İçeriğe geç

5. sınıf · İngilizce · 3. hafta (28 Eylül-2 Ekim 2026)

Revision 2: Jobs, Neighbourhood Places, the Seaside and Food

Revision teması · Konu özeti

EtkinliklerÇalışma kâğıdı
Bu hafta

Geçen hafta Revision 1 ile okul derslerini, saatleri, görünüş ve kişilik özelliklerini, geçmişteki durum ve becerileri hatırladık. Bu hafta Revision 2 ile tekrarı tamamlıyoruz: aile üyelerinin mesleklerini ve alışkanlıklarını, mahalledeki hizmet yerlerini, deniz kenarında yaptıklarımızı ve deniz canlılarını, öneri ve yasak cümlelerini, sağlıklı ve sağlıksız yiyecekleri İngilizce söyleyeceğiz. Gelecek hafta ilk temamız School Life başlıyor; bu tekrar, oradaki yeni konular için zemin hazırlıyor.

Family members' jobs and habits

Aile üyelerinin mesleklerini sormak için “What does your mother do?” ya da “What is your father's job?” deriz. Cevapta meslek adından önce a ya da an gelir: “My mother is a teacher.” “My uncle is an engineer.” Mesleğin yapıldığı yeri at ile söyleriz: “She works at a school.” “He works at a hospital.”

Hatırlayacağımız meslekler: a teacher (öğretmen), a doctor (doktor), a nurse (hemşire), a dentist (diş hekimi), a police officer (polis), a farmer (çiftçi), a cook (aşçı), a singer (şarkıcı), a pilot (pilot), a vet (veteriner), a firefighter (itfaiyeci), an engineer (mühendis). Ne yaptıklarını geniş zamanla (Simple Present) anlatırız: “A dentist checks our teeth.” “A farmer grows vegetables.” “My aunt sings songs at concerts.”

Aile üyelerinin alışkanlıklarını da geniş zamanla söyleriz; he ve she ile fiil -s alır: “My dad gets up at six o'clock.” “My grandmother drinks tea every afternoon.” Bir işi ne sıklıkla yaptıklarını every day (her gün), once a week (haftada bir kez), twice a week (haftada iki kez) ile belirtiriz: “My mum goes to the market once a week.”

JobTürkçesiWorkplace
a teacheröğretmenat a school
a doctordoktorat a hospital
a police officerpolisat a police station
a farmerçiftçion a farm
a cookaşçıat a restaurant

Places for services in the neighbourhood

Mahallemizdeki hizmet yerleri: a bakery (fırın), a chemist's (eczane), a greengrocer's (manav), a butcher's (kasap), a post office (postane), a bank (banka), a hospital (hastane), a museum (müze), a library (kütüphane), a park (park), a bus stop (otobüs durağı), a hairdresser's (kuaför). Bazı dükkân adlarının sonundaki 's, dükkânın sahibini anlatır: the greengrocer's, manavın dükkânı demektir.

Bir yerin ne için olduğunu kısa cümlelerle söyleriz: “We buy bread at the bakery.” “We buy medicine at the chemist's.” “We send letters at the post office.” “We see old things at the museum.” “We borrow books from the library.”

Yerin nerede olduğunu there is ve yer edatlarıyla anlatırız: “There is a bakery next to the bank.” “The chemist's is opposite the hospital.” “The park is between the school and the library.” Sorarken “Where is the post office?” deriz; cevap: “It is near the bus stop.”

PlaceTürkçesiWhat do we do there?
a bakeryfırınbuy bread
a chemist'seczanebuy medicine
a greengrocer'smanavbuy fruit and vegetables
a post officepostanesend letters
a museummüzesee old things

A day at the seaside

Deniz kenarı sözcükleri: the beach (plaj), the sea (deniz), sand (kum), a shell (deniz kabuğu), a rock (kaya), a wave (dalga), a sandcastle (kumdan kale). Deniz canlıları: a crab (yengeç), a sea turtle (deniz kaplumbağası), a dolphin (yunus), a starfish (deniz yıldızı), an octopus (ahtapot), a jellyfish (denizanası), a seagull (martı), a seal (fok).

