Geçen hafta ilk vahiyden başlayarak gizli ve açık davet dönemlerini, Safa Tepesi’ndeki çağrıyı ve davete gösterilen ilk tepkileri incelediniz. Bu hafta müşriklerin tepkilerinin adım adım nasıl sertleştiğini, Ebu Talib’e giden heyetleri, Peygamberimizin davetteki kararlılığını, boykot yıllarını ve Hüzün Yılı’nı öğreneceksiniz.
Müşrikleri rahatsız eden gelişmeler
Açık davetle birlikte Mekke’de İslam’ı kabul edenlerin sayısı arttı ve yeni din her geçen gün güçlendi. Bu gelişme Mekkeli müşrikleri giderek daha çok rahatsız etti.
Ders kitabı, rahatsızlığı büyüten bir gelişmeye dikkat çeker: Hz. Hamza ve Hz. Ömer gibi toplumda sözü geçen kişiler de Müslüman olmuştu. Tanınmış kişilerin İslam’a katılması müşriklerin öfkesini daha da artırdı.
Müşriklerin asıl kaygısı, İslam’ın getirdiği emir ve yasakların kendi çıkarlarını ve yıllardır alıştıkları düzeni temelden sarsmasıydı. Bu yüzden İslam’ın yayılmasını durdurmanın yollarını aradılar.
Tepkiler adım adım sertleşti
Müşrikler önce konuşarak, ikna yoluyla Hz. Muhammed’i davasından vazgeçirmeye çalıştı. Bu yoldan istedikleri sonucu alamayınca yöntem değiştirdiler.
İkinci adımda iftira, hakaret ve çeşitli eziyetlerle Hz. Muhammed’in toplum içindeki saygınlığını zedelemek, yani onu itibarsızlaştırmak istediler. Müslümanlara ise baskı ve zulüm uygulayarak onları inançlarından döndürmeye çalıştılar.
Bütün bu çabalar İslam’ın yayılmasını durduramadı. Sonunda müşrikler, Müslümanlara topluca uygulanacak bir boykot kararı aldı.
Ebu Talib’e giden iki heyet
Baskılara rağmen İslam Mekke’de yayılmayı sürdürdü. Bunun üzerine Mekke’nin önde gelenleri, Haşimoğulları’nın reisi ve Hz. Muhammed’in amcası Ebu Talib’e bir heyet gönderdi.
İlk heyet, Hz. Muhammed’in kendi inançlarını ve atalarının yolunu eleştirdiğinden yakındı. Ebu Talib’e iki yol sundular: Ya yeğenini bu işten vazgeçirecek ya da onu korumayı bırakacaktı. Ebu Talib onlara yumuşak bir dille karşılık verip geri gönderdi.
Davetin sürdüğünü gören müşrikler ikinci kez geldi. Bu kez sabırlarının tükendiğini söyleyip daha ağır konuştular: Ya yeğenini aralarından uzaklaştıracak ya da onunla savaşacaklardı. Ziyaret artık açık bir tehdide dönüşmüştü.
Görevinden vazgeçmeyen Peygamber
Ebu Talib durumun ciddileştiğini anladı. Tek başına bütün kavmine karşı koyacak gücü yoktu, yeğenini yalnız bırakmayı da istemiyordu. Konuşulanları Hz. Muhammed’e aktardı; ondan hem kendini hem de amcasını korumasını, ona taşıyamayacağı bir yük yüklememesini istedi.
Hz. Muhammed, amcasının da artık onu koruyamayabileceğini anladı. Gözleri dolarak verdiği cevap kesindi: Güneş’i ve Ay’ı ellerine verseler bile, İslam galip gelinceye ya da kendisi bu yolda canını verinceye kadar görevini bırakmayacağına yemin etti.
Yeğeninin üzüntüsüne dayanamayan Ebu Talib ona istediğini anlatmaya devam etmesini söyledi. Onu hiçbir zaman terk etmeyeceğine ve korumasız bırakmayacağına yemin etti. Bu olay İbni Hişam’ın eserinden aktarılmıştır.
Boykot yılları
İslam’ın yayılmasını hiçbir yolla durduramayan müşrikler, Müslümanlara karşı boykot kararı aldı. Bu kararla Müslümanlarla konuşmak, onlarla evlenmek, alışveriş yapmak ve onlara herhangi bir yardımda bulunmak yasaklandı.
Boykot süresince Müslümanlar, Mekke’de Ebu Talib Mahallesi olarak bilinen bölgede bir arada yaşadı.
Boykot 616 yılında başladı ve üç yıl sürdü. Bazı Mekkelilerin çabasıyla sona erdi.
Hüzün Yılı: art arda iki kayıp
Boykot bittikten sonra Müslümanlar iki büyük acı yaşadı. 620 yılında Peygamberimizin eşi Hz. Hatice ile amcası Ebu Talib art arda vefat etti.
