İçeriğe geç

9. sınıf · Arapça · 15. hafta (28 Aralık 2026-1 Ocak 2027)

Ders 1: Sınıfım (Saffî) — Renkler, 1-12 Sayılarıyla Sayma, Çoğul İsimler, Sahiplik Diyalogları, Yakınlık-Uzaklık ve Nitelik Sıfatları, Dönem Sonu Okuma ve Yansıtma

ÜNİTE 2: OKULDAYIM teması · Konu özeti

🃏 Kavram kartlarıEtkinlikler
Bu hafta

Dönemin son haftasına geldik! Bu hafta Sınıfım (صَفِّي) dersini tamamlarken sınıfımızı artık yalnızca eşya adlarıyla değil, renkleri, sayıları ve eşyaların birbirine yakınlığı-uzaklığıyla anlatmayı öğreneceğiz. Arkadaşımıza هَلْ عِنْدَكَ قَلَمٌ؟ diye sormayı, nazikçe 'yok, üzgünüm' demeyi, eşyaların çoğul biçimlerini kullanmayı ve sonunda bütün bu yapıları bir okuma metninde birleştirerek dönem boyunca öğrendiklerimizi değerlendirmeyi hedefliyoruz.

Renkler ve Renk Sorma Kalıbı (Mâ levnu...?)

Sınıfımızdaki eşyaların rengini sormak için مَا لَوْنُ ...؟ kalıbını kullanırız. لَوْنٌ kelimesi 'renk' demektir; kendisinden sonra gelen belirli isim ona tamlayan olarak bağlandığı için esreli okunur: مَا لَوْنُ الْقَلَمِ؟ (Kalemin rengi ne?), مَا لَوْنُ الْحَقِيبَةِ؟ (Çantanın rengi ne?). Bu soruya iki şekilde cevap verilebilir: 'Rengi kırmızıdır' anlamında لَوْنُهُ أَحْمَرُ ya da doğrudan eşyayı niteleyerek الْقَلَمُ أَحْمَرُ (Kalem kırmızıdır). Dikkat: لَوْنٌ kelimesi müzekker olduğu için 'rengi' diye başlayan cevaplarda renk hep eril kalır: لَوْنُ الْحَقِيبَةِ أَحْمَرُ; fakat çanta doğrudan nitelendiğinde renk dişil olur: الْحَقِيبَةُ حَمْرَاءُ.

Temel renklerin eril biçimleri ef'alu kalıbındadır: أَحْمَرُ (kırmızı), أَصْفَرُ (sarı), أَزْرَقُ (mavi), أَخْضَرُ (yeşil), أَسْوَدُ (siyah), أَبْيَضُ (beyaz). Dişil biçimler ise fa'lâu kalıbına girer: حَمْرَاءُ, صَفْرَاءُ, زَرْقَاءُ, خَضْرَاءُ, سَوْدَاءُ, بَيْضَاءُ. Bu kelimeler tenvin almaz; bu yüzden 'mavi bir kalem' قَلَمٌ أَزْرَقُ şeklinde okunur, sonuna 'un' sesi eklenmez. Renk, sıfat tamlamasında ismin arkasından gelir ve belirlilik bakımından da ona uyar: دَفْتَرٌ أَخْضَرُ (yeşil bir defter), السَّبُّورَةُ الْبَيْضَاءُ (beyaz tahta).

Renklerle ilgili en çok karıştırılan nokta akılsız çoğullardır. Kalemler, sandalyeler, masalar gibi insan dışındaki varlıkların çoğulu dilbilgisinde tekil dişil gibi davranır. Bu nedenle 'Kalemler kırmızıdır' cümlesi الْأَقْلَامُ حَمْرَاءُ, 'Sandalyeler mavidir' cümlesi الْكَرَاسِيُّ زَرْقَاءُ şeklinde kurulur. Sınıfı anlatırken önce eşyanın cinsiyetine, sonra tekil mi çoğul mu olduğuna bakmak, doğru renk biçimini seçmenin en kısa yoludur.

Eril (Müzekker)Dişil (Müennes)AnlamıÖrnek Cümle
أَحْمَرُحَمْرَاءُKırmızıهَذِهِ حَقِيبَةٌ حَمْرَاءُ (Bu kırmızı bir çantadır.)
أَصْفَرُصَفْرَاءُSarıهَذَا قَلَمٌ أَصْفَرُ (Bu sarı bir kalemdir.)
أَزْرَقُزَرْقَاءُMaviالطَّاوِلَةُ زَرْقَاءُ (Masa mavidir.)
أَخْضَرُخَضْرَاءُYeşilهَذَا دَفْتَرٌ أَخْضَرُ (Bu yeşil bir defterdir.)
أَسْوَدُسَوْدَاءُSiyahالْحَقِيبَةُ سَوْدَاءُ (Çanta siyahtır.)
أَبْيَضُبَيْضَاءُBeyazالسَّبُّورَةُ بَيْضَاءُ (Tahta beyazdır.)
RENKLER: Eril ve Dişil Biçimler (Mâ levnu...? = ...ne renk?)ahmerhamrâkırmızıasfersafrâsarıezrakzerkâmaviahdarhadrâyeşilesvedsevdâsiyahebyadbeydâbeyazSiyah yazı: eril (müzekker) biçim — kırmızı yazı: dişil (müennes) biçimel-kalemu ahmeru (Kalem kırmızıdır) • el-hakîbetu hamrâu (Çanta kırmızıdır) • el-aklâmu hamrâu (Kalemler kırmızıdır)
🔍 Büyütmek için dokunun

