İçeriğe geç

9. sınıf · İngilizce · 11. hafta (30 Kasım-4 Aralık 2026)

Daily Habits, Fashion and Style, Describing Character & Comparing People and Objects (ENG.9.3)

THEME 3: PERSONAL LIFE teması · Konu özeti

🃏 Kavram kartlarıEtkinlikler
Bu hafta

Personal Life (Kişisel Yaşam) temamızın bu bölümünde; insanların günlük alışkanlıklarını (daily habits), giyim tarzlarını ve modayı (fashion and style) ve karakter özelliklerini (character traits) nasıl ifade edeceğimizi inceliyoruz. Bir kişinin genel giyim alışkanlığı ile o an üzerinde taşıdığı kıyafeti anlatırken Present Simple ve Present Continuous zamanlarını karşılaştıracak; kıyafetleri ve karakterleri kıyaslarken ise comparative, superlative, as...as ve too / enough kalıplarını kullanacağız.

Daily Habits vs. Current Actions: Present Simple & Present Continuous

İnsanların günlük rutinlerini, alışkanlıklarını ve genel giyim tarzlarını anlatırken Present Simple Tense (Geniş Zaman) kullanılır. Olumlu cümlede I/You/We/They öznelerinden sonra fiilin yalın hâli (V1), He/She/It öznelerinden sonra ise fiilin -s / -es / -ies takısı almış hâli gelir; soru ve olumsuz cümlelerde do / does yardımcı fiilleri kullanılır. Geniş zamanda sıklık zarfları (always, usually, often, sometimes, rarely/seldom, never) asıl fiilden önce, am/is/are yardımcı fiilinden ise sonra yer alır: 'Mert usually wears casual clothes, and he is always punctual.' (Mert genellikle günlük kıyafetler giyer ve daima dakiktir).

Konuşma anında gerçekleşmekte olan eylemleri, o günkü geçici durumları veya bir fotoğraftaki kişinin o an ne giydiğini anlatırken ise Present Continuous Tense (Şimdiki Zaman: am / is / are + V-ing) kullanılır. Bu zamanda now, right now, at the moment, currently, today, these days, Look!, Listen! gibi zaman ifadeleri yer alır: 'Elif usually wears jeans and sneakers, but today she is wearing a formal suit for the interview.' (Elif genellikle kot pantolon ve spor ayakkabı giyer ama bugün mülakat için resmi bir takım giyiyor).

İngilizcede duygu, düşünce, sahiplik ve algı bildiren Stative Verbs (Durum Fiilleri) (know, believe, understand, remember, want, need, prefer, like, love, hate, belong to, own, have [sahip olmak], seem, look [görünmek], cost) şimdiki zaman anlamı taşısa bile -ing eki almaz ve Present Simple ile kurulur: 'I need a new winter coat right now.' (Şu anda yeni bir kışlık monta ihtiyacım var), 'This bag belongs to Zeynep.' (Bu çanta Zeynep'e aittir).

DAILY HABITS vs. CURRENT ACTIONS (PRESENT SIMPLE & CONTINUOUS) PRESENT SIMPLE (HABITS & ROUTINES) • Usage: Daily routines, general truths, permanent states • Form: I/You/We/They + V1 | He/She/It + V-s/-es/-ies • Frequency Adverbs: always, usually, often, sometimes, rarely/seldom, never every day, on Mondays, twice a week Ex: "She usually wears casual clothes on weekdays." Ex: "Do you get up early at weekends?" PRESENT CONTINUOUS (NOW / TEMPORARY) • Usage: Actions happening right now, temporary actions • Form: am / is / are + V-ing • Time Expressions: now, right now, at the moment, currently, today, Look! • Stative Verbs (Non-progressive - NO -ing): know, believe, want, need, like, love, hate, belong, own Ex: "She is wearing an elegant evening dress right now."
🔍 Büyütmek için dokunun

Fashion, Clothing Styles and Describing Character

Giyim tarzlarını (clothing styles) betimlerken kullanılan başlıca sıfatlar şunlardır: casual (günlük, rahat), formal / smart (resmi, şık), sporty (spor tarzı), trendy / fashionable / stylish (modaya uygun, tarz), elegant / chic (zarif), old-fashioned (eski moda, demode), baggy / loose (bol kesim) ve tight (dar). Kıyafetlerin desen ve kumaşları anlatılırken ise striped (çizgili), checked / plaid (kareli/ekose), spotted / polka-dotted (puantiyeli), floral (çiçekli), plain (düz, desensiz); cotton (pamuklu), woolen (yünlü), leather (deri), silk (ipek) ve denim (kot) kelimeleri kullanılır.

