İçeriğe geç

8. sınıf · Türkçe · 5. hafta (12-16 Ekim 2026)

Bu Vatan Kimin?: Konu, Ana Duygu, Söz Sanatları ve Yüklem

Millî Mücadele ve Atatürk teması · Konu özeti

Etkinlikler
Bu hafta

Geçen hafta Mükerrem Kâmil Su’nun metnini dinleyip özetlemeyi ve fiilimsileri çalıştın. Bu hafta yeni temaya geçecek, Orhan Şaik Gökyay’ın “Bu Vatan Kimin?” şiirini okuyacak; konuyu, ana duyguyu ve söz sanatlarını belirleyecek, cümlenin yüklemini bulmayı öğreneceksin.

Şiiri türün özelliğine göre oku

Millî Mücadele ve Atatürk temasının ilk metni, Orhan Şaik Gökyay’ın “Bu Vatan Kimin?” adlı şiiridir. Okumadan önce Millî Mücadele konulu şiirleri araştırıp bulduklarını sınıfta arkadaşlarınla paylaşırsın. “Vatan” sözcüğünün sende uyandırdığı duyguları ve düşünceleri önceden düşünmen de şiire hazırlıklı başlamanı sağlar.

Şiir okurken türün özelliklerine dikkat edersin: Şiir dörtlüklerden, dörtlükler de dizelerden kurulur. Bu şiirde altı dörtlük vardır. Şiirin adı bir sorudur ve her dörtlük bu soruya yeni bir yanıt ekler: Vatan, uğrunda mücadele edenlerin ve fedakârlık gösterenlerindir. Dörtlüklerin hepsi üç noktayla biter; sesli okurken bu işaretin yerinde kısa bir duraklama yapmak anlamı duyurur.

Şiiri sesli okuduktan sonra ezberleyip arkadaşlarınla söz korosu biçiminde seslendirebilirsin. Söz korosunda metin ezberlenir ve arkadaşlarla birlikte seslendirilir. Şiirle ilgili sorulara da önce sözlü yanıt verirsin; örneğin bir dörtlüğü neden beğendiğini ya da bir toprağı vatan yapan şeylerin neler olduğunu gerekçeleriyle söylersin.

Sözcüğün anlamını sözlükle doğrula

Şiirde anlamını bilmediğin sözcüklerle karşılaşabilirsin. Önce sözcüğün çevresindeki ipuçlarından anlamını tahmin eder, sonra sözlükteki açıklamayla karşılaştırırsın. Şiirdeki sekiz sözcükten ilk dördü şöyledir: şahlanmak, atın ön ayaklarını kaldırıp arka ayakları üstünde durmasıdır; hudut, bir şeyin ulaşabileceği son noktadır, yani sınırdır; bağır, göğüstür; gazâ, dinî bir amaç uğruna yürütülen kutsal savaştır.

Öbür dördü de şunlardır: yakut, koyu kırmızı renkli, saydam ve değerli bir taştır; ziyade, çok, daha çok ya da fazla demektir; gazi, savaştan sağ dönen kişidir; hasım ise düşman ya da bir oyunda, davada veya yarışta karşı taraftır.

Sözcüğün anlamını doğru kavramak, dizeyi doğru yorumlamanın ilk adımıdır. Anlamı yanlış tahmin edip sözlükle denetlemezsen yorumun da yanlış yöne gidebilir.

şahlanmakAtın arka ayakları üstünde durmasıhudutUlaşılabilecek son nokta; sınırbağırGöğüsgazâDinî amaçla yürütülen kutsal savaşyakutKoyu kırmızı, saydam, değerli taşziyadeÇok, daha çok, fazlagaziSavaştan sağ dönen kişihasımDüşman; oyunda, yarışta karşı tarafSözcükSözlükteki anlamı

Konu ve ana duyguyu belirle

Konu, metnin üzerinde durduğu şeyi gösterir; ana duygu ise metnin bütününe yayılan ve okurda uyanan temel duygudur. Konuyu “Metin neyi anlatıyor?” sorusuyla, ana duyguyu “Metin bana nasıl bir duygu yaşatıyor?” sorusuyla bulursun.

Bu şiirin konusu vatan ve onun uğruna mücadele edenlerdir. Ana duygusu, vatan sevgisi ile bu uğurda canını ortaya koyanlara duyulan saygı ve hayranlıktır. Şair altı dörtlük boyunca farklı anlatımlarla aynı duyguyu işler; son dörtlükte ise bu sevginin boş bir söz olmadığını vurgular.

