Ankara'da 23 Nisan 1920'de açılan Büyük Millet Meclisi, bir yandan Anadolu'daki işgallere son vermeye çalışırken diğer yandan İstanbul Hükûmeti, İtilaf Devletleri, azınlıklar ve düzenli orduya katılmak istemeyen bazı Kuvayımilliye şeflerinin çıkardığı iç ayaklanmalarla mücadele etmek zorunda kalmıştır. Aynı süreçte İtilaf Devletleri, Türk milletinin bağımsızlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan Sevr Antlaşması'nı Osmanlı Saltanat Şûrası'na kabul ettirmiş; ancak Büyük Millet Meclisi hem iç isyanları bastırarak otoritesini sağlamlaştırmış hem de Sevr'i reddederek tam bağımsızlık iradesini tüm dünyaya ilan etmiştir.
Büyük Millet Meclisine Karşı Çıkarılan Ayaklanmalar
İtilaf Devletleri ve Damat Ferit Paşa Hükûmeti, Anadolu'da yeni açılan Büyük Millet Meclisinin otoritesini kırmak, Boğazlar çevresinde tampon bölge oluşturmak ve Sevr Antlaşması'nı Türklere kolayca kabul ettirmek amacıyla Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde ayaklanmalar kışkırtmıştır. Şeyhülislam Dürrizade Abdullah Efendi'nin Millî Mücadele liderleri hakkında yayımladığı olumsuz fetva, İngiliz uçakları ve Yunan birlikleri aracılığıyla Anadolu halkına dağıtılarak iç karışıklıklar körüklenmiştir.
Büyük Millet Meclisine karşı çıkarılan ayaklanmalar dört ana grupta incelenir: • 1. Doğrudan İstanbul Hükûmeti Tarafından Çıkarılanlar: İngilizlerin desteğiyle Boğazları kontrol altında tutmak için Balıkesir-Gönen çevresinde başlatılan Ahmet Anzavur Ayaklanması ve İzmit-Adapazarı dolaylarında kurulan Kuvâ-yı İnzibâtiye (Halifelik Ordusu) isyanlarıdır. • 2. İstanbul Hükûmeti ve İtilaf Devletlerinin Ortak Kışkırtmasıyla Çıkanlar: Halkın dinî duygularının istismar edilmesiyle çıkan Bolu, Düzce, Hendek, Adapazarı, Konya (Delibaş Mehmet), Yozgat (Çapanoğulları), Afyon (Çopur Musa), Bozkır, Milli Aşireti (Urfa) ve Cemil Çeto (Batman) ayaklanmalarıdır.
• 3. Eskiden Kuvayımilliyeci Olup Düzenli Orduya Katılmak İstemeyenlerin Çıkardığı Ayaklanmalar: Başlangıçta düşmana ve iç isyanlara karşı savaşan ancak daha sonra düzenli ordunun emrine girmeyi reddeden Çerkez Ethem (Kütahya-Gediz) ve Demirci Mehmet Efe (Denizli-Isparta) ayaklanmalarıdır. • 4. Azınlıkların Çıkardığı Ayaklanmalar: Karadeniz'de bağımsız bir devlet kurmak isteyen Pontus Rumları ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da faaliyet gösteren Ermeni komitelerinin çıkardığı ayaklanmalardır.
BMM'nin Ayaklanmalara Karşı Aldığı Önlemler ve Sonuçları
Büyük Millet Meclisi, varlığına ve vatanın bütünlüğüne kasteden ayaklanmaları bastırmak için hem yasama ve yargı gücünü kullanmış hem de kamuoyunu doğru bilgilendirecek adımlar atmıştır: • İstanbul Hükûmeti ile İlişkilerin Kesilmesi: İstanbul ile her türlü resmî haberleşme kesilmiş, İstanbul Hükûmetinin yaptığı işlemler geçersiz sayılmıştır. • Ankara Fetvası (Karşı Fetva): Şeyhülislam Dürrizade Abdullah'ın fetvasına karşılık, Ankara Müftüsü Rıfat (Börekçi) Efendi ve 153 müftünün imzasıyla vatan savunmasının kutsal bir görev olduğunu belirten karşı fetva yayımlanmıştır.
