Geçen hafta bir şiiri konu, ana duygu ve söz sanatları yönünden inceledin ve yüklemi bulmayı çalıştın. Bu hafta Çanakkale Savaşları’ndan bir olayı anlatan metni okuyacak, 5N1K soruları kuracak, yazı karakterlerinin işlevini ve metinle animasyon filmi karşılaştırmayı çalışacak, cümlenin öznesini bulacaksın.
Metni oku: Çanakkale’den bir olay
Bu haftanın metni, Mehmet İhsan Gençcan’ın Çanakkale Savaşları’ndan bir olayı anlattığı yazısıdır; metin kısaltılarak alınmıştır. Okumadan önce kahramanlık konulu özdeyişleri araştırıp arkadaşlarınla paylaşır, Çanakkale Savaşı’nın tarihimizdeki önemi hakkında bildiklerini anlatırsın. Metni sesli okurken noktalamaya ve yazı karakterinin değiştiği yerlere dikkat edersin.
Yazar, Çanakkale Savaşları’nı deniz savaşı ya da kara savaşı diye ayırmanın mümkün olmadığını, çünkü bunun bir bütün olduğunu söyleyerek başlar. Rumeli Mecidiye Tabyası’nda, 18 Mart Deniz Savaşı sırasında yaşanan olayı anlatmadan geçilemeyeceğini belirtir ve okuru olayı birlikte okumaya çağırır. Olay şöyledir: Tabya yoğun ateş altında kalır, cephaneliğin bir kısmı havaya uçar ve on altı topçu şehit olur. Bataryada ayakta kalan tek topun vinci kırıktır; bu yüzden mermiler namluya sürülemez. Topçu Neferi Seyit, annesinin öğrettiği duayı hatırlayıp 215 okkalık mermiyi omzuna alır ve demir basamakları üç kez inip çıkar. Seyit’in yanındaki Topçu Neferi Niğdeli Ali, onun göğüs kemiklerinin çatırdadığını duyar. Üçüncü mermi, İngilizlere ait OCEAN (Oşin) adlı zırhlıyı yaralar.
Bataryanın komutanı olan Yüzbaşı Hilmi Bey olayı izler ve haberi telefonla üstlerine bildirir. Aynı gün geç saatlerde Çanakkale Boğazı’ndaki Müstahkem Mevki’nin komutanı Cevat Paşa tabyaya gelir, Seyit’i kutlar ve ona onbaşılık rütbesini verir; mermiyi bir kez daha kendi önünde kaldırmasını ister. Seyit, bu gücün o ana verilmiş bir ihsan olduğunu söyleyerek şimdi kaldıramayacağını belirtir. Yazar, çağın bütün icatlarına sahip düşmana karşı eski silahlarla savaşan Türk ordusunun fedakârlığının her övgünün üstünde olduğunu söyleyerek yazıyı bitirir.
Sözcüğü tahmin et, 5N1K ile sor
Metinde anlamını bilmediğin sözcük ya da sözcük gruplarını belirler, çevresindeki ipuçlarından anlamlarını tahmin eder, sonra tahminlerini TDK Güncel Türkçe Sözlük’te bulduğun açıklamalarla karşılaştırırsın. Bunun için bilmediğin sözcüğün hangi sözcüklerle yan yana geldiğine ve bu sözcüklerin olumlu mu olumsuz mu bir durum anlattığına bakarsın. Tahminin sözlükteki anlamla uyuşmuyorsa tahminini düzeltirsin.
Metinle ilgili soru sormak için 5N1K’dan yararlanırsın: Kim? Ne zaman? Nerede? Nasıl? Niçin? Ne? Kim sorusu kişiyi, ne sorusu olayı ya da nesneyi, nerede sorusu yeri, ne zaman sorusu zamanı, nasıl sorusu yapılış biçimini, niçin sorusu nedeni ya da amacı sorar. Bu metinden örnek: Kim? Topçu Neferi Seyit. Ne? Kaldırdığı şey, 215 okkalık top mermisidir. Nerede? Rumeli Mecidiye Tabyası’nda. Ne zaman? Olay, 18 Mart Deniz Savaşı sırasında yaşandı. Nasıl? Mermiyi omzuna alıp demir basamakları üç kez inip çıkarak. Niçin? Topun vinci kırık olduğundan mermiler namluya sürülemiyordu.
