Güneş enerjisinden güç alan dış kuvvetler (akarsular, rüzgârlar, buzullar, dalga ve akıntılar), iç kuvvetlerin oluşturduğu yüksek ve engebeli yapıları aşındırıp taşıdıkları malzemeleri çukur alanlarda biriktirerek yeryüzünü sürekli yeniden şekillendirir. Orta kuşakta yer alan, yarı kurak iç bölgelere, yüksek sıradağlara ve üç tarafı denizlerle çevrili yarımada özelliğine sahip Türkiye, dış kuvvetlerin oluşturduğu yer şekilleri açısından zengin bir laboratuvar niteliğindedir.
Akarsu Aşınım ve Birikim Şekilleri ile Türkiye'den Örnekler
Türkiye'de en geniş etki alanına sahip dış kuvvet akarsulardır. Akarsuyun akış hızının ve yatak eğiminin fazla olduğu kesimlerde derine ve geriye aşındırma baskındır. Bu süreçte çentik (V profilli) vadiler (Doğu Karadeniz akarsuları), sıradağları enine yaran boğaz (yarma) vadiler (Sakarya-Geyve, Seyhan-Gülek), yatay kalker ve kumtaşı tabakalarında gelişen kanyon vadiler (Köprülü Kanyon, Ulubey, Valla) ve eğimin azaldığı yerlerde geniş tabanlı vadiler (Büyük ve Küçük Menderes, Gediz) oluşur. Şelalelerin döküldüğü tabanlarda dev kazanı (Düden, Manavgat, Muradiye), bitki örtüsünden yoksun eğimli yamaçlarda kırgıbayır (badlands), volkanik tüf ve bazaltlı arazilerde sel sularının aşındırmasıyla peribacaları (Ürgüp-Göreme-Avanos) ve akarsularla derin yarılmış yüksek düzlükler olan platolar (Haymana, Cihanbeyli, Bozok, Taşeli) meydana gelir.
Akarsuyun yatak eğiminin azaldığı ve taşıma gücünün düştüğü yerlerde biriktirme başlar. Dağ yamaçlarından ovaya inen akarsular birikinti konisi ve birikinti yelpazesi oluşturur; bunların birleşmesiyle dağ eteği ovaları (Bursa, Akşehir) ve çöküntü alanlarında dağ içi ovaları (Erzincan, Iğdır, Malatya) gelişir. Akarsuyun taşıdığı alüvyonları sığ, gelgit genliği az ve güçlü akıntısı olmayan deniz kıyılarında biriktirmesiyle verimli delta ovaları ortaya çıkar: Çukurova (Seyhan ve Ceyhan), Bafra (Kızılırmak), Çarşamba (Yeşilırmak), Silifke (Göksu) ile Ege'deki Menemen, Selçuk ve Balat deltaları başlıca örneklerdir.
Yatak eğiminin iyice azaldığı yerlerde akarsuyun büklümler çizerek akmasıyla oluşan menderes (büklüm) ve epirojenezle yükselen arazide akarsuyun eski yatağını yeniden kazmasıyla oluşan seki (taraça), hem aşındırma hem de biriktirme süreçlerinin birlikte etkili olduğu karma şekillerdir.
Rüzgâr ve Buzul Şekilleri ile Türkiye'deki Dağılışı
Bitki örtüsünün cılız, iklimin kurak veya yarı kurak ve fiziksel (mekanik) çözünmenin şiddetli olduğu bölgelerde rüzgârlar etkili bir dış kuvvettir. Rüzgârın taşıdığı kum tanelerini kayaların alt kısımlarına çarptırmasıyla (korrazyon) mantarkaya (şeytan masası), farklı dirençteki tabakaların aşınmasıyla şahit tepe, birbirine paralel oluklar olan yardang, kaya yüzeyindeki oyuklar olan tafoni ve ince malzemenin süpürülmesiyle taşlık çöl yüzeyi hamada oluşur. Rüzgârın hızının azaldığı yerlerde biriktirdiği ince toz yığınlarına lös, kum tepelerine kumul, hilal biçimli hareketli kumullara ise barkan denir. Türkiye'de rüzgâr şekillerine özellikle İç Anadolu (Konya-Karapınar, Tuz Gölü çevresi) ve Güneydoğu Anadolu'da rastlanır.