• Hıyanet-i Vataniye (Vatana İhanet) Kanunu (29 Nisan 1920): Büyük Millet Meclisinin otoritesine karşı söz, yazı veya eylemle ayaklananların vatan haini sayılarak en ağır biçimde cezalandırılmasını öngören kanun çıkarılmıştır. • İstiklal Mahkemelerinin Kurulması (18 Eylül 1920): Hıyanet-i Vataniye Kanunu ile Firariler Kanunu'nu hızlı ve etkili biçimde uygulamak üzere milletvekilleri arasından seçilen üyelerle olağanüstü yetkili İstiklal Mahkemeleri kurulmuştur (BMM'nin yargı yetkisini kullandığının kanıtıdır). • Anadolu Ajansı ve Hâkimiyet-i Milliye: Halkı kara propagandadan korumak ve doğru bilgilendirmek amacıyla Halide Edip ve Yunus Nadi'nin katkılarıyla 6 Nisan 1920'de Anadolu Ajansı kurulmuş, Hâkimiyet-i Milliye gazetesi etkinleştirilmiştir.
Ayaklanmaların Sonuçları: Ayaklanmalar sonucunda kardeş kanı dökülmüş, para, silah ve zaman kaybı yaşanmış, Yunan ordusunun Anadolu içlerine ilerlemesi kolaylaşmış ve Kurtuluş Savaşı'nın kazanılması gecikmiştir. Buna karşılık ayaklanmaların bastırılmasıyla Büyük Millet Meclisinin Anadolu'daki otoritesi kesinleşmiş ve düzenli ordunun gerekliliği tam olarak anlaşılmıştır.
Sevr Antlaşması (10 Ağustos 1920) ve BMM'nin Tepkisi
İtilaf Devletleri, Birinci Dünya Savaşı sonunda kendi aralarındaki paylaşım anlaşmazlıkları yüzünden Osmanlı Devleti ile barış antlaşmasını geciktirmişti. İtalya'nın San Remo Konferansı'nda (18-26 Nisan 1920) hazırlanan ağır taslağı Osmanlı yönetimine kabul ettirmek için Yunan ordusu Bursa ve Doğu Trakya üzerinden saldırıya geçirildi. Padişah Vahdettin başkanlığında toplanan Saltanat Şûrası taslağı onayladı ve Hadi Paşa, Rıza Tevfik ile Reşat Halis'ten oluşan heyet Paris yakınlarındaki Sevr kasabasında 10 Ağustos 1920'de Sevr Antlaşması'nı imzaladı.
Sevr Antlaşması'nın Başlıca Ağır Hükümleri: • Sınırlar: Osmanlı Devleti; İstanbul ile Orta ve Batı Karadeniz'in küçük bir bölgesiyle sınırlandırılacak; Doğu Trakya ve İzmir dahil Batı Anadolu Yunanistan'a; Adana-Sivas-Malatya arası Fransa'ya; Musul dahil Irak ve Arabistan İngiltere'ye; Güneybatı Anadolu İtalya'ya bırakılacaktır. Doğu Anadolu'da bağımsız bir Ermenistan ve güneyinde özerk bir Kürdistan kurulacaktır. • Boğazlar: İçinde Türk üyenin bulunmadığı ayrı bayrağı ve bütçesi olan uluslararası bir Boğazlar Komisyonu tarafından yönetilecektir. • Askerî ve Mali Hükümler: Zorunlu askerlik kaldırılacak, ordu ağır silahları olmayan 50.700 kişiyle sınırlandırılacak; kapitülasyonlar tüm devletler yararlanacak şekilde yeniden yürürlüğe konacak ve Osmanlı maliyesi İtilaf Devletleri komisyonuna teslim edilecektir.