Sayılarla Sınıfımı Sayıyorum (1-12)

Sınıfımızda kaç öğrenci, kaç masa ya da kaç kalem olduğunu anlatmak için 1'den 12'ye kadar sayıları kullanırız. Sayarken söylenen biçimler şunlardır: وَاحِدٌ (1), اِثْنَانِ (2), ثَلَاثَةٌ (3), أَرْبَعَةٌ (4), خَمْسَةٌ (5), سِتَّةٌ (6), سَبْعَةٌ (7), ثَمَانِيَةٌ (8), تِسْعَةٌ (9), عَشَرَةٌ (10), أَحَدَ عَشَرَ (11), اِثْنَا عَشَرَ (12). Sayı sormak için كَمْ edatı kullanılır ve ardından gelen isim tekil, belirsiz ve üstünlü olur: كَمْ قَلَمًا عِنْدَكَ؟ (Kaç kalemin var?), كَمْ طَالِبًا فِي الصَّفِّ؟ (Sınıfta kaç öğrenci var?).

1 ve 2 sayıları sıfat gibi davranır; sayılan ismin arkasından gelir ve onunla aynı cinsiyette olur: قَلَمٌ وَاحِدٌ (bir kalem), حَقِيبَةٌ وَاحِدَةٌ (bir çanta). İki tane olan nesneler için çoğu zaman yalnızca ikil (tesniye) biçimi yeterlidir: قَلَمَانِ (iki kalem), حَقِيبَتَانِ (iki çanta), دَفْتَرَانِ (iki defter). 3-10 arası sayılarda ise önemli bir kural vardır: sayı, sayılan ismin tekilinin tersi cinsiyette gelir ve sayılan isim çoğul, esreli olur. Eril قَلَمٌ için ثَلَاثَةُ أَقْلَامٍ (üç kalem), dişil حَقِيبَةٌ için ثَلَاثُ حَقَائِبَ (üç çanta) denir.

11 ve 12 sayılarından sonra sayılan isim yeniden tekil ve üstünlü olur. Eril isimlerle أَحَدَ عَشَرَ طَالِبًا (on bir öğrenci) ve اِثْنَا عَشَرَ كُرْسِيًّا (on iki sandalye); dişil isimlerle إِحْدَى عَشْرَةَ طَالِبَةً (on bir kız öğrenci) ve اِثْنَتَا عَشْرَةَ طَاوِلَةً (on iki masa) kullanılır. Sınıfımızı anlatırken bu sayıları varlık bildiren yapıyla birleştiririz: فِي الصَّفِّ اِثْنَا عَشَرَ طَالِبًا (Sınıfta on iki öğrenci vardır), عِنْدِي خَمْسَةُ دَفَاتِرَ (Benim beş defterim var).

SayıEril İsimleDişil İsimleTürkçe Karşılığı
1قَلَمٌ وَاحِدٌحَقِيبَةٌ وَاحِدَةٌbir kalem / bir çanta
2قَلَمَانِحَقِيبَتَانِiki kalem / iki çanta
3ثَلَاثَةُ أَقْلَامٍثَلَاثُ حَقَائِبَüç kalem / üç çanta
5خَمْسَةُ كُتُبٍخَمْسُ طَاوِلَاتٍbeş kitap / beş masa
10عَشَرَةُ دَفَاتِرَعَشْرُ سَبُّورَاتٍon defter / on tahta
11أَحَدَ عَشَرَ طَالِبًاإِحْدَى عَشْرَةَ طَالِبَةًon bir öğrenci / on bir kız öğrenci
12اِثْنَا عَشَرَ كُرْسِيًّااِثْنَتَا عَشْرَةَ طَاوِلَةًon iki sandalye / on iki masa
SAYILARLA SINIFIMI SAYIYORUM: 1'den 12'ye123456789101112vâhidisnânselâseerba'ahamsesitteseb'asemâniyetis'aaşeraehadeaşerisnâaşer1 ve 2: Uyumkalemun vâhidun (bir kalem)hakîbetun vâhidetun (bir çanta)kalemâni (iki kalem)3-10: Ters cinsiyetselâsetu aklâmin (üç kalem)erba'u tâvilâtin (dört masa)Sayılan isim: çoğul ve esreli11-12: Tekil + üstünehade aşera tâliben (11 öğrenci)isnâ aşera kursiyyen (12 sandalye)Kem kalemen? (Kaç kalem?)
🔍 Büyütmek için dokunun