Hz. Muhammed en büyük destekçilerini ve çok sevdiği iki insanı kısa aralıkla kaybettiği için derin bir üzüntü yaşadı. Bu sebeple peygamberliğin onuncu yılına Hüzün Yılı adı verildi.
Ders kitabındaki bilgi grafiği Hz. Hatice’yi cömert, ahlaklı, akıllı ve merhametli bir kişi olarak tanıtır; onu Tahira diye de anar. Peygamberimizin en büyük eşi olduğu için vefatından sonra adıyla birlikte “kübra” unvanı kullanılmış, Haticetülkübra diye anılmıştır.
Örnekler
Örnek 1Müşrikler önce ikna yolunu denedi, sonra iftira ve hakarete, en son boykota başvurdu. Bu sıralama, tepkiler hakkında ne gösterir?
Cevabı göster
Müşrikler istedikleri sonucu alamadıkça yöntemlerini sertleştirdi. Konuşmayla başlayan tepki, kişiye yönelik saldırılara ve sonunda bütün Müslümanları etkileyen bir boykota dönüştü.
Örnek 2Hz. Hamza ve Hz. Ömer’in Müslüman olması müşrikleri neden daha çok öfkelendirmiş olabilir?
Cevabı göster
İkisi de toplumda sözü geçen, önde gelen kişilerdi. Böyle kişilerin İslam’a katılması, yeni dinin güçlendiğini ve yayılmasının kolay durdurulamayacağını gösteriyordu.
Örnek 3Ebu Talib’e giden iki heyetin istekleri karşılaştırıldığında ikinci ziyarette ne değişmiştir?
Cevabı göster
İlk heyet iki seçenek sundu: Yeğenini vazgeçirmesi ya da onu korumayı bırakması. İkinci heyet ise sabrının tükendiğini söyleyip savaşla tehdit etti. Yani istek, açık bir tehdide dönüştü.
Örnek 4Ebu Talib yeğeninden “kendini de beni de koru” diye istediğinde neden zor bir durumdaydı?
Cevabı göster
Tek başına bütün kavmine karşı koyacak gücü yoktu; öte yandan yeğenini yalnız bırakmak da istemiyordu. İki istek arasında kalmıştı. Sonunda Hz. Muhammed’in kararlılığını görünce onu korumayı sürdürmeye söz verdi.
Örnek 5Bir öğrenci zaman şeridinde Hüzün Yılı’nı boykotun başlangıcından önce göstermiş. Kitaptaki bilgilerle bu yanlışı nasıl düzeltirsiniz?
Cevabı göster
Boykot 616’da başladı ve üç yıl sürdü. Hz. Hatice ile Ebu Talib boykot bittikten sonra, 620’de vefat etti. Bu yüzden Hüzün Yılı, şeritte boykotun bitişinden sonra yer almalıdır.
Örnek 6“Müjdeleyin, nefret ettirmeyin, kolaylaştırın, zorlaştırmayın!” öğüdü, İslam’ı anlatan birine nasıl yol gösterir?
Cevabı göster
İslam’ı anlatan kişi insanları korkutup uzaklaştırmamalı, güzel haberler vererek ve kolaylık göstererek anlatmalıdır. Peygamberimiz baskılara karşı kararlı dururken insanlara bu yumuşak yolla yaklaşmayı öğütlemiştir.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Ders kitabına göre müşriklerin Hz. Muhammed’i itibarsızlaştırmak için başvurduğu yollar aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?
Müşrikler ikna yolundan sonuç alamayınca iftira, hakaret ve çeşitli eziyetlerle Hz. Muhammed’i itibarsızlaştırmak istedi. Konuşmama, ticaret yapmama, evlenmeme ve yardım etmeme boykotun maddeleridir.
2Ebu Talib’e giden ilk heyetin isteği aşağıdakilerden hangisidir?
İlk heyet Ebu Talib’e iki yol sundu: Ya yeğenini bu işten vazgeçirecek ya da onu himaye etmekten vazgeçecekti. Ebu Talib onları yumuşak bir dille geri gönderdi.
3Peygamberliğin onuncu yılının Hüzün Yılı olarak adlandırılmasının sebebi aşağıdakilerden hangisidir?
620 yılında Hz. Hatice ile Ebu Talib art arda vefat etti. En büyük destekçilerini kaybeden Peygamberimiz çok üzüldüğü için bu yıl Hüzün Yılı diye anıldı.
4Hz. Hatice’nin adıyla birlikte “kübra” unvanının kullanılmasının sebebi aşağıdakilerden hangisidir?
Ders kitabına göre Hz. Hatice, Hz. Muhammed’in en büyük eşi olduğu için vefatından sonra “kübra” unvanıyla Haticetülkübra diye anılmıştır.
