İnsan toplulukları tarih boyunca yerleşme kurarken, tarım yaparken ve ulaşım yollarını inşa ederken dağ, ova, plato, vadi ve kıyı şekillerinin sunduğu olanaklardan yararlanmış ve topoğrafik engellere uyum sağlamıştır. Günümüzde ise gelişen mühendislik teknolojisiyle insan; deniz dolgusu havalimanları, dev tüneller, barajlar ve maden ocaklarıyla yeryüzü şekillerini değiştiren aktif bir antropojen etmen konumuna gelmiştir. Bu hafta yakın çevremizden ve Türkiye'den örneklerle yeryüzü şekilleri ile beşerî faaliyetler arasındaki çift yönlü etkileşimi sorguluyoruz.
Yeryüzü Şekillerinin Yerleşme ve Nüfus Dağılışına Etkisi
Yeryüzü şekillerinin yükselti, eğim, engebe ve bakı özellikleri nüfusun dağılışını ve yerleşme dokusunu doğrudan şekillendirir. Türkiye'de verimli alüvyal topraklara ve düz bir topoğrafyaya sahip delta ovaları (Çukurova, Bafra, Çarşamba, Gediz, Küçük ve Büyük Menderes deltaları), tektonik çöküntü ovaları (Bursa, Adapazarı, İnegöl, Erbaa-Niksar, Malatya) ve alçak aşınım platoları (Çatalca-Kocaeli Platosu) nüfusun ve şehirleşmenin en yoğun olduğu sahalardır.
Buna karşılık yükseltinin ve engebenin çok fazla olduğu Hakkâri bölümü, Doğu Karadeniz'in iç kesimleri, Yıldız Dağları, Menteşe Yöresi ile su tutmayan kalkerli (karstik) yapısıyla Teke ve Taşeli platoları Türkiye'nin seyrek nüfuslu alanlarıdır. Ayrıca Doğu Karadeniz'de arazinin çok eğimli ve su kaynaklarının bol olması dağınık kır yerleşmelerine, İç ve Güneydoğu Anadolu'da düz arazi ve suyun kısıtlılığı ise toplu yerleşmelere yol açmıştır.
| Jeomorfolojik Birim | Türkiye'den Örnekler | Nüfus ve Yerleşme Özelliği |
|---|---|---|
| Delta ve Çöküntü Ovaları | Çukurova, Bafra, Bursa, Adapazarı | Sık nüfuslu; tarım, sanayi ve ulaşım merkezi |
| Aşınım Platosu | Çatalca-Kocaeli Platosu | Çok sık nüfuslu; sanayi ve ticaret odağı |
| Karstik Platolar | Teke ve Taşeli Platoları | Seyrek nüfuslu; geçirgen zemin ve engebeli yüzey |
| Sarp Dağlık Sahalar | Hakkâri, Menteşe, Kaçkar Dağları | Seyrek nüfuslu; yüksek eğim ve ulaşım güçlüğü |
Yeryüzü Şekillerinin Tarım ve Hayvancılık Faaliyetlerine Etkisi
Tarımsal üretimde makineli tarım (traktör ve biçerdöver kullanımı), sulama kanallarının inşası ve toprağın kalınlığı doğrudan arazi eğimine bağlıdır. Konya, Şanlıurfa (Harran), Çukurova, Gediz ve Trakya ovalarında düz topoğrafya makineli tarımı kolaylaştırırken; Doğu Karadeniz (Rize, Artvin) ve Menteşe Yöresi'nde yüksek eğim makineli tarımı sınırlandırır ve çiftçileri yamaçlarda taraçalama (seki) yapmaya yöneltir.
Hayvancılık faaliyetlerinin dağılışında da topoğrafya belirleyicidir: Yüksek ve gür çayırlarla kaplı Erzurum-Kars-Ardahan platolarında büyükbaş mera hayvancılığı; düz ve hafif dalgalı İç Anadolu platolarında (Obruk, Cihanbeyli, Haymana) koyun yetiştiriciliği; sarp ve kayalık Toros Dağları'nda ise engebeli araziye uyum sağlayan kıl keçisi yetiştiriciliği ile yaylacılık (transhümans) faaliyetleri gelişmiştir.
