İçeriğe geç

5. sınıf · Türkçe · 10. hafta (23-27 Kasım 2026)

Gazi Mustafa Kemal ve Sığırtmaç Mustafa Metni: Hikâye Unsurları, Metin İçi Karşılaştırma, Yapım ve Çekim Ekleri ile Sözcükte Anlam (T.D.5.1 / T.O.5.5)

2. Tema: Atatürk'ü Tanımak teması · Konu özeti

🃏 Kavram kartlarıEtkinlikler
Bu hafta

Atatürk'ü Tanımak temamızda bu hafta, Cumhuriyet'imizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün çocuklara duyduğu derin sevgiyi, alçakgönüllülüğünü ve eğitime verdiği önemi gerçek bir anı üzerinden anlatan «Gazi Mustafa Kemal ve Sığırtmaç Mustafa» metnini inceliyoruz. Metnin hikâye unsurlarını ve bölümlerini çözümlerken; Türkçemizin zengin söz varlığını, yapım ve çekim eklerinin görevlerini, söz sanatlarını ve diyaloglardaki noktalama işaretlerini birlikte keşfediyoruz.

Gazi Mustafa Kemal ve Sığırtmaç Mustafa: Hikâye Unsurları ve Metin Çözümleme

Gerçek bir olaya dayanan öyküleyici metnimizde sığırtmaç kelimesi 'sığır (büyükbaş hayvan) güden çoban' anlamına gelir. Metnin şahıs kadrosunda Gazi Mustafa Kemal Atatürk, küçük çoban Sığırtmaç Mustafa, Atatürk'ün yanındaki arkadaşları (yaveri) ve hastanedeki doktorlar yer alır. Mekân Yalova yakınlarındaki kır yolu, çiftlik ve İstanbul'daki Şişli Etfal Hastanesidir; zaman ise Cumhuriyet'in ilk yıllarında (1929 yılı) bir sonbahar günüdür.

Metin üç ana bölümden oluşur: • Serim (Giriş): Atatürk'ün Yalova'da atla gezintiye çıkması, kafilenin yolu şaşırması ve sığır güden cılız, hasta görünümlü küçük Mustafa ile karşılaşmaları. • Düğüm (Gelişme): Mustafa'nın Atatürk'ü tanımadan ona samimiyetle yol tarif etmesi, karşılıksız para kabul etmeyip yalnızca cebindeki cevizleri satmak istemesi (tokgözlülük ve onurlu duruş) ve Atatürk'ün onun zekâsıyla ilgilenmesi. • Çözüm (Sonuç): Atatürk'ün ailesinden izin alarak küçük Mustafa'yı hastanede sıtma hastalığından tedavi ettirmesi, okula yazdırması ve Mustafa'nın büyüyerek vatanına hizmet eden başarılı bir Türk subayı olması.

Metnin ana fikri; Atatürk'ün halkın içinden gelen her çocuğa şefkatle yaklaştığı, dürüst ve zeki çocukların eğitimiyle yakından ilgilenerek onları topluma kazandırdığıdır.

GAZİ MUSTAFA KEMAL VE SIĞIRTMAÇ MUSTAFA: HİKÂYE UNSURLARI Şahıs Kadrosu, Mekân ve Zaman • Şahıs ve Varlık Kadrosu: Gazi Mustafa Kemal Atatürk, küçük çoban Sığırtmaç Mustafa, yaver/arkadaşları, doktorlar. • Mekân (Yer): Yalova civarındaki kır yolu, çiftlik ve hastane. • Zaman: Cumhuriyet'in ilk yılları (1929 yılı sonbaharı). Metnin Bölümleri (Serim - Düğüm - Çözüm) • Serim (Giriş): Atatürk'ün Yalova'da gezintiye çıkması, yolu şaşırınca Sığırtmaç Mustafa'ya rastlaması. • Düğüm (Gelişme): Küçük Mustafa'nın dürüstlüğü, tokgözlülüğü (parayı almaması) ve Atatürk'le sohbeti. • Çözüm (Sonuç): Atatürk'ün hasta olan Mustafa'yı tedavi ettirip okula yazdırması ve subay yetiştirmesi.
🔍 Büyütmek için dokunun

Dil Yapıları: Sözcükte Kök, Yapım Eki ve Çekim Eki

Bir sözcüğün bütün ekleri çıkarıldıktan sonra geriye kalan ve sözcüğün tamamıyla anlam ilişkisi taşıyan en küçük parçasına kök denir. Kökler isim kökü (yol, göz, çift, ceviz, su) ve fiil kökü (sev-, bil-, gör-, oku-, yürü-) olarak ikiye ayrılır.

