Mondros Ateşkes Antlaşması'nın ardından Anadolu'nun dört bir yanının işgal edilmesi ve 15 Mayıs 1919'da İzmir'e Yunan askerlerinin çıkması, Türk milletinde Kuvâ-yı Milliye ruhunu ateşlemiştir. Bu bölgesel direniş ateşini tek bir ulusal merkezde birleştiren tarihi adım ise Mustafa Kemal Paşa'nın 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkmasıyla atılmıştır. Havza ve Amasya genelgelerinden Erzurum ve Sivas kongrelerine uzanan örgütlenme dönemi, hem bağımsızlık savaşının planlandığı hem de milli egemenliğe dayalı yeni Türk devletinin temellerinin atıldığı destansı bir süreçtir.
1. Kuvâ-yı Milliye Ruhu ve Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun'a Çıkışı
Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra Osmanlı ordusunun terhis edilmesi, silahlarına el konulması ve İstanbul Hükümeti'nin işgallere karşı teslimiyetçi bir tutum izlemesi üzerine Türk halkının kendi bölgesini savunmak amacıyla kurduğu düzensiz silahlı direniş birliklerine Kuvâ-yı Milliye (Millî Kuvvetler) adı verilir. İşgallere karşı ilk silahlı direniş 19 Aralık 1918'de Hatay Dörtyol'da (Kara Mehmet Çavuş tarafından) Fransızlara karşı başlatılmış; 15 Mayıs 1919'da İzmir'in işgalinde Hasan Tahsin ilk kurşunu sıkarak şehit düşmüş ve Ayvalık-Ödemiş hattında Batı Anadolu Kuvâ-yı Milliye cepheleri kurulmuştur. Kuvâ-yı Milliye, TBMM tarafından düzenli ordu kuruluncaya kadar düşman ilerleyişini yavaşlatmış ve iç ayaklanmaları bastırmıştır.
Bu sırada Karadeniz bölgesinde Pontus Rum çetelerinin çıkardığı karışıklıkları bahane eden İngilizler, İstanbul Hükümeti'ne nota vererek bölgede asayişin sağlanmasını, aksi halde Mondros'un 7. maddesine göre bölgeyi işgal edeceklerini bildirdi. Bunun üzerine Mustafa Kemal Paşa, geniş askeri ve sivil yetkilerle 9. Ordu Müfettişi olarak görevlendirildi ve 19 Mayıs 1919'da Bandırma Vapuru ile Samsun'a çıktı. Yaptığı incelemeler sonucunda 22 Mayıs 1919'da İstanbul'a gönderdiği Samsun Raporu'nda, Karadeniz'deki çatışmaların sorumlusunun Türkler değil Rum çeteleri olduğunu ve milletin yabancı mandasına tahammülü olmadığını bildirdi.
2. Havza Genelgesi (28 Mayıs 1919) ve Amasya Genelgesi (22 Haziran 1919)
Samsun'dan daha güvenli olan Havza'ya geçen Mustafa Kemal Paşa, 28 Mayıs 1919'da valiliklere ve kolordu komutanlıklarına Havza Genelgesi'ni gönderdi. Bu genelgede İzmir'in işgalinin tüm yurtta büyük mitinglerle protesto edilmesini, İtilaf Devletleri ve İstanbul Hükümeti'ne kınama telgrafları çekilmesini, ancak mitingler sırasında Hristiyan azınlıklara kesinlikle kötü muamele edilmemesini (Mondros'un 7. maddesine işgal bahanesi vermemek için) istedi.