| Yeryüzü Şekli | Öne Çıkan Ekonomik Faaliyet | Tipik Bölge / Yöre |
|---|---|---|
| Delta ve Graben Ovaları | Endüstriyel ve makineli tarım | Çukurova, Gediz, Büyük Menderes |
| Yüksek Lav Platoları | Büyükbaş mera hayvancılığı | Erzurum - Kars - Ardahan |
| Yatay Duruşlu Bozkır Platoları | Tahıl tarımı ve küçükbaş (koyun) | Cihanbeyli, Haymana, Obruk, Bozok |
| Engebeli Karstik Dağlar | Kıl keçisi yetiştiriciliği | Teke, Taşeli ve Orta Toroslar |
Yeryüzü Şekillerinin Ulaşım Ağlarına Etkisi ve Geçitler
Türkiye'de dağ sıralarının genel olarak doğu-batı doğrultusunda uzanması, ulaşım hatlarının da doğu-batı yönlü olukları ve depresyonları takip etmesine neden olmuştur. Ege Bölgesi'nde dağların kıyıya dik uzanması sayesinde graben ovaları kıyı ile iç kesimler arasında doğal ulaşım koridoru oluşturur. Buna karşılık Karadeniz ve Akdeniz'de dağların kıyıya paralel uzanması, kıyı ile iç kesimler arasındaki ulaşımı zorlaştırır ve yol yapım maliyetini yükseltir.
Bu topoğrafik engelleri aşmak için doğal geçitlerden ve modern tünellerden yararlanılır: Karadeniz'de Kop, Zigana (Yeni Zigana Tüneli), Ovit Tüneli, Cankurtaran, Ilgaz (15 Temmuz İstiklal Tüneli), Ecevit ve Bolu Dağı geçitleri; Akdeniz'de ise Göller Yöresi'ni Antalya'ya bağlayan Çubuk, İç Anadolu'yu Silifke'ye bağlayan Sertavul, Çukurova'ya bağlayan Gülek ve Amik Ovası'nı İskenderun'a bağlayan Belen geçitleri hayati öneme sahiptir.
| Geçit / Tünel Adı | Bulunduğu Dağ Sırası | Birbirine Bağladığı Merkezler |
|---|---|---|
| Zigana ve Kop Geçitleri | Doğu Karadeniz Dağları | Trabzon - Gümüşhane - Bayburt - Erzurum |
| Ovit Tüneli | Doğu Karadeniz (Kaçkarlar) | Rize (İkizdere) - Erzurum (İspir) |
| Ilgaz ve Ecevit Geçitleri | Batı Karadeniz Dağları | Kastamonu - Çankırı / İnebolu |
| Çubuk, Sertavul, Gülek, Belen | Toroslar ve Amanos (Nur) Dağları | Antalya, Mersin, Adana, İskenderun hinterlandı |
Yeryüzü Şekillerinin Turizm ve Enerji Üretimine Etkisi
Oluşumu milyonlarca yıl süren özgün yeryüzü şekilleri (jeomorfolojik miras), turizm ekonomisi için eşsiz bir çekim gücü oluşturur. Volkanik tüf ve bazaltların sel sularıyla aşınmasıyla oluşan Nevşehir (Ürgüp-Göreme) Peribacaları, karstik sıcak suların çökelttiği Denizli Pamukkale travertenleri, Cennet-Cehennem obrukları, Karain, Damlataş ve İnsuyu mağaraları ile Ölüdeniz (Fethiye) lagünü her yıl milyonlarca turisti ağırlar. Yüksek dağlarımız (Uludağ, Erciyes, Palandöken, Kartalkaya, Davraz) ise kış turizminin merkezidir.
Enerji üretiminde de yer şekilleri belirleyicidir: Yükselti farkının, eğimin ve dar-derin boğaz vadilerin fazla olduğu Doğu Anadolu'da akarsuların hidroelektrik enerji (HES) potansiyeli çok yüksektir (Fırat, Dicle, Çoruh üzerindeki barajlar). Batı Anadolu'daki kırıklı horst-graben ve fay hatları ise sıcak su kaynaklarıyla jeotermal enerji üretimini (Denizli-Sarayköy, Aydın-Germencik) mümkün kılar.
