Haftamızda iki metin arasında köprü kuruyoruz. Önce geçen hafta izlediğimiz 'Dijital Tayfa - Komik mi Şimdi?' metnine bir kez daha dönüyoruz. Bu kez metni serim, düğüm ve çözüm bölümlerine ayıracak, izleme notlarımızdan yazılı bir özet çıkaracağız. Ardından yüz yüze ve dijital iletişim ortamlarını bir karşılaştırma yazısında ele alacak, dijital nezaket üzerine düşünceyi geliştirme yollarıyla kurulmuş kısa bir sunum hazırlayacağız. Haftanın sonunda temanın yeni metni 'Öğüt' ile tanışacağız. Okuma materyalimizi seçecek, öğüt vermenin nezaketini konuşacak ve öğüt veren bir şiiri çözümlemek için gereken biçim bilgilerini hazırlayacağız.
Bir İzleme Metninin Olay Örgüsü: Serim, Düğüm, Çözüm ve Bölümler Arası Bağ
Her öyküleyici metin, ister okunsun ister izlensin, belli bir düzen içinde ilerler. Bu düzene olay örgüsü denir ve olay örgüsü üç bölümde incelenir. Serim bölümünde kişiler, mekân ve zaman tanıtılır; izleyici olayın geçeceği ortamı tanır. Düğüm bölümünde bir sorun ortaya çıkar, karakterler bir çatışmanın içine düşer ve merak giderek artar. Çözüm bölümünde ise sorun bir sonuca bağlanır ve metnin iletisi belirginleşir. Bilgilendirici metinlerde aynı işlevi giriş, gelişme ve sonuç bölümleri görür. Geçen hafta 'Dijital Tayfa - Komik mi Şimdi?' izleme metninden kanıt toplamış ve çıkarım yapmıştık. Bu hafta aynı metne bir mimar gözüyle bakıyor, onu ayakta tutan bölümleri belirliyoruz.
Bir izleme metninde bölümlerin sınırını yalnız sözler göstermez. Yeni bir bölüme geçildiğini çoğu zaman müziğin değişmesi, mekânın değişmesi, ekranın kararması, bir zaman atlaması ('Ertesi gün...' yazısı) ya da kameranın bir yüze yaklaşması haber verir. Bunu, çözümlemeyi kolaylaştırmak için kurgulanmış örnek bir akış üzerinde görelim. Serimde kulüp arkadaşları Ece, Mert, Arda ve Selin okul gösterisi için video çekmektedir; ortam neşeli, müzik hareketlidir. Düğümde Mert, provada tökezleyen Arda'nın görüntüsünü 'Komik mi şimdi?' notuyla sınıf grubuna gönderir. Beğeniler çoğalır, Arda okula gelmek istemez ve ekip dağılma noktasına gelir. Bu an, gerilimin en yükseldiği doruk noktadır. Çözümde Mert, paylaşımının arkadaşını nasıl incittiğini anlar. Görüntüyü kaldırır, yüz yüze özür diler ve ekip grubu için bir paylaşım kuralı belirler. Kendi izleme notlarınızı da bu kalıba yerleştirerek çalışabilirsiniz.
Çözümlemenin ikinci adımı, bölümlerin birbirine nasıl bağlandığını göstermektir. Bölümler arasındaki bağ çoğunlukla neden-sonuç ilişkisidir. Serimde gösterilen 'herkesin her şeyi çektiği' ortam, düğümdeki izinsiz paylaşımın zeminini hazırlar. Düğümdeki kırgınlık da çözümdeki özrün ve yeni kuralın nedenidir. Serimde küçük görünen bir ayrıntı, örneğin sınıf grubunun 120 kişilik olması, düğümde büyük bir anlam kazanır; çünkü paylaşım bir anda bütün okula yayılır. Çözüm bölümü başlıktaki soruyu yeniden hatırlatarak metnin başıyla sonunu birbirine bağlar. Böyle bir çözümleme, metnin rastgele sahnelerden değil, birbirini gerektiren halkalardan oluştuğunu görmemizi sağlar. Bir bölüm çıkarıldığında diğerlerinin anlamı eksik kalıyorsa, o bölüm olay örgüsünün temel halkasıdır.
| Bölüm | Görevi | Örnek Akışta | İzlerken İpucu |
|---|---|---|---|
| Serim | Kişileri, mekânı, zamanı tanıtır; ortamı kurar | Kulüp arkadaşları gösteri videosu çeker | Hareketli müzik, geniş çekim, tanışma konuşmaları |
| Düğüm | Sorunu başlatır, gerilimi artırır | İzinsiz paylaşım gruba düşer, Arda incinir | Müziğin kesilmesi, yakın çekim, sessizlik |
| Doruk nokta | Gerilimin en yüksek olduğu andır | Ekip dağılmanın eşiğine gelir | Karakterler tartışır ya da tamamen susar |
| Çözüm | Sorunu sonuca bağlar, iletiyi verir | Görüntü kaldırılır, özür dilenir, paylaşım kuralı konur | Müziğin yumuşaması, karakterlerin bir araya gelmesi |
| Bölümler arası bağ | Neden-sonuç zinciri kurar | Ortam → paylaşım → kırgınlık → özür | 'Bu sahne neden oldu, neye yol açtı?' sorusu |
İzleme Notlarından Yazılı Özete: Önemli ve Önemsiz Bilgiyi Sınıflandırma
Özetlemek, bir metni yalnızca kısaltmak değil, onu yeniden kurmaktır. Bunun için önce metinde sunulan bilgileri çözümleriz: Kim? Ne yaptı? Nerede, ne zaman? Neden? Nasıl sonuçlandı? İzleme notlarımızda bu soruların cevapları dağınık hâlde durur. Yanlarında karakterlerin kıyafetleri, mekânın renkleri, tekrarlanan espriler gibi pek çok ayrıntı da bulunur. İkinci adımda bu bilgileri önemli ve önemsiz olarak sınıflandırırız. Kullanacağımız ölçüt basittir: 'Bu bilgi çıkarılırsa olay ya da ileti anlaşılır mı?' Cevap 'hayır' ise bilgi önemlidir ve özette yer almalıdır. Cevap 'evet' ise bilgi süs niteliğindedir ve özetten çıkarılır.
