İçeriğe geç

5. sınıf · Türkçe · 15. hafta (28 Aralık 2026-1 Ocak 2027)

Her Yüreğe Nakış Gerek (Uygulama ve Pekiştirme): Strateji Seçimi, Söz Varlığında Anlam İlişkileri, Unsurlar Arası İlişki, Çoklu Ortam İşlevleri, Bakış Açısını Dönüştürme ve Yazım-Noktalama

3. Tema: Duygularımı Tanıyorum teması · Konu özeti

🃏 Kavram kartlarıEtkinlikler
Bu hafta

«Duygularımı Tanıyorum» temamızın 15. haftasında geçen hafta tanıştığımız Her Yüreğe Nakış Gerek metniyle çalışmayı sürdürüyoruz. Bu kez metni nasıl okuyacağımıza ve dinleyeceğimize kendimiz karar veriyor, temadaki kelimeleri anlam ilişkilerine göre grupluyor, hikâye unsurlarının birbirine nasıl bağlandığını ve görsellerin metne ne kattığını inceliyoruz. Haftanın sonunda aynı olayı farklı gözlerle anlatan yaratıcı yazılar üretecek, yazılarımızı ikilemeler, soru eki, virgül, iki nokta ve kesme işareti kurallarıyla son kez gözden geçireceğiz. Yeni yıla girerken yüreğimize bir nakış daha işleyelim!

Okuma ve Dinlemede Materyal ve Strateji Seçimi

Bir metne başlamadan önce kendimize sorduğumuz üç soru, okumanın ve dinlemenin yönünü belirler: «Neden okuyorum ya da dinliyorum?», «Ne kadar zamanım var?», «Karşımdaki metin nasıl bir metin?» Bu soruların cevabına göre materyal seçimi yaparız (T.O.5.1). «Her Yüreğe Nakış Gerek» gibi el emeğini, sabrı ve gönül ilişkilerini anlatan bir metinde amacımız yalnız olayı öğrenmek değil, metnin taşıdığı duyguyu ve mesajı yakalamaktır. Bu nedenle yanımıza bilmediğimiz kelimeler için bir sözlük, olayları düzenlemek için bir hikâye haritası (grafik düzenleyici) ve gerekirse nakış, kasnak, tığ gibi nesneleri tanımak için genel ağdan seçilmiş görseller alırız.

Materyalden sonra sıra strateji seçimine gelir (T.O.5.3, T.D.5.2). Okuma öncesinde başlıktan ve görselden yola çıkarak metnin konusunu tahmin ederiz. Okuma sırasında anahtar kelimelerin altını çizer, anlamını bilmediğimiz kelimeleri işaretler, kenara kısa notlar alır ve metne «Kahraman neden üzüldü?», «Bu nakış neyi anlatıyor olabilir?» gibi sorular sorarak ilerleriz. Okuma sonrasında ise tahminlerimizi sözlükten kontrol eder, hikâye haritasını doldurur ve ana fikri tek cümleyle yazarız. Dinlemede durum biraz farklıdır: Sınıf tartışması veya söyleşi gibi etkileşimli dinlemede konuşana soru sorabiliriz; kayıttan dinlenen bir öykü gibi etkileşimsiz dinlemede ise metni durduramayacağımız için not alma stratejisi zorunlu hâle gelir.

Etkileşimli dinlemede iletişimi sürdürmek için soru sorarken (T.K.5.4) bağlamı ve karşımızdakini dikkate alırız. «Nakış biliyor musunuz?» gibi kapalı uçlu sorular yalnız «evet» ya da «hayır» cevabı getirir ve sohbeti çabuk bitirir; «Nakış işlerken en çok neyi hissediyorsunuz?» gibi açık uçlu sorular ise konuşmayı derinleştirir. Her etkinliğin sonunda süreci değerlendiririz (T.D.5.20, T.K.5.21): Hangi stratejide güçlü olduğumuzu, hangisinde gelişmeye açık yönümüz bulunduğunu belirler, bir sonraki çalışma için somut bir tedbir alırız. Örneğin «Kayıttan dinlerken not yetiştiremedim; bir dahaki sefere yalnız anahtar kelimeleri yazacağım.» demek bir öz değerlendirme cümlesidir.

