Kur'an-ı Kerim'in Kehf suresi 60-82. ayetlerinde anlatılan Hz. Musa ve Salih Kul (Hızır) kıssası; ilim öğrenme uğrunda çıkılan kutlu yolculuğu, insan bilgisinin sınırlılığını ve olayların zahiri (görünür) yüzünün ardındaki ilahi hikmetleri öğreten eşsiz bir kıssadır. Bu dersimizde Hz. Musa kıssasının Arapça ifadelerini, ulü'l-azm peygamberleri ve mücerred-mezîd fiil kalıplarıyla soru üslubunu inceleyeceğiz.
Hz. Musa ve Salih Kul (Hızır) Kıssası (قِصَّةُ مُوسَى وَالْعَبْدِ الصَّالِحِ)
Kehf suresinde anlatıldığı üzere Hz. Musa (مُوسَى عَلَيْهِ السَّلَامُ), Allah katından özel bir ilim (عِلْمًا مِنْ لَدُنَّا - ledün ilmi) ve rahmet verilen Salih Kul (الْعَبْدُ الصَّالِحُ / الْخَضِرُ) ile buluşmak üzere genç yardımcısı (الْفَتَى - Yûşa bin Nûn) ile birlikte yola çıkar. Buluşma noktası 'iki denizin birleştiği yer' (مَجْمَعَ الْبَحْرَيْنِ) olarak bildirilmiştir.
Hz. Musa, Salih Kul'a yetiştiğinde büyük bir tevazu ve nezaketle şöyle seslenir: هَلْ أَتَّبِعُكَ عَلَى أَنْ تُعَلِّمَنِ مِمَّا عُلِّمْتَ رُشْدًا — 'Sana öğretilen rüşd (doğruyu gösteren ilim)den bana öğretmen şartıyla sana tâbi olabilir miyim?' (Kehf, 66). Salih Kul ise iç yüzünü (خُبْرًا) kavramadığı olaylar karşısında sabredemeyeceğini (لَنْ تَسْتَطِيعَ مَعِيَ صَبْرًا) hatırlatır ve kendisi açıklayana kadar soru sormamasını şart koşar.
Yolculuk boyunca üç önemli olay yaşanır: (1) Salih Kul bindikleri gemiyi kusurlu hale getirir (خَرَقَ السَّفِينَةَ); çünkü ileride her sağlam gemiye zorla el koyan zalim bir kral (مَلِكٌ يَأْخُذُ كُلَّ سَفِينَةٍ غَصْبًا) vardır ve gemi yoksul denizcilere (مَسَاكِينَ يَعْمَلُونَ فِي الْبَحْرِ) aittir. (2) İleride mümin anne-babasını azgınlık ve küfre sürükleyecek olan bir çocuğun (الْغُلَامُ) hayatına son verir. (3) Kendilerini misafir etmeyen bir köyde yıkılmak üzere olan bir duvarı doğrultup onarır (أَقَامَ الْجِدَارَ); çünkü duvarın altında salih bir babanın iki yetim çocuğuna (غُلَامَيْنِ يَتِيمَيْنِ) ait bir hazine (كَنْزٌ) gömülüdür.
Kur'an'da Ulü'l-Azm Peygamberler (أُولُو الْعَزْمِ مِنَ الرُّسُلِ)
Kur'an-ı Kerim'de ismi geçen 25 peygamber arasında, tebliğ sürecinde en ağır zorluklara göğüs geren, büyük bir sabır ve kararlılık gösteren beş büyük peygambere Ulü'l-Azm (أُولُو الْعَزْمِ - azim ve kararlılık sahipleri) adı verilir (Ahzâb suresi 7 ve Şûrâ suresi 13. ayetler).
