arandığını, bu yüzden هَلْ sorularının, فِي ile kurulan yer bildiren ifadelerin ve نَعَمْ / لَا cevaplarının geçeceğini haber verir. Ayrıca diyalogda iki kişi konuştuğu için dinlerken hangi cümleyi kimin söylediğini ayırmamız gerekir.
Diyalog şöyledir: Meryem: «يَا يُوسُفُ، هَلِ الْمِمْحَاةُ فِي حَقِيبَتِكَ؟» Yusuf: «لَا، فِي حَقِيبَتِي كِتَابٌ وَدَفْتَرٌ.» Meryem: «وَمَا هٰذَا فِي الْمَقْعَدِ؟» Yusuf: «هٰذَا قَلَمُكِ. خُذِي الْقَلَمَ.» Meryem: «شُكْرًا. هَلْ هٰذِهِ مِمْحَاتِي؟» Yusuf: «نَعَمْ، هٰذِهِ مِمْحَاتُكِ. تَفَضَّلِي.» Meryem: «شُكْرًا يَا صَدِيقِي.» Türkçesi: «Yusuf, silgi senin çantanda mı? / Hayır, çantamda bir kitap ve bir defter var. / Peki sıranın içindeki bu ne? / Bu senin kalemin. Kalemi al. / Teşekkürler. Bu benim silgim mi? / Evet, bu senin silgin. Buyur. / Teşekkürler arkadaşım.»
Dinledikten sonra bilgileri bir araya getiririz. Burada iyelik ekleri en önemli ipucumuzdur: حَقِيبَتِكَ kelimesindeki ـكَ «senin (erkeğe)», قَلَمُكِ kelimesindeki ـكِ «senin (kıza)», مِمْحَاتِي kelimesindeki ـِي ise «benim» anlamı verir. Böylece kalemin ve silginin Meryem'e ait olduğunu, Yusuf'un çantasında ise bir kitap ile bir defter bulunduğunu anlarız. Diyaloğun sonunda Meryem'in arkadaşına teşekkür etmesi, metnin yardımlaşma mesajını da ortaya koyar.
| Konuşan | Arapça Cümle | Türkçesi | Çıkardığımız Bilgi |
|---|---|---|---|
| Meryem | هَلِ الْمِمْحَاةُ فِي حَقِيبَتِكَ؟ | Silgi senin çantanda mı? | Meryem silgisini arıyor. |
| Yusuf | لَا، فِي حَقِيبَتِي كِتَابٌ وَدَفْتَرٌ. | Hayır, çantamda bir kitap ve bir defter var. | Silgi Yusuf'un çantasında değil. |
| Meryem | وَمَا هٰذَا فِي الْمَقْعَدِ؟ | Peki sıranın içindeki bu ne? | Sırada bir eşya var. |
| Yusuf | هٰذَا قَلَمُكِ. خُذِي الْقَلَمَ. | Bu senin kalemin. Kalemi al. | Sıradaki eşya Meryem'in kalemi. |
| Yusuf | نَعَمْ، هٰذِهِ مِمْحَاتُكِ. تَفَضَّلِي. | Evet, bu senin silgin. Buyur. | Silgi bulundu ve Meryem'e verildi. |
Eril ve Dişil Gruplama: Eşya ve Kişi Kartları
Sınıf eşyalarını öğrendikten sonra onları gruplandırmak kelimeleri kalıcı hâle getirir. Bu etkinlikte her öğrenciye bir kelime kartı verilir ve kartlar tahtadaki iki sütuna yerleştirilir: هٰذَا (eril) ve هٰذِهِ (dişil). Eril sütuna كِتَابٌ، قَلَمٌ، دَفْتَرٌ، كُرْسِيٌّ، مَقْعَدٌ، مَكْتَبٌ، صَفٌّ kelimeleri; dişil sütuna ise سَبُّورَةٌ، طَاوِلَةٌ، حَقِيبَةٌ، مِمْحَاةٌ، مَدْرَسَةٌ kelimeleri gider. Ayırt etmenin en kolay yolu kelimenin sonuna bakmaktır: sonu yuvarlak tâ (ة) ile bitenler dişildir.
