İnsan ile doğal çevre arasındaki ilişki tek yönlü bir bağımlılık değil, karşılıklı bir etkileşim sürecidir. Dağlar, ovalar, platolar, vadiler ve kıyılar; insanların nerede yerleşeceğini, hangi tarım ürününü yetiştireceğini ve ulaşım hatlarını nereden geçireceğini etkilediği gibi, günümüz teknolojisiyle insan da tüneller, viyadükler, barajlar ve kıyı dolgularıyla yeryüzünü yeniden şekillendiren antropojenik bir güce dönüşmüştür.
Yakın Çevredeki Yeryüzü Şekillerinin Beşerî Faaliyetlere Etkisi
Bir bölgedeki yükselti, eğim, bakı ve engebe koşulları; nüfusun dağılışını, yerleşme dokusunu ve ekonomik faaliyet türlerini doğrudan belirler. Ovalar (Çukurova, Bafra, Çarşamba, Gediz, Büyük Menderes, Konya ve Bursa ovaları gibi) alüvyal toprakların verimliliği, su kaynaklarına yakınlık ve düz topoğrafya sayesinde yoğun tarım, tarıma dayalı sanayi, sık ulaşım ağı ve toplu yerleşme dokusunun geliştiği alanlardır.
Platolar akarsular tarafından derin vadilerle yarılmış yüksek düzlüklerdir. İç Anadolu'daki Obruk, Cihanbeyli, Haymana ve Bozok platolarında tahıl tarımı ve küçükbaş hayvancılık; yüksek Erzurum-Kars-Ardahan platolarında yaz yağışlarıyla yeşeren çayırlarda büyükbaş mera hayvancılığı; yükseltisi az olan Çatalca-Kocaeli platosunda ise yoğun sanayi, ticaret ve kentsel yerleşme gelişmiştir.
Dağlık ve engebeli alanlarda (Doğu Karadeniz, Menteşe Yöresi, Hakkâri ve Teke-Taşeli bölümleri) tarım arazileri dar ve parçalı olduğu için makineli tarım güçleşir. Su kaynaklarının bol ve arazinin eğimli olduğu Doğu Karadeniz'de dağınık yerleşme görülürken; yüksek dağ kuşakları yaylacılık, arıcılık, ormancılık ve kış turizmi (Uludağ, Erciyes, Palandöken) açısından ekonomik değer taşır.
Beşerî Faaliyetlerin Yeryüzü Şekillerine Etkisi ve Sorgulama Süreci
COĞ.10.3.5 öğrenme çıktısı kapsamında yakın çevredeki yeryüzü şekilleri ile beşerî faaliyetler arasındaki etkileşim beş aşamada sorgulanır: (1) Merak edilen coğrafi soruları sorma, (2) Harita, CBS, uydu fotoğrafları ve saha gözlemleriyle bilgi toplama, (3) Toplanan bilgileri tablo ve grafiklerle düzenleme, (4) Neden-sonuç ilişkilerini çözümleme ve (5) Çıkarılan sonuçları paylaşma.
Sanayi Devrimi ve modern mühendislik teknolojileriyle birlikte insan, topoğrafyayı değiştiren önemli bir jeomorfolojik etmen (antropojenik süreç) hâline gelmiştir. Dağların delinerek açıldığı Ovit ve Yeni Zigana tünelleri, derin vadileri aşan viyadükler, deniz doldurularak inşa edilen Ordu-Giresun ve Rize-Artvin havalimanları ve akarsu vadilerine kurulan dev baraj gölleri topoğrafya görünümünü kalıcı biçimde değiştirmiştir.
Bununla birlikte doğal süreçler dikkate alınmadan yapılan beşerî müdahaleler ciddi çevre sorunlarına ve afet risklerine yol açar. Birinci sınıf alüvyal tarım ovalarının sanayi tesisleri ve konutlarla işgal edilmesi, dere yataklarının doldurularak yerleşime açılması (sel ve taşkın riski), eğimli yamaçlarda orman tahribi ve yol çalışmalarıyla şev dengesinin bozulması (heyelan riski) yanlış arazi kullanımının başlıca örnekleridir.
Doğal Sistemler ve Süreçler Bölümünün Genel Değerlendirmesi
Doğal Sistemler ve Süreçler bölümü boyunca yerkürenin iç yapısından başlayarak yüzey şekillerinin oluşumu ve insanla etkileşimi bütüncül bir zincir olarak incelenmiştir. Enerjisini mantodaki konveksiyonel akımlardan alan iç kuvvetler (orojenez, epirojenez, volkanizma, deprem), yeryüzünün ana çatısını kurarak kıvrım-kırık dağlarını, çanakları ve fay hatlarını oluşturur.