İyi bir 5N1K sorusunun cevabı metinde açıkça bulunur. Cevabı metinde bulunmayan, kendi yorumunu isteyen bir soru ise metindeki bilgiyi yoklamaz; metnin dışına çıkan bir sorudur.
Yazı karakterleri metne ne katar?
Metinde bütün bölümler aynı yazı karakteriyle yazılmamıştır. Yazarın kendi sözleriyle kurduğu giriş ve kapanış paragrafları dik, olayın anlatıldığı bölüm eğik yazılmıştır. Eğik bölüm, yazarın okuru olayı birlikte okumaya çağırdığı cümleden sonra başlar; olay bitince yazı yeniden dik karaktere döner ve yazar kendi değerlendirmesini yapar.
Yazı karakterinin değişmesi okura bir işaret verir: Anlatım değişti, farklı bir bölüme geçildi. Eğik bölümde olayın kendisini izlersin; dik bölümlerde yazarın açıklamalarını ve yorumunu okursun. Böylece hangi bölümün olay anlatımı, hangisinin yazarın değerlendirmesi olduğunu kolayca ayırt edersin.
Altını çizme, koyu ya da eğik yazma, renklendirme ve punto değişikliği de önemli noktaları öne çıkarmanın yollarıdır. Bir bölümün neden farklı yazıldığını anlamak için o bölümün metindeki görevine bak: Giriş mi, olay anlatımı mı, kapanış mı?
Metni ve animasyon filmi karşılaştır
Aynı olay hem yazılı bir metinle hem de bir animasyon filmle anlatılabilir. Bu metindeki olayı “Muhteşem Türkler/Seyit Onbaşı” adlı animasyon filmle karşılaştırırken dört ölçüte bakarsın: olay, kahramanlar, mekân ve zaman. Her ölçüt için metinde ve filmde neyin aynı, neyin farklı olduğunu belirlersin.
Bir medya sunumunu değerlendirirken hazırlanış amacını da sorgularsın. Bir sunum, bir bilim konusunu açıklamak, geçmişte yaşanmış bir olayı anlatmak, izleyiciyi bir fikre ya da davranışa yöneltmek veya o günün bir gelişmesini yorumlamak için hazırlanmış olabilir. Amacı anlamak için neyin, nasıl ve kim tarafından anlatıldığına bakarsın; sunumun kaynağını da sorgularsın.
Metni okuyup filmi izledikten sonra duygu ve düşüncelerini konuşma yoluyla da anlatabilirsin. Hazırlıklı konuşmada, örneğin Çanakkale’deki kahramanlara söylemek istediklerini önce sıraya koyar, duygularını gerekçeleriyle birlikte dile getirirsin; hazırlıksız konuşmada da düşüncelerini düzenli bir sırayla söylemeye çalışırsın.
Sonuç paragrafına uygun giriş ve başlık
Bir metin giriş, gelişme ve sonuçtan oluşur. Bazen yalnız sonuç paragrafı verilir ve metnin öbür bölümlerini anlam bütünlüğünü bozmadan kurman gerekir. Bu durumda önce sonuç paragrafının hangi düşünceye vardığını belirlersin. Örneğin elindeki sonuç paragrafı, okul kütüphanesinde düzenlenen etkinliklerin öğrencilerde okuma alışkanlığını artırdığını söylüyorsa giriş ve gelişme bu düşünceye götürmelidir.
Giriş bölümü konuyu tanıtır; gelişme bölümü bu sonuca götüren açıklamaları, örnekleri ve gerekçeleri verir. Giriş ve gelişmedeki cümleler sonuçta söylenenle çelişmemeli, okuru o sonuca hazırlamalıdır.
Metne uygun başlık, metnin içeriğini kısa ve açık bir ifadeyle gösterir. Başlığı belirlemeden önce metnin tamamını düşün ve seçtiğin başlığın metinde işlenen konuyla uyuştuğunu denetle.
Özne: eylemi yapan ya da yargıyı taşıyan
Geçen hafta yüklemi bulmayı çalıştın. Yüklemi bulduktan sonra ikinci ögeye geçebilirsin: özne. Özne, yüklemin bildirdiği eylemi yapan ya da yargının kendisine ait olduğu ögedir. “Çanakkale gezisine giden öğrenciler şehitliği saygıyla gezdi.” cümlesinde gezme eylemini yapan öğrencilerdir; özne budur.