Bu beş peygamber ve Arapça basit cümlelerle temel özellikleri şunlardır: (1) Hz. Nûh (نُوحٌ): دَعَا نُوحٌ قَوْمَهُ أَلْفَ سَنَةٍ إِلَّا خَمْسِينَ عَامًا وَصَنَعَ السَّفِينَةَ (Nûh kavmini 950 yıl davet etti ve gemiyi yaptı). (2) Hz. İbrâhîm (إِبْرَاهِيمُ): حَطَّمَ إِبْرَاهِيمُ الْأَصْنَامَ وَبَنَى الْكَعْبَةَ (İbrâhîm putları kırdı ve Kâbe'yi inşa etti). (3) Hz. Mûsâ (مُوسَى): أَرْسَلَ اللَّهُ مُوسَى إِلَى فِرْعَوْنَ وَأَنْزَلَ عَلَيْهِ التَّوْرَاةَ (Allah Mûsâ'yı Firavun'a gönderdi ve ona Tevrat'ı indirdi).
(4) Hz. Îsâ (عِيسَى): آتَى اللَّهُ عِيسَى الْإِنْجِيلَ وَالْمُعْجِزَاتِ (Allah Îsâ'ya İncil'i ve mucizeleri verdi). (5) Hz. Muhammed (مُحَمَّدٌ): مُحَمَّدٌ خَاتَمُ النَّبِيِّينَ وَأُنْزِلَ عَلَيْهِ الْقُرْآنُ الْكَرِيمُ (Muhammed peygamberlerin sonuncusudur ve ona Kur'an-ı Kerim indirilmiştir).
Dil Bilgisi: Mücerred-Mezîd Fiiller ve İstifham (Soru) Üslubu
Hz. Musa kıssasında geçen fiiller incelendiğinde; kök harflerine ek almamış sülâsî mücerred fiiller (الْفِعْلُ الْمُجَرَّدُ) olarak قَالَ (dedi), وَجَدَ (buldu), رَكِبَ (bindi), خَرَقَ (deldi/kusurlu kıldı), قَتَلَ (öldürdü) ve صَبَرَ (sabretti) fiilleri görülür.
Kök harflerine bir, iki veya üç harf eklenerek türetilen mezîd fiiller (الْفِعْلُ الْمَزِيدُ) olarak ise; عَلَّمَ (öğretti - tef'îl babı), أَرَادَ (istedi) ve أَقَامَ (doğrulttu/dikti - if'âl babı), اتَّبَعَ (tâbi oldu/izledi - iftiâl babı), انْطَلَقَ (yola koyuldu - infiâl babı) ve اسْتَطَاعَ (güç yetirdi - istif'âl babı) yer alır.
Kıssada diyaloglar istifham (soru) edatlarıyla (أَدَوَاتُ الِاسْتِفْهَامِ) kurulmuştur: هَلْ أَتَّبِعُكَ (Sana tâbi olabilir miyim?), أَخَرَقْتَهَا (Onu deldin mi?), أَلَمْ أَقُلْ إِنَّكَ لَنْ تَسْتَطِيعَ مَعِيَ صَبْرًا (Sana benimle asla sabredemeyeceğini söylemedim mi?) ve كَيْفَ تَصْبِرُ (Nasıl sabredeceksin?). Olumsuz soru (أَلَمْ أَقُلْ - Demedim mi?) sorulduğunda olumlu tasdik cevabı بَلَى (Evet, dedin) ile verilir.
Örnekler
Örnek 1Kehf suresinde anlatılan Hz. Musa ve Salih Kul (Hızır) kıssasında buluşma yeri olarak bildirilen 'مَجْمَعَ الْبَحْرَيْنِ' ifadesinin anlamı nedir ve Hz. Musa bu yolculuğa kiminle çıkmıştır?
Cevabı göster
'مَجْمَعَ الْبَحْرَيْنِ' (Mecmaa'l-bahreyn) ifadesi 'iki denizin birleştiği yer' anlamına gelir. Hz. Musa bu ilim yolculuğuna Kur'an'da 'فَتَاهُ' (genç yardımcısı) olarak anılan Hz. Yûşa bin Nûn ile birlikte çıkmıştır.