Üçüncü adımda önemli bilgileri kronolojik akışa uygun biçimde sıralar ve kendi cümlelerimizle yazarız. Öyküleyici metinlerde akış, olayların oluş sırasıdır. Bilgilendirici metinlerde ise akış düşünce akışıdır, yani yazarın ana düşünceden yardımcı düşüncelere ilerleyişidir. Yazılı özet, sözlü özetten bazı yönleriyle ayrılır. Sözlü özette dinleyiciyle göz teması kurar, ses tonumuzla vurgu yaparız. Yazılı özette bu işi paragraf düzeni, geçiş sözleri ve noktalama üstlenir. Özet çoğunlukla tek paragraftır ve üçüncü kişi ağzından yazılır. Metindeki cümleler aynen kopyalanmaz, özetin içine kişisel yorum karıştırılmaz. Uzunluğu da asıl metnin yaklaşık dörtte biri ile beşte biri arasında tutulur.
Örnek akış için hazırlanmış bir yazılı özet şöyle olabilir: 'Okul kulübünden dört arkadaş gösteri için video çekmektedir. Mert, provada Arda'nın tökezlediği görüntüyü şaka olsun diye izinsiz olarak sınıf grubuna gönderir. Paylaşım hızla yayılır. Arda utanır, okula gelmek istemez ve ekip dağılma noktasına gelir. Arkadaşının üzüntüsünü gören Mert, yaptığının şaka değil alay olduğunu anlar. Görüntüyü kaldırır ve Arda'dan yüz yüze özür diler. Ekip de bundan sonra kimsenin görüntüsünü izinsiz paylaşmama kararı alır. Metin, bir şakanın ancak herkes gülebiliyorsa komik olduğunu vurgular.' Bu özette Arda'nın kıyafeti, gösterinin şarkısı ya da beğeni sayısı yoktur, çünkü bunlar olayın anlaşılması için gerekli değildir. Buna karşılık 'izinsiz', 'yüz yüze' ve 'karar' sözcükleri iletiyi taşıdığı için özenle korunmuştur. 'Önce, ardından, bunun üzerine, sonunda' gibi geçiş sözleri de cümleler arasındaki zaman sırasını gösterir.
| Not Edilen Bilgi | Sınıflandırma | Gerekçe |
|---|---|---|
| Mert, Arda'nın görüntüsünü izinsiz gönderdi | Önemli | Sorunu başlatan olaydır. |
| Arda'nın üzerinde kırmızı bir mont vardı | Önemsiz | Olayın akışını etkilemez. |
| Paylaşım kısa sürede bütün okula yayıldı | Önemli | Sorunun büyüklüğünü gösterir. |
| Gösteride hareketli bir şarkı çalınacaktı | Önemsiz | İletiyle bağlantısı yoktur. |
| Mert, Arda'dan yüz yüze özür diledi | Önemli | Çözümün temel halkasıdır. |
| Selin'in köpeği bir sahnede havladı | Önemsiz | Yalnızca renk katan bir ayrıntıdır. |
Yüz Yüze ve Dijital İletişim Ortamları: Karşılaştırma Yazısı
İletişim ortamı, iletinin göndericiden alıcıya ulaştığı yer ve yoldur. Yüz yüze sohbet, telefon konuşması, görüntülü görüşme, kısa mesaj, e-posta ve sosyal medya paylaşımı birer iletişim ortamıdır. Her ortam iletiyi farklı biçimde taşır. Yüz yüze konuşmada sözle birlikte yüz ifadesi, ses tonu ve beden dili de iletiye katılır. Yazılı dijital ortamda ise bu ipuçlarının çoğu kaybolur ve geriye yalnızca sözcükler, noktalama işaretleri ve simgeler kalır. 'Dijital Tayfa' konusunda bir 'şaka'nın kırgınlığa dönüşmesinin nedenlerinden biri de budur: Ekranda karşımızdakinin yüzünü göremediğimiz için kırıldığını da hemen fark edemeyiz.
Bu iki ortamı bir karşılaştırma yazısında ele alırken belli bir yol izleriz. Önce karşılaştıracağımız özellikleri belirleriz: duyguların aktarılması, iletinin kalıcılığı, yayılma hızı, yanlış anlaşılma olasılığı ve düzeltme imkânı. Ardından bu özelliklere göre benzerlikleri listeleriz. Her iki ortamda da saygı ve nezaket gerekir, konuşmaya selam ve hitapla başlanır, amaç ve karşıdaki kişi dikkate alınır. Sonra farklılıkları listeleriz. Yüz yüze söylenen söz havada kalır, yazılan mesaj ise kayıtlıdır. Yüz yüze bir yanlışı anında düzeltebiliriz; ekranda ise mesaj çoktan okunmuş ve paylaşılmış olabilir. Son olarak benzerlik ve farklılıklardan hareketle bir yargıya ulaşır, bu yargıyı yazımızın sonuç bölümünde kullanırız.
Karşılaştırma yazısında bağlayıcı sözcükler okurun yolunu aydınlatır. Benzerlik için 'her ikisinde de, benzer şekilde, aynı biçimde, gibi' sözleri kullanılır. Farklılık için ise 'ise, oysa, buna karşın, öte yandan, -e göre daha' sözleri kullanılır. Örnek bir paragraf: 'Yüz yüze konuşma da dijital yazışma da saygı ister. Her ikisinde de karşımızdakine selam verir, onu dinler ve kırıcı sözlerden kaçınırız. Ancak yüz yüze konuşmada sesimiz ve yüz ifademiz sözümüzü yumuşatır; dijital mesajda ise bu destek yoktur. Ayrıca yüz yüze söylenen bir söz o anda kalır, oysa bir mesaj ekran görüntüsüyle yıllarca saklanabilir. Bu nedenle dijital ortamda yazarken yüz yüze konuşmaya göre daha dikkatli olmalı, göndermeden önce sözlerimizi bir kez daha tartmalıyız.' Paragrafın son cümlesi, karşılaştırmanın ulaştığı yargıdır. Yazıyı bitirdikten sonra özel adların büyük harfle yazıldığını, eklerin kesmeyle ayrıldığını ve cümle sonlarına uygun noktalama işaretinin konduğunu kontrol ederiz.
