İçeriğe geç

8. sınıf · Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi · 14. hafta (21-25 Aralık 2026)

5. Bir Sure Tanıyorum: Maun Suresi ve Anlamı

2. Ünite: Zekât ve Sadaka teması · Konu özeti

🃏 Kavram kartlarıEtkinlikler
Bu hafta

Zekât ve Sadaka ünitesinin son bölümünde, İslam'ın yardımlaşma, dayanışma ve ibadet ahlakını en veciz biçimde özetleyen Maun suresini öğreniyoruz. Kur'an-ı Kerim'in 107. suresi olan ve Mekke döneminde indirilen Maun suresi, 7 ayetten oluşur. Bu surede ahiret ve hesap gününü inkâr edenlerin yetim ve yoksullara karşı takındıkları acımasız tutum eleştirilirken; aynı zamanda namaz kıldığı hâlde ibadetinin bilincinde olmayan, gösteriş (riya) yapan ve insanlardan en küçük bir yardımı bile esirgeyen kimseler uyarılmaktadır.

1. Maun Suresinin Genel Özellikleri ve Adının Anlamı

Maun suresi, Kur'an-ı Kerim'in 30. cüzünde yer alan ve Mushaf sıralamasında 107. sırada bulunan suredir. Mekke döneminde inmiş olup 7 ayetten oluşur. Surenin adı, son ayetinde geçen الْمَاعُونَ (el-Mâûn) kelimesinden gelmektedir. Sözlükte 'az ve küçük şey, faydalı eşya, yardım ve bağış' anlamlarına gelen mâûn; terim olarak zekât, sadaka, her türlü iyilik ve özellikle komşular arasında ödünç alınıp verilen kap kacak, kova, balta, tuz, su gibi günlük kullanım eşyalarını ifade eder.

Mekke döneminde müşriklerin ileri gelenleri ahiret hayatını ve hesap gününü inkâr ediyor, toplumun zayıf kesimleri olan yetimleri ve yoksulları eziyorlardı. Maun suresi, bir yandan bu merhametsiz zihniyeti eleştirirken diğer yandan müminlere iman, ibadet ve toplumsal yardımlaşmanın birbirinden ayrılmaz bir bütün olduğunu haber vermiştir.

ÖzellikBilgi / Açıklama
Surenin AdıMaun Suresi (سُورَةُ الْمَاعُونِ) — Adını 7. ayetteki kelimeden alır.
İniş Yeri ve DönemiMekke Dönemi (Mekkî surelerdendir).
Ayet Sayısı ve Sırası7 ayettir; Kur'an-ı Kerim'in 107. suresidir.
Ana KonusuAhiret bilinci, yetim ve yoksulu gözetme, ibadette ihlas ve yardımlaşma.
MAUN SURESİNİN GENEL ÖZELLİKLERİ VE KİMLİĞİ Surenin Temel Bilgileri • İniş Dönemi: Mekke Dönemi (Mekkî) • Ayet Sayısı: 7 Ayet • Mushaftaki Sırası: 107. Sure (30. Cüz) • Konusu: Hesap günü bilinci, yetim ve yoksulu gözetme, ibadette ihlas ve komşulukta yardımlaşma ahlakı. «Maun» (الْمَاعُونَ) Kelimesinin Anlamı 7. Ayetteki «وَيَمْنَعُونَ الْمَاعُونَ» İfadesi Surenin adı son ayette geçen «el-Mâûn» kelimesinden alınmıştır: 1. Yardım, iyilik, zekât ve sadaka 2. Komşular arasında ödünç alınıp verilen günlük ev eşyası (kap kacak, tuz, su, balta vb.)
🔍 Büyütmek için dokunun

2. Maun Suresinin Okunuşu ve Türkçe Anlamı

Namazlarımızda da sıkça okuduğumuz Maun suresini doğru telaffuzla okumak ve ayetlerinin anlamını düşünerek hayatımıza yansıtmak büyük önem taşır. Surenin Arapça metni, okunuşu ve Türkçe anlamı aşağıda bir arada verilmiştir:

