İçeriğe geç

12. sınıf · T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük · 14. hafta (21-25 Aralık 2026)

2.4. Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi / 2.5. Lausanne Barış Antlaşması

2. ÜNİTE: MİLLÎ MÜCADELE teması · Konu özeti

🃏 Kavram kartlarıEtkinlikler
Bu hafta

Sakarya Meydan Muharebesi ile Yunan ordusunun saldırı gücünü kıran Türk ordusu, yaklaşık bir yıl süren titiz bir hazırlık döneminin ardından 26 Ağustos 1922'de Büyük Taarruz'u başlatarak Millî Mücadele'nin askeri safhasını kesin zaferle taçlandırmıştır. Bu hafta Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi'ni, Doğu Trakya ve İstanbul'u savaşsız kurtaran Mudanya Ateşkes Antlaşması'nı, 1 Kasım 1922'de Saltanatın Kaldırılması'nı ve bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'nin tapu senedi olan 24 Temmuz 1923 Lausanne Barış Antlaşması'nı inceliyoruz.

Büyük Taarruz Hazırlıkları ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi

Sakarya Zaferi'nin ardından Türk ordusunun savunmadan taarruza geçip düşmanı Anadolu'dan tamamen atabilmesi için yaklaşık bir yıl boyunca kapsamlı hazırlıklar yapılmıştır. Bu süreçte Mustafa Kemal Paşa'nın Başkomutanlık yetkisi 20 Temmuz 1922'de süresiz olarak uzatılmış, Tekâlif-i Milliye Emirleri tüm yurtta uygulanarak ordunun silah, cephane ve giyecek ihtiyacı karşılanmış, Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması ve Doğu Cephesi'ndeki güven ortamı sayesinde birlikler Batı Cephesi'ne kaydırılmış ve orduya yoğun taarruz eğitimi verilmiştir.

Gizlilik içinde yürütülen Sadık Bey Taarruz Planı çerçevesinde 26 Ağustos 1922 sabahı saat 05.30'da Afyon Kocatepe'den topçu ateşiyle Büyük Taarruz başlamıştır. Kısa sürede Yunan tahkimatlarını yaran Türk ordusu, 30 Ağustos 1922'de Kütahya-Dumlupınar'da bizzat Mustafa Kemal Paşa'nın yönettiği Başkomutanlık Meydan Muharebesi (Mustafa Kemal Paşa'nın ifadesiyle Rum Sındığı) ile Yunan ordusunun büyük bölümünü kuşatarak imha etmiş ve Yunan Başkomutanı General Trikupis'i esir almıştır. 1 Eylül 1922'de Başkomutan'ın verdiği 'Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri!' emriyle harekât sürdürülmüş; 9 Eylül 1922'de İzmir kurtarılmış, 18 Eylül 1922'de ise Batı Anadolu düşman işgalinden tamamen temizlenmiştir.

TarihAskeri GelişmeTarihsel Sonucu ve Önemi
26 Ağustos 1922Afyon Kocatepe'den Büyük Taarruz'un başlamasıYunan savunma hatları yarılarak Afyon kurtarıldı
30 Ağustos 1922Dumlupınar Başkomutanlık Meydan MuharebesiYunan ordusu kuşatılıp imha edildi, Trikupis esir alındı
1 Eylül 1922'Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri!' emriKaçan Yunan kuvvetlerinin yeniden tutunması engellendi
9 - 18 Eylül 1922İzmir ve Bursa'nın kurtuluşu, Bandırma harekâtıBatı Anadolu'daki Yunan işgali kesin olarak sona erdi
2.4. Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi (26-30 Ağustos 1922)1. Taarruz Hazırlıkları• Başkomutanlık süresiz uzatıldı• Tekalif-i Milliye ile ikmal• Doğu ve Güney cephelerindenBatı Cephesi ne birlik kaydırma• Subay kursları ve taarruz eğitimiTam Gizlilik (Sadık Bey Planı)2. Kocatepe ve Dumlupınar• 26 Ağustos 1922 sabahıAfyon Kocatepe den topçu ateşi• 30 Ağustos 1922 DumlupınarBaşkomutanlık MeydanMuharebesi (Rum Sındığı)Yunan Ordusunun İmhası3. Akdeniz e Doğru İleri!• Tarihi Emir (1 Eylül 1922):Ordular! İlk hedefinizAkdeniz dir. İleri!• 9 Eylül 1922: İzmir in kurtuluşu• 18 Eylül 1922: Batı Anadoluişgalden tamamen temizlendiAskeri Safhanın Zaferle BitişiBüyük Taarruz, Türk milletinin Anadolu daki egemenliğini kesinleştiren son askeri hamledir.
🔍 Büyütmek için dokunun

