'Atatürk'ü Tanımak' temamızda yer alan 'Gazi Mustafa Kemal ve Sığırtmaç Mustafa' metninin ikinci bölümünde; Sığırtmaç Mustafa'nın hastanede tedavisi, okula başlatılması ve dürüst-tokgözlü karakteriyle Atatürk'ün takdirini kazanması sürecini derinlemesine inceliyoruz. Ayrıca farklı metin türlerini birbiriyle karşılaştırmayı, sözcüklerin köklerini (isim ve fiil kökü) ve yapım eklerini çözümlemeyi, yazılarımızı bağlantı ifadeleriyle güçlendirmeyi öğreniyoruz.
Gazi Mustafa Kemal ve Sığırtmaç Mustafa (Bölüm 2) ve Metinler Arası Karşılaştırma
Metnin devamında Gazi Mustafa Kemal Paşa, Yalova'da karşılaştığı küçük Sığırtmaç Mustafa'nın ağır sıtma hastalığından kurtulması için onu Şişli Çocuk Hastanesinde tedavi ettirir. Hastanede bile Atatürk'ün gönderdiği parayı kabul etmeyip 'Ben cevizleri sattım, param var' diyerek tokgözlülüğünü ve onurlu duruşunu sürdüren küçük Mustafa, sağlığına kavuştuktan sonra Atatürk'ün desteğiyle okula başlatılır ve ileride başarılı bir subay olur.
Metindeki kahramanların kişilik özelliklerini karşılaştırdığımızda; Atatürk'ün alçakgönüllü, çocukları seven, vefalı, cömert ve eğitime büyük önem veren bir lider olduğu; Sığırtmaç Mustafa'nın ise dürüst, çalışkan, tokgözlü (kanaatkâr), sözünün eri ve cesur bir çocuk olduğu görülür.
Metinler arası karşılaştırma yapılırken iki metnin konusu, ana fikri, türü (hikâye/anı, şiir, bilgilendirici metin), anlatım biçimi ve dil özellikleri incelenir. Örneğin Atatürk sevgisini anlatan bir şiirde dizeler, dörtlükler ve coşkulu bir dil kullanılırken; 'Gazi Mustafa Kemal ve Sığırtmaç Mustafa' metninde kişi, yer, zaman ve olay örgüsüne dayalı öyküleyici anlatım kullanılmıştır.
Dil Yapıları: İsim ve Fiil Kökleri ile Yapım Ekleri
Bir sözcüğün anlamlı en küçük parçasına kök denir ve kök ile sözcüğün tamamı arasında mutlaka anlam bağı bulunur. Türkçede kökler isim (ad) kökü ve fiil (eylem) kökü olmak üzere ikiye ayrılır. Varlıkları, kavramları ve duyguları karşılayan, sonuna mastar eki (-mak / -mek) getirilemeyen köklere isim kökü denir: yol, göz, su, vatan, çift, taş, tuz, baş.
İş, oluş ve hareket bildiren, sonuna -mak / -mek mastar eki getirildiğinde anlamlı olan köklere ise fiil kökü denir: yaz- (yazmak), sev- (sevmek), bil- (bilmek), gör- (görmek), say- (saymak), koru- (korumak). Fiil kökleri yazılırken sonuna kısa çizgi (-) konur.
Köklerin sonuna gelerek onlardan yeni anlamda sözcükler türeten eklere yapım eki (-lı, -sız, -lık, -cı, -gi, -ıcı, -daş vb.), yapım eki almış sözcüklere ise türemiş sözcük denir: göz + lük ➔ gözlük, çift + çi ➔ çiftçi, vatan + daş ➔ vatandaş, bil- + gi ➔ bilgi, yaz- + ıcı ➔ yazıcı. Sadece çekim eki (-lar, -de, -den, -i, -imiz, -di, -yor) almış sözcüklerin anlamı değişmez ve bu sözcükler basit sözcük olarak kalır (yolda, gözlerim).