Ardından Amasya'ya geçen Mustafa Kemal Paşa; Ali Fuat (Cebesoy), Rauf (Orbay), Refet (Bele) ve telgrafla Kazım Karabekir ile Cemal Paşa'nın onayını alarak 22 Haziran 1919'da Amasya Genelgesi'ni yayımladı. Bir ihtilal bildirisi niteliği taşıyan Amasya Genelgesi'nin temel maddeleri şunlardır: 1) Vatanın bütünlüğü, milletin bağımsızlığı tehlikededir (Millî Mücadele'nin gerekçesi). 2) İstanbul Hükümeti üzerine aldığı sorumluluğun gereğini yerine getirememektedir; bu durum milletimizi yok olmuş gibi göstermektedir (İkinci gerekçe). 3) Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır (Millî Mücadele'nin amacı ve yöntemi; ilk kez milli egemenlik ilkesinden ve rejim değişikliğinden üstü kapalı bahsedilmiştir). 4) Her türlü etki ve denetimden uzak milli bir kurulun (Temsil Heyeti) varlığı şarttır. 5) Anadolu'nun her bakımdan en güvenli yeri olan Sivas'ta milli bir kongre toplanacaktır.
3. Erzurum Kongresi (23 Temmuz - 7 Ağustos 1919)
Doğu Anadolu'da kurulmak istenen Ermeni devletine ve Karadeniz'deki Pontus Rum faaliyetlerine karşı Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ile Trabzon Muhafaza-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti tarafından bölgesel amaçla toplanan Erzurum Kongresi, Mustafa Kemal Paşa'nın kongre başkanı seçilmesiyle ulusal nitelikte kararlar almıştır.
Erzurum Kongresi'nin en önemli kararları şunlardır: • 'Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz' (İlk kez milli sınırlardan bahsedilmiş ve Misak-ı Milli'nin temeli atılmıştır). • 'Kuvâ-yı Milliye'yi etkin, milli iradeyi hâkim kılmak esastır'. • 'Manda ve himaye kabul olunamaz' (Tam bağımsızlık ilkesi gereği manda fikri ilk kez reddedilmiştir). • 'Hristiyan azınlıklara siyasi hâkimiyetimizi ve sosyal dengemizi bozucu ayrıcalıklar verilemez'. • 'Merkezi hükümet vatanın bağımsızlığını sağlayamazsa geçici bir hükümet kurulacaktır'. • Kongre sonunda Doğu Anadolu'yu temsil etmek üzere Mustafa Kemal Paşa başkanlığında 9 kişilik Temsil Heyeti seçilmiştir.
4. Sivas Kongresi (4 - 11 Eylül 1919) ve Ulusal Birlik
Amasya Genelgesi'nde yapılan çağrı doğrultusunda, İtilaf Devletleri'nin tehditlerine ve Damat Ferit Hükümeti'nin Elazığ Valisi Ali Galip aracılığıyla kongreyi basıp engelleme girişimine rağmen Sivas Kongresi 4 Eylül 1919'da toplandı. Sivas Kongresi hem toplanış amacı hem de aldığı kararlar bakımından tamamen ulusal bir kongredir.
Kongrede alınan başlıca kararlar şunlardır: 1) Erzurum Kongresi kararları bütün vatanı kapsayacak şekilde genişletilerek kabul edildi. 2) Bazı delegelerin savunduğu Amerikan mandası tartışmaları 'Ya istiklal ya ölüm!' parolasıyla reddedilerek manda ve himaye kesin olarak gündemden çıkarıldı. 3) Ülkedeki tüm bölgesel direniş cemiyetleri 'Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti' (ARMHC) adı altında tek merkezde birleştirildi. 4) Temsil Heyeti'nin üye sayısı 16'ya çıkarılarak yetkisi 'bütün vatanı temsil eder' şeklinde genişletildi. 5) Temsil Heyeti, Ali Fuat Paşa'yı Batı Anadolu Kuvâ-yı Milliye Komutanlığına atayarak bir hükümet gibi ilk kez yürütme yetkisini kullandı. 6) Halkı doğru bilgilendirmek amacıyla İrade-i Milliye gazetesi çıkarıldı.
5. Amasya Görüşmeleri (20-22 Ekim 1919) ve Temsil Heyeti'nin Tanınması
Damat Ferit Paşa'nın istifasından sonra Millî Mücadele'ye daha ılımlı yaklaşan Ali Rıza Paşa Hükümeti kuruldu. Yeni hükümet, Bahriye Nazırı Salih Paşa'yı Temsil Heyeti ile görüşmek üzere Amasya'ya gönderdi.
