Millî Mücadele Dönemi'nde Türk milleti üç ana cephede bağımsızlık savaşı yürütmüştür. Doğu Cephesi'nde Osmanlı Devleti'nden kalan ve dağıtılmamış olan 15. Kolordu birlikleri Ermenilere karşı savaşırken, Güney Cephesi'nde bölge halkının kurduğu Kuva-yı Milliye birlikleri Fransız işgal kuvvetlerine ve onlarla iş birliği yapan Ermeni lejyonlarına karşı destansı bir direniş sergilemiştir.
Doğu Cephesi: Ermenilerle Mücadele ve Gümrü Antlaşması
Brest-Litovsk Antlaşması sonrasında Kafkasya'da kurulan Ermenistan, Wilson İlkeleri'ne ve Sevr Antlaşması vaatlerine dayanarak Doğu Anadolu'da hak iddia etmiş; Kars, Sarıkamış ve Oltu çevresini işgal ederek bölge halkına yönelik saldırılara girişmiştir. Oysa ABD Başkanı Wilson tarafından bölgeye gönderilen General Harbord hazırladığı raporda, Doğu Anadolu'da Türklerin çoğunlukta olduğunu ve Ermeni iddialarının gerçeği yansıtmadığını uluslararası kamuoyuna belgelemiştir.
TBMM Hükûmeti, Haziran 1920'de Kâzım Karabekir Paşa'yı Doğu Cephesi Komutanlığına atamıştır. Mondros Ateşkes Antlaşması'na rağmen ordusunu dağıtmayan Kâzım Karabekir Paşa komutasındaki 15. Kolordu (düzenli ordu), Eylül 1920'de başlattığı harekatla Sarıkamış, Kars ve Gümrü'yü kurtarmıştır.
Askerî yenilgiye uğrayan Ermenistan'ın isteği üzerine 3 Aralık 1920'de Gümrü Antlaşması imzalanmıştır. Bu antlaşmayla Kars, Sarıkamış, Kağızman ve Iğdır TBMM'ye bırakılmış, Aras Nehri ile Çıldır Gölü sınır kabul edilmiş ve Ermenistan Sevr Antlaşması'nı tanımadığını resmen onaylamıştır. Gümrü Antlaşması, TBMM'nin uluslararası alanda imzaladığı ilk antlaşma ve kazandığı ilk siyasi zaferdir.
Güney Cephesi: Maraş, Urfa ve Antep Savunmaları
Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra İngilizler tarafından işgal edilen Musul dışındaki Güney Anadolu şehirleri (Antep, Urfa, Maraş ve Adana), Eylül 1919'daki Suriye İtilafnamesi ile Fransızlara devredilmiştir. Fransızların bölgedeki Ermenileri silahlandırarak halka baskı yapması üzerine bölgede Kuva-yı Milliye direnişi başlamış, Sivas Kongresi sonrasında bölgeye Kılıç Ali Bey, Ali Saip Bey ve Şahin Bey gibi subaylar gönderilerek halk örgütlenmiştir.
Maraş Savunması'nda Fransız-Ermeni askerlerinin kadınların peçesine el uzatması üzerine Sütçü İmam'ın ilk kurşunu atması ve Rıdvan Hoca'nın "Kalesinde hür bayrağı dalgalanmayan esir bir memlekette cuma namazı kılınmaz!" hutbesi halkı şahlandırmış; Maraş 12 Şubat 1920'de işgalden kurtarılmıştır. Urfa Savunması'nda ise Yüzbaşı Ali Saip (Ursavaş) ve "On İkiler" öncülüğünde direnen halk, 11 Nisan 1920'de Fransızları şehirden çıkarmıştır.
Antep Savunması'nda Kilis-Antep yolunu tutan Şahin Bey (Mehmet Said), "Düşman cesedimi çiğnemeden Antep'e giremez!" diyerek son nefesine kadar çarpışmış ve şehit düşmüştür. Şehit Kâmil ve Karayılan gibi kahramanlarla 10 ay kuşatmaya direnen Antep halkı, açlık nedeniyle 9 Şubat 1921'de teslim olmak zorunda kalmış; TBMM bu destansı direnişten dolayı 8 Şubat 1921'de şehre "Gazi" unvanını vermiştir.