| Karşılaştırma Ölçütü | Yüz Yüze İletişim | Yazılı Dijital İletişim |
|---|---|---|
| Duyguların aktarılması | Yüz ifadesi, ses tonu ve beden diliyle zengindir | Yalnız sözcük, noktalama ve simgelerle sınırlıdır |
| Kalıcılık | Söz o anda kalır | Mesaj kayıtlıdır, ekran görüntüsüyle saklanabilir |
| Yayılma hızı | Yalnız ortamdakiler duyar | Bir anda yüzlerce kişiye ulaşabilir |
| Yanlış anlaşılma | Daha azdır; ses tonu sözü destekler | Daha fazladır; şaka ciddi, ciddi söz kaba sanılabilir |
| Düzeltme imkânı | Kırgınlık hemen fark edilip özür dilenebilir | Mesaj silinse bile okunmuş ve paylaşılmış olabilir |
| Ortak kural | Selam, hitap, saygı, dinleme | Selam, hitap, saygı, dikkatli okuma |
Dijital Nezaket Sunumu: Düşünceyi Geliştirme Yollarını Konuşmada Kullanmak, Beden Dili ve Mekân
Bu hafta sınıf içinde 'Dijital Ortamda Nasıl Gülmeli?' başlıklı iki-üç dakikalık bir sunum yapıyoruz. Sunumu güçlü kılan şey, düşüncenin nasıl geliştirildiğidir. Konuşmacı önce hangi düşünceyi geliştirme yollarını kullanacağını belirler, sonra bunları birbiriyle ve söylemle uyumlu bir sıraya koyar. İyi bir sıralama çoğunlukla genelden özele ve sorundan çözüme ilerler. Tanımlama ile kavram açılır, örneklendirme ile somutlaşır, karşılaştırma ile fark netleşir. Tanık gösterme ve sayısal veriler düşünceye güvenilirlik kazandırır, en sonunda da sunum bir öneriyle bağlanır. Önemli olan, yolların rastgele art arda dizilmesi değil, her birinin bir öncekini tamamlamasıdır.
Örnek bir sunumun bölümleri şöyle kurulabilir: 'Siber zorbalık, birini dijital araçlarla bilerek ve tekrar tekrar incitmektir (tanımlama). Örneğin bir arkadaşımızın düştüğü anın videosunu sınıf grubuna atmak, o an komik görünse de böyle bir davranıştır (örneklendirme). Yüz yüze bir şakada arkadaşımızın yüzünü görür, kırıldığını fark edince özür dileriz; ekranda ise bunu fark etmeyiz bile (karşılaştırma). Atalarımız “Kılıç yarası geçer, dil yarası geçmez.” demiş (tanık gösterme). Sınıfımızda yaptığımız küçük ankette 30 kişiden 12'si izinsiz paylaşılan bir görüntüsü yüzünden üzüldüğünü söyledi; bu, sınıfın beşte ikisi demektir (sayısal veri). Öyleyse paylaşmadan önce üç soru soralım: İzin var mı? Ben olsam güler miydim? Yarın da incitmez mi? (öneri)' Görüldüğü gibi her cümle bir sonrakine zemin hazırlıyor ve hepsi aynı iletiye hizmet ediyor.
Sunumun etkisini yalnız sözler değil, beden dili ve mekân da belirler. Konuşmadan önce mekânın özelliklerine bakılır: Sınıf ne kadar büyük? En arkadaki öğrenci sesimizi duyacak mı? Akıllı tahtadaki görseli gövdemizle kapatıyor muyuz? Konuşma sırasında bütün sınıfla göz teması kurulur; bakış yalnız öğretmene ya da ön sıraya takılıp kalmaz. Eller cepte ya da kollar kavuşturulmuş değil, açık ve doğal durur. Önemli bir noktayı sayarken parmaklarla 'birinci, ikinci' diye gösterilebilir. Yüz ifadesi de söylemle uyumlu olmalıdır; incinen bir arkadaşın üzüntüsünü anlatırken gülümsemek sözün etkisini yok eder. Sunumun sonunda 'Sorusu olan arkadaşlarım var mı?' diyerek söz verilir. Sorular dikkatle dinlenip kısa ve açık biçimde cevaplanır, konuşma bir teşekkürle sonlandırılır.
| Sunum Adımı | Düşünceyi Geliştirme Yolu | Örnek Cümle Başlangıcı | Beden Dili |
|---|---|---|---|
| Açılış | Cevabı belli soru | 'Güldüğünüz bir şaka yüzünden birinin üzüldüğünü hiç düşündünüz mü?' | Sınıfı tarayan bakış, kısa bekleme |
| Kavramı açma | Tanımlama | 'Siber zorbalık, ... demektir.' | Sakin ses, açık eller |
| Somutlaştırma | Örneklendirme | 'Örneğin sınıf grubunda ...' | Anlatılan duruma uygun yüz ifadesi |
| Farkı gösterme | Karşılaştırma | 'Yüz yüze ...; ekranda ise ...' | İki eli iki seçenek gibi ayrı tutma |
| Güven kazandırma | Tanık gösterme ve sayısal veri | 'Atalarımız ... demiş.' / '30 kişiden 12'si ...' | Veriyi söylerken kısa duraklama |
| Kapanış | Öneri | 'Paylaşmadan önce üç soru soralım ...' | Göz teması, teşekkür, söz verme |
Öğüt Metnine Geçiş: Okuma Materyalini Seçmek ve Öğüt Vermenin Nezaketi
'Dijital Tayfa - Komik mi Şimdi?' metnini kapatırken elimizde aslında bir öğüt kaldı: Paylaşmadan önce düşün, kendini karşındakinin yerine koy. Haftanın ikinci yarısında bu temanın yeni metnine, 'Öğüt' adlı okuma metnine geçiyoruz. Metnin ayrıntılı çözümlemesini gelecek hafta sürdüreceğiz; bu hafta metne hazırlanıyor ve çözümleme araçlarımızı topluyoruz. Öğüt (nasihat), bir kişinin deneyiminden yola çıkarak başkasının iyiliği için söylediği yol gösterici sözdür. Öğüt veren metinler şiir, mektup, fabl, atasözü, deneme ya da bir büyüğün anlattığı anı gibi çok farklı türlerde karşımıza çıkabilir. Hepsinin ortak noktası, okura ya da dinleyene doğrudan veya dolaylı yoldan bir davranış önermesidir.
Yeni bir okuma metnine başlamadan önce materyal seçimini yönetiriz. Önce amacımızı belirleriz: Metni yalnız anlamak için mi, yoksa biçimini ve söz sanatlarını çözümlemek için mi okuyacağız? Süremiz bir ders saati mi, evde ikinci bir okuma yapabilecek miyiz? Ardından yardımcı kaynakları seçeriz. Anlamını bilmediğimiz eski ya da az kullanılan sözcükler için sözlük kullanırız; Türk Dil Kurumunun genel ağdaki sözlüğü güvenilir bir seçenektir. Öğütle ilgili atasözlerini karşılaştırmak için atasözleri ve deyimler sözlüğüne, metnin bölümlerini ya da dizelerini not etmek için çalışma kâğıdına başvururuz. Başlıktan tahmin yürütmek de iyi bir başlangıçtır: Öğüdü kim, kime veriyor olabilir? Hangi konuda? Sevgiyle mi, sitemle mi? Okuma sırasında tahminlerimizi kontrol eder, bir bölümü anlamazsak durup yeniden okuruz. Okumadaki üst bilişsel izleme budur.