Mudanya Ateşkes Antlaşması (11 Ekim 1922)

Batı Anadolu'yu kurtaran Türk ordusunun Doğu Trakya, İstanbul ve Çanakkale Boğazı üzerine yönelmesi, Boğazlardaki İngiliz kuvvetleriyle sıcak çatışma ihtimalini (Çanakkale Krizi) doğurmuştur. Sömürgelerinden ve müttefiklerinden (Fransa ve İtalya'dan) destek bulamayan İngiltere ateşkes teklifinde bulunmuş ve 3 Ekim 1922'de Bursa'nın Mudanya ilçesinde konferans toplanmıştır. Görüşmelerde TBMM Hükümetini İsmet Paşa, İngiltere'yi General Harington, Fransa'yı General Charpy ve İtalya'yı General Monbelli temsil etmiş; Yunanistan heyeti görüşmelere doğrudan katılmayıp antlaşmayı üç gün sonra imzalamıştır.

11 Ekim 1922'de imzalanan Mudanya Ateşkes Antlaşması'na göre; Türk ve Yunan kuvvetleri arasındaki silahlı çatışmalar sona erecek, Yunan ordusu Doğu Trakya'yı Meriç Nehri sınır olmak üzere 15 gün içinde boşaltacak ve bölge İtilaf Devletleri aracılığıyla 30 gün içinde Türk yönetimine (Refet Bele komutasındaki jandarma birliklerine) devredilecektir. Ayrıca İstanbul ve Boğazların sivil yönetimi TBMM Hükümetine bırakılacak, İtilaf Devletleri askerleri barış antlaşması imzalanana kadar İstanbul'da kalacaktır. Bu antlaşmayla Doğu Trakya, İstanbul ve Boğazlar tek kurşun atılmadan diplomatik zaferle kurtarılmış ve İstanbul'un TBMM'ye bırakılmasıyla Osmanlı Devleti hukuken sona ermiştir.

Mudanya Ateşkes Antlaşması (11 Ekim 1922) ve KazanımlarıKatılımcılar ve Temsilciler• TBMM Temsilcisi: İsmet Paşa (İnönü)(Fevzi ve Refet Paşalar da Mudanya da)• İtilaf Devletleri Temsilcileri:İngiltere (Harington), Fransa (Charpy),İtalya (Monbelli)• Yunanistan konferansa doğrudan katılmadı,sonradan imzaladı (General Mazarakis).Temel Maddeleri ve Tarihi Önemi• Türk-Yunan savaşı sona erecek, Yunanordusu Doğu Trakya yı Meriç e kadar15 gün içinde boşaltacak.• İstanbul ve Boğazların yönetimi TBMMHükümetine bırakılacak!Savaş Yapılmadan Kurtarılan: Doğu Trakya ve İstanbulİstanbul un TBMM ye bırakılmasıyla Osmanlı Devleti hukuken sona ermiş, İngiltere de Lloyd George hükümeti düşmüştür.
🔍 Büyütmek için dokunun

Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922) ve Lausanne Hazırlıkları

İtilaf Devletleri, İsviçre'nin Lausanne kentinde toplanacak barış konferansına TBMM Hükümeti ile birlikte hiçbir fiili gücü kalmamış olan İstanbul Hükümetini (Sadrazam Tevfik Paşa'yı) da davet etmiştir. Amaçları, tıpkı Londra Konferansı'nda olduğu gibi Türk tarafını ikiye bölmek ve aralarındaki görüş ayrılığından yararlanarak kendi şartlarını kabul ettirmekti. Ayrıca ülke içinde iki başlı yönetim bulunması ulusal egemenlik (millî hâkimiyet) ilkesiyle bağdaşmıyordu.