Kişi kartlarında ise aynı kelimenin iki biçimi vardır: طَالِبٌ (erkek öğrenci) – طَالِبَةٌ (kız öğrenci), صَدِيقٌ (erkek arkadaş) – صَدِيقَةٌ (kız arkadaş). Eril kelimeye yuvarlak tâ eklenince dişil biçim elde edilir. Dikkat edilmesi gereken bir kelime كُرْسِيٌّ'dir: Sonu şeddeli yâ ile bittiği için bazı öğrenciler onu farklı sanar, ama yuvarlak tâ taşımadığı için eril sayılır ve هٰذَا كُرْسِيٌّ denir.
Kartlarla ikinci bir kural daha keşfederiz: Yuvarlak tâ ile biten bir kelimeye ـِي (benim) eki gelince yuvarlak tâ açık tâya (ت) dönüşür: حَقِيبَةٌ → حَقِيبَتِي (çantam), مِمْحَاةٌ → مِمْحَاتِي (silgim), صَدِيقَةٌ → صَدِيقَتِي (kız arkadaşım), مَدْرَسَةٌ → مَدْرَسَتِي (okulum). Kartları tanıtırken bir niteleme de ekleyebiliriz; bu durumda niteleyen kelime de eşyanın cinsine uyar: هٰذَا قَلَمٌ جَمِيلٌ (Bu güzel bir kalemdir), هٰذِهِ حَقِيبَةٌ جَمِيلَةٌ (Bu güzel bir çantadır).
| Eril Kart | Dişil Kart | İşaret İsmi | Örnek Cümle |
|---|---|---|---|
| طَالِبٌ | طَالِبَةٌ | هٰذَا / هٰذِهِ | هٰذِهِ طَالِبَةٌ. (Bu bir kız öğrencidir.) |
| صَدِيقٌ | صَدِيقَةٌ | هٰذَا / هٰذِهِ | هٰذَا صَدِيقِي. (Bu benim arkadaşım.) |
| قَلَمٌ | مِمْحَاةٌ | هٰذَا / هٰذِهِ | هٰذِهِ مِمْحَاتِي. (Bu benim silgim.) |
| كُرْسِيٌّ | طَاوِلَةٌ | هٰذَا / هٰذِهِ | هٰذَا كُرْسِيٌّ صَغِيرٌ. (Bu küçük bir sandalyedir.) |
| صَفٌّ | مَدْرَسَةٌ | هٰذَا / هٰذِهِ | هٰذِهِ مَدْرَسَةٌ كَبِيرَةٌ. (Bu büyük bir okuldur.) |
Üçüncü Kişiye Verme: A'ti ve A'tî ile Yönerge Zincirleri
Önceki haftalarda أَعْطِنِي (bana ver) yönergesini kullandık. Bu yönergedeki ـنِي eki «bana» anlamı verir. Peki öğretmenimiz bir eşyayı başka bir arkadaşımıza vermemizi isterse ne der? Bu durumda ـنِي eki kalkar, yerine arkadaşın adı gelir ve ardından verilecek eşya söylenir: أَعْطِ أَحْمَدَ الْقَلَمَ (A'ti Ahmede'l-kaleme: Ahmet'e kalemi ver). Kıza söylendiğinde fiil أَعْطِي olur: أَعْطِي مَرْيَمَ الدَّفْتَرَ (A'tî Meryeme'd-deftera: Meryem'e defteri ver).
Bu kalıpta hem kişi hem eşya üstünlü okunur: أَحْمَدَ، مَرْيَمَ، يُوسُفَ، زَيْنَبَ isimlerinin ve الْقَلَمَ، الدَّفْتَرَ، الْمِمْحَاةَ eşyalarının son harekesi üstündür. Türkçede kişi «-e/-a» (Ahmet'e), eşya «-i/-ı» (kalemi) ekini alırken Arapçada ikisi de üstünle gösterilir. Arkadaşımız sınıfta değil de yanımızdaysa iyelik ekiyle de söyleyebiliriz: أَعْطِ صَدِيقَكَ الْقَلَمَ (Arkadaşına kalemi ver), أَعْطِي صَدِيقَتَكِ الْمِمْحَاةَ (Kız arkadaşına silgiyi ver).