Örnek 2Kıssada geçen 'هَلْ أَتَّبِعُكَ عَلَى أَنْ تُعَلِّمَنِ مِمَّا عُلِّمْتَ رُشْدًا' (Kehf, 66) ayetinin anlamını ve içindeki mezîd fiilleri açıklayınız.
Cevabı göster
Ayetin anlamı: 'Sana öğretilen rüşd (doğru bilgi ve hikmet)ten bana öğretmen şartıyla sana tâbi olabilir miyim?' şeklindedir. Ayetteki 'أَتَّبِعُكَ' fiili اتَّبَعَ (iftiâl babı), 'تُعَلِّمَنِ' ve 'عُلِّمْتَ' fiilleri ise عَلَّمَ (tef'îl babı) mezîd fiilleridir.
Örnek 3Salih Kul'un (Hızır'ın) yolculuk sırasında gemiyi kusurlu hale getirmesinin (خَرْقُ السَّفِينَةِ) ve yıkık duvarı ücretsiz onarmasının (إِقَامَةُ الْجِدَارِ) ardındaki hikmetler nelerdir?
Cevabı göster
Gemi denizde çalışan yoksul kimselere (مَسَاكِينَ) aitti ve arkalarında her sağlam gemiye zorla el koyan zalim bir kral vardı; gemi kusurlu gösterilerek gasbedilmekten kurtarıldı. Yıkık duvarın altında ise salih bir babanın iki yetim çocuğuna ait bir hazine (كَنْزٌ) vardı; çocuklar büyüyüp hazinelerini kendileri çıkarabilsin diye duvar onarıldı.
Örnek 4Kur'an-ı Kerim'de 'Ulü'l-Azm' (أُولُو الْعَزْمِ مِنَ الرُّسُلِ) olarak nitelendirilen beş büyük peygamber kimlerdir ve ortak özellikleri nedir?
Cevabı göster
Ulü'l-Azm peygamberler; Hz. Nûh, Hz. İbrâhîm, Hz. Mûsâ, Hz. Îsâ ve Hz. Muhammed (s.a.v.)'dir. Ortak özellikleri, kendilerine kitap/şeriat verilmiş olması ve kavimlerinin en ağır baskı ve eziyetlerine karşı tebliğ görevini olağanüstü bir sabır ve azimle sürdürmeleridir.
Örnek 5Kıssada geçen 'انْطَلَقَ', 'خَرَقَ', 'أَقَامَ' ve 'صَبَرَ' fiillerini mücerred (yalın) ve mezîd (ek almış) olma bakımından sınıflandırınız.
Cevabı göster
'خَرَقَ' (deldi) ve 'صَبَرَ' (sabretti) fiilleri üç kök harften oluşan sülâsî mücerred fiillerdir. 'انْطَلَقَ' (yola koyuldu - kök: طلق, 2 harf ekli) ve 'أَقَامَ' (doğrulttu - kök: قوم, 1 harf ekli) fiilleri ise sülâsî mezîd fiillerdir.
Örnek 6Salih Kul'un Hz. Musa'ya sorduğu 'أَلَمْ أَقُلْ إِنَّكَ لَنْ تَسْتَطِيعَ مَعِيَ صَبْرًا' cümlesindeki istifham (soru) yapısını ve anlamını açıklayınız.
Cevabı göster
Cümle 'أَ' soru hemzesi ile 'لَمْ' cezmeden olumsuzluk edatının birleştiği olumsuz soru (أَلَمْ أَقُلْ - Demedim mi?) yapısıdır. Anlamı: 'Sana benimle birlikte asla sabredemeyeceğini söylemedim mi?' şeklindedir.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Kehf suresinde yer alan Hz. Musa ve Salih Kul (Hızır) kıssasıyla ilgili aşağıdaki Arapça-Türkçe kavram eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
'الْجِدَارُ' (el-cidâr) mağara değil, altında yetimlerin hazinesi bulunan 'duvar' demektir; mağara 'الْكَهْفُ' kelimesiyle ifade edilir.