AşamaKullanılabilecek StratejiHer Yüreğe Nakış Gerek İçin Uygulama
Okuma öncesiAmaç belirleme, başlıktan ve görselden tahmin«Yüreğe nakış» ne demek olabilir? Görseldeki kasnak neyi anlatıyor?
Okuma sırasıAltını çizme, not alma, soru sorarak okumaSabır, emek, gönül gibi kelimeleri işaretleme; kahramanın duygusunu kenara not etme
Okuma sonrasıÖzetleme, grafik düzenleyici doldurmaHikâye haritasına kişi, mekân, zaman, olay ve ana fikri yazma
Etkileşimli dinlemeAçık uçlu soru sorma, konuşanı izlemeBir el sanatı ustasıyla sınıfta söyleşi yapma
Etkileşimsiz dinlemeAnahtar kelimeyle not alma, 5N1K çizelgesiSesli öyküyü dinlerken kim, nerede, ne zaman bilgilerini yazma
DeğerlendirmeGüçlü ve gelişmeye açık yönleri belirleme«Tahminlerim tuttu; ama not almakta zorlandım, kısaltma kullanacağım.»
OKUMA VE DİNLEMEDE STRATEJİ YOL HARİTASI1. Okuma ÖncesiAmacımı ve süremi belirlerimBaşlık ve görselden tahminSözlük, hikâye haritası seçerimNeden okuyorum?2. Okuma SırasıAnahtar kelimeyi işaretlerimBilmediğim kelimeyi not ederimMetne soru sorarak ilerlerimNe anlatılıyor?3. Okuma SonrasıTahminimi sözlükle kontrolHikâye haritasını doldururumAna fikri bir cümleyle yazarımNe öğrendim?Öz Değerlendirme (Dinleme ve Konuşma Süreci)Güçlü yönüm: Tahminlerim tuttuGelişmeye açık yönüm: Not alma → Tedbir: kısaltma
🔍 Büyütmek için dokunun

Söz Varlığında Anlam İlişkileri ve Duygu Kelimelerini Sınıflandırma

Bir temanın söz varlığı, o temaya ait kelimelerin, deyimlerin ve kalıp ifadelerin tamamıdır (T.O.5.20, T.D.5.17). «Her Yüreğe Nakış Gerek» metninde iki büyük kelime ailesi dikkati çeker. Birincisi el sanatı ailesidir: nakış, ilmek, kasnak, tığ, iğne, makara, motif, desen, oya. İkincisi duygu ve erdem ailesidir: sevgi, şefkat, sabır, merhamet, özlem, emek, gönül. Metnin güzelliği, bu iki ailenin birbirine bağlanmasından doğar: İğneyle kumaşa işlenen nakış, sabırla yüreğe işlenen sevginin sembolüdür. Bu kelimeleri tanımak için yalnız anlamlarını ezberlemek yetmez; birbirleriyle hangi anlam ilişkilerini kurduklarını da görmeliyiz.

Yazılışları farklı, anlamları aynı ya da çok yakın olan kelimelere eş anlamlı kelimeler denir: yürek-kalp-gönül, emek-çaba, sabır-tahammül, kaygı-endişe. Anlamca birbirinin karşıtı olan kelimelere zıt anlamlı kelimeler denir: sabırlı-sabırsız, sevinç-keder, özenli-özensiz; deyimlerde de zıtlık kurulabilir: gönül almak-gönül kırmak. Yazılışları ve okunuşları aynı, anlamları ise birbirinden tamamen farklı olan kelimelere eş sesli (sesteş) kelimeler denir: «Anneannemin yüzü güldü.» (çehre), «Kumaşa yüz boncuk dikti.» (sayı), «Kardeşim havuzda yüzmeyi öğrendi.» (suda ilerlemek). Eş sesli bir kelimenin hangi anlamda kullanıldığını ancak bağlam gösterir; bu yüzden bilmediğimiz ya da çok anlamlı bir kelimeyle karşılaştığımızda cümlenin öncesine ve sonrasına bakıp mantıklı bir tahmin yürütür, ardından sözlükten kontrol ederiz (T.O.5.5).

Metindeki kelimeleri düzenli bir şekilde öğrenmenin yolu onları sınıflandırmaktır (T.O.5.11). Sınıflandırma dört adımda yapılır: Önce bir ölçüt belirleriz (örneğin «duygunun insana iyi ya da kötü gelmesi»). Sonra metni bu ölçüte göre inceleriz. Ardından bulduğumuz kelimeleri gruplarız. Son olarak gruplara uygun birer ad veririz: «Olumlu duygular: sevgi, şefkat, umut» ve «Olumsuz duygular: öfke, kıskançlık, kırgınlık». Aynı kelimeler başka bir ölçütle başka gruplara da ayrılabilir; örneğin «el sanatında kullanılan araçlar (iğne, tığ, kasnak)» ve «ortaya çıkan ürünler (oya, nakış, yazma)» gibi.

