İçeriğe geç

10. sınıf · Coğrafya · 14. hafta (21-25 Aralık 2026)

Yeryüzü Şekilleri ile Beşerî Faaliyetler Arasındaki Etkileşim: Yerleşme, Ulaşım, Tarım ve Sürdürülebilir Arazi Kullanımı

3. Ünite: Doğal Sistemler ve Süreçler teması · Konu özeti

🃏 Kavram kartlarıEtkinlikler
Bu hafta

İnsan toplulukları tarih boyunca yerleşme kurarken, tarım yaparken ve ulaşım yollarını inşa ederken dağ, ova, plato, vadi ve kıyı şekillerinin sunduğu olanaklardan yararlanmış ve topoğrafik engellere uyum sağlamıştır. Günümüzde ise gelişen mühendislik teknolojisiyle insan; deniz dolgusu havalimanları, dev tüneller, barajlar ve maden ocaklarıyla yeryüzü şekillerini değiştiren aktif bir antropojen etmen konumuna gelmiştir. Bu hafta yakın çevremizden ve Türkiye'den örneklerle yeryüzü şekilleri ile beşerî faaliyetler arasındaki çift yönlü etkileşimi sorguluyoruz.

Yeryüzü Şekillerinin Yerleşme ve Nüfus Dağılışına Etkisi

Yeryüzü şekillerinin yükselti, eğim, engebe ve bakı özellikleri nüfusun dağılışını ve yerleşme dokusunu doğrudan şekillendirir. Türkiye'de verimli alüvyal topraklara ve düz bir topoğrafyaya sahip delta ovaları (Çukurova, Bafra, Çarşamba, Gediz, Küçük ve Büyük Menderes deltaları), tektonik çöküntü ovaları (Bursa, Adapazarı, İnegöl, Erbaa-Niksar, Malatya) ve alçak aşınım platoları (Çatalca-Kocaeli Platosu) nüfusun ve şehirleşmenin en yoğun olduğu sahalardır.

Buna karşılık yükseltinin ve engebenin çok fazla olduğu Hakkâri bölümü, Doğu Karadeniz'in iç kesimleri, Yıldız Dağları, Menteşe Yöresi ile su tutmayan kalkerli (karstik) yapısıyla Teke ve Taşeli platoları Türkiye'nin seyrek nüfuslu alanlarıdır. Ayrıca Doğu Karadeniz'de arazinin çok eğimli ve su kaynaklarının bol olması dağınık kır yerleşmelerine, İç ve Güneydoğu Anadolu'da düz arazi ve suyun kısıtlılığı ise toplu yerleşmelere yol açmıştır.

Jeomorfolojik BirimTürkiye'den ÖrneklerNüfus ve Yerleşme Özelliği
Delta ve Çöküntü OvalarıÇukurova, Bafra, Bursa, AdapazarıSık nüfuslu; tarım, sanayi ve ulaşım merkezi
Aşınım PlatosuÇatalca-Kocaeli PlatosuÇok sık nüfuslu; sanayi ve ticaret odağı
Karstik PlatolarTeke ve Taşeli PlatolarıSeyrek nüfuslu; geçirgen zemin ve engebeli yüzey
Sarp Dağlık SahalarHakkâri, Menteşe, Kaçkar DağlarıSeyrek nüfuslu; yüksek eğim ve ulaşım güçlüğü
YERYÜZÜ ŞEKİLLERİNİN YERLEŞME VE NÜFUS DAĞILIŞINA ETKİSİ SIK NÜFUSLU YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ • Delta ovaları: Çukurova, Bafra, Çarşamba, Menemen • Tektonik çöküntü ovaları: Bursa, Adapazarı, İnegöl, Erbaa • Kıyı ovaları ve alçak platolar: Çatalca-Kocaeli Platosu • Verimli alüvyal toprak, su kaynakları ve ılıman iklim • Ulaşım ve sanayi tesislerinin kolay kurulabilmesi SEYREK NÜFUSLU YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ • Sarp dağlık alanlar: Hakkâri, Doğu Karadeniz, Menteşe • Karstik ve engebeli sahalar: Teke ve Taşeli Platoları • Yüksek ve soğuk platolar: Erzurum-Kars-Ardahan • Eğimin fazla, tarım alanlarının dar ve parçalı olması • Doğu Karadeniz'de dağınık, İç Anadolu'da toplu yerleşme Yükselti, eğim ve bakı koşulları Türkiye'de hem nüfus yoğunluğunu hem de yerleşme dokusunu doğrudan belirler.
🔍 Büyütmek için dokunun

