Geçen hafta şiir yazma sürecimizi planladık: amacımızı, hedef kitlemizi, süremizi ve stratejimizi seçtik, boş sayfa korkusunu yenmenin yollarını öğrendik. Bu hafta o planı gerçek bir şiire dönüştürüyoruz. Önce şiirimizi zenginleştirecek içeriği oluşturacak, ana düşüncemizi ve iletimizi netleştirecek, düz cümleleri imgelere çevirecek ve plan taslağımızı arkadaşlarımıza sunacağız. Ardından şiirimizi dikkat çekici bir girişle başlatıp ölçü, kafiye, bağdaşıklık, yazım ve noktalama kurallarını uygulayarak tamamlayacağız. Haftanın sonunda elimizde, 'Anlam Arayışı' temasına uygun, baştan sona bizim sesimizi taşıyan bir şiir olacak.
İçerik Oluşturmaya Başlarken: Ön Bilgi, Hedef Kitle ve Yapı Unsurları
Bir şiirin içeriği boşlukta doğmaz; yazarın daha önce okuduğu, dinlediği ve yaşadığı her şey şiire malzeme olur. TDE4.2.1 süreç bileşeni, yazma amacımıza yönelik ön bilgilerimizle bağlantı kurmamızı ister. Bu temada elimizde zengin bir birikim var: Yunus Emre'nin 'Dolap Niçin İnilersin' şiirinden bir nesneyi konuşturma ve soru-cevap tekniğini öğrendik; halk şiirinin dörtlük, hece ölçüsü, kafiye ve redif gibi biçim özelliklerini tanıdık; geçen hafta da konuşan bir duvar saati üzerine bir plan yaptık. Bunlara kişisel deneyimlerimizi eklemeliyiz: Gece ders çalışırken odada yankılanan saat sesi, bir bayram sabahının hızla geçip gitmesi ya da yıllar sonra bakılan eski bir fotoğraf, şiirin içeriğini besleyecek gerçek duygulardır.
İkinci adım, hedef kitleye yönelik tahminlerde bulunmaktır (TDE4.2.2). Şiirimizi okul dergisinde okuyacak 14-17 yaş arası öğrencilerin uzun ve ağır sözcüklerle dolu bir metni okumayabileceğini, ama kendi yaşamlarından bir şey bulduklarında şiire bağlanacaklarını tahmin edebiliriz. Bu tahmin, metnin türüne ve içeriğine karar vermemizi sağlar: Duygu ağırlıklı, kısa ve akılda kalıcı bir lirik şiir yazmak; içeriği de herkesin bildiği bir nesne olan saat ve zamanın akışı üzerine kurmak uygun bir seçimdir.
Tür belirlendiğinde, o türün yapı unsurları da belirlenmiş olur. Bir öyküde olay, kişi, yer ve zaman nasıl temel unsursa, şiirde de başlık, dize, nazım birimi (dörtlük), ölçü, kafiye, redif, nakarat, imge ve şiir kişisi temel yapı unsurlarıdır. Bizim şiirimiz için kararlar şöyle olabilir: Üç dörtlük, her dizede sekiz hece, ilk dörtlükte soru-cevap, sonraki dörtlüklerde ilk üç dizenin kafiyeli olduğu ve dördüncü dizenin nakarat olarak tekrarlandığı aaab düzeni. Konuşan varlık saattir; nakarat ise 'Zaman akar, sayarım ben.' dizesidir. Bu kararlar, yazma sırasında bize yol gösteren bir harita işlevi görür.
| Yapı Unsuru | Şiirdeki İşlevi | Bizim Şiirimizdeki Karşılığı |
|---|---|---|
| Başlık | Okuru şiire çağırır, içeriği sezdirir | Zamanın Bekçisi |
| Nazım birimi | Dizelerin anlam ve ses bakımından gruplanması | Dörtlük (3 dörtlük) |
| Ölçü | Dizelere ritim kazandırır | 8'li hece ölçüsü |
| Kafiye ve redif | Dize sonlarında ses uyumu sağlar | aaab düzeni; dün-düğün, canı-yanı |
| Nakarat | Ana duyguyu her dörtlükte pekiştirir | Zaman akar, sayarım ben. |
| İmge | Düşünceyi zihinde canlandırır | Tik tak sesi, akan zaman, yas ve düğün |
| Şiir kişisi | Şiirde konuşan ses | Konuşturulan duvar saati |
Ana Düşünce, Karşılaştırmalı İletiler ve Kullanım Alanına Göre İçerik
Şiirin bütün dizeleri tek bir merkeze bağlanmalıdır. TDE4.2.3 süreç bileşeni, yazma amacına ve metnin özelliklerine göre ana düşünceye ve vermek istediğimiz iletiye karar vermemizi ister. Bunun en kolay yolu, ana düşünceyi şiire başlamadan önce tek bir düz cümleyle yazmaktır. Şiirimiz için bu cümle şöyle olabilir: Zaman durdurulamaz; hayatın anlamı, akıp giden anı iyilikle değerlendirmektir. Bu cümle şiirde olduğu gibi yer almayacak, ama her dize bu cümleye hizmet edip etmediğine göre sınanacaktır. Ana düşünceye hizmet etmeyen dize ne kadar güzel olursa olsun çıkarılmalıdır.