Tekilden Çoğula: Sınıf Eşyalarının Çoğul Biçimleri

Sınıfımızda her eşyadan genellikle birden fazla bulunur; bu yüzden çoğul biçimleri bilmek sınıfı anlatmanın vazgeçilmez parçasıdır. Arapçada çoğul üç yolla yapılır. Sâlim müzekker çoğul erkekler ve karışık topluluklar için kelimenin sonuna ـُونَ eklenerek yapılır: مُعَلِّمُونَ (öğretmenler), مُجْتَهِدُونَ (çalışkanlar). Sâlim müennes çoğul ise yuvarlak te düşürülüp ـَاتٌ eklenerek kurulur: طَاوِلَةٌ → طَاوِلَاتٌ (masalar), سَبُّورَةٌ → سَبُّورَاتٌ (tahtalar), طَالِبَةٌ → طَالِبَاتٌ (kız öğrenciler).

Sınıf eşyalarının büyük kısmı ise kırık çoğul (cem-i teksîr) yapar; bu çoğullarda kelimenin iç yapısı değişir. قَلَمٌ → أَقْلَامٌ (kalemler), كِتَابٌ → كُتُبٌ (kitaplar), دَفْتَرٌ → دَفَاتِرُ (defterler), كُرْسِيٌّ → كَرَاسِيُّ (sandalyeler), حَقِيبَةٌ → حَقَائِبُ (çantalar), صَفٌّ → صُفُوفٌ (sınıflar), طَالِبٌ → طُلَّابٌ (öğrenciler). Kırık çoğullar belli kalıplara uysa da kesin bir kuralla türetilemez; bu nedenle her yeni kelime tekiliyle birlikte çoğuluyla da öğrenilmelidir. Sözlüklerde de çoğul biçim tekilin hemen yanında verilir.

Çoğullarla cümle kurarken akıllı-akılsız ayrımı belirleyicidir. İnsan dışındaki varlıkların çoğulu tekil dişil gibi davranır: 'Bunlar yeni kalemlerdir' cümlesi هَذِهِ أَقْلَامٌ جَدِيدَةٌ, 'Defterler temizdir' cümlesi الدَّفَاتِرُ نَظِيفَةٌ şeklinde kurulur. İnsanlar için ise çoğul işaret ismi هَؤُلَاءِ ve çoğul sıfat kullanılır: هَؤُلَاءِ طُلَّابٌ مُجْتَهِدُونَ (Bunlar çalışkan öğrencilerdir). Bu ayrım, renk ve sayı yapılarıyla birleştiğinde فِي الْحَقِيبَةِ خَمْسَةُ أَقْلَامٍ حَمْرَاءُ gibi zengin cümleler kurmamızı sağlar.

TekilÇoğulAnlamıÇoğul Türü
قَلَمٌأَقْلَامٌkalem → kalemlerKırık çoğul
كِتَابٌكُتُبٌkitap → kitaplarKırık çoğul
دَفْتَرٌدَفَاتِرُdefter → defterlerKırık çoğul
كُرْسِيٌّكَرَاسِيُّsandalye → sandalyelerKırık çoğul
حَقِيبَةٌحَقَائِبُçanta → çantalarKırık çoğul
صَفٌّصُفُوفٌsınıf → sınıflarKırık çoğul
طَاوِلَةٌطَاوِلَاتٌmasa → masalarSâlim müennes çoğul
طَالِبٌطُلَّابٌöğrenci → öğrencilerKırık çoğul (akıllı)
TEKİLDEN ÇOĞULA: SINIF EŞYALARIEril tekiller → kırık çoğulkalem→aklâm (kalemler)kitâb→kutub (kitaplar)defter→defâtir (defterler)kursiyy→karâsiyy (sandalyeler)Dişil tekiller ve insanlarhakîbe→hakâib (çantalar)tâvile→tâvilât (masalar)sebbûre→sebbûrât (tahtalar)tâlib→tullâb (öğrenciler)Akılsız çoğul = tekil dişil: hâzihî aklâmun cedîdetun (Bunlar yeni kalemlerdir)
🔍 Büyütmek için dokunun

Sahiplik Diyalogları: Hel İndeke...? Ne'am, İndî... / Lâ, Mâ İndî...

