İçeriğe geç

9. sınıf · Arapça · 11. hafta (30 Kasım-4 Aralık 2026)

Ders 2: Evim (بَيْتِي) — Evin Bölümleri, Mobilyalar, Harf-i Cerler ve Haberî İsim Cümleleri (ARP.9.2)

ÜNİTE 2: AİLEM VE EVİM (أُسْرَتِي وَبَيْتِي) teması · Konu özeti

🃏 Kavram kartlarıEtkinlikler
Bu hafta

Ailemizi tanıdıktan sonra şimdi de ailemizle birlikte yaşadığımız sıcak yuvamızı, yani evimizi (بَيْتِي) ve öğrenim gördüğümüz sınıfımızı (صَفِّي) Arapça olarak tanıtmaya geçiyoruz. Bir evin odalarını, içindeki mobilyaları ve hangi eşyanın nerede durduğunu anlatırken Arapçada harf-i cerler, mekân zarfları ve öne geçmiş haberli isim cümleleri büyük bir kolaylık sağlar. Bu özetimizde evimizin bölümlerini, temel eşyaları ve yer bildiren cümle kalıplarını adım adım öğreneceğiz.

Evin Bölümleri (أَقْسَامُ الْبَيْتِ) ve Mobilyalar (الْأَثَاثُ)

Arapçada 'ev' kelimesi بَيْتٌ (beytun) veya مَنْزِلٌ (menzilun) sözcükleriyle ifade edilir. 'Benim evim' demek için kelimenin sonuna birinci tekil şahıs iyelik zamiri (ـي) eklenerek بَيْتِي (beytî) denir. Evin içindeki her bir odaya غُرْفَةٌ (ğurfetun - müennes) adı verilir: غُرْفَةُ الْجُلُوسِ (oturma odası), غُرْفَةُ النَّوْمِ (yatak odası), غُرْفَةُ الْأَطْفَالِ (çocuk odası) ve غُرْفَةُ الدِّرَاسَةِ (çalışma odası).

Evin diğer temel bölümleri ise الْمَطْبَخُ (mutfak - müzekker), الْحَمَّامُ (banyo - müzekker), الْمَدْخَلُ (giriş/antre - müzekker), الشُّرْفَةُ (balkon - müennes) ve الْحَدِيقَةُ (bahçe - müennes) kelimeleridir. Ayrıca evin ve okulun mimari unsurları arasında بَابٌ (kapı), نَافِذَةٌ (pencere), جِدَارٌ (duvar) ve سَقْفٌ (tavan/çatı) yer alır.

Odaların içinde bulunan başlıca eşya ve mobilyalar (الْأَثَاثُ) şunlardır: Oturma odasında أَرِيكَةٌ (koltuk/kanepe), تِلْفَازٌ (televizyon), سَجَّادَةٌ (halı), سِتَارَةٌ (perde); yatak odasında سَرِيرٌ (yatak), خِزَانَةٌ (elbise dolabı), وِسَادَةٌ (yastık), مِرْآةٌ (ayna); çalışma odasında ve sınıfta (الصَّفُّ) طَاوِلَةٌ (masa), كُرْسِيٌّ (sandalye), مَكْتَبٌ (çalışma masası/sıra), سَبُّورَةٌ (yazı tahtası), حَاسُوبٌ (bilgisayar); mutfakta ise ثَلَّاجَةٌ (buzdolabı), فُرْنٌ (fırın) ve غَسَّالَةٌ (çamaşır/bulaşık makinesi) bulunur.

