Ünitemizin ilk dört haftasında Arap alfabesindeki harfleri, kısa harekeleri, cezim, şedde, tenvin ve med (uzatma) harflerini öğrenerek okuma-yazma temelini tamamladık. Bu haftaki dersimizde 'Ders 1: Selamlaşma' bölümüne geçerek öğrendiğimiz harf ve hareke kurallarını canlı iletişim diyaloglarına taşıyacağız; tekil kişi zamirlerini, eril-dişil (müzekker-müennes) kelime uyumunu, tanışma sorularını ve selamlaşma adabıyla ilgili ayet ve hadisleri öğreneceğiz.
1. Tekil Kişi Zamirleri (Ed-Damâiru'l-Munfasıla): Ene, Ente, Enti, Huve, Hiye
Arapçada isimlerin yerini tutan ve kelimeye bitişmeden tek başına yazılan özne zamirlerine munfasıl (ayrık) zamirler denir. Tanışma cümlelerinde en çok kullanılan 5 tekil zamir şunlardır: • 1. Tekil Şahıs — Ben: أَنَا (Ene) zamiri hem erkek (müzekker) hem de kadın (müennes) konuşmacılar için ortaktır. Örneğin erkek öğrenci أَنَا طَالِبٌ (Ene tâlibun — Ben bir erkek öğrenciyim), kız öğrenci ise أَنَا طَالِبَةٌ (Ene tâlibetun — Ben bir kız öğrenciyim) der.
• 2. Tekil Şahıs — Sen: Karşımızdaki erkeğe hitap ederken أَنْتَ (Ente — sonunda üstün/fetha var), kadına hitap ederken أَنْتِ (Enti — sonunda esre/kesra var) kullanılır. • 3. Tekil Şahıs — O: Sözü edilen eril tekil varlık için هُوَ (Huve — O erkek), dişil tekil varlık için هِيَ (Hiye — O kadın) kullanılır: هُوَ مُعَلِّمٌ (Huve muallimun — O bir erkek öğretmendir), هِيَ مُعَلِّمَةٌ (Hiye muallimetun — O bir kadın öğretmendir).
2. Müzekker (Eril) - Müennes (Dişil) Uyumu ve İşaret İsimleri (Hâzâ - Hâzihî)
Arapçada isim ve sıfatlar cinsiyet yönünden müzekker (eril) ve müennes (dişil) olmak üzere iki gruba ayrılır. Eril bir ismin veya meslek adının sonuna tâ-i merbûta (kapalı tâ: ة / ـة) eklendiğinde kelime müennes (dişil) hâle gelir: • طَالِبٌ (tâlibun — erkek öğrenci) -> طَالِبَةٌ (tâlibetun — kız öğrenci) • مُهَنْدِسٌ (mühendisun) -> مُهَنْدِسَةٌ (mühendisetun) • طَبِيبٌ (tabîbun — erkek doktor) -> طَبِيبَةٌ (tabîbetun — kadın doktor) • صَدِيقٌ (sadîkun — erkek arkadaş) -> صَدِيقَةٌ (sadîkatun — kız arkadaş).
Bir kişiyi veya nesneyi tanıtırken yakındaki müzekker (eril) varlıklar için هٰذَا (Hâzâ — Bu), müennes (dişil) varlıklar için ise هٰذِهِ (Hâzihî — Bu) işaret ismi kullanılır. Kim olduğunu sorarken مَنْ هٰذَا؟ (Men hâzâ? — Bu kim? [eril]) sorusuna هٰذَا أَحْمَدُ / هٰذَا صَدِيقِي (Hâzâ Ahmedu / Hâzâ sadîkî — Bu Ahmet'tir / Bu benim arkadaşımdır); مَنْ هٰذِهِ؟ (Men hâzihî? — Bu kim? [dişil]) sorusuna ise هٰذِهِ زَيْنَبُ / هٰذِهِ صَدِيقَتِي (Hâzihî Zeynebu / Hâzihî sadîkatî) cevabı verilir.