Alışveriş ve giyinme sürecinde sık kullanılan fiiller ve deyimsel fiiller (phrasal verbs) arasındaki farklar çok önemlidir: wear (üzerinde taşımak, giyinmiş olmak), put on (bir kıyafeti veya aksesuarı giymek/takmak), take off (kıyafeti çıkarmak), try on (satın almadan önce kabinde denemek - fitting room), get dressed (giyinmek), fit (beden ve ölçü olarak tam uymak: 'These shoes don't fit me, they are too small') ve suit / match / go well with (renk ve tarz olarak yakışmak veya birbirine uymak: 'Blue really suits you').

Bir kişinin karakterini (character / personality) sormak için 'What is he/she like?' sorusu yöneltilir. Başlıca olumlu karakter sıfatları: generous (cömert), reliable / trustworthy (güvenilir), honest (dürüst), outgoing / sociable / extroverted (dışa dönük, sosyal), modest / humble (alçak gönüllü, mütevazı), punctual (dakik), patient (sabırlı), polite / kind (kibar) ve hardworking (çalışkan). Başlıca olumsuz karakter sıfatları ise: stingy / mean (cimri), stubborn (inatçı), arrogant (kibirli), selfish (bencil), jealous (kıskanç), moody (değişken ruh hâlli/huysuz) ve forgetful (unutkan) sözcükleridir.

FASHION, CLOTHING STYLES & CHARACTER ADJECTIVES FASHION, CLOTHING & ACCESSORIES • Styles (Giyim Tarzları): casual (günlük/rahat), formal/smart (resmi/şık), sporty, trendy/fashionable (modaya uygun), old-fashioned (demode) • Patterns & Materials (Desen ve Kumaşlar): checked (ekose), striped (çizgili), floral (çiçekli), plain (düz); cotton (pamuklu), woolen (yünlü), leather (deri), silk (ipek) • Verbs: put on (giymek), take off (çıkarmak), try on (denemek), fit (bedeni uymak), suit / match (yakışmak / uymak) DESCRIBING CHARACTER (PERSONALITY) • Positive Traits (Olumlu Kişilik Özellikleri): generous (cömert), reliable/trustworthy (güvenilir), outgoing/sociable (dışa dönük), modest/humble (mütevazı), punctual (dakik), patient (sabırlı), polite (kibar) • Negative Traits (Olumsuz Kişilik Özellikleri): stingy/mean (cimri), stubborn (inatçı), arrogant (kibirli), jealous (kıskanç), Moody (huysuz), forgetful (unutkan) Question: "What is he/she like?" (Karakteri nasıldır?)
🔍 Büyütmek için dokunun

Comparing People and Objects: Comparative, Superlative, Too & Enough

İki kişi, kıyafet veya nesneyi kıyaslarken Comparative (kısa sıfatlarda adj + -er than, uzun sıfatlarda more / less + adj + than); bir grup içindeki en üstün özelliği belirtirken ise Superlative (the + adj + -est veya the most / the least + adj) kullanılır. Düzensiz sıfatlar kural dışı dönüşür: good → better → the best, bad → worse → the worst, far → farther/further → the farthest/furthest. İki unsurun eşitliğini anlatmak için as + yalın sıfat + as ('Cotton shirts are as comfortable as T-shirts'), eşit olmadığını anlatmak için ise not as/so + yalın sıfat + as kullanılır.

Bir özelliğin gereğinden fazla (aşırı) olduğunu ve bu yüzden olumsuz bir sonuç doğurduğunu ifade etmek için sıfattan önce too + adjective (+ to V1) yapısı kullanılır: 'This sweater is too expensive for me to buy.' (Bu kazak benim satın almam için aşırı pahalı = Satın alamam). Bir özelliğin yeterli ölçüde olduğunu veya olmadığını belirtmek için ise sıfattan SONRA (not) + adjective + enough (+ to V1) yapısı kullanılır: 'This jacket isn't warm enough for winter.' (Bu ceket kış için yeterince sıcak değil).