Deniz kenarında geçen bir günü anlatırken Simple Past kullanırız, çünkü iş bitmiştir. Düzensiz fiiller: go → went, see → saw, swim → swam, buy → bought, eat → ate, have → had, take → took. Düzenli fiiller -ed alır: collect → collected, walk → walked, clean → cleaned. “We went to the beach on Sunday. We swam in the sea and collected shells. I saw a crab on the rocks.”

Olayları sıraya koymak için first (önce), then (sonra), after that (ondan sonra), in the evening (akşam) deriz. Canlıları karşılaştırırken the biggest (en büyük) ve the smallest (en küçük) kullanırız: “The dolphin is the biggest animal in the picture. The crab is the smallest.”

VerbPastExample
gowentWe went diving.
seesawI saw a sea turtle.
swimswamWe swam in the sea.
buyboughtWe bought ice cream.
eatateWe ate grilled fish.
collectcollectedWe collected shells.

Advice and rules: should, must and mustn't

Öneri vermek için should (-malı, -meli), yapılmaması gereken bir şey için shouldn't kullanırız: “You should wear a hat on the beach.” “You shouldn't stay in the sun at noon.” Should sözcüğünden sonra fiilin yalın hâli gelir: should wear, should drink.

Zorunluluğu must, yasağı mustn't anlatır: “We must keep the beach clean.” “You mustn't swim when there is a red flag.” Yasak, öneriden daha güçlüdür; mustn't “sakın yapma, yasak” demektir. Plajdaki ve müzedeki levhalar çoğu zaman mustn't ile söylenir: “You mustn't touch the sea turtles.”

Günlük kalıp sözleri de hatırlayalım: bir sorun duyunca “Don't worry! I'll help you.”, bir başarıyı kutlarken “That's great! Well done!”, izin isteyen birine “Go ahead!”, güzel bir şey görünce “Amazing! It's so beautiful!” deriz.

WordAnlamıExample
shouldöneriYou should drink water on hot days.
shouldn'tolumsuz öneriYou shouldn't eat too many sweets.
mustzorunlulukWe must keep the sea clean.
mustn'tyasakYou mustn't throw rubbish into the sea.

Healthy and unhealthy food

Sağlıklı yiyecekler (healthy food): fruit (meyve), vegetables (sebze), broccoli (brokoli), fish (balık), eggs (yumurta), milk (süt), yoghurt (yoğurt), nuts (kuruyemiş), water (su). Sağlıksız yiyecekler (unhealthy food): chips (patates kızartması), crisps (cips), sweets (şekerleme), chocolate (çikolata), fizzy drinks (gazlı içecekler), burgers (hamburger).

Sağlıklı beslenme için öneriyi should ve shouldn't ile veririz: “You should eat fruit every day.” “You shouldn't drink fizzy drinks.” Sevdiğimiz yiyecekleri like, sevmediklerimizi don't like ile söyleriz: “I like grapes but I don't like broccoli.”

Öğün adlarını da hatırlayalım: breakfast (kahvaltı), lunch (öğle yemeği), dinner (akşam yemeği). Öğünde ne yediğimizi have ile anlatırız: “I have eggs and cheese for breakfast.” Geçmişte ise had kullanırız: “We had grilled fish for dinner.”

Healthy foodUnhealthy food
broccoli, carrotschips, crisps
fish, eggsburgers
milk, yoghurtfizzy drinks
apples, grapessweets, chocolate

Reading: a postcard from the seaside

Bu haftanın konularını bir kartpostalda bir arada görelim. Read the postcard: “Dear Ece, I am at the seaside with my family. Yesterday we went diving and saw a sea turtle. It was amazing! My dad is a cook, so he cooked grilled fish for dinner. This morning we bought fresh bread at the bakery near the beach. You should come here next summer, but you mustn't forget your hat! Love, Deniz”

Questions: 1) Who is Deniz with? 2) What did they see yesterday? 3) What is Deniz's dad's job? 4) Where did they buy bread? Cevaplar: 1) She is with her family. 2) They saw a sea turtle. 3) He is a cook. 4) At the bakery near the beach.

Okurken önce soruyu okuyup anahtar sözcüğü belirleriz (yesterday, dad, bread); sonra bu sözcüğü metinde bulup o cümleyi dikkatle okuruz. Simple Past cümleleri (went, saw, cooked, bought) olayın bittiğini, should ve mustn't ise öneri ve yasağı gösterir.