Mustafa Kemal, Rauf ve Bekir Sami Bey ile Salih Paşa arasında yapılan Amasya Görüşmeleri (Amasya Protokolleri) sonucunda; vatanın bütünlüğünün korunması, azınlıklara ayrıcalık verilmemesi, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin tanınması ve Osmanlı Mebusan Meclisi'nin derhal toplanması kararlaştırıldı. Ancak İstanbul Hükümeti, Mebusan Meclisi'nin Anadolu'da toplanması teklifini Anayasa'ya (Kanun-ı Esasi'ye) aykırı bularak kabul etmedi ve meclis İstanbul'da toplandı.
6. Temsil Heyeti'nin Ankara'ya Gelişi (27 Aralık 1919)
İstanbul'da toplanacak olan Mebusan Meclisi'nin çalışmalarını yakından takip etmek ve Batı Cephesi'ndeki mücadeleyi daha iyi yönetmek isteyen Mustafa Kemal Paşa ve Temsil Heyeti, 27 Aralık 1919'da Ankara'ya geldi ve Seymenler tarafından büyük bir coşkuyla karşılandı.
Ankara'nın Millî Mücadele merkezi olarak seçilmesinde; Anadolu'nun tam ortasında güvenli bir konumda bulunması, Batı Cephesi'ne yakın olması, demiryolu ve telgraf ağıyla İstanbul ve diğer vilayetlere bağlı bulunması ve Ankara'da Ali Fuat Paşa komutasındaki 20. Kolordu'nun yer alması etkili olmuştur. Ankara'ya gelindikten sonra ulusal mücadelenin yarı resmi yayın organı olarak Hâkimiyet-i Milliye gazetesi çıkarılmaya başlanmıştır.
Örnekler
Örnek 1Amasya Genelgesi'nde yer alan 'Vatanın bütünlüğü, milletin bağımsızlığı tehlikededir' ile 'Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır' maddelerini Millî Mücadele'nin gerekçe, amaç ve yöntemi açısından analiz ediniz.
Cevabı göster
1) 'Vatanın bütünlüğü, milletin bağımsızlığı tehlikededir' maddesi (İstanbul Hükümeti'nin görevini yapamadığı maddesiyle birlikte) Millî Mücadele'nin niçin başlatıldığını açıklayan gerekçedir. 2) 'Milletin bağımsızlığını' ifadesi mücadelenin amacını (tam bağımsızlık), 'yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır' ifadesi ise mücadelenin yöntemini ve ileride kurulacak yeni rejimin milli egemenliğe (Cumhuriyete) dayanacağını bildiren ihtilal niteliğinde bir karardır.
Örnek 2Erzurum Kongresi ile Sivas Kongresi'ni toplanış şekli, alınan kararlar, Temsil Heyeti'nin yetkisi ve manda-himaye konusundaki tutumları bakımından karşılaştırınız.
Cevabı göster
1) Toplanış ve Kararlar: Erzurum Kongresi toplanış bakımından bölgesel, kararları bakımından ulusaldır; Sivas Kongresi ise hem toplanışı hem kararları bakımından ulusaldır. 2) Temsil Heyeti: Erzurum'da yalnız Doğu Anadolu'yu temsil etmek üzere kurulmuş, Sivas'ta ise bütün vatanı temsil eder hale getirilmiştir. 3) Manda ve Himaye: Erzurum'da ilk kez, Sivas'ta ise bir daha gündeme gelmemek üzere kesin olarak reddedilmiştir.
Örnek 3Havza Genelgesi'nde Mustafa Kemal Paşa işgallere karşı mitingler yapılmasını isterken neden 'Hristiyan halka karşı saldırı ve düşmanlık yapılmaması' uyarısında bulunmuştur?