Arapçada 'bir şeyim var' demek için Türkçedeki gibi ayrı bir 'sahip olmak' fiili yerine عِنْدَ ('yanında, katında') zarfı kullanılır. Bu zarfa bitişik zamirler eklenerek sahiplik bildirilir: عِنْدِي (bende var / benim ... var), عِنْدَكَ (sende var - erkeğe), عِنْدَكِ (sende var - kıza), عِنْدَهُ (onda var - erkek), عِنْدَهَا (onda var - kız), عِنْدَنَا (bizde var). Sahip olunan şey cümlede belirsiz (nekra) ve ötreli gelir: عِنْدِي قَلَمٌ أَزْرَقُ (Benim mavi bir kalemim var), عِنْدَنَا سَبُّورَةٌ جَدِيدَةٌ (Bizim yeni bir tahtamız var).

Arkadaşımızda bir eşya olup olmadığını öğrenmek için cümlenin başına هَلْ soru edatı getirilir: هَلْ عِنْدَكَ مِسْطَرَةٌ؟ (Cetvelin var mı?). Olumlu cevap نَعَمْ، عِنْدِي مِسْطَرَةٌ (Evet, cetvelim var), olumsuz cevap لَا، مَا عِنْدِي مِسْطَرَةٌ (Hayır, cetvelim yok) şeklindedir. Buradaki مَا bir soru kelimesi değil, olumsuzluk edatıdır. مَا هَذَا؟ (Bu nedir?) sorusundaki مَا ile مَا عِنْدِي (bende yok) yapısındaki مَا aynı yazılsa da görevleri farklıdır; cümlenin sonundaki soru işareti ve bağlam bu farkı açıkça gösterir.

Sahiplik diyalogları nezaket ifadeleriyle birleştiğinde sınıf içi iletişim hem doğru hem güzel olur. Rica ederken مِنْ فَضْلِكَ / مِنْ فَضْلِكِ, isteğimizi karşılayamadığımızda erkek öğrenci آسِفٌ, kız öğrenci آسِفَةٌ (üzgünüm, özür dilerim) der. Örnek diyalog: Ali: يَا زَيْنَبُ، هَلْ عِنْدَكِ قَلَمٌ أَزْرَقُ مِنْ فَضْلِكِ؟ (Zeynep, lütfen mavi kalemin var mı?) Zeynep: آسِفَةٌ، مَا عِنْدِي قَلَمٌ أَزْرَقُ، عِنْدِي قَلَمٌ أَسْوَدُ. (Üzgünüm, mavi kalemim yok; siyah kalemim var.) Ali: لَا بَأْسَ، شُكْرًا. (Sorun değil, teşekkürler.)

Zamirli YapıAnlamıOlumlu CümleOlumsuz Cümle
عِنْدِيBende varعِنْدِي دَفْتَرٌمَا عِنْدِي دَفْتَرٌ
عِنْدَكَSende var (erkek)عِنْدَكَ حَقِيبَةٌمَا عِنْدَكَ حَقِيبَةٌ
عِنْدَكِSende var (kız)عِنْدَكِ مِمْحَاةٌمَا عِنْدَكِ مِمْحَاةٌ
عِنْدَهُOnda var (erkek)عِنْدَهُ قَلَمَانِمَا عِنْدَهُ قَلَمٌ
عِنْدَهَاOnda var (kız)عِنْدَهَا مِسْطَرَةٌمَا عِنْدَهَا مِسْطَرَةٌ
عِنْدَنَاBizde varعِنْدَنَا خَرِيطَةٌمَا عِنْدَنَا خَرِيطَةٌ
SAHİPLİK DİYALOĞU: Hel indeke...?Hel indeke mistaratun?Cetvelin var mı? (erkeğe sorulur)Ne'am, indî mistaratun.Evet, cetvelim var.Lâ, âsif, mâ indî mistaratun.Hayır, üzgünüm, cetvelim yok.indî: bende var • indeke / indeki: sende var • indehû / indehâ: onda var • indenâ: bizde var
🔍 Büyütmek için dokunun

Yakınlık, Uzaklık ve Nitelik Bildiren Sıfatlar

Sınıfta bir eşyanın başka bir şeye yakın ya da uzak olduğunu söylemek için قَرِيبٌ مِنْ (...-e yakın) ve بَعِيدٌ عَنْ (...-den uzak) yapıları kullanılır. Bu kelimeler birer sıfat olduğu için nitelediği isme cinsiyet bakımından uyar: الْكُرْسِيُّ قَرِيبٌ مِنَ الطَّاوِلَةِ (Sandalye masaya yakındır), الْحَقِيبَةُ قَرِيبَةٌ مِنَ الْكُرْسِيِّ (Çanta sandalyeye yakındır), الْمَكْتَبُ بَعِيدٌ عَنِ الْبَابِ (Çalışma masası kapıdan uzaktır), السَّبُّورَةُ بَعِيدَةٌ عَنِ الْبَابِ (Tahta kapıdan uzaktır). مِنْ ve عَنْ harf-i cer olduğundan sonraki isim esreli okunur; ayrıca ال takısıyla birleşirken okunuşları مِنَ ve عَنِ biçimine döner.