Arapça Metni: بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ۝ أَرَأَيْتَ الَّذِي يُكَذِّبُ بِالدِّينِ ﴿١﴾ فَذٰلِكَ الَّذِي يَدُعُّ الْيَتِيمَ ﴿٢﴾ وَلَا يَحُضُّ عَلَى طَعَامِ الْمِسْكِينِ ﴿٣﴾ فَوَيْلٌ لِلْمُصَلِّينَ ﴿٤﴾ الَّذِينَ هُمْ عَنْ صَلَاتِهِمْ سَاهُونَ ﴿٥﴾ الَّذِينَ هُمْ يُرَاءُونَ ﴿٦﴾ وَيَمْنَعُونَ الْمَاعُونَ ﴿٧﴾

Ayet NoOkunuşuTürkçe Anlamı (Meali)
BesmeleBismillâhirrahmânirrahîm.Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
1. AyetEra'eytellezî yükezzibu bi'd-dîn.Gördün mü, o hesap ve ceza gününü (dini) yalanlayanı!
2. AyetFezâlikellezî yedu''ul-yetîm.İşte o, yetimi itip kakan,
3. AyetVe lâ yehuddu alâ ta'âmi'l-miskîn.Yoksulu doyurmaya teşvik etmeyen (önayak olmayan) kimsedir.
4. AyetFeveylün li'l-musallîn.Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki,
5. AyetEllezîne hüm an salâtihim sâhûn.Onlar namazlarını ciddiye almazlar (namazlarından gafildirler).
6. AyetEllezîne hüm yürâûn.Onlar (namazlarıyla ve amelleriyle) gösteriş yaparlar.
7. AyetVe yemne'ûne'l-mâ'ûn.Ufacık bir yardıma (ödünce) bile engel olurlar.
MAUN SURESİNİN OKUNUŞU VE TÜRKÇE ANLAMI (MEALİ) Surenin Okunuşu Bismillâhirrahmânirrahîm 1. Era'eytellezî yükezzibu bi'd-dîn. 2. Fezâlikellezî yedu''ul-yetîm. 3. Ve lâ yehuddu alâ ta'âmi'l-miskîn. 4. Feveylün li'l-musallîn. 5. Ellezîne hüm an salâtihim sâhûn. 6. Ellezîne hüm yürâûn. 7. Ve yemne'ûne'l-mâ'ûn. Surenin Türkçe Anlamı Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla 1. Dini (hesap gününü) yalanlayanı gördün mü? 2. İşte o, yetimi itip kakar. 3. Yoksulu doyurmaya teşvik etmez (önayak olmaz). 4. Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki, 5. Onlar namazlarını ciddiye almazlar (gaflettedirler). 6. Onlar (ibadetleriyle) gösteriş yaparlar. 7. Ufacık bir yardıma (ödünce) bile engel olurlar.
🔍 Büyütmek için dokunun

3. Hesap Gününü Yalanlayanların Davranışları (1-3. Ayetler)

Surenin ilk ayetinde Yüce Allah, أَرَأَيْتَ الَّذِي يُكَذِّبُ بِالدِّينِ buyurarak dikkatleri 'dini yalanlayan' kişinin davranışlarına çeker. Burada geçen ed-Dîn (الدِّينِ) kelimesi hem İslam dinini hem de insanların dünyadaki amellerinden hesaba çekilecekleri ahiret, hesap ve ceza gününü ifade eder. Yaptıklarının hesabını Allah'a vereceğine inanmayan bir insan, kalbindeki merhamet ve sorumluluk duygusunu yitirir.

İkinci ve üçüncü ayetlerde hesap gününü yalanlayan bu kişinin toplumsal hayattaki iki belirgin kötülüğü açıklanır: Birincisi, korunmaya ve şefkate muhtaç olan yetimi itip kakması (يَدُعُّ الْيَتِيمَ), yani onu hor görmesi, azarlaması ve mirasını/hakkını gasp etmesidir. İkincisi ise yoksulu doyurmaya teşvik etmemesi (وَلَا يَحُضُّ عَلَى طَعَامِ الْمِسْكِينِ), yani kendi malından vermediği gibi çevresindeki insanların da yoksullara yardım etmesine önayak olmamasıdır.