3. Tanışma, İsim ve Memleket Sorma Diyalogları
İlk kez karşılaştığımız bir kişiyle tanışırken iyelik (muttasıl) zamirleri olan ـِي (-î: benim), ـكَ (-ke: senin [erkek]) ve ـكِ (-ki: senin [kadın]) eklerinden yararlanırız: • İsim Sorma: Erkeğe مَا اسْمُكَ؟ (Mâ ismuke? — Senin adın ne?), kadına مَا اسْمُكِ؟ (Mâ ismuki? — Senin adın ne?) diye sorulur. Cevap verirken her iki cinsiyet de اِسْمِي ... (İsmî ... — Benim adım ...) ifadesini kullanır.
• Memleket ve Uyruk Sorma: مِنْ أَيْنَ أَنْتَ؟ (Min eyne ente? — Nerelisin? [erkeğe]) ve مِنْ أَيْنَ أَنْتِ؟ (Min eyne enti? — Nerelisin? [kadına]) sorusuna ülke veya şehir adının başına مِنْ (min — -den/-dan) harf-i cerri getirilerek cevap verilir: أَنَا مِنْ تُرْكِيَا (Ene min Turkiyâ — Ben Türkiye'denim / Türkiyeliyim). Uyruk (milliyet) belirtilirken ise erkeğe nispet yâ'sı (ـِيٌّ) eklenerek أَنَا تُرْكِيٌّ (Ene Turkiyyun — Ben Türk'üm), kadına ise أَنَا تُرْكِيَّةٌ (Ene Turkiyyetun) denir.
4. Selamlaşma ve Hal-Hatır Sorma Kalıpları
Günlük iletişimde karşılaşıldığında verilen ilk selam اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ (Es-selâmu aleykum — Allah'ın selamı ve esenliği üzerinize olsun) ifadesidir; cevabı ise وَعَلَيْكُمُ السَّلَامُ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ (Ve aleykumu's-selâm ve rahmetullâh) şeklindedir. Karşılama anında أَهْلًا وَسَهْلًا (Ehlen ve sehlen — Hoş geldiniz) denilir; karşılığında erkeğe أَهْلًا بِكَ (Ehlen bike — Hoş bulduk), kadına أَهْلًا بِكِ (Ehlen biki) cevabı verilir.
Hal-hatır sorarken كَيْفَ (Keyfe — Nasıl?) soru edatı kullanılır: Erkeğe كَيْفَ حَالُكَ؟ (Keyfe hâluke? — Nasılsın?), kadına كَيْفَ حَالُكِ؟ (Keyfe hâluki? — Nasılsın?) diye sorulur. Cevap olarak أَنَا بِخَيْرٍ، الْحَمْدُ لِلّٰهِ (Ene bi-hayrin, elhamdulillâh — İyiyim, Allah'a hamdolsun) ve شُكْرًا (Şukran — Teşekkür ederim) denir.
5. Sosyal İfadeler: Ayet, Hadis ve Veciz Sözler
1. Ünitenin sonunda yer alan Sosyal İfadeler (Ayet / Hadis / Veciz Söz) bölümü, İslam kültüründe selamlaşmanın ve güzel söz söylemenin önemini vurgular. Nisâ Suresi 86. ayette Yüce Allah (cc) şöyle buyurur: وَإِذَا حُيِّيتُمْ بِتَحِيَّةٍ فَحَيُّوا بِأَحْسَنَ مِنْهَا أَوْ رُدُّوهَا ('Size bir selam verildiği zaman, ondan daha güzeliyle veya aynı selamla karşılık verin.'). Bu ilahi emir, selam vermenin sünnet, verilen selamı almanın ise farz olduğunun temel delilidir.
Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) de insanların kalplerini birbirine ısındıran en önemli davranışın selamlaşmak olduğunu şu hadis-i şerifiyle ifade etmiştir: أَفْشُوا السَّلَامَ بَيْنَكُمْ ('Efşû's-selâme beynekum' — Aranızda selamı yayınız!). Ayrıca Arap kültüründe sıkça kullanılan اَلسَّلَامُ قَبْلَ الْكَلَامِ ('Es-selâmu kable'l-kelâm' — Selam, kelamdan [sözden/konuşmadan] öncedir) veciz sözü iletişim adabını özetler.