KelimeAnlam İlişkisiEşi / Karşıtı / Diğer AnlamıBağlam İçinde Örnek
yürekEş anlamkalp, gönülTatlı bir söz en katı yüreği bile yumuşatır.
emekEş anlamçabaBu örtüde anneannemin yıllarca süren emeği var.
sabırlıZıt anlamsabırsızSabırsız davranınca iplik düğümlendi, sabırlı olunca çözüldü.
gönül almakZıt anlam (deyim)gönül kırmakKırdığı gönlü güzel bir sözle hemen aldı.
yüzEş sesliçehre / sayı / suda ilerlemekYüzüne bakınca kumaşa yüz ilmek attığını anladım.
doluEş seslibuz yağışı / boş olmayanDolu yağarken sandık rengârenk iplerle doluydu.
SÖZ VARLIĞINDA ANLAM İLİŞKİLERİ VE SINIFLANDIRMA1. Ölçüt belirle2. Metni incele3. Grupla4. AdlandırEş Anlamlıyürek = kalp = gönülemek = çabasabır = tahammülkaygı = endişeYazılış farklı, anlam aynıZıt Anlamlısabırlı ↔ sabırsızsevinç ↔ kederözenli ↔ özensizgönül almak ↔ gönül kırmakAnlamca birbirinin karşıtıEş Sesli (Sesteş)yüz: çehre / sayı / yüzmekdolu: buz yağışı / boş değilbağ: ilişki / üzüm bağıAnlamı bağlam belirlerYazılış aynı, anlam farklı
🔍 Büyütmek için dokunun

Hikâye Unsurları Arasındaki İlişki ve Bölümler Arası Bağlantı

Geçen hafta hikâye unsurlarını tek tek tanıdık; bu hafta onların birbirini nasıl etkilediğini inceliyoruz (T.O.5.13 b). Bir hikâyede kişi, mekân, zaman ve olay bir yapbozun parçaları gibi birbirine uyar. Konuyu açmak için kendi kurguladığımız küçük bir örnek düşünelim: Uzun bir kış akşamı (zaman), sobanın çıtırdadığı sıcak bir köy odasında (mekân) sabırsız bir torun ile anneannesi (kişiler) kasnağa gerilmiş bir kumaşa lale nakışı işlemektedir (olay). Burada zaman ve mekân olayı destekler: Kış akşamları uzundur, dışarı çıkılamaz ve sakin oda sabır isteyen bir işe çok uygundur. Kişilerin özellikleri de olayı yönlendirir: Torunun sabırsızlığı bir sorun doğururken anneannenin tecrübesi çözümü getirir.

Unsurlar arasındaki bu bağ en açık hâliyle neden-sonuç zincirinde görülür. Örnek kurgumuzda torun acele eder; bu yüzden iplik düğümlenir ve lalenin yaprağı eğri çıkar. Torun kızar ve kasnağı bırakır; bunun üzerine anneanne ona yanlış ilmeklerin nasıl sökülebileceğini gösterir. Torun yeniden ve yavaşça işlemeye başlar; sonunda lale tamamlanır ve torun sabrın yüreği de süslediğini anlar. Her olay bir öncekinin sonucu, bir sonrakinin nedenidir. Eğer unsurlardan biri değişseydi, örneğin hikâye kalabalık ve gürültülü bir çarşıda geçseydi, olayın akışı ve hikâyenin havası da değişirdi.

Metnin bölümleri de bu zincirle birbirine bağlanır (T.O.5.16 b). Serim bölümünde tanıtılan kişi, mekân ve zaman ile birlikte küçük bir sorun tohumu atılır (torunun sabırsızlığı). Düğüm bölümünde bu sorun büyür, merak en yüksek noktaya çıkar («Torun nakıştan vazgeçecek mi?»). Çözüm bölümünde ise sorun ortadan kalkar ve ana fikir ortaya çıkar. Bölümler arasındaki geçişi «o akşam, ertesi gün, bunun üzerine, sonunda» gibi zaman ve bağlantı ifadeleri sağlar. Başlık da çoğu zaman çözümdeki ana fikre işaret eder: «Her Yüreğe Nakış Gerek» başlığı, hikâyenin sonunda ulaşılan «her insanın kalbi sevgi ve sabırla güzelleşir» düşüncesini önceden fısıldar.

BölümÖne Çıkan UnsurUnsurlar Arası İlişki (Örnek Kurgu)
SerimKişi, mekân, zamanSakin kış akşamı ve sıcak oda, sabır gerektiren nakış işine uygun bir ortam hazırlar.
DüğümOlay ve kişi özelliğiTorunun sabırsızlığı ipliğin düğümlenmesine ve desenin bozulmasına neden olur.
ÇözümOlay ve ana fikirAnneannenin tecrübesi sorunu çözer; torun sabrın değerini kavrar.
BaşlıkAna fikirBaşlık, çözümde ulaşılan mesajı sembolik olarak önceden duyurur.
HİKÂYE UNSURLARI ARASINDAKİ İLİŞKİ: NEDEN-SONUÇ ZİNCİRİSERİMKış akşamı, sobalı odaSabırsız torun ve anneanneKasnakta yarım bir lalebu yüzdenDÜĞÜMİplik düğümlenir, desen bozulurTorun kasnağı bırakıp küserMerak: Vazgeçecek mi?sonundaÇÖZÜMAnneanne sökmeyi öğretirLale yeniden işlenirDers: Sabır yüreği süslerKişiMekânZamanOlaysabırsız torunsıcak, sakin odauzun kış akşamınakışı tamamlamakUnsurlar birbirini etkiler: Biri değişirse hikâyenin akışı da değişir.
🔍 Büyütmek için dokunun

