Okul ve sınıf ortamı, yabancı bir dili günlük yaşamın doğal akışı içinde kullanmayı öğrendiğimiz en temel sosyal alandır. Bu haftaki dersimizde 'Okuldayım' ünitesinin ilk dersi olan 'Sınıfım' (صَفِّي) kapsamında sınıfımızdaki eşyaları tanıtmayı, hedef dil yapılarını kullanarak nesnelerin yerini sormayı ve açıklamayı öğreneceğiz. Ayrıca sınıf içinde öğretmenimizle ve arkadaşlarımızla konuşurken kullandığımız nezaket ifadelerini, yönergeleri ve ilim öğrenmenin önemini vurgulayan ayet, hadis ve veciz sözleri inceleyeceğiz.
Sınıfımdaki Eşyalar ve İşaret İsimleri
Arapçada sınıf ortamındaki nesneleri tanıtırken kelimelerin müzekker (eril) veya müennes (dişil) olma durumuna dikkat edilir. Sonunda yuvarlak te (ة) harfi bulunmayan صَفٌّ (sınıf), مَكْتَبٌ (sıra/çalışma masası), كُرْسِيٌّ (sandalye), قَلَمٌ (kalem), كِتَابٌ (kitap) ve دَفْتَرٌ (defter) gibi müzekker kelimeler yakın işaret ismi olan هَذَا (bu) ile tanıtılır. Örneğin هَذَا صَفٌّ جَمِيلٌ cümlesi 'Bu güzel bir sınıftır' anlamına gelir.
Sonunda müenneslik alameti olan yuvarlak te (ة) bulunan سَبُّورَةٌ (yazı tahtası), حَقِيبَةٌ (çanta), مِسْطَرَةٌ (cetvel), مِمْحَاةٌ (silgi), خَرِيطَةٌ (harita), طَاوِلَةٌ (masa) ve نَافِذَةٌ (pencere) kelimeleri ise müennes kabul edilir ve هَذِهِ (bu) işaret ismiyle kullanılır. Örneğin هَذِهِ سَبُّورَةٌ كَبِيرَةٌ cümlesi 'Bu büyük bir yazı tahtasıdır' demektir.
| Müzekker Kelime | Örnek Cümle | Müennes Kelime | Örnek Cümle |
|---|---|---|---|
| مَكْتَبٌ (Sıra) | هَذَا مَكْتَبٌ نَظِيفٌ | سَبُّورَةٌ (Tahta) | هَذِهِ سَبُّورَةٌ بَيْضَاءُ |
| كِتَابٌ (Kitap) | هَذَا كِتَابٌ جَدِيدٌ | حَقِيبَةٌ (Çanta) | هَذِهِ حَقِيبَةٌ جَدِيدَةٌ |
| قَلَمٌ (Kalem) | هَذَا قَلَمٌ أَزْرَقُ | مِسْطَرَةٌ (Cetvel) | هَذِهِ مِسْطَرَةٌ طَوِيلَةٌ |
Hedef Dil Yapıları: Yer Edatları ve Varlık Bildirme
Sınıf içindeki eşyaların veya kişilerin nerede bulunduğunu sormak için أَيْنَ (Nerede?) soru edatı kullanılır. Cevap verirken فِي (içinde, -de/-da), عَلَى (üzerinde) gibi harf-i cerler ya da أَمَامَ (önünde), خَلْفَ (arkasında), تَحْتَ (altında), بِجَانِبِ (yanında) gibi mekan zarfları kullanılır. Harf-i cerlerden ve mekan zarflarından sonra gelen kelimenin son harekesi kesra (esre) olur: الْكِتَابُ فِي الْحَقِيبَةِ (Kitap çantanın içindedir) ve الْمُعَلِّمُ أَمَامَ السَّبُّورَةِ (Öğretmen tahtanın önündedir).