Planı oluştururken karşılaştırma içeren iletiler kurmak, şiire derinlik kazandırır. Karşıtlar yan yana geldiğinde her biri ötekini daha görünür kılar: bugün ile dün zamanın akışını, yas ile düğün hayatın acı ve sevinç dolu anlarını, saatin sayması ile insanın yaşaması ise ikisi arasındaki farkı gösterir. Saat yalnızca saniyeleri sayar; o saniyelere anlam katan insandır. Bu karşılaştırma şiirimizin son dörtlüğünde iletinin çekirdeği olacaktır: Saat zamanı durduramaz ama insan anı değerlendirebilir.
TDE4.2.4 süreç bileşeni ise içeriği yazılı anlatımın kullanım alanına göre belirlemeyi ister. Yazılı anlatım dört alanda kullanılır: özel (günlük, kişisel mektup), eğitim (okul dergisi, ödev, sınıf panosu), kamusal (yarışmalar, belediye ya da kütüphane duyuruları, herkese açık paylaşımlar) ve mesleki (tanıtım metinleri, iş yazışmaları). Aynı konu her alanda farklı bir içerik ister. Günlüğe yazılan bir şiirde kişisel ve çok özel ayrıntılar yer alabilir; okul dergisine gönderilen şiirde ise herkesin kendinden bir şey bulabileceği, ortak duygulara seslenen bir içerik seçilir. Bizim şiirimiz eğitim alanına yöneliktir; bu nedenle evrensel bir duyguyu, anlaşılır imgelerle anlatmalıdır.
| Kullanım Alanı | Örnek Ortam | İçerik ve Dil Tercihi |
|---|---|---|
| Özel | Günlük, bir arkadaşa yazılan mektup | Kişisel anılar, içten ve serbest dil; yalnız yazarın bildiği ayrıntılar |
| Eğitim | Okul dergisi, sınıf panosu, edebiyat ödevi | Ortak duygular, anlaşılır imgeler, kurallara özenli dil |
| Kamusal | Kütüphanenin şiir yarışması, herkese açık okuma etkinliği | Geniş kitleye seslenen evrensel tema, yarışma koşullarına uygun biçim |
| Mesleki | Bir saat ustasının dükkân tanıtım metni | Ürün ve hizmeti öne çıkaran, kısa ve ikna edici dil |
Söz Varlığıyla Yeniden İfade, Dil İşlevleri, Görsel-İşitsel Ögeler ve Plan Taslağını Sunma
Ana düşünce bir düz cümledir; şiir ise o düşünceyi imgelerle hissettiren bir söyleyiştir. TDE4.2.5 süreç bileşeni, söz varlığımızı kullanarak içeriği yeniden ifade etmemizi ister. 'Zaman çok hızlı geçiyor.' cümlesi bir bilgi verir ama okuru etkilemez. Aynı düşünceyi 'Bir tık ile biter bugün / Bir tık ile olur o dün' diye söylediğimizde okur saatin sesini duyar, günün tek bir saniyede düne dönüştüğünü görür. Yeniden ifade ederken mecazlardan, deyimlerden, ses yansımalarından ve somut ayrıntılardan yararlanırız. Bunun için yazmadan önce küçük bir sözcük ve imge havuzu hazırlamak işe yarar: tik tak, akrep, yelkovan, kum saati, akmak, saymak, an, ömür, yas, düğün.
TDE4.2.6 süreç bileşeni, yazma sürecini planlarken dil işlevlerinin kullanımına karar vermemizi ister. Dilin altı temel işlevi vardır: bilgi aktaran göndergesel, duygu ve heyecanı yansıtan heyecana bağlı, okuru bir davranışa yönelten alıcıyı harekete geçirme, iletişimin sürüp sürmediğini denetleyen kanalı kontrol, dilin kendisini açıklayan dil ötesi (üstdil) ve sözün güzelliğini öne çıkaran şiirsel (sanatsal) işlev. Şiirimizde baskın işlev şiirsel işlevdir; ilk dörtlükteki sorularda heyecana bağlı işlev, son dörtlükteki 'Durduramam, sen tut anı' çağrısında ise alıcıyı harekete geçirme işlevi öne çıkacaktır.
Şiir dergide yayımlanacak ve sınıfta sesli okunacaksa görsel ve işitsel ögelere de karar verilir (TDE4.2.7): Sayfanın kenarına çizilmiş bir duvar saati ya da kum saati, sesli okumada arka planda hafif bir tik tak sesi ve nakarat dizesinde yavaşlayan bir okuma temposu içeriği destekler. Son adım, plan taslağını sunmaktır (TDE4.2.8). Ana düşünce, dörtlüklerin içeriği, nakarat, başlık önerisi ve seçilen ögeler iki dakikalık bir sunumla arkadaşlara anlatılır, gelen geri bildirimlerle plan güncellenir. Örneğin bir arkadaşımız 'Saat başlığı çok genel.' derse başlık 'Zamanın Bekçisi' olarak değiştirilebilir; bir başkası ikinci dörtlükte örnek eksikliği görürse 'Kimi yastır kimi düğün' gibi somut bir örnek eklenebilir.