Enerjisini Güneş'ten alan dış kuvvetler (akarsular, rüzgârlar, buzullar, yer altı suları, dalga ve akıntılar) ise iç kuvvetlerin oluşturduğu yüksek kütleleri aşındırıp çukur alanlarda biriktirerek yeryüzünü düzleştirmeye çalışır. Türkiye'de en etkili dış kuvvet akarsular iken, en az etkili dış kuvvet (güncel etki alanı yalnız yüksek dağ zirveleriyle sınırlı olan) buzullardır.
Kayaçların mineral yapısı da yer şekillerini doğrudan etkiler: Kalker, jips ve kaya tuzu gibi kimyasal tortul kayaçların yaygın olduğu Akdeniz'de karstik şekiller (lapya, dolin, uvala, polye, mağara, traverten); volkanik tüf ve bazaltların bulunduğu Nevşehir-Ürgüp çevresinde ise peribacaları oluşmuş ve bu doğal miras beşerî turizm faaliyetlerinin odağı hâline gelmiştir.
Örnekler
Örnek 1Yakın çevresindeki bir alüvyal ovanın son yirmi yılda hızla sanayi ve konut alanına dönüştüğünü gözlemleyen bir öğrenci, COĞ.10.3.5 sorgulama basamaklarına göre bu durumu nasıl araştırmalı ve hangi sonuçlara ulaşmalıdır?
Cevabı göster
Öğrenci önce «Ovanın tarım dışı kullanımı gıda üretimini ve afet riskini nasıl etkiler?» sorusunu sorar; geçmiş ve güncel uydu görüntülerini (CBS) ve arazi kullanım haritalarını toplar; tarım alanı kaybını tablolaştırır. Çözümleme sonucunda verimli alüvyal toprakların betonlaşmasının tarımsal üretimi düşürdüğünü, ayrıca gevşek alüvyal zeminin depremde sıvılaşma ve yağışlarda taşkın riski taşıdığını ortaya koyarak yerleşmenin sağlam yamaçlara kaydırılması gerektiğini paylaşır.
Örnek 2Türkiye'de Çatalca-Kocaeli Platosu ile Erzurum-Kars Platosu'nun yükselti ve iklim özelliklerinin bu iki platodaki beşerî ve ekonomik faaliyetleri nasıl farklılaştırdığını karşılaştırınız.
Cevabı göster
Çatalca-Kocaeli Platosu ortalama yükseltisi az (100-200 m), ulaşımı kolay ve ılıman iklime sahip bir aşınım platosu olduğu için Türkiye'nin en yoğun nüfuslu sanayi, ticaret ve hizmet merkezine dönüşmüştür. Erzurum-Kars Platosu ise yaklaşık 1800-2000 m yükseltiye ve sert karasal iklime sahip lav platosudur; tarım süresi kısa olduğu ve yaz yağışlarıyla gür çayırlar yetiştiği için ekonomik faaliyet büyükbaş mera hayvancılığı üzerinde yoğunlaşmıştır.
Örnek 3Doğu Karadeniz ile Ege kıyılarında dağların kıyı çizgisine uzanış doğrultusunun kıyı şekilleri, ulaşım ve liman hinterlandı üzerindeki etkilerini açıklayınız.
Cevabı göster
Doğu Karadeniz'de dağlar kıyıya paralel ve yakın uzandığı için kıyıda falezler yaygındır, koy ve doğal liman azdır, kıta sahanlığı dardır ve iç kesimlerle ulaşım geçit/tünellerle sağlandığından limanların hinterlandı (art bölgesi) dardır. Ege'de ise kırıklı dağlar kıyıya dik uzandığı için girintili-çıkıntılı kıyı tipi oluşmuş, doğal limanlar ve delta ovaları gelişmiş, graben ovaları boyunca iç kesimlere ulaşım kolay olduğundan İzmir Limanı'nın hinterlandı çok genişlemiştir.
Örnek 4Beşerî faaliyetlerin yeryüzü şekillerini değiştirmesine (antropojenik etki) Türkiye'den üç somut mühendislik veya ekonomi örneği veriniz.
Cevabı göster
1) Karadeniz kıyısında dağlık arazi nedeniyle düz alan bulunamadığı için denizin milyonlarca ton taşla doldurularak Ordu-Giresun ve Rize-Artvin havalimanlarının inşa edilmesi. 2) Çoruh, Fırat ve Dicle nehirleri üzerindeki derin vadilerin önünün kapatılarak Yusufeli, Atatürk ve Ilısu baraj göllerinin oluşturulması. 3) Soma, Yatağan ve Elbistan gibi linyit havzalarında açık işletme madenciliğiyle dev çukurların ve yapay tepelerin meydana getirilmesi.