Bir yerde bir nesnenin veya kişinin 'var olduğunu' ifade etmek için yer bildiren öge cümlenin başına alınır ve ardından belirsiz (nekra) bir isim getirilir. Örneğin فِي الصَّفِّ طُلَّابٌ (Sınıfta öğrenciler vardır) veya عَلَى الطَّاوِلَةِ قَلَمٌ (Masanın üzerinde bir kalem vardır) cümlelerinde başa geçen yer ifadesi 'haberi mukaddem' (öne geçmiş haber) görevi görür. Aynı anlam هُنَاكَ (orada/vardır) kelimesiyle de هُنَاكَ خَرِيطَةٌ عَلَى الْحَائِطِ (Duvarda bir harita vardır) şeklinde kurulabilir.
| Yer Edatı / Zarf | Anlamı | Hedef Cümle Örneği | Türkçe Karşılığı |
|---|---|---|---|
| فِي | İçinde / -de, -da | فِي الصَّفِّ مُعَلِّمٌ | Sınıfta bir öğretmen vardır. |
| عَلَى | Üzerinde / üstünde | الْحَاسُوبُ عَلَى الطَّاوِلَةِ | Bilgisayar masanın üzerindedir. |
| أَمَامَ | Önünde | الطَّالِبُ أَمَامَ السَّبُّورَةِ | Öğrenci tahtanın önündedir. |
| تَحْتَ | Altında | الْحَقِيبَةُ تَحْتَ الْمَكْتَبِ | Çanta sıranın altındadır. |
İyelik Zamirleri ve Soru Kalıpları
Sınıfımızdaki eşyaların kime ait olduğunu belirtmek için isimlerin sonuna bitişen muttasıl iyelik zamirleri kullanılır. Kelimenin sonuna eklenen ـِي eki 'benim' (صَفِّي - sınıfım, كِتَابِي - kitabım), ـكَ eki karşımızdaki erkeğe hitaben 'senin' (قَلَمُكَ - senin kalemin), ـكِ eki karşımızdaki kadına hitaben 'senin' (حَقِيبَتُكِ - senin çantan) ve ـنَا eki 'bizim' (مَدْرَسَتُنَا - okulumuz) anlamı katar. Sonunda yuvarlak te (ة) bulunan kelimelere zamir bitiştiğinde yuvarlak te açılarak ت şeklinde yazılır.
Sınıf içi diyaloglarda bilgi edinmek için dört temel soru edatı öne çıkar: Cansız nesneleri sorarken مَا هَذَا؟ / مَا هَذِهِ؟ (Bu nedir?), akıllı varlıkları sorarken مَنْ هَذَا؟ / مَنْ هَذِهِ؟ (Bu kimdir?), doğrulama yaparken هَلْ (-mı/-mi?) ve sayı sorarken كَمْ (Kaç?) kullanılır. هَلْ هَذَا دَفْتَرُكَ؟ (Bu senin defterin mi?) sorusuna olumlu cevap verirken نَعَمْ، هَذَا دَفْتَرِي (Evet, bu benim defterimdir), olumsuz cevap verirken لَا، هَذَا دَفْتَرُ أَحْمَدَ (Hayır, bu Ahmet'in defteridir) denir.
| Soru Kalıbı | Anlamı | Örnek Cevap | Cevabın Anlamı |
|---|---|---|---|
| مَا هَذِهِ؟ | Bu nedir? (Müennes) | هَذِهِ مِمْحَاةٌ | Bu bir silgidir. |
| مَنْ هَذَا؟ | Bu kimdir? (Müzekker) | هَذَا مُعَلِّمُنَا | Bu bizim öğretmenimizdir. |
| هَلْ هَذِهِ حَقِيبَتُكِ؟ | Bu senin çantan mı? | نَعَمْ، هَذِهِ حَقِيبَتِي | Evet, bu benim çantamdır. |
| كَمْ بَابًا فِي الصَّفِّ؟ | Sınıfta kaç kapı var? | فِي الصَّفِّ بَابٌ وَاحِدٌ | Sınıfta bir kapı vardır. |
Hedef Sosyal İfadeler: Sınıf İçi İletişim ve Nezaket
Sınıf ortamında öğretmen ve öğrenciler arasındaki iletişimin saygı ve nezaket çerçevesinde yürütülmesi için Arapçada zengin kalıp ifadeler (hedef sosyal ifadeler) kullanılır. Sınıfa girerken السَّلَامُ عَلَيْكُمْ veya sabah derslerinde صَبَاحُ الْخَيْرِ (Günaydın) denir; muhatap ise وَعَلَيْكُمُ السَّلَامُ ve صَبَاحُ النُّورِ diyerek karşılık verir. Öğretmenden söz hakkı veya izin isterken أَسْتَأْذِنُ يَا أُسْتَاذِي (İzin istiyorum öğretmenim) ya da هَلْ يُمْكِنُنِي أَنْ أَسْأَلَ سُؤَالًا؟ (Bir soru sorabilir miyim?) ifadeleri tercih edilir.