'Too' ve 'not ... enough' yapıları zıt sıfatlarla birbirine dönüştürülebilir: Örneğin 'These trousers are too short for Bora' (Bu pantolon Bora için fazla kısa) cümlesi, 'These trousers are not long enough for Bora' (Bu pantolon Bora için yeterince uzun değil) cümlesiyle aynı anlama gelir. Ayrıca enough kelimesi sıfatlardan sonra gelirken (tall enough, cheap enough), isimlerden ÖNCE gelir (enough money, enough time).

COMPARING PEOPLE & OBJECTS: AS...AS, TOO & ENOUGH COMPARATIVE, SUPERLATIVE & EQUALITY • Comparative (2 things): adj-er / more + adj + than "A leather jacket is more expensive than a cotton T-shirt." • Superlative (3+ things): the + adj-est / the most + adj "Ali is the most reliable student in our class." • Equality: as + adjective + as (kadar ...) "Sneakers are not as formal as leather shoes." Irregular: good→better→the best | bad→worse→the worst TOO + ADJECTIVE vs. ADJECTIVE + ENOUGH • too + adjective (aşırı / gereğinden fazla - olumsuz anlam): "This coat is too tight for me." (= I can't wear it.) • (not) + adjective + enough (yeterince ...): "This coat is not big enough for me." "She is old enough to make her own decisions." • enough + noun (isimden ÖNCE gelir): "I don't have enough money to buy that designer bag."
🔍 Büyütmek için dokunun

Örnekler

  1. Örnek 1Parantez içindeki fiilleri Present Simple veya Present Continuous kurallarına uygun olarak çekimleyiniz: 'Selin usually _________ (wear) sporty clothes and sneakers to school, but today she _________ (wear) a formal black dress because she _________ (have) a piano concert tonight.'

    Cevabı göster

    1) wears (usually sıklık zarfı genel alışkanlık bildirir, Present Simple), 2) is wearing (but today ifadesi bugüne özgü geçici eylemi bildirir, Present Continuous), 3) has (sahiplik/program bildiren durum kullanımı, Present Simple).

  2. Örnek 2Aşağıdaki açıklamaların hangi karakter sıfatına (personality adjective) karşılık geldiğini yazınız: a) A person who likes sharing money and gifts with others: _________ b) A person who never changes his/her mind or opinion: _________ c) A person who always arrives on time and is never late: _________

    Cevabı göster

    a) generous (cömert), b) stubborn (inatçı), c) punctual (dakik).

  3. Örnek 3'This leather jacket is too small for me.' cümlesini anlamını bozmadan 'enough' ve zıt anlamlı bir sıfat kullanarak yeniden yazınız.

    Cevabı göster

    'This leather jacket is not big (veya large) enough for me.' ('too small' = aşırı küçük → 'not big enough' = yeterince büyük değil).

  4. Örnek 4Alışveriş diyaloğundaki boşlukları 'try on', 'fit' ve 'suit' fiilleriyle doğru biçimde doldurunuz: 'Can I _________ this blue shirt in the fitting room? — Oh, the size is medium, so it _________ me perfectly, and the blue colour really _________ me!'

    Cevabı göster

    1) try on (deneme kabininde kıyafeti denemek), 2) fits (beden ölçüsü olarak tam uymak), 3) suits (renginin ve tarzının kişiye yakışması).

  5. Örnek 5Verilen üç ceketi fiyat ve kalite bakımından karşılaştıran cümlelerdeki boşlukları parantez içindeki sıfatların uygun (Comparative / Superlative / as...as) biçimleriyle tamamlayınız: 1) The wool coat ($120) is _________ (expensive) than the denim jacket ($80). 2) The leather jacket ($200) is _________ (expensive) jacket in the shop. 3) The denim jacket has good quality; it is as _________ (good) as the wool coat.

    Cevabı göster

    1) more expensive (iki ceket karşılaştırılıyor, 'than' var → Comparative), 2) the most expensive (mağazadaki en pahalı ceket → Superlative), 3) good ('as ... as' kalıbı arasında sıfat yalın hâlde kullanılır).

  6. Örnek 6'What does your best friend look like?' ve 'What is your best friend like?' sorularına ikişer sıfat içeren uygun birer İngilizce cümleyle cevap veriniz.

    Cevabı göster

    1) What does he/she look like? (Dış görünüş): 'She is tall and slim with long wavy brown hair.' 2) What is he/she like? (Kişilik/Karakter): 'She is very reliable, generous and outgoing.'