Öğüt bir iletişim biçimi olduğu için onun da nezaket ve görgü kuralları vardır. İyi niyetli bir öğüt bile yanlış zamanda, yanlış yerde ya da kırıcı bir dille verilirse karşıdakini incitebilir. Öğüdü kabul edilebilir kılan şeyler şunlardır: kalabalık önünde değil, uygun bir anda ve baş başa konuşmak; emir kipi ve suçlama yerine öneri ve ben dili kullanmak; kendi deneyimimizi paylaşmak. 'Hep telefona bakıyorsun, bırak artık!' demek karşıdakini savunmaya iter. 'Ben de akşamları ekrana çok bakınca başım ağrıyor; yarın birlikte yürüyüşe çıkalım mı?' demek ise kapıyı aralık bırakır. Öğüt alırken de sözü kesmeden dinlemek, teşekkür etmek ve öğüdü düşünüp değerlendirmek gerekir. Öğüdü dinlemek onu körü körüne kabul etmek demek değildir. Ancak öğüt veren kişiyi kırmadan dinlemek bir görgü kuralıdır.
| Kırıcı Öğüt | Nazik Öğüt | Neden Daha Etkili? |
|---|---|---|
| 'Sen hiç ders çalışmıyorsun!' | 'Ben sınavdan önce kısa tekrarlar yapınca rahatlıyorum; istersen birlikte çalışalım.' | Suçlamak yerine deneyim ve öneri sunar. |
| (Kalabalığın önünde) 'Mesajların çok kaba!' | (Baş başa) 'Dünkü mesajın bana biraz sert geldi; belki sen öyle düşünmemişsindir.' | Uygun yer seçilmiş, karşıdakine açıklama fırsatı verilmiştir. |
| 'O videoyu hemen sil!' | 'O videoyu kaldırırsan Arda çok rahatlar bence.' | Emir yerine öneri vardır, karşıdakinin duygusu öne çıkarılır. |
| 'Ben sana demiştim!' | 'Olur böyle şeyler; bir dahakine birlikte düşünelim.' | Geçmişi yüze vurmak yerine geleceğe yönelir. |
Öğüt Veren Bir Şiiri Çözümlemeye Hazırlık: Biçim Özellikleri, Söz Sanatları ve Okur Öz Yansıtması
Öğüt veren metinlerin önemli bir bölümü şiir biçimindedir, çünkü şiirin ritmi ve ahengi öğüdü akılda kalıcı yapar. Bir şiiri çözümlerken önce biçim özelliklerine bakarız. Şiirin her bir satırına dize (mısra) denir. Dizelerin bir araya gelerek oluşturduğu bölüme nazım birimi denir; dört dizelik birim dörtlük, genel olarak da kıta diye adlandırılır. Halk şiirimizde ve birçok çağdaş şiirde hece ölçüsü kullanılır; bu ölçüde her dizedeki hece sayısı eşittir. Dizeler içinde okumayı kolaylaştıran küçük duraklamalara durak denir. Dize sonlarındaki ses benzerliğine uyak (kafiye), uyaktan sonra gelen aynı görevli ek ya da sözcüklerin tekrarına redif denir. Uyakların dörtlük içindeki sıralanışına da uyak düzeni adı verilir.
Bu bilgileri, bu hafta için hazırladığımız bir öğüt dörtlüğü üzerinde uygulayalım: 'Paylaşmadan önce bir dur, Kalbini dinle bir kere; Sözünü hep sevgiyle kur, Kırık söz düşmesin yere.' Her dize 8 hecedir: Pay-laş-ma-dan / ön-ce-bir-dur (4 + 4 = 8). Demek ki şiir 8'li hece ölçüsüyle yazılmıştır ve nazım birimi dörtlüktür. Birinci ve üçüncü dizeler 'dur / kur', ikinci ve dördüncü dizeler 'kere / yere' sözcükleriyle uyaklıdır. 'dur / kur' sözcüklerinde 'u' ve 'r' olmak üzere iki ses benzer; bu tam uyaktır. 'kere / yere' sözcüklerinde 'e, r, e' olmak üzere üç ses benzer; bu da zengin uyaktır. Uyaklar çapraz sıralandığı için uyak düzeni abab biçimindedir. Bu dörtlükte redif yoktur. Redifi görmek için şu iki dizeye bakalım: 'Bakma kimseye kötü gözlerinle / Kırma kimseyi acı sözlerinle'. Burada '-lerinle' ekleri her iki dizede aynı görevde tekrarlandığı için rediftir. Ondan önceki 'göz / söz' kökleri arasındaki 'öz' benzerliği ise uyaktır.
Biçimi çözümlemek tek başına yeterli değildir; biçim özelliklerinin birbiriyle ve metinle ilişkisini de ortaya koymalıyız. Örnek dörtlükte kısa ve eşit uzunluktaki dizeler, öğüdün bir tekerleme gibi kolayca akılda kalmasını sağlar. Çapraz uyak 'dur, kere, kur, yere' seslerini düzenli aralıklarla yineleyerek okura bir ritim kazandırır. Dizelerin emir kipiyle kurulması ('dur, dinle, kur') şiirin doğrudan okura seslenen bir öğüt olduğunu gösterir. Söz sanatları da öğüdü güçlendirir. 'Kalbini dinle' sözünde kalp, konuşan ve dinlenebilen bir varlık gibi düşünülmüş, ona insana özgü bir özellik verilmiştir (kişileştirme). 'Kırık söz düşmesin yere' dizesinde ise soyut bir kavram olan söz, kırılabilen ve yere düşebilen bir nesne gibi somutlaştırılmıştır. Bu anlatım, kırıcı sözün geri toplanamayacağını gözümüzün önüne getirir. Haftayı bitirirken okur kimliğimiz için öz yansıtma yaparız: Hangi metinde güçlüydüm, nerede zorlandım, bir sonraki okumada hangi tedbiri alacağım?
| Biçim Özelliği | Tanımı | Örnek Dörtlükte |
|---|---|---|
| Dize (mısra) | Şiirin her bir satırı | Dört dize: 'Paylaşmadan önce bir dur,' ... |
| Nazım birimi | Dizelerin oluşturduğu bölüm | Dörtlük (kıta) |
| Ölçü | Dizelerdeki hece sayısının eşitliği | 8'li hece ölçüsü (4 + 4) |
| Uyak | Dize sonlarındaki ses benzerliği | dur / kur (tam uyak), kere / yere (zengin uyak) |
| Redif | Uyaktan sonra tekrarlanan aynı görevli ek ya da sözcük | Bu dörtlükte yok |
| Uyak düzeni | Uyakların dörtlükteki sıralanışı | abab (çapraz uyak) |
Örnekler
Örnek 1Aşağıdaki örnek izleme akışını serim, düğüm ve çözüm bölümlerine ayırınız ve bölümler arasındaki bağlantıyı açıklayınız. 1) Selin, okulun bilim şenliği için arkadaşlarıyla tanıtım videosu hazırlar; herkes heyecanlıdır. 2) Arda, Selin'in yanlış söylediği bir kelimeyi videodan kesip 'Komik mi şimdi?' yazısıyla sınıf grubuna atar. 3) Video okulda yayılır. Selin şenlikte sunum yapmaktan vazgeçer, ekip sessizleşir. 4) Arda şenlik günü Selin'in boş kalan sunum köşesini görünce hatasını anlar. 5) Arda paylaşımı kaldırır ve Selin'den özür diler; ekip sunumu birlikte yapar.