İsim veya fiil köklerine gelerek onların anlamını (ve bazen türünü) değiştiren, yeni bir kavram karşılayan eklere yapım eki denir. Yapım eki almış sözcüklere türemiş sözcük adı verilir. Örneğin: çift ➔ çift-lik ➔ çiftlik-çi, yol ➔ yol-cu ➔ yolcu-luk, bil- ➔ bil-gi ➔ bilgi-li, hasta ➔ hasta-lık.

Eklendiği sözcüğün anlamını değiştirmeyen, yalnızca cümle içinde diğer sözcüklerle ilişki kurmasını sağlayan eklere ise çekim eki denir. Çoğul ekleri (-lar/-ler), hal (durum) ekleri (-ı, -e, -de, -den), iyelik (aitlik) ekleri (-ım, -ın, -ı, -ımız, -ınız) ve fiil kip/kişi ekleri çekim ekidir. Örneğin «ceviz-ler-im-den» sözcüğünde ceviz kök, -ler çoğul çekim eki, -im iyelik çekim eki, -den ise ayrılma hali çekim ekidir.

SÖZCÜKTE YAPI: KÖK, YAPIM EKİ VE ÇEKİM EKİ Yapım Ekleri (Anlam Değiştiren Ekler) Eklendiği kökün anlamını (ve bazen türünü) değiştirerek TÜREMİŞ SÖZCÜK oluşturur: • sığırtmaç + lık ➔ sığırtmaçlık • göz + lük + çü ➔ gözlükçü • sev- + gi + li ➔ sevgili Başlıca ekler: -lık, -lı, -sız, -cı, -gi, -gin, -daş Çekim Ekleri (Görev Belirten Ekler) Sözcüğün anlamını değiştirmez; cümle içinde diğer sözcüklerle bağ kurmasını sağlar: • Çoğul eki: çocuk-lar, ağaç-lar • Hal (durum) ekleri: yol-u, çiftlik-te, köy-den • İyelik (aitlik) ekleri: ceviz-im, baba-sı Türkçede önce yapım eki, sonra çekim eki gelir.
🔍 Büyütmek için dokunun

Söz Varlığı, Söz Sanatları, Bağlantı İfadeleri ve Noktalama

Metinde anlamını bilmediğimiz sözcük ve deyimlerin anlamını tahmin ederken cümledeki bağlam ipuçlarından yararlanırız. Örneğin «gözlerinin içi gülmek» (çok sevinmek), «tokgözlü» (elindekiyle yetinen, açgözlü olmayan), «yaver» (komutanların yanındaki yardımcı subay) ve «muayene» (hastalığı anlamak için yapılan doktor kontrolü) sözcükleri metnin akışı içinde anlam kazanır.

Anlatımı zenginleştirmek için başvurulan söz sanatlarından benzetme (teşbih), aralarında ilgi bulunan iki varlıktan zayıf olanın güçlü olana 'gibi, kadar' edatlarıyla benzetilmesidir («Çocuğun gözleri çakmak taşı gibi parlıyordu»). Kişileştirme (teşhis), insana ait özelliklerin doğadaki varlıklara verilmesidir («Asırlık çınar ağacı yolcuları selamlıyordu»).

Konuşma ve yazılarımızda düşünceler arasında geçiş yaparken fakat, ama, ancak, lakin, oysa, çünkü, bu nedenle, üstelik, kısacası gibi bağlantı ifadeleri kullanırız. Karşılıklı konuşma (diyalog) içeren metinlerde konuşacak kişinin adından sonra iki nokta (:) konur ve alt satır başında konuşma çizgisi (—) kullanılır.