Sevr Antlaşması'nın Hukuki Geçersizliği ve BMM'nin Tutumu: Osmanlı anayasası Kanun-ı Esasi'ye göre bir antlaşmanın yürürlüğe girebilmesi için Mebusan Meclisinin onayı şarttır. Mebusan Meclisi kapalı olduğu ve milletin tek meşru temsilcisi olan Büyük Millet Meclisi antlaşmayı reddettiği için Sevr Antlaşması hukuken geçersiz ölü doğmuş bir antlaşma olarak kalmıştır. BMM, 19 Ağustos 1920'de aldığı kararla Sevr'i imzalayanları ve onaylayan Saltanat Şûrası üyelerini vatan haini ilan etmiştir.
Örnekler
Örnek 1Büyük Millet Meclisine karşı doğrudan İstanbul Hükûmeti tarafından çıkarılan ayaklanmalar hangileridir ve temel amaçları nedir?
Cevabı göster
Doğrudan İstanbul Hükûmeti tarafından İngilizlerin desteğiyle çıkarılan ayaklanmalar Ahmet Anzavur Ayaklanması (Balıkesir-Gönen çevresi) ile Kuvâ-yı İnzibâtiye (Halifelik Ordusu - İzmit ve Geyve çevresi) ayaklanmalarıdır. Temel amaçları Boğazlar bölgesini kontrol altında tutmak ve BMM'yi ortadan kaldırmaktır.
Örnek 2Şeyhülislam Dürrizade Abdullah Efendi'nin Millî Mücadele aleyhindeki fetvasına karşı Büyük Millet Meclisi nasıl bir önlem almıştır?
Cevabı göster
Ankara Müftüsü Rıfat (Börekçi) Efendi önderliğinde Anadolu'daki 153 müftünün imzasıyla 'Ankara Fetvası' (Karşı Fetva) yayımlanmıştır. Bu fetvada Padişah ve Halife'nin esaret altında olduğu, vatanı işgalden kurtarmak için BMM etrafında mücadele etmenin dinî bir görev olduğu halka açıklanmıştır.
Örnek 3Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nun çıkarılması ve İstiklal Mahkemelerinin kurulması BMM'nin hangi yetkileri kullandığını gösterir?
Cevabı göster
Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nun (29 Nisan 1920) çıkarılması BMM'nin yasama yetkisini kullandığını; milletvekilleri arasından seçilen üyelerle İstiklal Mahkemelerinin kurularak yargılama yapılması ise BMM'nin yargı yetkisini doğrudan kullandığını (güçler birliği ilkesini) gösterir.
Örnek 4Önceden Kuvayımilliye yanlısı olup sonradan BMM'ye karşı ayaklanan kişiler kimlerdir ve ayaklanma nedenleri nedir?
Cevabı göster
Çerkez Ethem ve Demirci Mehmet Efe'dir. Başlangıçta iç isyanların bastırılmasında ve düşmanla mücadelede önemli hizmetler yapmışlar; ancak düzenli ordunun kurulması üzerine emir ve disiplin altına girmeyi reddederek ayaklanmışlardır.
Örnek 5Sevr Antlaşması'nın taslağı hangi konferansta hazırlanmıştır ve antlaşma neden 'ölü doğmuş bir antlaşma' olarak nitelendirilir?
Cevabı göster
Sevr Antlaşması'nın taslağı Nisan 1920'de İtalya'da toplanan San Remo Konferansı'nda hazırlanmıştır. Osmanlı Anayasası Kanun-ı Esasi'ye göre antlaşmaların yürürlüğe girmesi için Mebusan Meclisinin onayı şarttır; Mebusan Meclisi kapalı olduğu ve BMM antlaşmayı reddettiği için Sevr hukuken geçersiz (ölü doğmuş) kalmıştır.
Örnek 6Büyük Millet Meclisine karşı çıkarılan iç ayaklanmaların Millî Mücadele sürecine olumlu ve olumsuz etkileri neler olmuştur?
Cevabı göster
Olumsuz etkileri: Silah, cephane, para ve zaman kaybına yol açmış, Yunan ordusunun Anadolu içlerinde ilerlemesini kolaylaştırarak Kurtuluş Savaşı'nın uzamasına neden olmuştur. Olumlu etkileri: Ayaklanmaların bastırılmasıyla BMM'nin Anadolu'daki otoritesi kesinleşmiş ve düzenli orduya geçişin zorunluluğu anlaşılmıştır.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Büyük Millet Meclisine karşı çıkarılan aşağıdaki ayaklanmalardan hangisi doğrudan İstanbul Hükûmeti tarafından Boğazlar çevresini elde tutmak amacıyla çıkarılmıştır?