Kavram Kartları

1 / 8

Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.

Etkinlikler

Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.

  1. 1Customer: 'Excuse me, I really like this striped jacket, but Size S is _________ tight for me. Do you have a larger size?' Shop Assistant: 'Sure, here is Size M. I think it will be big _________ for you.' Diyalogdaki boşluklara gelmesi gereken doğru sözcük ikilisi aşağıdakilerden hangisidir?

  2. 2Kerem _________ wears formal suits because he works at a bank, but right now he _________ a tracksuit and running in the park. Cümledeki boşlukları dil bilgisi kurallarına göre tamamlayan en uygun seçenek aşağıdakilerden hangisidir?

  3. 3My brother is a very _________ person; he always keeps my secrets and never tells lies, so everybody trusts him. Anlam bütünlüğüne göre boşluğa aşağıdaki karakter sıfatlarından hangisi getirilmelidir?

  4. 4Aşağıdaki cümlelerin hangisinde karşılaştırma (comparative / superlative / as...as) yapısıyla ilgili bir dil bilgisi hatası yapılmıştır?

  5. 5

    • İngilizcede 'know, believe, want, need, belong' gibi durum fiilleri (stative verbs) konuşma anını anlatsa bile '-ing' takısı almaz.
    • Bir kıyafetin beden ölçüsünün vücuda tam uymasını ifade etmek için 'suit', renginin yakışmasını ifade etmek için 'fit' fiili kullanılır.
    • 'Generous' (cömert) sıfatının zıt anlamlısı 'stingy' veya 'mean' (cimri) kelimesidir.
    • 'Enough' kelimesi sıfatlardan sonra (warm enough), isimlerden ise önce (enough money) kullanılır.
    • 'As ... as' eşitlik kalıbının ortasında kullanılan sıfata '-er' veya 'more' eklenmesi zorunludur.
  6. 6

    Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.

  7. 7

    1. Kareli veya ekose desenli gömlekleri betimlerken İngilizcede (veya plaid) sıfatı kullanılır.
    2. Eve gelince üzerindeki paltoyu veya ayakkabıyı 'çıkarmak' anlamında deyimsel fiili (phrasal verb) kullanılır.
    3. Fikrini değiştirmeyen, dik başlı ve 'inatçı' kişileri tanımlamak için sıfatı kullanılır.
    4. 'Bad' sıfatının en üstünlük (superlative) derecesi düzensiz olarak 'the ' şeklinde yazılır.
    5. Konuşma anında devam eden bir eylemi vurgulamak için cümlenin sonunda 'şu anda' anlamında 'at the ' ifadesi yer alır.
  8. 8Sınıf arkadaşınız Can'ı tanıtan üç cümlelik İngilizce bir metin oluşturunuz: 1) İlk cümlede Can'ın karakter özelliklerini (en az iki olumlu sıfatla), 2) İkinci cümlede hafta içi genel giyim alışkanlığını (Present Simple ile) ve 3) Üçüncü cümlede şu anda katıldığı doğum günü partisinde üzerinde ne olduğunu (Present Continuous ile) yazınız.

Kısaca

  • Present Simple vs. Present Continuous: Günlük alışkanlıklar ve rutinler Present Simple (wears / usually) ile; konuşma anında gerçekleşen veya geçici olan eylemler ise Present Continuous (is wearing / right now) ile ifade edilir.
  • Stative Verbs (Durum Fiilleri): know, want, need, like, love, hate, belong, prefer gibi durum bildiren fiiller şimdiki zaman anlamında dahi -ing takısı almaz.
  • Fashion & Clothing Vocabulary: Tarzlar (casual, formal, sporty, trendy, old-fashioned), desen ve materyaller (striped, checked, floral, plain, cotton, woolen, leather) ile giyim fiilleri (put on, take off, try on, fit, suit) kişisel tarzı betimler.
  • Character Adjectives: 'What is he/she like?' sorusuna generous, reliable, honest, outgoing, modest, punctual, patient (olumlu) veya stingy, stubborn, arrogant, jealous, moody (olumsuz) sıfatlarıyla yanıt verilir.
  • Comparisons, Too & Enough: Eşitlik as + adj + as ile; aşırılık too + adj (too tight) ile; yeterlilik ise adj + enough (big enough) veya enough + noun (enough money) kalıbıyla kurulur.

Bu dersin öteki kaynakları