SÖZ SANATLARI, BAĞLANTI İFADELERİ VE NOKTALAMA Söz Sanatları ve Bağlamdan Anlam • Benzetme (Teşbih): Zayıf olanın güçlüye 'gibi, kadar' ile benzetilmesi (altın gibi sarı saçlar). • Kişileştirme (Teşhis): İnsan özelliğinin doğaya aktarılması (hüzünlü bulutlar, gülümseyen güneş). • Karşıtlık (Tezat): Zıt kavramların bir arada kullanılması (varlık-yokluk, hastalık-sağlık). Bağlantı İfadeleri ve Noktalama • Düşünceyi Değiştirenler: ama, fakat, lakin, ancak, oysa, buna rağmen • Neden-Sonuç ve Özetleyenler: çünkü, bu nedenle, böylece, kısacası, özetle • Konuşma Çizgisi (—) ve İki Nokta (:): Diyaloglarda sözden önce (:), satır başında (—)
🔍 Büyütmek için dokunun

Örnekler

  1. Örnek 1Gazi Mustafa Kemal Atatürk yolu sorduktan sonra küçük Mustafa'ya harçlık vermek istediğinde Mustafa neden parayı hemen kabul etmemiştir?

    Cevabı göster

    Küçük Mustafa tokgözlü ve onurlu bir çocuk olduğu için emek vermeden karşılıksız para almak istememiş; 'Eğer torbamdaki cevizlerden alırsanız parayı kabul ederim' diyerek helal kazanç bilincini göstermiştir.

  2. Örnek 2Atatürk, Sığırtmaç Mustafa'nın hayatını değiştirmek için sırasıyla hangi adımları atmıştır?

    Cevabı göster

    Önce ailesinin iznini alarak Mustafa'yı hastaneye yatırıp sıtma hastalığını tedavi ettirmiş, ardından onu okula yazdırarak iyi bir eğitim almasını ve büyüdüğünde şerefli bir Türk subayı olmasını sağlamıştır.

  3. Örnek 3'Çiftlikteki', 'ağaçlardan', 'bakışları' ve 'yaverinin' sözcüklerinden hangileri yapım eki alarak türemiş, hangileri yalnızca çekim eki almıştır?

    Cevabı göster

    'Çift-lik-teki' (-lik yapım eki) ve 'bak-ış-ları' (-ış fiilden isim yapım eki) sözcükleri yapım eki alarak türemiştir. 'Ağaç-lar-dan' ve 'yaver-i-nin' sözcükleri ise yalnızca çekim eki almıştır.

  4. Örnek 4'Küçük çoban çok yorulmuştu ___ sürüdeki hiçbir buzağıyı geride bırakmadı.' ve 'Mustafa çok zeki bir çocuktu, ___ Atatürk onun hemen okula gitmesini istedi.' cümlelerini uygun bağlantı ifadeleriyle tamamlayınız.

    Cevabı göster

    Birinci cümlede düşünce yön değiştirdiği için 'ama / fakat / ancak / buna rağmen'; ikinci cümlede ise neden-sonuç ilişkisi kurulduğu için 'bu nedenle / bu yüzden / dolayısıyla' bağlantı ifadesi kullanılmalıdır.

  5. Örnek 5'Sonbahar rüzgârı sararmış yapraklara veda fısıltıları söylüyordu.' cümlesinde hangi söz sanatı kullanılmıştır? Açıklayınız.

    Cevabı göster

    İnsana özgü olan 'veda etme ve fısıldama' özelliği doğadaki bir varlık olan rüzgâra verildiği için 'kişileştirme (teşhis)' sanatı kullanılmıştır.

  6. Örnek 6'Atatürk gülümseyerek sordu ( ) ( ) Senin adın ne küçük çoban ( )' cümlesinde yay ayraçlarla belirtilen yerlere sırasıyla hangi noktalama işaretleri getirilmelidir?

