Toplumsal hayatın huzurlu, güvenli ve adil bir şekilde devam etmesi, her bireyin üzerine düşen ahlaki sorumlulukları yerine getirmesine bağlıdır. Geçen hafta bireysel kul hakkı ve adalet ilkelerini ele almıştık. Bu dersimizde ise toplumun tamamını ilgilendiren kamu haklarını, ortak yaşam alanlarının korunmasını, çevre ahlakını ve emanet bilincini inceliyoruz.
Kamu Hakları ve Ortak Yaşam Alanlarını Koruma
Devlete, belediyelere ve vakıflara ait olan okullar, hastaneler, parklar, kütüphaneler, toplu taşıma araçları, yollar ve devlet hazinesi (beytülmal) milletin ortak malıdır. Bu değerler üzerinde toplumda yaşayan her bireyin, hatta henüz doğmamış gelecek nesillerin hakkı vardır.
Okul sıralarını çizmek, sokak lambalarına zarar vermek, vergi kaçırmak, kamu kaynaklarını israf etmek veya görevlendirmelerde iltimas (torpil/kayırmacılık) yapmak milyonlarca insanın kul hakkını ihlal etmektir. Âl-i İmrân Suresi 161. ayette kamu malına ihanet edenlerin (gulûl) kıyamet günü ihanet ettikleri şeyin günahıyla geleceği bildirilmiştir.
Ortak yaşam alanlarında trafik kurallarına uymak, kaldırımları işgal etmemek ve Hz. Peygamber'in 'İmanın şubelerinden biri' olarak nitelendirdiği 'insanlara eziyet veren şeyleri yoldan kaldırmak' (imâtetu'l-ezâ) toplumsal ahlakın gereğidir.
İslam'da Çevre Ahlakı ve Doğal Dengenin Korunması
Yüce Allah evreni kusursuz bir ölçü ve denge (mîzân) içinde yaratmış; yeryüzünü, suları, ormanları ve hayvanları insana birer emanet olarak vermiştir. Rûm Suresi 41. ayette 'İnsanların kendi elleriyle yapıp ettikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu' buyrularak çevre kirliliğine karşı insanlık uyarılmıştır.
Hz. Muhammed (s.a.v.), 'Kıyametin kopacağını bilseniz bile elinizdeki fidanı dikiniz' buyurarak yeşili ve doğayı korumayı teşvik etmiş; dikilen bir ağaçtan insanların, kuşların ve hayvanların yediği her lokmanın diken kişi için sadaka olacağını müjdelemiştir.
Ayrıca Peygamberimiz 'Akan bir nehrin kenarında abdest alıyor olsanız bile suyu israf etmeyiniz' hadisiyle doğal kaynakların ve suyun tasarruflu kullanılmasını emretmiş; hayvanlara eziyet edilmesini ve gereksiz yere ağaç kesilmesini yasaklamıştır.
Emanet Bilinci, Liyakat ve Toplumsal Dayanışma
Korunması için bir kimseye bırakılan maddi ve manevi her türlü değere emanet denir. İnsanın canı, sağlığı, ailesi, mesleği, devlet görevleri ve sırları birer emanettir. Nisâ Suresi 58. ayette 'Allah size emanetleri ehli olanlara (liyakat sahiplerine) vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emreder' buyrulmuştur.
Bir görevin o işi en iyi yapabilecek bilgi, yetenek ve ahlaka sahip kişiye verilmesine liyakat (ehliyet); verilen sözlerin ve yapılan anlaşmaların eksiksiz yerine getirilmesine ise ahde vefa denir.
Mâide Suresi 2. ayetteki 'İyilik ve takva (Allah'a karşı sorumluluk bilinci) üzere yardımlaşın; günah ve düşmanlık üzere yardımlaşmayın' emri doğrultusunda Müslümanlar tarih boyunca okul, çeşme, hastane ve aşevleri gibi sadaka-i câriye (kesintisiz sevap kazandıran hayır) eserleri ve vakıflar kurmuşlardır.