Cevabı göster
1) Serim (1. sahne): Kişiler (Selin ve arkadaşları), ortam (bilim şenliği hazırlığı) ve ortamın havası (heyecan) tanıtılır. 2) Düğüm (2. ve 3. sahneler): Arda'nın izinsiz ve alaycı paylaşımı sorunu başlatır. Videonun yayılması, Selin'in sunumdan vazgeçmesi ve ekibin sessizleşmesiyle gerilim artar. Doruk nokta 3. sahnedir. 3) Çözüm (4. ve 5. sahneler): Arda'nın boş sunum köşesini görüp hatasını anlaması değişimi başlatır. Paylaşımın kaldırılması, özür ve ortak sunum sorunu sonuca bağlar. 4) Bölümler arası bağ: Serimdeki video hazırlığı, düğümdeki paylaşıma malzeme sağlar (neden). Düğümdeki kırgınlık ve boş kalan sunum köşesi, çözümdeki fark edişin nedenidir. Çözümdeki ortak sunum, serimdeki ekip ruhunu yeniden kurar; böylece metnin başı ile sonu birbirine bağlanır. 5) İleti: Bir şaka, şakanın konusu olan kişi gülemiyorsa komik değildir. Hatayı fark edip onarmak dostluğu kurtarır.
Örnek 2Bir izleme metnini izlerken aşağıdaki notları aldınız. Notları önemli ve önemsiz olarak sınıflandırınız ve önemli bilgilerle kısa bir yazılı özet yazınız. a) Kerem, kardeşi Ayşe'nin doğum gününde pastanın üzerine düştüğü anı videoya çekti. b) Pastanın üzerinde çilekler vardı. c) Kerem videoyu Ayşe'ye sormadan aile grubuna gönderdi. ç) Gruptaki bir akraba videoyu başka gruplara da gönderdi ve video Ayşe'nin okul arkadaşlarına ulaştı. d) Salon mavi balonlarla süslenmişti. e) Ayşe, arkadaşlarının videoyu izlediğini öğrenince çok üzüldü. f) Kerem, Ayşe'den özür diledi ve gruptakilerden videoyu silmelerini rica etti. g) Kerem o akşam en sevdiği yemeği yedi.
Cevabı göster
1) Ölçüt: 'Bu bilgi çıkarılırsa olay anlaşılır mı?' 2) Önemli bilgiler: a (olayın başlangıcı), c (sorunu başlatan izinsiz paylaşım), ç (sorunun büyümesi), e (sonuç), f (çözüm). 3) Önemsiz bilgiler: b, d ve g. Pastanın süsü, salonun balonları ve akşam yemeği olayın akışını ve iletiyi etkilemez. 4) Kronolojik sıra: a → c → ç → e → f 5) Yazılı özet: 'Kerem, kardeşi Ayşe'nin doğum gününde pastanın üzerine düştüğü anı videoya çeker ve Ayşe'ye sormadan aile grubuna gönderir. Video, gruptaki bir akrabanın paylaşmasıyla Ayşe'nin okul arkadaşlarına kadar ulaşır. Arkadaşlarının videoyu izlediğini öğrenen Ayşe çok üzülür. Bunun üzerine Kerem kardeşinden özür diler ve gruptakilerden videoyu silmelerini rica eder. Metin, aile içinde bile izinsiz paylaşımın birini incitebileceğini gösterir.' Kontrol: Özet üçüncü kişi ağzından, tek paragraf hâlinde ve yorum katılmadan yazılmıştır.
Örnek 3Görüntülü görüşme ile kısa mesajı (yazılı mesajlaşma) üç ölçüte göre karşılaştırınız. Benzerlik ve farklılıkları listeleyip ulaştığınız yargıyı içeren bir karşılaştırma paragrafı yazınız.
Cevabı göster
1) Ölçütler: (a) duyguların aktarılması, (b) cevap hızı, (c) kalıcılık. 2) Benzerlikler: Her ikisi de dijital ortamdır ve uzaktaki biriyle iletişim kurmayı sağlar. Her ikisinde de selam, hitap ve nezaket gerekir. 3) Farklılıklar: • (a) Görüntülü görüşmede yüz ifadesi ve ses tonu görülür; mesajda yalnız sözcükler ve simgeler vardır. • (b) Görüntülü görüşmede cevap anında gelir; mesajda cevap gecikebilir. • (c) Mesaj kayıtlı kalır; görüntülü görüşme ise kaydedilmedikçe kalıcı değildir. 4) Yargı: Hassas ve duygusal bir konuyu konuşmak için görüntülü görüşme, kısa ve bilgi amaçlı bir iletişim için mesaj daha uygundur. 5) Paragraf: 'Görüntülü görüşme de kısa mesaj da uzaktaki biriyle bağ kurmamızı sağlar ve her ikisinde de selam, hitap ve nezaket gerekir. Ancak görüntülü görüşmede karşımızdakinin yüzünü görür, ses tonunu duyarız; mesajda ise yalnızca sözcükler vardır. Görüntülü görüşmede cevap anında gelirken mesajda cevap gecikebilir. Ayrıca mesaj kayıtlı kalır, oysa görüntülü görüşme kaydedilmedikçe o anda kalır. Bu nedenle bir arkadaşımızla kırgınlık gibi hassas bir konuyu konuşacaksak görüntülü görüşmeyi, ödev saati gibi kısa bir bilgiyi soracaksak mesajı seçmeliyiz.'
