Son üç haftada ibadete nasıl hazırlanacağımızı, abdest, gusül, teyemmüm ve meshin hükümlerini öğrendik. Bu hafta ibadet ettiğimiz yüce Rabbimizi en güzel isimleri aracılığıyla daha yakından tanıyoruz. Haftamızda üç isim var: Cömertliği ve ikramı sonsuz olan Kerîm, her türlü eksiklikten uzak ve tertemiz olan Kuddûs ve tövbeleri çokça kabul eden Tevvâb. Bu isimlerin anlamlarını, Kur'an'da geçtiği ayetleri, hayatımıza nasıl yansıdığını öğrenecek; ardından Müslüman sanatkârların Allah'ın isimlerini hat ve tezhip sanatlarıyla nasıl güzelleştirdiğini inceleyeceğiz.
Esmâ-i Hüsnâ: Allah'ı İsimleriyle Tanımak
Esmâ, isim kelimesinin çoğuludur ve “isimler” anlamına gelir; hüsnâ ise “en güzel” demektir. Buna göre Esmâ-i Hüsnâ, Allah'ın en güzel isimleri anlamındadır. Kur'an-ı Kerîm'de “En güzel isimler Allah'ındır. O hâlde O'na o güzel isimlerle dua edin.” (A'râf suresi, 180. ayet) buyrulur. Başka bir ayette de “De ki: İster Allah deyin, ister Rahmân deyin; hangisiyle dua ederseniz edin, en güzel isimler O'nundur.” (İsrâ suresi, 110. ayet) denilerek Allah'ın isimlerinin O'na yönelmenin ve dua etmenin bir yolu olduğu bildirilir.
Peygamberimiz (s.a.v.) de “Allah'ın doksan dokuz ismi vardır. Kim onları sayıp ezberlerse cennete girer.” (Buhârî, Tevhîd; Müslim, Zikir) buyurmuştur. Hadiste geçen “sayıp ezberleme” anlamındaki ihsâ kelimesini âlimler; isimleri ezberlemek, anlamlarını kavramak ve bu anlamları hayata yansıtmak şeklinde açıklamışlardır. Âlimler ayrıca doksan dokuz sayısının Allah'ın isimlerini sınırlamadığını, en çok bilinen ve faziletli isimleri gösterdiğini belirtmişlerdir.
Allah'ın her ismi O'nun bir sıfatını, yani yüce bir özelliğini anlatır. Biz Allah'ı göremeyiz; ancak O'nu isimleri ve kâinattaki eserleri aracılığıyla tanırız. Gökteki düzende Hâlık (yaratan), sofradaki rızıkta Rezzâk (rızık veren), bize verilen sayısız nimette Kerîm isminin izlerini görürüz. Bir ismin evrendeki ve insan hayatındaki bu görünür etkisine tecelli denir. İsimleri tanıyan kişi Allah'ı daha çok sever, O'na daha güçlü bir güvenle bağlanır ve ahlakını bu isimlerin ışığında güzelleştirmeye çalışır.
| Kavram | Anlamı | Örnek |
|---|---|---|
| Esmâ | İsimler | Allah'ın isimleri |
| Hüsnâ | En güzel | En güzel isimler O'nundur. |
| Esmâ-i Hüsnâ | Allah'ın en güzel isimleri | Kerîm, Kuddûs, Tevvâb |
| Sıfat | Allah'ın yüce özelliği | Cömertlik, eksiklikten uzaklık, affedicilik |
| İhsâ | İsimleri sayıp ezberleme, anlayıp yaşama | Doksan dokuz isim hadisi |
| Tecelli | Bir ismin kâinatta ve hayatta görünen etkisi | Nimetlerde Kerîm isminin tecellisi |
Kerîm: Cömertliği ve İkramı Sonsuz Olan Allah
Kerîm ismi, Arapçada cömertlik, değer ve şeref anlamlarını taşıyan k-r-m kökünden gelir. Bu kökten Türkçeye kerem (cömertlik, lütuf), ikram (ağırlama, karşılıksız verme) ve mükerrem (değerli kılınmış) gibi kelimeler geçmiştir. Allah'ın ismi olarak Kerîm; cömertliği, iyiliği ve ikramı sonsuz olan, karşılık beklemeden veren, istenmeden de veren, kullarına değer veren ve onların kusurlarını bağışlayan demektir. Kur'an'da “Ey insan! Seni yaratan, seni şekillendirip düzenleyen, dilediği bir surette seni oluşturan cömert (Kerîm) Rabbine karşı seni ne aldattı?” (İnfitâr suresi, 6-8. ayetler) buyrulur.