Öğrendiğimiz yönergeleri وَ (ve) ile bağlayarak yönerge zinciri kurabiliriz. Öğretmen bir erkek öğrenciye «اِفْتَحِ الْحَقِيبَةَ، وَخُذِ الْقَلَمَ، وَأَعْطِ يُوسُفَ الْقَلَمَ.» (Çantayı aç, kalemi al ve Yusuf'a kalemi ver.) diyebilir. Bir kız öğrenciye aynı zincir «اِفْتَحِي الْحَقِيبَةَ، وَخُذِي الْقَلَمَ، وَأَعْطِي يُوسُفَ الْقَلَمَ.» şeklinde söylenir. Zincirdeki yönergeler sırayla yapılır; öğrenci her adımı bitirince bir sonrakine geçer. Bu oyun hem dinlediğimizi anlamamızı hem de zıt anlamlı yönergeleri (اِفْتَحْ / أَغْلِقْ، خُذْ / أَعْطِ) pekiştirmemizi sağlar.
| Erkeğe (Eril) | Kıza (Dişil) | Okunuşu (Eril / Dişil) | Türkçesi |
|---|---|---|---|
| أَعْطِنِي الْقَلَمَ | أَعْطِينِي الْقَلَمَ | A'tıni'l-kaleme / A'tîni'l-kaleme | Bana kalemi ver. |
| أَعْطِ أَحْمَدَ الْقَلَمَ | أَعْطِي أَحْمَدَ الْقَلَمَ | A'ti Ahmede'l-kaleme / A'tî Ahmede'l-kaleme | Ahmet'e kalemi ver. |
| أَعْطِ مَرْيَمَ الدَّفْتَرَ | أَعْطِي مَرْيَمَ الدَّفْتَرَ | A'ti Meryeme'd-deftera / A'tî Meryeme'd-deftera | Meryem'e defteri ver. |
| أَعْطِ صَدِيقَكَ الْمِمْحَاةَ | أَعْطِي صَدِيقَتَكِ الْمِمْحَاةَ | A'ti sadîkake'l-mimhâte / A'tî sadîkateki'l-mimhâte | Arkadaşına silgiyi ver. |
| أَغْلِقِ الدَّفْتَرَ وَأَعْطِنِي الدَّفْتَرَ | أَغْلِقِي الدَّفْتَرَ وَأَعْطِينِي الدَّفْتَرَ | Eğlikı'd-deftera ve a'tıni'd-deftera | Defteri kapat ve bana defteri ver. |
Hece Hece Okuma: Açık, Kapalı ve Şeddeli Heceler
Uzun kelimeleri akıcı okumanın sırrı onları hecelere ayırmaktır. Arapçada her hece bir harekeli harfle başlar. Yalnızca harekeli bir harften oluşan hece kısa açık hecedir: بَ (be), لَ (le), قِ (kı). Harekeli harften sonra bir med harfi (ا، و، ي) gelirse hece uzar ve uzun açık hece olur: نَا (nâ), تِي (tî), أُو (û). Harekeli harften sonra cezimli bir harf gelirse hece kapanır: لَمْ (lem), أَنْ (en), أَيْ (ey). Bunlar kapalı hecelerdir.
Hedef kelimelerimizi hecelediğimizde bu türlerin hepsini görürüz: كِتَابٌ kelimesi كِ + تَا + بٌ (ki-tâ-bün) diye üç hecedir; ortadaki hece medlidir. دَفْتَرٌ kelimesi دَفْ + تَ + رٌ (def-te-run) diye okunur ve ilk hece kapalıdır. حَقِيبَةٌ kelimesi حَ + قِي + بَ + ةٌ (ha-kî-be-tün) olarak dört hecedir. Kelimenin sonundaki tenvin aslında bir «n» sesi taşıdığı için son heceyi kapatır: قَلَمٌ «ka-le-mün» diye biter.
