Tarih boyunca toplumların siyasi, ekonomik ve kültürel seyrini değiştiren etkenler yalnızca savaşlar, antlaşmalar veya diplomatik krizler olmamıştır; büyük doğal afetler de imparatorlukların mali dengelerini, şehir mimarilerini ve zihniyet dünyalarını derinden sarsmıştır. On sekizinci yüzyılın ortalarında Avrupa'nın batı ucunda yaşanan 1755 Lizbon depremi ile doğu ucunda Osmanlı başkentini vuran 1766 İstanbul depremi, hem kriz yönetimi ve şehircilik tarihinde hem de doğa olaylarını bilimsel akılla açıklama sürecinde önemli dönüm noktaları oluşturmuştur.
Kasım 1755 Lizbon Depremi ve Avrupa Düşünce Dünyasına Etkileri
Bir Kasım 1755 sabahı Atlas Okyanusu tabanında meydana gelen ve büyüklüğü yaklaşık 8,5 ile 9,0 arasında tahmin edilen şiddetli deprem, Portekiz'in başkenti Lizbon'u yerle bir etmiştir. Sarsıntının hemen ardından kıyıları vuran dev tsunami dalgaları ve şehirde beş gün boyunca söndürülemeyen büyük yangınlar, Lizbon'daki yapıların dörtte üçünü küle çevirmiş ve on binlerce insanın hayatını kaybetmesine yol açmıştır. Bu felaket, zengin bir deniz ve sömürge imparatorluğu olan Portekiz'in ekonomik gücünü ağır biçimde zayıflatmış ve küresel rekabette gerilemesine neden olmuştur.
Lizbon depremi, Avrupa'da Aydınlanma Çağı düşünürleri arasında derin felsefi ve teolojik tartışmalar başlatmıştır. Depremin Azizler Günü yortusunda kiliseler doluyken gerçekleşmesi, Leibniz ve Pope'un temsil ettiği 'mümkün dünyaların en iyisinde yaşadığımız' yönündeki felsefi iyimserlik (optimizm) anlayışını sarsmıştır. Voltaire 'Lizbon Felaketi Üzerine Şiir' ve 'Candide' adlı eserlerinde körü körüne kaderciliği eleştirirken, Jean-Jacques Rousseau yıkımın boyutunda doğadan ziyade insanların çok katlı binaları dar sokaklarda sıkışık biçimde inşa etmesinin (çarpık kentleşmenin) payı olduğuna dikkat çekmiştir.
Alman filozof Immanuel Kant ise 1756 yılında yayımladığı üç makalede depremleri ilahi bir gazap olarak değil, yer altındaki mağara ve gazların fiziksel-jeolojik hareketleriyle açıklamaya çalışmıştır. Portekiz Başbakanı Marki dö Pombal (Marquês de Pombal), sarsıntının süresi, su kuyularındaki değişimler ve hayvan davranışları hakkında tüm ülkeye bilimsel bir anket dağıtarak modern sismoloji (deprem bilimi) tarihinin ilk veri tabanını oluşturmuştur. Yeniden imar sürecinde ise Lizbon'da geniş caddeler açılmış ve 'Gaiola Pombalina' adı verilen esnek ahşap kafes sistemli, depreme dayanıklı binalar inşa edilmiştir.
Mayıs 1766 İstanbul Depremi: Yıkımın Boyutu ve Kriz Yönetimi
Lizbon depreminden on bir yıl sonra, 22 Mayıs 1766 Perşembe sabahı (Kurban Bayramı'nın üçüncü günü) gün doğumundan hemen sonra Marmara Denizi'nin kuzeyinde meydana gelen büyük deprem, Osmanlı başkenti İstanbul'u ve Marmara havzasını şiddetle sarsmıştır. Yaklaşık iki dakika süren ana sarsıntıyı bir yıl boyunca devam eden artçı depremler ve 5 Ağustos 1766'daki ikinci büyük Marmara depremi izlemiştir. Deprem ve oluşan tsunami dalgaları İstanbul'un yanı sıra İzmit, Tekirdağ, Gelibolu, Edirne ve Bursa'da da ağır hasara yol açmıştır.
Bu büyük afet sonucunda İstanbul'un tarihi kara ve deniz surları, Yedikule burçları, Kapalıçarşı, Vezir Hanı, baruthane, su kemerleri ve fırınlar büyük ölçüde yıkılmıştır. Şehrin en önemli sembollerinden olan Fatih Sultan Mehmet'in inşa ettirdiği ilk Fatih Camii'nin ana kubbesi tamamen çökmüş, külliyenin medrese ve imaret binaları ağır hasar görmüş, yaklaşık dört bin ile beş bin arasında insan hayatını kaybetmiştir.