Kerîm olan Allah'ın ikramı sayılamayacak kadar çoktur: Hayat, akıl, sağlık, aile, rızık, temiz su ve yol gösterici olarak gönderilen peygamberler O'nun lütfudur. Allah insanı da değerli yaratmıştır: “Andolsun biz insanoğlunu şerefli kıldık.” (İsrâ suresi, 70. ayet). İlk inen ayetlerde “Oku! Rabbin en büyük kerem sahibidir.” (Alak suresi, 3. ayet) buyrulur. Kur'an da bu ismin bir yansıması olarak “Şüphesiz o, değerli (kerîm) bir Kur'an'dır.” (Vâkıa suresi, 77. ayet) diye nitelenir; biz de bu yüzden Kur'an-ı Kerîm deriz. Hz. Süleyman da kendisine verilen nimet karşısında “Kim nankörlük ederse bilsin ki Rabbim her şeyden müstağnidir, kerîmdir.” (Neml suresi, 40. ayet) demiştir.
Peygamberimiz Allah'ın keremini şöyle anlatmıştır: “Rabbiniz hayâ sahibidir, cömerttir (kerîmdir). Kulu ellerini kendisine kaldırdığında onları boş çevirmekten hayâ eder.” (Ebû Dâvûd, Vitir; Tirmizî, Daavât). Bu hadis, Kerîm olan Allah'a umutla dua etmeyi öğretir. Bu ismi tanıyan Müslüman da cömert olmaya, misafirini güler yüzle ağırlamaya ve iyiliği karşılık beklemeden yapmaya çalışır. Peygamberimiz insanların en cömerdiydi; Ramazan'da cömertliği daha da artardı (Buhârî, Bed'ü'l-vahy). Kur'an ise yapılan iyiliğin başa kakılmasını yasaklar: “Ey iman edenler! Sadakalarınızı başa kakarak ve eziyet ederek boşa çıkarmayın.” (Bakara suresi, 264. ayet).
| Ayet veya Hadis | Kaynak | Verdiği Mesaj |
|---|---|---|
| Seni cömert (Kerîm) Rabbine karşı ne aldattı? | İnfitâr suresi, 6-8. ayetler | İnsan, kendisini yaratıp güzelleştiren Rabbinin keremini unutmamalıdır. |
| Oku! Rabbin en büyük kerem sahibidir. | Alak suresi, 3. ayet | İlim ve bilgi de Allah'ın ikramıdır. |
| Andolsun biz insanoğlunu şerefli kıldık. | İsrâ suresi, 70. ayet | Her insan değerlidir; ona saygı gösterilir. |
| Rabbim müstağnidir, kerîmdir. | Neml suresi, 40. ayet | Allah'ın kereme ihtiyacı yoktur; şükreden kendi iyiliği için şükreder. |
| Kulu ellerini kaldırdığında onları boş çevirmekten hayâ eder. | Ebû Dâvûd, Tirmizî | Kerîm olan Allah'a umutla dua edilir. |
Kuddûs: Her Türlü Eksiklikten Uzak ve Tertemiz Olan Allah
Kuddûs ismi, temizlik, arınmışlık ve eksiklikten uzak olma anlamlarını taşıyan k-d-s kökünden gelir. Allah'ın ismi olarak Kuddûs; her türlü eksiklikten, kusurdan, hatadan, yanılmaktan ve yaratılmışlara benzemekten uzak, tertemiz ve yüce olan demektir. Allah'ın bilgisinde unutma, gücünde yorulma, adaletinde haksızlık yoktur; O'nun hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Kur'an'da bu isim şöyle geçer: “O, kendisinden başka hiçbir ilah olmayan Allah'tır. O, mülkün sahibi, her türlü eksiklikten uzak (Kuddûs), esenlik veren, güven veren, gözetip koruyan, mutlak güç sahibi, dilediğini yaptıran, büyüklükte eşi olmayandır.” (Haşr suresi, 23. ayet).