Bu yapılar daha önce öğrendiğimiz mekân zarflarıyla birleşince sınıfımızın adeta haritasını çizebiliriz: السَّاعَةُ فَوْقَ السَّبُّورَةِ (Saat tahtanın üstündedir), مَكْتَبُ الْمُعَلِّمِ أَمَامَ الطُّلَّابِ (Öğretmenin masası öğrencilerin önündedir), حَقِيبَتِي تَحْتَ الطَّاوِلَةِ (Çantam masanın altındadır), عُمَرُ خَلْفَ زَيْنَبَ (Ömer Zeynep'in arkasındadır). Burada فَوْقَ ile عَلَى arasındaki ince farka dikkat edelim: فَوْقَ daha çok bir şeyin 'yukarısında' bulunmayı, عَلَى ise bir yüzeye değerek 'üzerinde' olmayı anlatır. Duvardaki saat tahtaya değmediği için فَوْقَ السَّبُّورَةِ, masadaki defter ise عَلَى الطَّاوِلَةِ ifadesiyle anlatılır.

Sınıfımızı ve arkadaşlarımızı nitelemek için bu derste üç temel sıfat öne çıkar: مُجْتَهِدٌ / مُجْتَهِدَةٌ (çalışkan), جَمِيلٌ / جَمِيلَةٌ (güzel), نَظِيفٌ / نَظِيفَةٌ (temiz). Sıfat belirsiz bir ismin ardından gelirse sıfat tamlaması olur: طَالِبٌ مُجْتَهِدٌ (çalışkan bir öğrenci). Belirli bir ismin ardından belirsiz olarak gelirse isim cümlesi kurulur: الطَّالِبُ مُجْتَهِدٌ (Öğrenci çalışkandır). İkisi bir arada da kullanılabilir: الصَّفُّ النَّظِيفُ جَمِيلٌ (Temiz sınıf güzeldir); فَاطِمَةُ طَالِبَةٌ مُجْتَهِدَةٌ (Fatma çalışkan bir öğrencidir).

ErilDişilAnlamıÖrnek Cümle
قَرِيبٌ مِنْقَرِيبَةٌ مِنْ...-e yakınالْحَقِيبَةُ قَرِيبَةٌ مِنَ الْكُرْسِيِّ (Çanta sandalyeye yakındır.)
بَعِيدٌ عَنْبَعِيدَةٌ عَنْ...-den uzakالْكُرْسِيُّ بَعِيدٌ عَنِ الْبَابِ (Sandalye kapıdan uzaktır.)
مُجْتَهِدٌمُجْتَهِدَةٌÇalışkanفَاطِمَةُ طَالِبَةٌ مُجْتَهِدَةٌ (Fatma çalışkan bir öğrencidir.)
جَمِيلٌجَمِيلَةٌGüzelصَفُّنَا جَمِيلٌ (Sınıfımız güzeldir.)
نَظِيفٌنَظِيفَةٌTemizالسَّبُّورَةُ نَظِيفَةٌ (Tahta temizdir.)
YAKIN - UZAK VE NİTELİK SIFATLARIsâ'a: fevka's-sebbûresebbûre (tahta)mektebu'l-muallimkarîb mine's-sebbûrebâbtâvile (masam)baîd ani'l-bâb (kapıdan uzak)müctehid / müctehideçalışkancemîl / cemîlegüzelnazîf / nazîfetemiz
🔍 Büyütmek için dokunun

Okuma Metni ve Dönem Sonu Yansıtma: Sınıfımı Anlatıyorum

Bu dersin bütün yapılarını bir araya getiren kısa bir okuma metniyle dönemi tamamlayalım: هَذَا صَفِّي. صَفِّي كَبِيرٌ وَجَمِيلٌ وَنَظِيفٌ. فِي الصَّفِّ اِثْنَا عَشَرَ طَالِبًا وَسَبُّورَةٌ بَيْضَاءُ. الطَّاوِلَاتُ زَرْقَاءُ وَالْكَرَاسِيُّ صَفْرَاءُ. مَكْتَبُ الْمُعَلِّمِ قَرِيبٌ مِنَ السَّبُّورَةِ، وَالسَّاعَةُ فَوْقَ السَّبُّورَةِ. حَقِيبَتِي حَمْرَاءُ وَهِيَ تَحْتَ الطَّاوِلَةِ. عِنْدِي ثَلَاثَةُ أَقْلَامٍ وَدَفْتَرَانِ، وَمَا عِنْدِي مِمْحَاةٌ. زَمِيلِي عُمَرُ طَالِبٌ مُجْتَهِدٌ. Türkçesi: 'Bu benim sınıfım. Sınıfım büyük, güzel ve temizdir. Sınıfta on iki öğrenci ve beyaz bir tahta vardır. Masalar mavi, sandalyeler sarıdır. Öğretmenin masası tahtaya yakındır; saat tahtanın üstündedir. Çantam kırmızıdır ve masanın altındadır. Üç kalemim ve iki defterim var; silgim yok. Sınıf arkadaşım Ömer çalışkan bir öğrencidir.'