Cevabı göster
Çünkü İtilaf Devletleri, Mondros Ateşkes Antlaşması'nın 7. maddesine ('Güvenliklerini tehdit eden bir durum olursa istedikleri stratejik noktayı işgal edebilirler') dayanarak Anadolu'da azınlıkların katledildiği bahanesini üretmek ve yeni yerleri işgal etmek istiyorlardı. Mustafa Kemal Paşa bu tuzağı boşa çıkarmak ve Türk milletinin haklı davasında haksız duruma düşmesini önlemek için bu uyarıyı yapmıştır.
Örnek 4Sivas Kongresi'nin ardından Temsil Heyeti'nin 'yasama ve yürütme' gücünü kullandığını gösteren iki gelişmeyi ve İstanbul Hükümeti'ne karşı kazandığı ilk siyasi zaferi yazınız.
Cevabı göster
Temsil Heyeti'nin Batı Cephesi Kuvâ-yı Milliye Komutanlığına Ali Fuat Paşa'yı ataması, bir hükümet gibi yürütme yetkisini kullandığını gösterir. Ali Galip Olayı nedeniyle İstanbul ile tüm haberleşmeyi keserek Damat Ferit Paşa Hükümeti'ni istifa ettirmesi (30 Eylül 1919) ise Temsil Heyeti'nin İstanbul Hükümeti'ne karşı kazandığı ilk siyasi başarıdır.
Örnek 5Temsil Heyeti neden Sivas'tan Ankara'ya taşınmıştır? Ankara'nın merkez seçilmesinin coğrafi, askeri ve ulaşım gerekçelerini açıklayınız.
Cevabı göster
Ankara'nın seçilme nedenleri: 1) Siyasi: İstanbul'da açılacak Mebusan Meclisi çalışmalarını yakından izlemek. 2) Askeri: Yunanlılarla savaşılan Batı Cephesi'ne yakın olmak ve Ankara'da güvenli 20. Kolordu'nun bulunması. 3) Coğrafi ve Ulaşım: Anadolu'nun merkezinde işgalden uzak güvenli bir konumda yer alması ve demiryolu ile telgraf ağının kavşak noktasında bulunmasıdır.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Millî Mücadele'nin hazırlık döneminde 'Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır' maddesiyle mücadelenin amaç ve yönteminin belirlendiği, aynı zamanda ilk kez 'milli egemenlik' ilkesine vurgu yapılan tarihi belge aşağıdakilerden hangisidir?
Millî Mücadele'nin gerekçe, amaç ve yöntemini belirleyen ve ilk kez milli egemenlikten bahseden ihtilal bildirisi 22 Haziran 1919 tarihli Amasya Genelgesi'dir.
2Aşağıdakilerden hangisi 4-11 Eylül 1919'da toplanan Sivas Kongresi'nin özelliklerinden veya kararlarından biri değildir?
Toplanış bakımından bölgesel, kararları bakımından ulusal olan kongre Erzurum Kongresi'dir; Sivas Kongresi hem toplanışı hem kararları bakımından ulusaldır.
3Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.
- Mustafa Kemal Paşa, Amasya Genelgesi'nden sonra Erzurum Kongresi öncesinde (7-8 Temmuz 1919 gecesi) askerlik görevinden istifa ederek 'Sine-i Millet'e dönmüştür.
Mustafa Kemal Paşa Amasya Genelgesi sonrası Erzurum'da resmi görevinden ve askerlikten istifa ederek mücadeleye sivil olarak devam etmiştir.
- İşgallere karşı Kuvâ-yı Milliye birlikleri tarafından ilk kurşun Batı Cephesi'nde İzmir'de atılmıştır.
Milli Mücadele'de işgallere karşı ilk kurşun 19 Aralık 1918'de Güney Cephesi'nde (Hatay Dörtyol'da) Fransızlara karşı atılmıştır; İzmir'deki ilk kurşun (15 Mayıs 1919) Batı Cephesi'nin ilk kurşunudur.
- Amasya Görüşmeleri ile İstanbul Hükümeti, Temsil Heyeti'nin hukuki varlığını resmen tanımıştır.