Allah'ı her türlü eksiklikten uzak tutmaya tenzih, O'nu bu yücelikle anmaya da tesbih denir. “Göklerde ve yerde ne varsa hepsi, mülkün sahibi, her türlü eksiklikten uzak (Kuddûs), mutlak güç sahibi, hikmet sahibi Allah'ı tesbih eder.” (Cuma suresi, 1. ayet). “Sübhânallah” demek, Allah'ı Kuddûs olarak anmaktır. Namazda rükûda “Sübhâne rabbiye'l-azîm”, secdede “Sübhâne rabbiye'l-a'lâ” derken de Allah'ı tenzih ederiz. Peygamberimiz rükû ve secdede “Sübbûhun kuddûs, rabbü'l-melâiketi ve'r-rûh” (Meleklerin ve Ruh'un Rabbi her türlü eksiklikten uzaktır, tertemizdir) derdi (Müslim, Salât). Vitir namazından sonra da “Sübhâne'l-meliki'l-kuddûs” sözünü üç kez söylediği bildirilmiştir (Ebû Dâvûd, Vitir).
Bu kökten gelen kelimeler hayatımızda sıkça geçer: Mukaddes (kutsal, saygın), kudsî (kutsallıkla ilgili), takdis (yüceltme) ve Kudüs (mukaddes şehir). Kur'an'da Cebrail'e Rûhu'l-Kudüs denir (Nahl suresi, 102. ayet). Kuddûs ismini tanıyan Müslüman, temizliğe önem verir. Bu ünite kapsamında öğrendiğimiz abdest, gusül ve teyemmüm bedenin ve ibadetin temizliğidir; kalbin kin, haset ve kibirden, dilin yalan ve kötü sözden, kazancın haramdan arınması da aynı temizliğin parçasıdır. Peygamberimiz “Temizlik imanın yarısıdır.” (Müslim, Tahâret) buyurmuş, Kur'an da “Allah çok tövbe edenleri sever, çok temizlenenleri sever.” (Bakara suresi, 222. ayet) diye müjdelemiştir.
| Kelime | Anlamı | Kullanım Örneği |
|---|---|---|
| Kuddûs | Her türlü eksiklikten uzak, tertemiz | Haşr suresi, 23. ayet |
| Mukaddes | Kutsal, saygın, temiz | Mukaddes vadi Tuvâ (Tâhâ suresi, 12. ayet) |
| Kudsî | Kutsallıkla ilgili | Kudsî hadis: anlamı Allah'a ait hadis |
| Takdis | Yüceltmek, kutsal saymak | Allah'ı takdis eden melekler |
| Kudüs | Mukaddes şehir | Mescid-i Aksâ'nın bulunduğu şehir |
| Rûhu'l-Kudüs | Kutsal ruh; Cebrail | Nahl suresi, 102. ayet |
Tevvâb: Tövbeleri Çok Kabul Eden Allah
Tevvâb ismi, “dönmek” anlamındaki t-v-b kökünden gelir. Tövbe, kulun hatasından ve günahından vazgeçip pişmanlıkla Allah'a dönmesidir. Arapçada Tevvâb kalıbı çokluk ve süreklilik bildirir; bu yüzden Allah'ın ismi olarak Tevvâb, tövbeleri çok ve tekrar tekrar kabul eden, kullarına tövbe yolunu açan ve onları tövbeye yönelten demektir. Kur'an'da ilk insan ve ilk peygamber Hz. Âdem'in tövbesi şöyle anlatılır: “Sonra Âdem Rabbinden birtakım kelimeler aldı. Allah da onun tövbesini kabul etti. Şüphesiz O, tövbeleri çok kabul edendir (Tevvâb), çok merhamet edendir.” (Bakara suresi, 37. ayet).
Tövbenin kabul edilmesi için bazı şartlar vardır: Yapılan hatanın farkına varıp pişman olmak, o hatayı hemen bırakmak, bir daha yapmamaya kesin karar vermek ve hata başkasının hakkıyla ilgiliyse hakkı sahibine geri vermek ya da onunla helalleşmek. Kur'an “Ey iman edenler! Allah'a içtenlikle tövbe edin.” (Tahrîm suresi, 8. ayet) buyurarak samimi tövbeye, yani tövbe-i nasûha çağırır. Tövbe ertelenmemelidir; Kur'an, ölüm gelip çatınca “Şimdi tövbe ettim.” diyenin tövbesinin kabul edilmeyeceğini bildirir (Nisâ suresi, 18. ayet).