Örnekler
Örnek 1Kamu hakkı (beytülmal) ne demektir ve günlük hayatta kamu hakkına riayet etmeye iki örnek veriniz?
Cevabı göster
Devlete ve topluma ait olan ortak mallar üzerindeki tüm vatandaşların hakkıdır. Okul eşyalarını temiz kullanmak ve vergileri zamanında ödemek kamu hakkına riayettir.
Örnek 2Nisâ Suresi 58. ayette geçen 'Emanetleri ehli olanlara veriniz' emri toplumsal hayatta hangi ilkeyi ifade eder?
Cevabı göster
Görev ve makamların torpil veya yakınlığa göre değil, işi en iyi yapabilecek bilgi ve ahlaka sahip kişilere verilmesini, yani 'liyakat' ilkesini ifade eder.
Örnek 3Hz. Peygamber'in çevre ve doğa sevgisini gösteren iki hadis-i şerifini açıklayınız.
Cevabı göster
'Kıyametin kopacağını bilseniz bile elinizdeki fidanı dikiniz' hadisiyle ağaçlandırmayı, 'Akan nehrin kenarında abdest alsanız bile suyu israf etmeyiniz' hadisiyle de su tasarrufunu emretmiştir.
Örnek 4'Sadaka-i câriye' nedir ve İslam medeniyetinde hangi kurumlarla yaşatılmıştır?
Cevabı göster
Kişi öldükten sonra da insanlara fayda sağlamaya ve sahibine sevap kazandırmaya devam eden kalıcı hayırlardır (okul, çeşme, hastane, köprü); vakıf kurumlarıyla yaşatılmıştır.
Örnek 5Mâide Suresi 2. ayete göre yardımlaşmanın sınırı ve ölçüsü nedir?
Cevabı göster
Yardımlaşma iyilik (birr) ve Allah'a karşı sorumluluk bilinci (takva) olan işlerde yapılmalı; günah, haksızlık ve düşmanlık içeren işlerde ise yardımlaşılmamalıdır.
Örnek 6Ortak yaşam alanlarında trafik kurallarını ihlal etmek neden kul ve kamu hakkına girmektir?
Cevabı göster
Trafik kurallarını çiğnemek yolu kullanan diğer bütün insanların can ve mal güvenliğini tehlikeye attığı ve ortak düzeni bozduğu için doğrudan kamu hakkı ihlalidir.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Nisâ Suresi 58. ayette vurgulanan 'görev ve sorumlulukların, o işi en iyi yapabilecek bilgi ve yeteneğe sahip kişilere verilmesi' ilkesine ne ad verilir?
Görevlerin yani emanetlerin işin ehli ve layık olan kişilere verilmesine liyakat (ehliyet) denir.
2İnsanın vefatından sonra da amel defterinin kapanmamasını sağlayan okul, çeşme, hastane ve ağaç dikme gibi kalıcı hayır işlerine ne ad verilir?
Kesintisiz devam eden ve öldükten sonra da sevap kazandıran kalıcı hayırlara sadaka-i câriye denir.
3'Akan bir nehrin kenarında abdest alıyor olsanız bile suyu ölçülü kullanınız.' hadis-i şerifi aşağıdaki ahlaki sorumluluklardan hangisiyle doğrudan ilgilidir?
Nehir kenarında dahi suyun gereksiz harcanmaması doğal kaynak tasarrufu ve israf yasağıyla ilgilidir.
4Aşağıdaki davranışlardan hangisi topluma karşı ahlaki sorumluluklarımıza ve kamu hakkına uygun bir davranıştır?
Ortak kullanım alanlarını temiz tutmak ve korumak kamu hakkına saygının gereğidir.
5Aşağıdaki ifadelerin doğru (D) ya da yanlış (Y) olduğunu belirleyiniz.