Çoklu Ortam Ögelerinin İşlevleri: Eş Anlam, Destekleme ve Tek Başına Anlam

Resim, fotoğraf, karikatür, tablo, grafik, harita, ses kaydı, müzik ve video gibi unsurlara çoklu ortam ögeleri dendiğini geçen hafta öğrendik. Bu hafta bir adım ileri giderek bu ögelerin metinle kurduğu anlam ilişkisini, yani işlevini inceliyoruz (T.D.5.18 b, T.Y.5.4 b). Bir görsel metnin yanında rastgele durmaz; ya metnin söylediğini tekrarlar, ya ona yeni bir şey katar ya da kendi başına bir mesaj taşır. Bu üç işlevi ayırt edebilen öğrenci hem okuduğunu daha iyi anlar hem de kendi yazısında doğru görseli seçer.

Birinci işlev eş anlam oluşturmadır: Görsel, metindeki bilginin aynısını gösterir, yeni bilgi eklemez. «Anneanne kasnağa gerili kumaşa kırmızı bir lale işliyordu.» cümlesinin yanında kasnakta kırmızı lale işleyen yaşlı bir kadının resmi bulunuyorsa resim cümleyle eş anlamlıdır. İkinci işlev anlamı desteklemedir: Görsel, metnin anlattığını ayrıntılandırır, örnekler veya kanıt sunar. «Geleneksel nakışlarımızda farklı motifler kullanılır.» cümlesinin yanında lale, karanfil ve hayat ağacı motiflerini gösteren fotoğraflar ya da bir tablo yer alıyorsa görsel metni destekler; okur cümlede yazmayan motif adlarını da öğrenir. Üçüncü işlev tek başına anlam oluşturmadır: Görsel, yanında hiç yazı olmasa da mesajını iletir. Kırık bir kalbi iğne ve iplikle diken bir el çizimi, tek kelime yazılmasa bile «Kırılan gönüller sevgiyle onarılır.» mesajını verir.

Kendi yazılarımızda çoklu ortam ögesi kullanırken üç adımı izleriz (T.Y.5.4): Önce yazımızın amacına uygun ögeyi belirleriz (duygu anlatıyorsak resim, karşılaştırma yapıyorsak tablo, yer anlatıyorsak harita). Sonra bu ögenin işlevine karar veririz: Okurun gözünde canlandırmak mı istiyoruz, ek bilgi mi vermek istiyoruz? Son olarak ögeyi içerikle ilişkilendiririz: Görselin altına kısa bir açıklama yazar, metin içinde ona «Yandaki resimde görüldüğü gibi...» diyerek gönderme yaparız. Genel ağdan aldığımız görsellerin nereden alındığını belirtmek de hem dürüstlüğün hem de yazı ahlakının gereğidir.

İşlevGörselin Metinle İlişkisiÖrnek
Eş anlam oluşturmaMetnin söylediğini aynen gösterir, yeni bilgi eklemez«Torun nakışını bitirdi.» cümlesi ve nakışını gösteren gülümseyen çocuk resmi
Anlamı desteklemeAyrıntı, örnek, sayı veya kanıt ekleyerek anlamı güçlendirirNakışta kullanılan araçları adlarıyla gösteren etiketli çizim
Tek başına anlam oluşturmaYazı olmadan da mesajı iletirKırık kalbi iğneyle diken bir el karikatürü, sözsüz bir afiş
ÇOKLU ORTAM ÖGELERİNİN ÜÇ İŞLEVİEş Anlam OluşturmaGörsel, metnin söylediğiniaynen gösterir.Örnek: Kasnakta lale cümlesive kasnakta lale resmiYeni bilgi eklemezAnlamı DesteklemeGörsel, metni ayrıntılandırır,örnek ya da kanıt ekler.Örnek: Motif adlarını gösterentablo veya etiketli çizimAnlamı güçlendirirTek Başına AnlamGörsel, metin olmadan damesajını iletir.Örnek: Dikilen kalp çizimi,sözsüz karikatür, afişKendi başına konuşurGörseli Kapat Testi: Görsel kapatılınca metinde bilgi eksiliyor mu?
🔍 Büyütmek için dokunun

Yazıda İçerik ve Yapı: Bakış Açısını Dönüştürme ve Yaratıcı Anlatım

Yazmaya başlamadan önce ne yazacağımıza kadar nasıl bir yapı kuracağımıza da karar veririz (T.Y.5.3). Bir olayı anlatacaksak öyküleyici paragraf seçer, olayları zaman sırasına göre dizeriz. Bir nesneyi ya da yeri okurun gözünde canlandırmak istiyorsak betimleyici paragraf kurar, renklere, seslere ve kokulara yer veririz: «Kasnaktaki kumaşın üzerinde kırmızı ipliklerden bir lale açıyor, odaya sobadan yayılan ıhlamur kokusu karışıyordu.» Bir konuda bilgi vereceksek bilgilendirici paragraf kurar, tanım ve örneklerden yararlanırız. Yapıyı seçtikten sonra metni giriş, gelişme ve sonuç bölümlerine yerleştirir, bölümleri bağlantı ifadeleriyle birbirine bağlarız (T.Y.5.15).

