İçeriğe geç

7. sınıf · Türkçe · 13. hafta (14-18 Aralık 2026)

Eskici Metni (Refik Halit Karay): Ana Duygu, Hikâye Unsurları, Zarflar (Durum, Zaman, Miktar, Yer-Yön, Soru Zarfları) ve Anlatım Uygulamaları (T.D.7.1 / T.O.7.5)

3. Tema: İletişim ve Sosyal İlişkiler teması · Konu özeti

🃏 Kavram kartlarıEtkinlikler
Bu hafta

İletişim ve Sosyal İlişkiler temasının bu ilk haftasında, Türk edebiyatının usta hikâyecisi Refik Halit Karay'ın 'Eskici' adlı unutulmaz öyküsünü okuyup çözümleyeceğiz. Küçük Hasan ile ihtiyar eskicinin gurbetteki dokunaklı karşılaşması üzerinden ana dilinin iletişimdeki vazgeçilmez yerini, öykü haritasını, sözcük türlerinden zarfları (belirteçleri) ve etkili iletişim kurallarını öğreneceğiz.

Eskici Metni (Refik Halit Karay): Hikâye Unsurları ve Ana İleti (T.O.7.16 / T.O.7.23)

Refik Halit Karay'ın Memleket Hikâyeleri / Gurbet Hikâyeleri çizgisindeki en tanınmış eserlerinden biri olan 'Eskici', üç ana bölümden (serim, düğüm, çözüm) oluşan bir olay hikâyesidir. Serim bölümünde önce babasını, ardından annesini kaybeden beş yaşındaki Hasan'ın İstanbul'dan vapura bindirilerek Filistin'deki (Hayfa/Akka dolaylarındaki) halasının yanına gönderilişi ve vapur yolculuğundaki merakı anlatılır.

Düğüm bölümünde Hasan, herkesin Arapça konuştuğu bu yabancı kasabada kimseyle iletişim kuramadığı için derin bir yalnızlık ve suskunluğa gömülür. Bir gün halasının avlusuna ayakkabıları tamir etmek için İzmirli ihtiyar bir eskici gelir. Hasan, ağzına çiviler doldurarak çalışan bu adamın Türkçe konuştuğunu ('Çiviler ağzıma batmaz evladım' dediğini) duyunca büyük bir sevinçle çözülmeye ve durmaksızın konuşmaya başlar.

Çözüm bölümünde işini bitiren eskici sandığını toplayıp gitmek üzereyken Hasan, vatanından ve ana dilinden kopmanın acısıyla 'Beni de götür!' diye hıçkıra hıçkıra ağlar; eskici de gözyaşlarını tutamaz. Metnin ana fikri, ana dilinin insanı hayata, yurduna ve diğer insanlara bağlayan en güçlü iletişim köprüsü olduğudur; ana duygusu ise gurbet hüznü ve memleket/ana dili özlemidir. Bir metni özetlerken (T.O.7.23) ayrıntılar ve diyaloglar çıkarılır; yalnız ana olaylar kronolojik sırayla ve kendi cümlelerimizle yazılır.

ESKİCİ HİKÂYESİNİN (REFİK HALİT KARAY) ÇÖZÜMLEMESİ Hikâye Unsurları ve Bölümleri (T.O.7.16) • Kişiler: Küçük Hasan (5 yaşında), Anadolu'dan gelen ihtiyar Eskici (ayakkabı tamircisi), Halası, Arap kadınlar • Mekân: Vapur yolculuğu ve Filistin'de (Hayfa/Akka) Arapça konuşulan uzak bir kasabadaki hala evi • Olay: Annesini-babasını kaybeden Hasan'ın dilini bilmediği diyarda Türkçe konuşan Eskici'ye sığınması Tür: Olay Hikâyesi (Serim - Düğüm - Çözüm) Ana Fikir, Ana Duygu ve Anahtar Kavramlar • Ana Duygu: Gurbet acısı, memleket ve ana dili özlemi, yalnızlık. • Ana Fikir (İleti): Ana dili, insanın vatanıyla ve kimliğiyle en güçlü iletişim bağıdır; gurbette ana dilini duymak yuva sıcaklığı verir ("Ağzındaki çiviler..." sahnesi). Tema: İletişim ve Sosyal İlişkiler
🔍 Büyütmek için dokunun