Tevvâb ismi insana ümit verir. Allah “De ki: Ey kendilerine karşı aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları bağışlar.” (Zümer suresi, 53. ayet) buyurur. Peygamberimiz de “Allah, gündüz günah işleyenin tövbe etmesi için geceleyin elini açar; gece günah işleyenin tövbe etmesi için de gündüzün elini açar.” (Müslim, Tevbe) ve “Bütün insanlar hata eder; hata edenlerin en hayırlısı tövbe edenlerdir.” (Tirmizî, Kıyâmet; İbn Mâce, Zühd) buyurmuştur. Tevvâb ismini tanıyan kişi hatasını kabul etmekten çekinmez, özür dilemeyi bilir ve kendisinden özür dileyeni affeder. Çünkü affedilmeyi umanın affedici olması gerekir.
| Tövbenin Adımı | Açıklama | Örnek |
|---|---|---|
| Pişmanlık | Hatanın farkına varıp üzülmek | Arkadaşını kırdığını anlayıp üzülmek |
| Hatayı bırakmak | Yapılan yanlışı hemen terk etmek | Kötü sözü o anda kesmek |
| Kararlılık | Bir daha yapmamaya kesin niyet etmek | Kendine söz verip dikkat etmek |
| Hakkı iade etmek | Kul hakkı varsa sahibine vermek veya helalleşmek | İzinsiz alınan eşyayı geri vermek, özür dilemek |
| Allah'a yönelmek | Samimi kalple bağışlanma dilemek | Dua edip “Estağfirullah” demek |
Üç İsmin Hayatımıza Yansıması ve İsimlerle Dua
Allah'ın isimlerini tanırken önemli bir ölçüyü unutmamalıyız: “O'nun benzeri hiçbir şey yoktur.” (Şûrâ suresi, 11. ayet). Allah'ın cömertliği, temizliği ve affediciliği sınırsız ve mutlaktır; insandaki cömertlik, temizlik ve affedicilik ise sınırlı bir yansımadır. İnsan kendi gücü ölçüsünde cömert olur, temiz yaşamaya ve affedici olmaya çalışır. Bu çaba, Allah'ın güzel isimlerine benzemek değil, O'nun sevdiği ahlakı kazanmak anlamına gelir. Peygamberimizin ahlakı bu konuda en güzel örnektir.
Üç isim günlük hayatta birbirini tamamlar. Tevvâb ismi bize hata yaptığımızda ümitsizliğe düşmeden geri dönebileceğimizi, Kuddûs ismi bedenimizi, kalbimizi ve dilimizi temiz tutmamız gerektiğini, Kerîm ismi ise iyiliği karşılık beklemeden yapmayı öğretir. Örneğin sınıfta arkadaşına kırıcı bir söz söyleyen bir öğrenci önce hatasını fark edip özür diler (Tevvâb'ın öğrettiği tövbe), içindeki öfke ve kırgınlığı temizler (Kuddûs'ün öğrettiği arınma), sonra arkadaşına bir iyilikle gönlünü alır (Kerîm'in öğrettiği ikram).
Allah'ın isimleri aynı zamanda dua kapısıdır. Kur'an'da peygamberlerin duaları çoğu zaman Allah'ın bir ismiyle biter. Hz. İbrahim ve Hz. İsmail Kâbe'yi inşa ederken “Rabbimiz! ... Tövbemizi kabul et. Şüphesiz sen tövbeleri çok kabul eden, çok merhametli olansın.” (Bakara suresi, 128. ayet) diye dua etmişlerdir. Biz de ihtiyacımıza uygun isimle dua edebiliriz: Bir nimet isterken “Yâ Kerîm, bana lütfunla ikram et.”, bir hatadan dönerken “Yâ Tevvâb, tövbemi kabul et.”, kalbimizin temizlenmesini dilerken “Yâ Kuddûs, kalbimi kötülüklerden arındır.” diyebiliriz. Böylece dua, Allah'ı tanımanın ve O'na yakınlaşmanın bir yolu olur.
| İsim | Allah İçin Anlamı | İnsana Mesajı | Günlük Hayattan Davranış |
|---|---|---|---|
| Kerîm | İkramı ve cömertliği sonsuzdur | Cömert ol, iyiliği başa kakma | Bayramda yaşlı komşuyu ziyaret edip ikramda bulunmak |
| Kuddûs | Her türlü eksiklikten uzak, tertemizdir | Bedenini, kalbini ve dilini temiz tut | Kötü söz söylememek, çevreyi temiz tutmak |
| Tevvâb | Tövbeleri çok ve tekrar tekrar kabul eder | Hatandan dön, özür dile, affet | Arkadaşından özür dilemek, özür dileyeni affetmek |
Hat ve Tezhip Sanatında Allah'ın İsimleri
Müslüman sanatkârlar, Allah'a duydukları sevgi ve saygıyı en güzel biçimde ifade etmek için O'nun isimlerini sanatla buluşturmuşlardır. Bu sanatların başında hat gelir. Hat, sözlükte “çizgi, yazı” anlamındadır; sanat terimi olarak Arap harfleriyle yapılan güzel yazı sanatıdır. Bu sanatı icra eden kişiye hattat denir. Hattat; kamıştan yontulmuş kalem, isten yapılmış mürekkep ve özel olarak hazırlanmış aharlı kâğıt kullanır. Sülüs, nesih, celî sülüs, ta'lik ve kûfî gibi farklı yazı türleri vardır. Hat öğrenen öğrenci yıllarca hocasının yanında çalışır ve ustalaştığında hocasından icazet (yazı yazma izni, diploma) alır.