Bu gelişme üzerine Mustafa Kemal Paşa ve milletvekillerinin verdiği önergeyle 1 Kasım 1922'de TBMM'de kabul edilen kanunla hilafet ile saltanat birbirinden ayrılmış ve saltanat kaldırılmıştır. Böylece 623 yıllık Osmanlı Devleti resmen sona ermiş, Türk milletinin tek temsilcisinin TBMM olduğu tüm dünyaya ilan edilmiş ve Cumhuriyet'in ilanına giden en büyük adım atılmıştır. Ardından TBMM, Lausanne Barış Konferansı'na Mudanya'daki diplomatik başarısı nedeniyle Dışişleri Bakanı seçilen İsmet Paşa başkanlığında (Rıza Nur ve Hasan Saka'nın da yer aldığı) bir heyet göndermiş; Mustafa Kemal Paşa heyetten kapitülasyonların kaldırılması ve Doğu Anadolu'da Ermeni yurdu kurulmaması konularında kesinlikle taviz verilmemesini istemiştir.

GelişmeTarihNedenleriSonuçları
Saltanatın Kaldırılması1 Kasım 1922Lausanne'da ikiliği önlemek ve ulusal egemenliği tam sağlamakOsmanlı resmen sona erdi, laiklik ve Cumhuriyet yolunda ilk büyük adım atıldı
Lausanne I. Dönem Görüşmeleri20 Kasım 1922 - 4 Şubat 1923Kapitülasyonlar, Boğazlar, Musul ve Osmanlı borçlarında anlaşmazlıkGörüşmeler kesildi; Türkiye'de İzmir İktisat Kongresi ve seçim kararları alındı
Lausanne II. Dönem ve İmza23 Nisan - 24 Temmuz 1923Tarafların yeniden masaya oturması ve pürüzlerin giderilmesi24 Temmuz 1923'te Lausanne Barış Antlaşması imzalandı
Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922) ve Lausanne HazırlığıSaltanatın Kaldırılma Nedenleri ve Sonucu• İtilaf Devletlerinin Lausanne Konferansı naTBMM ile İstanbul Hükümetini birlikte çağırıpikilik çıkarma planı• Ulusal egemenlik ilkesine ters düşmesi• 1 Kasım 1922: Hilafet ile saltanat ayrıldı,saltanat kaldırıldı (Osmanlı resmen sona erdi).Lausanne da TBMM nin Kırmızı ÇizgileriMustafa Kemal Paşa nın Türk heyetindenkesinlikle taviz verilmemesini istediği 2 konu:1. Kapitülasyonların Tamamen Kaldırılması2. Doğu Anadolu da Ermeni Yurdu KurulmamasıTBMM Lausanne Barış Konferansı na İsmet Paşa başkanlığındaki heyetle tek temsilci olarak katılmıştır.
🔍 Büyütmek için dokunun

Lausanne Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923): Sınırlar, Boğazlar ve Kapitülasyonlar