Yaratıcı yazmanın güçlü araçlarından biri bir olayı dönüştürmektir (T.Y.5.8). Dönüştürmenin üç yolu vardır: Bakış açısını değiştirmek (olayı kahramanın ağzından «ben» diye, ya da dışarıdan izleyen birinin ağzından «o» diye anlatmak), genişletmek (kısa bir olaya ayrıntı, duygu ve betimleme eklemek) ve daraltmak (uzun bir olayı özüne indirmek). Örneğin «Torun ilk nakışını bitirdi.» cümlesini genişletirsek: «Son ilmeği de atınca torunun parmakları bir an durdu; kasnağı ışığa tuttu, yüzüne yavaş yavaş bir gülümseme yayıldı.» Dönüştürme yaparken bağlamdan kopmamak gerekir: Olayın özü, kişilerin karakteri ve mesaj aynı kalmalıdır.

Yaratıcı konuşma ve yazmada (T.K.5.6, T.Y.5.5) alışılmışın dışında bir konu ya da varlık seçeriz. Olayı bir iğnenin, bir makaranın ya da yıllardır anneannenin kucağında duran eski bir kasnağın gözünden anlatmak buna güzel bir örnektir. Kurduğumuz unsurları birbirine bağlar, onları gözlem (anneannemizin el hareketleri), deneyim (ilk kez düğme diktiğimiz gün) ve hayal gücüyle zenginleştiririz. Konuşmamızı güçlendirmek için geçen hafta öğrendiğimiz tanımlama, örneklendirme ve benzetmenin yanına iki yol daha ekleyebiliriz (T.K.5.16): Tanık gösterme, düşüncemizi bir atasözü ya da güvenilir bir kişinin sözüyle desteklemektir («Atalarımız boşuna dememiş: Damlaya damlaya göl olur.»). Sayısal verilerden yararlanma ise düşüncemizi rakamlarla somutlaştırmaktır («Bu küçük lale motifini bitirmem tam üç akşamımı aldı.»).

Dönüştürme YoluNe Yapılır?Örnek (Kaynak cümle: Torun ilk nakışını bitirdi.)
Kahraman bakış açısıOlay «ben» diliyle, duygular içeriden anlatılırSon ilmeği atınca ellerim titredi; başarmıştım!
Gözlemci bakış açısıOlay «o» diliyle, yalnız görülenler anlatılırKız son ilmeği attı, kasnağı ışığa tutup gülümsedi.
Alışılmışın dışında anlatıcıBir eşya ya da hayvan kişileştirilerek anlatıcı yapılırBeni kucağına alan küçük eller bugün hiç titremedi.
GenişletmeAyrıntı, betimleme ve duygu eklenirSobanın çıtırtısı eşliğinde son ilmeği atan torun, uzun uzun nakışına baktı.
DaraltmaUzun anlatım özüne indirilirÜç akşamlık emek sonunda lale tamamlandı.
AYNI OLAY, FARKLI BAKIŞ AÇILARIOlay: Torun ilk nakışını bitirir.Kahraman Anlatıcı (Ben)Son ilmeği atıncaellerim titredi; başardım!Duygular içeriden anlatılırGözlemci Anlatıcı (O)Kız son ilmeği attı,kasnağı ışığa tutup gülümsedi.Yalnız görülen anlatılırAlışılmışın Dışında: KasnakBeni kucağına alan küçükeller bugün hiç titremedi.Eşya kişileştirilirDönüştürürken: Bağlamdan kopma • Genişlet ya da daralt • Bakış açısını sonuna kadar koru
🔍 Büyütmek için dokunun

Dil Yapıları, Yazım ve Noktalama: İkilemeler, Soru Eki, Kesme İşareti, Virgül ve İki Nokta

Anlatımı güçlendiren dil yapılarından biri ikilemelerdir. Anlamı pekiştirmek, güçlendirmek ya da çokluk bildirmek için aynı, eş anlamlı, zıt anlamlı veya biri anlamsız kelimelerin yan yana kullanılmasıyla oluşan kalıplara ikileme denir. Aynı kelimenin tekrarıyla: ilmek ilmek, renk renk, yavaş yavaş; eş ya da yakın anlamlı kelimelerle: eş dost; zıt anlamlı kelimelerle: az çok, er geç; biri anlamsız kelimeyle: eğri büğrü; «m» sesiyle: iplik miplik. «Anneannem kumaşa ilmek ilmek lale işledi.» cümlesindeki ikileme, işin ne kadar sabırla ve aşama aşama yapıldığını okurun gözünde canlandırır. İkilemeler her zaman ayrı yazılır ve aralarına virgül konmaz: «renk renk» doğru, «renk, renk» yanlıştır.