2Kur'an-ı Kerim'de 'Ulü'l-Azm' (أُولُو الْعَزْمِ مِنَ الرُّسُلِ) olarak adlandırılan beş büyük peygamber aşağıdakilerin hangisinde eksiksiz ve doğru olarak verilmiştir?
Ulü'l-azm peygamberler Hz. Nûh, Hz. İbrâhîm, Hz. Mûsâ, Hz. Îsâ ve Hz. Muhammed (s.a.v.) olmak üzere beş peygamberdir.
3Hz. Musa kıssasında geçen aşağıdaki fiillerden hangisi kök harfleri üzerine ek almamış 'sülâsî mücerred' (فِعْلٌ ثُلَاثِيٌّ مُجَرَّدٌ) bir fiildir?
'وَجَدَ' (vecede - buldu) fiili üç asli harften oluşan sülâsî mücerred bir fiildir; diğer seçeneklerdeki fiiller ek almış mezîd fiillerdir.
4'كَيْفَ تَصْبِرُ عَلَى مَا لَمْ تُحِطْ بِهِ خُبْرًا' (Kehf suresi, 68. ayet) cümlesinin başında yer alan 'كَيْفَ' (keyfe) soru edatı cümleye hangi soru anlamını katmaktadır?
'كَيْفَ' (keyfe) hal ve durum soran 'Nasıl?' edatıdır: 'İç yüzünü kavramadığın bir şeye nasıl sabredeceksin?'
5
- Hz. Musa ve Salih Kul (Hızır) kıssası Kur'an-ı Kerim'in Kehf suresinde (60-82. ayetler) yer almaktadır.
Kehf suresinde Ashâb-ı Kehf kıssasından sonra Hz. Musa ve Salih Kul kıssası anlatılır.
- 'عَلَّمَ' (alleme - öğretti) fiili ortadaki harfi şeddelenerek türetilmiş sülâsî mezîd bir fiildir.
عَلِمَ mücerred kökünden tef'îl babında türetilmiş dört harfli mezîd fiildir.
- Salih Kul, yoksul denizcilere ait olan gemiyi onlardan ücret almak amacıyla kusurlu hale getirmiştir.
Ücret almak için değil, arkalarındaki zalim kralın sağlam gemiye zorla el koymasını engellemek için kusurlu göstermiştir.
- Arapçada 'هَلْ' (hel) soru edatıyla başlayan olumlu soru cümlelerine 'نَعَمْ' (evet) veya 'لَا' (hayır) ile cevap verilir.
هَلْ tasdik sorusu olup olumlu cevabı نَعَمْ, olumsuz cevabı لَا şeklindedir.
- Hz. Yûsuf ve Hz. Süleymân, Kur'an'da beş ulü'l-azm peygamber arasında sayılmaktadır.
Beş ulü'l-azm peygamber Hz. Nûh, Hz. İbrâhîm, Hz. Mûsâ, Hz. Îsâ ve Hz. Muhammed'dir.
- Hz. Musa ve Salih Kul (Hızır) kıssası Kur'an-ı Kerim'in Kehf suresinde (60-82. ayetler) yer almaktadır.
6
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7
- Kıssada gemide çalışan yoksul kimseler مَسَاكِينَ kelimesiyle, onların deniz aracı ise kelimesiyle ifade edilmiştir.
- Hz. Musa'nın Salih Kul'dan öğrenmek istediği doğruya ileten ilim Kehf 66. ayette kavramıyla anılmıştır.
- Kıssada sıkça geçen ve 'sabretti' anlamına gelen صَبَرَ fiili yapı bakımından sülâsî bir fiildir.