EVİN BÖLÜMLERİ (أَقْسَامُ الْبَيْتِ) VE TEMEL KELİMELER غُرْفَةُ الْجُلُوسِ Oturma Odası / Salon أَرِيكَةٌ (Koltuk) · تِلْفَازٌ (TV) سَجَّادَةٌ (Halı) · طَاوِلَةٌ (Masa) غُرْفَةُ النَّوْمِ Yatak Odası سَرِيرٌ (Yatak) · خِزَانَةٌ (Dolap) وِسَادَةٌ (Yastık) · مِرْآةٌ (Ayna) الْمَطْبَخُ Mutfak ثَلَّاجَةٌ (Buzdolabı) · فُرْنٌ (Fırın) كُرْسِيٌّ (Sandalye) غُرْفَةُ الدِّرَاسَةِ / الْأَطْفَالِ Çalışma / Çocuk Odası مَكْتَبٌ (Çalışma Masası) حَاسُوبٌ (Bilgisayar) الْحَمَّامُ وَالْمَدْخَلُ Banyo ve Antre (Giriş) مِغْسَلَةٌ (Lavabo) · صَابُونٌ (Sabun) بَابٌ (Kapı) · نَافِذَةٌ (Pencere) الْحَدِيقَةُ وَالشُّرْفَةُ Bahçe ve Balkon شَجَرَةٌ (Ağaç) · أَزْهَارٌ (Çiçekler) بَيْتٌ كَبِيرٌ وَجَمِيلٌ (Büyük ve Güzel Ev)
🔍 Büyütmek için dokunun

Harf-i Cerler ve Mekân Zarfları (حُرُوفُ الْجَرِّ وَظُرُوفُ الْمَكَانِ)

Bir kişinin veya eşyanın nerede bulunduğunu sormak için أَيْنَ ...؟ (Eyne ...? — Nerede?) soru edatı kullanılır. Örneğin أَيْنَ الْكِتَابُ؟ (Kitap nerededir?) veya أَيْنَ غُرْفَةُ الْجُلُوسِ؟ (Oturma odası nerededir?) sorularına cevap verirken harf-i cerler ve mekân zarfları kullanılır.

En sık kullanılan yer bildiren yapılar şunlardır: فِي (içinde / -de, -da), عَلَى (üzerinde - temas hâlinde), فَوْقَ (üstünde), تَحْتَ (altında), أَمَامَ (önünde), خَلْفَ veya وَرَاءَ (arkasında), بِجَانِبِ (yanında), قَرِيبٌ مِنْ (...-e yakın) ve بَعِيدٌ عَنْ (...-den uzak).

Arapça dil bilgisinde harf-i cerlerden ve mekân zarflarından hemen sonra gelen isim mecrur olur, yani son harekesi kesra (-i) olarak okunur. Örneğin الْمَطْبَخُ (mutfak) kelimesinin başına فِي geldiğinde فِي الْمَطْبَخِ (fi'l-matbahi — mutfakta) şeklinde; الطَّاوِلَةُ (masa) kelimesinin başına عَلَى veya تَحْتَ geldiğinde عَلَى الطَّاوِلَةِ (masanın üzerinde) ve تَحْتَ الطَّاوِلَةِ (masanın altında) şeklinde harekelenir.

HARF-İ CERLER VE MEKÂN ZARFLARI (حُرُوفُ الْجَرِّ وَظُرُوفُ الْمَكَانِ) YER BİLDİREN EDAT VE ZARFLAR • فِي (fî): içinde / -de, -da • عَلَى (alâ) / فَوْقَ (fevka): üstünde, üzerinde • تَحْتَ (tahte): altında • أَمَامَ (emâme): önünde • خَلْفَ (halfe) / وَرَاءَ (verâe): arkasında • بِجَانِبِ (bicânibi): yanında, bitişiğinde أَيْنَ ...؟ (NEREDE?) ÖRNEK CÜMLELERİ • الْكِتَابُ عَلَى الطَّاوِلَةِ. (Kitap masanın üzerindedir.) • الْحَقِيبَةُ تَحْتَ الْمَكْتَبِ. (Çanta sıranın/masanın altındadır.) • الْحَدِيقَةُ أَمَامَ الْبَيْتِ. (Bahçe evin önündedir.) Kural: Bu edatlardan sonra gelen isim kesralı (-i) okunur!
🔍 Büyütmek için dokunun

Şibih Cümleli Haberî İsim Cümleleri ve Sahiplik Kalıpları

Arapçada isimle başlayan cümlelere isim cümlesi (الْجُمْلَةُ الِاسْمِيَّةُ) denir ve bu cümleler mübteda (özne) ile haber (yüklem) olmak üzere iki temel ögeden oluşur. Eğer cümle belirli (ال takılı) bir isimle başlıyorsa, önce eşyanın adı sonra yeri söylenir: السَّرِيرُ فِي غُرْفَةِ النَّوْمِ (Yatak, yatak odasındadır) cümlesinde السَّرِيرُ mübteda, فِي غُرْفَةِ النَّوْمِ ise şibih cümle (yer tamlayıcısı) biçimindeki haberdir.