Bağlantı İfadeleri, Söz Sanatları ve Yazma Uygulamaları
Konuşma ve yazılarımızda cümleler arasındaki anlam akışını sağlamak için bağlantı ve geçiş ifadeleri kullanılır: Düşüncenin yönünü değiştirenler (ama, fakat, lakin, ancak, oysa, buna rağmen), düşünceyi destekleyip açıklayanlar (ayrıca, üstelik, hatta, çünkü, özellikle) ve özetleyen/sonuç bildirenler (kısacası, özetle, sonuç olarak, böylece).
Metinlerde anlatımı zenginleştiren söz sanatları şunlardır: Aralarında ilgi bulunan iki varlıktan zayıf olanı güçlü olana benzetmeye benzetme (teşbih), insana ait özellikleri insan dışı varlıklara vermeye kişileştirme (teşhis), insan dışı varlıkları konuşturmaya konuşturma (intak) ve bir durumu olduğundan çok büyük ya da çok küçük göstermeye abartma (mübalağa) denir.
Yazma uygulamalarında kişi adlarından önce ve sonra gelen unvan, saygı ve rütbe sözleri büyük harfle başlar (Gazi Mustafa Kemal Paşa, Yüzbaşı Ali Bey). Belirli bir tarih bildiren ay ve gün adları büyük harfle yazılır (19 Mayıs 1919 Pazartesi). Diyaloglarda konuşma çizgisinden (—) önce açıklama cümlesinin sonuna iki nokta (:) konur.
Örnekler
Örnek 1Sığırtmaç Mustafa'nın hastanede yatarken bile Atatürk'ün gönderdiği parayı kabul etmeyip 'Ben cevizleri sattım, param var' demesi onun hangi kişilik özelliklerini gösterir?
Cevabı göster
Emeğinin karşılığı olmayan parayı almayacak kadar tokgözlü (kanaatkâr), dürüst, onurlu ve kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan bir karaktere sahip olduğunu gösterir.
Örnek 2'Bilgilendirici bir metin' ile 'Gazi Mustafa Kemal ve Sığırtmaç Mustafa' gibi öyküleyici bir metni yapı ve amaç yönünden karşılaştırınız.
Cevabı göster
Öyküleyici metin olayı okuyucuya yaşatmayı amaçlar; kişi, yer, zaman, olay örgüsü ile serim-düğüm-çözüm bölümlerinden oluşur. Bilgilendirici metin ise bilgi vermeyi amaçlar; nesnel veriler ve giriş-gelişme-sonuç bölümlerinden oluşur.
Örnek 3'Yolcular, sevgili, koruluk, bakıcı, çiftlik, saygı' sözcüklerinin köklerini bularak isim kökü mü yoksa fiil kökü mü olduklarını belirleyiniz.
Cevabı göster
İsim kökleri (-mak/-mek almayanlar): yol (yolcular), koru (koruluk), çift (çiftlik). Fiil kökleri (-mak/-mek alanlar): sev- (sevgili), bak- (bakıcı), say- (saygı).
Örnek 4'Ağaçlardaki kuşlar dallarda ötüyordu' cümlesindeki altı çizili sözcüklerle 'Ormancı sabah erkenden ağaçlık alana gitti' cümlesindeki sözcükleri yapım ve çekim eki bakımından inceleyiniz.
Cevabı göster
Birinci cümledeki 'ağaç-lar-da-ki, kuş-lar, dal-lar-da' sözcüklerinde 'ağaçlar, kuşlar, dallarda' yalnız çekim eki almıştır (basit). İkinci cümledeki 'orman-cı' (-cı yapım eki) ve 'ağaç-lık' (-lık yapım eki) ise anlamı değiştiği için türemiş sözcüktür.
Örnek 5'Çiftlik yolu çok uzundu .......... küçük Mustafa yorulmadan yürüyordu; .......... Atatürk'e doğru yolu göstermek istiyordu.' cümlesinde boşluklara hangi bağlantı ifadeleri getirilmelidir?
Cevabı göster
Birinci boşluğa düşüncenin yönünü değiştiren 'ama / fakat / ancak'; ikinci boşluğa ise neden açıklayan 'çünkü' bağlantı ifadesi getirilmelidir.
Örnek 6'Yalova'nın asırlık çınar ağaçları, Gazi Mustafa Kemal Paşa'yı görünce sevinçle eğilip: — Hoş geldiniz Paşa'm, dedi.' cümlesinde hangi söz sanatları kullanılmıştır?