6. Dinleme ve Okuma Metinlerini Anlamlandırma Uygulaması (9.1.1)
Örnek bir sınıf içi tanışma diyaloğunu birlikte çözümleyelim: • Muallim: اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ، أَهْلًا وَسَهْلًا يَا أَصْدِقَائِي. أَنَا مُعَلِّمُ اللُّغَةِ الْعَرَبِيَّةِ. مَا اسْمُكَ يَا بُنَيَّ؟ (Selamün aleyküm, hoş geldiniz arkadaşlarım. Ben Arapça öğretmeniyim. Adın ne evladım?) • Kerîm: وَعَلَيْكُمُ السَّلَامُ يَا أُسْتَاذِي. اِسْمِي كَرِيمٌ. أَنَا طَالِبٌ جَدِيدٌ مِنْ أَنْقَرَةَ. (Aleykümselam hocam. Adım Kerim. Ben Ankara'dan yeni bir öğrenciyim.)
• Muallim: تَشَرَّفْتُ يَا كَرِيمُ. وَمَنْ هٰذِهِ؟ مَا اسْمُكِ؟ (Memnun oldum Kerim. Peki bu kim? Senin adın ne?) • Meryem: اِسْمِي مَرْيَمُ. أَنَا طَالِبَةٌ مِنْ إِسْطَنْبُولَ. كَيْفَ حَالُكَ يَا أُسْتَاذِي؟ (Adım Meryem. Ben İstanbul'dan bir kız öğrenciyim. Nasılsınız hocam?) • Muallim: أَنَا بِخَيْرٍ، شُكْرًا لَكِ يَا مَرْيَمُ. (İyiyim, sana teşekkür ederim Meryem.)
Örnekler
Örnek 1Arapçada kullanılan 5 tekil ayrık şahıs zamirini (munfasıl zamirleri) okunuşları ve Türkçe anlamlarıyla birlikte yazınız.
Cevabı göster
1) أَنَا (Ene): Ben (ortak) 2) أَنْتَ (Ente): Sen (erkek / müzekker) 3) أَنْتِ (Enti): Sen (kadın / müennes) 4) هُوَ (Huve): O (erkek / müzekker) 5) هِيَ (Hiye): O (kadın / müennes).
Örnek 2Aşağıdaki müzekker (eril) kelimelerin sonuna kapalı tâ (ة) ekleyerek müennes (dişil) hâllerini yazınız: 1) طَالِبٌ (tâlibun), 2) مُعَلِّمٌ (muallimun), 3) طَبِيبٌ (tabîbun), 4) تُرْكِيٌّ (turkiyyun).
Cevabı göster
1) طَالِبَةٌ (tâlibetun — kız öğrenci) 2) مُعَلِّمَةٌ (muallimetun — kadın öğretmen) 3) طَبِيبَةٌ (tabîbetun — kadın doktor) 4) تُرْكِيَّةٌ (turkiyyetun — Türk kadın).
Örnek 3Karşımızdaki bir kız öğrenciye Arapça olarak (a) 'Adın ne?', (b) 'Nasılsın?' ve (c) 'Nerelisin?' sorularını nasıl sorarız?
Cevabı göster
Muhatap müennes (kız) olduğu için son ekler kesralı (-ki / enti) seçilir: a) مَا اسْمُكِ؟ (Mâ ismuki? — Adın ne?) b) كَيْفَ حَالُكِ؟ (Keyfe hâluki? — Nasılsın?) c) مِنْ أَيْنَ أَنْتِ؟ (Min eyne enti? — Nerelisin?)
Örnek 4مَنْ هٰذَا؟ (Men hâzâ?) ve مَنْ هٰذِهِ؟ (Men hâzihî?) sorularına sırasıyla 'Bu benim erkek arkadaşımdır' ve 'Bu benim kız arkadaşımdır' şeklinde Arapça cevap veriniz.
Cevabı göster
• مَنْ هٰذَا؟ -> هٰذَا صَدِيقِي. (Hâzâ sadîkî — Bu benim erkek arkadaşımdır.) • مَنْ هٰذِهِ؟ -> هٰذِهِ صَدِيقَتِي. (Hâzihî sadîkatî — Bu benim kız arkadaşımdır.)
Örnek 5أَفْشُوا السَّلَامَ بَيْنَكُمْ hadis-i şerifinin ve اَلسَّلَامُ قَبْلَ الْكَلَامِ veciz sözünün Türkçe anlamlarını yazınız.
Cevabı göster
• أَفْشُوا السَّلَامَ بَيْنَكُمْ (Efşû's-selâme beynekum): 'Aranızda selamı yayınız!' (Hadis-i Şerif). • اَلسَّلَامُ قَبْلَ الْكَلَامِ (Es-selâmu kable'l-kelâm): 'Selam, kelamdan (konuşmadan) öncedir.' (Veciz söz).