1-3. AYETLER: HESAP GÜNÜNÜ YALANLAYANLARIN ÖZELLİKLERİ 1. Ayet: Hesap Gününü İnkâr يُكَذِّبُ بِالدِّينِ Buradaki «ed-Dîn» kavramı ahiret, ceza ve hesap günü anlamındadır. Hesap vereceğine inanmayan kişi merhametten ve adaletten uzaklaşır. 2. Ayet: Yetimi İtip Kakmak يَدُعُّ الْيَتِيمَ Yetimi hor görmek, hakkını yemek ve ona kaba davranmaktır. Müminin Tutumu: Yetimin başını okşamak, korumak ve hakkını gözetmektir. 3. Ayet: Yoksulu Gözetmemek وَلَا يَحُضُّ عَلَى طَعَامِ الْمِسْكِينِ Kendisi yoksula yardım etmediği gibi başkalarını da yoksulu doyurmaya teşvik etmez. İslam ise hayra öncülük etmeyi emreder.
🔍 Büyütmek için dokunun

4. İbadette Gaflet ve Gösteriş (Riya) Tehlikesi (4-6. Ayetler)

Surenin dördüncü ve beşinci ayetlerinde فَوَيْلٌ لِلْمُصَلِّينَ ۝ الَّذِينَ هُمْ عَنْ صَلَاتِهِمْ سَاهُونَ buyrularak namaz kıldığı hâlde namazından gafil olanlar uyarılır. Burada eleştirilen durum namaz kılmak değil, namazı ciddiye almamak, onun insanı kötülüklerden alıkoyan ahlaki amacını unutmak ve vaktine, rükünlerine özen göstermemektir. Çünkü bilinçle kılınan namaz, insanı merhametli ve dürüst olmaya yöneltir.

Altıncı ayette geçen الَّذِينَ هُمْ يُرَاءُونَ ifadesi ise ibadetlerde riya (gösteriş) yapmayı kınar. Riya; Allah'ın rızasını kazanmak için yapılması gereken namaz, zekât, sadaka gibi ibadetleri 'insanlar görsün, övsün, ne kadar dindar ve cömert desin' düşüncesiyle yapmaktır. İslam'da ibadetlerin kabul şartı, riyanın tam zıddı olan ihlas (samimiyet) ile yalnız Allah rızasını gözetmektir.

KavramArapça İfadesiAnlamı ve Hükmü
Gaflet (Sehiv)عَنْ صَلَاتِهِمْ سَاهُونَNamazın önemini, vaktini ve ahlaki amacını ciddiye almamak (Kınanmıştır).
Riya (Gösteriş)هُمْ يُرَاءُونَİbadet ve iyilikleri insanlara gösteriş için yapmak (Gizli şirk sayılmıştır).
İhlas (Samimiyet)الْإِخْلَاصُİbadetleri katışıksız biçimde Allah rızası için yapmak (Kabul şartıdır).
4-7. AYETLER: İBADETTE SAMİMİYET (İHLAS) VE YARDIMLAŞMA Surede Kınanan Olumsuz Tutumlar • سَاهُونَ (Gaflet / Ciddiyetsizlik): Namazın ruhundan, bilincinden ve kazandırdığı ahlaktan habersiz olmak. • يُرَاءُونَ (Riya / Gösteriş): İbadetleri ve iyilikleri Allah rızası için değil, insanlar görsün ve övsün diye yapmak. • يَمْنَعُونَ الْمَاعُونَ (Yardımı Esirgemek) Müminin Olması Gereken Tutumu • Huşû ve Bilinç: Namazı vaktinde, anlamına uygun ve kötülüklerden alıkoyacak bilinçle kılmak. • İhlas (Samimiyet): Her ibadeti ve sadakayı gösterişten uzak, sırf Yüce Allah'ın rızasını kazanmak için yapmak. • Cömertlik ve Paylaşma Ahlakı
🔍 Büyütmek için dokunun

5. Yardımı Esirgemek ve Toplumsal Dayanışma (7. Ayet)

Surenin son ayeti olan وَيَمْنَعُونَ الْمَاعُونَ (Ufacık bir yardıma / ödünce bile engel olurlar), cimriliğin ve bencilliğin vardığı son noktayı gözler önüne serer. Gösteriş için ibadet eden bu kişiler, iş gerçek bir fedakârlığa, zekât vermeye veya komşusuna küçük bir ev eşyasını ödünç vermeye geldiğinde bundan kaçınırlar ve yardıma engel olurlar.