Örnek 5Akarsuların hem aşındırma hem de biriktirme faaliyetleriyle oluşturduğu şekillere birer örnek vererek bu şekillerin beşerî kullanım alanlarını belirtiniz.
Cevabı göster
Akarsu aşınım şekli olan «çentik (V profilli) ve boğaz vadiler», yatak eğimi ve akış hızı yüksek olduğu için hidroelektrik enerji (HES) barajı kurulumuna ve rafting gibi doğa sporlarına uygundur. Akarsu birikim şekli olan «delta ovaları ve taban seviyeli ovalar» ise mineralce zengin alüvyal toprakları ve düz yapısı nedeniyle sulu tarım ve yerleşmeye en elverişli alanlardır.
Örnek 6Kapadokya yöresindeki peribacalarının oluşumunda hangi iç ve dış kuvvetlerin birlikte etkili olduğunu ve bu yer şeklinin yöre ekonomisine katkısını açıklayınız.
Cevabı göster
Peribacalarının oluşumunda önce iç kuvvet olan «volkanizma» (Erciyes, Hasan Dağı ve Melendiz'den çıkan tüf ve bazalt lavları) arazi yapısını oluşturmuş; ardından dış kuvvet olan «akarsular (sel suları)» ve dolaylı olarak «rüzgârlar» farklı dirençteki bu volkanik kayaçları aşındırarak peribacalarını şekillendirmiştir. Bu eşsiz morfoloji Kapadokya'yı yıl boyu kültür ve doğa turizminin merkezi yapmıştır.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Yakın çevresindeki yeryüzü şekilleri ile beşerî faaliyetler arasındaki etkileşimi COĞ.10.3.5 öğrenme çıktısına göre sorgulayan bir öğrencinin ilk basamakta yapması gereken çalışma aşağıdakilerden hangisidir?
Sorgulama sürecinin birinci bileşeni (COĞ.10.3.5.a), yakın çevredeki yeryüzü şekilleri ve beşerî faaliyetler arasındaki etkileşimle ilgili merak edilen soruları sormaktır.
2Türkiye'de Çukurova, Bafra, Çarşamba ve Gediz gibi delta ovalarının nüfuslanma ve ekonomik faaliyetler açısından ortak özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
Delta ovaları akarsuların taşıdığı verimli alüvyal topraklardan oluşur; düz topoğrafyası nedeniyle yoğun tarım, agro-endüstri ve toplu yerleşmenin merkezidir.
3Aşağıdakilerden hangisi beşerî faaliyetlerin yeryüzü şekilleri üzerindeki değiştirici (antropojenik) etkisine doğrudan bir örnek oluşturur?
Deniz kıyısının doldurularak yapay düzlük ve havalimanı inşa edilmesi, insanın (beşerî faaliyetin) kıyı topoğrafyasını doğrudan değiştirmesidir.
4Doğal Sistemler ve Süreçler bölümünde incelenen yer şekilleri ve oluşum kökenleri eşleştirildiğinde aşağıdakilerden hangisi YANLIŞTIR?
Erciyes ve Ağrı dağları dış kuvvet olan rüzgârlarla değil, iç kuvvet olan volkanizma sonucunda oluşmuş sönmüş volkan konileridir.
5
- Eğimin fazla, su kaynaklarının bol ve tarım alanlarının parçalı olduğu Doğu Karadeniz kırsalında dağınık yerleşme dokusu yaygındır.
- Birinci sınıf alüvyal tarım ovalarının yoğun sanayi ve konut alanlarına açılması sürdürülebilir arazi kullanımına uygun bir davranıştır.
- Karadeniz ve Akdeniz'de dağların kıyıya paralel uzanması, kıyı ile iç kesimler arasındaki ulaşımın geçit ve tünellerle sağlanmasına neden olmuştur.
- Türkiye'de yeryüzünü şekillendirme etki alanı en geniş olan dış kuvvet buzullardır.
- İnsanların madencilik, tünel açma, baraj ve kıyı dolgusu gibi etkinliklerle topoğrafyayı değiştirmesine antropojenik etki denir.
- Eğimin fazla, su kaynaklarının bol ve tarım alanlarının parçalı olduğu Doğu Karadeniz kırsalında dağınık yerleşme dokusu yaygındır.