- Okul sıraları, sokak lambaları ve parklar tüm toplumun ortak hakkı olan kamu mallarıdır.
Kamu mallarında her vatandaşın hakkı vardır.
- Rûm Suresi 41. ayette karada ve denizde doğal dengenin bozulmasının insan eliyle olduğu bildirilir.
Çevre kirliliği ve ekolojik bozulmada insanın sorumluluğuna dikkat çekilir.
- Yakın bir arkadaşımız yanlış ve haksız bir iş yaparken ona destek olmak yardımlaşma ahlakına uygundur.
Mâide Suresi 2. ayette günah ve düşmanlık üzerine yardımlaşmak yasaklanmıştır.
- Hz. Peygamber yoldaki insanlara eziyet veren taş ve diken gibi engelleri kaldırmayı imanın bir şubesi saymıştır.
Ortak yolları güvenli tutmak İslam ahlakındandır.
- Sözünde durmamak ve emanete hıyanet etmek müminin övülen özellikleri arasındadır.
Sözden dönmek ve emanete ihanet etmek münafıklık alameti olarak kınanmıştır.
- Okul sıraları, sokak lambaları ve parklar tüm toplumun ortak hakkı olan kamu mallarıdır.
6Ahlaki kavramları tanımlarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Mâide Suresi 2. ayette 'İyilik ve üzere yardımlaşın, günah ve düşmanlık üzere yardımlaşmayın' buyrulur.
- Kamu görevlendirmelerinde hak etmeyen bir kimseyi haksız yere kayırmaya (torpil) denir.
- Peygamberimiz 'Kıyametin kopacağını bilseniz bile elinizdeki dikiniz' buyurarak çevre bilincini aşılamıştır.
- Yüce Allah evreni kusursuz bir ölçü ve doğal denge yani içerisinde yaratmıştır.
- Devlet hazinesine ve kamuya ait mallardan haksız kazanç sağlamaya İslam hukukunda adı verilir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Bireysel kul hakkı ile kamu hakkı arasındaki farkı ve çevreye karşı sorumluluklarımızın kamu hakkıyla ilişkisini açıklayınız.
1. ipucu: Bireysel kul hakkında muhatabın tek bir kişi, kamu hakkında ise toplumun tamamı olduğunu belirtin.
2. ipucu: Kamu malına veya ortak alanlara zarar verildiğinde milyonlarca insanla helalleşmenin imkânsızlığını vurgulayın.
3. ipucu: Doğayı, suları ve ormanları kirletmenin de yaşayan tüm canlıların ve gelecek nesillerin ortak hakkını ihlal etmek olduğunu açıklayın.
Cevap: Bireysel kul hakkında belirli bir kişiyle helalleşmek mümkünken, kamu hakkında toplumun tamamının hakkı bulunduğu için helalleşmek çok zordur. Doğal çevre, su kaynakları ve ormanlar da tüm insanlığın ve gelecek kuşakların ortak emaneti olduğundan, çevreyi kirletmek ve kaynakları israf etmek doğrudan kamu hakkı ihlalidir.
Kısaca
- Kamu Hakkı (Beytülmal): Okul, park, hastane ve devlet hazinesi gibi ortak değerlerde tüm vatandaşların hakkı vardır.
- Emanet ve Liyakat: Nisâ Suresi 58. ayet gereği görev ve emanetler torpille değil, işin ehli (liyakatli) kimselere verilmelidir.
- Çevre Ahlakı: Doğa insana emanettir; fidan dikmek, hayvanlara merhamet etmek ve su israfından kaçınmak dinî görevdir.
- Ahde Vefa ve Dayanışma: Verilen sözleri tutmak ve iyilik-takva üzere yardımlaşmak toplumsal güveni korur.
- Sadaka-i Câriye: Topluma kalıcı fayda sağlayan vakıf eserleri, ilim ve dikilen ağaçlar kesintisiz sevap kazandırır.