Sekiz ay süren çetin diplomatik mücadelenin ardından 24 Temmuz 1923'te TBMM Hükümeti ile İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya ve Yugoslavya arasında (Boğazlar sözleşmesine Sovyetler Birliği ve Bulgaristan da katılarak, ABD ise gözlemci bulundurarak) Lausanne Barış Antlaşması imzalanmıştır. Sınırlar konusunda; Doğu sınırı Gümrü, Moskova ve Kars antlaşmalarıyla çizildiği şekliyle korunmuş; Güney (Suriye) sınırı Fransa ile imzalanan 20 Ekim 1921 Ankara Antlaşması esas alınarak kabul edilmiş (Hatay dışarıda kalmış); Batı sınırı ise Meriç Nehri olarak belirlenmiş ve Yunanistan savaş tazminatı olarak Karaağaç (ve Bosnaköy) bölgesini Türkiye'ye vermiştir. Ege adalarından Bozcaada ve Gökçeada Türkiye'ye bırakılmış; Irak sınırı (Musul sorunu) ise İngiltere ile anlaşma sağlanamadığı için konferans sonrasında Türkiye ile İngiltere arasında 9 ay içinde yapılacak ikili görüşmelere bırakılmıştır.

Boğazlar konusunda; İstanbul ve Çanakkale Boğazlarının her iki yakasının askersizleştirilmesi ve geçişlerin başkanı Türk olan uluslararası bir Boğazlar Komisyonu tarafından yönetilmesi kararlaştırılmıştır (bu durum egemenlik haklarımızı kısıtlamış, 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile tam egemenlik sağlanmıştır). Ekonomik bağımsızlığımızın önündeki en büyük engel olan kapitülasyonlar ise adli, mali, idari ve ekonomik tüm sonuçlarıyla birlikte kesin olarak kaldırılmıştır.

2.5. Lausanne Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923): Temel Hükümler1. Sınırlar ve Boğazlar• Batı Sınırı: Meriç Nehri(Karaağaç savaş tazminatı alındı)• Güney Sınırı: 1921 Ankara Ant.• Irak Sınırı (Musul): İkiligörüşmelere bırakıldı (Çözülemedi)• Boğazlar: Başkanı Türk olanuluslararası komisyon yönetimi2. Tam Bağımsızlık Kararları• Kapitülasyonlar:Adli, mali ve idari tüm imtiyazlarkesin olarak kaldırıldı!• Osmanlı Borçları:Ayrılan devletlerle paylaştırıldı,Düyun-u Umumiye sona erdi.• Ermeni Yurdu iddiası çöktü.3. Sosyal ve Kültürel Konular• Azınlıklar:Tüm azınlıklar Türk vatandaşısayıldı (iç işlerine karışma önlendi)• Nüfus Mübadelesi (Etabli):İstanbul Rumları ile Batı TrakyaTürkleri hariç karşılıklı değişim• Yabancı Okullar: Türk kanunlarına tabiLausanne Barış Antlaşması, Yeni Türk Devleti nin uluslararası alanda tapu senedi olmuştur.
🔍 Büyütmek için dokunun

Lausanne'da Borçlar, Azınlıklar, Mübadele ve Yabancı Okullar

Lausanne Barış Antlaşması'nda ekonomik bağımsızlığı tamamlayan ikinci önemli karar Osmanlı borçları meselesidir. 1854'ten itibaren alınan dış borçlar, Osmanlı İmparatorluğu'ndan ayrılan devletler ile Türkiye arasında yüzölçümü ve gelir oranına göre paylaştırılmış; Türkiye'nin kendi payına düşen borcu kağıt para (Türk lirası veya Fransız frangı) olarak taksitlerle ödemesi kabul edilmiş ve devlet içinde devlet haline gelen Düyûn-u Umûmiye (Genel Borçlar) İdaresi kaldırılmıştır.

İç işlerimize karışılmasını önlemek amacıyla Türkiye'deki tüm azınlıklar Türk vatandaşı kabul edilerek kanun önünde eşit sayılmış ve azınlık ayrıcalıkları sona erdirilmiştir. Nüfus mübadelesi kararıyla İstanbul, Gökçeada ve Bozcaada'daki Rumlar ile Batı Trakya'daki Türkler (etabli / yerleşik sayılanlar) hariç tutulmak üzere Türkiye'deki Rumlar ile Yunanistan'daki Türklerin zorunlu göçle değiştirilmesi kararlaştırılmıştır. Yabancı okullar konusu Türkiye'nin bir iç meselesi sayılarak bu okulların Türk Milli Eğitim Bakanlığı kanunlarına uyması şartı getirilmiş; Fener Rum Patrikhanesi'nin ise siyasi ve dünyevi yetkileri kaldırılarak yalnız dini bir kurum olarak İstanbul'da kalmasına izin verilmiştir.