Kutup bölgelerinde ve yüksek dağların kalıcı kar sınırının üzerindeki zirvelerinde buzullar etkili olur. Buzul aşındırmasıyla dağ yamaçlarında sirk çanağı (erime sonrası sirk gölleri), enine kesiti 'U' harfine benzeyen buzul (tekne) vadisi, asılı vadi, pürüzsüzleştirilmiş kaya tepeleri olan hörgüçkaya ve keskin sırtlar (aret) oluşur. Buzulların eridiği yerlerde biriktirdiği toprak ve taş yığınlarına moren (buzultaş), balina sırtına benzeyen alçak tepelere drumlin, buzul önü akarsularının oluşturduğu geniş düzlüklerine ise sander düzlüğü adı verilir.
Türkiye orta kuşakta yer aldığı için deniz seviyesinde ve kıyılarında buzul şekillerine rastlanmaz; ancak ortalama yükseltisi fazla olduğundan Cilo (Buzul), Ağrı, Süphan, Kaçkar, Erciyes, Aladağlar, Bolkar, Beydağları ve Uludağ gibi yüksek dağların 2200–2500 metreyi aşan zirvelerinde güncel buzullar ile Kuvaterner'den kalma sirk gölleri, buzul vadileri ve moren depoları yaygın olarak görülür.
Dalga ve Akıntı Şekilleri ile Türkiye'de Kıyı Tipleri
Rüzgârların etkisiyle oluşan dalga ve akıntılar, kıyıları aşındırarak ve biriktirerek şekillendirir. Dağların kıyıya paralel ve yakın uzandığı, kıta sahanlığının (şelf alanının) dar ve derin olduğu kıyılarda dalga aşındırması baskındır; dik kıyı uçurumları olan falezler (yalıyar), aşınım düzlükleri ve doğal köprüler oluşur (Doğu ve Batı Karadeniz ile Antalya-Alanya ve Menteşe kıyıları).
Kıta sahanlığının geniş ve denizin sığ olduğu kıyılarda ise dalga biriktirmesiyle kumsallar (plajlar), kıyıdan açığa uzanan kıyı oku ve kıyı kordonu gelişir. Kıyı kordonunun bir koyun önünü kapatmasıyla lagün (deniz kulağı / kıyı set gölü) oluşur; İstanbul'daki Büyükçekmece, Küçükçekmece ve Durusu (Terkos) gölleri ile Adana'daki Akyatan Gölü lagün örnekleridir. Kıyıya yakın bir adanın kıyı okuyla anakaraya bağlanmasıyla oluşan yarımadaya tombolo (saplı ada) denir; Balıkesir'deki Kapıdağ Yarımadası (Erdek-Bandırma) ve Sinop Yarımadası (İnceburun) Türkiye'nin en bilinen tombololarıdır.
Türkiye'de dağların kıyıya paralel uzandığı Karadeniz ve Akdeniz'de boyuna kıyı tipi, dağların kıyıya dik uzandığı Ege'de (Edremit-Kuşadası arası) koy, körfez ve adaların çok olduğu enine kıyı tipi görülür. Eski akarsu vadilerinin deniz suları altında kalmasıyla oluşan ria kıyı tipi İstanbul ve Çanakkale Boğazları, Haliç ve Güneybatı Ege (Menteşe) kıyılarında; kıyıya paralel dağ sıralarının sular altında kalmasıyla oluşan dalmaçya kıyı tipi Antalya Finike-Kaş arasında; koy önlerinin kapanmasıyla oluşan limanlı kıyı tipi ise Büyükçekmece-Küçükçekmece ve Sinop'ta yer alır. Orta kuşakta bulunduğumuz için fiyort ve skyer kıyıları, iç denizlere komşu olduğumuz ve gelgit genliği az olduğu için de haliç (estuar) ve watt kıyıları Türkiye'de görülmez.