Bir arkadaştan kalem, silgi veya kitap isterken مِنْ فَضْلِكَ (Lütfen - erkeğe) veya مِنْ فَضْلِكِ (Lütfen - kadına) demek nezaket kuralıdır. Eşyayı uzatırken تَفَضَّلْ (Buyur - erkeğe) / تَفَضَّلِي (Buyur - kadına), aldıktan sonra ise شُكْرًا جَزِيلًا (Çok teşekkür ederim) ve cevaben عَفْوًا (Rica ederim) denir. Öğretmen doğru cevap veren erkek öğrenciyi أَحْسَنْتَ (Aferin sana), kız öğrenciyi ise أَحْسَنْتِ (Aferin sana) veya مُمْتَازٌ (Mükemmel) sözleriyle takdir eder.
| İletişim Durumu | Erkek Muhataba Hitap | Kız Muhataba Hitap | Türkçe Anlamı |
|---|---|---|---|
| Rica Etme | مِنْ فَضْلِكَ | مِنْ فَضْلِكِ | Lütfen |
| Buyur Etme | تَفَضَّلْ | تَفَضَّلِي | Buyur / Buyurun |
| Takdir / Tebrik | أَحْسَنْتَ | أَحْسَنْتِ | Aferin sana / Güzel yaptın |
| Özür Dileme | أَنَا آسِفٌ | أَنَا آسِفَةٌ | Özür dilerim / Üzgünüm |
Sınıf İçi Yönergeler ve Emir Fiil Kullanımı
Ders esnasında öğretmenin öğrencilere verdiği yönergeler emir kipi (فِعْلُ الْأَمْرِ) ile kurulur. Erkek bir öğrenciye (أَنْتَ) emir verilirken fiilin sonu cezimli (ـْ) okunur: اُدْخُلْ (Gir), اِجْلِسْ (Otur), قُمْ (Ayağa kalk), اِفْتَحْ كِتَابَكَ (Eserinı aç), أَغْلِقْ دَفْتَرَكَ (Defterini kapat), اِقْرَأِ النَّصَّ (Metni oku), اُكْتُبِ الدَّرْسَ (Dersi yaz), اِسْتَمِعْ جَيِّدًا (İyi dinle) ve اُنْظُرْ إِلَى السَّبُّورَةِ (Tahtaya bak).
Aynı yönergeler kız bir öğrenciye (أَنْتِ) verilirken emir fiilin sonuna muhataba ya'sı (ـِي) eklenir ve iyelik zamiri ـكِ olarak değiştirilir: اُدْخُلِي (Gir), اِجْلِسِي (Otur), قُومِي (Ayağa kalk), اِفْتَحِي كِتَابَكِ (Eserinı aç), أَغْلِقِي دَفْتَرَكِ (Defterini kapat), اِقْرَئِي النَّصَّ (Metni oku), اُكْتُبِي الدَّرْسَ (Dersi yaz), اِسْتَمِعِي جَيِّدًا (İyi dinle) ve اُنْظُرِي إِلَى السَّبُّورَةِ (Tahtaya bak).
| Yönerge (Müzekker) | Yönerge (Müennes) | Türkçe Karşılığı |
|---|---|---|
| اِجْلِسْ مَكَانَكَ | اِجْلِسِي مَكَانَكِ | Yerine otur. |
| اِفْتَحْ صَفْحَةَ عَشَرَةٍ | اِفْتَحِي صَفْحَةَ عَشَرَةٍ | Onuncu sayfayı aç. |
| أَجِبْ عَنِ السُّؤَالِ | أَجِيبِي عَنِ السُّؤَالِ | Soruyu cevapla. |
| كَرِّرْ مِنْ فَضْلِكَ | كَرِّرِي مِنْ فَضْلِكِ | Lütfen tekrar et. |
Ayet, Hadis ve Veciz Söz Uygulamaları
İslam medeniyetinde okul, sınıf ve ilim öğrenme faaliyetleri çok kıymetli görülmüş; Kur'an-ı Kerim ayetleri, Hz. Peygamber'in hadis-i şerifleri ve hikmetli veciz sözler ilim yolcularına rehber olmuştur. Kur'an-ı Kerim'de ilk inen emir اِقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذِي خَلَقَ (Yaratan Rabbinin adıyla oku - Alak, 1) ayetidir. Yine Taha Suresi 114. ayette yer alan وَقُلْ رَبِّ زِدْنِي عِلْمًا (De ki: Rabbim, ilmimi artır!) duası, her öğrencinin eğitim hayatında dilinden düşürmediği temel bir ayettir.