Metni anlamlandırırken dört adımlı bir yol izleriz. Hazırlık aşamasında başlığa ve varsa görsele bakıp hangi kelimelerle karşılaşacağımızı tahmin ederiz. Bilgileri bir araya getirme aşamasında metindeki renkleri (بَيْضَاءُ, زَرْقَاءُ, صَفْرَاءُ, حَمْرَاءُ), sayıları (اِثْنَا عَشَرَ, ثَلَاثَةُ, دَفْتَرَانِ) ve yer ifadelerini (قَرِيبٌ مِنَ, فَوْقَ, تَحْتَ) ayrı ayrı işaretleriz. Anlamlandırma aşamasında مَا لَوْنُ الْحَقِيبَةِ؟, كَمْ طَالِبًا فِي الصَّفِّ؟, أَيْنَ السَّاعَةُ؟, هَلْ عِنْدَهُ مِمْحَاةٌ؟ gibi sorulara metne dayanarak cevap veririz. Son aşamada ise metni model alarak kendi sınıfımızı anlatan bir paragraf yazar ve arkadaşımıza sesli okuruz.

Dönem sonu yansıtma çalışmasında bu derste öğrendiklerimizi kısa cümlelerle ifade edebiliriz: تَعَلَّمْتُ أَسْمَاءَ أَدَوَاتِ الصَّفِّ (Sınıf eşyalarının adlarını öğrendim), أَعْرِفُ الْأَلْوَانَ وَالْأَعْدَادَ (Renkleri ve sayıları biliyorum), اللُّغَةُ الْعَرَبِيَّةُ جَمِيلَةٌ (Arapça güzeldir). Bu çalışmaya ilham veren veciz söz اَلْعِلْمُ نُورٌ وَالْجَهْلُ ظَلَامٌ (İlim nurdur, cehalet karanlıktır) sözüdür. Söz, iki kısa isim cümlesinden oluşur ve iki zıt çifti karşı karşıya getirir: الْعِلْمُ - الْجَهْلُ (bilgi - bilgisizlik), نُورٌ - ظَلَامٌ (aydınlık - karanlık). Aynı düşünce Kur'an-ı Kerim'de قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الَّذِينَ يَعْلَمُونَ وَالَّذِينَ لَا يَعْلَمُونَ 'De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?' (Zümer Suresi, 9) ayetiyle dile getirilir.

Okuma AdımıNe Yaparım?Metinden Örnek
HazırlıkBaşlığa ve görsele bakar, konuyu tahmin ederim.هَذَا صَفِّي başlığından metnin sınıfı anlattığını anlarım.
Bilgileri bir araya getirmeRenk, sayı, yer ve sahiplik bilgilerini ayırırım.الطَّاوِلَاتُ زَرْقَاءُ → masalar mavi; عِنْدِي ثَلَاثَةُ أَقْلَامٍ → üç kalem
AnlamlandırmaMetne dayanarak sorulara cevap veririm.أَيْنَ السَّاعَةُ؟ → فَوْقَ السَّبُّورَةِ
YansıtmaKendi sınıfımı ve öğrendiklerimi anlatırım.تَعَلَّمْتُ الْأَلْوَانَ وَالْأَعْدَادَ
OKUMA ADIMLARI VE DÖNEM SONU YANSITMA1. HazırlıkBaşlığa ve görsele bak,konuyu tahmin et2. Bir araya getirRenk, sayı, yer vesahiplik bilgilerini ayır3. AnlamlandırMâ levnu? Kem? Eyne?sorularını cevapla4. YansıtKendi sınıfını yaz,öğrendiklerini anlatel-ilmu nûrun ve'l-cehlu zalâmunİlim nurdur (aydınlıktır), cehalet karanlıktır.Zıt kavramlar: ilm - cehl (bilgi - bilgisizlik) • nûr - zalâm (aydınlık - karanlık)
🔍 Büyütmek için dokunun

Örnekler

  1. Örnek 1Öğretmen sarı renkli bir çantayı göstererek مَا لَوْنُ الْحَقِيبَةِ؟ diye soruyor. Soruyu Türkçeye çeviriniz ve iki farklı biçimde Arapça cevap veriniz.

    Cevabı göster

    1. adım: مَا لَوْنُ الْحَقِيبَةِ؟ 'Çantanın rengi nedir?' anlamına gelir. 2. adım: Birinci cevap 'rengi' kelimesiyle kurulur. لَوْنٌ müzekker olduğu için renk eril biçimde gelir; çantaya dönen zamir ise dişil olduğu için ـهَا kullanılır: لَوْنُهَا أَصْفَرُ (Rengi sarıdır). 3. adım: İkinci cevap çantanın kendisini niteler. حَقِيبَةٌ dişil olduğu için renk de dişil olur: الْحَقِيبَةُ صَفْرَاءُ (Çanta sarıdır).