Ahmet Anzavur ve Kuvâ-yı İnzibâtiye (Halifelik Ordusu) ayaklanmaları doğrudan İstanbul Hükûmeti tarafından Boğazlar bölgesini kontrol altında tutmak için çıkarılmıştır.
2Büyük Millet Meclisinin kendisine karşı çıkarılan ayaklanmaları bastırmak ve otoritesini korumak amacıyla çıkardığı 'Hıyanet-i Vataniye Kanunu' ve kurduğu 'İstiklal Mahkemeleri' birlikte değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisine ulaşılır?
BMM'nin kanun çıkarması yasama yetkisini, milletvekillerinden oluşan İstiklal Mahkemeleri aracılığıyla yargılama yapması ise yargı yetkisini (güçler birliğini) kullandığını gösterir.
3Başlangıçta Kuvayımilliye saflarında yer alarak iç ayaklanmaların bastırılmasına ve Yunan ilerleyişinin yavaşlatılmasına katkı sağladığı hâlde, daha sonra düzenli ordu emrine girmeyi reddederek BMM'ye karşı ayaklanan kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Çerkez Ethem ve Demirci Mehmet Efe, önceden Kuvayımilliye şefi iken düzenli orduya katılmayı reddederek ayaklanmışlardır.
4İtilaf Devletlerinin San Remo Konferansı'nda hazırlayıp 10 Ağustos 1920'de Osmanlı Saltanat Şûrası'na imzalattıkları Sevr Antlaşması'nın hukuken geçersiz (ölü doğmuş) sayılmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Osmanlı Anayasası Kanun-ı Esasi'ye göre bir antlaşmanın hukuken geçerli olması için Mebusan Meclisinin onayı şarttır; Mebusan Meclisi kapalı olduğu ve BMM antlaşmayı reddettiği için Sevr hukuken geçersizdir.
5
- Şeyhülislam Dürrizade Abdullah'ın fetvasına karşılık Ankara Müftüsü Rıfat (Börekçi) Efendi ve Anadolu müftüleri Millî Mücadele'yi destekleyen Ankara Fetvası'nı yayımlamıştır.
Ankara Müftüsü Rıfat Börekçi önderliğinde 153 müftünün imzasıyla yayımlanan karşı fetva, halkın dinî duygularının istismar edilmesini önlemiştir.
- Millî Mücadele hakkında iç ve dış kamuoyunu doğru bilgilendirmek amacıyla 6 Nisan 1920'de Ankara'da Anadolu Ajansı kurulmuştur.
Mustafa Kemal Paşa'nın talimatı, Halide Edip ve Yunus Nadi'nin çalışmalarıyla 6 Nisan 1920'de Anadolu Ajansı kurulmuştur.
- Sevr Antlaşması'na göre Boğazlar, başkanlığını Türk temsilcinin yürüttüğü milli bir komisyona bırakılmıştır.
Sevr Antlaşması'na göre Boğazlar Komisyonunda Türk üye yer almamış, komisyona ayrı bayrak ve bütçe verilmiştir.
- Büyük Millet Meclisine karşı çıkarılan iç ayaklanmalar Kurtuluş Savaşı'nın uzamasına ve Yunan ordusunun Anadolu'da ilerlemesine zemin hazırlamıştır.
İç isyanlar BMM'nin silah, para ve insan gücünü yıpratmış, düşman ilerleyişini kolaylaştırmıştır.
- Sevr Antlaşması, Ankara'daki Büyük Millet Meclisi tarafından bazı maddeleri değiştirilerek onaylanmıştır.
Büyük Millet Meclisi Sevr Antlaşması'nı reddetmiş ve imzalayanları vatan haini ilan etmiştir.
- Şeyhülislam Dürrizade Abdullah'ın fetvasına karşılık Ankara Müftüsü Rıfat (Börekçi) Efendi ve Anadolu müftüleri Millî Mücadele'yi destekleyen Ankara Fetvası'nı yayımlamıştır.