| Düz Anlatım | Söz Varlığıyla Yeniden İfade | Kullanılan Araç |
|---|---|---|
| Saat sürekli ses çıkarıyor. | Tik tak, saat, söylenirsin | Yansıma sözcük, kişileştirme |
| Zaman çok hızlı geçiyor. | Bir tık ile biter bugün / Bir tık ile olur o dün | Somutlaştırma, tekrar, karşıtlık |
| Hayatta mutlu ve üzücü günler var. | Kimi yastır kimi düğün | Tezat, örneklendirme |
| Zaman hiç durmuyor. | Zaman akar, sayarım ben. | Mecaz (akmak), nakarat |
| Anı değerlendirmelisin. | Durduramam, sen tut anı | Seslenme, çağrı, çift anlam (an-ı / anı) |
Yazmaya Başlama: Dikkat Çekici Giriş, Düşünceyi Geliştirme Yolları ve Kendine Özgü Üslup
Plan hazır olduğunda yazmaya planına uygun bir şekilde başlanır (TDE4.3.1). Şiirin ilk dizesi, okurun şiirde kalıp kalmayacağına karar verdiği yerdir; bu yüzden dikkat çekici bir giriş gerekir. Şiirde etkili girişin başlıca yolları şunlardır: bir soru sormak (Yunus Emre'nin 'Dolap niçin inilersin' sorusu gibi), bir varlığa seslenmek, bir ses yansımasıyla okuru sahnenin içine almak ya da şaşırtıcı bir imgeyle başlamak. 'Zaman çok önemlidir.' gibi bir girişle okur yeni hiçbir şey duymaz. Biz ise dört yolu birleştirerek başlıyoruz: 'Tik tak, saat, söylenirsin, / Derdin nedir, ne istersin?' Bu girişte yansıma sözcük, seslenme, kişileştirme ve soru bir aradadır.
Şiirin gövdesinde düşünceyi desteklemek için anlatım biçimleri ve düşünceyi geliştirme yollarından yararlanılır (TDE4.3.2). Saatin kendi hikâyesini anlatması öyküleme, tik tak sesinin ve akan zamanın zihinde canlandırılması betimleme niteliği taşır. 'Kimi yastır kimi düğün' dizesi zamanın neler getirdiğini somut durumlarla gösteren bir örneklendirme, 'bugün-dün' karşıtlığı ise bir karşılaştırmadır. Zamanın 'akması' onu suya benzeten örtük bir benzetmedir. Bu yollar şiiri soyut bir öğütten çıkarıp okurun yaşadığı bir deneyime dönüştürür.
TDE4.3.2 aynı zamanda duygu, düşünce ve hayallerimizi kendine özgü bir üslupla ifade etmemizi ister. Üslup, bir yazarın sözcük seçiminden cümle kuruluşuna kadar kendine has söyleyiş biçimidir. Kendine özgü üslubun en büyük düşmanı klişelerdir: 'gül gibi güzel', 'zaman su gibi akıp gitti', 'kalbim kırık' gibi çok kullanılmış kalıplar okurda yeni bir duygu uyandırmaz. Bunun yerine kendi gözlemlerimizden doğan imgeler arıyoruz: Saatin her tıkında bir günün düne dönüşmesi, saatin zamanı sayan bir bekçi olması bu şiire özgü buluşlardır. Aşağıda planımıza göre yazılmış şiirin tamamını görüyoruz: 'Zamanın Bekçisi Tik tak, saat, söylenirsin, Derdin nedir, ne istersin? Dedi: 'Bir an duramadım, Zaman akar, sayarım ben.' Bir tık ile biter bugün, Bir tık ile olur o dün, Kimi yastır kimi düğün, Zaman akar, sayarım ben. Durduramam, sen tut anı, Gülümset bir garip canı, Budur ömrün güzel yanı, Zaman akar, sayarım ben.'
| Dörtlük | Şiirdeki İşlevi | Kullanılan Anlatım Biçimi ve Yol |
|---|---|---|
| 1. dörtlük | Giriş: Okurun dikkatini çeker, saati konuşturur | Soru, seslenme, yansıma sözcük, kişileştirme, öyküleme |
| 2. dörtlük | Gelişme: Zamanın akışını ve hayatın iki yüzünü gösterir | Örneklendirme, karşılaştırma (bugün-dün), tezat (yas-düğün), betimleme |
| 3. dörtlük | Sonuç: İletiyi verir, okuru harekete çağırır | Çağrı (emir kipi), tanımlama (Budur ömrün güzel yanı) |
| Nakarat | Ana duyguyu her dörtlükte pekiştirir, şiiri bağlar | Tekrar, örtük benzetme (zaman akar) |
Söz Varlığı, Açık ve Örtük İletiler, Değerler ve Başlık
Şiirin gücü büyük ölçüde sözcüklerden gelir. TDE4.3.3 süreç bileşeni, söz varlığını (deyim, atasözü, mecaz ve terim) bağlama uygun kullanmamızı ister. Zaman temalı bir şiirde 'göz açıp kapayıncaya kadar' deyimi hızın, 'Gün doğmadan neler doğar' atasözü belirsiz geleceğin, 'zaman akar' mecazı akışın, 'akrep' ve 'yelkovan' terimleri ise saatin dünyasının anlatımında kullanılabilir. Ancak her sözcük bağlama ve hedef kitleye uygun olmalıdır: Okul dergisi okurlarına yazılan bir şiirde anlamı bilinmeyen eski sözcükleri art arda sıralamak ya da tam tersine 'çok fena geçti zaman' gibi gündelik konuşma diline düşmek üslubu bozar. Yazma süreci boyunca ana düşünceden ve onu destekleyen bilgilerden kopmadan ilerlenmelidir.