Ali Rıza Paşa Hükümeti adına Bahriye Nazırı Salih Paşa'nın Temsil Heyeti ile protokol imzalaması Temsil Heyeti'nin resmen tanınmasıdır.
- Mustafa Kemal Paşa, Amasya Genelgesi'nden sonra Erzurum Kongresi öncesinde (7-8 Temmuz 1919 gecesi) askerlik görevinden istifa ederek 'Sine-i Millet'e dönmüştür.
4Millî Mücadele hazırlık dönemindeki gelişmeleri temel sonuçlarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
5Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavram veya isimlerle tamamlayınız.
- Mustafa Kemal Paşa 19 Mayıs 1919'da Müfettişi sıfatıyla Samsun'a çıkmıştır.
- Temsil Heyeti'nin İstanbul ile haberleşmeyi kesmesi sonucunda Hükümeti istifa etmiş ve bu olay Temsil Heyeti'nin ilk siyasi zaferi olmuştur.
- Temsil Heyeti 27 Aralık 1919'da Ankara'ya geldikten sonra ulusal mücadelenin yayın organı olarak gazetesini çıkarmıştır.
Önce bütün boşlukları doldurun.
6Erzurum ve Sivas Kongrelerinde 'Manda ve himaye kabul olunamaz' kararının alınması, Türk milletinin hangi temel ilkesini yansıtmaktadır? Bu kararın milli egemenlik ilkesiyle ilişkisini açıklayınız.
1. ipucu: 1. İpucu: Bir başka devletin koruyuculuğunu (mandasını) reddetmenin 'Tam Bağımsızlık' ilkesiyle bağını düşününüz.
2. ipucu: 2. İpucu: Dışarıya karşı bağımsız olmayan bir milletin içeride kendi iradesini (milli egemenliği) kullanıp kullanamayacağını değerlendiriniz.
Cevap: Manda ve himayenin reddedilmesi doğrudan doğruya Tam Bağımsızlık (İstiklal) ilkesini yansıtır; çünkü Türk milleti hiçbir yabancı devletin boyunduruğu veya koruyuculuğu altında yaşamayı kabul etmemiştir ('Ya istiklal ya ölüm!'). Ayrıca dışarıya karşı tam bağımsız olmayan bir ülkede milletin kendi kendini yönetmesi (milli egemenlik) imkansız olduğundan, tam bağımsızlık milli egemenliğin ön şartıdır.
Kısaca
- Mondros sonrası ordunun dağıtılması ve İstanbul Hükümeti'nin işgallere sessiz kalması üzerine halkın vatanı savunmak için kurduğu milis kuvvetlere Kuvâ-yı Milliye denir; ilk kurşun Güneyde Hatay Dörtyol'da, Batıda ise İzmir ve Ayvalık'ta atılmıştır.
- Mustafa Kemal Paşa 9. Ordu Müfettişi olarak 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkmış; Havza Genelgesi'nde işgallere karşı mitingler düzenlenmesini ancak azınlıklara kötü davranılmamasını istemiştir.
- Amasya Genelgesi (22 Haziran 1919), Millî Mücadele'nin gerekçesini, amacını ve yöntemini açıklamış; 'Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır' maddesiyle ilk kez milli egemenlik vurgusu yapmıştır.
- Toplanış amacı bölgesel, aldığı kararlar ulusal olan Erzurum Kongresi'nde ilk kez milli sınırlardan bahsedilmiş, manda ve himaye ilk kez reddedilmiş ve 9 kişilik Temsil Heyeti kurulmuştur.
- Hem toplanışı hem kararları ulusal olan Sivas Kongresi'nde manda ve himaye kesin olarak reddedilmiş, tüm cemiyetler Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti çatısı altında birleştirilmiş ve Temsil Heyeti Batı Cephesi komutanlığına Ali Fuat Paşa'yı atayarak ilk kez yürütme yetkisini kullanmıştır.
- Damat Ferit Paşa'nın istifası ve Amasya Görüşmeleri (20-22 Ekim 1919) ile İstanbul Hükümeti, Temsil Heyeti'nin hukuki varlığını resmen tanımıştır.