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Bir öğretmen sınıfa yeni gelen kız öğrenciye 'Sen nerelisin?' diye sormak istediğinde aşağıdaki Arapça soru cümlelerinden hangisini kullanmalıdır?
'Nerelisin?' sorusu مِنْ أَيْنَ (Min eyne) ile kurulur; muhatap kız öğrenci (müennes) olduğu için 'Sen' zamirinin müennes biçimi olan أَنْتِ (Enti) seçilir: مِنْ أَيْنَ أَنْتِ؟.
2.......... مُهَنْدِسَةٌ جَدِيدَةٌ. (.......... yeni bir kadın mühendistir.) Bu cümlede boş bırakılan yere müzekker-müennes uyumu gereği aşağıdakilerden hangisi getirilemez?
Cümlenin yüklemi olan مُهَنْدِسَةٌ جَدِيدَةٌ (mühendisetun cedîdetun) sonunda kapalı tâ (ة) bulunan müennes (dişil) bir ifadedir. هُوَ (Huve — O erkek) zamiri ise yalnızca müzekker (eril) isimlerle kullanılır.
3Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.
- أَنَا (Ene — Ben) zamiri hem erkekler (müzekker) hem de kadınlar (müennes) için ortak kullanılır.
1. tekil şahıs zamiri olan Ene'de cinsiyet ayrımı yoktur.
- Eril bir meslek isminin sonuna kapalı tâ (ة) eklendiğinde kelime dişil (müennes) anlam kazanır.
Örneğin مُعَلِّمٌ (erkek öğretmen) -> مُعَلِّمَةٌ (kadın öğretmen) olur.
- Karşımızdaki bir erkeğe adını sorarken مَا اسْمُكِ؟ (Mâ ismuki?), kadına adını sorarken مَا اسْمُكَ؟ (Mâ ismuke?) denir.
Tam tersidir: Erkeğe üstünlü olarak مَا اسْمُكَ؟ (Mâ ismuke?), kadına esreli olarak مَا اسْمُكِ؟ (Mâ ismuki?) denir.
- أَنَا (Ene — Ben) zamiri hem erkekler (müzekker) hem de kadınlar (müennes) için ortak kullanılır.
4Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.
- Yakındaki müzekker (eril) bir kişiyi tanıtırken هٰذَا (Hâzâ), müennes (dişil) bir kişiyi tanıtırken هٰذِهِ (Hâzihî) işaret ismi kullanılır.
Hâzâ eril, Hâzihî ise dişil tekil işaret ismidir.
- كَيْفَ حَالُكَ؟ (Keyfe hâluke?) sorusuna أَنَا مِنْ تُرْكِيَا (Ene min Turkiyâ) şeklinde cevap verilir.
Keyfe hâluke 'Nasılsın?' demektir ve أَنَا بِخَيْرٍ، الْحَمْدُ لِلّٰهِ diye cevaplanır; أَنَا مِنْ تُرْكِيَا ise 'Min eyne ente?' (Nerelisin?) sorusunun cevabıdır.
- اَلسَّلَامُ قَبْلَ الْكَلَامِ (Es-selâmu kable'l-kelâm) veciz sözü 'Selam, konuşmadan öncedir.' anlamına gelir.
İletişime sözden önce selamla başlanması gerektiğini ifade eder.
- Yakındaki müzekker (eril) bir kişiyi tanıtırken هٰذَا (Hâzâ), müennes (dişil) bir kişiyi tanıtırken هٰذِهِ (Hâzihî) işaret ismi kullanılır.
5Aşağıdaki Arapça tanışma ifadelerini uygun karşılıklarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
6Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kelimelerle tamamlayınız.
- O bir erkek öğrencidir anlamına gelen .......... طَالِبٌ cümlesinde boşluğa zamiri getirilmelidir.
- O bir kadın doktordur anlamına gelen .......... طَبِيبَةٌ cümlesinde boşluğa zamiri getirilmelidir.
- Tanıştığımıza memnun oldum demek için تَشَرَّفْتُ veya سعِيدَةٌ (fursatun saîdetun) ifadesi kullanılır.
Önce bütün boşlukları doldurun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kelimelerle tamamlayınız.