5Yargıları değerlendiriniz; açıklamalarla cevabınızı karşılaştırınız.
- Müşrikler, İslam’ın emir ve yasaklarının kendi çıkarlarını ve düzenlerini sarstığını düşünüyordu.
Kitaba göre İslam’ın emir ve yasakları onların çıkarlarını ve yıllardır süren düzenlerini sarsıyordu.
- Müşriklerin davete karşı ilk tepkisi boykot oldu.
Önce ikna yolu denendi; sonra iftira, hakaret ve baskı geldi. Boykot en son başvurulan yoldur.
- Ebu Talib, ilk heyeti sert sözlerle karşıladı.
Ebu Talib ilk heyete yumuşak bir dille karşılık verip onları geri gönderdi.
- Boykot yıllarında Müslümanlar Ebu Talib Mahallesi olarak bilinen bölgede yaşadı.
Müslümanlar boykot süresince Mekke’deki bu bölgede bir arada yaşadı.
- Boykot, bazı Mekkelilerin çabasıyla sona erdi.
616’da başlayan boykot üç yıl sürdü ve bazı Mekkelilerin çabasıyla kaldırıldı.
- Müşrikler, İslam’ın emir ve yasaklarının kendi çıkarlarını ve düzenlerini sarstığını düşünüyordu.
6Kavram ve tarihleri açıklamalarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Kelimeleri uygun boşluklara yerleştiriniz. Bir kelime artacak.
- Hz. Hamza ve Hz. gibi önde gelen kişilerin Müslüman olması müşrikleri daha çok öfkelendirdi.
- Müşrikler iftira ve hakaretle Hz. Muhammed’i istedi.
- Boykot yıl sürdü ve bazı Mekkelilerin çabasıyla sona erdi.
- Hz. Hatice ile Ebu Talib’in vefat ettiği yılında Peygamberimiz derin bir üzüntü yaşadı.
- reisi Ebu Talib, yeğenini korumasız bırakmayacağına söz verdi.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Bir öğrenci, Peygamberimizin müşriklerin baskısına karşı kararlı durmasını “karşısındakilere sert davranmak” diye yorumluyor. Okuyalım metnine ve kitaptaki hadise dayanarak bu yorumu nasıl düzeltirsiniz?
1. ipucu: Kararlılıkla bırakılmayan şey nedir: görev mi, nezaket mi?
2. ipucu: Hadiste görevlendirilen kişiye hangi dört öğüt verilmiştir?
Cevap: Kararlılık, baskı ve tehditler karşısında görevi bırakmamaktır; sertlik değildir. Peygamberimiz Güneş ve Ay ellerine verilse bile davetten vazgeçmeyeceğini söylerken insanlara da müjdeleyerek, nefret ettirmeden, kolaylaştırarak ve zorlaştırmadan yaklaşılmasını öğütlemiştir. Yani hem kararlı hem yumuşak bir yol izlemiştir.
Kısaca
- Müslümanların çoğalması, Hz. Hamza ve Hz. Ömer gibi önde gelen kişilerin Müslüman olması ve İslam’ın emir ve yasaklarının çıkarlarını, alışılmış düzenlerini sarsması müşrikleri öfkelendirdi.
- Müşrikler önce ikna yolunu denedi; sonuç alamayınca iftira, hakaret ve eziyetle Hz. Muhammed’i itibarsızlaştırmaya, baskı ve zulümle Müslümanları inançlarından döndürmeye çalıştı.
- Mekke’nin önde gelenleri Haşimoğulları’nın reisi Ebu Talib’e iki kez heyet gönderdi: İlkinde yeğenini vazgeçirmesini ya da korumayı bırakmasını istediler, ikincisinde savaşla tehdit ettiler.
- Hz. Muhammed, Güneş ve Ay ellerine verilse bile görevini bırakmayacağını söyledi; Ebu Talib de onu hiçbir zaman terk etmeyeceğine söz verdi.
- Peygamberimiz görevlendirdiği kişilere müjdelemeyi, nefret ettirmemeyi, kolaylaştırmayı ve zorlaştırmamayı öğütlerdi; davetteki kararlılık sertlik demek değildir.
- 616’da başlayan boykotla Müslümanlarla konuşmak, evlenmek, ticaret yapmak ve onlara yardım etmek yasaklandı; Müslümanlar Ebu Talib Mahallesi’nde yaşadı, boykot üç yıl sonra bazı Mekkelilerin çabasıyla bitti.
- 620’de Hz. Hatice ile Ebu Talib vefat etti; peygamberliğin bu onuncu yılı Hüzün Yılı olarak anılır. Cömert, ahlaklı, akıllı ve merhametli Hz. Hatice, Haticetülkübra ve Tahira diye de anılır.