Örnek 4Dijital nezaket konulu bir sunuma ait aşağıdaki cümlelerde hangi düşünceyi geliştirme yolunun kullanıldığını belirleyiniz. Ardından cümleleri sunumda uyumlu bir sıraya koyunuz ve sıralamanızı açıklayınız. A) Atalarımız “Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.” demiş. B) Dijital nezaket, internette ve mesajlaşmada uyulması gereken saygı kurallarının bütünüdür. C) Sınıfımızdaki 28 öğrenciden 21'i, tamamı büyük harfle yazılmış bir mesajı kızgınlık olarak algıladığını söyledi. Ç) Örneğin 'TOPLANTI YARIN!' yazan bir mesaj, okuyana bağırılıyormuş gibi gelir. D) Yüz yüze konuşmada sesimizi yumuşatabiliriz; mesajda ise bu görevi yazım ve noktalama üstlenir.
Cevabı göster
1) Kullanılan yollar: • A: Tanık gösterme (atasözüne başvurulmuştur). • B: Tanımlama (kavramın ne olduğu açıklanmıştır). • C: Sayısal verilerden yararlanma. 21 ÷ 28 = 0,75 olduğundan bu sonuç sınıfın dörtte üçü demektir. • Ç: Örneklendirme (somut bir mesaj örneği verilmiştir). • D: Karşılaştırma (yüz yüze konuşma ile mesaj karşılaştırılmıştır). 2) Uyumlu sıra: B → Ç → D → C → A 3) Açıklama: Önce kavram tanımlanır (B). Ardından tanım somut bir örnekle gösterilir (Ç). Örnekteki sorunun nedeni karşılaştırmayla açıklanır (D). Sayısal veri, sorunun sınıfta ne kadar yaygın olduğunu kanıtlar (C). Atasözü de bu düşünceyi ortak bir değere bağlayarak sunumu öneriye hazırlar (A). Böylece sunum genelden özele, sorundan çözüme doğru ilerler.
Örnek 5Aşağıdaki durumlarda verilen kırıcı öğütleri nezaket ve görgü kurallarına uygun biçimde yeniden söyleyiniz. Her birinde hangi kuralı uyguladığınızı belirtiniz. a) Efe, sınıf grubuna sürekli büyük harfle mesaj yazıyor. Sen grubun önünde 'Efe, bağırıp durma, terbiyesizlik bu!' yazıyorsun. b) Kardeşine: 'Yine oyun oynuyorsun, sen hiç akıllanmayacaksın!' c) Arkadaşın sunumda heyecanlanıp takıldı. Sunumdan hemen sonra herkesin önünde 'Sana hazırlan demiştim, rezil oldun!' diyorsun.
Cevabı göster
a) Efe'ye özel mesajla: 'Merhaba Efe, grupta mesajların büyük harfle görünüyor; okuyunca biraz bağırıyormuşsun gibi geliyor. Belki fark etmemişsindir, küçük harfle yazsan çok daha rahat okunur.' Uygulanan kurallar: Uygun yer seçildi (grup yerine baş başa), suçlama yerine açıklama ve öneri kullanıldı, karşıdakine iyi niyet payı bırakıldı. b) 'Ben de oyuna dalınca saatin nasıl geçtiğini anlamıyorum. İstersen bu akşam bir saat sınırı koyalım, sonra birlikte kitap okuyalım.' Uygulanan kurallar: Ben dili ve kendi deneyimini paylaşma, aşağılayıcı genelleme ('hiç akıllanmayacaksın') yerine somut ve birlikte yapılacak bir öneri. c) Sunumdan sonra baş başa kalınca: 'Konuyu çok iyi araştırmışsın, örneklerin güzeldi. Ben de heyecanlanınca takılıyorum; bir dahaki sunumdan önce birlikte prova yapalım mı?' Uygulanan kurallar: Uygun zaman ve yer, önce güçlü yönü söyleme, geçmişi yüze vurmak yerine geleceğe dönük öneri.
Örnek 6Aşağıdaki öğüt dörtlüğünün biçim özelliklerini (hece sayısı, ölçü, nazım birimi, uyak, redif, uyak düzeni) belirleyiniz. Dörtlüğün verdiği öğüdü açıklayınız ve biçim özelliklerinin öğütle ilişkisini gösteriniz. 'Ekran başında saatler Akar gider, sen bilmezsin; Kalk, bir bak dostlarına da, Dostsuz kalırsan gülmezsin.'
Cevabı göster
1) Hece sayıları: • Ek-ran-ba-şın-da-sa-at-ler = 8 • A-kar-gi-der-sen-bil-mez-sin = 8 • Kalk-bir-bak-dost-la-rı-na-da = 8 • Dost-suz-ka-lır-san-gül-mez-sin = 8 2) Ölçü: Her dize 8 hece olduğu için 8'li hece ölçüsü kullanılmıştır. Nazım birimi dörtlüktür. 3) Uyak ve redif: İkinci ve dördüncü dizeler 'bilmezsin / gülmezsin' sözcükleriyle biter. Bu sözcüklerde '-mez' olumsuzluk eki ve '-sin' kişi eki aynı görevde tekrarlanır; '-mezsin' rediftir. Geriye kalan 'bil / gül' köklerindeki 'l' sesi uyaktır. Tek ses benzediği için bu yarım uyaktır. 4) Uyak düzeni: Birinci ve üçüncü dizeler uyaksızdır, ikinci ve dördüncü dizeler uyaklıdır: xaxa (abcb). 5) Öğüt: Ekran başında zamanın fark edilmeden geçtiği, dostlarla vakit geçirmenin ihmal edilmemesi gerektiği öğütlenir. 6) Biçim-anlam ilişkisi: Eşit uzunluktaki kısa dizeler ve '-mezsin' redifi öğüdü ritimli ve akılda kalıcı yapar. 'Kalk, bir bak' emirleri okura doğrudan seslenir. 'Saatler akar gider' sözünde zaman akan bir su gibi düşünülmüş, soyut zaman somutlaştırılarak fark edilmeden geçişi gözümüzün önüne getirilmiştir.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Olay örgüsünde sorunun ortaya çıktığı ve gerilimin giderek arttığı bölüm aşağıdakilerden hangisidir?
Düğüm bölümünde sorun ortaya çıkar, merak ve gerilim artar; gerilimin en yüksek olduğu an doruk noktadır. Serim kişileri ve ortamı tanıtır, çözüm sorunu sonuca bağlar. Sonuç ise bilgilendirici metinlerin bitiş bölümünün adıdır.
2Bir izleme metninin yazılı özetinde aşağıdaki bilgilerden hangisine yer verilmesi gerekmez?
Tişörtün rengi çıkarıldığında olay ve ileti eksiksiz anlaşılmaya devam eder; bu yüzden önemsiz bir ayrıntıdır. Diğer seçeneklerdeki bilgiler sorunun başlangıcını, büyümesini ve çözümünü gösteren temel halkalardır.
3'Bakma kimseye kötü gözlerinle / Kırma kimseyi acı sözlerinle' dizelerinde redif aşağıdakilerden hangisidir?