Hat sanatının tarihimizde büyük ustaları vardır: Osmanlı hat geleneğinin öncüsü sayılan Şeyh Hamdullah (15-16. yüzyıl), yazısıyla örnek alınan Hâfız Osman, celî yazıda çığır açan Mustafa Râkım ve İstanbul'daki Ayasofya'nın dev yuvarlak levhalarını yazan Kazasker Mustafa İzzet Efendi bunlardan bazılarıdır. Yazıların süslenmesinde ise tezhip sanatı kullanılır. Tezhip, “altınlamak” anlamına gelir; altın ve renkli boyalarla yapılan süsleme sanatıdır. Tezhip sanatçısına müzehhip denir. Müzehhipler rûmî, hatâyî, bulut, lale ve karanfil gibi motiflerle yazının çevresini bezer; lacivert ve altın renkleri bu sanatta sıkça görülür.
Camilerin duvarlarında, kubbelerinde ve evlerimizin başköşesinde gördüğümüz esmâ levhaları bu iki sanatın birlikte ürünüdür. Levhaya hattat “Yâ Kerîm”, “Yâ Kuddûs”, “Yâ Tevvâb” gibi isimleri yazar; müzehhip de yazının etrafını altın ve çiçek motifleriyle süsler. Bu eserler hem bakan kişiye Allah'ı hatırlatır hem de güzelliği sevdirir. Peygamberimiz “Allah güzeldir, güzeli sever.” (Müslim, Îmân) buyurmuştur. Hat ve tezhip eserlerini müzelerde, tarihî camilerde ve sergilerde inceleyebilir; sınıfta Allah'ın isimlerini Latin harfleriyle özenle yazıp tezhip motifleriyle süsleyerek bir esmâ panosu hazırlayabiliriz.
| Sanat | Tanımı | Sanatçısı | Kullanılan Malzeme |
|---|---|---|---|
| Hat | Arap harfleriyle yapılan güzel yazı sanatı | Hattat | Kamış kalem, is mürekkebi, aharlı kâğıt |
| Tezhip | Altın ve boyalarla yapılan süsleme sanatı | Müzehhip | Altın, toprak boyalar, ince fırça |
| Ebru | Su yüzeyindeki boyaların kâğıda aktarılması | Ebrucu | Kitreli su, toprak boyalar, at kılı fırça |
| Esmâ levhası | Allah'ın isimlerinin yazılıp süslendiği pano | Hattat ve müzehhip birlikte | Kâğıt veya ahşap, çerçeve |
Örnekler
Örnek 1Ahmet, matematik dersinde zorlanan sıra arkadaşına teneffüslerde konu anlattı. Bir hafta sonra arkadaşına “Ben sana bu kadar yardım ettim, şimdi sen de bana kantinde bir şey ısmarlamalısın.” dedi. Ahmet'in davranışını Kerîm ismi açısından değerlendiriniz.
Cevabı göster
1. adım: Kerîm ismi, cömertliği ve ikramı sonsuz olan, karşılık beklemeden veren anlamına gelir. 2. adım: Bu ismi tanıyan Müslüman, iyiliği Allah rızası için yapar; yaptığı iyiliği başa kakmaz ve karşılık istemez. Bakara suresinin 264. ayetinde sadakaların başa kakılarak boşa çıkarılmaması emredilir. 3. adım: Ahmet'in yardımı güzel bir davranıştır; ancak karşılık istemesi ve iyiliğini hatırlatması iyiliğin değerini azaltmıştır. Sonuç: Ahmet, Kerîm isminin mesajına uygun davranmak için yardımını karşılık beklemeden sürdürmeli, arkadaşını mahcup edecek sözlerden kaçınmalıdır.
Örnek 2Zeynep, annesinin uyarısına rağmen tabletle oyun oynamış, sorulduğunda da “Ders çalışıyordum.” diye yalan söylemiştir. Gece yatağında yaptığından pişman olan Zeynep, Tevvâb ismini düşünerek ne yapmalıdır?