Ana duyguyu belirlerken tek bir dörtlüğe bakmak yetmez. Bir dörtlükte öne çıkan coşku ya da hüzün şiirin bütününü temsil etmeyebilir; bu yüzden bütün dörtlüklerde tekrar eden duyguyu ara.

Söz sanatları: kişileştirme ve benzetme

Şiirde iki söz sanatı öne çıkar: kişileştirme (teşhis) ve benzetme (teşbih). Kişileştirmede nehir, dağ gibi insan olmayan varlıklara insana özgü nitelikler verilir. Şair nehirlere “gazi”, dağlara “kahraman” diyerek onları birer insan gibi anar; bu bir kişileştirmedir.

Benzetmeyi daha önce çalıştığın için burada yalnız şiirdeki örneğe bakarsın. Şiirde vatanın taşları yakuta benzetilmiştir. Yakut değerli bir taş olduğu için ortak özellik, değerli olmaktır. Anlatılan şey vatanın taşları, kendisine benzetilen şey ise yakuttur.

İkisini şöyle ayırt edersin: Bir varlığa insanın niteliği veriliyorsa kişileştirme, iki şey ortak bir özellik üzerinden yan yana getiriliyorsa benzetme vardır. Bir cümlede ikisi birlikte de bulunabilir.

Kişileştirme (teşhis)İnsan olmayan varlıklarNehirler, dağlarinsan niteliği verilirgazi, kahramanİnsana özgü niteliklerSonuç: kişileştirmeBenzetme (teşbih)Anlatılan şeyVatanın taşlarıbenzetilirYakutKendisine benzetilen şeyOrtak özellik: değerliSonuç: benzetmeMavi: anlatılan varlık ya da şey.Turuncu: ona verilen nitelik ya da benzetilen şey.Yeşil: benzetmede iki şeyi birbirine bağlayan ortak özellik.Mor: söz sanatının adı.

Akrostiş: baş harfler bir sözcük kurar

Akrostişte her dize, seçilen konu sözcüğünün sıradaki harfiyle başlar. Dizelerin baş harfleri alt alta okunduğunda konu sözcüğü ortaya çıkar. “Vatan sevgisi” konulu bir akrostişte iki sözcüğün harfleri sırayla alt alta dizilir ve her harf bir dizenin başına gelir.

Konu iki sözcükten oluştuğu için harfler iki grup kurar: VATAN için beş, SEVGİSİ için yedi dize gerekir; toplam on iki dize olur. Sözcükler arasında bir boşluk bırakmak, hangi harfin hangi sözcüğe ait olduğunu gösterir.

Akrostişte iki ölçüt birlikte aranır: Dize doğru harfle başlamalı ve konuyla ilgili olmalıdır. Harfe uyan ama konudan kopuk bir dize ya da konuya uyan ama yanlış harfle başlayan bir dize akrostişi bozar.

VdizeAdizeTdizeAdizeNdizeVATAN5 dizeSdizeEdizeVdizeGdizeİdizeSdizeİdizeSEVGİSİ7 dizeToplam: 12 dize

Cümlenin yüklemini bul

Cümlenin ögelerini ayırt etmeye yüklemle başlarsın. Yüklem, cümlede yargı bildiren ögedir; yani cümlenin söylediği iş, oluş ya da durum yüklemde bulunur. “Köylüler meydanda toplandı.” cümlesinde yargıyı “toplandı” taşır: Cümle, köylülerin toplanma işini bildirir.

Yüklem çoğu zaman kip ve kişi eki almış çekimli bir fiildir. Cümlede fiilimsi de bulunabilir; ancak fiilimsi cümlede isim, sıfat ya da zarf görevindedir. “Bayrağı göndere çekerek meydandan ayrıldı.” cümlesinde “çekerek” zarf-fiildir ve ayrılma eyleminin nasıl yapıldığını bildirir; yargıyı “ayrıldı” taşır.

Yüklem her zaman fiil değildir. Bir ad ya da nitelik bildiren sözcükler de yargı taşıyabilir. “Bu şiir unutulmaz bir eserdir.” cümlesinde çekimli fiil yoktur, ama “unutulmaz bir eserdir” öbeği şiirin ne olduğunu bildirir ve yüklem odur. Yüklemi ararken önce cümlenin bildirdiği yargıyı bul, sonra onu kuran sözcüklerin altını çiz.