Bu ayet, İslam'da yardımlaşmanın büyük servetlerle sınırlı olmadığını açıkça gösterir. Zengin olanın zekât ve sadaka vermesi nasıl bir görevse, herkesin komşusuna, arkadaşına veya ihtiyaç sahibine elindeki en küçük imkânla (bir kap yemek, ödünç bir kalem veya güler yüzle) yardımcı olması da dinin emrettiği bir erdemdir.

MAUN SURESİNDE İMAN — İBADET — AHLAK BÜTÜNLÜĞÜ 1. İMAN BOYUTU Ahiret ve hesap gününe (يَوْمُ الدِّينِ) içtenlikle inanmak ve sorumluluk bilinci taşımak. 2. İBADET BOYUTU Namazı gafletten ve gösterişten (riyadan) uzak, ihlas ve huşû ile yerine getirmek. 3. AHLAK BOYUTU Yetimi korumak, yoksulu doyurmak, zekât/sadaka vermek ve en küçük yardımı dahi esirgememek.
🔍 Büyütmek için dokunun

6. Maun Suresinden Çıkarılacak Temel İlkeler ve Mesajlar

Maun suresi, Zekât ve Sadaka ünitesinin bütün konularını taçlandıran bir ahlak manifestosudur. Sure bize iman, ibadet ve güzel ahlakın etle tırnak gibi birbirini tamamladığını öğretir. Ahiret gününde hesap vereceğine inanan bir mümin, yetimin başını okşar, yoksulun sofrasına katkıda bulunur ve çevresini de iyiliğe teşvik eder.

Aynı zamanda sure, mümini ikiyüzlülükten (münafıklık ve riyakârlıktan) sakındırır. Kıldığımız namaz bizi yetimi korumaya, yoksula el uzatmaya ve komşumuza yardım etmeye yöneltmiyorsa, ibadetlerimizi hangi bilinçle yaptığımızı sorgulamamız gerekir. Kısacası İslam'da Allah'a saygı, O'nun yarattığı insanlara merhamet ve yardımla tezahür eder.

Suredeki Uyarıİlgili AyetMüminin Çıkarması Gereken Ders
Dini / hesap gününü yalanlamak1. AyetAhiret bilinciyle yaşamak ve her davranışın hesabını vereceğini unutmamak.
Yetimi itip kakmak2. AyetYetim ve öksüzleri korumak, onlara sevgi ve merhametle yaklaşmak.
Yoksulu doyurmaya teşvik etmemek3. AyetYoksullara yardım etmek ve toplumu hayır işlerine yönlendirmek.
Namazda gaflet ve gösteriş (riya)4-6. Ayetlerİbadetleri vaktinde, huşû ve tam bir ihlas (samimiyet) ile yapmak.
Maun'a (yardıma) engel olmak7. AyetZekât, sadaka ve ödünç eşya dâhil hiçbir yardımı insanlardan esirgememek.
MAUN SURESİNİN ZEKÂT VE SADAKA ÜNİTESİYLE İLİŞKİSİ Bireysel Arınma ve Samimiyet • Zekât ve sadaka verirken başa kakmak veya gösteriş (riya) yapmak ibadetin sevabını ortadan kaldırır (Bakara 264). • Maun suresi de insanı bencillik ve gösterişten arındırarak gerçek ihlas bilincine ulaştırır. Toplumsal Dayanışma ve Merhamet • Yetimlerin ve yoksulların gözetilmesi toplumda sevgi ve güveni artırır. • Komşular arasında küçük ev eşyalarının (mâûn) ödünç verilmesi bile İslam'da ibadet bilincinin ayrılmaz bir parçası kabul edilmiştir.
🔍 Büyütmek için dokunun

Örnekler

  1. Örnek 1Maun suresinin 1. ayetinde geçen «أَرَأَيْتَ الَّذِي يُكَذِّبُ بِالدِّينِ» ifadesindeki 'din' kelimesi hangi anlamda kullanılmıştır ve sureye göre bu kişinin toplumsal davranışı nasıldır?