Yeryüzü Şekillerinin Tarım ve Hayvancılık Faaliyetlerine Etkisi

Tarımsal üretimde makineli tarım (traktör ve biçerdöver kullanımı), sulama kanallarının inşası ve toprağın kalınlığı doğrudan arazi eğimine bağlıdır. Konya, Şanlıurfa (Harran), Çukurova, Gediz ve Trakya ovalarında düz topoğrafya makineli tarımı kolaylaştırırken; Doğu Karadeniz (Rize, Artvin) ve Menteşe Yöresi'nde yüksek eğim makineli tarımı sınırlandırır ve çiftçileri yamaçlarda taraçalama (seki) yapmaya yöneltir.

Hayvancılık faaliyetlerinin dağılışında da topoğrafya belirleyicidir: Yüksek ve gür çayırlarla kaplı Erzurum-Kars-Ardahan platolarında büyükbaş mera hayvancılığı; düz ve hafif dalgalı İç Anadolu platolarında (Obruk, Cihanbeyli, Haymana) koyun yetiştiriciliği; sarp ve kayalık Toros Dağları'nda ise engebeli araziye uyum sağlayan kıl keçisi yetiştiriciliği ile yaylacılık (transhümans) faaliyetleri gelişmiştir.

Yeryüzü ŞekliÖne Çıkan Ekonomik FaaliyetTipik Bölge / Yöre
Delta ve Graben OvalarıEndüstriyel ve makineli tarımÇukurova, Gediz, Büyük Menderes
Yüksek Lav PlatolarıBüyükbaş mera hayvancılığıErzurum - Kars - Ardahan
Yatay Duruşlu Bozkır PlatolarıTahıl tarımı ve küçükbaş (koyun)Cihanbeyli, Haymana, Obruk, Bozok
Engebeli Karstik DağlarKıl keçisi yetiştiriciliğiTeke, Taşeli ve Orta Toroslar
YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ İLE TARIM VE HAYVANCILIK ETKİLEŞİMİ TARIMSAL FAALİYETLERE ETKİSİ • Ova ve taban seviyesi düzlüklerinde makineli tarım kolaydır • Doğu Karadeniz ve Menteşe'de eğim makineli tarımı kısıtlar • Yükselti arttıkça sıcaklık düşer, ürün olgunlaşması gecikir • Eğimli yamaçlarda erozyonu önlemek için taraçalama yapılır • Bakı etkisindeki güney yamaçlarda ürünler daha erken olgunlaşır HAYVANCILIK FAALİYETLERİNE ETKİSİ • Erzurum-Kars-Ardahan yüksek platoları: Büyükbaş mera • İç Anadolu ve Güneydoğu bozkır platoları: Küçükbaş (koyun) • Toroslar (Teke-Taşeli) engebeli makilik saha: Kıl keçisi • Menteşe ve Hakkâri dağlık çiçekli alanlar: Arıcılık • Karadeniz ve Toros yaylaları: Mevsimlik transhümans (yaylacılık) Türkiye'de kısa mesafelerde yükselti ve eğimin değişmesi tarımsal ürün çeşitliliğini artıran önemli bir etmendir.
🔍 Büyütmek için dokunun

Yeryüzü Şekillerinin Ulaşım Ağlarına Etkisi ve Geçitler

Türkiye'de dağ sıralarının genel olarak doğu-batı doğrultusunda uzanması, ulaşım hatlarının da doğu-batı yönlü olukları ve depresyonları takip etmesine neden olmuştur. Ege Bölgesi'nde dağların kıyıya dik uzanması sayesinde graben ovaları kıyı ile iç kesimler arasında doğal ulaşım koridoru oluşturur. Buna karşılık Karadeniz ve Akdeniz'de dağların kıyıya paralel uzanması, kıyı ile iç kesimler arasındaki ulaşımı zorlaştırır ve yol yapım maliyetini yükseltir.

Bu topoğrafik engelleri aşmak için doğal geçitlerden ve modern tünellerden yararlanılır: Karadeniz'de Kop, Zigana (Yeni Zigana Tüneli), Ovit Tüneli, Cankurtaran, Ilgaz (15 Temmuz İstiklal Tüneli), Ecevit ve Bolu Dağı geçitleri; Akdeniz'de ise Göller Yöresi'ni Antalya'ya bağlayan Çubuk, İç Anadolu'yu Silifke'ye bağlayan Sertavul, Çukurova'ya bağlayan Gülek ve Amik Ovası'nı İskenderun'a bağlayan Belen geçitleri hayati öneme sahiptir.

