İçeriğe geç

8. sınıf · Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi · 3. hafta (28 Eylül-2 Ekim 2026)

İnsanın İradesi ve Kader

Kader İnancı teması · Konu özeti

Etkinlikler
Bu hafta

Önceki derslerde kaderi, kazayı ve evrendeki yasaları tanıdın; insanın akıl ve irade sahibi bir varlık olduğunu da gördün. Bu hafta insanın ilmi, iradesi ve sorumluluğu ile kader arasında bağ kuracaksın.

İlim ve irade: insan ile Allah

İnsan öğrenerek bilgisini artırabilir, plan yapıp çalışarak birçok işi başarabilir. Buna rağmen ilmi de iradesi de bir sınır içindedir: her şeyi bilemez, her istediğini yapamaz.

Allah’ın ilmi ve iradesi ise sonsuzdur ve her şeyi kuşatır. Allah’ın bilgisi, gözle görülen âlemle sınırlı kalmaz; görünen âlemi olduğu kadar görünmeyen âlemi, yani gaybı da içine alır.

Kader konusunu doğru kavramak için bu iki tarafı ayırmak gerekir: seçim yapan taraf sınırlı bilgiye ve sınırlı güce sahip insan, her şeyi kuşatan taraf ise Allah’tır.

İnsanAllahİlimSınırlıher şeyi bilemezSonsuzgörünen ve görünmeyenâlemi (gayb) kapsarİradeSınırlıher istediğini yapamazSonsuzher şeyi kuşatırİnsanın ilmi ve iradesi sınırlı, Allah’ınki sonsuzdur.

Doğruyu yanlıştan ayırt etme gücü

İnsan, iyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı birbirinden ayırabilecek yeteneklerle donatılmıştır. Bu yetenekler, hak ile batılın farkını anlamasını sağlar.

İnsan doğru ya da yanlış olanı kendi iradesiyle seçer. Seçtiği davranışı ise Allah, o kişinin tercihine göre yaratır. Kısacası tercih eden insandır, yaratan Allah’tır.

Bu nedenle bir davranışı seçmek ile o davranışı yaratmak birbirine karıştırılmamalıdır; ilki insanın, ikincisi Allah’ın işidir. Bu konuyla ilgili şu ayetler okunabilir.

Allah’ın önceden bilmesi ve insanın tercihi

Allah’ın ilmi sonsuz olduğundan, bir insanın hangi yolu tercih edeceği de O’nun bilgisi dışında kalmaz. Burada önemli olan, bilmenin tercihi belirleyip belirlemediğidir.

Allah’ın bu bilgisi, insanın seçimine yön veren bir güç değildir. İnsan tercihini yaparken o bilgiden etkilenmez; kararı kendi iradesiyle verir. Bilmek ile zorlamak aynı şey sayılamaz.

Böylece Allah’ın sonsuz bilgisi, insanın özgür tercihi ve tercihlerin sonuçlarından doğan sorumluluk birbiriyle çelişmeden bir arada düşünülebilir.

Allah önceden bilirinsanın seçeceği davranışı dabilgi tercihi etkilemezİnsanakıllı ve iradeliTercihdoğru ya da yanlışAllahtercihe görefiili yaratırTercih insana aittir; Allah’ın bilgisi tercihi yönlendirmez.

Sorumluluk ve hesap verme

Sorumluluk, kişinin hem kendi davranışlarının hem de yetki alanına giren olayların sonuçlarını üstlenmesi anlamına gelir. Bunun bir yönü de hesap vermektir: kişi yalnız yaptıklarından değil, yapması gerekirken yapmadığı işlerden de hesaba çekilir.

Bu ilişkinin temelinde akıl ve irade vardır. Akıl insanı düşünen, öğrenen ve dinin emirlerine muhatap olan bir varlık yapar; irade ise dileme, tercih etme ve karar verme gücünü sağlar. İkisi birlikte bulunduğu için insan davranışlarının sonuçlarından sorumlu tutulur.

Bir davranışın iyi ya da kötü sonucu, o davranışı seçen kişiye döner. Sorumluluk ve hesap konusunda şu ayetler okunabilir.