6
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7
- Büyük Millet Meclisi, iç ayaklanmaları bastırmak ve otoritesini korumak amacıyla 29 Nisan 1920'de Kanunu'nu kabul etmiştir.
- Paris yakınlarında 10 Ağustos 1920'de imzalanan Antlaşması, Mebusan Meclisi tarafından onaylanmadığı için ölü doğmuş bir antlaşmadır.
- Halkı yanıltıcı propagandalardan korumak ve doğru bilgilendirmek amacıyla 6 Nisan 1920'de Ankara'da kurulmuştur.
- İstanbul Hükûmetinin yayımladığı olumsuz fetvaya karşılık Ankara Müftüsü önderliğinde karşı fetva yayımlanmıştır.
- Önceden Kuvayımilliye saflarında yer alan düzenli ordu emrine girmeyi reddederek BMM'ye karşı ayaklanmıştır.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Büyük Millet Meclisine karşı çıkarılan ayaklanmalara karşı alınan önlemleri ve Sevr Antlaşması'nın Boğazlar ile maliye hükümlerini bağımsızlık ilkesi açısından değerlendiriniz.
1. ipucu: BMM'nin çıkardığı Hıyanet-i Vataniye Kanunu, İstiklal Mahkemeleri, Ankara Fetvası ve Anadolu Ajansı çalışmalarını belirtiniz.
2. ipucu: Sevr Antlaşması'ndaki Boğazlar Komisyonunun yapısını egemenlik hakları açısından açıklayınız.
3. ipucu: Kapitülasyonların genişletilmesi ve mali komisyon kurulmasının ekonomik bağımsızlığa etkisini yorumlayınız.
Cevap: Büyük Millet Meclisi ayaklanmalara karşı İstanbul Hükûmeti ile resmî haberleşmeyi kesmiş, Ankara Müftüsü Rıfat Börekçi aracılığıyla karşı fetva yayımlatmış, Anadolu Ajansı'nı kurmuş, Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nu çıkarmış ve İstiklal Mahkemelerini kurarak otoritesini sağlamlaştırmıştır. Sevr Antlaşması'nda Boğazların yönetiminin içinde Türk üye bulunmayan, ayrı bayrağı ve bütçesi olan uluslararası bir komisyona bırakılması Türkiye'nin egemenlik haklarını ortadan kaldırmayı hedeflemiştir. Ayrıca kapitülasyonların tüm devletleri kapsayacak biçimde yeniden yürürlüğe konulması ve Osmanlı maliyesinin İtilaf Devletleri denetimine verilmesi ekonomik bağımsızlığı tamamen yok etmeyi amaçlamıştır.
Kısaca
- BMM'ye karşı çıkarılan ayaklanmalar; doğrudan İstanbul Hükûmetinin çıkardıkları, İstanbul Hükûmeti ve İtilaf Devletlerinin ortak kışkırtmaları, eski Kuvayımilliyecilerin isyanları ve azınlık isyanları olmak üzere dört gruba ayrılır.
- BMM ayaklanmaları bastırmak için Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nu çıkarmış, İstiklal Mahkemelerini kurmuş, Ankara Fetvası'nı yayımlatmış ve Anadolu Ajansı ile halkı doğru bilgilendirmiştir.
- Ayaklanmalar Kurtuluş Savaşı'nın uzamasına ve kaynak kaybına yol açsa da bastırılmaları BMM'nin Anadolu'daki otoritesini pekiştirmiş ve düzenli orduya geçişi hızlandırmıştır.
- San Remo Konferansı'nda hazırlanan ve 10 Ağustos 1920'de imzalanan Sevr Antlaşması; Boğazlar Komisyonu, kapitülasyonlar ve toprak paylaşımıyla Türk milletinin bağımsızlığını hedef almıştır.
- Sevr Antlaşması, Mebusan Meclisi ve BMM tarafından onaylanmadığı için hukuken geçersiz (ölü doğmuş) kalmış; BMM antlaşmayı imzalayanları vatan haini ilan etmiştir.