Örnekler
Örnek 1Bir akarsuyun menderesler (büklümler) çizerek akması, o akarsuyun yatak özellikleri hakkında hangi coğrafi bilgileri verir?
Cevabı göster
Menderes çizen bir akarsuyun yatak eğimi azalmış, akış hızı ve aşındırma gücü düşmüş, boyu uzamış, derine aşındırma yerine yana aşındırma ve biriktirme (çarpan kıyıda aşınım, yığınak kıyıda birikim) ön plana çıkmıştır.
Örnek 2Ege Bölgesi'ndeki akarsuların (Gediz, Küçük ve Büyük Menderes) ağız kısımlarında delta ovalarının kolayca oluşmasının temel nedenlerini açıklayınız.
Cevabı göster
Ege kıyılarında dağlar kıyıya dik uzandığı için kıta sahanlığı (şelf alanı) geniştir ve deniz sığdır. Ayrıca iç deniz olduğu için gelgit genliği çok düşüktür, kıyıda güçlü akıntılar yoktur ve akarsular graben ovalarından bol alüvyon taşımaktadır.
Örnek 3Türkiye'de kıyı kesimlerde buzul aşınım ve birikim şekillerine rastlanmazken Ağrı, Cilo, Kaçkar ve Uludağ gibi dağlarda buzul şekillerinin görülmesini matematik ve özel konum açısından değerlendiriniz.
Cevabı göster
Türkiye orta kuşakta (36°-42° Kuzey paralelleri) yer aldığı için matematik konumundan dolayı kalıcı kar sınırı deniz seviyesine inmez ve kıyılarda buzul şekli oluşmaz. Ancak özel konumuna bağlı olarak ortalama yükseltisi fazla olduğu için yüksek dağların zirvelerinde sıcaklık sıfırın altına düşer ve buzul şekilleri (sirk, moren, hörgüçkaya) oluşur.
Örnek 4Kapıdağ Yarımadası ile Büyükçekmece Gölü'nün oluşumunda etkili olan dış kuvveti ve yer şekli isimlerini karşılaştırınız.
Cevabı göster
Her iki şekil de dalga ve akıntıların biriktirmesiyle oluşmuştur. Kapıdağ Yarımadası kıyıya yakın bir adanın kıyı okuyla karaya bağlanmasıyla oluşan bir 'tombolo (saplı ada)' iken; Büyükçekmece Gölü bir koyun önünün kıyı kordonuyla kapanması sonucu oluşan bir 'lagün (deniz kulağı / kıyı set gölü)' şeklidir.
Örnek 5Karadeniz ve Akdeniz kıyılarında görülen boyuna kıyı tipi ile Ege kıyılarında görülen enine kıyı tipini kıta sahanlığı, doğal liman sayısı ve iç kesimlerle ulaşım açısından karşılaştırınız.
Cevabı göster
Boyuna kıyılarda (Karadeniz, Akdeniz) dağlar kıyıya paralel uzandığı için kıta sahanlığı dardır, falezler yaygındır, koy-körfez ve doğal liman sayısı azdır, iç kesimlerle ulaşım geçitlerle (Zigana, Gülek, Çubuk) sağlanır. Enine kıyılarda (Ege) ise dağlar kıyıya dik uzandığından kıta sahanlığı geniştir, koy-körfez ve doğal liman sayısı fazladır ve iç kesimlere ulaşım graben vadileri boyunca kolaydır.
Örnek 6Ürgüp-Göreme (Kapadokya) yöresindeki peribacalarının oluşumunda iç ve dış kuvvetlerin nasıl bir iş birliği yaptığını açıklayınız.
Cevabı göster
Önce iç kuvvetlerden volkanizma (Erciyes, Hasan Dağı ve Melendiz) faaliyetiyle kalın tüf (yumuşak) ve üzerinde ince bazalt/andezit (sert) tabakaları oluşmuştur. Ardından dış kuvvetlerden sel suları ve akarsular eğimli yamaçlardaki yumuşak tüfleri aşındırmış, üstteki sert bazalt şapkalar altındaki tüfü koruyarak peribacası sütunlarının ortaya çıkmasını sağlamıştır.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Aşağıdaki yeryüzü şekillerinden hangisinin oluşumunda hem akarsu aşındırması hem de akarsu biriktirmesi birlikte etkilidir?