Lausanne Konu BaşlığıAlınan Karar ve Çözüm ŞekliTürkiye Açısından Önemi
Osmanlı BorçlarıAyrılan devletlere bölüştürüldü, Düyûn-u Umûmiye kaldırıldıMali tutsaklık sona erdi, ekonomik egemenlik sağlandı
Azınlıklar StatüsüTüm gayrimüslim azınlıklar eşit Türk vatandaşı sayıldıYabancı devletlerin azınlıkları bahane ederek iç işlerimize karışması önlendi
Nüfus Mübadelesiİstanbul Rumları ve Batı Trakya Türkleri hariç değişim yapıldıAnadolu'da ulusal ve toplumsal bütünlük güçlendirildi
Yabancı OkullarTürk kanunlarına ve MEB denetimine bağlı kalmaları kararlaştırıldıEğitimde birlik ve ulusal egemenlik korundu
İstanbul'un TahliyesiAntlaşma onaylandıktan 6 hafta sonra işgal güçleri ayrılacak6 Ekim 1923'te Türk ordusu İstanbul'a girdi ve işgal resmen bitti
Tarihsel Karşılaştırma: Sevr Taslağı (1920) ve Lausanne Antlaşması (1923)Sevr Antlaşması Taslağı (Ölü Doğan Belge)• Doğu Trakya, İzmir ve Anadolu parçalandı• Doğu Anadolu da Ermenistan ve Kürdistan planı• Kapitülasyonlar en geniş haliyle tümİtilaf Devletlerine yayıldı• Türk ordusu 50.700 kişiyle sınırlandırıldıTürk Milletine Dayatılan İmha PlanıLausanne Barış Antlaşması (Zafer Belgesi)• Misak-ı Milli sınırları büyük ölçüde korundu• Anadolu nun toprak bütünlüğü tescillendi• Kapitülasyonlar ve Düyun-u Umumiyetümüyle kaldırılarak ekonomik bağımsızlık alındı• Türk ordusuna hiçbir kısıtlama konulmadıEgemen ve Bağımsız Türkiye CumhuriyetiAtatürk: Bu antlaşma, Türk milletine karşı asırlardan beri hazırlanmış büyük bir suikastın yıkılışını bildirir.
🔍 Büyütmek için dokunun

Sevr ve Lausanne Karşılaştırması ile Antlaşmanın Tarihsel Önemi

Lausanne Barış Antlaşması'nın tarihsel büyüklüğü, üç yıl önce Türk milletine dayatılan 10 Ağustos 1920 Sevr Antlaşması taslağı ile karşılaştırıldığında açıkça görülür. Sevr'de Anadolu parçalanıp yalnız küçük bir İç Anadolu bölgesi bırakılırken, Lausanne'da Misak-ı Millî sınırları büyük ölçüde gerçekleştirilmiştir. Sevr'de kapitülasyonlar tüm İtilaf Devletlerine yayılırken, Lausanne'da tamamen kaldırılmıştır. Sevr'de Türk ordusu 50.700 kişiyle sınırlandırılıp ağır silahları yasaklanırken, Lausanne'da Türk ordusuna hiçbir sınırlama getirilememiştir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk'ta Lausanne Antlaşması'nı 'Türk milletine karşı asırlardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması'yla tamamlandığı zannedilmiş büyük bir suikastın yıkılışını bildiren bir vesikadır' sözleriyle tanımlamıştır. Birinci Dünya Savaşı sonrasında imzalanan barış antlaşmaları içinde günümüzde hâlâ yürürlükte olan tek barış antlaşması olan Lausanne, sömürge altındaki mazlum milletlere de bağımsızlık mücadelesinde ilham kaynağı olmuştur.