    Cevabı göster

    Ayetteki 'din' (الدِّينِ) kelimesi İslam dini anlamının yanı sıra 'ahiret, ceza ve hesap günü' anlamında kullanılmıştır. Hesap gününü yalanlayan bu kişi, sorumluluk duygusunu kaybettiği için yetimi itip kakar ve yoksulu doyurmaya teşvik etmez.

  2. Örnek 2Maun suresinin 4 ve 5. ayetlerinde «فَوَيْلٌ لِلْمُصَلِّينَ ۝ الَّذِينَ هُمْ عَنْ صَلَاتِهِمْ سَاهُونَ» buyrularak namaz kılanların uyarılmasının sebebi nedir?

    Cevabı göster

    Burada namaz kılanların uyarılmasının sebebi namaz kılmaları değil, namazlarını ciddiye almamaları (gaflet içinde olmaları), namazın kazandırdığı merhamet ve yardımlaşma ahlakından uzak kalmaları ve ibadetlerini gösteriş (riya) amacıyla yapmalarıdır.

  3. Örnek 3Maun suresine adını veren «الْمَاعُونَ» (el-Mâûn) kelimesinin anlamlarını yazarak Zekât ve Sadaka ünitesiyle bağlantısını açıklayınız.

    Cevabı göster

    Maun; zekât, sadaka, yardım, iyilik ve komşular arasında ödünç alınıp verilen günlük ev eşyası (kap kacak, tuz, su vb.) demektir. Zekât ve Sadaka ünitesiyle doğrudan bağlantılıdır; çünkü İslam'da hem mali ibadetlerin (zekât/sadaka) hem de en küçük günlük yardımların ihlasla yapılması ve muhtaçlardan esirgenmemesi emredilir.

  4. Örnek 4'Bir kimse kendi imkânı olmadığı için yoksula maddi yardımda bulunamıyorsa Maun suresinin 3. ayetine göre sorumluluktan tamamen kurtulur mu?' Ayetin anlamına göre yorumlayınız.

    Cevabı göster

    Hayır, sorumluluktan tamamen kurtulmaz. Çünkü 3. ayette 'yoksulu doyurmaz' değil, 'yoksulu doyurmaya teşvik etmez / önayak olmaz' (وَلَا يَحُضُّ عَلَى طَعَامِ الْمِسْكِينِ) buyrulmuştur. Kişi maddi imkânı olmasa bile çevresindeki imkân sahiplerini yoksullara yardım etmeye yönlendirmeli ve hayra vesile olmalıdır.

  5. Örnek 5Maun suresinin 6. ayetinde geçen «الَّذِينَ هُمْ يُرَاءُونَ» (Onlar gösteriş yaparlar) ifadesi Bakara suresi 264. ayetteki hangi zekât ve sadaka adabıyla örtüşmektedir?

    Cevabı göster

    Bakara suresi 264. ayette sadakaları başa kakarak, gönül kırarak ve 'insanlara gösteriş (riya) için malını harcayan' kimselerin durumunun, üzerindeki toprağı sağanak yağmurun silip süpürdüğü sert bir kayaya benzediği bildirilir. Her iki ayet de ibadet ve yardımların gösterişten uzak, yalnız Allah rızası (ihlas) için yapılmasını emreder.

  6. Örnek 6Maun suresinin okunuşunda 'Fezâlikellezî yedu''ul-yetîm' ayetinden hemen sonra gelen 3. ayetin okunuşunu ve Türkçe anlamını yazınız.

    Cevabı göster

    3. ayetin okunuşu: 'Ve lâ yehuddu alâ ta'âmi'l-miskîn.' Türkçe anlamı: 'Ve yoksulu doyurmaya teşvik etmez (önayak olmaz).'

Kavram Kartları

1 / 8

Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.

Etkinlikler

Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.

  1. 1Maun suresinde aşağıdakilerden hangisi 'dini (hesap ve ceza gününü) yalanlayan' kimselerin davranışlarından biri olarak doğrudan belirtilmiştir?

  2. 2Maun suresinin okunuş sıralamasında «Ellezîne hüm an salâtihim sâhûn» (5. ayet) ifadesinden hemen sonra gelen 6. ayet aşağıdakilerden hangisidir?