Menderes (büklüm) ve seki (taraça), akarsuların hem aşındırma hem de biriktirme faaliyetlerinin bir arada gerçekleşmesiyle oluşan karma yer şekilleridir.
2Türkiye'de aşağıdaki yer şekli ve görüldüğü yöre eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
Orta kuşakta yer alan ve iç denizlere kıyısı bulunan Türkiye'de buzul kıyısı olan fiyort ile okyanus gelgitleriyle oluşan haliçli kıyı tipleri görülmez.
3Kurak ve yarı kurak iklim bölgelerinde rüzgârların taşıdıkları kum tanelerini kayaların alt kısımlarına çarptırarak aşındırması sonucu oluşan yer şekli aşağıdakilerden hangisidir?
Mantarkaya (şeytan masası), rüzgârların yerden 1-2 metre yüksekliğe kadar kaldırdığı kum tanelerinin kayaların alt kısımlarını aşındırmasıyla (korrazyon) oluşur.
4İstanbul ve Çanakkale Boğazları ile Güneybatı Anadolu (Menteşe) kıyılarında, eski akarsu vadilerinin deniz seviyesi yükselmesiyle sular altında kalması sonucu oluşan kıyı tipi aşağıdakilerden hangisidir?
Eski akarsu vadilerinin deniz suları altında kalmasıyla oluşan kıyı tipine 'ria kıyı tipi' denir; Türkiye'de Boğazlar, Haliç ve Menteşe kıyılarında görülür.
5
- Kızılırmak'ın oluşturduğu Bafra Ovası ile Yeşilırmak'ın oluşturduğu Çarşamba Ovası birer delta ovasıdır.
Her iki ova da akarsuların taşıdığı alüvyonları Karadeniz kıyısında biriktirmesiyle oluşmuş delta ovalarıdır.
- Buzulların eridiği alanlarda biriktirdiği taş ve toprak yığınlarına 'barkan' adı verilir.
Buzul birikim malzemesine 'moren (buzultaş)' denir; barkan ise rüzgârların oluşturduğu hilal biçimli kumul tepeleridir.
- Büyükçekmece, Küçükçekmece ve Durusu (Terkos) gölleri, dalgaların bir koyun önünü kıyı kordonuyla kapatması sonucu oluşmuş lagün (kıyı set) gölleridir.
Bu göller Marmara ve Karadeniz kıyısında dalga biriktirmesiyle oluşmuş deniz kulağı (lagün) örnekleridir.
- Doğu Karadeniz ve Antalya kıyılarında kıta sahanlığı çok geniş olduğu için falez oluşumuna rastlanmaz.
Doğu Karadeniz ve Antalya'da dağlar kıyıya paralel ve yakın uzandığından kıta sahanlığı dardır ve falezler çok yaygındır.
- Türkiye'de rüzgâr aşındırma ve biriktirme şekillerinin en belirgin görüldüğü alanların başında Konya-Karapınar ve Tuz Gölü çevresi gelir.
Yarı kurak iklim ve cılız bitki örtüsü nedeniyle İç Anadolu'nun güneyinde rüzgâr şekilleri etkilidir.
- Kızılırmak'ın oluşturduğu Bafra Ovası ile Yeşilırmak'ın oluşturduğu Çarşamba Ovası birer delta ovasıdır.
6
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7
- Dalgaların dik kıyıları aşındırmasıyla oluşan sarp uçurumlara veya yalıyar adı verilir.
- Dağların yüksek kesimlerinde buzulların aşındırmasıyla oluşan çanaklara çukuru denir.
- Rüzgârların taşıdığı ince toz boyutundaki malzemeleri biriktirmesiyle oluşan verimli depolara adı verilir.
- Akarsular tarafından derin vadilerle yarılmış yüksek ve geniş düzlüklere denir.