Dönemin padişahı Sultan III. Mustafa ve Sadrazam Muhsinzade Mehmet Paşa, afetin hemen ardından kapsamlı bir kriz yönetimi başlatmıştır. Padişah ve halk artçı sarsıntılar nedeniyle haftalarca Topkapı Sarayı bahçelerinde ve şehir meydanlarında kurulan çadırlarda kalmıştır. Açlık ve salgın hastalık tehlikesini önlemek için öncelikle yıkılan fırınlar, değirmenler ve Halkalı su yolları onarılmış, vakıf imaretleri aracılığıyla depremzedelere ücretsiz ekmek ve sıcak yemek dağıtılmıştır.
Osmanlı Başkentinde Yeniden İmar Çalışmaları ve Ekonomik-Mimari Sonuçlar
Depremin yaralarını sarmak ve başkenti yeniden ayağa kaldırmak için Osmanlı Devleti, Hassa Mimarlar Ocağı öncülüğünde büyük bir imar seferberliği ilan etmiştir. İstanbul'daki inşaat ustaları yetersiz kaldığından Anadolu ve Rumeli'nin çeşitli sancaklarına fermanlar gönderilerek binlerce taşçı, dülger, duvarcı ve lağımcı ustası başkente getirtilmiştir. Fırsatçıların inşaat malzemeleri ile işçi ücretlerini fahiş oranda artırmasını engellemek amacıyla devlet tarafından kereste, kireç, tuğla, çivi ve usta yevmiyelerine sıkı bir narh (tavan fiyat) uygulanmıştır.
Yeniden imar sürecinin en önemli eseri, kubbesi çöken Fatih Camii'nin Sultan III. Mustafa'nın emriyle 1767-1771 yılları arasında Başmimar Mehmet Tahir Ağa tarafından yeniden inşa edilmesidir. Yeni Fatih Camii, eski planından farklı olarak dört büyük fil ayağı üzerine oturan merkezi kubbe ve onu dört yönden destekleyen yarım kubbeli şemayla ve dönemin Batı etkili Osmanlı Barok üslubuyla tasarlanmıştır. Aynı süreçte Eyüp Sultan Camii, Kariye, Kapalıçarşı ve İstanbul surları da kapsamlı biçimde onarılmıştır.
Ekonomik açıdan bakıldığında, 1766 depreminin hazineye ve vakıflara getirdiği milyonlarca kuruşluk imar maliyeti, hemen iki yıl sonra başlayacak olan 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı öncesinde devlet maliyesini ciddi biçimde zorlamıştır. Sivil mimaride ise kâgir (taş ve tuğla) yapıların depremde kolayca yıkılıp ağır can kaybına yol açtığı görüldüğünden, İstanbul'da depreme karşı esnek davranan ahşap karkas ve 'hımış' (ahşap çatkı arası dolgu) konut mimarisi yaygınlaşmıştır.
Örnekler
Örnek 1Kasım 1755 Lizbon depreminin Avrupa Aydınlanma düşüncesinde ve bilim tarihinde yol açtığı temel değişimleri açıklayınız.
Cevabı göster
Lizbon depremi Avrupa'da 'mümkün dünyaların en iyisi' şeklindeki kaderci iyimserlik anlayışını sarsmış; Voltaire, Rousseau ve Kant gibi düşünürler afetin nedenlerini tartışmıştır. Rousseau çarpık kentleşmenin rolüne dikkat çekerken, Kant ve Başbakan Marki dö Pombal'ın çalışmalarıyla depremlerin fiziksel-jeolojik nedenlerini araştıran modern sismoloji bilimi doğmuştur.
Örnek 2Portekiz Başbakanı Marki dö Pombal'ın 1755 Lizbon depremi sonrasında uyguladığı afet yönetimi ve şehircilik yenilikleri nelerdir?
Cevabı göster
Marki dö Pombal öncelikle salgınları önlemek için cenazeleri hızla defnettirmiş, yağmacıları cezalandırmış ve gıda fiyatlarını sabitlemiştir. Ardından tüm ülkeye sismolojik bir anket göndermiş ve Lizbon'u geniş ızgara caddeler ile depreme dayanıklı 'Gaiola Pombalina' (esnek ahşap kafes) sistemli binalarla yeniden inşa ettirmiştir.
Örnek 3Mayıs 1766 İstanbul depreminde ağır hasar gören başlıca tarihi yapılar hangileridir ve Fatih Camii nasıl yeniden imar edilmiştir?
Cevabı göster
Depremde İstanbul kara ve deniz surları, Yedikule, Kapalıçarşı, Vezir Hanı, su kemerleri ve Fatih Külliyesi ağır hasar görmüştür. Ana kubbesi çöken Fatih Camii, Sultan III. Mustafa döneminde (1767-1771) Mimar Mehmet Tahir Ağa tarafından dört yarım kubbeyle desteklenen merkezi kubbeli plan ve Barok üslupla yeniden inşa edilmiştir.