Bir mekânda belirsiz (nekre) bir nesnenin varlığını ('Evde bir bahçe vardır', 'Sınıfta bir tahta vardır' gibi) anlatmak istediğimizde ise şibih cümle olan haber cümlenin başına geçer (mukaddem haber), belirsiz özne ise sona kalır (muahhar mübteda): فِي الْبَيْتِ حَدِيقَةٌ (Evde bir bahçe vardır), فِي الصَّفِّ سَبُّورَةٌ (Sınıfta bir yazı tahtası vardır), عَلَى الطَّاوِلَةِ كِتَابٌ وَقَلَمٌ (Masanın üzerinde bir kitap ve bir kalem vardır).

Ayrıca bir kimsenin sahip olduğu oda veya eşyayı sormak için هَلْ عِنْدَكَ / عِنْدَكِ ...؟ (Senin ...-n var mı?) kalıbı kullanılır. Olumlu cevapta نَعَمْ، عِنْدِي غُرْفَةٌ خَاصَّةٌ (Evet, kendime ait bir odam var), olumsuz cevapta ise لَا، مَا عِنْدِي حَاسُوبٌ (Hayır, bilgisayarım yok) denir. Eşyaların rengini sormak için de مَا لَوْنُ الْأَرِيكَةِ؟ (Koltuğun rengi nedir?) sorusu yöneltilir.

ŞİBİH CÜMLELİ HABERÎ İSİM CÜMLELERİ (VARDIR KALIPLARI) 1. BELİRLİ ÖZNE İLE BAŞLAYAN CÜMLE Yapı: [El-Mübteda (Belirli)] + [Şibih Cümle Haber] التِّلْفَازُ فِي غُرْفَةِ الْجُلُوسِ. Anlamı: Televizyon oturma odasındadır. الثَّلَّاجَةُ فِي الْمَطْبَخِ. Anlamı: Buzdolabı mutfaktadır. Not: Mübteda başında "ال" (el) takısı vardır. 2. ÖNE GEÇMİŞ HABER ("...DE ... VARDIR") Yapı: [Mukaddem Haber] + [Muahhar Mübteda (Nekre)] فِي الْبَيْتِ حَدِيقَةٌ وَاسِعَةٌ. Anlamı: Evde geniş bir bahçe vardır. فِي الصَّفِّ سَبُّورَةٌ وَطَاوِلَاتٌ. Anlamı: Sınıfta bir yazı tahtası ve masalar vardır. Not: Sona kalan mübteda tenvinli (belirsiz) gelir.
🔍 Büyütmek için dokunun

Örnekler

  1. Örnek 1Aşağıdaki Arapça ev bölümlerinin Türkçe karşılıklarını yazınız: «غُرْفَةُ الْجُلُوسِ — غُرْفَةُ النَّوْمِ — الْمَطْبَخُ — الْحَمَّامُ — الْحَدِيقَةُ — الشُّرْفَةُ»

    Cevabı göster

    غُرْفَةُ الْجُلُوسِ: Oturma odası, غُرْفَةُ النَّوْمِ: Yatak odası, الْمَطْبَخُ: Mutfak, الْحَمَّامُ: Banyo, الْحَدِيقَةُ: Bahçe, الشُّرْفَةُ: Balkon.

  2. Örnek 2«أَيْنَ الثَّلَّاجَةُ وَالْفُرْنُ؟» (Buzdolabı ve fırın nerededir?) sorusuna «الْمَطْبَخُ» kelimesini kullanarak tam bir Arapça cümleyle cevap veriniz.