- Kıyıya paralel uzanan dağ sıraları arasındaki vadilerin deniz suları altında kalmasıyla Finike-Kaş arasında kıyı tipi oluşmuştur.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Türkiye'de dış kuvvetlerin (akarsu, rüzgâr, buzul ve dalgalar) etki alanlarının birbirinden farklı olmasının nedenlerini ve her bir dış kuvvetin ülkemizde oluşturduğu birer aşınım ve birikim şeklini üç aşamada açıklayınız.
1. ipucu: Birinci aşamada Türkiye'nin iklimi ve yer şekillerine bağlı olarak en etkili dış kuvvetin akarsular olduğunu, vadi ve delta örnekleriyle belirtiniz.
2. ipucu: İkinci aşamada rüzgârların kurak iç bölgelerde, buzulların ise yüksek dağ zirvelerinde etkili olduğunu aşınım-birikim örnekleriyle açıklayınız.
3. ipucu: Üçüncü aşamada üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde dalgaların oluşturduğu falez, lagün ve tombolo örneklerini yazınız.
Cevap: Birinci aşamada Türkiye'nin yarı nemli-yarı kurak iklim kuşağında bulunması ve genç, yüksek arazi yapısı nedeniyle en etkili dış kuvvet akarsulardır; Köprülü Kanyon ve çentik vadiler aşınıma, Çukurova ve Bafra deltaları ise birikime örnektir. İkinci aşamada yağışın az olduğu Konya-Karapınar ve Güneydoğu Anadolu'da rüzgârlar mantarkaya (aşınım) ve kumul/barkan (birikim) oluştururken; orta kuşakta yer aldığımız için en az etkili dış kuvvet olan buzullar Ağrı, Cilo ve Kaçkar gibi yüksek dağ zirvelerinde sirk çanağı ve hörgüçkaya (aşınım) ile moren (birikim) şekillerini meydana getirir. Üçüncü aşamada ise kıyılarımızda dalga ve akıntılar Antalya ve Doğu Karadeniz'de falez (aşınım), Büyükçekmece'de lagün ve Kapıdağ ile Sinop'ta tombolo (birikim) şekillerini oluşturmuştur.
Kısaca
- Akarsu Şekilleri: Türkiye'de en etkili dış kuvvettir; vadi, dev kazanı, peribacası, kırgıbayır, plato aşınım; birikinti konisi, dağ içi ovası ve delta (Çukurova, Bafra, Çarşamba) birikim; menderes ve seki ise karma şekillerdir.
- Rüzgâr Şekilleri: Kurak ve yarı kurak alanlarda (Konya-Karapınar) mantarkaya, şahit tepe, yardang, tafoni, hamada aşınım; lös, kumul ve barkan ise birikim şekilleridir.
- Buzul Şekilleri: Türkiye'de en az etkili dış kuvvet olup yüksek zirvelerde (Cilo, Ağrı, Kaçkar) sirk, buzul vadisi, hörgüçkaya aşınım; moren, drumlin ve sander düzlüğü birikim oluşturur.
- Dalga ve Akıntı Şekilleri: Derin kıyılarda falez (yalıyar) aşınım şekliyken; sığ kıyılarda plaj, kıyı oku, lagün (Büyükçekmece, Terkos) ve tombolo (Kapıdağ, Sinop) birikim şekilleridir.
- Türkiye'de Kıyı Tipleri: Boyuna (Karadeniz-Akdeniz), enine (Ege), ria (Boğazlar, Menteşe), dalmaçya (Finike-Kaş) ve limanlı kıyılar görülür; fiyort ve haliç tipi kıyılar görülmez.
Bu dersin öteki kaynakları
- 10. Sınıf Coğrafya Yıllık Planı (2026-2027) Yıllık plan
- Coğrafya Dersi Öğretim Programı (ortaöğretim) Öğretim programı
- 10. Sınıf Coğrafya Ortak Yazılı Senaryoları (1. dönem, 2026-2027) Yazılı senaryosu
- Coğrafya Dersi 10.Sınıf Ders Kitabı Ders kitabı
- 10. Sınıf Coğrafya Günlük Planları (2026-2027) Ders planı
- 10. Sınıf Coğrafya 1. Hafta Çalışma Kâğıdı: Coğrafi Bakış Çalışma kâğıdı