Şeddeli harf iki kez okunur ve iki heceye bölünür: İlk ses önceki heceyi kapatır, ikinci ses yeni heceyi başlatır. مَدَّ kelimesi «med-de», شَدَّ kelimesi «şed-de», سَبُّورَةٌ kelimesi «seb-bû-ra-tün», صَفٌّ kelimesi «saf-fun» diye hecelenir. كُلّ kelimesinde ise şedde son harftedir ve «kull» diye iki lâm duyulacak şekilde okunur. Heceleri önce yavaşça ve elimizle masaya vurarak sayar, sonra hızlanarak bütün kelimeyi tek nefeste söyleriz; böylece hem doğru hem akıcı okuruz.
| Kelime | Heceleri | Okunuşu | Hece Sayısı ve Dikkat Noktası |
|---|---|---|---|
| كِتَابٌ | كِ – تَا – بٌ | ki-tâ-bün | 3 hece; ortadaki hece uzun (med) |
| دَفْتَرٌ | دَفْ – تَ – رٌ | def-te-run | 3 hece; ilk hece cezimle kapalı |
| مَدْرَسَةٌ | مَدْ – رَ – سَ – ةٌ | med-re-se-tün | 4 hece; ilk hece kapalı |
| سَبُّورَةٌ | سَبْ – بُو – رَ – ةٌ | seb-bû-ra-tün | 4 hece; şeddeli bâ iki heceye bölünür |
| مِمْحَاةٌ | مِمْ – حَا – ةٌ | mim-hâ-tün | 3 hece; kapalı, uzun ve tenvinli hece |
| كُرْسِيٌّ | كُرْ – سِيْ – يٌ | kur-siy-yün | 3 hece; sondaki yâ şeddeli |
Modelden Kopyalama: Tenvin, Şedde ve Harekelerin Yazımı
Kelimeleri doğru yazmak, harflerin şeklini bilmenin yanında işaretleri doğru yere koymayı da gerektirir. Kelimenin sonundaki çift harekeye tenvin denir ve üç türü vardır: ötre tenvini (قَلَمٌ, kalemün), esre tenvini (قَلَمٍ, kalemin) ve üstün tenvini (قَلَمًا, kalemen). Yazarken en çok dikkat edilecek tür üstün tenvinidir: Üstün tenvini alan kelimenin sonuna bir elif eklenir ve tenvin işareti bu elifin hemen öncesindeki harfin üstüne konur: قَلَمًا، كِتَابًا، دَفْتَرًا، بَيْتًا. Her gün kullandığımız شُكْرًا (teşekkürler) ve عَفْوًا (rica ederim) kelimeleri de bu kurala uyar.
Bu kuralın önemli bir istisnası vardır: Sonu yuvarlak tâ ile biten kelimelerde üstün tenvininden sonra elif yazılmaz; tenvin doğrudan yuvarlak tânın üstüne konur: طَالِبَةً، حَقِيبَةً، سَبُّورَةً. Okunuşta ise fark yoktur; قَلَمًا «kalemen», طَالِبَةً «tâlibeten» diye okunur. Ötre ve esre tenvinlerinde hiçbir zaman elif eklenmez: طَالِبَةٌ، كِتَابٍ.
Şedde işareti (ـّ) harfin üstüne yazılır; harfin harekesi de şeddeyle birlikte gösterilir. Üstün ve ötre şeddenin üstüne (مَدَّ، سَبُّورَةٌ), esre ise şeddenin altına konur. Hemzeli elifte hemze üstün ve ötre ile elifin üstüne (أَ، أُ), esre ile elifin altına (إِ) yazılır; أَبٌ (baba) ve أُمٌّ (anne) kelimelerinde bunu görürüz. Modelden kopyalarken şu sırayı izleriz: önce harflerin iskeleti, sonra noktalar, ardından hemze ve şedde, en son harekeler ve tenvin. Son olarak yazdığımızı yüksek sesle okuyup modelle karşılaştırırız.