Geçit / Tünel AdıBulunduğu Dağ SırasıBirbirine Bağladığı Merkezler
Zigana ve Kop GeçitleriDoğu Karadeniz DağlarıTrabzon - Gümüşhane - Bayburt - Erzurum
Ovit TüneliDoğu Karadeniz (Kaçkarlar)Rize (İkizdere) - Erzurum (İspir)
Ilgaz ve Ecevit GeçitleriBatı Karadeniz DağlarıKastamonu - Çankırı / İnebolu
Çubuk, Sertavul, Gülek, BelenToroslar ve Amanos (Nur) DağlarıAntalya, Mersin, Adana, İskenderun hinterlandı
YERYÜZÜ ŞEKİLLERİNİN ULAŞIM AĞLARINA ETKİSİ VE GEÇİTLER DOĞU - BATI VE KUZEY - GÜNEY ULAŞIMI • Türkiye'de dağlar genel olarak doğu-batı yönünde uzanır • Doğu-batı yönlü oluklarda kara ve demir yolu maliyeti düşüktür • Ege'de graben ovaları kıyı ile iç kesim ulaşımını kolaylaştırır • Karadeniz ve Akdeniz'de kıyı-iç kesim ulaşımı zor ve maliyetlidir • Viyadük, tünel ve köprülerle topoğrafik engeller aşılır BAŞLICA DOĞAL VE TÜNEL GEÇİTLERİMİZ • Doğu Karadeniz: Zigana (Kalkanlı), Kop ve Ovit Tünelleri • Batı Karadeniz: Ecevit ve Ilgaz (15 Temmuz İstiklal) Geçitleri • Akdeniz (Batı/Orta Toroslar): Çubuk, Sertavul, Gülek • Akdeniz (Amanoslar): Belen Geçidi (Hatay - İskenderun) • Doğu Anadolu: Sakaltutan, Karabel ve Cankurtaran Geçitleri Kuzey Anadolu Dağları ve Toroslar'daki geçitler ile tüneller kıyı limanlarını iç bölgelere bağlayan can damarlarıdır.
🔍 Büyütmek için dokunun

Yeryüzü Şekillerinin Turizm ve Enerji Üretimine Etkisi

Oluşumu milyonlarca yıl süren özgün yeryüzü şekilleri (jeomorfolojik miras), turizm ekonomisi için eşsiz bir çekim gücü oluşturur. Volkanik tüf ve bazaltların sel sularıyla aşınmasıyla oluşan Nevşehir (Ürgüp-Göreme) Peribacaları, karstik sıcak suların çökelttiği Denizli Pamukkale travertenleri, Cennet-Cehennem obrukları, Karain, Damlataş ve İnsuyu mağaraları ile Ölüdeniz (Fethiye) lagünü her yıl milyonlarca turisti ağırlar. Yüksek dağlarımız (Uludağ, Erciyes, Palandöken, Kartalkaya, Davraz) ise kış turizminin merkezidir.

Enerji üretiminde de yer şekilleri belirleyicidir: Yükselti farkının, eğimin ve dar-derin boğaz vadilerin fazla olduğu Doğu Anadolu'da akarsuların hidroelektrik enerji (HES) potansiyeli çok yüksektir (Fırat, Dicle, Çoruh üzerindeki barajlar). Batı Anadolu'daki kırıklı horst-graben ve fay hatları ise sıcak su kaynaklarıyla jeotermal enerji üretimini (Denizli-Sarayköy, Aydın-Germencik) mümkün kılar.