Soru eki mı, mi, mu, mü kendinden önceki kelimeden her zaman ayrı yazılır, ancak önündeki kelimenin son ünlüsüne uyar: «Bu nakışı sen mi işledin?», «Lale güzel olmuş mu?» Soru ekinden sonra gelen ekler ise soru ekine bitişik yazılır: «Yorgun musun?», «Kasnak eski miydi?» «Beğendinmi» gibi bitişik yazımlar yanlıştır. Kesme işareti (') özel adlara getirilen çekim eklerini ayırmak için kullanılır: «Elif'in kasnağı», «Konya'da bir sergi», «Yunus Emre'nin dizeleri». Cins adlara gelen ekler ise kesmeyle ayrılmaz: «anneannemin», «kasnakta».

Virgül (,) cümlede eş görevli, sıralı kelime ve kelime gruplarını ayırır: «İğne, iplik, makas ve kasnak masada hazırdı.» Ayrıca hitap ve seslenmelerden sonra konur: «Anneanne, bana da öğretir misin?» İki nokta (:) ise kendisinden sonra açıklama veya örnek verilecek cümlelerin sonuna konur: «Sandıkta neler yoktu ki: oyalar, yazmalar, işlemeli mendiller...» Karşılıklı konuşmaların aktarıldığı yazılarda da konuşanın adından sonra kullanılabilir. Unutmayalım: İki noktadan sonra gelen açıklama tam bir cümle değilse küçük harfle başlar; tırnak içinde aktarılan bir söz ise büyük harfle başlar: «Usta şöyle dedi: «Sabreden derviş muradına ermiş.»»

KuralDoğru YazımYanlış Yazım
İkilemeler ayrı ve virgülsüz yazılırKumaşa renk renk çiçekler işledi.Kumaşa renk, renk çiçekler işledi.
Soru eki ayrı yazılırBu nakışı beğendin mi?Bu nakışı beğendinmi?
Soru ekinden sonraki ekler bitişik yazılırYarın gelecek misiniz?Yarın gelecek mi siniz?
Özel ada gelen ek kesmeyle ayrılırElif'in gözleri parladı.Elifin gözleri parladı.
Sıralı kelimeler virgülle ayrılırSevgi, saygı ve sabır gönül kazandırır.Sevgi saygı ve sabır gönül kazandırır.
Örnekten önce iki nokta konurÜç motif seçtik: lale, karanfil, sümbül.Üç motif seçtik lale, karanfil, sümbül.
DİL YAPILARI, YAZIM VE NOKTALAMA KONTROL KARTLARIİkilemelerAyrı yazılır, araya virgül konmazDoğru: ilmek ilmek, renk renkYanlış: renk, renkSoru Eki mı / mi / mu / müAyrı yazılır; sonraki ekler bitişikDoğru: Beğendin mi? Eski miydi?Yanlış: Beğendinmi?Kesme İşaretiÖzel adlara gelen ekleri ayırırDoğru: Elif'in, Konya'daYanlış: Elifin kasnağıVirgülSıralı kelimeleri ve hitapları ayırırİğne, iplik, makas hazırdı.Anneanne, bana da öğretir misin?İki NoktaAçıklama ve örnekten önce konurSandıkta neler vardı: oyalar,yazmalar, mendiller...Son Kontrol Listesiİkilemeler virgülsüz mü?Soru eki ayrı mı yazıldı?Özel ad ekleri kesmeyle mi?Yazını bitirince bu kartlarla bir kez daha gözden geçir.
🔍 Büyütmek için dokunun

Örnekler

  1. Örnek 1Elif, «Her Yüreğe Nakış Gerek» metnini yarın sınıfta arkadaşlarına anlatacak ve okumak için yalnız 20 dakikası var. Metinde «kasnak, tığ» gibi bilmediği kelimeler olabileceğini düşünüyor. Elif'in seçmesi gereken materyalleri ve okuma öncesi, sırası ve sonrası için stratejileri adım adım belirleyiniz.

    Cevabı göster

    1. adım (Analiz): Amaç metni başkasına anlatmak, süre kısa (20 dakika), metin öyküleyici ve bilinmeyen kelimeler içerebilir. 2. adım (Materyal): Bilinmeyen kelimeler için sözlük, olayları düzenlemek için hikâye haritası (grafik düzenleyici), gerekirse kasnak ve tığın neye benzediğini görmek için genel ağdan görseller seçilir. 3. adım (Okuma öncesi): Başlık ve görselden konu tahmin edilir. 4. adım (Okuma sırası): Kişiler, mekân, zaman ve önemli olaylar işaretlenir; bilinmeyen kelimeler bağlamdan tahmin edilip yanına soru işareti konur. 5. adım (Okuma sonrası): Tahminler sözlükten kontrol edilir, hikâye haritası doldurulur ve ana fikir tek cümleyle yazılır. Anlatım bu haritaya bakılarak yapılır.