| Model Kelime | Okunuşu | Yazarken Dikkat Edilecek Nokta |
|---|---|---|
| كِتَابًا | kitâben | Üstün tenvininden sonra elif eklenir. |
| بَيْتًا | beyten | Cezimli yâ ve sonda elifli üstün tenvini birlikte yazılır. |
| طَالِبَةً | tâlibeten | Yuvarlak tâdan sonra elif yazılmaz. |
| سَبُّورَةٌ | sebbûratün | Ötre, bâ harfinin üstündeki şeddenin üstüne konur. |
| كُلٌّ | küllün | Şedde ve ötre tenvini lâmın üstünde birlikte yazılır. |
| أَبٌ / إِلَى | ebün / ilâ | Hemze üstünle elifin üstüne, esreyle elifin altına yazılır. |
Rol Oyunu: Ödünç İsteme, Teşekkür ve Haftalık Yansıtma
Sınıfta en sık yaşadığımız durumlardan biri bir arkadaşımızdan eşya ödünç istemektir. Bunun için önce eşyanın arkadaşımızda olup olmadığını sorarız. هَلْ sorusunu فِي ile başlayan «var» cümlesiyle birleştirince «… var mı?» anlamı ortaya çıkar: هَلْ فِي حَقِيبَتِكَ قَلَمٌ؟ (Hel fî hakîbetike kalemün? Çantanda kalem var mı?). Kıza sorarken ek değişir: هَلْ فِي حَقِيبَتِكِ مِمْحَاةٌ؟ (Çantanda silgi var mı?). Cevap نَعَمْ، فِي حَقِيبَتِي قَلَمٌ. (Evet, çantamda bir kalem var.) ya da لَا، فِي حَقِيبَتِي كِتَابٌ. (Hayır, çantamda bir kitap var.) olabilir.
Eşya varsa nazikçe rica ederiz: مِنْ فَضْلِكَ، أَعْطِنِي الْقَلَمَ. (Lütfen bana kalemi ver.). Arkadaşımız eşyayı uzatırken تَفَضَّلْ / تَفَضَّلِي (Buyur) der; biz شُكْرًا (Teşekkürler) deriz, o da عَفْوًا (Rica ederim) diye karşılık verir. Rol oyununda öğrenciler ikişerli gruplara ayrılır; biri isteyen, diğeri veren rolünü üstlenir. Önce model diyalog taklit edilir, sonra eşyalar ve isimler değiştirilerek yeni diyaloglar kurulur; en son roller değiştirilir. Böylece hem eril hem dişil hitap biçimlerini kullanmış oluruz.
Haftanın sonunda öğrendiklerimizi yansıtırız: Diyalogda en kolay anladığımız ve en çok zorlandığımız cümleleri, yönerge zincirinde hata yaptığımız adımları, hecelemede zorlandığımız kelimeleri arkadaşlarımızla paylaşırız. Arkadaşımıza eşyasını ödünç verdiğimizde yaşadığımız yardımlaşma duygusu da konuşulur. Ünitenin vecizesi «اَلْعِلْمُ نَافِعٌ» (İlim faydalıdır) bize defter, kalem ve kitap gibi eğitim araçlarının ilme hizmet ettiğini, onları paylaşmanın da bilgiyi çoğaltmanın bir yolu olduğunu hatırlatır.
| Rol | Erkeğe Hitap | Kıza Hitap | Türkçesi |
|---|---|---|---|
| İsteyen (soru) | هَلْ فِي حَقِيبَتِكَ قَلَمٌ؟ | هَلْ فِي حَقِيبَتِكِ قَلَمٌ؟ | Çantanda kalem var mı? |
| Veren (cevap) | نَعَمْ، فِي حَقِيبَتِي قَلَمٌ. | نَعَمْ، فِي حَقِيبَتِي قَلَمٌ. | Evet, çantamda bir kalem var. |
| İsteyen (rica) | مِنْ فَضْلِكَ، أَعْطِنِي الْقَلَمَ. | مِنْ فَضْلِكِ، أَعْطِينِي الْقَلَمَ. | Lütfen bana kalemi ver. |
| Veren (uzatma) | تَفَضَّلْ. | تَفَضَّلِي. | Buyur. |
| İsteyen / Veren | شُكْرًا. – عَفْوًا. | شُكْرًا. – عَفْوًا. | Teşekkürler. – Rica ederim. |
Örnekler
Örnek 1Diyaloğu okuyunuz: Zeynep: «يَا عُمَرُ، هَلِ الدَّفْتَرُ فِي حَقِيبَتِكَ؟» Ömer: «لَا، فِي حَقِيبَتِي قَلَمٌ وَمِمْحَاةٌ.» Zeynep: «هَلْ هٰذَا دَفْتَرِي؟» Ömer: «نَعَمْ، هٰذَا دَفْتَرُكِ.» Ömer'in çantasında neler vardır ve defter kime aittir?