Sorumluluğun sınırı

Kişi, seçimlerinin sonuçlarından sorumludur; fakat sorumluluğun bir sınırı vardır ve bu sınırı kişinin gücü belirler. Aşağıdaki ayet bu sınıra işaret eder.

İnsanın iradesinin dışında gerçekleşen durumlar da vardır: vücut sistemlerinin kendiliğinden çalışması, hangi anne babadan ve hangi ırktan doğacağı, nerede dünyaya geleceği gibi. Saç renginin sarı, esmer ya da kumral olması gibi fiziki özellikler de bu gruba girer.

Bunlar insanın tercih edemediği durumlardır; bu yüzden kişi bunlardan sorumlu tutulmaz. Sorumluluk, seçme imkânı bulunan davranışlarda söz konusu olur.

Akıl ve iradesahibi insanTercihseçilendavranışSorumluluksonuçlarıüstlenmeHesap vermeyapılanlar veyapılmayanlarSorumluluk, kişinin gücüyle sınırlıdır.İradesi dışında kalan durumlardan sorumlu tutulmaz:nerede doğduğu, saç rengi gibi

Kaderi bahane etmek

Bazı kişiler yaptıkları bir yanlışın ya da yaşadıkları bir başarısızlığın nedenini kadere yükler. “Kaderim böyleymiş.” ya da “Talihim kötüymüş.” gibi kalıp sözler bunun örnekleridir.

Oysa insan, tercihlerinin sonucuna kendi aklı, bilgisi ve iradesiyle ulaşır. Bu yüzden sorumluluğu kadere devredemez; kaderi suçlamak kişiyi hesap vermekten kurtarmaz.

Kişiden beklenen, aklını ve bilgisini kullanıp tercihini doğru yönde yapmasıdır; çünkü her seçim onu mükâfata ya da cezaya götürebilir.

Örnekler

  1. Örnek 1Bir öğrenci “Allah’ın ilmi de insanın ilmi gibi sınırlıdır, yalnızca daha geniştir.” diyor. Bu düşünceyi nasıl düzeltirsin?

    Cevabı göster

    İnsan bilgi ve güç bakımından sınırlıdır; bilemeyeceği, yapamayacağı şeyler vardır. Allah’ın ilmi ve iradesi ise sonsuzdur ve her şeyi kuşatır. Allah’ın ilmi görünen âlemi olduğu kadar görünmeyen âlemi (gayb) de kapsar. Aradaki fark genişlik farkı değil, sınırlı olma ile sonsuz olma farkıdır.

  2. Örnek 2Bir öğrenciyle ilgili şu dört durum listelenmiştir: gözlerinin rengi, hangi şehirde doğduğu, kütüphaneden okumak için aldığı roman, bir arkadaşına verdiği söz. Öğrenci bunlardan hangileri için sorumlu tutulur? Gerekçesini açıkla.

    Cevabı göster

    Aldığı roman ile verdiği söz için sorumlu tutulur; çünkü bunlar onun tercih edebildiği, kendi iradesiyle belirlediği davranışlardır. Gözlerinin rengi ve doğduğu şehir ise iradesi dışında gerçekleşmiştir, bu yüzden bunlardan sorumlu tutulmaz.

  3. Örnek 3Bir öğrenci “Allah ne seçeceğimi önceden bildiğine göre seçimim özgür olamaz.” diyor. Bu çıkarımın hatası nedir?

    Cevabı göster

    Allah’ın önceden bilmesi, insanın seçimine yön veren bir etki değildir. İnsan davranışını o bilgiden etkilenmeden, kendi iradesiyle belirler. Bu yüzden bilgi ile tercih arasında zorlayıcı bir bağ kurulamaz ve insan seçiminden sorumlu olmaya devam eder.

  4. Örnek 4Nöbetçi öğrenci Selin’in görevi sınıftaki çiçekleri sulamaktı. Selin görevini yapmadı ve çiçekler soldu. “Ben çiçeklere bir şey yapmadım ki.” diyen Selin’in sorumluluğu hakkında ne söylersin?

    Cevabı göster

    Sorumluluk yalnız yapılan işlerde değil, yapılması gerekirken yapılmayan işlerde de vardır. Selin sulama görevini aksattığı için çiçeklerin solmasının sonucunu üstlenmeli, yani bu konuda hesap vermelidir.