Şiirde iletiler iki biçimde verilir (TDE4.3.4). Açık ileti, şairin doğrudan söylediği iletidir: 'Durduramam, sen tut anı' dizesinde okura açıkça anı değerlendirmesi söylenir. Örtük ileti ise doğrudan söylenmez, okurun sezmesine bırakılır: 'Kimi yastır kimi düğün' dizesinde 'Hayatta acı da sevinç de geçicidir; ikisine de katlanmayı ve ikisinin de değerini bilmeyi öğrenmeliyiz.' iletisi gizlidir. İyi bir şiir iki yolu dengeli kullanır; her şeyi açıkça söylemek şiiri öğüde dönüştürür, her şeyi gizlemek ise anlaşılmaz kılar. Duygu ve düşünceler tutarlı olmalıdır: Şiirin başında zamanın akışından yakınan saat, sonunda birdenbire zamanın hiç önemli olmadığını söylerse tutarlılık bozulur. Başlatma, sürdürme ve bitirme de bu tutarlılığa hizmet eder: Soruyla başlayan şiir, cevapla sürer ve okura yönelen bir çağrıyla biter.
Şiir yazarken millî ve manevi değerlere ve kültürel unsurlara dikkat edilir; yazı olumlu tutum ve değerleri öne çıkarır. Şiirimizde 'Gülümset bir garip canı' dizesi yardımlaşma ve iyiliği, nakarat ise sabrı ve zamanın kıymetini bilmeyi vurgular. Öte yandan siyaset, din ya da etnik köken üzerinden kimseyi incitecek, ayrıştıracak ögeler kullanılmaz; çünkü okul dergisinin okurları farklı düşüncelerden insanlardır ve şiir hepsini kucaklamalıdır. Son olarak şiire içeriğine uygun bir başlık verilir. 'Saat' başlığı konuyu söyler ama merak uyandırmaz; 'Zaman' çok geneldir; 'Zamanın Bekçisi' ise hem saati anlatır hem de bir imge sunar, okuru 'Bekçi kim, neyi bekliyor?' sorusuyla şiire çağırır.
| Söz Varlığı Türü | Örnek | Şiirde Olası Kullanımı |
|---|---|---|
| Deyim | göz açıp kapayıncaya kadar | Bir günün ne kadar hızlı geçtiğini anlatmak |
| Atasözü | Gün doğmadan neler doğar. | Geleceğin belirsizliğine ve umuda gönderme yapmak |
| Mecaz | zaman akar, an tutmak | Soyut zamanı somut bir hareketle göstermek |
| Terim | akrep, yelkovan, kum saati | Saatin dünyasını gerçekçi ayrıntılarla kurmak |
| Yansıma | tik tak, tıkırtı | Şiire ses katmak, dikkat çekici giriş yapmak |
| İkileme | gece gündüz, kimi... kimi | Sürekliliği ve çeşitliliği vurgulamak |
Kural Uygulama: Ölçü, Kafiye, Türkçe Dil Yapıları, Bağdaşıklık, Yazım ve Noktalama
Şiirimizi seçtiğimiz biçime uygun hâle getirmek için önce hece ölçüsünü denetleriz. Hece ölçüsünde her dizedeki hece sayısı eşittir. 'Bu-dur öm-rün gü-zel ya-nı' dizesi sekiz hecedir; şiirin bütün dizeleri de sekiz hece olacak biçimde kurulmuştur. Ardından kafiye ve redif incelenir. Dize sonlarında yazılışı ve görevi aynı olan ek ya da sözcüklere redif, redifin hemen önündeki ses benzerliğine kafiye denir. 'anı / canı / yanı' sözcüklerinde sondaki '-ı' ekleri redif, öncesindeki 'an' sesleri tam kafiyedir. 'bugün / dün / düğün' sözcüklerinde ise ek yoktur; 'ün' sesleri tam kafiyedir. Kafiye uğruna anlamsız sözcük kullanılmaz; ses uyumu anlamla birlikte yürümelidir.
TDE4.3.5 süreç bileşeni, Türkçe dil yapılarını işlevine uygun kullanmamızı ister. Şiirde ritim ya da vurgu için devrik cümle kullanılabilir ('Bir tık ile biter bugün'); emir kipi çağrıyı ('sen tut anı'), soru eki merakı ('ne istersin?') taşır. Türkçeyi bilinçli ve özenli kullanmak, karşılığı olan yabancı sözcükler yerine Türkçelerini seçmektir: 'moment' yerine 'an', 'mesaj' yerine 'ileti', 'final' yerine 'son', 'stres' yerine 'gerginlik'. Bağdaşıklık (TDE4.3.6) ise metnin dil bilgisi ögeleriyle birbirine bağlanmasıdır. Şiirimizde 'Bir tık ile olur o dün' dizesindeki 'o' sözcüğü bir önceki dizedeki 'bugün'ü karşılayan bir gönderimdir; 'Bir tık ile' ve nakarat dizesi tekrar, 'bugün-dün' ve 'yas-düğün' ise karşıt anlamlı sözcüklerle kurulan sözcüksel bağdaşıklıktır. 'Kimi... kimi...' yapısı da dizeleri birbirine bağlar.