Cevabı göster
Çınar ağaçlarına sevinme ve selamlama özelliği verildiği için 'kişileştirme (teşhis)', ağaçlar konuşturulduğu için de 'konuşturma (intak)' sanatı kullanılmıştır.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Aşağıdaki cümlelerde altı çizili olarak verilen sözcüklerden hangisinin kökü «fiil (eylem) kökü» özelliğindedir?
'Bilgi' sözcüğünün kökü 'bil-' (bilmek) fiil köküdür; 'yolcu' (yol), 'ağaçlık' (ağaç) ve 'gözlük' (göz) sözcüklerinin kökleri ise isim köküdür.
2Aşağıdaki sözcüklerden hangisi yapım eki alarak yeni bir anlam kazanmış «türemiş sözcük» örneği değildir?
'Çocuklar' sözcüğündeki '-lar' çoğul ekidir (çekim ekidir) ve sözcüğün anlamını değiştirmemiştir; diğer şıklardaki sözcükler yapım eki almıştır.
3«Sığırtmaç Mustafa çok zayıf ve hastaydı .......... hiçbir şeye boyun eğmeyen vakur ve onurlu bir duruşu vardı.» cümlesinde boş bırakılan yere hangi bağlantı ifadesi getirilmelidir?
Cümlede olumsuz bir durumdan (zayıf ve hasta olması) olumlu bir duruma (vakur ve onurlu duruşu) geçiş yapıldığı için düşüncenin yönünü değiştiren 'fakat' (ama/ancak) getirilmelidir.
4Yazım kurallarına göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde büyük harflerin kullanımıyla ilgili bir yanlışlık yapılmıştır?
Gerçek akrabalık bildiren kelimeler (dayı, teyze, amca, hala) özel adla kullanılsa bile küçük harfle başlar; 'Kemal dayım' şeklinde yazılmalıdır.
5Aşağıdaki ifadelerin doğru (D) ya da yanlış (Y) olduğunu belirleyiniz.
- Sonuna '-mak / -mek' mastar eki getirilebilen ve iş, oluş, hareket bildiren köklere fiil kökü denir.
Fiil kökleri (yaz-, oku-, sev-) '-mak / -mek' mastar ekini alabilir.
- 'Simitçi' ve 'suluk' sözcükleri yapım eki alarak yeni anlam kazanmış türemiş sözcüklerdir.
Simitten simitçi (-çi), sudan suluk (-luk) türetildiği için ikisi de yapım eki almıştır.
- 'Kısacası, özetle, sonuç olarak' ifadeleri cümlede düşüncenin yönünü değiştiren geçiş ifadeleridir.
Bu ifadeler düşünceyi değiştiren değil, anlatılanları özetleyen ve sonuç bildiren bağlantı ifadeleridir.
- Öyküleyici metinler serim, düğüm ve çözüm bölümlerinden oluşurken; şiirler dize ve dörtlüklerden oluşur.
Hikâye ve anı gibi öyküleyici metinlerin yapı unsurları serim, düğüm ve çözümdür.
- 'Balıkçılar' sözcüğünün anlamlı en küçük parçası (kökü) tatlı bir besin olan 'bal' sözcüğüdür.
'Bal' ile 'balık' arasında anlam ilişkisi olmadığı için sözcüğün kökü 'balık' isim köküdür.
- Sonuna '-mak / -mek' mastar eki getirilebilen ve iş, oluş, hareket bildiren köklere fiil kökü denir.
6Aşağıdaki dil bilgisi ve metin kavramlarını uygun örneklerle eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Bir sözcüğün bütün ekleri çıkarıldıktan sonra kalan anlamlı en küçük parçasına adı verilir.
- Varlık ve kavramları karşılayan, sonuna '-mak / -mek' eki alamayan köklere kökü denir.
- Eklendiği sözcüğün anlamını veya türünü değiştirerek yeni kelime türeten eklere eki denir.
- İnsana ait konuşma yeteneğinin insan dışı varlıklara verilmesiyle yapılan söz sanatına denir.