Cevabı göster
1. adım: Tevvâb, tövbeleri çok kabul eden demektir; Zeynep'in pişmanlığı tövbenin ilk adımıdır. 2. adım: Tövbenin diğer şartları; yalanı bırakmak, bir daha yalan söylememeye kesin karar vermek ve hata başkasını ilgilendiriyorsa o kişiden özür dilemektir. 3. adım: Zeynep annesini kandırdığı için hata annesinin hakkıyla da ilgilidir. Sonuç: Zeynep Allah'tan bağışlanma dilemeli, ertesi gün annesine doğruyu söyleyip özür dilemeli ve bir daha yalan söylememeye kararlı olmalıdır. Zümer suresinin 53. ayeti, Allah'ın rahmetinden ümit kesilmemesi gerektiğini bildirir.
Örnek 3Namazda rükû ve secdede söylenen tesbihler ile Peygamberimizin rükû ve secdede söylediği “Sübbûhun kuddûs” ifadesinin Kuddûs ismiyle ilişkisini açıklayınız.
Cevabı göster
1. adım: Kuddûs, her türlü eksiklikten, kusurdan ve yaratılmışlara benzemekten uzak, tertemiz olan demektir. 2. adım: Allah'ı eksikliklerden uzak tutmaya tenzih, bu inançla O'nu anmaya tesbih denir. Rükûdaki “Sübhâne rabbiye'l-azîm” ve secdedeki “Sübhâne rabbiye'l-a'lâ” ifadeleri Allah'ı tenzih eder. 3. adım: Peygamberimizin söylediği “Sübbûhun kuddûs, rabbü'l-melâiketi ve'r-rûh” sözü, Kuddûs ismini doğrudan anarak meleklerin ve Ruh'un Rabbinin her türlü eksiklikten uzak olduğunu ifade eder (Müslim, Salât). Sonuç: Namazdaki tesbihler, Kuddûs olan Allah'ı her türlü eksiklikten uzak bilmenin ibadetteki dile gelişidir.
Örnek 4Aşağıdaki ayet bölümlerinde hangi isim geçmektedir? (a) “Allah da onun tövbesini kabul etti. Şüphesiz O, tövbeleri çok kabul edendir.” (b) “Seni cömert Rabbine karşı ne aldattı?” (c) “O, mülkün sahibi, her türlü eksiklikten uzak olandır.” Ayetlerin hangi surelerde olduğunu da belirtiniz.
Cevabı göster
1. adım: (a) bölümünde tövbenin kabulünden söz edilir; bu, Hz. Âdem'in tövbesini anlatan Bakara suresi, 37. ayettir ve geçen isim Tevvâb'dır. 2. adım: (b) bölümünde Allah “cömert Rab” olarak nitelenir; bu, İnfitâr suresi, 6. ayettir ve geçen isim Kerîm'dir. 3. adım: (c) bölümünde Allah'ın eksikliklerden uzaklığı vurgulanır; bu, Haşr suresi, 23. ayettir ve geçen isim Kuddûs'tür. Sonuç: a-Tevvâb (Bakara 37), b-Kerîm (İnfitâr 6), c-Kuddûs (Haşr 23).
Örnek 5Okul müzesine bağışlanan bir esmâ levhasında ortada güzel bir yazıyla “Yâ Kuddûs” yazmakta, etrafı ise altın renkli lale ve rûmî motifleriyle süslenmiştir. Bu levhanın yapımında hangi sanatlar kullanılmıştır? Her bölümü hangi sanatçı yapmıştır?
Cevabı göster
1. adım: Levhanın ortasındaki güzel yazı hat sanatının ürünüdür; bu yazıyı kamış kalem ve mürekkeple yazan sanatçıya hattat denir. 2. adım: Yazının etrafındaki altın renkli lale ve rûmî motifleri tezhip sanatının ürünüdür; bu süslemeyi yapan sanatçıya müzehhip denir. 3. adım: Esmâ levhaları genellikle bu iki sanatçının birlikte çalışmasıyla ortaya çıkar. Sonuç: Levhada hat ve tezhip sanatları kullanılmıştır; yazıyı hattat, süslemeyi müzehhip yapmıştır. Levhadaki Kuddûs ismi, Allah'ın her türlü eksiklikten uzak ve tertemiz olduğunu hatırlatır.
Örnek 6Mert, arkadaşlarına “Ben aynı hatayı defalarca yaptım, tövbe ettim ama yine yaptım. Artık Allah beni affetmez.” diyor. Mert'e Tevvâb ismi ve ilgili ayet-hadislerle nasıl bir cevap verilebilir?