Dize sonlarındaki 'gözlerinle / sözlerinle' sözcüklerinde '-ler' (çoğul), '-in' (iyelik) ve '-le' (ile) ekleri aynı görevde tekrarlanır; bu yüzden '-lerinle' rediftir. 'öz' benzerliği uyaktır. C ve D seçeneklerindeki sözcükler dize sonunda yer almaz.
4Aşağıdakilerden hangisi öğüt verirken uyulması gereken nezaket ve görgü kurallarına en uygundur?
C seçeneğinde ben dili, kendi deneyimini paylaşma ve birlikte yapılacak bir öneri vardır. A seçeneği korkutma ve tehdit içerir. B seçeneğinde kişi kalabalığın önünde suçlanmıştır. D seçeneğinde ise geçmiş yüze vurulmuş ve 'hiç' diyerek genelleme yapılmıştır.
5Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.
- Bir izleme metninde müziğin ya da mekânın değişmesi, yeni bir bölüme geçildiğinin işareti olabilir.
İzleme metinlerinde bölüm geçişleri çoğu zaman müzik, mekân ve zaman değişimiyle ya da ekranın kararmasıyla gösterilir.
- Yazılı özette metindeki cümleler olduğu gibi aktarılmalı ve özetin içine kişisel yorum eklenmelidir.
Özet kendi cümlelerimizle yazılır ve içine yorum karıştırılmaz. Yorum yapılacaksa özetten sonra ayrıca belirtilir.
- Yüz yüze iletişimde ses tonu ve yüz ifadesi iletiye katkı sağlar; yazılı dijital iletişimde ise bu ipuçlarının çoğu kaybolur.
Yazılı dijital ortamda geriye yalnızca sözcükler, noktalama ve simgeler kalır. Bu yüzden mesajlar daha kolay yanlış anlaşılabilir.
- Bir şiirde dize sonlarında tekrarlanan aynı görevli eklere uyak denir.
Dize sonlarında tekrarlanan aynı görevli ek ya da sözcüklere redif denir. Uyak, rediften önce gelen ses benzerliğidir.
- Her dizesi 8 heceden oluşan bir dörtlük, hece ölçüsüyle yazılmıştır.
Hece ölçüsünde her dizedeki hece sayısı eşittir. Dizeleri 8 hece olan bir dörtlük 8'li hece ölçüsüyle yazılmıştır.
- Bir izleme metninde müziğin ya da mekânın değişmesi, yeni bir bölüme geçildiğinin işareti olabilir.
6Aşağıdaki kavramları doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Olay örgüsünde sorunun sonuca bağlandığı ve iletinin belirginleştiği bölüme denir.
- Öyküleyici metinlerin özetinde olaylar oluş sırasına, yani akışa uygun olarak sıralanır.
- Karşılaştırma yazısının sonunda benzerlik ve farklılıklardan hareketle ulaşılan ifade edilir.
- Şiirin her bir satırına dize ya da denir.
- Dize sonlarındaki ses benzerliğine denir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Bir arkadaşın, sınıf grubunda başka bir öğrencinin komik çıkmış fotoğrafını paylaşmak üzere olduğunu sana yazdı. Ona gönderilecek nazik bir öğüt mesajı yazınız. Mesajınızda (1) uygun selam, hitap ve sonlandırma, (2) ben dili ve öneri, (3) en az iki düşünceyi geliştirme yolu (örneğin örneklendirme ve karşılaştırma), (4) yazım ve noktalama kurallarına uyum bulunsun. Ardından yazma sürecinize yönelik kısa bir öz yansıtma yapınız.
1. ipucu: 1. adım: Amacınızı (arkadaşınızı kırmadan paylaşımdan vazgeçirmek), hedef kitlenizi (yakın arkadaşınız) ve ortamı (özel mesaj) belirleyin. Mesajı selam ve hitapla açın, hitaptan sonra virgül koyun.
2. ipucu: 2. adım: Emir yerine ben diliyle bir öneri kurun. Kendi yaşadığınız ya da bildiğiniz bir durumu örnek verin ve yüz yüze şaka ile gruptaki paylaşımı karşılaştırın. Mesajı teşekkür ya da iyi dilekle ve adınızla bitirin.
3. ipucu: 3. adım: Göndermeden önce mesajı yeniden okuyun: Özel adlar büyük harfle mi başlıyor, ekler kesmeyle ayrılmış mı, '-ki' ve 'mi' doğru yazılmış mı, üst üste ünlem var mı? Son olarak güçlü yönünüzü, gelişmeye açık yönünüzü ve alacağınız tedbiri yazın.
Cevap: Örnek mesaj: 'Merhaba Deniz, Az önce Bora'nın fotoğrafını gruba atacağını yazdın. Bence önce ona bir sorsan çok iyi olur. Geçen ay benim de tiyatro provasındaki bir fotoğrafım gruba atılmıştı; herkes gülerken ben o gün kimseyle konuşmak istememiştim. (örneklendirme) Yüz yüze bir şakada Bora'nın yüzünü görür, hoşuna gitmediyse hemen vazgeçerdin. Grupta ise fotoğraf bir anda herkese ulaşır ve onu geri alamazsın. (karşılaştırma) Bora da gülerse fotoğrafı birlikte paylaşırız, ne dersin? Anlayışın için teşekkür ederim, yarın görüşürüz. Elif' Kontrol: • Selam ve hitap ('Merhaba Deniz,') ile sonlandırma (teşekkür, iyi dilek, ad) var. • Emir yerine ben diliyle öneri kurulmuş ('Bence önce ona bir sorsan çok iyi olur.'). • Örneklendirme ve karşılaştırma uyumlu biçimde kullanılmış; ikisi de aynı öğüde hizmet ediyor. • Özel adlar büyük harfle başlıyor ve ekler kesmeyle ayrılmış ('Bora'nın'). Soru cümlesi tek soru işaretiyle bitiyor, ünlem abartılmamış. Öz yansıtma: 'Güçlü yönüm: Kendi deneyimimi örnek verdiğim için mesajım samimi oldu. Gelişmeye açık yönüm: İlk taslakta 'Sakın atma!' diye emir cümlesiyle başlamıştım. Tedbir: Bundan sonra mesajlarımı göndermeden önce emir cümlelerini bulup öneriye çevireceğim. Bu mesajı ve ilk taslağımı seçki dosyama ekleyeceğim.'
Kısaca
- Olay Örgüsü: Öyküleyici bir izleme metni serim, düğüm ve çözüm bölümlerinden oluşur. Bölümler birbirine neden-sonuç zinciriyle bağlanır. Müzik, mekân ya da zamanın değişmesi bölüm sınırlarını haber verir.