    Cevabı göster

    «الثَّلَّاجَةُ وَالْفُرْنُ فِي الْمَطْبَخِ.» (Buzdolabı ve fırın mutfaktadır.) — 'فِي' harf-i cerinden dolayı 'الْمَطْبَخِ' kelimesinin sonu kesralı okunur.

  3. Örnek 3«التِّلْفَازُ فِي غُرْفَةِ الْجُلُوسِ.» cümlesi ile «فِي غُرْفَةِ الْجُلُوسِ تِلْفَازٌ.» cümlesi arasındaki yapı ve anlam farkını açıklayınız.

    Cevabı göster

    Birinci cümle belirli bir mübteda (التِّلْفَازُ) ile başlamıştır ve 'Televizyon oturma odasındadır.' anlamına gelir. İkinci cümlede ise yer bildiren haber (فِي غُرْفَةِ الْجُلُوسِ) başa geçmiş, belirsiz mübteda (تِلْفَازٌ) sona kalmıştır; anlamı 'Oturma odasında bir televizyon vardır.' şeklindedir.

  4. Örnek 4«الْحَقِيبَةُ تَحْتَ الطَّاوِلَةِ وَالْكِتَابُ فَوْقَ الْمَكْتَبِ.» cümlesini Türkçeye çeviriniz ve cümledeki mekân zarflarını gösteriniz.

    Cevabı göster

    Çevirisi: 'Çanta masanın altındadır ve kitap çalışma masasının (sıranın) üstündedir.' Cümledeki mekân zarfları 'تَحْتَ' (altında) ve 'فَوْقَ' (üstünde) kelimeleridir.

  5. Örnek 5«هَلْ عِنْدَكَ غُرْفَةٌ خَاصَّةٌ فِي الْبَيْتِ؟» sorusunun anlamını yazarak bu soruya olumlu bir Arapça cevap veriniz.

    Cevabı göster

    Sorunun anlamı: 'Evde kendine ait (özel) bir odan var mı?' Olumlu cevabı: «نَعَمْ، عِنْدِي غُرْفَةٌ خَاصَّةٌ فِي الْبَيْتِ.» (Evet, evde kendime ait bir odam var.)

  6. Örnek 6Aşağıdaki eşyaların evin hangi bölümünde bulunduğunu Arapça olarak eşleştiriniz: «السَّرِيرُ وَالْخِزَانَةُ» — «الْأَرِيكَةُ وَالتِّلْفَازُ» — «الْمِغْسَلَةُ وَالصَّابُونُ»

    Cevabı göster

    السَّرِيرُ وَالْخِزَانَةُ (Yatak ve dolap) → فِي غُرْفَةِ النَّوْمِ (yatak odasında); الْأَرِيكَةُ وَالتِّلْفَازُ (Koltuk ve televizyon) → فِي غُرْفَةِ الْجُلُوسِ (oturma odasında); الْمِغْسَلَةُ وَالصَّابُونُ (Lavabo ve sabun) → فِي الْحَمَّامِ (banyoda).

Kavram Kartları

1 / 8

Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.

Etkinlikler

Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.

  1. 1«أَيْنَ السَّرِيرُ وَالْخِزَانَةُ؟» (Yatak ve elbise dolabı nerededir?) sorusuna verilebilecek en uygun cevap aşağıdakilerden hangisidir?

  2. 2«Oturma odasında büyük bir koltuk ve güzel bir halı vardır.» cümlesinin Arapça doğru karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?

  3. 3«الْحَدِيقَةُ أَمَامَ الْبَيْتِ.» cümlesindeki altı çizili «أَمَامَ» zarfının zıt anlamlısı aşağıdakilerden hangisidir?

  4. 4«بَيْتِي قَرِيبٌ ___ الْمَدْرَسَةِ وَبَعِيدٌ ___ السُّوقِ.» cümlesindeki boşluklara gelmesi gereken doğru harf-i cer ikilisi aşağıdakilerden hangisidir?