Cephelerin Kapanması, Ankara Antlaşması ve Batı Cephesine Etkileri
Doğu Cephesi'nde Gümrü Antlaşması'nın imzalanmasının ardından Kızıl Ordu'nun Ermenistan'a girmesiyle antlaşma yürürlüğe girememiş; ancak 16 Mart 1921 Moskova Antlaşması ve Kafkas Cumhuriyetleri (Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan) ile imzalanan 13 Ekim 1921 Kars Antlaşması ile Türkiye'nin doğu sınırı kesin olarak güvence altına alınmıştır.
Güneyde Kuva-yı Milliye direnişi karşısında tutunamayan Fransa, Batı Cephesi'ndeki gelişmeleri beklemiş; Türk ordusunun Sakarya Meydan Muharebesi'ni kazanması üzerine TBMM Hükûmeti ile 20 Ekim 1921'de Ankara Antlaşması'nı imzalayarak işgal ettiği topraklardan çekilmiştir. Bu antlaşmayla Fransa, TBMM'yi ve Misak-ı Millî'yi tanıyan ilk İtilaf Devleti olmuş ve İtilaf Devletleri bloğu resmen parçalanmıştır.
Ankara Antlaşması ile Hatay (İskenderun Sancağı) özel bir yönetim şartıyla (Türk kültürünün korunması ve Türkçenin resmî dil olması) sınırlarımız dışında kalmış ve Güney Cephesi kapanmıştır. Hem Doğu hem de Güney cephelerinin kapanmasıyla bu bölgelerdeki askerî birlikler, toplar ve cephaneler Batı Cephesi'ne kaydırılarak Büyük Taarruz öncesi ordumuz güçlendirilmiştir.
Örnekler
Örnek 1Doğu Cephesi'nde kazanılan askerî başarının ve 3 Aralık 1920 Gümrü Antlaşması'nın TBMM Hükûmeti açısından siyasi ve askerî önemini açıklayınız.
Cevabı göster
Gümrü Antlaşması, TBMM Hükûmetinin uluslararası alanda imzaladığı ilk antlaşma ve kazandığı ilk siyasi zaferdir. Ermenistan TBMM'yi tanıyan ilk devlet olmuş ve Sevr Antlaşması'nın geçersizliğini kabul etmiştir. Askerî açıdan ise Doğu Cephesi güvenlik altına alınarak buradaki birlik ve silahların önemli bir kısmı Batı Cephesi'ne sevk edilmiştir.
Örnek 2General Harbord Raporu'nun hazırlanma amacını ve vardığı temel sonucu belirtiniz.
Cevabı göster
ABD Başkanı Wilson tarafından Doğu Anadolu'daki Ermeni iddialarını incelemek üzere gönderilen General Harbord, bölgede yaptığı incelemeler sonucunda Türklerin nüfusça çoğunlukta olduğunu, Ermenilerin katliama uğradığı iddiasının asılsız olduğunu ve Anadolu'nun savunulması konusunda Türklerin kararlı olduğunu rapor etmiştir.
Örnek 3Güney Cephesi'nde Maraş, Urfa ve Antep savunmalarının ortak özelliğini ve sembol kahramanlarını yazınız.
Cevabı göster
Üç şehirde de düzenli ordu bulunmadığı için direniş doğrudan bölge halkının kurduğu Kuva-yı Milliye birlikleri ve TBMM'nin görevlendirdiği subaylar tarafından yürütülmüştür. Maraş'ta Sütçü İmam ve Rıdvan Hoca (Kılıç Ali Bey), Urfa'da Yüzbaşı Ali Saip Bey, Antep'te ise Şahin Bey, Şehit Kâmil ve Karayılan direnişin sembol isimleri olmuştur.
Örnek 4Fransa ile imzalanan 20 Ekim 1921 Ankara Antlaşması'nın İtilaf Devletleri bloğu üzerindeki etkisini açıklayınız.