  2. Örnek 2«sevinç, hüzün, şefkat, öfke, merhamet, kıskançlık, umut, korku» kelimelerini sınıflandırma adımlarını uygulayarak iki gruba ayırınız ve grupları adlandırınız.

    Cevabı göster

    1. adım (Ölçüt): Duygunun insana iyi gelip gelmemesi, yani olumlu ya da olumsuz olması. 2. adım (İnceleme): Her kelime bu ölçüte göre tek tek düşünülür. 3. adım (Gruplama): Birinci grup: sevinç, şefkat, merhamet, umut. İkinci grup: hüzün, öfke, kıskançlık, korku. 4. adım (Adlandırma): Birinci grup «Olumlu duygular», ikinci grup «Olumsuz duygular» olarak adlandırılır.

  3. Örnek 3«Anneannemin yüzü güldü; kumaşa yüz tane boncuk dikmişti. Gönlü öyle hoştu ki yüreği kuş gibi çırpınıyordu.» parçasında eş sesli ve eş anlamlı kelimeleri bulunuz, eş sesli kelimelerin anlamlarını açıklayınız.

    Cevabı göster

    1. adım (Eş sesli): «yüz» kelimesi iki farklı anlamda kullanılmıştır: «yüzü güldü» ifadesinde çehre, surat; «yüz tane boncuk» ifadesinde sayı (100) anlamındadır. Anlamlar arasında hiçbir bağ olmadığı için bunlar eş sesli kelimelerdir. 2. adım (Eş anlamlı): «gönül» ve «yürek» kelimeleri aynı anlamı (kalp, duyguların merkezi) taşıdığı için eş anlamlıdır.

  4. Örnek 4«Yaz tatilinin son günüydü. Kalabalık sahil kasabasında Ali, dedesinin yanında yarım kalmış bir ağ örüyordu. Çok acele ettiği için ağın gözleri karıştı. Dedesi ona ilmekleri yeniden saymayı gösterdi ve akşam olmadan ağ tamamlandı.» Bu kısa metinde unsurlar arasındaki ilişkiyi ve neden-sonuç zincirini gösteriniz.

    Cevabı göster

    1. adım (Unsurlar): Kişiler: Ali ve dedesi; mekân: kalabalık sahil kasabası; zaman: yaz tatilinin son günü; olay: ağ örmek. 2. adım (İlişki): Sahil kasabası, ağ örme işine uygun bir mekândır (balıkçılık); tatilin son günü olması işi bitirme telaşını açıklar, yani zaman Ali'nin acele etmesinin nedenidir. 3. adım (Zincir): Tatil bitiyor → Ali acele ediyor → ağın gözleri karışıyor → dede ilmekleri saymayı öğretiyor → ağ akşam olmadan tamamlanıyor. 4. adım (Bölümler): İlk iki cümle serim, üçüncü cümle düğüm, son cümle çözümdür.

  5. Örnek 5«Torun, kasnağı bırakıp odadan çıktı.» cümlesini önce kahraman bakış açısıyla, sonra kasnağın bakış açısıyla yeniden yazınız. Ardından cümleyi bir duygu ekleyerek genişletiniz.

    Cevabı göster

    1. adım (Kahraman bakış açısı, ben): «Kasnağı bırakıp odadan çıktım; bozulan lale gözümün önünden gitmiyordu.» 2. adım (Kasnağın bakış açısı, kişileştirme): «Küçük eller beni masanın üstüne bıraktı; kapı kapanınca yarım kalan lalemle yalnız kaldım.» 3. adım (Genişletme): «Düğümlenen ipliğe son bir kez öfkeyle bakan torun, gözleri dolmuş hâlde kasnağı bırakıp sessizce odadan çıktı.» Üç yazımda da olayın özü (torunun kasnağı bırakıp çıkması) korunmuştur; bağlamdan kopulmamıştır.

  6. Örnek 6«Elifin anneannesi renk, renk iplikleri masaya dizdi ve ona sordu «Bu nakışı beğendinmi»» cümlesindeki yazım ve noktalama yanlışlarını bulup cümlenin doğru yazılışını gösteriniz.

    Cevabı göster

    1. yanlış: «Elifin» özel ada gelen ek kesmeyle ayrılmalıdır: «Elif'in». 2. yanlış: «renk, renk» ikilemesinin arasına virgül konmaz: «renk renk». 3. yanlış: «sordu» kelimesinden sonra aktarılacak söz geldiği için iki nokta konmalıdır: «sordu:». 4. yanlış: «beğendinmi» yazımında soru eki ayrı yazılmalıdır: «beğendin mi». 5. yanlış: Soru cümlesinin sonuna, tırnak kapanmadan önce soru işareti konmalıdır. Doğru yazılış: Elif'in anneannesi renk renk iplikleri masaya dizdi ve ona sordu: «Bu nakışı beğendin mi?»