Cevabı göster
1. adım: Ömer'in ilk cevabındaki فِي حَقِيبَتِي (çantamda) ifadesinden sonra gelen kelimeler çantadakileri verir: قَلَمٌ (kalem) ve مِمْحَاةٌ (silgi). 2. adım: Zeynep دَفْتَرِي (benim defterim) diye soruyor; Ömer دَفْتَرُكِ (senin defterin, kıza) diye onaylıyor. Sonuç: Ömer'in çantasında bir kalem ve bir silgi vardır; defter Zeynep'e aittir.
Örnek 2طَاوِلَةٌ، مَقْعَدٌ، مِمْحَاةٌ ve كُرْسِيٌّ kelimelerini eril ve dişil olarak gruplandırınız; dişil kelimelere ـِي (benim) ekini getiriniz.
Cevabı göster
1. adım: Sonu yuvarlak tâ ile bitenler dişildir: طَاوِلَةٌ ve مِمْحَاةٌ → هٰذِهِ. 2. adım: Yuvarlak tâ taşımayanlar erildir: مَقْعَدٌ ve كُرْسِيٌّ → هٰذَا. 3. adım: Ek gelince yuvarlak tâ açık tâya döner: طَاوِلَتِي (masam), مِمْحَاتِي (silgim). Sonuç: Eril: مَقْعَدٌ، كُرْسِيٌّ; Dişil: طَاوِلَةٌ، مِمْحَاةٌ.
Örnek 3Öğretmen erkek öğrencisi Yusuf'tan silgiyi Zeynep'e vermesini, kız öğrencisi Meryem'den de defteri Ömer'e vermesini istiyor. Bu yönergeleri Arapça yazınız.
Cevabı göster
1. adım: Erkeğe «ver» أَعْطِ, kıza «ver» أَعْطِي biçimindedir. 2. adım: Kalıp fiil + kişi + eşya şeklindedir; kişi ve eşya üstünlü okunur: زَيْنَبَ الْمِمْحَاةَ، عُمَرَ الدَّفْتَرَ. 3. adım: Hitap يَا ile başlar. Sonuç: «يَا يُوسُفُ، أَعْطِ زَيْنَبَ الْمِمْحَاةَ.» (Yusuf, Zeynep'e silgiyi ver.) ve «يَا مَرْيَمُ، أَعْطِي عُمَرَ الدَّفْتَرَ.» (Meryem, Ömer'e defteri ver.)
Örnek 4مَدْرَسَةٌ ve سَبُّورَةٌ kelimelerini hecelerine ayırınız; her birinin hece sayısını ve kapalı hecesini belirtiniz.
Cevabı göster
1. adım: مَدْرَسَةٌ → مَدْ + رَ + سَ + ةٌ (med-re-se-tün): 4 hece. İlk hece مَدْ cezimli dâl nedeniyle kapalıdır. 2. adım: سَبُّورَةٌ → سَبْ + بُو + رَ + ةٌ (seb-bû-ra-tün): 4 hece. Şeddeli bâ ikiye bölünür; ilk yarısı سَبْ hecesini kapatır. Sonuç: İki kelime de dört hecelidir; ilk heceleri kapalı, son heceleri tenvinlidir.
Örnek 5قَلَم، كِتَاب ve طَالِبَة kelimelerini üstün tenviniyle yazınız ve okunuşlarını belirtiniz.
Cevabı göster
1. adım: قَلَم sonu yuvarlak tâ değildir; üstün tenvininden sonra elif eklenir: قَلَمًا (kalemen). 2. adım: كِتَاب için de aynı kural geçerlidir: كِتَابًا (kitâben). 3. adım: طَالِبَة yuvarlak tâ ile bittiği için elif eklenmez: طَالِبَةً (tâlibeten). Sonuç: قَلَمًا، كِتَابًا، طَالِبَةً.
Örnek 6Kız arkadaşınız Meryem'e çantasında silgi olup olmadığını sorunuz; Meryem «Evet» deyip silgiyi versin. Dört cümlelik diyaloğu Arapça yazınız.