Hadis-i şeriflerde ise ilim öğrenmenin sorumluluğu طَلَبُ الْعِلْمِ فَرِيضَةٌ عَلَى كُلِّ مُسْلِمٍ (İlim talep etmek her Müslüman üzerine farzdır) ve خَيْرُكُمْ مَنْ تَعَلَّمَ الْقُرْآنَ وَعَلَّمَهُ (Sizin en hayırlınız Kur'an'ı öğrenen ve öğretendir) ifadeleriyle vurgulanır. Sınıf panolarımızı süsleyen Arapça veciz sözler (özdeyişler) arasında الْعِلْمُ نُورٌ وَالْجَهْلُ ظَلَامٌ (İlim aydınlıktır, cehalet karanlıktır), مَنْ جَدَّ وَجَدَ (Çalışan kazanır) ve الْعِلْمُ فِي الصِّغَرِ كَالنَّقْشِ عَلَى الْحَجَرِ (Küçük yaşta öğrenilen ilim, taşa kazınan yazı gibidir) sözleri yer alır.
| Metin Türü | Arapça İfade | Türkçe Anlamı |
|---|---|---|
| Ayet-i Kerime | وَقُلْ رَبِّ زِدْنِي عِلْمًا | De ki: Rabbim! İlmimi artır. |
| Hadis-i Şerif | طَلَبُ الْعِلْمِ فَرِيضَةٌ عَلَى كُلِّ مُسْلِمٍ | İlim öğrenmek her Müslümana farzdır. |
| Veciz Söz | مَنْ جَدَّ وَجَدَ وَمَنْ زَرَعَ حَصَدَ | Çalışan kazanır, eken biçer. |
| Veciz Söz | الْعِلْمُ نُورٌ | İlim aydınlıktır (nurdur). |
Örnekler
Örnek 1Sınıf içindeki eşyaları tanıtmak isteyen bir öğrenci 'Bu bir yazı tahtasıdır' ve 'Bu bir sıradır' cümlelerini Arapça olarak nasıl kurmalıdır?
Cevabı göster
Yazı tahtası (سَبُّورَةٌ) kelimesi sonunda yuvarlak te bulunduğu için müennestir ve هَذِهِ سَبُّورَةٌ şeklinde tanıtılır. Sıra (مَكْتَبٌ) kelimesi ise müzekker olduğu için هَذَا مَكْتَبٌ cümlesiyle ifade edilir.
Örnek 2فِي الصَّفِّ خَرِيطَةٌ cümlesi ile الْخَرِيطَةُ فِي الصَّفِّ cümlesi arasındaki yapı ve anlam farkını açıklayınız.
Cevabı göster
فِي الصَّفِّ خَرِيطَةٌ cümlesinde harf-i cerli yer ifadesi (haberi mukaddem) başa gelmiş ve 'Sınıfta bir harita vardır' anlamı oluşmuştur. الْخَرِيطَةُ فِي الصَّفِّ cümlesinde ise belirli isim (mübteda) baştadır ve 'Harita sınıftadır' anlamı taşır.
Örnek 3Öğretmen kız öğrencisi Zeynep'e 'Eserinı aç ve dersi oku' yönergesini Arapça olarak nasıl söyler?
Cevabı göster
Muhatap müennes (kız öğrenci) olduğu için emir fiillerin sonuna ي eklenir ve iyelik zamiri ـكِ kullanılır: يَا زَيْنَبُ، اِفْتَحِي كِتَابَكِ وَاقْرَئِي الدَّرْسَ.
Örnek 4Arkadaşı Ömer'den lütfen diyerek kalem isteyen ve kalemi alınca teşekkür eden bir öğrencinin kuracağı diyaloğu yazınız.