Örnekler

  1. Örnek 1Boşlukları doldurunuz: “My aunt is ___ nurse. She works ___ a hospital.”

    Cevabı göster

    My aunt is a nurse. She works at a hospital. Meslek adından önce a (nurse ünsüz sesle başlar), iş yerinden önce at gelir.

  2. Örnek 2Ekmek, ilaç ve meyve almak için mahallede hangi yerlere gidersiniz? Her biri için İngilizce bir cümle kurunuz.

    Cevabı göster

    We buy bread at the bakery. We buy medicine at the chemist's. We buy fruit at the greengrocer's. Yer adından önce at the kullanılır; chemist's ve greengrocer's sonundaki 's dükkânın sahibini gösterir.

  3. Örnek 3Parantezdeki fiilleri Simple Past ile yazınız: We ___ (go) to the beach. I ___ (see) a crab. We ___ (collect) shells.

    Cevabı göster

    We went to the beach. I saw a crab. We collected shells. Go ve see düzensizdir (went, saw); collect düzenlidir ve -ed alır (collected).

  4. Örnek 4Plajda kırmızı bayrak var; arkadaşınız denize girmek istiyor. Ona İngilizce bir uyarı yazınız. Should mu, mustn't mı kullanmalısınız?

    Cevabı göster

    You mustn't swim when there is a red flag. Kırmızı bayrak bir yasak bildirir; öneri (should) yeterli değildir, yasak için mustn't kullanılır.

  5. Örnek 5Bir öğrenci “You should eat chips every day.” diyor. Bu öneriyi değerlendirip düzeltiniz.

    Cevabı göster

    Öneri yanlıştır, çünkü chips sağlıksız (unhealthy) bir yiyecektir. Doğrusu: “You shouldn't eat chips every day. You should eat vegetables and fruit.” shouldn't olumsuz öneri, should olumlu öneri verir.

  6. Örnek 6Ailenizden birinin mesleğini, iş yerini ve bir alışkanlığını anlatan üç İngilizce cümle yazınız.

    Cevabı göster

    Örneğin: My mother is a doctor. She works at a hospital. She gets up at six o'clock every day. Meslekte a/an, iş yerinde at kullanılır; she ile fiil -s alır (gets).

Etkinlikler

Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.

  1. 1“What does your father do?” sorusuna uygun cevap hangisidir?

  2. 2“We ___ a dolphin yesterday.” boşluğuna hangisi gelir?

  3. 3Aşağıdaki cümlelerden hangisi bir yasak bildirir?

  4. 4Aşağıdaki ifadeler doğru mu, yanlış mı?

    • a chemist's, eczane demektir.
    • “She work at a school.” doğru bir cümledir.
    • Chips ve sweets sağlıksız (unhealthy) yiyeceklerdir.
    • Should sözcüğünden sonra fiil -s alır.
  5. 5Yerleri, orada yaptığımız işlerle eşleştiriniz.

    Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.

  6. 6Kelimeleri uygun boşluklara yerleştiriniz. Bir kelime artacak.

    1. My uncle is engineer.
    2. You throw rubbish into the sea.
    3. We to the beach on Sunday.
  7. 7Mahallenizde bir turist ilaç almak istiyor ama eczanenin nerede olduğunu bilmiyor. Ona eczanenin yerini anlatan iki İngilizce cümle yazın; bir yer edatı kullanın.

  8. 8Deniz kenarında geçirdiğiniz bir günü first, then ve after that ile üç cümlede anlatın. Fiilleri Simple Past ile kullanın ve bir deniz canlısından söz edin.

Kısaca

  • Meslek adından önce a/an, iş yerinden önce at: “My mother is a teacher. She works at a school.” He ve she ile fiil -s alır.
  • Mahalledeki yerler: bakery, chemist's, greengrocer's, post office, museum; yerini next to, opposite, between ile söyleriz.
  • Deniz kenarında geçen günü Simple Past ile anlatırız: went, saw, swam, bought, collected; deniz canlıları: crab, sea turtle, dolphin, starfish.
  • should/shouldn't öneri, must zorunluluk, mustn't yasak bildirir; hepsinden sonra fiilin yalın hâli gelir.
  • Healthy food (fruit, vegetables, fish, milk) ve unhealthy food (chips, sweets, fizzy drinks); “You should eat fruit every day.”

Bu dersin öteki kaynakları