  5. 5

    • Arapçada «الْمَطْبَخُ» kelimesi 'mutfak', «الثَّلَّاجَةُ» kelimesi ise 'buzdolabı' anlamına gelir.
    • «فِي» ve «عَلَى» gibi harf-i cerlerden sonra gelen ismin son harekesi ötre (damme) olarak okunur.
    • «فِي الصَّفِّ سَبُّورَةٌ.» cümlesinde haber başa geçmiş olup cümlenin anlamı 'Sınıfta bir yazı tahtası vardır.' şeklindedir.
    • «تَحْتَ» mekân zarfı 'üzerinde/üstünde' anlamına gelirken, «فَوْقَ» zarfı 'altında' anlamına gelir.
    • «هَلْ عِنْدَكَ حَاسُوبٌ؟» sorusu karşımızdaki erkek muhataba 'Senin bilgisayarın var mı?' diye sormak için kullanılır.
  6. 6

    Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.

  7. 7

    1. Ailenin bir araya gelip sohbet ettiği ve televizyon (تِلْفَازٌ) izlediği odaya Arapçada denir.
    2. Yemeklerin pişirildiği, buzdolabı (ثَلَّاجَةٌ) ve fırının (فُرْنٌ) bulunduğu bölüme adı verilir.
    3. Bir eşyanın veya odanın nerede olduğunu sormak için cümlenin başında soru edatı kullanılır.
    4. Çantanın masanın altında olduğunu belirtirken cümlede 'altında' anlamını veren mekân zarfı kelimesidir.
    5. Oturma odasının zeminine serilen 'halı' kelimesinin Arapça karşılığı sözcüğüdür.
  8. 8Arapça bir diyalogda arkadaşınıza evinizi tanıtırken; birinci olarak evinizin büyük ve bahçeli olduğunu, ikinci olarak evde dört oda ve bir mutfak bulunduğunu, üçüncü olarak oturma odasında koltuk ve televizyon olduğunu Arapça cümlelerle nasıl ifade edeceğinizi Türkçe anlamlarıyla birlikte yazınız.

Kısaca

  • Evin Bölümleri: Arapçada ev بَيْتٌ (veya مَنْزِلٌ), oda ise غُرْفَةٌ demektir; غُرْفَةُ الْجُلُوسِ (oturma odası), غُرْفَةُ النَّوْمِ (yatak odası), الْمَطْبَخُ (mutfak), الْحَمَّامُ (banyo), الْحَدِيقَةُ (bahçe) ve الشُّرْفَةُ (balkon) evin temel kısımlarıdır.
  • Ev ve Sınıf Eşyaları: أَرِيكَةٌ (koltuk), سَرِيرٌ (yatak), خِزَانَةٌ (dolap), طَاوِلَةٌ (masa), كُرْسِيٌّ (sandalye), سَجَّادَةٌ (halı), ثَلَّاجَةٌ (buzdolabı), تِلْفَازٌ (televizyon) ve سَبُّورَةٌ (yazı tahtası) başlıca eşyalardır.
  • Harf-i Cerler ve Mekân Zarfları: أَيْنَ؟ (Nerede?) sorusuna فِي (içinde), عَلَى / فَوْقَ (üstünde), تَحْتَ (altında), أَمَامَ (önünde), خَلْفَ (arkasında) ve بِجَانِبِ (yanında) ile cevap verilir; bu kelimelerden sonra gelen isim kesralı (-i) okunur.
  • Şibih Cümleli Haber (Vardır Kalıbı): Yer bildiren ifade cümlenin başına geçtiğinde (فِي الْبَيْتِ حَدِيقَةٌ — Evde bir bahçe vardır) mukaddem haber olur ve belirsiz özne (muahhar mübteda) cümlenin sonuna gelir.
  • Sahiplik ve Yakınlık İfadeleri: Sahiplik عِنْدِي / عِنْدَكَ (benim var / senin var) kalıbıyla; yakınlık ve uzaklık ise قَرِيبٌ مِنْ (...-e yakın) ve بَعِيدٌ عَنْ (...-den uzak) ifadeleriyle anlatılır.

Bu dersin öteki kaynakları