Köylülermeydandatoplandıyüklem: çekimli fiilBayrağı göndereçekerekzarf-fiil: yüklem değilmeydandanayrıldıyüklem: çekimli fiilBu şiirunutulmaz bir eserdiryüklem: yargıyı ad öbeği taşırYüklemFiilimsi (yüklem değil)Diğer sözcükler

Örnekler

  1. Örnek 1Bir şiirde köy meydanında bayrağın göndere çekildiği, herkesin başını gururla kaldırdığı ve geçmişte emek verenlerin saygıyla anıldığı anlatılıyor. Defne, şiirin konusunu “gurur”, ana duygusunu ise “bayrak töreni” olarak belirledi. Defne’nin belirlemesinde nasıl bir karışıklık var? Doğru belirlemeyi gerekçesiyle söyle.

    Cevabı göster

    Defne, konu ile ana duyguyu birbirinin yerine koymuş. Konu, şiirde ne anlatıldığıdır: köy meydanında bayrağın göndere çekilişi ve geçmişte emek verenlerin anılması. Ana duygu ise şiirin bütününde hissedilen temel duygudur: gurur ve saygı. Doğrusu şöyledir: Konu “bayrak töreni”, ana duygu “gurur ve saygı”dır. “Şiir neyi anlatıyor?” sorusu konuyu, “Şiir bana nasıl bir duygu yaşatıyor?” sorusu ana duyguyu bulmanı sağlar.

  2. Örnek 2Hakan, “Güneş, parlak bir altın tepsi gibi gökyüzüne yükseldi.” cümlesinde kişileştirme olduğunu söyledi. Hakan’ın söylediği doğru mu? Cümledeki söz sanatını ve dayanağını açıkla.

    Cevabı göster

    Hakan’ın söylediği doğru değil. Cümlede güneşe insana özgü bir nitelik ya da davranış verilmemiştir; bu yüzden kişileştirme yoktur. Güneş (anlatılan şey), parlak olması yüzünden altın bir tepsiye (kendisine benzetilen şey) benzetilmiştir; iki şey “gibi” sözcüğüyle yan yana getirildiği için cümledeki söz sanatı benzetmedir.

  3. Örnek 3“Dağın zirvesine ulaşan askerler, bayrağı dikerek sevinçle bağırdı.” cümlesinde “ulaşan”, “dikerek” ve “bağırdı” sözcüklerinden hangisi yüklemdir? Diğer ikisinin yüklem olmadığını nasıl gösterirsin?

    Cevabı göster

    Yüklem “bağırdı”dır. Bu sözcük geçmiş zaman kipi eki almış çekimli bir fiildir ve cümlenin yargısını bildirir. “Ulaşan”, askerleri niteleyen bir sıfat-fiildir; “dikerek” ise bağırma eyleminin nasıl yapıldığını bildiren bir zarf-fiildir. İkisi de kip ve kişi eki almadığı için yargıyı taşımaz.

  4. Örnek 4Selin, “Dedem cesur bir askerdi.” cümlesinde fiil bulamadığı için “Bu cümlenin yüklemi yoktur.” dedi. Selin’in söylediği doğru mu? Cümlenin yargısını hangi sözcükler bildiriyor?

    Cevabı göster

    Selin’in söylediği doğru değil. Yüklem her zaman fiil olmaz; ad ya da nitelik bildiren sözcükler de yargı taşıyabilir. Bu cümlede “cesur bir askerdi” öbeği dedemin ne olduğunu bildirir; yargıyı bu öbek taşır ve yüklem odur. Cümlede çekimli fiil bulunmaması, yüklemin bulunmadığı anlamına gelmez.

  5. Örnek 5Bir öğrenci “YURT” sözcüğüyle, konusu yurt sevgisi olan şu akrostişi hazırladı: “Yıllar geçse de unutulmaz kahramanlar / Askerler umutla yürüdü sınırlara / Rüzgâr bile selam verdi bayrağına / Tüm marketlerde fiyatlar değişti.” Bu akrostişte hangi dizeler sorunludur? Her birinin hangi ölçüte uymadığını açıkla.