Sözcük Türleri: Zarflar (Belirteçler) ve Beş Temel Türü

Cümlede fiilleri, fiilimsileri, sıfatları veya kendi türünden başka zarfları durum, zaman, miktar, yer-yön ve soru bakımından etkileyen sözcüklere zarf (belirteç) adı verilir. Zarflar görevlerine göre beşe ayrılır: 1) Durum (Hâl / Niteleme) Zarfı: Fiile sorulan 'Nasıl?' sorusunun cevabıdır. Örneğin 'Hasan eskiciyi sessizce ve dikkatle izliyordu' cümlesinde 'sessizce' ve 'dikkatle' sözcükleri durum zarfıdır (kesinlik, olasılık ve yineleme sözcükleri de durum zarfı sayılır). 2) Zaman Zarfı: Fiile sorulan 'Ne zaman?' sorusuna cevap verir: dün, bugün, yarın, şimdi, akşam, sabahleyin, birazdan, henüz, hâlâ, kışın ('Eskici sabahleyin avluya geldi').

3) Miktar (Azlık-Çokluk / Ölçü) Zarfı: Fiile, sıfata veya başka bir zarfa sorulan 'Ne kadar?' sorusuna cevap verir: az, çok, biraz, fazla, pek, oldukça, en, daha. Örneğin 'Hasan çok ağladı' (fiili belirtir), 'En güzel hikâye' (sıfatı derecelendirir), 'Çok hızlı konuştu' (zarfı derecelendirir). 4) Yer-Yön Zarfı: Fiile sorulan 'Nereye?' sorusuna hiçbir çekim eki almadan (yalın hâlde) cevap veren sekiz sözcüktür: içeri, dışarı, aşağı, yukarı, ileri, geri, öte, beri ('Hasan dışarı çıktı').

5) Soru Zarfı: Fiilin anlamını soru yoluyla belirten sözcüklerdir: nasıl, ne zaman, ne kadar, neden, niçin, niye ve 'niçin' anlamındaki ne ('Bana ne bakıyorsun öyle?' = niçin bakıyorsun). Çok Önemli Uyarı: Bir sözcük ismin önüne gelip ismi nitelerse sıfat, fiilin önüne gelip fiili nitelerse zarf olur; ayrıca yer-yön sözcükleri hal eki alırsa (içeriye, dışarıda, aşağıdan) zarf olmaktan çıkıp isim olur!

SÖZCÜK TÜRLERİ: ZARFLAR (BELİRTEÇLER) VE 5 TEMEL TÜRÜ 1. Durum, Zaman ve Miktar Zarfları • Durum (Niteleme) Zarfı → Fiile "Nasıl?" sorusu: "Hasan eskiciyi sessizce ve dikkatle izliyordu." • Zaman Zarfı → Fiile "Ne zaman?" sorusu: "Bir gün eve ihtiyar bir eskici geldi. (dün, şimdi, akşam)" • Miktar (Azlık-Çokluk) Zarfı → "Ne kadar?" sorusu: "Çok ağladı, biraz sustu, en güzel yıllar, pek hızlı" Miktar zarfı fiili, sıfatı ve başka bir zarfı derecelendirir! 2. Yer-Yön ve Soru Zarfları • Yer-Yön Zarfı → Fiile "Nereye?" (Yalın hâlde!): "İçeri, dışarı, aşağı, yukarı, ileri, geri, öte, beri" Dikkat: Ek alırsa ("içeriye, dışarıda") İSİM olur! • Soru Zarfı → Fiili soru yoluyla belirtenler: "Nasıl, ne zaman, ne kadar, neden, niçin, niye, ne (niçin)?" "Çivileri ağzına neden dolduruyorsun?" İsmi nitelerse SIFAT, fiili nitelerse ZARF olur!
🔍 Büyütmek için dokunun