Milli Mücadele nin Askeri Zaferden Siyasi Zafere Evrimi (1922 - 1923)26-30 Ağustos 1922• Büyük Taarruz• Dumlupınar Zaferi• 9 Eylül İzmirAskeri Zafer11 Ekim 1922• Mudanya Ateşkesi• Doğu Trakya veİstanbul kurtarıldıAteşkes ve Diplomasi1 Kasım 1922• Saltanatınkaldırılması• İkiliğin önlenmesiUlusal Egemenlik24 Temmuz 1923• Lausanne BarışAntlaşması• 6 Ekim İstanbulTam Bağımsızlık1. Dünya Savaşı sonrasında imzalanıp günümüzde hala yürürlükte olan tek barış antlaşması Lausanne dır.
🔍 Büyütmek için dokunun

Örnekler

  1. Örnek 1Sakarya Meydan Muharebesi'nden sonra Türk ordusunun hemen taarruza geçmeyip yaklaşık bir yıl (Eylül 1921 - Ağustos 1922) beklemesinin nedenlerini ve bu sürede yapılan hazırlıkları açıklayınız.

    Cevabı göster

    Sakarya Savaşı'nda Yunan ordusunun saldırı gücü kırılmış ancak Türk ordusu da ağır kayıplar vermiş ve taarruz edecek silah, cephane ve ulaşım araçlarından yoksun kalmıştı. Bir yıllık hazırlık sürecinde; 1) Tekâlif-i Milliye Emirleri bütün ülkede uygulanarak ordunun ikmali sağlandı, 2) Fransa ile Ankara Antlaşması imzalanarak Güney ve Doğu cephelerindeki birlikler Batı Cephesi'ne kaydırıldı, 3) Subay okulları açılarak orduya savunma yerine taarruz eğitimi verildi, 4) Sovyetler Birliği'nden ve İtalya/Fransa'dan silah-cephane temin edilerek tam gizlilik içinde Büyük Taarruz planlandı.

  2. Örnek 2Büyük Taarruz sonrasında 11 Ekim 1922'de imzalanan Mudanya Ateşkes Antlaşması ile savaş yapılmadan kurtarılan bölgeler hangileridir ve bu antlaşma Osmanlı Devleti'nin hukuki varlığını nasıl etkilemiştir?

    Cevabı göster

    Mudanya Ateşkes Antlaşması ile Meriç Nehri'ne kadar olan Doğu Trakya (Edirne, Kırklareli, Tekirdağ), İstanbul ve Çanakkale-İstanbul Boğazları yeni bir savaşa gerek kalmadan diplomatik yolla kurtarılmıştır. Antlaşmada 'İstanbul ve Boğazların yönetimi TBMM Hükümetine bırakılacaktır' maddesinin yer almasıyla, başkenti İstanbul olan Osmanlı Hükümeti İtilaf Devletleri tarafından yok sayılmış ve böylece Osmanlı Devleti hukuken sona ermiştir.

  3. Örnek 3TBMM'nin 1 Kasım 1922'de saltanatı kaldırmasının dış ve iç siyasi nedenlerini açıklayınız.

    Cevabı göster

    Dış siyasi neden: İtilaf Devletlerinin Lausanne Barış Konferansı'na TBMM Hükümeti ile birlikte İstanbul Hükümetini de davet ederek Türk tarafını ikiye bölmek ve aradaki ikilikten yararlanmak istemesidir. İç siyasi neden ise bir ülkede iki hükümetin bulunmasının kaos yaratması ve tek kişinin egemenliğine dayanan saltanat sisteminin TBMM'nin temsil ettiği 'kayıtsız şartsız millet egemenliği' ilkesine tamamen aykırı olmasıdır.

  4. Örnek 4Lausanne Barış Antlaşması'nda ekonomik bağımsızlığımızı sağlayan iki temel kararı açıklayınız.