| Yeryüzü Şekli / Yapısı | Ekonomik Katkı Alanı | Türkiye'den Örnek |
|---|---|---|
| Volkanik Tüf ve Peribacaları | Jeoturizm / Kültür Turizmi | Kapadokya (Nevşehir - Ürgüp - Göreme) |
| Karstik Traverten ve Mağara | Doğa ve Sağlık Turizmi | Pamukkale (Denizli), Damlataş (Alanya) |
| Derin Boğaz Vadi ve Yüksek Eğim | Hidroelektrik Enerji (HES) | Çoruh (Deriner, Yusufeli), Fırat (Atatürk, Keban) |
| Kırıklı Horst-Graben Fay Hattı | Jeotermal Enerji ve Kaplıca | Denizli (Sarayköy), Aydın (Germencik) |
Beşerî Faaliyetlerin Yeryüzü Şekillerine Etkisi (Antropojen Değişim)
İnsan yalnızca doğal ortama uyum sağlayan pasif bir varlık değil; aynı zamanda teknolojiyi kullanarak yeryüzü şekillerini değiştiren güçlü bir antropojen (beşerî) jeomorfolojik etmendir. Kıyı gerisinde düz arazinin bulunmadığı Doğu Karadeniz'de deniz doldurularak inşa edilen Ordu-Giresun Havalimanı ile Rize-Artvin Havalimanı ve Karadeniz Sahil Yolu, kıyı çizgisini ve kıyı morfolojisini doğrudan değiştirmiştir.
Akarsular üzerine kurulan dev barajlar (Atatürk, Keban, Ilısu, Yusufeli) derin akarsu vadilerini büyük yapay göllere dönüştürürken, akarsuyun denize taşıdığı alüvyon miktarını azaltarak kıyılarda delta büyümesini yavaşlatmakta ve kıyı erozyonuna yol açmaktadır. Ayrıca açık işletme maden ocakları (linyit, mermer, taş ocakları) ve yol yarmaları yamaç dengesini bozarak yapay çukurluklar ve antropojen heyelanlar meydana getirmektedir.
| Beşerî Müdahale | Türkiye'den Somut Örnek | Jeomorfolojik Sonucu |
|---|---|---|
| Deniz Dolgusu Havalimanı | Ordu-Giresun ve Rize-Artvin Havalimanları | Kıyı çizgisinin denize doğru ilerlemesi |
| Büyük Baraj Gölleri | Atatürk, Keban, Yusufeli Barajları | Vadi tabanlarının göle dönüşmesi, deltada alüvyon azalması |
| Açık Maden ve Taş Ocakları | Soma, Yatağan, Afyon mermer ocakları | Tepelerin düzleşmesi, yapay çukurlar ve yamaç kaymaları |
| Dere Yatağı Islahı ve Dolgusu | Büyükşehirlerdeki taşkın yatakları | Doğal drenajın bozulması ve sel/taşkın riskinin artması |
Yakın Çevrede Arazi Kullanımı Sorgulaması ve Sürdürülebilirlik
Yakın çevremizdeki yeryüzü şekilleri ile beşerî faaliyetler arasındaki etkileşimi sorgularken en temel ölçüt, arazinin doğal potansiyeline uygun kullanılıp kullanılmadığıdır (arazi yetenek sınıflaması). Binlerce yılda biriken verimli alüvyal ovaların (örneğin Bursa, Adapazarı, Düzce, İnegöl veya Hatay ovalarının) sanayi tesisleri ve çok katlı konutlarla işgal edilmesi hem geri kazanılamaz tarım toprağı kaybına hem de depremde zemin sıvılaşması nedeniyle ağır yıkımlara yol açar.
Sürdürülebilir arazi planlamasında; 1. sınıf alüvyal tarım ovaları mutlak tarım alanı olarak korunmalı, yerleşmeler ve sanayi tesisleri tarıma elverişsiz ve depreme dayanıklı sağlam kayalık yamaçlara kurulmalı, akarsu taşkın yatakları yapılaşmaya kapatılarak yeşil kuşak yapılmalı ve eğimli yamaçlar ağaçlandırılarak erozyon ile heyelan önlenmelidir.
| Arazi Birimi | Yanlış Kullanım Örneği | Doğru (Sürdürülebilir) Kullanım |
|---|---|---|
| Alüvyal Ova Tabanı | Organize sanayi ve çok katlı konut | Tarımsal üretim ve mera alanı olarak koruma |
| Sağlam Kayalık Yamaç | Orman tahribi ve taş ocağı | Depreme dayanıklı kentsel yerleşme alanı |
| Akarsu Taşkın Yatağı | Konut, otopark ve yol inşası | Yeşil kuşak, park ve doğal drenaj koridoru |
| Dik Eğimli Yamaç | Eğime paralel tarla sürümü | Teraslama (seki) ve kalıcı ağaçlandırma |
Örnekler
Örnek 1Doğu Karadeniz kıyı kuşağında kırsal yerleşmelerin dağınık dokulu olmasının ve makineli tarımın yeterince gelişememesinin jeomorfolojik nedenini açıklayınız.