    Cevabı göster

    İkinci ve dördüncü dizeler sorunludur. İkinci dize A harfiyle başlıyor; oysa YURT sözcüğünün ikinci harfi U olduğundan dize U ile başlamalıydı, bu yüzden dize baş harf ölçütüne uymuyor. Dördüncü dize doğru harf olan T ile başlıyor, ama marketlerdeki fiyatlardan söz ettiği için yurt sevgisi konusuyla ilgisiz; konu ölçütüne uymuyor. Birinci ve üçüncü dizeler hem harfe hem konuya uyuyor.

  6. Örnek 6“Hasım” sözcüğü iki cümlede geçiyor. (1) “Sınırı aşmaya çalışan hasmı geri püskürttüler.” (2) “Satranç turnuvasında hasmıyla el sıkışıp oyuna başladı.” Sözlükteki iki anlamdan (düşman; oyunda, davada ya da yarışta karşı taraf) hangisi hangi cümleye uyar? Seni bu sonuca götüren ipuçları nelerdir?

    Cevabı göster

    (1) numaralı cümlede “sınırı aşmaya çalışan” ve “geri püskürttüler” ifadeleri bir savaş durumunu gösterdiği için hasım “düşman” anlamındadır. (2) numaralı cümlede “satranç turnuvası”, “el sıkışıp” ve “oyuna başladı” ifadeleri bir oyunu gösterdiği için hasım “oyunda karşı taraf” anlamındadır. Aynı sözcük bağlama göre farklı anlam kazanabilir; bu yüzden önce çevredeki sözcüklere bakar, sonra tahminini sözlükle denetlersin.

Etkinlikler

Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.

  1. 1Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kişileştirme (teşhis) sanatı vardır?

  2. 2“Geçen yıl köyümüze gelen komutan, bayrağı törenle ___.” cümlesini anlamına uygun biçimde tamamlayan yüklem hangisidir?

  3. 3Şiirde vatanın sahipleri sayılırken hangi ortak özellik öne çıkıyor?

  4. 4Aşağıdaki ifadeler doğru mu, yanlış mı?

    • Şiir altı dörtlükten kuruludur.
    • Kişileştirmede iki şey, ortak bir özellik yüzünden birbirine benzetilir.
    • Söz korosunda metin ezberlenir ve arkadaşlarla birlikte seslendirilir.
    • Yüklem, cümlede eylemi yapan ögeyi bildirir.
  5. 5Sözcükleri anlamlarıyla eşleştir.

    Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.

  6. 6Kelimeleri uygun boşluklara yerleştir. Bir kelime artacak.

    1. Bu ülkenin kuzeydeki çizgisi sıradağlardan geçer.
    2. Bu fedakârlığa ne kadar teşekkür etsek değildir.
    3. Şiirde geçen sözcüğü, dinî bir amaç uğruna yürütülen kutsal savaş demektir.
  7. 7“Rüzgâr, ağaçların kulağına bir şey fısıldadı; yapraklar da kırmızı bir yangın gibi dallara yayıldı.” cümlesinde hangi ifade hangi söz sanatını gösterir? Her birini gerekçesiyle açıkla.

  8. 8Ayşe, “Köylüler sel gelmeden ambarı boşalttı.” cümlesinden “boşalttı” sözcüğünü çıkardı ve geriye kalan sözcüklerin cümle olarak tamamlanmadığını, anlamın yarım kaldığını fark etti. Bu deney yüklemin cümledeki görevi hakkında ne gösterir?

Kısaca

  • Şiir dörtlüklerden, dörtlükler de dizelerden kurulur; okurken dörtlük sonlarındaki noktalamaya dikkat edilir, anlamını bilmediğin sözcüğün anlamı tahmin edilip sözlükle denetlenir.
  • Konu, metnin ne anlattığıdır; ana duygu, metnin bütününde hissedilen temel duygudur. Bu şiirin konusu vatan ve onun uğruna mücadele edenler, ana duygusu vatan sevgisi ile saygı ve hayranlıktır.
  • Kişileştirmede insan olmayan varlığa insana özgü nitelik verilir; benzetmede iki şey ortak bir özellik üzerinden yan yana getirilir.
  • Akrostişte dizelerin baş harfleri alt alta okunduğunda konu sözcüğü çıkar; her dize hem harfe hem konuya uymalıdır.
  • Yüklem, cümlede yargı bildiren ögedir; çoğunlukla çekimli bir fiildir, ama yargıyı taşıyan bir ad öbeği de olabilir. Fiilimsi yüklem aramada çeldirici olur.

Bu dersin öteki kaynakları