  5. Örnek 5İnsan suresi 3. ayette şöyle buyrulur: “… artık o isterse şükreden olur, isterse nankör.” Ayetteki “o isterse” ifadesi, insanın şükreden ya da nankör olmasında hangi özelliğine işaret eder?

    Cevabı göster

    İnsanın bu seçimi kendi isteğiyle, yani iradesiyle yaptığına işaret eder. Seçim insana ait olduğu için insan seçtiği davranıştan sorumludur.

  6. Örnek 6Arkadaşının defterini izinsiz alıp kaybeden Mert, “Kaderim böyleymiş, ne yapabilirdim ki?” diyor. Bu söz Mert’in sorumluluğunu ortadan kaldırır mı? Gerekçeni açıkla.

    Cevabı göster

    Kaldırmaz. Mert defteri izinsiz almayı kendi iradesiyle seçmiştir. Kaderi suçlayarak sorumluluktan kurtulunamaz; Mert davranışının sonucunu üstlenmeli ve seçiminin onu cezaya götürebileceğinin farkında olmalıdır.

Etkinlikler

Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.

  1. 1Bir öğrenci, insanın bir davranışı seçmesi ile Allah’ın o davranışı yaratması arasındaki ilişkiyi anlatıyor. Aşağıdaki cümlelerden hangisi bu ilişkiyi doğru kurar?

  2. 2Bir öğrenci, yanlış olduğunu bildiği bir davranışı seçiyor ve “Ben böyle yaratılmışım.” diyor. Aşağıdakilerden hangisi bu durumu en doğru değerlendirir?

  3. 3Bir bilim insanı yıllar süren araştırmalarla çok sayıda yeni bilgiye ulaşıyor. Bu durumdan insanın ilmi hakkında hangi sonuç çıkarılır?

  4. 4Her ifadenin doğru mu yanlış mı olduğuna karar ver.

    • Kötü bir yol seçen kişi, bu seçimin zararını kendi aleyhine taşır.
    • İnsanın iradesi de Allah’ın iradesi gibi her şeyi kuşatır.
    • Doğru ve yanlış yolun insana gösterilmiş olması, seçim yapma sorumluluğunu kaldırır.
    • Kişi, tercihlerinin kendisini mükâfata ya da cezaya götürebileceğinin farkında olmalıdır.
  5. 5Her kavramı, anlamını veren ifadeyle eşleştir.

    Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.

  6. 6Boşlukları uygun sözcüklerle doldur; bir sözcük artacak.

    1. Doğruyu yanlıştan ayırt edebilmek, hak ile arasındaki farkı görebilmeyi de sağlar.
    2. “Talihim kötüymüş.” demek, yapılan bir yanlışı kadere yüklemek için ileri sürülen bir olur.
    3. Kişinin kendi davranışlarının sonuçlarını üstlenmesine denir.
  7. 7İnsanın ilmi ve iradesi sınırlı olduğu hâlde neden davranışlarından sorumlu tutulur?

  8. 8Bakara suresi 286. ayette şöyle buyrulur: “Allah hiçbir kimseyi, gücünün yetmediği bir şeyle yükümlü kılmaz; lehinde olanı da kendi kazandığıdır, aleyhinde olanı da kendi kazandığıdır. …” Ayetteki “gücünün yetmediği bir şeyle yükümlü kılmaz” ve “kendi kazandığıdır” ifadeleri sorumluluğun hangi iki yönüyle ilişkilidir?

Kısaca

  • İnsan bilgi ve güç bakımından sınırlıdır; Allah’ın ilmi ve iradesi sonsuzdur, görünen ve görünmeyen âlemi kapsar.
  • Allah insana doğruyu yanlıştan ayırt edecek özellikler vermiştir; insan tercihini yapar, Allah seçilen davranışı yaratır.
  • Allah’ın önceden bilmesi, insanın tercihi üzerinde bir etki oluşturmaz.
  • Sorumluluk, davranışların sonuçlarını üstlenmek ve hesap vermektir; insanın gücüyle sınırlıdır ve iradesi dışındaki durumları kapsamaz.
  • Kaderi suçlayarak sorumluluktan kurtulunamaz; her seçimin mükâfata ya da cezaya götürebileceği bilinmelidir.

Bu dersin öteki kaynakları