Örnek 4Osmanlı Devleti 1766 İstanbul depremi sonrasında inşaat malzemesi ve usta ihtiyacını karşılamak ve fırsatçılığı önlemek için hangi tedbirleri almıştır?
Cevabı göster
Hassa Mimarlar Ocağı koordinesinde Anadolu ve Rumeli'deki eyaletlere fermanlar gönderilerek binlerce dülger, taşçı ve duvarcı ustası İstanbul'a getirtilmiştir. Kereste, kireç, tuğla ve çivi gibi malzemeler ile işçi yevmiyelerinde fahiş fiyat artışını engellemek için narh (tavan fiyat) uygulanmıştır.
Örnek 5Mayıs 1766 İstanbul depreminin Osmanlı Devleti'nin mali ve askeri gücü üzerinde 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı öncesinde nasıl bir etkisi olmuştur?
Cevabı göster
Başkentin surlarının, su yollarının, baruthanenin, çarşıların ve büyük vakıf camilerinin yeniden inşası hazineden çok büyük miktarda nakit çıkışına yol açmıştır. Bu ağır imar harcamaları, iki yıl sonra başlayan 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı öncesinde Osmanlı maliyesini zayıflatmıştır.
Örnek 6Lizbon ve İstanbul depremlerinin ardından her iki başkentte depreme dayanıklı konut mimarisinde geliştirilen ortak teknik yaklaşım nedir?
Cevabı göster
Her iki başkentte de sarsıntı enerjisini sönümleyen esnek ahşap iskelet sistemleri tercih edilmiştir; Lizbon'da 'Gaiola' adı verilen ahşap kafes sistemi geliştirilirken, İstanbul'da 'hımış' adı verilen ahşap karkas ve dolgu tekniği sivil konut mimarisinde hakim hale gelmiştir.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Kasım 1755 Lizbon depremi sonrasında ülke genelinde sarsıntının etkilerine dair anket yaptırarak modern sismolojinin öncüsü olan ve şehri depreme dayanıklı ahşap kafes (Gaiola) sistemiyle yeniden kuran devlet adamı aşağıdakilerden hangisidir?
Lizbon depremi sonrasında modern afet yönetimini yürüten, sismolojik anket uygulayan ve Gaiola Pombalina mimarisini geliştiren devlet adamı Marki dö Pombal'dır.
2Mayıs 1766 İstanbul depreminde ana kubbesi çöktüğü için Sultan III. Mustafa döneminde Başmimar Mehmet Tahir Ağa tarafından yeni bir planla inşa ettirilen anıtsal yapı aşağıdakilerden hangisidir?
Mayıs 1766 depreminde ana kubbesi çöken Fatih Camii, 1767-1771 yılları arasında Sultan III. Mustafa tarafından Mimar Mehmet Tahir Ağa'ya yeniden inşa ettirilmiştir.
3Lizbon depremi sonrasında Aydınlanma düşünürleri arasında başlayan tartışmalarda, yıkımın büyüklüğünü insanların doğaya aykırı biçimde çok katlı ve sıkışık binalar yapmasına bağlayan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Jean-Jacques Rousseau, Voltaire'e yazdığı mektupta Lizbon'daki ağır can kaybının dar alanda çok katlı binaların üst üste yığılmasından kaynaklandığını savunmuştur.
4Osmanlı Devleti'nin 1766 İstanbul depremi sonrasında yürüttüğü yeniden imar çalışmalarında inşaat malzemesi ve işçi ücretlerindeki fahiş artışları önlemek için başvurduğu iktisadi uygulama aşağıdakilerden hangisidir?
Osmanlı Devleti afet sonrasında kereste, kireç ve tuğla fiyatları ile usta yevmiyelerinin fırsatçılarca artırılmasını önlemek için narh (sabit/tavan fiyat) koymuştur.
5
- Kasım 1755 Lizbon depreminde sarsıntının ardından oluşan dev tsunami dalgaları ve günlerce süren yangınlar yıkımı artırmıştır.
- Alman filozof Immanuel Kant, Lizbon depremi üzerine yazdığı makalelerde depremleri fiziksel ve jeolojik nedenlerle açıklamıştır.
- Mayıs 1766 İstanbul depremi Kanuni Sultan Süleyman döneminde meydana gelmiş ve imar çalışmalarını Mimar Sinan yürütmüştür.
- Osmanlı yönetimi 1766 depreminden sonra halkın açlık ve susuzluk çekmemesi için öncelikle fırınları ve su kemerlerini onarmıştır.