Cevabı göster
1. adım: Tevvâb ismi, tövbeleri yalnız bir kez değil, çok ve tekrar tekrar kabul eden anlamına gelir. 2. adım: Zümer suresinin 53. ayetinde “Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları bağışlar.” buyrulur. Peygamberimiz de Allah'ın gece ve gündüz tövbe edenlere elini açtığını bildirmiştir (Müslim, Tevbe). 3. adım: Ancak tövbe samimi olmalıdır: Kişi pişman olmalı, hatayı bırakmalı ve bir daha yapmamaya içtenlikle karar vermelidir. Sonuç: Mert ümitsizliğe düşmemeli; her hatasından sonra samimi bir tövbeyle Allah'a dönmeli, hatayı tekrar etmemek için kendisini yanlışa sürükleyen ortamlardan uzak durmalıdır.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Aşağıdakilerden hangisi “tövbeleri çok ve tekrar tekrar kabul eden” anlamına gelen Allah'ın ismidir?
Tevvâb, “dönmek” anlamındaki kökten gelir ve tövbeleri çokça kabul eden demektir. Kerîm cömertliği sonsuz olan, Kuddûs eksikliklerden uzak olan, Hâlık ise yaratan anlamındadır.
2“O, mülkün sahibi, her türlü eksiklikten uzak, esenlik veren, güven verendir.” anlamındaki Haşr suresinin 23. ayetinde geçen ve Allah'ın her türlü kusurdan uzak olduğunu bildiren isim hangisidir?
Haşr suresinin 23. ayetinde geçen Kuddûs ismi, Allah'ın her türlü eksiklikten, kusurdan ve yaratılmışlara benzemekten uzak, tertemiz olduğunu bildirir.
3Kerîm ismini tanıyan bir öğrencinin aşağıdaki davranışlardan hangisini yapması beklenir?
Kerîm, karşılık beklemeden veren ve ikramı sonsuz olan demektir. Bu ismi tanıyan kişi iyiliği başa kakmadan ve karşılık beklemeden yapar.
4Allah'ın isimlerinin altın ve renkli motiflerle süslenerek levha hâline getirilmesinde kullanılan süsleme sanatı ve bu sanatın ustası aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
Altın ve boyalarla yapılan süsleme sanatı tezhiptir; ustasına müzehhip denir. Hat güzel yazı sanatıdır ve ustası hattattır; ebru ise su üzerindeki boyaların kâğıda aktarılmasıdır.
5Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.
- Esmâ-i Hüsnâ, “Allah'ın en güzel isimleri” anlamına gelir.
Esmâ “isimler”, hüsnâ “en güzel” demektir; A'râf suresinin 180. ayetinde en güzel isimlerin Allah'a ait olduğu bildirilir.
- Tevvâb ismi, Allah'ın bir kulun tövbesini yalnız bir kez kabul ettiğini gösterir.
Tevvâb kalıbı çokluk ve süreklilik bildirir; Allah samimi tövbeleri tekrar tekrar kabul eder.
- Kuddûs ismi Haşr suresinin 23. ayetinde ve Cuma suresinin 1. ayetinde geçer.
Her iki ayette de Allah'ın her türlü eksiklikten uzak olduğu Kuddûs ismiyle bildirilir.
- Kerîm ismini tanıyan kişi, yaptığı iyiliği hatırlatarak karşılık bekler.
Kerîm ismi karşılıksız iyiliği öğretir; Bakara suresinin 264. ayetinde iyiliklerin başa kakılarak boşa çıkarılmaması emredilir.
- Kul hakkıyla ilgili bir hatada tövbenin tamamlanması için hakkın sahibine verilmesi veya helalleşilmesi gerekir.
Pişmanlık, hatayı bırakma ve kararlılığın yanında kul hakkı varsa hak sahibine iade edilmesi tövbenin şartlarındandır.
- Esmâ-i Hüsnâ, “Allah'ın en güzel isimleri” anlamına gelir.
6Aşağıdaki kavramları doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- A'râf suresinde “En güzel isimler Allah'ındır. O hâlde O'na o güzel isimlerle edin.” buyrulur.
- Tövbe kelimesi sözlükte anlamına gelir.
- Kuddûs ismiyle aynı kökten gelen kelimesi “kutsal, saygın” anlamındadır.
- Kerîm ismini tanıyan kişi iyiliği beklemeden yapar.