İletişim, Tartışma, Söz Sanatları ve Düşünceyi Geliştirme Yolları

Eskici metninde ve tema içeriklerinde anlatımı güçlendirmek için çeşitli söz sanatlarına (T.O.7.19) başvurulmuştur: Aralarında ilgi bulunan iki varlıktan zayıf olanın güçlü olana benzetilmesine benzetme (teşbih) (örneğin Hasan'ın suskunluğunun akan bir suyun donmasına benzetilmesi), insana ait özelliklerin doğadaki varlıklara verilmesine kişileştirme (teşhis), bir durumu olduğundan çok fazla veya az göstermeye abartma (mübalağa), karşıt kavramları bir arada kullanmaya ise tezat (karşıtlık) denir.

Metinlerde ve konuşmalarda kullanılan başlıca düşünceyi geliştirme yolları (T.O.7.18 / T.Y.7.17) şunlardır: Bir kavramın ne olduğunu açıklayan tanımlama, iki unsur arasındaki benzerlik ve farklılıkları ortaya koyan karşılaştırma (örneğin Hasan'ın vapurdaki neşeli hâli ile halasının evindeki sessiz hâlinin karşılaştırılması), soyut düşünceleri somutlaştıran örneklendirme, uzman bir kişinin sözünü paylaşan tanık gösterme ve istatistik kullanan sayısal verilerden yararlanma.

Sözlü iletişim ve tartışmalarda (T.K.7.17 / T.K.7.25) konuşmacı görüşlerini mantıklı kanıtlarla temellendirmeli, karşısındakinin konuşmasındaki tutarsız veya geçersiz bilgileri nezaket sınırları içinde tespit edip gerekçeleriyle çürütmeli; dinleyicilerle göz teması kurarak ses tonunu ve beden dilini içeriğe uygun kullanmalıdır.

DÜŞÜNCEYİ GELİŞTİRME YOLLARI, SÖZ SANATLARI VE İLETİŞİM Düşünceyi Geliştirme Yolları ve Söz Sanatları • Tanımlama ("... nedir?" sorusunun cevabı) • Karşılaştırma (Benzerlik ve farklılıkları kıyaslama) • Örneklendirme ve Tanık Gösterme (Alıntı yapma) • Benzetme (Teşbih): Zayıf unsuru güçlüye benzetme • Kişileştirme (Teşhis), Konuşturma (İntak), Abartma Öyküleme ve Betimleme Anlatım Biçimleri İletişim, Tartışma ve Özetleme İlkeleri • Etkili İletişim: Göz teması, beden dili, nezaket sözleri • Yapılandırılmış Özetleme (T.O.7.23 / T.K.7.15): Önemli bilgileri seçip kronolojik sırayla kendi cümlelerimizle kısaca ifade etmek. • Tartışma (T.K.7.17): Görüşleri mantıklı gerekçelerle temellendirmek, tutarsız görüşleri nezaketle çürütmek. Nezaket ve Empati İletişimin Anahtarıdır
🔍 Büyütmek için dokunun

Örnekler

  1. Örnek 1Refik Halit Karay'ın 'Eskici' hikâyesinde küçük Hasan'ın halasının evinde haftalarca sustuktan sonra ihtiyar eskiciyi görünce heyecanla konuşmaya başlamasının temel nedeni nedir?

    Cevabı göster

    Hasan, annesini ve babasını kaybettikten sonra dilini hiç bilmediği (Arapça konuşulan) bir diyara gönderildiği için büyük bir yalnızlık ve iletişim kopukluğu yaşamıştır. İhtiyar eskicinin Türkçe konuştuğunu duyunca kendi ana dilini ve memleket sıcaklığını bulmuş, bu sayede iç dünyasını açarak konuşmaya başlamıştır.