Yeryüzü Şekli / YapısıEkonomik Katkı AlanıTürkiye'den Örnek
Volkanik Tüf ve PeribacalarıJeoturizm / Kültür TurizmiKapadokya (Nevşehir - Ürgüp - Göreme)
Karstik Traverten ve MağaraDoğa ve Sağlık TurizmiPamukkale (Denizli), Damlataş (Alanya)
Derin Boğaz Vadi ve Yüksek EğimHidroelektrik Enerji (HES)Çoruh (Deriner, Yusufeli), Fırat (Atatürk, Keban)
Kırıklı Horst-Graben Fay HattıJeotermal Enerji ve KaplıcaDenizli (Sarayköy), Aydın (Germencik)
YERYÜZÜ ŞEKİLLERİNİN TURİZM VE ENERJİ ÜRETİMİNE ETKİSİ JEOMORFOLOJİK TURİZM DEĞERLERİ • Volkanik tüf aşınımı: Kapadokya (Nevşehir) Peribacaları • Traverten basamakları: Pamukkale (Denizli) • Karstik mağara ve kanyonlar: Damlataş, İnsuyu, Köprülü Kanyon • Kış (kayak) turizmi: Uludağ, Erciyes, Palandöken, Kartalkaya • Lagün (kıyı set) gölü ve plaj: Ölüdeniz (Fethiye) ENERJİ POTANSİYELİNE ETKİSİ • Hidroelektrik (HES): Doğu Anadolu'da derin vadiler ve yüksek eğim • Çoruh, Fırat (Atatürk, Keban, Karakaya) ve Dicle nehirleri • Jeotermal enerji: Batı Anadolu kırıklı (horst-graben) fay hatları • Denizli (Sarayköy), Aydın (Germencik) jeotermal santralleri • Rüzgâr enerjisi (RES): Boğazlar, Ege olukları ve yüksek sırtlar Engebeli topoğrafya ulaşımı zorlaştırsa da hidroelektrik enerji potansiyelini ve doğa turizmini güçlendirir.
🔍 Büyütmek için dokunun

Beşerî Faaliyetlerin Yeryüzü Şekillerine Etkisi (Antropojen Değişim)

İnsan yalnızca doğal ortama uyum sağlayan pasif bir varlık değil; aynı zamanda teknolojiyi kullanarak yeryüzü şekillerini değiştiren güçlü bir antropojen (beşerî) jeomorfolojik etmendir. Kıyı gerisinde düz arazinin bulunmadığı Doğu Karadeniz'de deniz doldurularak inşa edilen Ordu-Giresun Havalimanı ile Rize-Artvin Havalimanı ve Karadeniz Sahil Yolu, kıyı çizgisini ve kıyı morfolojisini doğrudan değiştirmiştir.

Akarsular üzerine kurulan dev barajlar (Atatürk, Keban, Ilısu, Yusufeli) derin akarsu vadilerini büyük yapay göllere dönüştürürken, akarsuyun denize taşıdığı alüvyon miktarını azaltarak kıyılarda delta büyümesini yavaşlatmakta ve kıyı erozyonuna yol açmaktadır. Ayrıca açık işletme maden ocakları (linyit, mermer, taş ocakları) ve yol yarmaları yamaç dengesini bozarak yapay çukurluklar ve antropojen heyelanlar meydana getirmektedir.

Beşerî MüdahaleTürkiye'den Somut ÖrnekJeomorfolojik Sonucu
Deniz Dolgusu HavalimanıOrdu-Giresun ve Rize-Artvin HavalimanlarıKıyı çizgisinin denize doğru ilerlemesi
Büyük Baraj GölleriAtatürk, Keban, Yusufeli BarajlarıVadi tabanlarının göle dönüşmesi, deltada alüvyon azalması
Açık Maden ve Taş OcaklarıSoma, Yatağan, Afyon mermer ocaklarıTepelerin düzleşmesi, yapay çukurlar ve yamaç kaymaları
Dere Yatağı Islahı ve DolgusuBüyükşehirlerdeki taşkın yataklarıDoğal drenajın bozulması ve sel/taşkın riskinin artması
BEŞERÎ FAALİYETLERİN YERYÜZÜ ŞEKİLLERİNİ DEĞİŞTİRME ETKİSİ KIYI DOLGU VE DEV ULAŞIM PROJELERİ • Ordu-Giresun ve Rize-Artvin Havalimanları (Deniz dolgusu) • Karadeniz Sahil Yolu ve İstanbul Yenikapı/Maltepe dolguları • Avrasya Tüneli, Marmaray, Ovit ve Zigana tünelleri • 1915 Çanakkale, Osmangazi ve Yavuz Sultan Selim Köprüleri • Baraj gölleriyle akarsu vadilerinin su altında kalması MADENCİLİK VE KENTLEŞME ETKİLERİ • Açık işletme maden ocakları ve taş/mermer ocakları • Yamaç dengesinin bozulmasıyla tetiklenen yapay heyelanlar • Dere yataklarının doldurulması ve yapılaşmaya açılması • Alüvyal tarım ovalarının sanayi ve konutla işgali • İnsan (antropojen) etkisiyle topoğrafyanın hızla değişmesi İnsan, modern teknolojiyle yeryüzü şekillerini en hızlı değiştiren jeomorfolojik etmen (antropojen etmen) hâline gelmiştir.
🔍 Büyütmek için dokunun