Cevabı göster
Öğrenci: أَعْطِنِي الْقَلَمَ مِنْ فَضْلِكَ يَا عُمَرُ (Lütfen bana kalemi ver Ömer). Ömer: تَفَضَّلْ (Buyur). Öğrenci: شُكْرًا جَزِيلًا (Çok teşekkür ederim). Ömer: عَفْوًا (Rica ederim).
Örnek 5كَمْ طَالِبًا فِي الصَّفِّ؟ sorusunun anlamını yazarak sınıfta yirmi öğrenci olduğunu belirten Arapça bir cevap cümlesi kurunuz.
Cevabı göster
Sorunun anlamı 'Sınıfta kaç öğrenci vardır?' şeklindedir. Cevap olarak فِي الصَّفِّ عِشْرُونَ طَالِبًا (Sınıfta yirmi öğrenci vardır) cümlesi kurulur.
Örnek 6Sınıf panosuna asılan وَقُلْ رَبِّ زِدْنِي عِلْمًا ayeti ile مَنْ جَدَّ وَجَدَ veciz sözünün Türkçe anlamlarını ve öğrencilere verdiği mesajı açıklayınız.
Cevabı göster
وَقُلْ رَبِّ زِدْنِي عِلْمًا ayeti 'Rabbim, ilmimi artır de' anlamına gelir; مَنْ جَدَّ وَجَدَ ise 'Çalışan kazanır' demektir. Bu iki ifade, öğrencinin hem Allah'tan faydalı ilim dilemesi hem de gayretle çalışarak başarıya ulaşması gerektiğini vurgular.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Aşağıdaki Arapça cümlelerin hangisinde işaret ismi ile işaret edilen sınıf eşyası arasında cinsiyet (müzekker-müennes) uyumu bakımından yanlışlık yapılmıştır?
حَقِيبَةٌ (çanta) kelimesi müennes olduğu için başında هَذَا değil, هَذِهِ işaret ismi kullanılmalıdır.
2Öğretmenin sınıftaki bir kız öğrenciye 'Lütfen tahtaya bak ve dersi yaz' dediği doğru Arapça ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Kız öğrenciye (müennes) hitap edilirken مِنْ فَضْلِكِ kullanılır ve emir fiillerin sonuna muhataba ya'sı eklenerek اُنْظُرِي ve اُكْتُبِي denir.
3عَلَى الطَّاوِلَةِ حَاسُوبٌ وَفِي الْحَقِيبَةِ دَفْتَرٌ cümlesinin doğru Türkçe karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?
عَلَى الطَّاوِلَةِ حَاسُوبٌ 'Masanın üzerinde bir bilgisayar vardır', وَفِي الْحَقِيبَةِ دَفْتَرٌ ise 've çantada bir defter vardır' anlamındadır.
4Aşağıdaki ayet, hadis ve veciz sözlerden hangisi 'Çalışan ve gayret gösteren kişi aradığı başarıya ulaşır' anlamını taşımaktadır?
مَنْ جَدَّ وَجَدَ veciz sözü 'Kim ciddiyetle çalışırsa aradığını bulur / çalışan kazanır' anlamına gelir.
5Aşağıdaki ifadeleri Doğru (D) veya Yanlış (Y) olarak değerlendiriniz.
- Arapçada سَبُّورَةٌ (yazı tahtası) ve مِمْحَاةٌ (silgi) kelimeleri müennes olduğu için هَذِهِ işaret ismiyle kullanılır.
Sonunda müenneslik te'si (ة) bulunan bu kelimeler müennestir ve هَذِهِ alır.
- فِي ve عَلَى harf-i cerlerinden sonra gelen ismin son harekesi ötre (damme) olarak okunur.
Harf-i cerlerden sonra gelen isim mecrur olur ve son harekesi esre (kesra) olarak okunur.
- Sınıfta öğretmeninden söz veya izin isteyen bir öğrenci أَسْتَأْذِنُ يَا أُسْتَاذِي ifadesini kullanır.
أَسْتَأْذِنُ يَا أُسْتَاذِي 'İzin istiyorum öğretmenim' anlamına gelen hedef sosyal ifadedir.
- Erkek bir öğrenciyi doğru cevabından dolayı tebrik ederken أَحْسَنْتِ, kız öğrenciyi tebrik ederken أَحْسَنْتَ denir.