Kavram Kartları

1 / 8

Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.

Etkinlikler

Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.

  1. 1«Anneanne, kasnağa gerili kumaşa kırmızı bir lale işliyordu.» cümlesinin yanında, kasnakta kırmızı lale işleyen yaşlı bir kadının resmi bulunuyor. Resim, cümlede söylenmeyen hiçbir bilgi eklemiyor. Bu görselin metinle kurduğu ilişki aşağıdakilerden hangisidir?

  2. 2Aşağıdaki kelime çiftlerinden hangisi diğerlerinden farklı olarak eş anlamlı değildir?

  3. 3Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım veya noktalama yanlışı yapılmıştır?

  4. 4Öğretmeniniz bir sesli öyküyü yalnız bir kez dinletecek ve dinleme bittikten sonra kişiler, mekân ve olaylarla ilgili sorular soracak. Dinleme sırasında soru sorma imkânınız olmayacak. Bu dinleme için en uygun strateji hangisidir?

  5. 5Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.

    • Yazılışları ve okunuşları aynı, anlamları birbirinden tamamen farklı olan kelimelere eş sesli kelimeler denir.
    • Soru eki «mi», önündeki kelimeye bitişik yazılır: «Beğendinmi?»
    • Bir hikâyede mekân ve zaman değiştiğinde olayın akışı ve hikâyenin havası da değişebilir.
    • Bir olayı farklı bir bakış açısıyla yeniden yazarken olayın özünü ve mesajını tamamen değiştirmek gerekir.
    • Tanık gösterme, bir düşünceyi atasözü veya güvenilir bir kişinin sözüyle desteklemektir.
  6. 6Aşağıdaki kavramları doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.

    Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.

  7. 7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.

    1. Kelimeleri «olumlu duygular» ve «olumsuz duygular» gibi gruplara ayırmadan önce bir sınıflandırma belirlenir.
    2. Görsel, metindeki bilgiyi ayrıntılandırıp güçlendiriyorsa metni işlevi taşır.
    3. Özel adlara getirilen çekim ekleri işaretiyle ayrılır: Elif'in, Konya'da.
    4. «Yavaş yavaş, ilmek ilmek, az çok» gibi anlamı pekiştiren kalıplara denir.
    5. Anlamını bilmediğimiz bir kelime için önce bağlamdan yürütür, sonra sözlükten kontrol ederiz.
  8. 8Yıllardır bir anneannenin elinde nakış işlenen eski bir kasnağın ağzından, ilk kez nakış işleyen bir torunu anlatan dört cümlelik yaratıcı bir paragraf yazınız. Paragrafınızda en az bir ikileme, bir eş anlamlı kelime çifti, bir kesme işareti (özel ad) ve bir bağlantı ifadesi bulunsun; paragraf giriş, gelişme ve sonuç düzeninde olsun.

Kısaca

  • Strateji seçimi: Okumadan ve dinlemeden önce amacımızı, süremizi ve metnin türünü düşünerek sözlük, hikâye haritası gibi materyalleri ve tahmin etme, not alma, soru sorarak okuma gibi stratejileri seçeriz.
  • Anlam ilişkileri: Temadaki kelimeler eş anlamlı (yürek-gönül), zıt anlamlı (sabırlı-sabırsız) ve eş sesli (yüz) olmalarına göre incelenir; sınıflandırma ölçüt belirleme, inceleme, gruplama ve adlandırma adımlarıyla yapılır.
  • Unsurlar arası ilişki: Hikâyede kişi, mekân, zaman ve olay birbirini etkiler; serimde ortaya çıkan sorun düğümde büyür, çözümde sonuca bağlanır ve bölümler neden-sonuç zinciriyle birbirine eklenir.
  • Çoklu ortam işlevleri: Görsel; metnin söylediğini aynen gösteriyorsa eş anlam oluşturur, ayrıntı ve kanıt ekliyorsa destekler, metin olmadan da mesaj veriyorsa tek başına anlam oluşturur.
  • Dönüştürme ve yaratıcılık: Bir olay kahraman (ben), gözlemci (o) ya da alışılmışın dışında bir varlığın (kasnak, iğne) bakış açısıyla yeniden anlatılabilir; anlatım genişletilip daraltılabilir ama bağlamdan kopulmaz.
  • Yazım ve noktalama: İkilemeler ayrı ve virgülsüz yazılır; soru eki mı/mi ayrı yazılıp sonraki ekleri alır; özel adlara gelen ekler kesmeyle ayrılır; virgül sıralı kelimeleri ve hitapları, iki nokta ise açıklama ve örnekleri ayırır.

Bu dersin öteki kaynakları