Yakın Çevrede Arazi Kullanımı Sorgulaması ve Sürdürülebilirlik

Yakın çevremizdeki yeryüzü şekilleri ile beşerî faaliyetler arasındaki etkileşimi sorgularken en temel ölçüt, arazinin doğal potansiyeline uygun kullanılıp kullanılmadığıdır (arazi yetenek sınıflaması). Binlerce yılda biriken verimli alüvyal ovaların (örneğin Bursa, Adapazarı, Düzce, İnegöl veya Hatay ovalarının) sanayi tesisleri ve çok katlı konutlarla işgal edilmesi hem geri kazanılamaz tarım toprağı kaybına hem de depremde zemin sıvılaşması nedeniyle ağır yıkımlara yol açar.

Sürdürülebilir arazi planlamasında; 1. sınıf alüvyal tarım ovaları mutlak tarım alanı olarak korunmalı, yerleşmeler ve sanayi tesisleri tarıma elverişsiz ve depreme dayanıklı sağlam kayalık yamaçlara kurulmalı, akarsu taşkın yatakları yapılaşmaya kapatılarak yeşil kuşak yapılmalı ve eğimli yamaçlar ağaçlandırılarak erozyon ile heyelan önlenmelidir.

Arazi BirimiYanlış Kullanım ÖrneğiDoğru (Sürdürülebilir) Kullanım
Alüvyal Ova TabanıOrganize sanayi ve çok katlı konutTarımsal üretim ve mera alanı olarak koruma
Sağlam Kayalık YamaçOrman tahribi ve taş ocağıDepreme dayanıklı kentsel yerleşme alanı
Akarsu Taşkın YatağıKonut, otopark ve yol inşasıYeşil kuşak, park ve doğal drenaj koridoru
Dik Eğimli YamaçEğime paralel tarla sürümüTeraslama (seki) ve kalıcı ağaçlandırma
YAKIN ÇEVRE SORGULAMASI VE SÜRDÜRÜLEBİLİR ARAZİ PLANLAMASI YANLIŞ ARAZİ KULLANIMI RİSKLERİ • Birinci sınıf alüvyal ovalara fabrika ve toplu konut yapmak • Fay hatları ve gevşek alüvyon zemin üzerine çok katlı bina • Kurutulan göl ve taşkın yataklarını yerleşmeye açmak • Dik yamaçlardaki orman örtüsünü tahrip ederek heyelanı artırmak • Kıyı kumullarını ve lagün ekosistemlerini betonlaştırmak DOĞRU (SÜRDÜRÜLEBİLİR) PLANLAMA • Tarım ovalarını yalnız tarımsal üretime ayırmak (Ovaları koruma) • Sanayi ve yerleşmeleri sağlam kayalık yamaçlara kurmak • Eğimli yamaçları ağaçlandırmak ve taraçalama yapmak • Akarsu taşkın yataklarını yeşil kuşak ve rekreasyon alanı yapmak • Arazi yetenek sınıflamasına uygun bütüncül planlama Sürdürülebilir arazi kullanımı, yeryüzü şekillerinin doğal potansiyeline ve sınırlarına saygı duymayı gerektirir.
🔍 Büyütmek için dokunun

Örnekler

  1. Örnek 1Doğu Karadeniz kıyı kuşağında kırsal yerleşmelerin dağınık dokulu olmasının ve makineli tarımın yeterince gelişememesinin jeomorfolojik nedenini açıklayınız.

    Cevabı göster

    Doğu Karadeniz'de dağlar kıyıdan itibaren hızla yükseldiği için arazi çok eğimli, engebeli ve parçalıdır. Düz tarım alanları çok küçük parçalara bölündüğünden ve su kaynakları her yamaçta bol bulunduğundan evler birbirinden uzak (dağınık) kurulmuş; yüksek eğim nedeniyle traktör gibi tarım makinelerinin kullanımı kısıtlanmıştır.