Son olarak yazım ve noktalama kuralları uygulanır (TDE4.3.7, TDE4.3.8). Geleneksel biçimde yazılan şiirde dize başları büyük harfle başlar. Bağlaç olan 'de/da' ile 'ki' ayrı yazılır ('Sen de duy', 'Bilmem ki'); soru eki 'mi' ayrı yazılır ve kendisinden sonraki eklerle birleşir ('duydun mu', 'istiyor musun'); 'tik tak' gibi yansıma ikilemeleri ayrı yazılır. Noktalamada seslenmelerden sonra virgül ('Tik tak, saat,'), soru bildiren dizenin sonunda soru işareti ('ne istersin?'), birinin sözü aktarılmadan önce iki nokta ve tırnak işareti ('Dedi: 'Bir an duramadım,') kullanılır; şiirin son dizesi nokta ile kapanır. Noktalama şiirde okurun nefes alacağı, duracağı ve vurgu yapacağı yerleri gösteren bir okuma haritasıdır.
| Kontrol Ögesi | Yanlış Kullanım | Doğru Kullanım |
|---|---|---|
| Hece ölçüsü | Zaman çok hızlı akıp geçer (9 hece) | Zaman hızla akıp geçer (8 hece) |
| Türkçe sözcük | Her moment kıymetli | Her an kıymetli |
| Bağlaç 'de' | Sende tut bu anı | Sen de tut bu anı |
| Soru eki | Duydunmu saatin sesini | Duydun mu saatin sesini? |
| Seslenme virgülü | Saat söyle derdin nedir | Saat, söyle derdin nedir? |
| Aktarılan söz | Dedi bir an duramadım | Dedi: 'Bir an duramadım,' |
| Bağdaşıklık | Bir tık ile biter bugün / Bir tık ile olur bugün dün | Bir tık ile biter bugün / Bir tık ile olur o dün |
Örnekler
Örnek 1Defne, saat üzerine yazdığı şiiri hem kendi günlüğüne hem de okul dergisine koymak istiyor. Günlükteki taslakta 'Dedemin hediye ettiği saat, o gün hastanede beklerken...' gibi kişisel ayrıntılar var. Kullanım alanı ve hedef kitle açısından iki metin arasında hangi farklar olmalıdır?
Cevabı göster
1) Kullanım alanını belirleme: Günlük özel alana, okul dergisi eğitim alanına aittir. 2) Hedef kitle: Günlüğün okuru yalnızca Defne'dir; derginin okurları ise Defne'yi ve ailesini tanımayan farklı yaşlardaki öğrenci ve öğretmenlerdir. 3) İçerik farkı: Günlükte dedenin hastanede geçen günü gibi çok özel ayrıntılar kalabilir; dergide bu ayrıntılar herkesin kendinden bir şey bulacağı genel bir duyguya dönüştürülmelidir, örneğin 'Bir sevdiğimizi beklerken uzayan zaman'. 4) Dil farkı: Günlükte serbest ve kişisel bir dil kullanılabilir; dergide yazım ve noktalama kurallarına özen gösterilmeli, anlaşılır ama imgeli bir dil seçilmelidir. 5) Sonuç: Aynı konu, kullanım alanına göre farklı içerik ve dil tercihleri gerektirir (TDE4.2.4).
Örnek 2'Zaman çok hızlı geçiyor, bu yüzden anın değerini bilmeliyiz.' düz cümlesini söz varlığından yararlanarak 8'li hece ölçüsüne uygun iki dizeyle yeniden ifade ediniz ve kullandığınız araçları belirtiniz.
Cevabı göster
1) Düşüncenin iki parçasını ayırın: a) Zaman hızlı geçer. b) Anın değerini bilmeliyiz. 2) Birinci parçayı somutlaştırın: 'Göz açıp kapayıncaya kadar' deyiminden yararlanarak hızı bir görüntüye çevirin: 'Göz kırpınca geçer bir gün' (Göz-kır-pın-ca-ge-çer-bir-gün = 8 hece). 3) İkinci parçayı çağrıya dönüştürün: 'Sen o anı tut ve sevin' (Sen-o-a-nı-tut-ve-se-vin = 8 hece). 4) Kullanılan araçlar: Deyimden esinlenen somut imge (göz kırpmak), mecaz (anı tutmak), emir kipiyle kurulan çağrı (alıcıyı harekete geçirme işlevi). 5) Sonuç: Bilgi veren düz cümle, okurun zihninde görüntü oluşturan ve onu harekete çağıran iki şiir dizesine dönüşmüştür (TDE4.2.5, TDE4.3.3).
Örnek 3Bir öğrencinin şiirindeki şu dizelerin hece sayılarını bulunuz ve ölçüyü bozan dizeyi düzeltiniz: I. Kimi yastır kimi düğün II. Bir tık ile olur o dün III. Zaman çok hızlı akıp geçer
Cevabı göster
1) I. dize: Ki-mi-yas-tır-ki-mi-dü-ğün = 8 hece. 2) II. dize: Bir-tık-i-le-o-lur-o-dün = 8 hece. 3) III. dize: Za-man-çok-hız-lı-a-kıp-ge-çer = 9 hece. 4) Ölçüyü bozan dize III'tür; bir hece fazladır. 5) Düzeltme: 'çok hızlı' yerine 'hızla' kullanılırsa anlam korunur ve hece sayısı düşer: Za-man-hız-la-a-kıp-ge-çer = 8 hece. 6) Kontrol: Ünlü sayımı da aynı sonucu verir (a, a, ı, a, a, ı, e, e = 8). Böylece üç dize de 8'li hece ölçüsüne uyar.
Örnek 4'Durduramam, sen tut anı / Gülümset bir garip canı / Budur ömrün güzel yanı' dizelerinde kafiye ve redifi bulunuz; 'anı' sözcüğünün iki anlama gelebilmesinin şiire katkısını açıklayınız.