Cevabı göster
Sakarya Zaferi'nden sonra Fransa'nın TBMM ile Ankara Antlaşması'nı imzalamasıyla Fransa, yeni Türk devletini resmen tanıyan ilk İtilaf Devleti olmuştur. Böylece İtilaf Devletleri arasındaki görüş ayrılığı derinleşmiş, ortak hareket etme bloğu parçalanmış ve İngiltere politikasında yalnız kalmıştır.
Örnek 5Sakarya Zaferi sonrasında imzalanan 1921 Ankara Antlaşması'nda İskenderun Sancağı (Hatay) ile ilgili nasıl bir karar alınmıştır?
Cevabı göster
Hatay (İskenderun Sancağı) Fransız mandası altındaki Suriye sınırları içinde bırakılmış; ancak sancakta özel bir idare kurulması, resmî dilin Türkçe olması ve Türk kültürünün geliştirilmesi güvence altına alınmıştır. Bu özel statü, 1939'da Hatay'ın ana vatana katılmasının hukuki zeminini oluşturmuştur.
Örnek 6Türkiye'nin doğu sınırının belirlenmesinde etkili olan antlaşmaları kronolojik sırayla yazınız.
Cevabı göster
Doğu sınırımızın şekillenmesinde sırasıyla Ermenistan ile Gümrü Antlaşması (3 Aralık 1920), Gürcistan ile Batum Antlaşması (1921), Sovyet Rusya ile Moskova Antlaşması (16 Mart 1921) ve Kafkas Cumhuriyetleri (Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan) ile doğu sınırımıza son şeklini veren Kars Antlaşması (13 Ekim 1921) imzalanmıştır.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1TBMM Hükûmetinin uluslararası alanda imzaladığı ilk antlaşma ve bu antlaşmayla TBMM'yi tanıyan ilk devlet aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?
3 Aralık 1920'de imzalanan Gümrü Antlaşması, TBMM'nin ilk siyasi zaferi olup TBMM'yi tanıyan ilk devlet Ermenistan olmuştur.
2Güney Cephesi'nde Fransız işgaline karşı verilen mücadelede 'Düşman cesedimi çiğnemeden Antep'e giremez!' sözüyle tarihe geçen Kuva-yı Milliye kahramanı aşağıdakilerden hangisidir?
Kilis-Antep yolunu savunan Şahin Bey (Mehmet Said), Fransız kuvvetlerine karşı son mermisine kadar çarpışarak şehit düşmüştür.
3Sakarya Meydan Muharebesi'nin kazanılmasından sonra 20 Ekim 1921'de Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması'nın sonuçları arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
1921 Ankara Antlaşması ile Hatay özel bir yönetim şartıyla Fransız mandasındaki Suriye'de kalmış, Türkiye'ye 1939 yılında katılmıştır.
4Doğu Cephesi ile Güney Cephesi'ndeki mücadeleler karşılaştırıldığında aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
Doğu Cephesi'nde Kâzım Karabekir Paşa komutasındaki 15. Kolordu (düzenli ordu), Güney Cephesi'nde ise halkın kurduğu Kuva-yı Milliye birlikleri mücadele etmiştir.
5
- Doğu Cephesi'nde Kâzım Karabekir Paşa komutasındaki 15. Kolordu birlikleri Ermenilere karşı mücadele etmiştir.
Kâzım Karabekir Paşa Mondros'a rağmen 15. Kolordu'yu dağıtmamış ve Doğu harekatını bu düzenli orduyla kazanmıştır.
- General Harbord Raporu, Doğu Anadolu'da Ermenilerin nüfusça çoğunlukta olduğunu savunan bir belgedir.
General Harbord Raporu tam aksine bölgede Türklerin çoğunlukta olduğunu ve Ermeni iddialarının asılsızlığını kanıtlamıştır.
- Sütçü İmam ve Rıdvan Hoca, Maraş halkının Fransız ve Ermeni işgaline karşı direnişinde öncü rol oynamıştır.
Maraş'ın kurtuluş mücadelesinde Sütçü İmam ilk kurşunu atmış, Rıdvan Hoca ise Kaledeki bayrak olayıyla halkı birleştirmiştir.
- Türkiye'nin doğu sınırı 13 Ekim 1921 tarihinde Kafkas Cumhuriyetleri ile imzalanan Kars Antlaşması ile son şeklini almıştır.