- Arapçada akıllı varlıkları sormak için kullanılan 'Kim?' anlamındaki soru edatı edatıdır.
- Allah'ın kendisiyle vasıtasız konuştuğu ulü'l-azm peygamber Kelîmullah lakaplı Hz. (a.s.)'dır.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Kehf suresinde anlatılan Hz. Musa ve Salih Kul (Hızır) kıssasındaki üç olayı (gemi, çocuk ve duvar) özetleyerek, bu kıssanın ilim öğrenme adabı ve kaderin hikmet boyutu açısından verdiği mesajları değerlendiriniz.
1. ipucu: Hz. Musa'nın ilim öğrenmek için yaptığı yolculuğu ve 'هَلْ أَتَّبِعُكَ' hitabındaki nezaketi belirtiniz.
2. ipucu: Gemi, çocuk ve duvar olaylarının görünürdeki yüzü ile Salih Kul'un açıkladığı gerçek hikmetlerini karşılaştırınız.
3. ipucu: Kıssadan çıkarılan 'insan bilgisinin sınırlılığı' ve 'şer görünen olaylarda hayır bulunabileceği' ilkelerini yorumlayınız.
Cevap: Kehf suresindeki kıssada büyük bir peygamber olan Hz. Musa, kendisinde olmayan bir ilmi öğrenmek için uzun bir yolculuğa çıkmış ve Salih Kul'a (Hızır'a) 'Sana öğretilen rüşdden bana öğretmen için sana tâbi olabilir miyim?' (هَلْ أَتَّبِعُكَ عَلَى أَنْ تُعَلِّمَنِ مِمَّا عُلِّمْتَ رُشْدًا) diyerek ilim talebinde tevazunun en güzel örneğini göstermiştir. Yolculukta yaşanan üç olay; dışarıdan bakıldığında zarar gibi görünen geminin delinmesinin aslında gemiyi zalim kraldan kurtarmak, çocuk olayının mümin anne-babayı küfür fitnesinden korumak, karşılıksız onarılan duvarın ise iki yetimin altındaki hazinesini muhafaza etmek için yapıldığını ortaya koymuştur. Böylece kıssa bize insan bilgisinin sınırlı olduğunu, her bilenin üstünde mutlak âlim olan Allah'ın bulunduğunu ve ilk bakışta hoşumuza gitmeyen olayların ardında büyük ilahi rahmet ve hikmetler gizli olabileceğini öğretmektedir.
Kısaca
- Kehf suresi 60-82. ayetlerde anlatılan Hz. Musa ve Salih Kul (الْعَبْدُ الصَّالِحُ) kıssası, ilim öğrenme azmini ve olayların ardındaki ilahi hikmeti konu alır.
- Yolculukta gerçekleşen geminin kusurlu kılınması (خَرْقُ السَّفِينَةِ), çocuk olayı (الْغُلَامُ) ve yetimlerin duvarının onarılması (إِقَامَةُ الْجِدَارِ), zahir ile hikmet ilişkisini açıklar.
- Kur'an'da azim ve sabırlarıyla öne çıkan beş Ulü'l-Azm peygamber; Hz. Nûh, Hz. İbrâhîm, Hz. Mûsâ, Hz. Îsâ ve Hz. Muhammed (s.a.v.)'dir.
- Kıssa metninde قَالَ، وَجَدَ، رَكِبَ، خَرَقَ، صَبَرَ gibi sülâsî mücerred fiiller ile عَلَّمَ، أَرَادَ، أَقَامَ، انْطَلَقَ، اتَّبَعَ، اسْتَطَاعَ gibi mezîd fiiller bir arada kullanılmıştır.
- Diyaloglarda هَلْ، أَ، أَلَمْ، كَيْفَ، مَا gibi istifham (soru) edatları etkin biçimde kullanılarak anlam güçlendirilmiştir.