  2. Örnek 2Ege Bölgesi ile Karadeniz Bölgesi'nde kıyı ile iç kesimler arasındaki kara ve demir yolu ulaşım maliyetlerini dağların uzanış doğrultusu açısından karşılaştırınız.

    Cevabı göster

    Ege Bölgesi'nde dağlar kıyıya dik uzandığı için aralarındaki graben ovaları (Gediz, Büyük ve Küçük Menderes) kıyıdan iç kesimlere doğal ve düz bir ulaşım koridoru sunar; yol yapım maliyeti düşüktür. Karadeniz'de ise dağlar kıyıya paralel uzandığından iç kesimlere ulaşmak için yüksek dağ sıralarını Zigana, Ovit, Kop ve Ilgaz gibi geçit ve tünellerle aşmak gerekir; maliyet çok yüksektir.

  3. Örnek 3Ordu-Giresun ve Rize-Artvin havalimanlarının deniz dolgusu yöntemiyle inşa edilmesinin temel coğrafi gerekçesi nedir?

    Cevabı göster

    Doğu Karadeniz kıyılarında Kuzey Anadolu Dağları kıyı çizgisinin hemen gerisinden dik bir şekilde yükselir ve kıyı kuşağında havalimanı pisti kurmaya uygun genişlikte düz bir delta veya kıyı ovası bulunmaz. Topoğrafik darlığı aşmak için sığ kıyı denizi taşlarla doldurularak yapay düz alan oluşturulmuştur.

  4. Örnek 4Bursa, Adapazarı ve Düzce gibi tektonik çöküntü ovalarının tabanına yoğun sanayi tesisleri ve çok katlı konutlar inşa edilmesinin doğurduğu iki temel sorunu açıklayınız.

    Cevabı göster

    1) Birinci sınıf verimli alüvyal tarım toprakları betonlaşarak tarımsal üretim dışına çıkar ve gıda güvencesi zarar görür. 2) Tektonik ovalar aktif fay hatları üzerinde yer aldığı ve kalın-gevşek alüvyon zemine sahip olduğu için deprem sırasında sarsıntıyı büyütür, zemin sıvılaşması oluşur ve büyük can/mal kaybı yaşanır.

  5. Örnek 5Akarsular üzerine kurulan büyük barajların (örneğin Çoruh, Fırat ve Kızılırmak üzerindeki barajların) akarsu ağızlarındaki delta ovaları üzerinde nasıl bir jeomorfolojik etkisi vardır?

    Cevabı göster

    Barajlar akarsuyun taşıdığı alüvyonları (kum, çakıl ve мили) baraj gölü tabanında tutar. Akarsu denize eskisi kadar alüvyon ulaştıramadığı için delta ovalarının denize doğru büyümesi durur; hatta dalga aşındırması üstün gelerek delta kıyılarında gerileme (kıyı erozyonu) başlar.

  6. Örnek 6Türkiye'de hidroelektrik enerji potansiyeli ile jeotermal enerji potansiyelinin en yüksek olduğu bölgeleri ve bunların yeryüzü şekilleriyle ilişkisini açıklayınız.

    Cevabı göster

    Hidroelektrik potansiyel en yüksek Doğu Anadolu Bölgesi'ndedir; çünkü yükselti farkı, yatak eğimi ve dar-derin boğaz vadiler akarsuların akış hızını artırır. Jeotermal enerji potansiyeli ise en yüksek Ege (Batı Anadolu) Bölgesi'ndedir; çünkü horst-graben sistemini oluşturan kırıklı fay hatları yer altı sıcak sularının yüzeye çıkmasını sağlar.

Kavram Kartları

1 / 8

Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.

Etkinlikler

Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.

  1. 1Türkiye'de yeryüzü şekillerinin nüfus ve yerleşme dağılışı üzerindeki etkisine ilişkin aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi DOĞRUDUR?

  2. 2Akdeniz ve Karadeniz bölgelerinde kıyı ile iç kesimler arasındaki kara yolu ulaşımını sağlayan aşağıdaki doğal geçit ve güzergâh eşleştirmelerinden hangisi YANLIŞTIR?

  3. 3Aşağıdakilerden hangisi beşerî (antropojen) faaliyetlerin yeryüzü şekillerini doğrudan değiştirmesine verilebilecek örneklerden biri DEĞİLDİR?

  4. 4Yakın çevresindeki arazi kullanımını sürdürülebilirlik ilkelerine göre sorgulayan bir coğrafya öğrencisinin aşağıdaki uygulamalardan hangisini DOĞRU arazi kullanımına örnek göstermesi beklenir?