Cevabı göster
Doğu Karadeniz'de dağlar kıyıdan itibaren hızla yükseldiği için arazi çok eğimli, engebeli ve parçalıdır. Düz tarım alanları çok küçük parçalara bölündüğünden ve su kaynakları her yamaçta bol bulunduğundan evler birbirinden uzak (dağınık) kurulmuş; yüksek eğim nedeniyle traktör gibi tarım makinelerinin kullanımı kısıtlanmıştır.
Örnek 2Ege Bölgesi ile Karadeniz Bölgesi'nde kıyı ile iç kesimler arasındaki kara ve demir yolu ulaşım maliyetlerini dağların uzanış doğrultusu açısından karşılaştırınız.
Cevabı göster
Ege Bölgesi'nde dağlar kıyıya dik uzandığı için aralarındaki graben ovaları (Gediz, Büyük ve Küçük Menderes) kıyıdan iç kesimlere doğal ve düz bir ulaşım koridoru sunar; yol yapım maliyeti düşüktür. Karadeniz'de ise dağlar kıyıya paralel uzandığından iç kesimlere ulaşmak için yüksek dağ sıralarını Zigana, Ovit, Kop ve Ilgaz gibi geçit ve tünellerle aşmak gerekir; maliyet çok yüksektir.
Örnek 3Ordu-Giresun ve Rize-Artvin havalimanlarının deniz dolgusu yöntemiyle inşa edilmesinin temel coğrafi gerekçesi nedir?
Cevabı göster
Doğu Karadeniz kıyılarında Kuzey Anadolu Dağları kıyı çizgisinin hemen gerisinden dik bir şekilde yükselir ve kıyı kuşağında havalimanı pisti kurmaya uygun genişlikte düz bir delta veya kıyı ovası bulunmaz. Topoğrafik darlığı aşmak için sığ kıyı denizi taşlarla doldurularak yapay düz alan oluşturulmuştur.
Örnek 4Bursa, Adapazarı ve Düzce gibi tektonik çöküntü ovalarının tabanına yoğun sanayi tesisleri ve çok katlı konutlar inşa edilmesinin doğurduğu iki temel sorunu açıklayınız.
Cevabı göster
1) Birinci sınıf verimli alüvyal tarım toprakları betonlaşarak tarımsal üretim dışına çıkar ve gıda güvencesi zarar görür. 2) Tektonik ovalar aktif fay hatları üzerinde yer aldığı ve kalın-gevşek alüvyon zemine sahip olduğu için deprem sırasında sarsıntıyı büyütür, zemin sıvılaşması oluşur ve büyük can/mal kaybı yaşanır.
Örnek 5Akarsular üzerine kurulan büyük barajların (örneğin Çoruh, Fırat ve Kızılırmak üzerindeki barajların) akarsu ağızlarındaki delta ovaları üzerinde nasıl bir jeomorfolojik etkisi vardır?
Cevabı göster
Barajlar akarsuyun taşıdığı alüvyonları (kum, çakıl ve мили) baraj gölü tabanında tutar. Akarsu denize eskisi kadar alüvyon ulaştıramadığı için delta ovalarının denize doğru büyümesi durur; hatta dalga aşındırması üstün gelerek delta kıyılarında gerileme (kıyı erozyonu) başlar.
Örnek 6Türkiye'de hidroelektrik enerji potansiyeli ile jeotermal enerji potansiyelinin en yüksek olduğu bölgeleri ve bunların yeryüzü şekilleriyle ilişkisini açıklayınız.
Cevabı göster
Hidroelektrik potansiyel en yüksek Doğu Anadolu Bölgesi'ndedir; çünkü yükselti farkı, yatak eğimi ve dar-derin boğaz vadiler akarsuların akış hızını artırır. Jeotermal enerji potansiyeli ise en yüksek Ege (Batı Anadolu) Bölgesi'ndedir; çünkü horst-graben sistemini oluşturan kırıklı fay hatları yer altı sıcak sularının yüzeye çıkmasını sağlar.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Türkiye'de yeryüzü şekillerinin nüfus ve yerleşme dağılışı üzerindeki etkisine ilişkin aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi DOĞRUDUR?