Cevabı göster
1) Dize sonlarındaki sözcükler: anı, canı, yanı. 2) Ekleri ayırın: an-ı (belirtme hâli eki), can-ı (belirtme hâli eki), yan-ı (iyelik eki). Üçünde de sondaki '-ı' yazılışı aynı bir ektir; ses ve yazılış bakımından aynı olan bu ekler redif olarak kabul edilir. 3) Redifin önündeki ses benzerliği 'an'dır; bir ünlü ve bir ünsüzden oluştuğu için tam kafiyedir. 4) Çift anlam: 'anı' sözcüğü bu dizede 'an' (zaman parçası) sözcüğünün belirtme hâlidir: 'O anı tut.' Ancak okur aynı sözcükte 'hatıra' anlamındaki 'anı'yı da duyar. 5) Katkı: Bu çift okuma iletiyi zenginleştirir; anı değerlendiren insan, ileride değerli bir anı (hatıra) biriktirmiş olur. Şiirdeki küçük bir ses oyunu, ana düşünceyi güçlendirmiştir.
Örnek 5Aşağıdaki dörtlükteki bağdaşıklık, Türkçe sözcük, yazım ve noktalama yanlışlarını bulup düzeltiniz: 'tik tak saat söylenirsin / derdin nedir ne istersin / sende bir moment dur da / zaman akar sayarım ben'
Cevabı göster
1) Yazım (büyük harf): Dize başları büyük harfle başlamalıdır: Tik, Derdin, Sen, Zaman. 2) Noktalama: 'saat' seslenmedir; önünden ve arkasından virgülle ayrılır: 'Tik tak, saat, söylenirsin,'. İkinci dize soru bildirir: 'Derdin nedir, ne istersin?'. Son dize nokta ile biter. 3) Bağlaç yazımı: 'sende' sözcüğü burada 'sen de' anlamındadır; bağlaç 'de' ayrı yazılmalıdır: 'Sen de'. 4) Türkçe sözcük: 'moment' yabancı sözcüğü yerine 'an' kullanılmalıdır. 5) Düzeltilen üçüncü dize hece ölçüsüne de uymalıdır: 'Sen de bir an dur, dinlen de' hece sayısı: Sen-de-bir-an-dur-din-len-de = 8. 6) Düzeltilmiş dörtlük: 'Tik tak, saat, söylenirsin, / Derdin nedir, ne istersin? / Sen de bir an dur, dinlen de / Zaman akar, sayarım ben.' Böylece yazım, noktalama ve Türkçe kullanımı düzeltilmiş, ölçü korunmuştur.
Örnek 6Bir öğrenci şiirine üç başlık düşünmüştür: 'Saat', 'Zaman Hakkında Düşüncelerim', 'Zamanın Bekçisi'. Ayrıca şiirindeki 'Kimi yastır kimi düğün' ve 'Durduramam, sen tut anı' dizelerinden hangisinin açık, hangisinin örtük ileti taşıdığını bilmek istemektedir. Gerekçeli olarak açıklayınız.
Cevabı göster
1) Başlık değerlendirmesi: 'Saat' içeriğe uygundur ama tek başına merak uyandırmaz. 'Zaman Hakkında Düşüncelerim' bir deneme ya da kompozisyon başlığı gibidir, şiirsel değildir ve uzundur. 'Zamanın Bekçisi' hem saati bir imgeyle anlatır hem de okurda 'Bekçi kim?' sorusunu uyandırır; kısa, uygun ve merak uyandırıcı olduğu için en iyi seçimdir. 2) 'Durduramam, sen tut anı' dizesinde ileti açıktır: Saat, okura doğrudan seslenip anı değerlendirmesini söyler. 3) 'Kimi yastır kimi düğün' dizesinde ileti örtüktür: Dize yalnızca zamanın getirdiği farklı durumları sıralar; 'Hayatta acı da sevinç de geçicidir.' iletisini okurun kendisi çıkarır. 4) Sonuç: Şiirde açık ve örtük iletinin birlikte kullanılması, şiiri hem anlaşılır hem de düşündürücü kılar (TDE4.3.4).
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Aşağıdaki şiir girişlerinden hangisi bir yansıma sözcük ve seslenmeyle okurun dikkatini çekmektedir?
B seçeneğinde 'tik tak' yansıma sözcüğü ve 'saat' seslenmesi bir aradadır; okur hem sesi duyar hem de konuşmanın içine çekilir. A ve D genel yargılar, C ise bir sunum girişidir; hiçbiri şiirsel bir dikkat çekme yolu kullanmaz.
2'Durduramam, sen tut anı / Gülümset bir garip canı / Budur ömrün güzel yanı' dizelerinde redif ve kafiye için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
an-ı, can-ı, yan-ı sözcüklerinde sondaki '-ı' ekleri aynı yazılışlı eklerdir ve redif kabul edilir. Redifin önündeki 'an' sesleri bir ünlü ve bir ünsüzden oluştuğu için tam kafiyedir. 'n' sesi ekin değil kökün parçasıdır; bu yüzden B ve C yanlıştır.
3Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?
D seçeneğinde 'sende' sözcüğü 'sen de' anlamında bağlaç olarak kullanıldığı için ayrı yazılmalıdır: 'Sen de bu saatin sesini duydun mu?' Diğer cümlelerde bağlaç 'de/da', 'ki' ve soru eki 'mi' doğru yazılmıştır.
4'Durduramam, sen tut anı' dizesinde öne çıkan dil işlevi aşağıdakilerden hangisidir?