  2. Örnek 2Aşağıdaki cümlelerde geçen zarfları bularak türlerini (durum, zaman, miktar, yer-yön, soru) yazınız: 1) İhtiyar eskici işini sessizce yapıyordu. 2) Hasan akşamleyin pencereden dışarı baktı. 3) Çivileri ağzına niçin dolduruyorsun? 4) Bugün hava oldukça sıcaktı.

    Cevabı göster

    • Birinci cümle: 'sessizce' → Durum zarfı (Nasıl yapıyordu?). • İkinci cümle: 'akşamleyin' → Zaman zarfı (Ne zaman baktı?); 'dışarı' → Yer-yön zarfı (Nereye baktı?). • Üçüncü cümle: 'niçin' → Soru zarfı (Eylemin sebebini soruyor). • Dördüncü cümle: 'Bugün' → Zaman zarfı; 'oldukça' → Miktar zarfı (Ne kadar sıcaktı?).

  3. Örnek 3'İçeri' ve 'doğru' sözcüklerini birer cümlede 'zarf', birer cümlede ise 'isim' veya 'sıfat' olacak şekilde kullanıp farkını açıklayınız.

    Cevabı göster

    • 'İçeri': 'Eskici elindeki sandıkla içeri girdi.' (Yalın hâlde fiili belirttiği için yer-yön zarfı) — 'Eskici elindeki sandıkla içeriye girdi.' ('-ye' yönelme hâl ekini aldığı için isim). • 'Doğru': 'Tartışmada konuyu doğru açıkladı.' (Fiili belirttiği için durum zarfı) — 'Tartışmada doğru bilgi verdi.' ('bilgi' ismini nitelediği için sıfat).

  4. Örnek 4Eskici metninden alınan 'Hasan'ın coşkun nehirler gibi akan sesi, dilini bilmediği bu yabancı konakta birdenbire donmuştu' cümlesinde hangi söz sanatı vardır? Açıklayınız.

    Cevabı göster

    Benzetme (teşbih) sanatı vardır. Hasan'ın neşeli ve konuşkan sesi 'coşkun akan nehirlere', yabancı ortamda suskunlaşması ise 'suyun donmasına' benzetilerek yalnızlık duygusu somutlaştırılmıştır.

  5. Örnek 5Bir hikâye metnini özetlerken (T.O.7.23) nelere dikkat edilmelidir? Eskici hikâyesini serim-düğüm-çözüm sırasıyla üç cümlede özetleyiniz.

    Cevabı göster

    Özetlerken gereksiz betimlemeler ve uzun diyaloglar çıkarılır, olay akışı korunarak kendi cümlelerimiz kullanılır: • Serim: Anne ve babasını kaybeden beş yaşındaki Hasan, vapurla Filistin'deki halasının yanına gönderilir. • Düğüm: Kimsenin Türkçe bilmediği bu yerde içine kapanan Hasan, eve gelen İzmirli ihtiyar eskicinin Türkçe konuştuğunu duyunca onunla büyük bir sevinçle sohbet eder. • Çözüm: Eskici işini bitirip giderken Hasan 'Beni de götür!' diyerek gözyaşlarına boğulur.

  6. Örnek 6Sözlü bir tartışmada (T.K.7.17) karşı tarafın ileri sürdüğü görüşte bir tutarsızlık fark ettiğimizde nasıl bir iletişim dili kullanmalıyız?

    Cevabı göster

    Karşı tarafın sözünü kesmeden sonuna kadar dinlemeli, kişiliğine yönelik kırıcı ifadelerden kaçınmalı, göz teması ve sakin bir ses tonuyla 'Bu noktada sunduğunuz görüş şu kanıtla çelişmektedir, çünkü...' diyerek mantıklı gerekçelerle düşüncemizi temellendirmeliyiz.

Kavram Kartları

1 / 8

Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.

Etkinlikler

Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.

  1. 1Refik Halit Karay'ın 'Eskici' adlı hikâyesinin ana fikri (temel iletisi) aşağıdakilerden hangisidir?

  2. 2Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük 'yer-yön zarfı' görevinde kullanılmıştır?