- İnsanların kim olduğunu sormak için (مَنْ) soru edatı kullanılır.
- Bir kimsenin hangi şehir veya ülkeden olduğunu sormak için eyne (مِنْ أَيْنَ) soru kalıbı kullanılır.
- Hz. Peygamber (sav) bir hadisinde أَفْشُوا السَّلَامَ بَيْنَكُمْ yani 'Aranızda yayınız!' buyurmuştur.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Arapçada yeni tanıştığınız bir erkek arkadaşınızla (Ömer) ve bir kız arkadaşınızla (Fatma) selamlaşıp isim, memleket ve hal-hatır sorduğunuzda zamir ve ekleri cinsiyete göre adım adım nasıl değiştirirsiniz?
1. ipucu: 1. İpucu: Selamlaşma (اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ) ortaktır; ancak 'Hoş bulduk' derken Ömer'e أَهْلًا بِكَ (bike), Fatma'ya أَهْلًا بِكِ (biki) denildiğini belirtiniz.
2. ipucu: 2. İpucu: İsim ve hal-hatır sorarken Ömer için üstünlü ـكَ (-ke), Fatma için esreli ـكِ (-ki) iyelik zamirini kullanınız.
3. ipucu: 3. İpucu: Memleket sorarken ve tanıtırken Ömer için أَنْتَ / هٰذَا / طَالِبٌ, Fatma için أَنْتِ / هٰذِهِ / طَالِبَةٌ yapılarını karşılaştırınız.
Cevap: 1. Adım (Hitap ve İyelik Ekleri): Erkek arkadaşımız Ömer'e 'Adın ne? Nasılsın?' derken üstünlü ـكَ ekiyle مَا اسْمُكَ؟ كَيْفَ حَالُكَ؟ (Mâ ismuke? Keyfe hâluke?) deriz. Kız arkadaşımız Fatma'ya ise esreli ـكِ ekiyle مَا اسْمُكِ؟ كَيْفَ حَالُكِ؟ (Mâ ismuki? Keyfe hâluki?) diye sorarız. 2. Adım (Zamir ve İşaret İsimleri): 'Nerelisin?' sorusunda Ömer'e مِنْ أَيْنَ أَنْتَ؟ (Ente), Fatma'ya مِنْ أَيْنَ أَنْتِ؟ (Enti) deriz. 3. Adım (Tanıtma ve Müzekker-Müennes Uyumu): Onları başkasına tanıtırken Ömer için هٰذَا عُمَرُ، هُوَ طَالِبٌ تُرْكِيٌّ (Bu Ömer'dir, o Türk bir öğrencidir); Fatma için ise kapalı tâ (ة) uyumuyla هٰذِهِ فَاطِمَةُ، هِيَ طَالِبَةٌ تُرْكِيَّةٌ cümlesini kurarız.
Kısaca
- Arapçada tekil ayrık kişi zamirleri (ed-damâiru'l-munfasıla): أَنَا (Ene - Ben), أَنْتَ (Ente - Sen [erkek]), أَنْتِ (Enti - Sen [kadın]), هُوَ (Huve - O [erkek]) ve هِيَ (Hiye - O [kadın]) şeklindedir.
- Arapçada isimler cinsiyet bakımından müzekker (eril) ve müennes (dişil) olarak ikiye ayrılır; müennes isimlerin sonunda genellikle kapalı tâ (ة / ـة — tâ-i merbûta) bulunur.
- Yakındaki eril varlıkları işaret etmek için هٰذَا (Hâzâ - Bu), dişil varlıkları işaret etmek için هٰذِهِ (Hâzihî - Bu) işaret zamiri kullanılır.
- Tanışma diyaloglarında isim sorarken erkeğe مَا اسْمُكَ؟ (Mâ ismuke?), kadına مَا اسْمُكِ؟ (Mâ ismuki?) denir ve اِسْمِي ... (İsmî ... - Benim adım ...) şeklinde cevap verilir.
- Memleket ve uyruk sorarken مِنْ أَيْنَ أَنْتَ / أَنْتِ؟ (Min eyne ente / enti? - Nerelisin?), hal-hatır sorarken كَيْفَ حَالُكَ / حَالُكِ؟ (Keyfe hâluke / hâluki? - Nasılsın?) kalıpları kullanılır.