  2. Örnek 2'Sınıfta dört masa, beş kitap ve on bir öğrenci vardır.' cümlesini Arapçaya çeviriniz.

    Cevabı göster

    1. adım: Varlık bildirmek için yer ifadesi başa alınır: فِي الصَّفِّ. 2. adım: طَاوِلَةٌ dişil olduğundan 3-10 kuralına göre sayı ة almaz ve isim çoğul-esreli olur: أَرْبَعُ طَاوِلَاتٍ. 3. adım: كِتَابٌ eril olduğundan sayı ة alır: خَمْسَةُ كُتُبٍ. 4. adım: 11'den sonra isim tekil ve üstünlü olur: أَحَدَ عَشَرَ طَالِبًا. Sonuç: فِي الصَّفِّ أَرْبَعُ طَاوِلَاتٍ وَخَمْسَةُ كُتُبٍ وَأَحَدَ عَشَرَ طَالِبًا.

  3. Örnek 3هَذَا قَلَمٌ جَدِيدٌ ve هَذِهِ حَقِيبَةٌ نَظِيفَةٌ cümlelerini çoğul yapınız.

    Cevabı göster

    1. adım: قَلَمٌ kelimesinin çoğulu أَقْلَامٌ, حَقِيبَةٌ kelimesinin çoğulu حَقَائِبُ olur. 2. adım: Her ikisi de akılsız çoğul olduğu için işaret ismi هَذِهِ olur. 3. adım: Sıfatlar tekil dişil biçimde gelir. Sonuç: هَذِهِ أَقْلَامٌ جَدِيدَةٌ (Bunlar yeni kalemlerdir) ve هَذِهِ حَقَائِبُ نَظِيفَةٌ (Bunlar temiz çantalardır).

  4. Örnek 4Kız arkadaşınız Fatma'ya lütfen diyerek silgisi olup olmadığını sorunuz. Fatma'nın silgisi yok ama cetveli var. İki kişilik kısa diyaloğu yazınız.

    Cevabı göster

    1. adım: Muhatap kız olduğu için عِنْدَكِ ve مِنْ فَضْلِكِ kullanılır: يَا فَاطِمَةُ، هَلْ عِنْدَكِ مِمْحَاةٌ مِنْ فَضْلِكِ؟ (Fatma, lütfen silgin var mı?). 2. adım: Fatma kız olduğu için özür ifadesi آسِفَةٌ olur: لَا، آسِفَةٌ، مَا عِنْدِي مِمْحَاةٌ. عِنْدِي مِسْطَرَةٌ. (Hayır, üzgünüm, silgim yok. Cetvelim var.) 3. adım: Diyalog teşekkürle kapanır: لَا بَأْسَ، شُكْرًا. (Sorun değil, teşekkürler.)

  5. Örnek 5'Öğretmenin masası tahtaya yakındır, kapı benim masamdan uzaktır ve saat tahtanın üstündedir.' cümlesini Arapçaya çeviriniz.

    Cevabı göster

    1. adım: مَكْتَبٌ eril olduğu için قَرِيبٌ eril gelir; مِنْ harfi ال ile birleşince مِنَ okunur: مَكْتَبُ الْمُعَلِّمِ قَرِيبٌ مِنَ السَّبُّورَةِ. 2. adım: بَابٌ eril olduğu için بَعِيدٌ eril gelir; 'benim masam' طَاوِلَتِي olur (yuvarlak te açılır): الْبَابُ بَعِيدٌ عَنْ طَاوِلَتِي. 3. adım: Saat tahtaya değmediği için فَوْقَ kullanılır: السَّاعَةُ فَوْقَ السَّبُّورَةِ. Sonuç: مَكْتَبُ الْمُعَلِّمِ قَرِيبٌ مِنَ السَّبُّورَةِ، وَالْبَابُ بَعِيدٌ عَنْ طَاوِلَتِي، وَالسَّاعَةُ فَوْقَ السَّبُّورَةِ.

  6. Örnek 6اَلْعِلْمُ نُورٌ وَالْجَهْلُ ظَلَامٌ veciz sözünü kelime kelime inceleyiniz; cümle yapısını ve verdiği mesajı açıklayınız.