    Cevabı göster

    Lausanne Barış Antlaşması'nda Türkiye'nin ekonomik bağımsızlığını sağlayan iki temel karar şunlardır: 1) Yabancı devletlere tanınan adli, mali, idari ve ticari ayrıcalıklar olan 'kapitülasyonların' bütün sonuçlarıyla birlikte kesin olarak kaldırılması. 2) Osmanlı Devleti'nin dış borçlarının imparatorluktan ayrılan devletler arasında paylaştırılması, Türkiye'nin yalnız kendi payına düşen kısmı taksitle ödemesi ve Osmanlı maliyesini denetleyen Düyûn-u Umûmiye İdaresi'nin tamamen kaldırılması.

  5. Örnek 5Lausanne Barış Antlaşması'nda çözüme kavuşturulamayıp sonraya bırakılan tek sınır sorunu hangisidir ve Boğazlar konusunda nasıl bir karar alınmıştır?

    Cevabı göster

    Lausanne'da çözüme kavuşturulamayıp sonraya bırakılan tek konu Türkiye-Irak sınırı, yani Musul sorunudur; İngiltere petrol zengini Musul'u bırakmak istemediği için konunun konferanstan sonra 9 ay içinde Türkiye ile İngiltere arasında yapılacak ikili görüşmelerle çözülmesi kararlaştırılmıştır. Boğazlar konusunda ise İstanbul ve Çanakkale Boğazlarının her iki yakasının askersizleştirilmesi ve geçişlerin başkanı Türk olan uluslararası bir Boğazlar Komisyonu tarafından yönetilmesi karara bağlanmıştır.

  6. Örnek 6Lausanne Barış Antlaşması'nda azınlıklar ve yabancı okullar konusunda alınan kararların Türkiye'nin egemenlik hakları açısından önemini değerlendiriniz.

    Cevabı göster

    Osmanlı Devleti'nin son döneminde Avrupalı devletler azınlık haklarını ve yabancı okulları bahane ederek sık sık devletin iç işlerine karışmışlardı. Lausanne'da Türkiye sınırları içindeki tüm gayrimüslim azınlıklar Türk vatandaşı kabul edilerek Türk kanunlarına tabi kılınmış, yabancı okulların da Türk Milli Eğitim Bakanlığı mevzuatına uyması şartı getirilmiştir. Böylece yabancı devletlerin Türkiye'nin iç işlerine müdahale etmesinin önü kesin olarak kapatılmış ve egemen devlet ilkesi korunmuştur.

Kavram Kartları

1 / 8

Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.

Etkinlikler

Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.

  1. 1Büyük Taarruz zaferinin ardından 11 Ekim 1922'de imzalanan Mudanya Ateşkes Antlaşması ile aşağıdaki bölgelerden hangisi yeni bir silahlı çatışmaya gerek kalmadan diplomatik yolla kurtarılmıştır?

  2. 2İsviçre'de 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lausanne Barış Antlaşması'nda üzerinde uzlaşma sağlanamadığı için çözümü Türkiye ile İngiltere arasındaki ikili görüşmelere ertelenen mesele aşağıdakilerden hangisidir?

  3. 3Mustafa Kemal Paşa'nın Lausanne'a giden İsmet Paşa başkanlığındaki Türk heyetinden 'kesinlikle taviz verilmemesini' istediği iki temel konu aşağıdakilerden hangisidir?

  4. 4Lausanne Barış Antlaşması'nda alınan aşağıdaki kararlardan hangisi Türkiye'nin tam egemenlik haklarını sınırlandırmış ve ancak 1936 Montrö Sözleşmesi ile kesin olarak Türkiye lehine çözülebilmiştir?

  5. 5Aşağıdaki ifadelerin Büyük Taarruz ve Lausanne Barış Antlaşması konularına göre doğru (D) ya da yanlış (Y) olduğunu belirleyiniz.