Cevabı göster
1. adım: Kıza sorulduğu için ek ـكِ olur: «يَا مَرْيَمُ، هَلْ فِي حَقِيبَتِكِ مِمْحَاةٌ؟» (Meryem, çantanda silgi var mı?) 2. adım: Meryem kendi çantasından söz eder: «نَعَمْ، فِي حَقِيبَتِي مِمْحَاةٌ.» (Evet, çantamda bir silgi var.) 3. adım: Kibar rica (kıza): «مِنْ فَضْلِكِ، أَعْطِينِي الْمِمْحَاةَ.» (Lütfen bana silgiyi ver.) 4. adım: Meryem erkeğe uzatıyorsa «تَفَضَّلْ.», kıza uzatıyorsa «تَفَضَّلِي.» der; ardından شُكْرًا – عَفْوًا ile diyalog biter.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1«أَعْطِ أَحْمَدَ الْقَلَمَ.» yönergesinin Türkçe anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
أَعْطِ «ver» anlamındadır; fiilden sonra gelen أَحْمَدَ eşyanın verileceği kişiyi, الْقَلَمَ ise verilecek eşyayı gösterir. «Bana ver» için أَعْطِنِي, «al» için خُذْ kullanılır.
2Aşağıdaki kelimelerden hangisi eril olduğu için هٰذَا ile gösterilir?
كُرْسِيٌّ kelimesinin sonunda yuvarlak tâ yoktur; bu yüzden erildir: هٰذَا كُرْسِيٌّ. Diğer üç kelime yuvarlak tâ ile bittiği için dişildir.
3Aşağıdaki kelimelerden hangisinin ilk hecesi cezimli bir harf nedeniyle kapalıdır?
دَفْتَرٌ kelimesi «def-te-run» diye hecelenir; ilk hecedeki fâ cezimlidir ve heceyi kapatır. كِتَابٌ (ki-), قَلَمٌ (ka-) ve حَقِيبَةٌ (ha-) açık heceyle başlar.
4Aşağıdakilerden hangisi üstün tenvininin doğru yazılışıdır?
Yuvarlak tâ ile bitmeyen kelimelerde üstün tenvininden sonra elif eklenir: كِتَابًا. قَلَم kelimesinde elif eksiktir; yuvarlak tâ ile biten kelimelerde ise elif yazılmaz ve yuvarlak tâ korunur (طَالِبَةً، حَقِيبَةً).
5Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.
- كُرْسِيٌّ kelimesi sonu yâ ile bittiği için dişildir ve هٰذِهِ ile gösterilir.
Dişillik işareti yuvarlak tâdır; كُرْسِيٌّ erildir ve هٰذَا كُرْسِيٌّ denir.
- مِمْحَاةٌ kelimesine ـِي eki gelince kelime مِمْحَاتِي şeklini alır.
Yuvarlak tâ ek alınca açık tâya dönüşür: مِمْحَاتِي (silgim).
- طَالِبَةٌ kelimesi üstün tenvini aldığında sonuna elif eklenir.
Yuvarlak tâ ile biten kelimelerde elif yazılmaz: طَالِبَةً.
- أَعْطِ مَرْيَمَ الْقَلَمَ yönergesi erkeğe söylenir ve «Meryem'e kalemi ver.» anlamına gelir.
أَعْطِ erkeğe söylenen biçimdir; kıza söylenirken أَعْطِي kullanılır.
- سَبُّورَةٌ kelimesi «seb-bû-ra-tün» şeklinde dört hecedir.
Şeddeli bâ iki heceye bölünür: سَبْ – بُو – رَ – ةٌ.
- كُرْسِيٌّ kelimesi sonu yâ ile bittiği için dişildir ve هٰذِهِ ile gösterilir.
6Aşağıdaki Arapça ifadeleri Türkçe karşılıklarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- حَقِيبَةٌ kelimesine ـِي eki gelince yuvarlak tâ tâya dönüşür ve حَقِيبَتِي yazılır.
- Üstün tenvini alan قَلَم kelimesinin sonuna bir eklenir ve قَلَمًا yazılır.
- Şeddeli harfin ilk sesi, bulunduğu önceki heceyi .
- «Ahmet'e kalemi ver.» yönergesinde erkeğe söylenen fiil biçimindedir.
- «Çantanda kalem var mı?» sorusu edatıyla başlar.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Zeynep (kız), sıra arkadaşı Ömer'e (erkek) çantasında defter olup olmadığını soruyor. Ömer, çantasında bir defter ve bir kalem olduğunu söylüyor. Zeynep defteri rica ediyor; Ömer «Buyur» diyerek veriyor, Zeynep teşekkür ediyor, Ömer «Rica ederim» diyor. Ders sonunda öğretmen Zeynep'e «Defteri kapat ve Ömer'e defteri ver.» diyor. Bu diyaloğu ve yönergeyi Arapça kurunuz.