Özne bazen tek bir sözcüktür, bazen birkaç sözcükten oluşan bir öbektir. Yukarıdaki cümlede özne tek sözcük değil, “Çanakkale gezisine giden öğrenciler” öbeğinin tamamıdır. Çekimli fiil bulunmayan cümlelerde de özne vardır: “Bu şiir unutulmaz bir eserdir.” cümlesinde yargı “bu şiir” için söylendiğinden özne “bu şiir”dir.
Özneyi bulmak için önce yüklemi bul, sonra yüklemdeki eylemi kimin yaptığına bak. Özne her zaman cümlenin ilk sözcüğü değildir; cümleye zaman ya da yer bildiren bir sözle başlandığında ilk sözcükleri özne sanmak seni yanıltır. Eylemden etkilenen ya da eylemin yerini ve zamanını bildiren sözcükleri özne olarak işaretleme.
Örnekler
Örnek 1“Cevat Paşa, aynı günün geç saatlerinde tabyaya gelip Seyit’i kutladı.” cümlesinden iki farklı 5N1K sorusu türet. Her sorunun cevabının cümlede bulunduğunu göster.
Cevabı göster
Örneğin: “Tabyaya gelip Seyit’i kutlayan kimdir?” (Kim?) sorusunun cevabı Cevat Paşa’dır. “Cevat Paşa tabyaya ne zaman geldi?” (Ne zaman?) sorusunun cevabı aynı günün geç saatleridir. “Cevat Paşa, aynı günün geç saatlerinde tabyaya gelip ne yaptı?” (Ne?) sorusunun cevabı ise Seyit’i kutlamaktır. Her soru, cümlede açıkça bulunan bir bilgiyi ister.
Örnek 2Bir öğrenci, metnin tamamını aynı yazı karakteriyle yeniden dizdi ve “Hangi bölümün olay anlatımı olduğu yine anlaşılıyor, yazı karakterinin bir katkısı yok.” dedi. Bu görüş metne bakılarak nasıl değerlendirilir?
Cevabı göster
Görüş yeterli değil. Metinde yazarın giriş ve kapanış sözleri dik, olay anlatımı eğik yazılmıştır; bu değişim, okura hangi bölümün olayın kendisi, hangi bölümün yazarın açıklaması olduğunu hemen gösterir. Tek karakterle dizilince bölümleri ayırmak için içeriği tek tek çözümlemek gerekir; yazarın olay anlatımına geçişi ve oradan dönüşü de daha zor fark edilir. Yazı karakteri, bölümlerin görevini belirginleştirerek anlamı destekler.
Örnek 3“Dağ başındaki küçük köyün muhtarı, yolcuları evinde ağırladı.” cümlesinin öznesini bul ve nasıl bulduğunu açıkla.
Cevabı göster
Özne, “Dağ başındaki küçük köyün muhtarı” öbeğinin tamamıdır. Yüklem “ağırladı”dır; ağırlama eylemini yapan, yani yargıyı üstlenen muhtardır. “Yolcuları” ağırlama eyleminden etkilenen, “evinde” ise eylemin yerini bildiren sözcüktür; ikisi de eylemi yapan olmadığı için özne değildir. Özne tek sözcük değil, birkaç sözcükten oluşan bir öbektir.
Örnek 4Bir öğrenci, bir hikâyenin yazılı metniyle çizgi film uyarlamasını karşılaştırdı. Metinde olay sabahın erken saatlerinde bir köy meydanında başlıyor; kahramanlar Ece ve dedesi. Filmde olay akşamüstü bir deniz kıyısında başlıyor; kahramanlar Ece ve dedesinin yanında bir de kedi. Olayın akışı ikisinde de aynı. Karşılaştırma tablosunda olay, kahramanlar, mekân ve zaman ölçütlerinin her biri için nasıl bir sonuç belirtilmelidir?
Cevabı göster
Olay: aynı; ikisinde de akış aynı. Kahramanlar: farklı; filmde Ece ve dedesine bir kedi de eklenmiş. Mekân: farklı; metinde köy meydanı, filmde deniz kıyısı. Zaman: farklı; metinde sabahın erken saatleri, filmde akşamüstü.
Örnek 5Metinde, bataryada yaşananlardan sonra iki topçunun hem ümitsiz hem de perişan olduğu söylenir. “Perişan” sözcüğünü bilmeyen bir okur anlamını nasıl tahmin eder, tahminini nasıl denetler?