Dizede emir kipiyle ('tut') okura seslenilmekte ve onun bir davranışa, anı değerlendirmeye yöneltilmesi amaçlanmaktadır; bu alıcıyı harekete geçirme işlevidir. Dizede nesnel bilgi aktarımı, iletişim kanalını denetleme ya da dilin kendisini açıklama amacı yoktur.
5Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.
- Ana düşünceyi yazmaya başlamadan önce tek bir düz cümleyle belirlemek, dizelerin bu düşünceye hizmet edip etmediğini sınamayı kolaylaştırır.
TDE4.2.3 kapsamında ana düşünceye ve iletiye yazmadan önce karar verilir; bu cümle bütün şiirin denetim ölçütü olur.
- Okul dergisine gönderilecek bir şiir, yazılı anlatımın özel kullanım alanına girer.
Okul dergisi eğitim alanına aittir. Özel alan; günlük ve kişisel mektup gibi yalnızca yazarın ya da çok yakınının okuduğu metinleri kapsar.
- Şiirde iletiyi her zaman açıkça söylemek, şiiri daha etkili ve düşündürücü kılar.
Her şeyi açıkça söylemek şiiri öğüde dönüştürebilir. İyi bir şiir açık ve örtük iletiyi dengeli kullanır; örtük ileti okuru düşünmeye davet eder.
- 'Bir tık ile biter bugün / Bir tık ile olur o dün' dizelerinde 'o' sözcüğü, 'bugün'ü karşılayan bir gönderim ögesidir.
'O', önceki dizede geçen 'bugün'e gönderme yaparak tekrarı önler ve iki dizeyi birbirine bağlar; bu bir bağdaşıklık ögesidir.
- Kafiyeyi sağlamak için anlamı uymasa da ses bakımından uygun bir sözcük seçmek şiirde doğru bir tercihtir.
Kafiye anlamla birlikte yürümelidir. Yalnızca ses uyumu için seçilen anlamsız ya da bağlama uymayan sözcükler şiirin tutarlılığını bozar.
- Ana düşünceyi yazmaya başlamadan önce tek bir düz cümleyle belirlemek, dizelerin bu düşünceye hizmet edip etmediğini sınamayı kolaylaştırır.
6Aşağıdaki kavramları doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Her dörtlüğün sonunda aynen tekrarlanan dizeye denir.
- Dize sonlarında yazılışı ve görevi aynı olan ek ya da sözcüklere denir.
- 'Bir tık ile olur o dün' dizesindeki 'o' sözcüğü, 'bugün'ü karşılayan bir ögesidir.
- Hece ölçüsüyle yazılan şiirde her dizedeki sayısı eşittir.
- Doğrudan söylenmeyip okurun sezmesine bırakılan iletiye ileti denir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Geçen hafta, köy meydanındaki eski bir çeşmeyi konuşturan şiirinizin planını yapmıştınız. Bu hafta o plandan hareketle şiirinizin içeriğini oluşturun ve kuralları uygulayın: Ana düşünceyi ve karşılaştırmalı iletiyi belirleyin, kullanım alanını ve dil işlevini seçin, 8'li hece ölçüsüyle bir giriş dörtlüğü ve aaab düzeninde bir gelişme dörtlüğü yazın; kafiye, redif, yazım ve noktalama kontrolünü yapın.
1. ipucu: 1. adım: Ana düşüncenizi tek cümleyle yazın; çeşme ile insan arasında bir karşılaştırma kurun ve şiirin hangi kullanım alanında okunacağını belirleyin.
2. ipucu: 2. adım: Giriş dörtlüğünü Yunus Emre'deki gibi bir soruyla başlatın; gelişme dörtlüğünde ilk üç dizeyi kafiyeli kurun, dördüncü dizeyi nakarat yapın. Her dizenin 8 hece olduğunu ünlüleri sayarak denetleyin.
3. ipucu: 3. adım: Dize sonlarında redif ve kafiyeyi ayırın; dize başlarındaki büyük harfleri, seslenme virgülünü, soru işaretini ve aktarılan sözün noktalamasını kontrol edin.
Cevap: 1) İçerik kararları: Ana düşünce: 'Hayatın anlamı, akıp giden ömrü başkalarına faydalı olarak yaşamaktır.' Karşılaştırmalı ileti: Çeşmenin suyu akıp giderken susuzlara hayat verir; insanın ömrü de akıp gider ama ancak iyilikle anlam kazanır. Kullanım alanı: Eğitim (okul dergisi). Baskın dil işlevi: Şiirsel; açılış sorularında heyecana bağlı işlev. Başlık önerisi: 'Taş Çeşmenin Sesi'. 2) Giriş dörtlüğü: 'Çeşme, niçin ağlarsın sen? / Kimin için çağlarsın sen? / Dedi: 'Dağdan indim, bilsen, / Akar gider suyum benim.'' Hece denetimi: Çeş-me-ni-çin-ağ-lar-sın-sen (8), Ki-min-i-çin-çağ-lar-sın-sen (8), De-di-dağ-dan-in-dim-bil-sen (8), A-kar-gi-der-su-yum-be-nim (8). 3) Gelişme dörtlüğü (aaab): 'Yosun tuttum taş içinde, / Üşür durdum kış içinde, / Gözlerim hep yaş içinde, / Akar gider suyum benim.' Hece denetimi: Yo-sun-tut-tum-taş-i-çin-de (8), Ü-şür-dur-dum-kış-i-çin-de (8), Göz-le-rim-hep-yaş-i-çin-de (8). 4) Kafiye ve redif: Giriş dörtlüğünde ağla-rsın sen / çağla-rsın sen sözcüklerinde '-rsın sen' redif, 'ağla' sesleri zengin kafiyedir. Gelişme dörtlüğünde 'içinde' sözcüğü rediftir; taş, kış, yaş sözcüklerindeki ortak 'ş' sesi yarım kafiye, taş ile yaş arasındaki 'aş' ise tam kafiyedir. 5) Bağdaşıklık ve söz varlığı: 'Akar gider suyum benim' nakaratı tekrarla dörtlükleri bağlar; 'taş-yosun-kış' somut ayrıntılarla betimleme, 'gözlerim yaş içinde' kişileştirme ve mecazdır. 6) Yazım ve noktalama: Dize başları büyük harfle yazıldı; 'Çeşme' seslenmesinden sonra virgül, soru dizelerinin sonunda soru işareti kullanıldı; çeşmenin sözü 'Dedi:' ifadesinden sonra iki nokta ve tırnak içinde aktarıldı; nakarat dizesi dörtlüğün sonunda nokta ile kapandı. 7) Son dörtlükte çeşmenin suyunun susuz yolcuya hayat vermesi insanın iyiliğine bağlanarak açık bir çağrıyla ileti tamamlanır; şiirin değerlendirilmesi ise gelecek haftanın çalışmasıdır.