- Karşılıklı konuşmalarda konuşma çizgisinden önceki açıklama cümlesinin sonuna nokta konur.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8«Gazi Mustafa Kemal, küçük çobanın dürüstlüğünü çok sevdi; çünkü çocuk kendi emeğiyle kazandığı parayı yeterli görüyordu.» cümlesindeki «çobanın, dürüstlüğünü, sevdi, kazandığı, görüyordu» sözcüklerinden iki isim köklü ve iki fiil köklü sözcüğü seçerek kök ve eklerini çözümleyiniz.
1. ipucu: Önce '-mak / -mek' alamayan iki sözcüğü (çobanın, dürüstlüğünü) seçip köklerini ve aldıkları eklerin türünü yazınız.
2. ipucu: Ardından '-mak / -mek' alabilen iki sözcüğü (sevdi, görüyordu) seçip fiil köklerini gösteriniz.
3. ipucu: Son olarak cümledeki 'çünkü' bağlantı ifadesinin cümleye hangi anlamı kattığını belirtiniz.
Cevap: 1. İsim Köklü Sözcükler: 'Çoban-ın' sözcüğünün kökü 'çoban' isim köküdür, '-ın' çekim ekidir (basit). 'Dürüst-lüğ-ü-nü' sözcüğünün kökü 'dürüst' isim köküdür, '-lük' yapım eki alarak türemiş sözcük olmuştur. 2. Fiil Köklü Sözcükler: 'Sev-di' sözcüğünün kökü 'sev-' (sevmek) fiil köküdür, '-di' geçmiş zaman çekim ekidir. 'Gör-üyor-du' sözcüğünün kökü 'gör-' (görmek) fiil köküdür, '-üyor' ve '-du' çekim ekleridir. 3. Bağlantı İfadesi: Cümledeki 'çünkü' ifadesi neden-sonuç (gerekçe) anlamı katmıştır.
Kısaca
- Metin Çözümleme ve Karşılaştırma: Gazi Mustafa Kemal'in alçakgönüllülüğü ve eğitime verdiği önem ile Sığırtmaç Mustafa'nın tokgözlülüğü ve dürüstlüğü; öyküleyici metin yapısıyla (serim-düğüm-çözüm) anlatılmıştır.
- İsim ve Fiil Kökleri: Sözcüğün anlamlı en küçük parçası köktür; '-mak/-mek' alamayan kökler isim kökü (yol, göz, vatan), '-mak/-mek' alabilen kökler fiil köküdür (sev-, bil-, yaz-).
- Yapım ve Çekim Ekleri: Eklendiği kökün anlamını değiştiren ekler yapım eki (göz-lük, çift-çi, bil-gi), anlamı değiştirmeyen ekler ise çekim ekidir (yol-lar-da).
- Bağlantı İfadeleri ve Söz Sanatları: Ama, fakat, ancak düşünceyi değiştirir; çünkü gerekçe bildirir; kısacası, özetle sonucu özetler. Benzetme, kişileştirme ve konuşturma anlatımı zenginleştirir.
- Yazım ve Noktalama: Özel adlarla kullanılan unvanlar (Gazi Mustafa Kemal Paşa) ve belirli tarihlerdeki ay/gün adları büyük yazılır; diyaloglarda iki nokta (:) ve konuşma çizgisi (—) kullanılır.
Bu dersin öteki kaynakları
- 5. Sınıf Türkçe Yıllık Planı (2026-2027) Yıllık plan
- Türkçe Dersi Öğretim Programı (ortaokul) Öğretim programı
- 5. Sınıf Türkçe Ortak Yazılı Senaryoları (1. dönem, 2026-2027) Yazılı senaryosu
- Türkçe 5.Sınıf Ders Kitabı (1.Kitap) Ders kitabı
- Türkçe 5.Sınıf Ders Kitabı (2.Kitap) Ders kitabı
- 5. Sınıf Türkçe Günlük Planları (2026-2027) Ders planı
- 5. Sınıf Türkçe 1. Hafta Çalışma Kâğıdı: Tahmin Etme, Yüzey Anlam ve Söz Varlığı Çalışma kâğıdı
- 5. Sınıf Türkçe 2. Hafta Çalışma Kâğıdı: Oyun Dünyası: İpuçlarından Anlama Ulaşalım Çalışma kâğıdı