  5. 5Yeryüzü şekilleri ile beşerî faaliyetler arasındaki etkileşimle ilgili aşağıdaki ifadelerin doğru (D) veya yanlış (Y) olduğunu belirleyiniz.

    • Erzurum-Kars-Ardahan platolarında yüksekliğe bağlı yaz yağışları ve çayır bitki örtüsü büyükbaş mera hayvancılığını geliştirmiştir.
    • Türkiye'de dağların doğu-batı yönünde uzanması, kuzey-güney yönlü kara ve demir yolu yapım maliyetini doğu-batı yönüne göre düşürmüştür.
    • Kapadokya'daki peribacaları ve Denizli'deki Pamukkale travertenleri jeomorfolojik oluşumların turizm faaliyetlerine kazandırdığı değerlerdir.
    • Akarsular üzerine kurulan barajlar, akarsuyun denize taşıdığı alüvyon miktarını artırarak deltaların hızla büyümesini sağlar.
    • Deprem riskini azaltmak ve verimli toprakları korumak için yerleşmeler alüvyal ova tabanları yerine sağlam kayalık yamaçlara kurulmalıdır.
  6. 6Aşağıdaki yeryüzü şekillerini ve coğrafi mekânları öne çıkan beşerî/ekonomik özellikleriyle eşleştiriniz.

    Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.

  7. 7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun coğrafi kavramlarla tamamlayınız.

    1. İnsanın baraj, tünel, kıyı dolgusu ve maden ocaklarıyla yer şekillerini değiştiren bir güç olmasına etmen denir.
    2. Eğimin fazla olduğu yamaçlarda hem toprak erozyonunu önlemek hem de tarım yapmak amacıyla basamaklandırma yani uygulanır.
    3. Çukurova'yı Orta Toroslar üzerinden İç Anadolu'ya bağlayan tarihi ve stratejik geçidin adı Geçidi'dir.
    4. Doğu Anadolu'da akarsuların dar ve derin vadilerden yüksek eğimle akması enerji potansiyelini artırır.
    5. Arazinin eğim, toprak ve zemin özelliklerine göre sınıflandırılarak en uygun faaliyete ayrılmasına sürdürülebilir planlaması denir.
  8. 8Yakın çevrenizde bulunan verimli bir alüvyal ovanın ve onu çevreleyen sağlam kayalık yamaçların yerleşme, sanayi, tarım ve afet yönetimi açısından nasıl planlanması gerektiğini 3 adımda sorgulayarak yapılandırınız.

Kısaca

  • Alüvyal delta ovaları (Çukurova, Bafra, Çarşamba) ve tektonik çöküntü ovaları (Bursa, Adapazarı) tarım ve ulaşım elverişliliği nedeniyle sık nüfuslanmış; sarp dağlık alanlar (Hakkâri, Menteşe) ve karstik platolar (Teke, Taşeli) seyrek nüfuslu kalmıştır.
  • Eğim ve engebenin fazla olduğu Doğu Karadeniz'de makineli tarım güçleşir ve kırsal kesimde dağınık yerleşme görülürken, düz İç Anadolu ovalarında toplu yerleşme ve makineli tarım yaygındır.
  • Türkiye'de dağların doğu-batı uzanışı nedeniyle kuzey-güney yönlü ulaşım Zigana, Kop, Ovit, Ilgaz, Çubuk, Sertavul, Gülek ve Belen gibi geçit ve tünellerle sağlanır.
  • Derin vadiler ve yüksek eğim hidroelektrik potansiyelini (Fırat, Dicle, Çoruh), kırıklı horst-graben yapısı jeotermal enerjiyi (Denizli, Aydın), özel jeomorfolojik şekiller ise turizmi (Kapadokya, Pamukkale, Uludağ) destekler.
  • Ordu-Giresun ve Rize-Artvin deniz dolgusu havalimanları, viyadükler, baraj gölleri ve açık maden ocakları beşerî faaliyetlerin yeryüzü şekillerini değiştirmesine örnektir.
  • Alüvyal tarım ovalarının ve dere yataklarının sanayi veya konut alanına dönüştürülmesi yanlış arazi kullanımıdır; yerleşmeler sağlam yamaçlara kurulmalı, verimli ovalar tarıma ayrılmalıdır.

Bu dersin öteki kaynakları