- İstanbul'da 1766 depremi sonrasında ahşap yapıların kullanımı yasaklanarak bütün konutların taş ve mermerden yapılması zorunlu kılınmıştır.
- Kasım 1755 Lizbon depreminde sarsıntının ardından oluşan dev tsunami dalgaları ve günlerce süren yangınlar yıkımı artırmıştır.
6
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7
- Kasım 1755 tarihinde büyük bir deprem, tsunami ve yangınla yıkılan şehri Portekiz İmparatorluğu'nun başkentiydi.
- Aydınlanma düşünürü yazdığı Candide adlı eserde Lizbon depremi üzerinden kaderci iyimserlik anlayışını eleştirmiştir.
- Mayıs 1766 İstanbul depreminde yıkılan anıtsal yapıların onarımını Osmanlı Devleti'nde Ocağı koordine etmiştir.
- Afet sonrasında inşaat malzemelerinin ve usta yevmiyelerinin fahiş fiyatla satılmasını önlemek için uygulanmıştır.
- Mayıs 1766 depreminin hazineye getirdiği ağır imar maliyeti, iki yıl sonra başlayan 1768-1774 Osmanlı- Savaşı öncesinde maliyeyi zorlamıştır.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8On sekizinci yüzyılda meydana gelen 1755 Lizbon ve 1766 İstanbul depremlerini; devletlerin uyguladığı kriz yönetimi, ekonomik etkileri ve mimari-kentsel sonuçları bakımından karşılaştırarak adım adım açıklayınız.
1. ipucu: İlk adımda her iki devlette (Portekiz'de Marki dö Pombal, Osmanlı'da Sultan III. Mustafa) afet sonrasında alınan acil barınma, gıda ve fiyat denetimi tedbirlerini yazınız.
2. ipucu: İkinci adımda bu iki afetin Portekiz'in sömürge ekonomisine ve Osmanlı hazinesine (1768 savaşı öncesi) etkilerini belirtiniz.
3. ipucu: Üçüncü adımda her iki başkentte geliştirilen depreme dayanıklı mimari çözümleri (Gaiola ve hımış sistemleri ile Fatih Camii'nin inşası) karşılaştırınız.
Cevap: İlk adımda her iki devlet de merkeziyetçi bir kriz yönetimi sergilemiş; çadır kentler kurmuş, fırınları ve su yollarını hızla onarmış, inşaat malzemeleri ile gıda fiyatlarına narh (sabit fiyat) koyarak yağma ve karaborsayı engellemiştir. İkinci adımda ekonomik olarak Lizbon depremi Portekiz'in sömürge ticaretini ve küresel gücünü kalıcı biçimde zayıflatırken, İstanbul depremi de 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı arifesinde Osmanlı hazinesine ağır bir imar yükü getirmiştir. Üçüncü adımda mimari açıdan her iki başkentte de sarsıntıya esnek tepki veren ahşap karkas sistemler (Lizbon'da Gaiola Pombalina, İstanbul'da hımış konut tekniği) benimsenmiş ve Fatih Camii gibi anıtsal eserler yeni statik ve estetik anlayışla yeniden inşa edilmiştir.
Kısaca
- Kasım 1755 Lizbon depremi, tsunami ve yangınlarla şehri yıkmış; Portekiz'in küresel ekonomik ve siyasi gücünü derinden sarsmıştır.
- Lizbon depremi Aydınlanma düşünürleri (Voltaire, Rousseau, Kant) arasında felsefi tartışmalar başlatmış ve modern sismoloji biliminin doğuşuna zemin hazırlamıştır.
- Mayıs 1766 İstanbul depremi Marmara havzasında büyük yıkıma yol açmış; surlar, Kapalıçarşı, su kemerleri ve Fatih Camii ağır hasar görmüştür.
- Sultan III. Mustafa döneminde çadır kentler kurulmuş, su yolları ve fırınlar onarılmış, taşradan ustalar getirtilerek malzeme fiyatlarına narh konulmuştur.
- Fatih Camii Mimar Mehmet Tahir Ağa tarafından yeniden inşa edilmiş, konutlarda ise depreme esnek ahşap-hımış tekniği yaygınlaşmıştır.
Bu dersin öteki kaynakları
- 11. Sınıf Tarih Yıllık Planı (2026-2027) Yıllık plan
- Tarih Dersi Öğretim Programı (ortaöğretim) Öğretim programı
- 11. Sınıf Tarih Ortak Yazılı Senaryoları (1. dönem, 2026-2027) Yazılı senaryosu
- Tarih 11.Sınıf Ders Kitabı Ders kitabı
- 11. Sınıf Tarih Günlük Planları (2026-2027) Ders planı