6
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7
- Toros Dağları'nda Akdeniz kıyısını Çukurova'dan İç Anadolu'ya bağlayan en önemli doğal geçit Geçidi'dir.
- İnsanların madencilik, baraj, tünel ve kıyı dolgusu gibi faaliyetlerle yeryüzü şekillerini değiştirmesine etki adı verilir.
- Yükseltisi az olan ve aşınım düzlüğü özelliği taşıyan Platosu, Türkiye'de sanayi ve nüfusun en yoğun olduğu platodur.
- Bir kıyı adasının dalgaların biriktirdiği kıyı okuyla karaya bağlanması sonucunda oluşan yarımada şekline denir.
- Enerjisini mantodaki konveksiyonel akımlardan alan orojenez, epirojenez, volkanizma ve depremlere kuvvetler adı verilir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Yaşadığınız yerleşim birimini veya Türkiye'den seçtiğiniz örnek bir bölgeyi (örneğin Doğu Karadeniz kıyı kuşağını) ele alarak yeryüzü şekilleri ile beşerî faaliyetler arasındaki karşılıklı etkileşimi 3 adımda sorgulayınız.
1. ipucu: 1. Adım (Doğal Şeklin Beşerî Faaliyete Etkisi): Dağların kıyıya paralel ve yakın uzanmasının yerleşmeyi, tarımı ve ulaşımı nasıl sınırladığını belirleme.
2. ipucu: 2. Adım (Beşerî Faaliyetin Doğal Şekle Müdahalesi): İnsanların bu sınırlamayı aşmak için kıyı dolgusu, viyadük ve tünellerle topoğrafyayı nasıl değiştirdiğini çözümleme.
3. ipucu: 3. Adım (Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi): Yanlış arazi kullanımının (dere yatağına yerleşme, yamaç dengesini bozma) yol açtığı sel ve heyelan risklerine karşı çözüm önerme.
Cevap: 1) Doğu Karadeniz'de dağların kıyıya paralel ve çok yakın yükselmesi düz araziyi daraltmış; nüfusun dar kıyı şeridinde toplanmasına, kırsalda dağınık yerleşmeye ve çay-fındık gibi eğimli yamaca uygun tarıma yol açmıştır. 2) İnsanlar ulaşım ve alan sorununu aşmak için Karadeniz Sahil Yolu ile Ordu-Giresun ve Rize-Artvin havalimanlarını deniz dolgusuyla inşa etmiş, Ovit ve Yeni Zigana tünelleriyle dağları delmiştir. 3) Ancak dere yataklarının daraltılması ve dik yamaçların bilinçsizce tıraşlanması sel ve heyelan afetlerini artırdığından, yapılaşmada jeomorfolojik sınırlar korunmalı ve doğal drenaj hatları açık tutulmalıdır.
Kısaca
- Yeryüzü şekillerinin yükselti, eğim, bakı ve engebe özellikleri; nüfusun dağılışını, yerleşme dokusunu (toplu/dağınık), tarımı ve ulaşımı doğrudan etkiler.
- Alüvyal ovalar yoğun tarım ve toplu yerleşmeye; yüksek platolar tahıl ve mera hayvancılığına; engebeli dağlık alanlar ise ormancılık, yaylacılık ve kış turizmine elverişlidir.
- COĞ.10.3.5 sorgulama süreci; soru sorma, bilgi toplama, bilgileri düzenleme, çözümleme ve çıkarılan sonuçları paylaşma basamaklarından oluşur.
- İnsanlar tüneller, viyadükler, barajlar, açık maden ocakları ve kıyı dolgularıyla yeryüzü şekillerini değiştiren antropojenik bir etmen hâline gelmiştir.
- Sürdürülebilir arazi kullanımında verimli tarım ovaları ve dere yatakları korunmalı, yapılaşma afet riski düşük sağlam zeminlere yönlendirilmelidir.
Bu dersin öteki kaynakları
- 10. Sınıf Coğrafya Yıllık Planı (2026-2027) Yıllık plan
- Coğrafya Dersi Öğretim Programı (ortaöğretim) Öğretim programı
- 10. Sınıf Coğrafya Ortak Yazılı Senaryoları (1. dönem, 2026-2027) Yazılı senaryosu
- Coğrafya Dersi 10.Sınıf Ders Kitabı Ders kitabı
- 10. Sınıf Coğrafya Günlük Planları (2026-2027) Ders planı
- 10. Sınıf Coğrafya 1. Hafta Çalışma Kâğıdı: Coğrafi Bakış Çalışma kâğıdı