    Cevabı göster

    1. adım: Kelimeler: الْعِلْمُ ilim/bilgi, نُورٌ nur/aydınlık, وَ ve, الْجَهْلُ cehalet/bilgisizlik, ظَلَامٌ karanlık. 2. adım: Söz وَ ile bağlanmış iki isim cümlesidir; الْعِلْمُ ve الْجَهْلُ belirli oldukları için mübteda, نُورٌ ve ظَلَامٌ belirsiz oldukları için haberdir. 3. adım: Anlam: 'İlim nurdur, cehalet karanlıktır.' 4. adım: Mesaj: Bilgi insanın yolunu aydınlatır, doğru kararlar vermesini sağlar; bilgisizlik ise insanı karanlıkta bırakır. Bu nedenle öğrenci, dönem boyunca edindiği bilgiyi sürekli artırmaya çalışmalıdır.

Kavram Kartları

1 / 8

Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.

Etkinlikler

Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.

  1. 1Aşağıdaki cümlelerin hangisinde renk sıfatı nitelediği isme cinsiyet bakımından doğru şekilde uymuştur?

  2. 2'Çantada üç kalem var.' cümlesinin doğru Arapça karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?

  3. 3هَلْ عِنْدَكِ دَفْتَرٌ؟ sorusuna olumsuz ve nazik bir cevap veren kız öğrencinin cümlesi aşağıdakilerden hangisidir?

  4. 4الْمُعَلِّمُ قَرِيبٌ مِنَ السَّبُّورَةِ وَالْبَابُ بَعِيدٌ عَنِ الطَّاوِلَةِ cümlesinin doğru Türkçe karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?

  5. 5Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.

    • أَبْيَضُ (beyaz) kelimesinin dişil biçimi بَيْضَاءُ şeklindedir.
    • 3 ile 10 arasındaki sayılarda sayı ile sayılan ismin tekili her zaman aynı cinsiyette olur.
    • هَلْ عِنْدَكَ قَلَمٌ؟ sorusu erkek bir arkadaşa yöneltilmiştir.
    • أَقْلَامٌ gibi eşya çoğullarına işaret ederken هَذَا kullanılır.
    • قَرِيبٌ kelimesi مِنْ, بَعِيدٌ kelimesi ise عَنْ harf-i ceriyle birlikte kullanılır.
  6. 6Aşağıdaki Arapça ifadeleri Türkçe karşılıklarıyla eşleştiriniz.

    Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.

  7. 7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.

    1. Dişil bir isim olan سَبُّورَةٌ beyaz ise sıfatıyla nitelenir.
    2. Arkadaşımızda bir eşya olup olmadığını sorarken cümleye soru edatıyla başlarız.
    3. Bir şeyin başka bir şeye yakın olduğunu söylerken قَرِيبٌ kelimesinden sonra harf-i ceri gelir.
    4. قَلَمٌ kelimesinin kırık çoğulu kelimesidir.
    5. İstenen eşyası olmayan kız öğrenci nazikçe özür dilerken der.
  8. 8Sınıfınızla ilgili şu bilgiler veriliyor: Sınıfta on iki öğrenci ve beyaz bir tahta var; masalar mavi; çantanız kırmızı ve masanın altında; iki kaleminiz var ama silginiz yok. Önce bu bilgilerle sınıfınızı anlatan beş cümlelik Arapça bir paragraf yazınız. Ardından erkek arkadaşınız Yusuf'un sizden lütfen diyerek silgi istediği ve sizin nazikçe olumsuz cevap verdiğiniz kısa bir diyalog kurunuz.

Kısaca

  • Renk sorma: مَا لَوْنُ ...؟ kalıbıyla renk sorulur; renkler eril أَحْمَرُ ve dişil حَمْرَاءُ biçimleriyle isme uyar ve tenvin almaz.
  • Sayılar: 1 ve 2 sayılan isimle aynı cinsiyette, 3-10 arası ters cinsiyette ve çoğul isimle (ثَلَاثَةُ أَقْلَامٍ), 11-12 ise tekil ve üstünlü isimle (اِثْنَا عَشَرَ طَالِبًا) kullanılır.
  • Çoğullar: Sınıf eşyalarının çoğunun kırık çoğulu vardır (أَقْلَامٌ, كُتُبٌ, دَفَاتِرُ); akılsız çoğullar هَذِهِ ile gösterilir ve tekil dişil sıfat alır.
  • Sahiplik: عِنْدِي, عِنْدَكَ, عِنْدَكِ yapılarıyla 'var' anlamı kurulur; olumsuzda مَا عِنْدِي denir ve gerekirse آسِفٌ/آسِفَةٌ ile nezaket gösterilir.
  • Yakınlık-uzaklık: قَرِيبٌ مِنْ ve بَعِيدٌ عَنْ yapılarında sıfat, nitelediği isme cinsiyet bakımından uyar; harf-i cerden sonraki isim esreli okunur.
  • Okuma ve yansıtma: Renk, sayı, yer ve sahiplik bilgilerini birleştiren metinler okunarak anlamlandırılır; اَلْعِلْمُ نُورٌ وَالْجَهْلُ ظَلَامٌ sözü dönem sonu değerlendirmesine ışık tutar.

Bu dersin öteki kaynakları