    • Afyon Kocatepe'den 26 Ağustos 1922'de başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi ve 9 Eylül İzmir'in kurtuluşuyla zaferle sonuçlanmıştır.
    • Mudanya Ateşkes Antlaşması görüşmelerinde TBMM Hükümetini Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa temsil etmiştir.
    • TBMM tarafından 1 Kasım 1922'de saltanat ile birlikte halifelik makamı da aynı gün kaldırılmıştır.
    • Lausanne Barış Antlaşması'nda Yunanistan Anadolu'da yaptığı tahribat nedeniyle savaş tazminatı olarak Karaağaç bölgesini Türkiye'ye vermiştir.
    • Nüfus mübadelesi kararıyla İstanbul'da yaşayan Rumlar ile Batı Trakya'da yaşayan Türklerin tamamı zorunlu göçe tabi tutulmuştur.
  6. 6Aşağıdaki tarihî gelişmeleri doğru tarih ve sonuçlarıyla eşleştiriniz.

    Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.

  7. 7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri verilen kelimelerden uygun olanlarıyla tamamlayınız.

    1. Büyük Taarruz 26 Ağustos 1922 sabahı Afyon 'den başlayan topçu ateşiyle harekete geçmiştir.
    2. Doğu Trakya, İstanbul ve Boğazların savaş yapılmadan kurtarılmasını sağlayan ateşkes 11 Ekim 1922 tarihli Ateşkes Antlaşması'dır.
    3. İtilaf Devletlerinin Lausanne Konferansı'nda ikilik çıkarma planını bozmak için 1 Kasım 1922'de kaldırılmıştır.
    4. Lausanne Barış Antlaşması'nda Yunanistan savaş tazminatı olarak bölgesini Türkiye'ye vermiştir.
    5. Lausanne Konferansı'nda çözüme kavuşturulamayıp Türkiye-İngiltere ikili görüşmelerine bırakılan tek konu (Irak sınırı) sorunudur.
  8. 8Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Lausanne Barış Antlaşması hakkında söylediği 'Bu antlaşma, Türk milletine karşı asırlardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması'yla tamamlandığı zannedilmiş büyük bir suikastın yıkılışını bildiren bir vesikadır' sözünü; Sevr ve Lausanne antlaşmalarının sınırlar, kapitülasyonlar, ordu ve egemenlik maddelerini karşılaştırarak açıklayınız.

Kısaca

  • Yaklaşık bir yıllık hazırlığın ardından 26 Ağustos 1922'de Afyon Kocatepe'den başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi ve 9 Eylül İzmir'in kurtuluşuyla Batı Anadolu'daki Yunan işgalini sona erdirmiştir.
  • 11 Ekim 1922'de İsmet Paşa tarafından imzalanan Mudanya Ateşkes Antlaşması ile Doğu Trakya (Meriç'e kadar), İstanbul ve Boğazlar savaş yapılmadan kurtarılmış; İstanbul yönetiminin TBMM'ye bırakılmasıyla Osmanlı Devleti hukuken sona ermiştir.
  • İtilaf Devletlerinin Lausanne Konferansı'nda ikilik çıkarma girişimini engellemek ve ulusal egemenliği pekiştirmek amacıyla 1 Kasım 1922'de saltanat kaldırılmış ve Osmanlı Devleti resmen sona ermiştir.
  • 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lausanne Barış Antlaşması ile kapitülasyonlar ve Düyûn-u Umûmiye tamamen kaldırılmış, Osmanlı borçları ayrılan devletler arasında paylaştırılmıştır.
  • Lausanne'da Batı sınırı Meriç Nehri olmuş, Karaağaç Yunanistan'dan savaş tazminatı olarak alınmış; Türkiye-Irak sınırı (Musul sorunu) ise çözülemeyerek sonraya bırakılmıştır.
  • Tüm azınlıklar eşit Türk vatandaşı sayılmış, yabancı okullar Türk kanunlarına bağlanmış, Boğazlar uluslararası komisyona bırakılmış ve Lausanne Antlaşması bağımsız Türkiye'nin tapu senedi olmuştur.

Bu dersin öteki kaynakları