- Allah'ın isimlerini kamış kalemle güzel yazıyla yazan sanatçıya denir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Elif, sınıfının esmâ panosu için Kerîm, Kuddûs ve Tevvâb isimlerine birer kart hazırlayacaktır. Her kartta (1) ismin anlamı, (2) ismin geçtiği bir ayet ve sure-ayet numarası, (3) bu ismin öğrenciye mesajını gösteren bir günlük hayat davranışı ve (4) kartın geleneksel sanatlarla nasıl süsleneceği yer alacaktır. Elif'in hazırlayacağı üç kartın içeriğini yazınız.
1. ipucu: 1. adım: Her ismin kökünü ve anlamını hatırlayınız: k-r-m cömertlik, k-d-s temizlik ve eksiklikten uzaklık, t-v-b dönmek.
2. ipucu: 2. adım: İsimlerin geçtiği ayetleri eşleştiriniz: İnfitâr 6, Haşr 23 veya Cuma 1, Bakara 37 veya Nasr 3.
3. ipucu: 3. adım: Her ismin mesajına uygun bir davranış seçiniz; ardından yazının hat, süslemenin tezhip sanatına ait olduğunu düşünerek süsleme önerisi yapınız.
Cevap: Kerîm kartı: (1) Cömertliği, iyiliği ve ikramı sonsuz olan, karşılık beklemeden veren. (2) “Ey insan! Seni cömert (Kerîm) Rabbine karşı ne aldattı?” (İnfitâr suresi, 6. ayet). (3) Ders malzemesi olmayan bir arkadaşına karşılık beklemeden ve başa kakmadan yardım etmek. (4) İsim kartın ortasına özenle yazılır, kenarları yeşil ve altın renkli lale motifleriyle süslenir. Kuddûs kartı: (1) Her türlü eksiklikten, kusurdan ve yaratılmışlara benzemekten uzak, tertemiz olan. (2) “O, mülkün sahibi, her türlü eksiklikten uzak (Kuddûs) olandır.” (Haşr suresi, 23. ayet). (3) Kötü söz söylememek, sınıfı ve çevreyi temiz tutmak, namazda tesbihleri anlamını bilerek okumak. (4) Lacivert zemin üzerine yazı, çevresine altın renkli rûmî motifleri. Tevvâb kartı: (1) Tövbeleri çok ve tekrar tekrar kabul eden, kullarına tövbe yolunu açan. (2) “Allah da onun tövbesini kabul etti. Şüphesiz O, tövbeleri çok kabul edendir, çok merhamet edendir.” (Bakara suresi, 37. ayet). (3) Kırdığı bir arkadaşından özür dilemek, kendisinden özür dileyeni affetmek. (4) Ortada isim, köşelerde hatâyî çiçekleri ve bulut motifleri. Sonuç: Kartlardaki yazı bölümü hat sanatının, süslemeler ise tezhip sanatının sınıf düzeyindeki uygulamasıdır. Üç kart birlikte Allah'ın cömertliğini, eksiklikten uzaklığını ve affediciliğini; öğrenciye de cömertlik, temizlik ve tövbe ahlakını hatırlatır.
Kısaca
- Esmâ-i Hüsnâ: “En güzel isimler” demektir; Kur'an'da “En güzel isimler Allah'ındır. O hâlde O'na o güzel isimlerle dua edin.” buyrulur (A'râf suresi, 180. ayet).
- Kerîm: Cömertliği, iyiliği ve ikramı sonsuz olan, karşılık beklemeden veren, kullarına değer veren ve onları affeden demektir; bu ismi tanıyan kişi iyiliği başa kakmadan ve karşılık beklemeden yapar.
- Kuddûs: Her türlü eksiklikten, kusurdan ve yaratılmışlara benzemekten uzak, tertemiz ve yüce olan demektir; Haşr suresinin 23. ayetinde ve Cuma suresinin 1. ayetinde geçer.
- Tevvâb: Tövbeleri çok ve tekrar tekrar kabul eden, kullarına tövbe yolunu açan demektir; Hz. Âdem'in tövbesinin kabul edildiğini bildiren Bakara suresinin 37. ayetinde geçer.
- Hayata yansıma: Allah'ın isimleri sınırsızdır, insandaki yansımaları ise sınırlıdır; Kerîm'i tanıyan cömert, Kuddûs'ü tanıyan temiz, Tevvâb'ı tanıyan tövbekâr ve affedici olmaya çalışır.
- Hat ve tezhip: Hattatlar Allah'ın isimlerini güzel yazıyla yazmış, müzehhipler bu yazıları altın ve renkli motiflerle süslemiştir; camilerdeki ve evlerdeki esmâ levhaları bu sanatların ürünüdür.