Cevabı göster
Okur, “perişan” sözcüğünün “ümitsiz” sözcüğüyle yan yana kullanıldığına ve çevresinde ağır bir saldırı, kırık bir top gibi olumsuz durumların anlatıldığına bakar; bundan sözcüğün olumsuz, sıkıntılı bir durumu anlattığını tahmin eder. Sonra tahminini TDK Güncel Türkçe Sözlük gibi bir kaynakta sözcüğün açıklamasıyla karşılaştırır. Uyuşmuyorsa tahminini düzeltir.
Örnek 6Bir sonuç paragrafı şöyle: “Kısacası geçmişi yalnız kitaplardan okumak yetmez; olayların yaşandığı yerleri görmek, öğrendiklerimizi daha kalıcı kılar.” Üç öğrenci giriş paragrafını şu cümleyle başlattı. Ada: “Sınıfımız geçen ay tarihî bir yere gezi düzenledi.” Berk: “Dün akşam yaptığım yemeğin tarifini sizinle paylaşacağım.” Cem: “Tarihî yerleri görmek yerine kitap okumak daha yararlıdır.” Hangi giriş sonuç paragrafıyla bütünlük kurar? Diğerlerinin sorunu nedir?
Cevabı göster
Ada’nın girişi bütünlük kurar: Tarihî bir yere gezi, sonuçtaki “yerleri görmek” düşüncesine hazırlar. Berk’in girişi konudan kopuktur; yemek tarifi sonuçla ilgili değildir. Cem’in girişi sonuçla çelişir; sonuç yerleri görmenin önemini söylerken bu giriş kitap okumanın daha yararlı olduğunu söylüyor.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Bir yayın kuruluşu, bir kalenin nasıl savunulduğunu, kuşatmanın hangi günlerde sürdüğünü ve kimlerin görev aldığını canlandırmalarla anlatan bir film hazırladı. Bu filmin hazırlanış amacı hangisidir?
Filmde bir kalenin savunulması, kuşatmanın günleri ve görevli kişiler anlatılıyor; bu, geçmişte yaşanmış bir olayı aktarmaktır. Bilimsel bir olgu ya da güncel bir gelişme anlatılmıyor; izleyiciyi bir ürünü almaya çağıran bir anlatım da yok.
2Aşağıdaki cümlelerin hangisinde tırnak içindeki bölüm öznedir?
Üçüncü cümlede getirme eylemini yapanlar sınır boyundaki köylülerdir; özne bu öbektir. Birinci cümlede “bayrağı” çekme eyleminden etkilenen sözcüktür. İkinci cümlede “sabah erkenden” eylemin zamanını bildirir; cümlenin başında durması onu özne yapmaz. Dördüncü cümlede “meydandaki kalabalığa” soru sorulan kişileri gösterir.
3Metne göre Seyit, Cevat Paşa’nın isteği üzerine mermiyi neden yeniden kaldıramayacağını söyler?
Seyit, mermiyi kaldırırken hissettiği kuvvetin kendi çabasıyla değil, o anda kendisine verilen bir ihsanla ve duasıyla ilgili olduğunu söyler; bu yüzden şimdi kaldırmasının mümkün olmadığını belirtir. Rütbe, mermi sayısı ve göğüs kemikleri onun açıklamasının gerekçesi değildir.
4Aşağıdaki ifadeler doğru mu, yanlış mı?
- Metnin sonundaki kısaltma notu, yazının tamamının değil bir bölümünün alındığını gösterir.
Kısaltılmış metinde yazının bir bölümü sunulur.
- Özne, cümlede eylemin yapıldığı yeri bildiren ögedir.
Özne, yüklemdeki eylemi yapan ya da yargının kendisine ait olduğu ögedir. Eylemin yerini bildiren sözcük özne değildir.
- Bir medya sunumunu değerlendirirken sunumun amacı ve kaynağı da sorgulanır.
Sunumun neden ve kim tarafından hazırlandığını sorgulamak, medya metnini değerlendirmenin bir parçasıdır.
- Sonuç paragrafı verilen bir metinde giriş ve gelişme, sonuçtaki düşünceye karşı çıkacak biçimde kurulur.
Giriş ve gelişme, sonuçtaki düşünceye götürecek biçimde kurulur; sonuçla çelişmemelidir.