    Cevabı göster

    Konuşmadan önce iki nokta (:), konuşma başında konuşma çizgisi (—) ve soru cümlesinin sonunda soru işareti (?) getirilmelidir: (:)(—)(?).

Kavram Kartları

1 / 8

Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.

Etkinlikler

Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.

  1. 1«Gazi Mustafa Kemal ve Sığırtmaç Mustafa» metninde küçük Mustafa'nın Atatürk'ün uzattığı parayı karşılıksız kabul etmeyip cevizleriyle takas etmek istemesi onun hangi kişilik özelliğini gösterir?

  2. 2Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili olarak verilen sözcük hem yapım eki hem de çekim eki almıştır?

  3. 3'Güneş bulutların arasından neşeyle gülümseyerek Yalova kırlarını ısıtıyordu.' cümlesinde başvurulan söz sanatı aşağıdakilerden hangisidir?

  4. 4Aşağıdaki cümlelerin hangisinde özel isimlere gelen eklerin yazımıyla ilgili bir yanlışlık yapılmıştır?

  5. 5Aşağıdaki ifadelerin doğru (D) ya da yanlış (Y) olduğunu belirleyiniz.

    • Öyküleyici metinlerde kişilerin ve mekânın tanıtılıp olayın başlatıldığı ilk bölüme 'serim (giriş)' bölümü denir.
    • 'Ormanlarımızda' sözcüğü yapım eki alarak yeni bir anlam kazanmış türemiş bir sözcüktür.
    • 'Fakat, ama, ancak, lakin, oysa' gibi bağlantı ifadeleri cümlede düşüncenin yönünü değiştirmek için kullanılır.
    • Karşılıklı konuşmalarda satır başında konuşma çizgisi yerine ünlem işareti kullanılır.
    • 'Sığırtmaç' kelimesi büyükbaş hayvan sürüsünü güden çoban anlamına gelir.
  6. 6Aşağıdaki dil bilgisi ve metin inceleme kavramlarını uygun örnekleriyle eşleştiriniz.

    Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.

  7. 7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.

    1. Bir sözcüğün ekleri çıkarıldıktan sonra kalan anlamlı en küçük parçasına adı verilir.
    2. Eklendiği sözcüğün anlamını değiştirerek yeni sözcükler türeten eklere eki denir.
    3. Öyküleyici metinlerde merak unsurunun en üst noktaya çıktığı gelişme bölümüne bölümü denir.
    4. İnsana ait özelliklerin doğadaki cansız varlıklara veya hayvanlara aktarılmasına sanatı denir.
    5. Elindekiyle yetinen, başkasının malına veya karşılıksız paraya tamah etmeyen kişiye denir.
  8. 8«Gazi Mustafa Kemal ve Sığırtmaç Mustafa» metninden hareketle Atatürk'ün liderlik ve insani özelliklerini, ayrıca metinde geçen 'köylülerimizden' sözcüğünün kök ve ek yapısını açıklayınız.

Kısaca

  • Metin ve Hikâye Unsurları: Gazi Mustafa Kemal ve Sığırtmaç Mustafa metni; 1929'da Yalova'da geçen, Atatürk'ün çocuk sevgisini ve Mustafa'nın tokgözlülüğünü anlatan gerçek bir anıdır.
  • Metnin Bölümleri: Öyküleyici metinler serim (giriş), düğüm (gelişme) ve çözüm (sonuç) bölümlerinden oluşur.
  • Kök, Yapım ve Çekim Eki: Sözcüğün anlamlı en küçük parçası köktür; yapım eki anlamı değiştirip yeni sözcük türetir, çekim eki (-lar, -de, -im vb.) anlamı değiştirmez.
  • Söz Sanatları: Zayıfın güçlüye 'gibi, kadar' ile benzetilmesi benzetme (teşbih); insan özelliğinin doğaya verilmesi kişileştirme (teşhis) sanatıdır.
  • Bağlantı ve Noktalama: Ama, fakat, çünkü, bu nedenle gibi ifadeler cümleleri bağlar; diyaloglarda iki nokta (:) ve konuşma çizgisi (—) kullanılır.

Bu dersin öteki kaynakları