  3. 3'İhtiyar eskici elindeki çekici çok dikkatli kullanıyordu.' cümlesindeki 'çok' ve 'dikkatli' zarflarının türleri sırasıyla aşağıdakilerden hangisidir?

  4. 4Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru anlamı bir 'soru zarfı' ile sağlanmıştır?

  5. 5

    • Fiillere sorulan 'Nasıl?' sorusuna cevap veren zarflara durum (niteleme) zarfı, 'Ne zaman?' sorusuna cevap verenlere ise zaman zarfı denir.
    • 'Soğuk rüzgâr yüzümüze çarpıyordu.' cümlesindeki 'soğuk' sözcüğü durum zarfı görevindedir.
    • 'En' ve 'daha' sözcükleri sıfatların veya zarfların önüne gelerek onları üstünlük bakımından derecelendiren miktar zarflarıdır.
    • Bir metni özetlerken metindeki bütün karşılıklı konuşmaları (diyalogları) ve betimlemeleri olduğu gibi kopyalamak gerekir.
    • Eskici hikâyesinde Hasan'ın halasının evindeki suskunluğu ile eskiciyi gördükten sonraki konuşkanlığı arasında karşılaştırma yapılmıştır.
  6. 6

    Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.

  7. 7

    1. Refik Halit Karay'ın 'Eskici' hikâyesinde küçük Hasan ile ihtiyar eskiciyi birbirine bağlayan en güçlü ortak unsur dilidir.
    2. Öyküleyici bir metinde olayın başladığı, kişilerin ve mekânın tanıtıldığı ilk bölüme bölümü adı verilir.
    3. 'Çocuklar bahçede neşeyle koşuyor.' cümlesinde 'Nasıl koşuyor?' sorusuna cevap veren 'neşeyle' sözcüğü zarfıdır.
    4. Yer-yön bildiren 'içeri, dışarı, aşağı, yukarı' sözcükleri ismin hâl eklerini aldığında zarf görevini kaybederek olur.
    5. Bir kavramın veya varlığın ne olduğunu '… nedir?' sorusuna cevap verecek biçimde açıklamaya (düşünceyi geliştirme yolu) denir.
  8. 8İçinde 'durum zarfı', 'zaman zarfı', 'miktar zarfı' ve 'yer-yön zarfı' bulunan dört cümlelik kısa bir öyküleyici metin oluşturunuz ve kullandığınız zarfların altını çizerek türlerini gösteriniz.

Kısaca

  • Eskici Hikâyesi (Refik Halit Karay): Annesini ve babasını kaybedip Filistin'e halasının yanına gönderilen küçük Hasan'ın, Türkçe konuşan ihtiyar eskiciyle kurduğu duygusal iletişim üzerinden ana dili ve memleket özlemini anlatır.
  • Metnin Bölümleri ve Özetleme: Öyküleyici metinler serim, düğüm ve çözüm bölümlerinden oluşur; özet çıkarılırken ayrıntılar atılarak ana olaylar kronolojik sırayla ve kendi cümlelerimizle yazılır.
  • Durum, Zaman ve Miktar Zarfları: Fiile sorulan 'Nasıl?' sorusu durum zarfını, 'Ne zaman?' sorusu zaman zarfını, 'Ne kadar?' sorusu ise miktar (azlık-çokluk) zarfını buldurur.
  • Yer-Yön ve Soru Zarfları: Yalın hâlde 'Nereye?' sorusuna cevap veren sözcükler (içeri, dışarı, aşağı, yukarı, ileri, geri, öte, beri) yer-yön zarfı (ek alırsa isim olur); fiili soruyla belirtenler (nasıl, niçin, ne zaman) soru zarfıdır.
  • Anlatım ve İletişim: Tanımlama, karşılaştırma ve örneklendirme düşünceyi geliştirme yollarıdır; tartışmalarda görüşler mantıklı kanıtlarla ve nezaket kurallarına uyularak savunulur.

Bu dersin öteki kaynakları