  3. 3Maun suresinin 4, 5 ve 6. ayetlerinde namaz kılan bazı kimselerin 'Yazıklar olsun o namaz kılanlara!' ifadesiyle uyarılmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

  4. 4Maun suresinin son ayeti olan «Ve yemne'ûne'l-mâ'ûn» (Ufacık bir yardıma / ödünce bile engel olurlar) ifadesinden çıkarılabilecek en kapsamlı yargı aşağıdakilerden hangisidir?

  5. 5Aşağıdaki ifadelerin doğru (D) mi yoksa yanlış (Y) mi olduğunu belirleyiniz.

    • Maun suresi Mekke döneminde inmiştir, 7 ayetten oluşur ve Kur'an-ı Kerim'in 107. suresidir.
    • Surenin ilk ayetindeki 'ed-Dîn' kelimesi ahiretteki hesap ve ceza günü anlamına da gelmektedir.
    • İbadetleri insanların övgüsünü kazanmak amacıyla gösteriş için yapmaya İslam kültüründe 'ihlas' denir.
    • Maun suresine göre gerçek dindarlık, samimi ibadeti yetim ve yoksulu gözetme ahlakıyla birleştirmeyi gerektirir.
    • Surenin 3. ayetinde geçen 'miskîn' kavramı, babasını küçük yaşta kaybetmiş yetim çocuk anlamına gelir.
  6. 6Maun suresinde geçen aşağıdaki Arapça ifadeleri Türkçe anlamlarıyla eşleştiriniz.

    Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.

  7. 7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.

    1. Maun suresi adını 7. ayetin sonunda geçen ve 'yardım, zekât, ödünç eşya' anlamına gelen kelimesinden alır.
    2. Henüz ergenlik çağına ulaşmadan babasını kaybetmiş olan çocuğa adı verilir.
    3. İbadetleri ve iyilikleri Allah rızası için değil, insanların beğenisini kazanmak amacıyla gösteriş için yapmaya denir.
    4. Tutum ve davranışlarda her türlü gösterişten uzak durup yalnız Yüce Allah'ın rızasını gözetmeye adı verilir.
    5. Maun suresinin 3. ayetinde hesap gününü yalanlayan kişinin doyurmaya teşvik etmediği bildirilmektedir.
  8. 8Maun suresinde bir yandan yetimi itip kakan ve yoksulu gözetmeyenlerin, diğer yandan namazlarında gaflet ve gösteriş içinde olup yardımı esirgeyenlerin birlikte eleştirilmesinin sebebini İslam'ın ibadet ve ahlak anlayışı açısından değerlendiriniz.

Kısaca

  • Maun suresi Mekke döneminde inmiştir, 7 ayettir ve Kur'an-ı Kerim'in 107. suresidir; adını 7. ayette geçen ve 'yardım, zekât, ödünç verilen ev eşyası' anlamına gelen الْمَاعُونَ kelimesinden alır.
  • Surenin ilk ayetindeki 'dini yalanlayan' (يُكَذِّبُ بِالدِّينِ) ifadesi, İslam dinini veya ahiretteki hesap ve ceza gününü inkâr eden kimseyi anlatır.
  • Hesap gününü yalanlayan kişilerin iki temel özelliği; yetimi itip kakmak (يَدُعُّ الْيَتِيمَ) ve yoksulu doyurmaya teşvik etmemek (وَلَا يَحُضُّ عَلَى طَعَامِ الْمِسْكِينِ) olarak belirtilmiştir.
  • Surenin ikinci bölümünde (4-7. ayetler) namazlarını ciddiye almayan (سَاهُونَ), ibadetlerini gösteriş için yapan (يُرَاءُونَ) ve en küçük yardımı esirgeyen (وَيَمْنَعُونَ الْمَاعُونَ) kimseler kınanmıştır.
  • Maun suresi, gerçek dindarlığın yalnız şekilsel ibadetle sınırlı kalamayacağını; samimi iman ve ihlaslı ibadetin mutlaka yetimi koruma, yoksulu gözetme ve yardımlaşma ahlakıyla bütünleşmesi gerektiğini öğretir.

Bu dersin öteki kaynakları