Çukurova, Bafra ve Çarşamba gibi delta ovaları verimli alüvyal toprakları ve düz topoğrafyaları sayesinde yoğun nüfuslanmıştır.
2Akdeniz ve Karadeniz bölgelerinde kıyı ile iç kesimler arasındaki kara yolu ulaşımını sağlayan aşağıdaki doğal geçit ve güzergâh eşleştirmelerinden hangisi YANLIŞTIR?
Zigana Geçidi Ege'de değil Doğu Karadeniz'dedir; Trabzon'u Gümüşhane üzerinden Erzurum'a bağlar.
3Aşağıdakilerden hangisi beşerî (antropojen) faaliyetlerin yeryüzü şekillerini doğrudan değiştirmesine verilebilecek örneklerden biri DEĞİLDİR?
Kızılırmak'ın alüvyon biriktirerek Bafra Deltası'nı oluşturması beşerî değil, doğal (dış kuvvet) bir süreçtir.
4Yakın çevresindeki arazi kullanımını sürdürülebilirlik ilkelerine göre sorgulayan bir coğrafya öğrencisinin aşağıdaki uygulamalardan hangisini DOĞRU arazi kullanımına örnek göstermesi beklenir?
Dik eğimli yamaçların teraslanarak (seki yapılarak) ağaçlandırılması erozyon ve heyelanı önleyen sürdürülebilir bir arazi kullanımıdır.
5Yeryüzü şekilleri ile beşerî faaliyetler arasındaki etkileşimle ilgili aşağıdaki ifadelerin doğru (D) veya yanlış (Y) olduğunu belirleyiniz.
- Erzurum-Kars-Ardahan platolarında yüksekliğe bağlı yaz yağışları ve çayır bitki örtüsü büyükbaş mera hayvancılığını geliştirmiştir.
Yüksek lav platolarındaki gür çayırlar büyükbaş mera hayvancılığına elverişlidir.
- Türkiye'de dağların doğu-batı yönünde uzanması, kuzey-güney yönlü kara ve demir yolu yapım maliyetini doğu-batı yönüne göre düşürmüştür.
Dağlar doğu-batı uzandığı için kuzey-güney yönlü ulaşım dağ sıralarını aşmak zorundadır ve maliyeti çok daha yüksektir.
- Kapadokya'daki peribacaları ve Denizli'deki Pamukkale travertenleri jeomorfolojik oluşumların turizm faaliyetlerine kazandırdığı değerlerdir.
Her iki oluşum da Türkiye'nin önde gelen jeomorfolojik turizm miraslarıdır.
- Akarsular üzerine kurulan barajlar, akarsuyun denize taşıdığı alüvyon miktarını artırarak deltaların hızla büyümesini sağlar.
Barajlar alüvyonları göl içinde tuttuğu için denize ulaşan alüvyon azalır ve delta büyümesi yavaşlar.
- Deprem riskini azaltmak ve verimli toprakları korumak için yerleşmeler alüvyal ova tabanları yerine sağlam kayalık yamaçlara kurulmalıdır.
Sürdürülebilir arazi planlamasında ovalar tarıma ayrılır, yerleşmeler sağlam zeminli yamaçlara kurulur.
- Erzurum-Kars-Ardahan platolarında yüksekliğe bağlı yaz yağışları ve çayır bitki örtüsü büyükbaş mera hayvancılığını geliştirmiştir.
6Aşağıdaki yeryüzü şekillerini ve coğrafi mekânları öne çıkan beşerî/ekonomik özellikleriyle eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun coğrafi kavramlarla tamamlayınız.
- İnsanın baraj, tünel, kıyı dolgusu ve maden ocaklarıyla yer şekillerini değiştiren bir güç olmasına etmen denir.
- Eğimin fazla olduğu yamaçlarda hem toprak erozyonunu önlemek hem de tarım yapmak amacıyla basamaklandırma yani uygulanır.
- Çukurova'yı Orta Toroslar üzerinden İç Anadolu'ya bağlayan tarihi ve stratejik geçidin adı Geçidi'dir.
- Doğu Anadolu'da akarsuların dar ve derin vadilerden yüksek eğimle akması enerji potansiyelini artırır.