- Yazılı Özet: Önemli ve önemsiz bilgiler 'Bu bilgi çıkarılırsa olay anlaşılır mı?' sorusuyla ayrılır. Önemli bilgiler kronolojik akışa uygun olarak, kendi cümlelerimizle ve yorum katmadan tek paragrafta yazılır.
- İletişim Ortamları: Yüz yüze iletişimde ses tonu ve yüz ifadesi sözü destekler. Yazılı dijital iletişim ise kalıcı, hızla yayılan ve yanlış anlaşılmaya açık bir ortamdır. Karşılaştırma yazısı, bu benzerlik ve farklılıklardan yola çıkarak bir yargıya ulaşır.
- Sunum: Tanımlama, örneklendirme, karşılaştırma, tanık gösterme ve sayısal veri, genelden özele ve sorundan çözüme uzanan uyumlu bir sırayla kullanıldığında konuşma ikna edici olur. Göz teması, açık duruş ve içerikle uyumlu yüz ifadesi sözün etkisini artırır.
- Öğüt ve Nezaket: Öğüt, deneyime dayanan yol gösterici sözdür. Uygun yer ve zamanda, emir ve suçlama yerine öneri ve ben diliyle verilen öğüt karşıdakini kırmadan etkiler.
- Şiirin Biçimi: Dize, nazım birimi, hece ölçüsü, uyak, redif ve uyak düzeni şiirin biçim özellikleridir. Bu özellikler öğüdün ritimli ve akılda kalıcı olmasına hizmet eder.
Bu dersin öteki kaynakları
- 7. Sınıf Türkçe Yıllık Planı (2026-2027) Yıllık plan
- Türkçe Dersi Öğretim Programı (ortaokul) Öğretim programı
- 7. Sınıf Türkçe Ortak Yazılı Senaryoları (1. dönem, 2026-2027) Yazılı senaryosu
- Türkçe 7.Sınıf Ders Kitabı (1.Kitap) Ders kitabı
- Türkçe 7.Sınıf Ders Kitabı (2.Kitap) Ders kitabı
- 7. Sınıf Türkçe Günlük Planları (2026-2027) Ders planı
- 7. Sınıf Türkçe 1. Hafta Çalışma Kâğıdı: Martı Jonathan Livingston: Metnin Bölümleri, Noktalı Virgül ve E-posta Çalışma kâğıdı
- 7. Sınıf Türkçe 4. Hafta Çalışma Kâğıdı: Gençliğin Kıymeti: Hedef Sunumu ve Sebep-Sonuç Metin Yapısı Çalışma kâğıdı
- 7. Sınıf Türkçe 3. Hafta Çalışma Kâğıdı: Gençliğin Kıymeti: Tahmin Etme, Düşünceyi Geliştirme Yolları, İkilemeler ve Üç Nokta Çalışma kâğıdı
- 7. Sınıf Türkçe 7. Hafta Çalışma Kâğıdı: Bayrağımızın Altında: Şiirde Ana Duygu, Söz Sanatları ile Fiillerde Kip, Kişi ve Anlam Kayması Çalışma kâğıdı
- 7. Sınıf Türkçe 8. Hafta Çalışma Kâğıdı: Mustafa 1881-1920 Tarihe Atılan İmza: Biyografi/Anı Metni Çözümleme, Çekim Ekleri ve Anlam Kayması, Örtülü Anlam ve Söz Varlığı (T.D.7.2) Çalışma kâğıdı
- 7. Sınıf Türkçe 2. Hafta Çalışma Kâğıdı: Martı Jonathan Livingston: Problem Çözme, İzlediğini Değerlendirme, E-postaya Cevap ve Sunum Hazırlığı Çalışma kâğıdı
- 7. Sınıf Türkçe 5. Hafta Çalışma Kâğıdı: Sen Sor O Yanıtlasın — Sporda ve Yaşamda Hedefe Odaklan: Dinleme Stratejileri, Mülakat-Röportaj, Örtülü Anlam ve Cümlede Anlam (T.D.7.1, T.O.7.2, T.Y.7.3) Çalışma kâğıdı
- 7. Sınıf Türkçe 6. Hafta Çalışma Kâğıdı: Adını Göklere Yazdıran Çocuk & Bayrağımızın Altında: Motivasyon, Zaman Yönetimi, Metin Karşılaştırma, Çözümleme, Özetleme ve Fiiller (T.O.7.1 & T.D.7.2) Çalışma kâğıdı
- 7. Sınıf Türkçe 9. Hafta Çalışma Kâğıdı: 2. Tema: Bir Hilal Uğruna — Mustafa 1881-1920 Tarihe Atılan İmza, Düşünceyi Geliştirme Yolları, Söz Sanatları ve Fiillerde Kip-Kişi Ekleri Çalışma kâğıdı
- 7. Sınıf Türkçe 10. Hafta Çalışma Kâğıdı: 2. Tema: Bir Hilal Uğruna — Millî Mücadele Sergisi / Kahraman Çocuklar, Fiillerde Anlam Kayması (Zaman/Kip Kayması), Yazım Kuralları ve Söz Sanatları (T.D.7.2 / T.O.7.5) Çalışma kâğıdı
- 7. Sınıf Türkçe 11. Hafta Çalışma Kâğıdı: Millî Mücadele Sergisi / Kahraman Çocuklar (Bölüm 2): Yapılarına Göre Fiiller (Basit, Türemiş, Birleşik), Ek-Fiil ve Düşünceyi Geliştirme Yolları (T.D.7.17 / T.Y.7.21) Çalışma kâğıdı
- 7. Sınıf Türkçe 12. Hafta Çalışma Kâğıdı: Mustafa Kemal'in Kağnısı (Dinleme/İzleme Metni) ve Tema Değerlendirmesi: Şiirde Ahenk, Kip ve Kişi Ekleri, Anlam Kayması ve Birleşik Çekimli Fiiller (T.D.7.2 / T.O.7.18) Çalışma kâğıdı
- 7. Sınıf Türkçe 13. Hafta Çalışma Kâğıdı: Eskici Metni (Refik Halit Karay): Ana Duygu, Hikâye Unsurları, Zarflar (Durum, Zaman, Miktar, Yer-Yön, Soru Zarfları) ve Anlatım Uygulamaları (T.D.7.1 / T.O.7.5) Çalışma kâğıdı
- 7. Sınıf Türkçe 14. Hafta Çalışma Kâğıdı: Eskici ve Ya Hayır Söyle.. Metinleri: İletişim, Nezaket Kuralları, Düşünceyi Geliştirme Yolları, Söz Sanatları ve Zarflar Çalışma kâğıdı