Gümrü ve Moskova antlaşmalarının ardından imzalanan Kars Antlaşması ile doğu sınırımız kesinleşmiştir.
- Güney Cephesi'nde İtalyan ordusuyla kanlı meydan muharebeleri yapılmış ve Antalya silah zoruyla kurtarılmıştır.
İtalyanlarla silahlı cephe savaşı yaşanmamış; İtalya Sakarya Zaferi'nin ardından işgal ettiği yerlerden kendiliğinden çekilmiştir.
- Doğu Cephesi'nde Kâzım Karabekir Paşa komutasındaki 15. Kolordu birlikleri Ermenilere karşı mücadele etmiştir.
6
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7
- Doğu Anadolu'da Türklerin haklılığını uluslararası alanda belgeleyen Amerikan heyeti raporuna General Raporu denir.
- Urfa'da Fransız işgaline karşı halkı ve aşiretleri örgütleyerek şehrin kurtuluşuna liderlik eden komutan Yüzbaşı Bey'dir.
- TBMM tarafından 8 Şubat 1921 tarihinde destansı direnişinden dolayı şehrine 'Gazi' unvanı verilmiştir.
- Doğu sınırımızın son şeklini aldığı 13 Ekim 1921 tarihli antlaşma Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan ile imzalanan Antlaşması'dır.
- TBMM Hükûmetini ve Misak-ı Millî'yi 1921 Ankara Antlaşması ile resmen tanıyan ilk İtilaf Devleti olmuştur.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Millî Mücadele'de Doğu ve Güney cephelerinin başarıyla kapanmasının Batı Cephesi'ndeki askerî mücadeleye ve TBMM'nin diplomatik konumuna sağladığı katkıları değerlendiriniz.
1. ipucu: Doğu ve Güney cephelerindeki asker, silah ve cephanenin nereye aktarıldığını belirtiniz.
2. ipucu: Gümrü, Moskova, Kars ve Ankara antlaşmalarının TBMM'nin uluslararası tanınırlığına etkisini açıklayınız.
3. ipucu: İtilaf Devletleri bloğunda yaşanan görüş ayrılığını ve İngiltere'nin yalnızlaşmasını vurgulayınız.
Cevap: Doğu Cephesi'nin Gümrü, Moskova ve Kars antlaşmalarıyla; Güney Cephesi'nin ise 1921 Ankara Antlaşması'yla kapanması sonucunda Türkiye iki önemli cephede güvenliğini sağlamış ve buradaki askerî birliklerini, toplarını ve silahlarını Batı Cephesi'ne kaydırarak ordusunu güçlendirmiştir. Diplomatik açıdan ise Ermenistan, Sovyet Rusya, Kafkas Cumhuriyetleri ve İtilaf Devleti olan Fransa TBMM Hükûmetini resmen tanımış; Sevr Antlaşması'nın uygulanamayacağı anlaşılmış ve İtilaf bloğu parçalanarak Yunanistan'ı destekleyen İngiltere uluslararası alanda yalnız kalmıştır.
Kısaca
- Doğu Cephesi'nde Kâzım Karabekir Paşa komutasındaki 15. Kolordu Ermenileri yenilgiye uğratmış ve 3 Aralık 1920'de Gümrü Antlaşması imzalanmıştır.
- Gümrü Antlaşması, TBMM Hükûmetinin uluslararası alanda imzaladığı ilk antlaşma ve kazandığı ilk siyasi zaferdir.
- Güney Cephesi'nde Fransızlara ve Ermeni çetelerine karşı düzenli ordu değil, Kuva-yı Milliye birlikleri mücadele etmiş; Maraş, Urfa ve Antep halkın direnişiyle kurtarılmıştır.
- Sakarya Zaferi'nin ardından Fransa ile imzalanan 20 Ekim 1921 Ankara Antlaşması ile Güney Cephesi kapanmış, Hatay özel bir yönetimle sınırlarımız dışında kalmıştır.
- Fransa TBMM'yi tanıyan ilk İtilaf Devleti olmuş; Doğu ve Güney cephelerindeki birlik ve silahlar Batı Cephesi'ne aktarılmıştır.