- Arazinin eğim, toprak ve zemin özelliklerine göre sınıflandırılarak en uygun faaliyete ayrılmasına sürdürülebilir planlaması denir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Yakın çevrenizde bulunan verimli bir alüvyal ovanın ve onu çevreleyen sağlam kayalık yamaçların yerleşme, sanayi, tarım ve afet yönetimi açısından nasıl planlanması gerektiğini 3 adımda sorgulayarak yapılandırınız.
1. ipucu: 1. Adım (Tarım ve Gıda Güvencesi): Alüvyal ova tabanının toprak kalitesi ve neden yapılaşmaya kapatılması gerektiği.
2. ipucu: 2. Adım (Afet Riski ve Yerleşme Seçimi): Gevşek alüvyon zeminin deprem ve taşkın riski ile sağlam kayalık yamaçların konut/sanayi için avantajı.
3. ipucu: 3. Adım (Ekolojik Koruma): Eğimli yamaçlarda ağaçlandırma ve akarsu yataklarında yeşil kuşak uygulaması.
Cevap: 1) Alüvyal ova tabanı binlerce yılda oluşmuş birinci sınıf verimli tarım toprağıdır; gıda güvencesinin korunması için kesinlikle fabrika veya konut inşasına kapatılmalı ve yalnız tarımsal üretime ayrılmalıdır. 2) Ova tabanı gevşek alüvyon yapıda olduğu ve yer altı suyu yüzeye yakın bulunduğu için depremde sarsıntıyı büyütür (zemin sıvılaşması); bu nedenle konutlar ve sanayi tesisleri tarıma elverişsiz olan sağlam kayalık yamaçlara kurulmalıdır. 3) Dik yamaçlar heyelan ve erozyona karşı ağaçlandırılmalı, ova içinden geçen akarsuların taşkın yatakları ise yapılaşmadan arındırılarak doğal drenaj ve yeşil alan koridoru olarak korunmalıdır.
Kısaca
- Alüvyal delta ovaları (Çukurova, Bafra, Çarşamba) ve tektonik çöküntü ovaları (Bursa, Adapazarı) tarım ve ulaşım elverişliliği nedeniyle sık nüfuslanmış; sarp dağlık alanlar (Hakkâri, Menteşe) ve karstik platolar (Teke, Taşeli) seyrek nüfuslu kalmıştır.
- Eğim ve engebenin fazla olduğu Doğu Karadeniz'de makineli tarım güçleşir ve kırsal kesimde dağınık yerleşme görülürken, düz İç Anadolu ovalarında toplu yerleşme ve makineli tarım yaygındır.
- Türkiye'de dağların doğu-batı uzanışı nedeniyle kuzey-güney yönlü ulaşım Zigana, Kop, Ovit, Ilgaz, Çubuk, Sertavul, Gülek ve Belen gibi geçit ve tünellerle sağlanır.
- Derin vadiler ve yüksek eğim hidroelektrik potansiyelini (Fırat, Dicle, Çoruh), kırıklı horst-graben yapısı jeotermal enerjiyi (Denizli, Aydın), özel jeomorfolojik şekiller ise turizmi (Kapadokya, Pamukkale, Uludağ) destekler.
- Ordu-Giresun ve Rize-Artvin deniz dolgusu havalimanları, viyadükler, baraj gölleri ve açık maden ocakları beşerî faaliyetlerin yeryüzü şekillerini değiştirmesine örnektir.
- Alüvyal tarım ovalarının ve dere yataklarının sanayi veya konut alanına dönüştürülmesi yanlış arazi kullanımıdır; yerleşmeler sağlam yamaçlara kurulmalı, verimli ovalar tarıma ayrılmalıdır.
Bu dersin öteki kaynakları
- 10. Sınıf Coğrafya Yıllık Planı (2026-2027) Yıllık plan
- Coğrafya Dersi Öğretim Programı (ortaöğretim) Öğretim programı
- 10. Sınıf Coğrafya Ortak Yazılı Senaryoları (1. dönem, 2026-2027) Yazılı senaryosu
- Coğrafya Dersi 10.Sınıf Ders Kitabı Ders kitabı
- 10. Sınıf Coğrafya Günlük Planları (2026-2027) Ders planı
- 10. Sınıf Coğrafya 1. Hafta Çalışma Kâğıdı: Coğrafi Bakış Çalışma kâğıdı