Kısaca
- Ön bilgi ve hedef kitle: Şiirin içeriği; okunan model şiirlerden, halk şiiri biçim bilgisinden ve kişisel deneyimlerden beslenir; hedef kitlenin yaşı ve ilgisi, şiirin türünü, uzunluğunu ve dilini belirler.
- Ana düşünce ve ileti: Yazmaya başlamadan önce ana düşünce tek cümleyle yazılır; 'bugün-dün', 'yas-düğün' gibi karşıtlıklarla kurulan karşılaştırmalı iletiler şiire derinlik kazandırır.
- Yeniden ifade ve plan sunumu: Düz cümleler deyim, mecaz ve imgelerle şiir diline çevrilir; dil işlevleri ile görsel-işitsel ögeler seçilir, plan taslağı sunulup geri bildirimlerle son şeklini alır.
- Giriş ve geliştirme: Şiir; soru, seslenme ya da yansıma sözcükle dikkat çekici biçimde başlatılır; örneklendirme, karşılaştırma ve benzetme gibi düşünceyi geliştirme yollarıyla kendine özgü bir üslupla sürdürülür.
- İleti, değer ve başlık: İletiler açık ya da örtük biçimde verilir; olumlu değerler öne çıkarılır, toplumsal hassasiyet yaratacak ögelerden kaçınılır ve içeriği yansıtan, merak uyandıran bir başlık seçilir.
- Kural uygulama: Hece sayısı dizelerde eşitlenir, kafiye ve redif bilinçle kurulur; gönderim, tekrar ve bağlaçlarla bağdaşıklık sağlanır, yabancı sözcükler yerine Türkçeleri seçilir, yazım ve noktalama kuralları özenle uygulanır.
Bu dersin öteki kaynakları
- 9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Yıllık Planı (2026-2027) Yıllık plan
- Türk Dili ve Edebiyatı Dersi Öğretim Programı (ortaöğretim) Öğretim programı
- 9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ortak Yazılı Senaryoları (1. dönem, 2026-2027) Yazılı senaryosu
- Türk Dili ve Edebiyatı 9.Sınıf Ders Kitabı Ders kitabı
- 9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Günlük Planları (2026-2027) Ders planı
- 9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 1. Hafta Çalışma Kâğıdı: Şiir ve Deneme Okuma: San’at ve Picasso’nun Hatları Çalışma kâğıdı
- 9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 2. Hafta Çalışma Kâğıdı: Okuma: Şiir ve Deneme Metinlerinde Anlam Oluşturma Çalışma kâğıdı
- 9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 3. Hafta Çalışma Kâğıdı: Okuma: Metinleri Karşılaştırma, Sınıflandırma, Dil İşlevleri ve Üslup Çalışma kâğıdı
- 9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 4. Hafta Çalışma Kâğıdı: Yazma Süreci: Edebî Söyleyişin İnceliği ve Okuduğu Şiiri Betimleme Paragrafı Olarak Yazabilme Çalışma kâğıdı
- 9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 5. Hafta Çalışma Kâğıdı: Yazma Süreci: Okuduğu Şiiri Betimleme Paragrafı Olarak Yazabilme ve Yazma Sürecini Değerlendirme Çalışma kâğıdı
- 9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 6. Hafta Çalışma Kâğıdı: Dinleme/İzleme: Çok Modlu Metin (Mülakat) ve Anlam Oluşturma Süreçleri Çalışma kâğıdı
- 9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 7. Hafta Çalışma Kâğıdı: Konuşma ve Yazma (Anlatma) Becerileri: Deneme-Mülakat Üretimi ve İyi Bir Anlatımın Nitelikleri Çalışma kâğıdı
- 9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 8. Hafta Çalışma Kâğıdı: Muhatabını İkna Etmek İçin Söyleyiş İnceliklerine Yer Veren Konuşma ve Yazma Uygulamaları, Etkili İletişim ve Üslup Çalışma kâğıdı
- 9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 9. Hafta Çalışma Kâğıdı: Deneme Metinlerinden Hareketle Fikir Geliştirme Teknikleri, Söyleyiş İnceliğiyle Konuşma ve Yazma Sürecini Değerlendirme Çalışma kâğıdı