- Metnin sonundaki kısaltma notu, yazının tamamının değil bir bölümünün alındığını gösterir.
5Metindeki kişileri yaptıkları işle eşleştir.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
6Kelimeleri uygun boşluklara yerleştir. Bir kelime artacak.
- Bataryada ayakta kalan tek topun kırık olduğundan mermiler namluya sürülemiyordu.
- Cevat Paşa, Seyit’i kutladıktan sonra ona ödül olarak rütbesini verdi.
- Üçüncü merminin isabetiyle İngilizlere ait adlı zırhlı yara aldı.
Önce bütün boşlukları doldurun.
7Ece metinden bir soru kartı hazırladı. Kartta şu soru yazılı: “Mermiler namluya nerede sürülemiyordu?” Cevap kısmına ise “Çünkü topun vinci kırıktı.” yazmış. Kartın hangi yanı hatalıdır? Cevaba uygun soru sözcüğünü de belirt.
1. ipucu: “Nerede?” sorusunun hangi bilgi türünü istediğini düşün.
2. ipucu: Cevap cümlesinin hangi soru sözcüğüne karşılık geldiğine bak: Bir yer mi, bir neden mi bildiriyor?
Cevap: Soru ile cevap uyuşmuyor. “Nerede?” sorusu yeri sorar, ancak cevap bir nedeni bildiriyor; bu cevaba uygun soru sözcüğü “Niçin?”dir. Düzeltme iki biçimde olabilir: Soru “Mermiler namluya niçin sürülemiyordu?” olur ve cevap olduğu gibi kalır; ya da soru olduğu gibi kalır ve cevabın yer bildirmesi, yani “Rumeli Mecidiye Tabyası’nda.” olması gerekir.
8Ali, “Bu köy, dağın eteğindeki sakin bir yerleşimdir.” cümlesinde eylemi yapan kimse bulunmadığı için cümlenin öznesi olmadığını söyledi. Ali’nin söylediği doğru mu? Cümlenin öznesini gerekçesiyle göster.
1. ipucu: Bu cümlede yüklemin bir eylem mi, yoksa bir durum mu bildirdiğine bak; Ali’nin ölçütü bu cümleye uyuyor mu?
2. ipucu: Cümlede söylenen yargının hangi ögeye ait olduğuna bak.
Cevap: Ali’nin söylediği doğru değil. Özne yalnız eylemi yapan öge değildir; yüklemdeki yargının kendisine ait olduğu öge de öznedir. Bu cümlede yüklem “dağın eteğindeki sakin bir yerleşimdir”; bu yargı “bu köy” için söylendiğinden özne “Bu köy”dür. Cümlede çekimli fiil bulunmaması, öznenin bulunmadığı anlamına gelmez.
Kısaca
- Metin, Rumeli Mecidiye Tabyası’nda, 18 Mart Deniz Savaşı sırasında yaşanan bir olayı anlatır: Seyit, vinci kırık topun mermilerini omzunda taşır; üçüncü mermi OCEAN zırhlısını yaralar.
- Metinle ilgili 5N1K soruları Kim? Ne zaman? Nerede? Nasıl? Niçin? Ne? sorularıyla kurulur; cevabı metinde açıkça bulunan sorular iyi bir soru örneğidir.
- Metinde olay anlatımı eğik, yazarın giriş ve kapanış sözleri dik yazılmıştır; yazı karakterinin değişmesi bölümlerin görev farkını gösterir.
- Yazılı metin ile animasyon film olay, kahramanlar, mekân ve zaman ölçütleriyle karşılaştırılır; medya sunumunun amacı ve kaynağı sorgulanır.
- Sonuç paragrafı verilen metinde giriş ve gelişme sonuca götürmeli, başlık içeriği yansıtmalıdır. Özne, yüklemdeki eylemi yapan ya da yargının kendisine ait olduğu ögedir; tek sözcük ya da öbek olabilir.
Bu dersin öteki kaynakları
- 8. Sınıf Türkçe Yıllık Planı (2026-2027) Yıllık plan
- Türkçe Dersi Öğretim Programı (ortaokul) Öğretim programı
- 8. Sınıf Türkçe Ortak Yazılı Senaryoları (1. dönem, 2026-2027) Yazılı senaryosu
- 8. Sınıf Türkçe Günlük Planları (2026-2027) Ders planı