Tam tersine erkek öğrenciye أَحْسَنْتَ, kız öğrenciye أَحْسَنْتِ denir.
- Taha Suresi 114. ayette geçen رَبِّ زِدْنِي عِلْمًا duası 'Rabbim, ilmimi artır' anlamına gelmektedir.
زِدْنِي عِلْمًا ifadesi ilmin artması için yapılan Kur'ani bir duadır.
- Arapçada سَبُّورَةٌ (yazı tahtası) ve مِمْحَاةٌ (silgi) kelimeleri müennes olduğu için هَذِهِ işaret ismiyle kullanılır.
6Aşağıdaki kavram ve açıklamaları doğru şekilde eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Yakındaki müzekker bir sınıf eşyasını işaret ederken işaret ismi kullanılır.
- Bir nesnenin masanın üzerinde olduğunu belirtmek için harf-i ceri tercih edilir.
- Bize teşekkür eden bir arkadaşımıza nezaket gereği diyerek karşılık veririz.
- Sınıftaki öğrenci sayısını öğrenmek amacıyla cümlenin başında soru edatı kullanılır.
- İlim öğrenmenin her Müslümana farz olduğunu bildiren söz türünde bir metindir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Sınıfınızı tanıtan, içinde en az iki sınıf eşyası, bir yer edatı (فِي veya عَلَى), bir sosyal nezaket ifadesi ve bir veciz söz bulunan dört cümlelik Arapça-Türkçe kısa bir paragraf kurgulayınız.
1. ipucu: İlk cümlede هَذَا صَفِّي diyerek sınıfınızı tanıtmaya başlayabilirsiniz.
2. ipucu: İkinci cümlede فِي الصَّفِّ ve عَلَى الطَّاوِلَةِ yapılarını kullanarak eşyaların yerini belirtiniz.
3. ipucu: Son cümlelerde مِنْ فَضْلِكَ nezaket ifadesini ve مَنْ جَدَّ وَجَدَ veciz sözünü ekleyiniz.
Cevap: هَذَا صَفِّي وَهُوَ صَفٌّ كَبِيرٌ وَنَظِيفٌ (Bu benim sınıfımdır, o büyük ve temiz bir sınıftır). فِي الصَّفِّ سَبُّورَةٌ بَيْضَاءُ وَعَلَى الطَّاوِلَةِ حَاسُوبٌ (Sınıfta beyaz bir yazı tahtası vardır ve masanın üzerinde bir bilgisayar vardır). يَقُولُ الْمُعَلِّمُ لَنَا: اِفْتَحُوا الْكِتَابَ مِنْ فَضْلِكُمْ (Öğretmen bize 'Lütfen kitabı açınız' der). مَكْتُوبٌ عَلَى الْحَائِطِ: مَنْ جَدَّ وَجَدَ وَالْعِلْمُ نُورٌ (Duvarda 'Çalışan kazanır ve ilim nurdur' yazılıdır).
Kısaca
- Sınıf ortamındaki müzekker (eril) nesneleri işaret ederken yakın işaret ismi olarak 'haza', müennes (dişil) nesneler için ise 'hazihi' yapısı kullanılır.
- Varlıkların sınıf içindeki konumunu belirtmek amacıyla 'fi' (içinde/de), 'ala' (üzerinde), 'emame' (önünde) ve 'halfa' (arkasında) yer zarfları ile harf-i cerler kullanılır.
- Cümle başında yer bildiren harf-i cerli bir öge geldiğinde (haberi mukaddem), 'Sınıfta öğrenciler vardır' örneğindeki gibi 'var/vardır' anlamı oluşur.
- Sınıf içi iletişimde izin isteme, teşekkür etme, rica etme ve takdir bildirme gibi hedef sosyal ifadeler muhatabın cinsiyetine (müzekker/müennes) uygun çekimlenir.
- Öğretmenin sınıf içi yönergelerinde kullandığı emir fiillerde müzekker muhatap için son harf cezimli okunurken, müennes muhataba hitap ederken fiilin sonuna muhataba 'ya'sı eklenir.
- İlim ve çalışma ahlakını konu alan ayet, hadis ve veciz sözler Arapça kelime dağarcığını zenginleştirirken öğrenme motivasyonunu da güçlendirir.