1. ipucu: 1. adım: Zeynep erkeğe sorduğu için حَقِيبَتِكَ der; soru هَلْ فِي ... kalıbıyla «var mı?» anlamı taşır. Ömer kendi çantasını حَقِيبَتِي diye anar.
2. ipucu: 2. adım: Zeynep erkeğe rica ettiği için مِنْ فَضْلِكَ ve أَعْطِنِي kullanır; Ömer kıza uzattığı için تَفَضَّلِي der. Teşekkür شُكْرًا, karşılığı عَفْوًا'dır.
3. ipucu: 3. adım: Öğretmen kıza hitap ettiği için أَغْلِقِي ve أَعْطِي biçimleri kullanılır; iki yönerge وَ ile bağlanır, kişi (عُمَرَ) ve eşya (الدَّفْتَرَ) üstünlü okunur.
Cevap: Zeynep: «يَا عُمَرُ، هَلْ فِي حَقِيبَتِكَ دَفْتَرٌ؟» (Ömer, çantanda defter var mı?) Ömer: «نَعَمْ، فِي حَقِيبَتِي دَفْتَرٌ وَقَلَمٌ.» (Evet, çantamda bir defter ve bir kalem var.) Zeynep: «مِنْ فَضْلِكَ، أَعْطِنِي الدَّفْتَرَ.» (Lütfen bana defteri ver.) Ömer: «تَفَضَّلِي.» (Buyur.) Zeynep: «شُكْرًا.» (Teşekkürler.) Ömer: «عَفْوًا.» (Rica ederim.) Öğretmen: «يَا زَيْنَبُ، أَغْلِقِي الدَّفْتَرَ وَأَعْطِي عُمَرَ الدَّفْتَرَ.» (Zeynep, defteri kapat ve Ömer'e defteri ver.)
Kısaca
- Diyalog dinleme: Dinlerken konuşanları, eşyaları ve yerleri ayırırız; حَقِيبَتِكَ (senin çantan) ve مِمْحَاتِي (benim silgim) gibi iyelik ekleri eşyanın kime ait olduğunu söyler.
- Eril-dişil gruplama: Sonu yuvarlak tâ (ة) ile biten eşyalar dişildir ve هٰذِهِ ile gösterilir; كُرْسِيٌّ sonu yâ ile bittiği hâlde erildir. Yuvarlak tâ ek alınca açık tâya döner: حَقِيبَةٌ → حَقِيبَتِي.
- Üçüncü kişiye verme: أَعْطِنِي «bana ver» demektir; başka birine verdirmek için أَعْطِ + kişi + eşya kalıbı kullanılır: أَعْطِ أَحْمَدَ الْقَلَمَ (Ahmet'e kalemi ver).
- Hece hece okuma: Arapçada kısa açık (بَ), uzun açık (نَا، تِي، أُو) ve cezimli kapalı (لَمْ، أَنْ، أَيْ) heceler vardır; şeddeli harf iki heceye bölünür: مَدَّ = med-de.
- Tenvin yazımı: Üstün tenvini alan kelimenin sonuna elif eklenir (قَلَمًا، بَيْتًا، شُكْرًا); yuvarlak tâ ile biten kelimelerde elif yazılmaz (طَالِبَةً).
- Ödünç isteme: هَلْ فِي حَقِيبَتِكَ قَلَمٌ؟ (Çantanda kalem var mı?) sorusu, مِنْ فَضْلِكَ، تَفَضَّلْ، شُكْرًا ve عَفْوًا ifadeleriyle nazik bir diyaloğa dönüşür.
Bu dersin öteki kaynakları
- 5. Sınıf Arapça Yıllık Planı (imam hatip ortaokulu) (2026-2027) Yıllık plan
- 5. Sınıf Arapça Günlük Planları (imam hatip ortaokulu) (2026-2027) Ders planı
- 5. Sınıf Arapça 1. Hafta Çalışma Kâğıdı: Selamlaşma, Tanışma, Harf ve Hareke Çalışma kâğıdı
- 5. Sınıf Arapça Harf ve Kelime Çalışması Kelime çalışması